27 Haziran 2015 Cumartesi

Annelik öğrenilir mi, içten mi gelir?

Annelik içten gelen bir şey olsaydı ben *ıçmış idim. Neyse ki değilmiş. O kadar çok okudum, araştırdım, gözlemledim ve uzmanına sordum ki bizim sevimli cadıyı büyütürken, bir doktora da o alanda yapmaktayım diyebilirim. Valla asıl doktoramdan daha zorlanıyorum ama bunun tez teslimi neyse ki 16 sene sonra :D

Küçük çocuk deneyimim kendi çocuğuma dek olmadı benim. En küçük 3 yaş çocuğunu bilirim o da anaokulunda müdürlük yaparken ara sıra sınıfa girip eğitimi denetlerken öğrendiğim. "Kitap ile gerçek hayat hiç uymuyor" sözü o yıllarda çok içime işlemişti tabii. Bunun temel nedeninin ise, içinde yaşanılan kültür olduğunu bugün kendiminkinden taban tabana zıt bir kültürde yaşarken fark ediyorum. Çünkü evet, burada kitapta yazanla uygulamada yapılan arasında pek fark olmuyor ve sonuçlar da doğal olarak daha kitabi oluyor.. Yani evet, yatağına kendi gidip gece boyu deliksiz uyuyan, önüne konanı sessizce yiyen, toplumsal kuralları bilen ve uygulayan, sosyal bir ortamda varlığı bile fark edilmeyen sakin çocuklar varlar. Aramızdalar..

Bizim kız yarı Alman yarı Türk olunca hatta direkt dışı Türk, içi Alman olunca (tam tersi olaymış ama olmadı işte, sevgili kader..) tabii psikolojisi de ortaya karışık oldu, genetik ile geleni azımsamayalım. Çevresel olarak ise artık Elfgillerden kaynanam ile Beyaz Atlı Prens'ten ne gördüyse.. Benden gelen mesajlar çok karıştırıyor kafasını tabii. Ama sanırım bir şekilde o da öğreniyor bu kaos ortamında. Aslında bu annelik ve evlatlık müessesesinde bizim yaptığımıza tam anlamıyla "surviving" (hayatta kalma mücadelesi) denir ama aramıza yeni katılanları korkutmayalım, evlat güzel şey azizim.. Öyle koynuna giriveriyor, sarılıp öpüveriyor ya, kuzu gibi oluyorsun işte o an. Vur kafama, al aklımı be yevvvrum.

Kitap diyordum.. Evet çok okudum ama çocuk da benim kafa da "ortaya karışık" olunca tabii kitaptaki gibi olmadı işler. 2 yılda çok şey öğrendim ve daha inşallah Allah kısmet ederse bir 20-30-40 yıl daha öğreneceğimi hissediyorum ama, en önemlisi "kitabı oku oku oku ama içinden gelene güven ve kendi yolunu bebeğin gösterdiği işaretlere göre sen çiz" oldu. Budur yani, tek cümleyle bunu öğrendim aslında ben annelikten. Tabii okumadan, cahilce içinden geleni yapmaya kalkarsan ya da içinden gelene kulak asmayıp kitaplarda yazanı ruhsuzca uygulamaya çalışırsan burnun da çukurdan çıkmaz (kibarca yaziim hadi).

Doğal ebeveynlik hakkında şu yazıyı okuyun derim.
Kültürler arası ebeveynlik görüşleri konusunda şu yazıyı okuyun derim.
Bu çocuğu çözemedim, 3-5 adımda çözeyim diyorsanız şu yazıyı okuyun derim.
"Bu günler çok hızlı geçiyor, sonra ararsın haaaa" diyen teyzelerin ne demek istediğini anlamıyorsanız şu yazıyı okuyun derim.

