6 Mayıs 2015 Çarşamba

Ormanda, açık havada anaokulu (Waldkindergarten)

3-6 yaş arası okul öncesi çocuklar için, 1993'ten beri yasal olarak kabul gören böyle bir seçenek daha var Almanya'da: Orman Anaokulu. Bu anaokullarının duvarları ve çatısı yok, eğitimcileri ile birlikte çocuklar tam ya da yarım günlük programlarda parklar ve ormanlarda zaman geçiriyor ve herhangi bir anaokulunda yapılan aktivitelerin gelişimsel anlamda eşdeğerlilerini açık havada, ormanın sağladığı oyuncaklarla yapıyorlar. Eğitimcilerin görevi klasik anlamda eğitim öğretim vermekten ziyade, rehberlik vermek, çocukların bakımına ve yaralanmadan kendi kendilerine öğrenmelerine fırsat sağlamak.

Bazı okullarda belirli düzenlenmiş programlar da oluyor ve buna göre mesela çocuklar ormandan buldukları malzemelerle barınaklar ya da baya gelişmiş doğal kulübeler yapıyor, doğadaki malzemelerle matematiği, mantık yürütmeyi, hafıza oyunlarını oynayarak öğreniyorlar. Tabii ki şarkı zamanı, masal zamanı, saklambaç türü grup oyunları zamanı, her anaokulunda olduğu gibi ama açık havada uygulanıyor. Aynı zamanda çocuklar ormanda yön bulma, bitkileri tanıma, hatta bir nevi hayatta kalma türü özel eğitimler de alıyorlar.

Hava koşullarının çok sert olduğu zamanlarda çocukların sığınabileceği bir doğal yapı mutlaka oluyor ama bu koşulların yaşanmadığı zamanın tamamı dışarda, açık havada geçiriliyor. Çocuklar aileleri tarafından dış ortamda zaman geçirecekleri düşünülerek giydiriliyor (Almanların ünlü sözü, "kötü hava yoktur, yanlış / yetersiz giyim vardır" bu okulun mottosu tabii).

Hoşuma giden yanları, doğa içinde mis gibi havada, doğayı ve dünyayı tanıyarak büyümeleri, özellikle "ticari" oyuncakların kesinlikle kullanılmaması, onların yerine doğal malzemelerin kullanılması. Bu anaokulları doğal olarak diğerlerinden daha az gürültülü de oluyor ve gürültü çocuklarda stresi arttıran, buna bağlı olarak bağışıklık sistemini düşüren, psikolojilerini etkileyen en önemli etkenlerden biri biliyorsunuz. Ayrıca çocuğun fiziksel gelişiminde de bu anaokullarının diğerlerinden daha iyi olduğu söyleniyor, diğer anaokullarıyla kıyaslandığında okul kazaları ve yaralanmalar da çok daha az yaşanıyormuş. İşin tuhafı, bu çocuklar ilkokula başladığında, diğer anaokullarındaki çocuklara kıyasla özellikle matematik, okuma yazma ve sosyal etkileşim alanında diğer tür anaokullarına giden çocuklardan çok daha ilerde oluyorlarmış. Demek ki "sınıf" sistemi gerçekten çocuğu köreltiyor yahu..

Bu tür anaokulları özellikle "yavaş ebeveynlik" akımını destekleyen doğal aileler, doğal çocuklar için (bunlara da free range kids (aslında tavukçuluk deyimidir bu bilirsiniz, buradaki kullanımı küves çocuğu değil de köy çocuğu gibi) deniyormuş, çok güldüm) bence çok güzel bir seçenek!

54 yorum:

  1. Çok güzel bir uygulama..Bizim ülkemizde de mutlaka olmalı..Sevgilerle..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Girişimcilere sesleniyorum burdan ;)

      Sil
  2. Şahsen böyle bor imkana sahip olabilseydim oglumu seve seve gönderirdim. Oldum olası sevemedim kapalı ortamda yapılan aktiviteleri...
    Neyse canım, daha 5 aylık bebegim, önümüzde birkaç sene var :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Belki açılır o zamana Türkiye'de, böyle şeyler çok çabuk moda olabiliyor :)

      Sil
  3. Keşke Türkiyede de olsa hic düşünmeden gönderirdim. Öğretmen olduğum için eğitim sisteminin ne kadar kotu olduğunu çok daha iyi biliyorum. Mükemmel bir uygulama.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. O eğitim sisteminde ormanda kurt kapar çocukları ayol bizde :D

      Sil
  4. Keşke Türkiyede de olsa hic düşünmeden gönderirdim. Öğretmen olduğum için eğitim sisteminin ne kadar kotu olduğunu çok daha iyi biliyorum. Mükemmel bir uygulama.

