26 Mayıs 2015 Salı

Kızımdan öğrendiklerim (1+ yaş)

İlk 12 ayda öğrendiklerim azmış bile, bakın buradan okuyun. Geldik yaşamın 2. senesine, Maya 2 yaşına varmadan ondan ve ona annelik yaparken neler öğrendim neler, mercimekli köfteler! (Listeyi devamlı güncelliyor ve tekrar düzenliyorum):

Mayıs: Hep anneler mi dermiş çocuklarına "yavrum terlik giy" diye?! Hayır, bazen de çocuklar annelerini kış boyu süpürülmeyen pis balkona çıkarken görünce çığlık çığlığa "anne" "pabuç" "dışarııı" diye azarlar, zorla terliği giydirirlermiş! Vay be, öğrendim ki, bu terlik olayı biz Türklerde genetikmiş hakikaten, beni es geçti ama bak bir sonraki jenerasyonda tekrar patlak verdi, görüyor musun! Bu yaşımda yeniden çıplak ayak balkona çıkamayacağımı öğrendim ooof of be özgürlük..

Nisan: En coooool babanın bile, kızı istedi ve minik elleriyle hazırladı diye üstü kalpli ve çiçekli pembe oyuncak bardak içindeki hayali çayı "ham ham ham" diye afiyetle içeceğini, üstelik bu halinin fotoğrafını çekip sosyal medyada gururla paylaşabileceğini öğrendim (ne hale geldik be...)

Mart: Öğrendim ki, tek dilli çocuk kolay, çift dilli çocuk azıcık zahmet, üç dilli çocuk muhteşem birşeymiş. İyi ki "yaşıtlarına göre geç kalıyor konuşması eyvah" diye paniklediğim anda vazgeçmemişim. Verdiğim emeğin o bal gibi tatlı meyvelerini minik minik toplamaya başladık bile. Hele o "Mamaaaa, AG!" (mommy, hug me / anne, kucaklaşalım) yok mu o AG, içimizi eritiyorsun!

Şubat: Bebekle Afrika'da safari? Olabiliyormuş. Hem de pek keyifli olabiliyormuş. Öğrendim!

Ocak: 19 ay emzirebilmeye, hala ağzının köşesinden bembeyaz akan süte şükretmek kadar, emzirmeyi sen sağ ben selamet, herhangi bir sorun ya da travma yaşamadan bitirebilmeye de şükredilebileceğini öğrendim. Ha bir de 19 ay emzirdikten sonra memelerin hiç de sarkmadığını, pörsümediğini, hamilelik öncesi aynı bedene geri döndüğünü de öğrendim.

Aralık: Her ağladığında yanına koştum, kucakladım, kendi duygularıma rağmen (bazen dayanamayacak kadar bunaldığımda, yorgun ve moralsiz olduğumda bile) seni rahatlatmaya çalıştım. Akıntıya karşı kürek çektiğimi, bu ağlamaların bitmeyeceğini çok düşündüm. Bitmedi de. Hala ağlıyorsun, hala kucak istiyorsun, hala çok zorluyorsun. AMA diğer çocuklarla bir aradayken bakıyorum da, elindeki oyuncağı başkasına veren, diğer çocuklar dövüşürken ağlayana cici yapan, duygularını yerinde ve doğru gösteren bir küçük insan olmuşsun sen! Demek ki doğruymuş, nasıl davranırsan, onun meyvesini alırmışsın. Sabreden kazanırmış, büyük resmi görebilmek zaman alırmış. Ben yine yanındayım; korktuğunda, sinirlendiğinde, olumsuz duygular yaşadığında (ki bunların hepsi sen büyürken çokça olacak, öğrendim artık).