42 yorum:

  1. Teoride çok iyiyim ama pratikte 😂 gulerim ağlanarak halimize. Ananeye babaneye ahkamlar kesilerwk blw metoduyla basladik ek gıdaya, 10. Ayda geldiğimiz nokta televizyon karsisinda cay kasığıyle meyve püresi yedirmek 😀 kucağa alışır diyenlere inat hiç indirmedim kucğimdan, şimdi ben sırt üstü yatıyorum hafif eğim de olacak ama, oyle dümdüz değil😀, o yüzüstü üstümde yatıyor. Butun gunduz ve gece uykularinda. Ama bak hep gülüyorum 😄

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. instagram da anilitta yı takip ederseniz blw konusunda işinize yarayabilir ama iştah genetik istediğin blw yi yap o bebe kadar yer mi bilemem

      Sil
    2. Ne konuda "böyle yapacağım" dediysem tam tersini yaptığımı farkedeli beri artık hiçbir konuda ahkam kesmiyorum. Bak şu an tam 2 saat 10 dakika süren uyku maratonundan galip çıktım ve saat olmuş 15, çocuk anca uyumuş, e 4'te uyanmazsa akşam mahvediyor, 11'lere kadar oturmaya kalkıyor (benim uykum geliyor yahu) 2 saat 10 dakika inatla uyutmaya çalıştığım çocuğu 45dk sonra zorla uyandıracağım. Saçmalığa bakar mısın, neymiş öğle uykusu uyusunmuş, bırak allaşkına, ne biliyorsa öyle yapsın sen de onu takip edip hayatta kalmaya çalış. Annelik bu.
      Yemek konusunda da hiç ahkam kesmeyeyim, benimkisi 1,5 yaşından beri bıçak bile kullanıyor kullanmasına da, ne yiyor dersen, o kadar seçiçi ve miktar o kadar az ki, çatal bıçak kullansa ne yazar diye gülesim geliyor :D Boşver yaaaa, her çocuk farklı, hayattaki yollarını kendileri çizecekler, biz sadece rehberlik, yoldaşlık ediyoruz artık bunu söylüyorum herkese ve kendime. Böyle bir ebeveynlik modeli benimsedim :P

      Sil
    3. Doğru, her konuda çocuğun tercihleri onemli. Biz sadece rehberiz. Ama bu kadar bebege saygılı ebeveynliğe nasıl biri olacak, çok merak ediyorum.
      Bizimkini hala emzirerek uyuttuğum için gunduz uykuları cok sorun olmuyor. Ama kendi yatağinda yatmıyor, ben de bizim yatakta uyanip yataktan inmeye çalısir diye onu birakamıyprum. Zaten arada gözünü açıp bakıyor ua da eliyle yokliyor. Beni garantiye alınca uykuya devam :) uyurken , uyanıkken gece gündüz yanındayım. Eylülde işe başlayinca ne olacak bilmiyorum.
      Anilitta'yı biliyorum, ama bizimki yemeği karın doyurma aracı olarak göremedi henüz. Blw'nin bize olumlu yanı, sofra da oturmayı öğrenmesi. Önündeki yemekle oynarken, biz yiyebiliyoruz en azindan :)

      Sil
    4. Daha küçük ama, hepsi olacak merak etme :) Yavaş yavaş.. Şimdi en ihtiyacı olan şey güven, bunu da senden alıyor, dünyayı senin gözünden öğreniyor, ne kadar sabır verirsen, o kadar meyvesini alıyorsun gerçekten (denenmiş doğrulanmış yöntem bak hahahah)