    YanıtlaSil
  5. Millet ormanlara okul kuruyor, bizim memlekette ise cocugunu az soguk havada disari cikarsan (kis aylarindan bahsetmiyorum bile) tanidik tanimadik herkes sozleşmiş gibi hep bir ağız "üşür o.ayy niye cikardin bak hasta olcak.ay bak bak yerleri elledi.yatti kiz pis yerlere.sen cikar kaydiraga elledi hep basamaklari.tuh.doymaz kendikendine yiyerek bi corba yedir midesi genislesin.kitap da neymis o kadar para verilip kitap mi alinir.bla bla bla.valla gelesim taşinasim var oralara.ben sizleri okuyarak ogreniyorum neler var neler yok.senin sayende eve bir oyun alani kurdum.bi koltugum vardi kollari spor salonu minderlerinin az kalini söktüm onlari yerdeler.camasir filelerinden tünel yaptim.deniz simitlerinden envai cesit bebek jimnastik malzemem oldu.millete kulak asmadan hen hergun derin i disari cikardim (bu sayede hamile olmadan onceki kilomun da altina dusmus olmam bir bonustur.) Bazen yetersiz imkanlar ve toplum baskisi zorlamiyor diil ama yılmamaya kararliyim.ne ic doküş oldu :) nasil dokmiyeyeim içimi. Mia nin da dedigi gibi egitim icler acisi buralarda ki evet sistemin icinde olunca insan daha da bir uzuluyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İşte bu yaaa, budur gerçek yorum. Herkes ay süper ay hemen gönderirim demiş de, hangi ananeye babanneye anlatacaksın açıklayacaksın durumu, evladım yün fanlesini ter bezini koydun mu giydirdin mi bak hapşırdı işte ormandan kimbilir ne kaptı çocuk :D
      Gel taşın valla buralar çok şenlikli, öyle teyzeler yok ama başka türlü teyzeler var, tornuna bakmak dururken sabah 5te spora giden falan :P
      Ay oyun alanına bayıldım, ben gelsem ben de oynarım çok güzel gibi duruyor :) Tebrikler ve bol eğlenceler

      Sil
    2. Keşke sadece teyzeler ananeler babanneler olsa Cerencim.inan senin benim yaşimizdaki eğitimli diye nitelendirdiğimiz insanlar dahi bu tarz duşünüyorlar. Hala çocuğun iyi beslendiğini bir kase corba ve "pekmez" ile ölçen.ufacik burnu aktığında karalar bağlayan, yaz mevsimi hariç çocuğunu camdan dahi baktirmayan bir toplumda yaşiyoruz ne diyeyimki.ormanda okulun alasini yapsalar burda bizim insanlarimiz dönüp bakmaz kontejyan dolmadi diye acilmaz bile :D
      Valla esim dese ki " yurtdisinda yasayalim" hemen kabul ederim imkanlar icin.tabiki zorluklari vardir, ozlem vardir aileye.ama ben ozlemeye de artilari fazla olan durumlarda zorluklara da alisilabildigini dusunuyorum. Tabii guzel ulkemin guzelliklerini de yadsiyamam ama burda guzellikler bedava ulaşilmasi ise zor
      Napalim elimizden geleni yapiciiz kendimiz ve çocuklarimiz için :)

      Sil
    3. O çorba ve pekmez olayı zaten çok acaip Tuba, her hastalığın, her yanlışın nedeni zaten çorba ve pekmez yememesi benimkinin de, bilmez miyim :P
      Şaka bir yana, çok haklısın, bulunduğumuz şartlar içinde en iyisini olmaya, vermeye çalışıyoruz aslında hepimiz..