Kasım: 16 aylık anneliğin sonunda, klinik psikolog olarak danışanlarıma önerdiğim birşeyi İLK defa kendim de uygulamayı başardım. Kızım tam 30 dakika süren ilk öfke nöbetini geçirdi, kendini yerlere attı, ayaklarını tepe tepe, parkeleri yumruklaya yumruklaya ağladı. Ben de yanında sakince oturdum, bekledim, bekledim, bekledim ve sustuğunda onu kucağıma alıp öpüp okşadım ve sinirlenmesinin normal olduğunu ama bu şekilde yerde tepinmenin istediğini yapmamı sağlamayacağını da gördüğünü anlattım. Demek ki neymiş, başkasına söylemek kolay, kendin uygulamak zor ama imkansız da değilmiş. (Merhaba ilk öfke krizi, ilksin ve biraz erken başladın ama son değilsin, di mi? Dur bakalım öfke yönetimini nasıl öğreteceğiz / öğreneceğiz..)

Ekim: Şu hayatta 3 tür acı olduğunu öğrendim; fiziksel acı, psikolojik acı ve yerde duran lego parçasına çıplak ayakla basıldığında duyulan acı.. Evet.

Eylül: Evde ve çevrede çocuk da olmayınca, üzerinden 25 sene geçse bile bazı şarkıların, masalların, oyunların ve sıkılmaya birebir aktivitelerin "ihtiyaç anında" aniden ve kusursuz bir şekilde hatırlayabildiğini öğrendim. Ve ayrıca SOMbaharın rengarenk yaprakları içinde ve su birikintilerinde hoplayıp zıplamanın (ve 'yaşasın kirlenmek'in) sadece tıfıllar için değil, anneler için de süper keyifli olduğunu, ha bir de at kestanelerinin yabani ve acı olduğunu, yenmeyeceğini, yenirse feci cırcır olunacağını öğrendim.

Ağustos: Dördü birden çıkmaya azmeden köpek dişlerine artık resmen köpoğlu köpek denebileceğini ve daha önce çıkan azılardan bile daha fazla, tüm aileyi tam 1 ay gece gündüz süründürebileceğini, bu vesileyle de günde 1 saat uykuyla 1 ay hayatta kalabildiğimi öğrendim ve hemen akabinde "acaba bir mama fight club'mı kursak be Tyler Durden'cığım?" diye sordum içimdeki diğer kişiliğime, henüz gaipten cevap alamadım, beklemedeyim (özetle: hayatta ama yorgunluktan tırlatmış haldeyim).

Temmuz: Anne sütünün çok enteresan bir şey olduğunu, sen ne kadar vermek istersen o kadar nazlandığını, sen ne kadar kesmek istersen o kadar coştuğunu, evdeki hesabın çarşıya uymayacağını ve "1 yaşından sonra keserim canım, ne o öyle, oyundan gelip anneeeeağ memeeeğ'mi diyecek yoksa eşek sıpası hahahaha" demeçlerimin bana aynen yalatılacağını ve bebeği memeden kesememenin ne tuhaf bir psikoloji olduğunu öğrendim ve montofonluğa kaldığım yerden devam ettim (ben de merak ediyorum bu hikayenin sonu ne zaman ve nasıl bitecek!?)

Haziran: Ayaklarımı aça aça yürürsem, onu ellerinden tutup yürütürken belimin daha az ağrıdığını, neyse ki bu abuk vaziyetin fazla uzamadan yerini pıtır pıtır yürümeye ve hemen akabinde koşmaya(!?) bıraktığını, "yürüyünce işin daha zor, devamlı peşinde dolanacaksın" diyenlerin saçmaladığını, aksine yürüyen çocuğun anneye "oh be!" dedirttiğini, bu sayede istediği yere giden, istediği bıcırıklığı yapabilen bebeğin de rahatladığını veeee düşmelere, çarpmalara karşı en mütiş buluşun içinde Lanolin maddesi bulunan Lansinoh meme ucu çatlak kremi olduğunu, cepte devamlı taşınması gerektiğini öğrendim.