      Sil
  2. Öğreniliyor şekerim öğreniliyor hatta o bücürükler pek bi güzel öğretiveriyorlar.Benim gibi anaç olmayan kadınlar kitaplardan,doktorlardan,uzmanlardan,araştırarak bir şekilde öğrenip uyguluyor.Eskisi gibi içgüdüsel ve körükörüne "biz ne gördüysek o" modeliyle olmuyor işler. Yahu "aramızdalar" demişsin ya varmı öyle çocuklar cidden:))benimki uyurken bile yerinde durmayan bir çocuk olduğu için garip geliyor bana onlar.sonuncu yazı iyimiş.. Buarada eş seyehatte bn annemlerde:) dün gece gidicektim kaldı maalesef,kaçgündür hava kötüymüş denize bile girememiş bizim kuzende:(kaldım yani otelde oğlanla tıkılı kalmak yerıne,babama verdım çocuğu,uzandım ohhh mis gbi kitap okudum,yemeğim pişti geldi:) oğlumda beslendi,yıkandı,uyutulup yanıma getirildi.eee bende uyuyayım bari..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. O tip çocuklar çok var Giz, hatta geçen gün 4 aylık bir bebeğin de olduğu bir arkadaş barbeküsüne gittik, 8 yetişkin, Maya ve bebek. Bebek tam 4 saat masa başında şu anakucağı denen zımbırtıda OTURDU, gıkı çıkmadığı gibi sadece çevreyi izledi, emziğini emdi, 2 kez annesini emdi sonra da iki gık dediğinde "a uykusu geldi" dediler yatağına BIRAKTILAR ve geri aşağı indiklerinde uyumuştu, şu videolu sistemler var ya ondan masaya koydular, çocuk kıpırdamadan uyudu, biz gece 9'da kalktığımızda "artık bu saatten sonra hiç uyanmıyor, sabaha kadar uyuyor" dediler. Eşim arabada hırsından şapkasını yiyecek haldeydi hahahaha O nasıl bir bebekti, biz neden tüm bunları yaşadık, yaşıyoruz falan diyor koca adam resmen kıskandı! Ama bu tek örnek değil, bir cafeye gideriz tüm bebekler oturmuş sessizce önündekini dişliyor, kimini yere koymuşlar sakin sakin oyuncağıyla oynuyor, böyle bir ırk bunlar.. Bir de çok bebek yapmıyorlar, pek bebek sevmiyorlar, düşünsene bu tip bebekler çoğunluktayken ben bile 3-5 yapardım hahahahaha
      Oh harikasın bu arada, yine yap sen bu "benim günüm kaçamağı"nı :)

      Sil
    2. yemek ve uyku konusu pek uymasada son cümle var ya sosyal ortamda varlığı bile hissedilmeyen çocuk işte ondan var bi tane bende. arada masadan kalkıp gezinmek istiyor elimi tutarak ama o kadar da olur. arkadaşlarım hep der hiç ağladığını duymadık diye

      Sil
    3. MAŞALLAAAAAAAH. sus sus hiç laf etme :)

      Sil
  3. Adem Güneş'in Doğal Ebeveynlik diye bir kitabı var, bana çok ama çok yardımcı olmuştu. Belki birilerinin işine yarar diye yazayım dedim :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Anadolu Pedagojisi diye çok satan bir kitabı var, hiç hoşuma gitmedi benim. Ama bu bahsettiğin kitabı öneriyorlar, okumadım ama öneri için çok teşekkürler, gerçekten her yaklaşım herkesi tatmin etmese de, birinin bile işine yarasa iyi yaklaşımdır :)

      Sil
    2. ben de iki kelime edeyim adem güneş demişken ayol. bazı bölümleri yok sayarak okuduğumda ki çok ayrıntıya girmicem anladınız siz onu gerçekten yararlı oluyor. çünkü sevecenlik ve sabrı öneriyor sürekli. ne zaman sabrım tükense zorla lavabodan indirmek için zorlasam o ses tonuyla gelip bena böyle yapma kızım çocuğun iradesini kırırsın sonra balkaları için yaşar kendi için değil diyor: ) ve ben de birden yumuşuyorum tamam kızım biraz daha oynayalım diyorum ben güvenli bağlanma ve doğal ebevenlik i okudum bir de türk kocalara tavsiyeleri var radyo programlarında :)))

      Sil
    3. o yumuşak ses tonuyla demek istemiştim

      Sil
    4. ses tonunu hiç duymadım :)
      bu konuda tamamen ipleri çocuğa bırakmak ve pasif ebeveyne dönüşme riski çok büyük. arada çocuklar sınır konduğunu görmek istiyorlar (bebek demiyorum) sadece "ben annenin bu nedenle böyle yapacaksın" demek de doğru olabiliyor yani arada ;) oku oku karıştır uygula bu işler..