      Sil
  6. aslında Türkiye'de de bu tarz oluşumlar var. Tabii ki destek bulamadığı için gelişemiyor..
    ilgilenenler için;
    http://www.baskabirokulmumkun.net/

    bir ineği resimlerden, oyuncaklardan öğrenmek yerine dokunarak öğrenmesi, bitki yetiştirmesi, ağaçların arasında koşuşturması kadar kalıcı bir eğitim var mı?
    evimiz müstakil ve etrafı da parklarla bahçelerle dolu olduğu için bir nebze şu yaşımıza kadar tozun toprağın, yeşilin, ağacın içinde büyüttük oğlumuzu. bakıcımız tv nin karşısına oturmak istese de asla tv bağımlısı olmadı. şimdi 2yaşına bir ay kala ne kadar yaratıcı bir çocuk olduğunu anlıyorum.. çocuk ormanlar kralı gibi oldu valla :) salyangozu yiyerek öğrendi mesela :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aaa çok teşekkürler iyi ki yazmışsın hemen bakıyorum..
      Mesela burda evde okul (home schooling) yasak, Amerika'da çok acaip işler dönüyor o alanda. İşte her ülkenin eksikleri fazlaları var kendine göre..
      Aahahaha kocam duymasın kendisinde salyangoz fobisi var ahahah dur ya dayanamıycam söyliycem yaşasın kötülük...! :D

      Sil
    2. evde okul işi de çok ilginç hakkaten..
      yutmadı ya bi dişleyip çıkardı :P çıkarıp inceledi tekrar ağzına atacakken yakaladım :)
      ama böcek kovalamışlığı var yiycem diye tutturuyor bazen..

      Sil
    3. Ya ikinciye götürüyorsa demek ki tadı fena değil, bak şimdi, e ben de mesela karides severim, denizde yaşayan böcek değil mi o da en nihayetinde?! :P

      Sil
    4. demekki sevdi :) velhasıl sırtı göğe bakan her nesnenin (canlı cansız) hatta bizim bile tadımıza bakıyor :)

      Sil
  7. bir de ord. prof. ali fuat başgil "gençlerle baş başa (1949)" kitabında eğitimin yanlışlarını anlatırken, eğitimi sınıflara hapsettiler ilk etapta eğitimin açık alanlarda yapılması lazım, diyor.
    çok eski türk filmlerinde vardı ya hani açık alanlarda okuturlardı çocukları.. eskiden daha aklı başındaymış adamlar demek ki :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. 1949 tarihli kitap, ne öğrenmişiz sıfır.

      Sil
  8. İsviçre'de ki orman okulunun videosunu izlemiş ağzımın suyu akmıştı. Almaya'da da varmış demek ki. Şanslısınız. Maya'da dünden razı olur zaten. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hem de bu kadar soğuk ülkelerde ;) Türkiye'de haftanın 1 günü ormana götürseler bile yeter aslında... Çok şey fark eder bence de..

      Sil
  9. Bunu okuyunca direkt aklıma Reggio Emilia yöntemiyle harika çocuk yetiştirmek isimli kitap geldi henüz okuyup bitiremesemde bu yöntemde de amaç çocukları doğayla bütün halde yetiştirmek anladığım kadarıyla.. .Bence bu şekilde bir yaklaşım çocukların yaratıcılığını geliştirmek açısından çok faydalı. Bizim minik geldiği zaman bu açıdan şanslı olucak şükür ki çünkü evimizin bir tarafı dağ bir tarafı dere bir tarafı çok uzak denilemeyecek mesafede deniz :) O da benim gibi toza toprağa karışarak büyüyebilicek :)) Herkesin böyle imkanları olsa keşke ..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ay çok şanslısınız, hele deniz dedin ya :)

      Sil
    2. Beklerim Türkiye'ye geldiğiniz de, şöyle bir Antalya Kemer Göynük gezmek isterseniz !

      Sil
    3. <3 çok hoş yerler! elalem kaş'a akın etmeden benim için kaş çok özel ve güzeldi ama şimdi tabii plaza insanının buhran alanı olmuş diyorlar.. ama senin bildiğin kimsenin bilmediği yerel güzellikler vardır mutlaka! ne güzel, ne şans!