23 yorum:

  1. Lanolini yazdim aklima artan lansinohu arkadasa mi versem diye dusunuyordum sakliyim bari 5 ay sonra lazim olabilir. Insallah olmasin da..
    bu arada daha sık yazmalisin :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yurume caginda cocuklar zombi gibi oluyor burda :)))

      Sil
  2. Kestane at kestanesi miydi ki, at kestanesinin dikenleri kaktüs gibi, normal olanın kirpi gibi olduğunu biliyorum ama :)

    Lansinoh benim de favorimdi, bacakları açarak yürümeyi bilmiyordum bak ikincide denerim ve ben de yürüyünce rahatlayan annelerdendim :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bacaklari hani zurafalarin goletten su icisleri var ya, o sekilde acicaksin sekerim :)))

      Sil
  3. Ay çok güldüm okurken..6 aydır okuyorum yazılarını.. Çok keyifli ceren

    YanıtlaSil
  4. Bnm daha 10aylık bebem öfke nöbeti geçiriyor:(eşimde onla öfke nöbetleri geçiriyor bn napim:(((((

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Eşi yok et çevrenden öyle anlarda.. Bi yandan bebek bi yandan koca ayh delirir insan sanki..

      Sil
  5. Bu aralar benim Üzüm hatun da ufak çaplı öfke nöbetleri yaşamaya başladı. Genelde de aklına düştüğü anda memesine (mememe!) yapışamamışsa yaşanıyor bu hadise! Ellerini havaya kaldırıp çığlıklar eşliğinde sağa sola vurmaya kalkıyor, hem dehşete düşüyor hem de gülmemek için kendimi tutuyorum. Nöbet geçene kadar yanında kalıp müdahale etmemek mi gerek ? Ben genelde biraz bekleyip sarılarak sakinleştirmeyi tercih ettim, genelde de başarılı oldu. Ama bunun daha 2 yaşı ve memeden gerçekten kesme dönemleri yaşanacak....Hazırlıklı olmalıyım, bir yardım eli uzatıver Ceren:)
    Çiğdem-Üzüm

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Booobiiieee diye yaaa, bilmem mi, nası kesicez biz bunları sütten be Çiğdem? :D Valla ben iki yolu da denedim. Müdahale edersen, özellikle bizim gibi pozitif müdahale yani sarılma öpme falan, iyice arttırıyorlar. Ben hiç oralı olmuyorum, yanına oturuyorum, genelde dokundurtmuyor zaten, öfkesi geçince kendi geliyor, o zaman sarılıyorum, "bak demin çok sinirlendin, ama böyle davranmak yanlış, bak annen burda seni seviyor" falan diyorum ne diyim :D Bence doğrusu yani böyle, kitaplarda falan yazanı.. Ama uygulamada zor evet :)

      Sil
    2. Sütten kesmekle ilgili yeni teorim; (15. aya kadar bir şekilde bırakmış olurum diyordum 16.5 oldu neredeyse bizim minnak hatun) kızım azıcık daha bilinçlendiğinde ben kendisine konuyu güzelce anlatacağım, bol bol sarılacağım ve memesiz yeni hayatının da çok güzel olacağına inandırıp hadisesiz olayı atlatmasına yardım edeceğim:)) Tercihen bu sevgi seli önümüzdeki bir ay içinde yaşanacak ve 2015'e sarhoş girebileceğim:) Nasıl plan?
      Anneme ve çocuk doktorumuza göre ise sür memeye salçayı mürekkebi vb birkaç güne kurtul!!!!
      Çiğdem

      Sil
    3. :D Bizimkiler Türk bebesi, salça seviyor olabilirler (en azından benimki ekşi seviyor) o nedenle hiiiiç mememe salça sürdüğümle kalmayayım bari! Umarım hadi inşallah yaaaa, acaba beraber mi kessek, destek falan mı olsak birbirimize.. Ben de çok istiyorum yılbaşında sarhoş olmayı (ama 2012 ekimden beri içmediğim düşünülürse, kesin yarım bardak birayla sarhoşum zaten) hahaha hedefe bak yaaaa!