      Sil
    5. evey o kadar da değik katılıyorum sana ama her konu için benim dediğim olacak baskısı yapıp çocuğu 100 posta sinir krizine sokmak gibi bir eğilimde var ya etraftan şımarır baskısıyla gelen. mesela ben o kısmı çözememiştim. adem güneş i okuduktan sonra kesinlikle şımarır pasifize olursun a katılmıyorum. mesela deren e anane ve babanne bakarken ilişkilerinde tamamıyla pasif kalıyolar. deren bir padişah buyuruyor onlar yapıyor asla karşı gelme yok :)))) ama bizim ilişkimizde öyle değil. demekki gereken kadar sözüm geçiyor.dengeyi kurmuşum. ben gaddar anne olma yolu daydım sanırım :)))

      Sil
    6. Tabii ki öyle, nabza göre şerbet uzmanları.. Padişah anası olmaktan iyidir boşver, babanne ananelere kalsa tüm çocuklar prens prenses zaten (ay bunu söyledikleri her sefer aklıma izmirliler geliyor, prensesi neye derler bilir misin, hadi söylemiyim ama hahahahah)

      Sil
    7. a aaa vallahi de bilmiyorum izmir li değilim zati

      Sil
  4. Anneliğin bazı kadınlarda içten geldiğini ve ilk evlat sırasında yapılan acemi hatalarla alakası olmadığını düşünüyorum, cahilce bir çok araştırmaya karşı gelebilirim şu an, ama annelik içgüdüsü bence büyülü bir şekilde çocuğu nasıl uyutacağına\ yedireceğine\ sosyal kuralları öğreteceğine karar vermek değil, içimizden ilkelce gelen yavruyu koruma içgüdüsüdür. Anneler üç aşağı beş yukarı nasıl büyütüldülerse çocuklarına onu uyguluyorlar,(Türk çocuklarının 4-5 yaşına kadar yemeklerini anneleri yedirirken Alman çocukların kendileri yemeleri) bu içgüdü değil gözlemle öğrenilen bir şey gibi geliyor bana.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. içgüdü olan tarafı çocuğun eline bıçağı verme kısmı :D çocuk tabii ki ne kadar verirsen o kadar açık öğrenmeye

      Sil
  5. Ben içgüdü değil öğrenilen birşey olduğunu düşünüyorum, sonuçta çocuk bakan babalar da, doğurmadan çocuk büyütenler de var. Ancak şundan neredeyse eminim. İki kişi çok uzun zaman vakit geçirdiğinde (çocuk veya yetişkin farketmez) aralarında bir bağ oluşuyor. Artık her mimiğini her sesinin anlamını biliyorsun ve leb demeden ne diyeceğini anlıyorsun hatta telepati yapıyorsun. Anne ile çocuk arasındaki bu yakınlığın temeli aslında bu beraber çok vakit geçirme fırsatı. Aynı rolü babalar üstlenseydi baba ile öyle olurdu.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Asıl sonuca gelemedim çocuklar yüzünden yarım kaldı yorum :) bu bağ oluştuktan sonra içgüdüsel davranış kendiliğinden ortaya çıkacaktır. Yani içgüdüsel davranış o insanı okuyarak öğrenilmiş olur

      Sil
    2. Kişiye özel içgüdülemeler :)
      Yalnız bak benim KD doktorum hep şunu der, "binlerce doğuma girdim, bebeği koynuna verdiğimiz her anne bebeği daima sol tarafına yatırdı, bu içgüdüsel bir davranıştır, kalbin üstüne tutmak, alışık olduğu ortama yaklaştırıp geçişi kolaylaştırmak, tamamen içgüdüsel.. kimse sağ tarafına yatırmadı bebeğini" der (bunu hamileyken çok dedi bana da işlemiş ayıp olmasın diye dikkat ettim tabii hahahaha)

      Sil
    3. ben sola yatirdim ama solak oldugum icin :)

      Sil
    4. ben sağa yatırdım kd ne dicek buna biraz

      Sil
    5. emin misin? :D ben artık anılarımın hiçbirinden emin değilim, beyin süngere döndü...