      Sil
    4. sizi ayak değmemiş (hissi veren :D ) sahillere götürürüm :D

      Sil
    5. off içim gitti, çok şanslısın :) benim için de yürü ve belki hatta artık yüz o sahillerde!

      Sil
  10. Offf Ceren topla tası tarağı git Almanya'ya yerleş diyorsun. Seni okudukça bu ülkede yaşamak daha da zorlaşıyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :( Ya ondan yazmadım aslında bak şimdi... Bizim ülkemizin de çok güzellikleri var ama biz topluca içine ediyoruz :( Bizdeki doğa, insanın o eski sıcaklığı Almanya ile kıyaslanamaz bile ama işte adamlar yoktan yaratma, biz çoktan mahvetme uzmanı :(

      Sil
    2. Ayyy yok sen kötü olma kıyamam. Aslında dediğime bakma yabancı bir ülkede yaşamak benim ve manevi değerlerim için çok zor, ülkemi de çok seviyorum ama insana verilen değer, birbirine saygılı insanlar, temiz çevre, adalet ve eğitim sistemlerini düşündükçe aklım kayıyor. Bir de bu aralar neye elimizi atsak kokuşmuş bir sistem, üstüne günde birkaç doz George Orwell. Işık error veriyor :)

      Sil
    3. :) Sen ona yetersin, resetlersin çocuğu merak etme..

      Sil
  11. Offf Ceren topla tası tarağı git Almanya'ya yerleş diyorsun. Seni okudukça bu ülkede yaşamak daha da zorlaşıyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kesinlikle katılıyorum.

      Sil
    2. Ay kötü oldum ya :( valla ondan demedim aslında... Bak şimdi...

      Sil
  12. Ailemin çok büyük bir kısmı Berlin de yaşıyor. Anneannemin evinin tam karşısında bir okul var. Bırakın Türkiye'de açık hava anaokulunu bina olarak o şekilde olsa gene yeter.

    YanıtlaSil
  13. Harıka ben gonderırım kesin! Gercı bız dusunduk bu tarz bır yaz kampıda gorustugumuz hıc bır anaokulu yanasmadı ki yaz kampı olmasına ragmen veliler istemedi,çalı çırpıda çizilirmiş çocuklar,kaybolurmuş,sıkılırmış,sıcak çarparmış veee en onemlisi herkesin bebeleri mental arıtmatık dersi-ispanyolca dersi efendıme soyleyım tenis falan öğrenırken,onlarınki börtü böceklemi oynıcekmiş!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İşte onu diyorum ben de, tabii tipik Türk insanı hemen gaza gelmeler sonra yan çizmeler :D Yürümez o iş Türkiye'de. Mental aritmetik ne ya!? Burda anaokulunda okuma yazma matematik kesinlikle öğretilmiyor, sen evde öğretmeye kalktığında da paparayı yiyorsun :D

      Sil
  14. Benim kizimda 2 sene Orman anaokuluna (Waldkindergarten) gitti. Bu anaokulu veliler tarafindan kuruldu, yani devletin yapmasini beklemediler. 3 tane bakicimiz ve hatirladigim kadar 15 cocuk vardi. Yaz, kis disarida yani ormandalardi.Velilere düsen görev cocuklari iyi ve dogru giyindirmekti ve buda bence hic kolay degildi. Birde sabahlari bulusma noktalarimiz vardi. En gec saat 8 de cocugu götürdün götürdün. Beklemek yoktu. Gec kaldigin zaman ormana coktaaan gitmis oluyorlardi.
    Cocuklara ilgi süperdi. Ormanda bir de bir göz odali ve sobali tahtadan insaa edilmis ev vardi cocuklar orada bazen boya boyar veya oyunlar oynarlardi. Biz velilerde Noel, Pascal veya yaz kutlamalarimizi orada yapardik. Büyük bir aile gibiydik. Selamlar.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Devlet bu tip oluşumlara izin veriyor mu, haberim yoktu.. Ne güzel bir oluşum, aslında evden çalışan ya da ev hanımı anneler bile bir araya gelebilir, eğitim konusunu fazla kafaya takmazsan (Türk annesi buna takılmadan durabilir mi emin olamıyorum da) çok da güzel olur bence.. Ne şanslıymışsınız :)

      Sil
    2. Evet Ceren, Elterninitiative diye geciyor. Kindergarten acma sartlari cok daha agir oldugu icin, özellikle Montessori, Waldorf, dini egitime agirlik vermek isteyen aileler vs. birlesip, kendi gruplarini olusturabiliyor.
      Genellikle ve özellikle de daha kücük yerlerde KiGalar kiliseye bagli oldugundan, onlarinda egitimleri kendi dogrulari dogrultusunda oldugundan, bu imkan aileler icin güzel bir firsat.