      Sil
    4. yorumu sildim email adresine spam gelmesin diye ;)

      Sil
  6. 9gag'le tanismadiysan ben vesile olayim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Biliyorum :D Kızın vidyosunu çek yükle mi dedin? :D İlerde o da benim yaşlanınca altıma kaçırdığım vidyoları eklemesin?!?

      Sil
  7. bu meme sarkması olayında bi tezim var obur bebek annelerinin memeleri doyurmak için çok süt yapıyor ve memeler kafam kadar oluyor sonra süt çekilince içi boş kese gibi oluyolar bizim gibi mıymıy bebetoların annelerinin memeleri çok büyümediği için sütten sonra da aynı formunda taş gibi laylalaylay ... ama göbeğimi estetiklik yaptığını da unutmayalım sen daha şanslısın bu konuda

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tezini çürüteyim o zaman :) Maya çok uzun emdi ve çok şükür hiç sütümde azalma olmadı benim, ben kendim bıraktırana dek hep ağzının kenarından akardı (maşallah diyorum o nedenle hep kendime montofon gibiydim). Ayrıca memeler 3-4 ay sonra zaten emzirmeye alışıyor ve süt biriktirmiyor, emdikçe uçlarındaki kanala kadar kan olarak gelp anında süte dönüşüyor gözyaşı gibi. Depolanmadığı için şişlik ya da genişleme olması mümkün değil yani. Ama hamilelikte ve emzirme döneminde kilo alan annelerde göğüsler tabii ki büyüyor ve kilo verilmedikçe o şekilde kalıyor. Sarkma da kötü sütyen kullanımına bağlı ve genellikle genetik aslında. Ben hiç emzirme sütyeni kullanmadım, direkt normal kendi balenli sütyenlerimi kullandım ilk 3 ay 1 numara büyük sonra normal.
      Bu arada karına korse kullandın mı? Genellikle korsede de böyle istenmeyen sonuçlar oluyor dediler bana burda..Göbek için en iyisi mekik çekmek ve yüzmek bol bol ;)

      Sil
  8. hayır korse kullanmadım hiç
    bi ara aldım 3 kez kullandım attım. meme tezini o zaman tekrar yazıyorum :) 1 genetik 2 genetik 3 genetik. çünkü senin tezdeki kilo alımı olmayan annelerde sarkma oldu çevremdeki kadınlarda. ben emzirme sütyeni dahil 1 yıl neredeyse hiç sütyen kullanmadım onu da çürüteyim :) memede süt birikmesede bazı annelerin memeleri emzirme boyunca en az 1 beden büyük. benimki hep aynı kaldı mesela. ne memeymiş kerdeşim konuş konuş bitiremedim

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :D genetik ve kilo alımı diyelim bağlayalım o zaman (aslında ooow nasııı, hep mi memeler fora gezdin, dışarda dahi mi giymediiin diye konuyu uzatasım çok var ama :P)

      Sil
  9. ama şurda haklısın o memesi büyük dediklerim kilo aldı evet emzirirken.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. e o zaman normal, kilo alan her kadının ister emzirsin ister emzirmesin, memesi tabii ki büyür kardeşim :D

      Sil
    2. dışarda giydim ama ben ilk bir yıl çalışmadım ve sadece hafta sonu sosyalleşiyodum ;) kışın haftaiçi de hep montla parkta bahçede kedi köpek kuş ben ve deren artı bir kadın ve bir bebektik:))))

      Sil

Anonim yani isimsiz ya da rumuzsuz yorumlara, hakaret, belirli bir gruba karşı ayrımcılık ya da ırkçılık içeren yorumlara, en önemlisi de yanlış bilgi ya da yönlendirici (melisiniz, malısınız'lı) yanlışlar içeren yorumlara BU BLOGDA YER YOKTUR. Bu davranışları yapan kişiler, genel huzurumuz için engellenecektir. Teşekkürler!