      Sil
    6. Bununla ilgili bir haftanin yazisi var taslakta bi gorus iste kalp atisi vs dese de bir diger gorus tamamen fizik kanunu, kutle merkezimiz tam ortada degil denge icin solda tutmaya egilimliyiz

      Sil
    7. yok ayol hatırlamıyorum zaten kameraya baktım

      Sil
    8. Gece, fizikle ilgili projelerim var demiştin, başlangıç noktası güzel oldu bak :D

      Sil
  6. 3 çocuk yetiştirmiş, 1 de torun yetiştirmekte olan anne ve babamı görünce, her çocuğun ayrı bir kitabı olduğuna hatta o kitabı bakım veren ve çocuğun birlikte yazdığına dair bir fikrim oldu. Maya değil de, Kaya olsaydı bu bebek. anne de Öğrenen değil İğrenen Anne'ye dönüşebilirdi:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ahahaha maya bazen kaya, ben de iğrenen anne oluyorum ama, arada keçiler dağlık arazide kayboluyor bir süre, ara ara buluyoruz geri getiriyoruz :P
      şaka bir yana, aslında maya %95 oranında benim kızım %5 babası, belki ilerde değişir tabii ama arada düşünüyorum, ananem kızımı göremedi ama bu kız aynı ben, beni büyütürken aslında onu görmüş gibi oldu, aslında aynı çocuğu şimdi ben büyütüyorum falan gibi geliyor.. deliriyor muyum neyim bilemedim ama..

      Sil
  7. bence annelik %99 içgüdüsel.. tamam okuyorsun ediyorsun ama başka hiçbir çocuğa yaklaşmadığın gibi yaklaşıyorsun. ben ortaokuldan beri akrabalarımın çocuklarına bakmışımdır ve bu yaşlarda psikolojiye de meraklı olduğumdan hep çocuk psikolojisi kitapları okurdum (bebek bakıcısı olarak kendimi mesleğimde geliştirmeye çalışıyordum :P)
    lakin başkasının çocuğuna uygulayabildiğim hiçbir şeyi kendiminkine uygulayamadım..
    oğlumu ilk kez kucağıma aldığımdaki o duyguyu hiç bir şekilde yaşamadım, tarif edemem..
    eğer içgüdüsel olmasaydı babalar da bizim gibi olabilirlerdi -yavriiiiiim modunda- :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :Var öyle babalar, lisede bi arkadaşımın annesi babası, babası annesi gibiydi :D Dengelenmiş yine bi şekilde..

      Sil
  8. ahh evet bende çocuk sevmez hemen sıkılır çevresinde küçük çocuk olmayan biriydim. bende kitaplardan öğrendim ama içgüdülerim yönlendirdi beni. ben anneliği öğrenirken oğlumla birde annelik bana bir sürü şey öğretti. tez canlı ben gittim mesela daha sakin daha sabırlı bir insan oluverdim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Pnlar başöğretmen zaten :) Dersi dinlememe gibi bi şansın da yok

      Sil
  9. içten gelen şey anaçlık bence..annelik ise öğreniliyor..ayyy hem de durmadan öğreniliyor yaa hiç ben oldum tamam diyemiyosun! (yemin ederim duygusala bağlayacaktım ama korktum bi an sürekli öğrenmeyi idrak edince!) :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bak bu farkı çok güzel söylemişsin, çok doğru!
      Hem de en çok ne zaman öğreniyorsun biliyor musun, en kuyunun dibinde hissettiğin, ışığı göremediğin anlarda...

      Sil
  10. Birazı öğreniliyor birazı içten geliyor . Öğrenilen kısım hep yenileniyor bitmeden tükenmeden öğrenmek hep yeniden . İçtenlik ise Yaradanın verdiği hamileyken yüreklerimize ektiği acemice bilinmeyene giden bu yolda şık gibi sanki daha önceden biliyor gibi . Annelik işte hem içten hem her gün öğrenerek öyle güzel öyle doyulmaz bir duygu...

    YanıtlaSil
  11. Hııım. Hiç bilmiyordum demek kalbine yatırıyor anne içgüdüsel olarak. Anlamadığımız, anlamlandıramadığımız ne çok şey var Ya Rabbim! Doğal annelikte böyle işte!

    YanıtlaSil

Anonim yani isimsiz ya da rumuzsuz yorumlara, hakaret, belirli bir gruba karşı ayrımcılık ya da ırkçılık içeren yorumlara, en önemlisi de yanlış bilgi ya da yönlendirici (melisiniz, malısınız'lı) yanlışlar içeren yorumlara BU BLOGDA YER YOKTUR. Bu davranışları yapan kişiler, genel huzurumuz için engellenecektir. Teşekkürler!