      Birde burada arkadaslara seslenmek istiyorum:
      Ceren Almanya nin sayili büyük sehirlerinden birinde yasiyor. Ve oradaki imkanlar Istanbulla kiyaslanabilinir. Yani daha küçük yerde yasiyorsaniz, kreş seciminde cok da alternatifiniz olmuyor! Oglum gecen ay burada krese basladi. Size öyle seyler anlatabilirim ki... aaaa siz ikinizde ayni ülkede ve sadece birbirinizden sadece 100km uzaklikta mi yasiyirsunuz??!!! diye sormadan edemezsiniz.
      Yani burasi da memleketimiz gibi aslinda: cok iyi kaliteli egitim verenlerde var, veremeyenlerde var. Bu is egiticimciye kalmis. Almanya Türkiye veya özel devlet olmasi ikinci ve üçüncü planda.

      Tülay

      Sil
    3. Ha tamam şimdi anladım Elterninitiative duymuştum evet ama araştırmamıştım, okuycam o konuda da şimdi hemen :) Teşekkürler bilgiler için..
      Tabii canım, o dediklerinde çok haklısın. Mesela bizim mahallede bile birbirine yakın iki anaokulu var, aralarında dağ gibi fark var.. Ama işte her ebeveynin yaklaşımı farklı olduğu için, bence bu tip renkler çok iyi.. Türkiye'de de olsun..

      Sil
    4. "Renkler" çok doğru bir ifade cuk diye oturmuş tabiri caizse. Tr de renk yok eğitimde dolayisiyle secme şansin çok az.eve ist gibi büyük şehirlerde renk var ama sizinkilerle kiyaslandiğinda çok çok pahali.bu tarz bir ilkokulda çalişmiştim istanbulda velilerim ya unluler ya da çok zenginlerdi.bizim ulkemizde anaokullarda torpil yapiliyor bunun üstüne diyecek birşey var mi :D ayrica eksiklikler eğitimle de sinirli değil; bebek arabasiyla yuruyebilecegin guzel caddeler yok, şuan karadenizde yaşiyorum sehir ya da ilce farketmez caddeler kaldirimlar berbat.engelli gecislerinin onune araba parketmisler gecende sinirden kendikendime soylendim durdum.burda insanlar arasinda saygi yok.yeşilligin gobegi derler karadenize kizimi yesillik gorsun cimlerde yuvarlansin diye koye gotürüyorum haftasonlari amaaaa iş sahil deniz kenari yürüyüşe gelince buralar harika o başka :)

      Sil
    5. Ona odaklanalım o zaman, deniz kenarında yaşamak bambaşka bir lüks çünkü ;)

      Sil
    6. Benim anlattigim anaokulu "Verein" olarak veliler tarafindan kuruldu ama devlet destegi ile. Anlattigim tahtadan yapilan ev mesela devlet tarafindan sadece bizim anaokulu icin yapildi. Bakicilarda maaslarini normal anaokulunda oldugu gibi devletten alirlardi. Dini kurulus veya dini egitim amacli kurulmadi... O zamanlar ikamet ettigimiz semte anaokullari dolu idi ve cocuk olmiyorlardi . Calisan veliler icin berbat bir durumdu. Mecburiyetten 2-3 veli birlesiyor, cocuklari anaokuluna alinmayan velilerle, bizde dahil, toplanti yapiliyor.. Yeterince cocuk buluyorlar ve böylece bir Orman anaokulu kuruluyor..."Egitim konusunu fazla kafaya takmassan" ?? Bunu pek anlamadim ama söyle anlatayim. Almanyada anaokullarinda, özel, dini veya devlet fark etmez, herkes cucuklara bakamaz. Sadece egitimini almis, yani 3-4 yil bu meslegi okumus, diplomalarini almis insanlar cocuklara bakabilirler. Yani ben evdeyim zamanim var bende baska cocuklar egitigim yok! Zaten cocuklar okul öncesi iyi bir egitim almasi icin anaokuluna gönderiliyor. Sevgilerle...

      Sil
    7. Ama yazdıklarında ifade bozukluğu var lalelula, sen demişsin ki ebeveynler toplandı anaokulu kurdu ama dememişsin ki, ebeveynler daha önceden anaokulu eğitmenliği eğitimi aldılar.. Bu durumda seni okuyanların hmm demek ki anneler birleşti işte ormana gittiler çocukları eylediler gibi bir anlam çıkıyor. Düzeltmen iyi oldu.

      Sil
  15. temmuz ayında kreşe başlatacağız bizim oğlanı. uzuuuunca bir araştırmadann sonra ankara batıkentte yükselen anaokuluna karar verdik. bu araştırma sürecinde neler öğrendim neler.. 10 aylık bebelere günde 1 saat ingilizce dersi!! 1 i türk, diğeri sürekli ingilizce konuşan bir yabancıyla eğitim! 2 yaştan itibaren satranç dersi! yine 2 yaşa drama, yüzme, matematik, jimlastik, beden, müzik.. dersleri!
    programları o kadar yoğun ki beni koysan yarım saate kaçarım.
    sanki laboratuarda robot icat ediyorlar. ya da saksıda çiçek.. tam ticarethane mantığı, rezalet. anneler de birbirleriyle aşık atacak ya hemen kanıyorlar: "ingilizce çok önemli tabi" :)
    zorla uyutulmalar, yetimhane gibi yataklar-yemekhane, mahsun yüzler.. on yaş yaşlandım valla :)
    bu arada bizim kreş müdüründen çok ilginç bir şey öğrendim doğru mu acaba? zorla uyusun diye yatırılan bebekler bir süre sonra mastürbasyon yapmaya başlıyormuş! bu yüzden uyumak istemeyeni oyun alanına götürdüklerini söylediler..
    2 senede feleğim şaştı yahu ilerde napıcaz :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hayırlı uğurlu olsun. Umarım memnun kalırsınız! Ama ben mi yanlış anladım sizinki böyle aşırı eğitimli bir yuva değil sanırım? Bu tip erken eğitimler benim fikrime çok ters, bana kalırsa zamanından önce verilen eğitim çocukta bıkkınlık ve reddetme yaratıyor. Ama belki bu bahsettiğiniz okul eğitim konusunda bilinçli ve farklı ve insancıl bir yöntem ile çalışıyordur..
      Hehehe evet zorla uyutulanlar sıkıntıdan ne yapacaklarını şaşırır, zavallılar neyle oynasam neyle oynasam derken mastürbasyonu da keşfederler. Ama mastürbasyon anaokulu döneminde çok sık gördüğümüz bir davranış, biz psikologlar pek endişe etmeyiz (tabii yaptığı ortam ve sıklığı önemli).. Dur daha, 2 var, 4 var, 14 yaş var ;) Yavaş yavaş öğreniyoruz işte..

      Sil
    2. yok bizimki öyle bir yer değil. hobi bahçeleri filan var, domates salatalık yetiştiriyorlar. bahçesi filan müsait; tozun kumun içinde devam edecek :)
      zaten grubunda 4-5 kişi olacak. 3 yaştan itibaren ingilizce varmış ama dersine katıldım çok eğlenceli, oyunlarla yapıyorlar. hiç yoğun bir programı yok. ve bu insanlar anaokulunda 20-30 yıl tecrübe yapmış kişiler.
      umarım memnun kalırız bakalım :)
      biz 30-40 yaşına kadar okuyoruz, iş-güç yarış halindeyiz. bu çocukların zamanına ekmek aslanın kalın barsağında olur. kim bilir kaç okul bitirmek kaç yabancı dil öğrenmek zorunda kalacaklar. o yüzden 2 yaşında da başlamayıversin. hakkaten bıkarlar yaa

      Sil
  16. Turkiyede yenı nesıl anneler kabul etmeselerde cok rekabetcılet.sosyal medyada saolsun iyice afedersınız sıdık yarısı derler ya(o neyse bılmıom) ona dondu cocuk egıtımı,yetıstırmesı..dogumodaları,abartılı mevlutler ee sehzade gbı dogdu egıtımıde ona gore olmalı.herkesten önce pkuma yazma öğrenmeli,bi ikide ingilizce sarkı,tatılede öuhakkak avrupaya goturulmeli,minicik bebekleri pigme kadın sanarcasına gıydırmeli suslemeli,haftanın 4gunude etkınlıklere gıtmeli.. Rekabet ortamı olmayan kreşe verılenler kucumsenmeli,mumkunse arkadaslık yapılmamalı.16cocuguna makasla sekıl kestırmeye calısan var ya..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :( Evet neden öyle olduk, milletçe kendi yaşayamadıklarımızı çocuklarımıza zorla yaptırmaya mı çalışıyoruz (düşük özgüven) yoksa sosyal güven eksikliği nedeniyle aman benim çocuğum süper olsun da kendini bu garip ortamdan kurtarsın mı diyoruz, çok bilinmeyenli sosyolojik bir araştırma konusu bu gerçekten de..
      Ben de çok sık rastlıyorum seninki şunu yapabiliyor mu, bilmemnesi nasıl, devamlı bir yarış bir sorgulama hali.. Ben de çok daralıyorum, nedense çocukları hepsini birden farklılıklarıyla, eksikleriyle kabullenemiyoruz...
      16 aylık çocuk makasla kesiyorsa bu ilerde ona ne gibi bir artı kazandıracak bilemedim ama :D Aynı çocuğa yemeğini annesi yediriyordur kesin hahahaha tezat!

      Sil
  17. Türkiye'de orman kalmadı ki!?
    Ben küçük bir şehirde yaşıyorum. Burada tarım alanları hızlı bir şekilde imara açılıyor.
    Zeytinlikler kesiliyor. Ormanlar da tıraşlanıyor. Çocuğum günün 6-8 saatini dışarıda bahçede geçiriyor. ya toprak, kum oyunuyor ya çimlerde emekliyor/yürüyor. zaten evin içinde çocuk da bir yere kadar zaman geçirebiliyor. Fakat şehrin 15km dışında yaşıyoruz. Ancak şehir merkezinde adım atacak park dahi yok! Türkiye'de bu okulların açılmasından ziyade Münih'teki Englisch Garten tarzı yerlerin oluşturulması bile büyük sorunları çözerdi :(

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yeşil Bursa'lıyım, griden başka renk göremiyorum kışın... :( Annemlerin evinin karşısında bir zeytinlik var, nasıl güzel, satılık, villa yapılacakmış.. Param olsa sırf o zeytinlik orda kalsın diye alırdım, öyle canım yandı ki :((
      Yeşil göremeyen insan da bunalıyor, psikolojik sorunlar artıyor, çok haklısın tesbitinde..

      Sil
  18. Yeşil Bursa'da ne kadar yeşil kaldıysa site,villa,avm yapıyorlar,bir tek iki tane park kaldı göstermelik. Güzelim ülkenin içine ettik...neyse konu o değil.
    Almanya'dayken böyle bir okula giden 6 yaşındaki bir kızla tanışmıştım, hayatımda tanıdığım en iyi çocuklardan biriydi, çocuk gibi çocuktu, buradaki gibi küçük kadın/adam olmaya, enerjisini içinde tutmaya zorlanmadığı için belki de.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :) Biraz saflar bizim çocuklarla karşılaştırılınca ama ben de dediğin gibi bu saflığı seviyorum..

      Sil

Anonim yani isimsiz ya da rumuzsuz yorumlara, hakaret, belirli bir gruba karşı ayrımcılık ya da ırkçılık içeren yorumlara, en önemlisi de yanlış bilgi ya da yönlendirici (melisiniz, malısınız'lı) yanlışlar içeren yorumlara BU BLOGDA YER YOKTUR. Bu davranışları yapan kişiler, genel huzurumuz için engellenecektir. Teşekkürler!