16 Temmuz 2015 Perşembe

Zorba çocuklar ve annelerinin elinden kurtulma rehberi

Türkiye'ye her gidişimde şaftım kayıyor. 10 senedir yurtdışında yaşıyorum ama çocuklu bir bağyan olarak son 2 senedir tatil niyetine Türkiye'ye gelişlerimde yaşadıklarım paha biçilemez. Daha önceki yıllarda 35+ derecelerde fanilasız ve çıplak ayak dolanan çocuğuma musallat olan "üşür o üşür"cüleri, her konuda fikri olan teyzeleri falan anlatmıştım, bunlardan kurtulamadım ama üstüne çok daha enteresan tiplemeler eklendi. Yazmazsam çatlarım da, zaten sizden email ve mesajlarla gelen feryatlar da bu konuda bir yazı yazmamı tetikliyor, üstelik son bir haftadır okuduğum bloglar birer birer bu konuda yazar oldu. Yani hepimizin derdi aynı: havaların ısınmasıyla eve hapis evladını çocuk bahçesine salan ve kendini de diğer annelerin ayağına dolayan anneler ve onların ciyak ciyak, vurdulu kırdılı, zorba çocukları.. OYH.

Almanya'da yok mu diyeceksiniz. Olmaz mı!? Var tabii ama burada hem çocuk sayısının azlığı, hem çocuklarla büyüklerin dünyasının genellikle teğet geçen, çok nadir azıcık parmak uçlarıyla birbirine değen sosyal yapısı, hem de zorba davranışa verilen değer ve tepkinin farklılığı nedeniyle, çok sık değil. Bu nedenle ben bu durumun vahimetinin farkına anca son Türkiye tatilimizde vardım. O ne öyle ya!? Çocuklara ayrı analarına ayrı şaşırmış haldeyim! Ben bizim kızı "çok sesli sanat musikisi" sanarken, meğer benim çocuğum bir melekmiş..

Daha uçakta başladık maceraya. Malum Türkler çocuk seviyor, bolca yapıyorlar. Buraya kadar iyi hoş da, yaptıktan sonra ortaya salmak, dahası sosyal medya "çocuğumuza aman annecim demeyelim, aşkım demeyelim" diye birbirine girmişken, "gel dedim Allahın belası", "bir çarparım bir de yer çarpar" gibi şaşırtıcı hitaplar..? Neyse bağrış çağrış indik Türkiye'ye. Yattık kalktık gittik deniz kenarına. Güzel güzel minderler şezlonglar yapmışlar, mis gibi gölge, turkuaz su, sakinleşecek rahatlayacağız ama mümkün değil, her yerde bir çocuk sesi, onu bastıran ciyak ciyak bir anne sesi. Devamlı "yapma, hayır, bırak dedim, vurma, itme dedim, senin değil o, kardeş o küçük, paylaş oyuncağını yoksa hepsini koyuyorum torbaya bir daha da vermiyorum"lar. Amanın. Nasıl olumsuza odaklı, kısıtlamacı, cezalandırıcı bir toplumuz! Ben bana karışan teyzelerden dert yanarken, bir baktım herkes ama herkes birbirine karışma halinde. Hele ki küçük bir çocuksanız, sizin hiçbir surette seçim hakkınız falan yok, her yaptığınız yanlış. E ben olsam ben saldırırım sağa sola, insanın içinde öfke birikir yahu..

Oyuncaklarını paylaşmayan çocuğa n'apalım demişsiniz. Bırakın. Bırakın paylaşmasın, belki "aidiyet hissi"nin gelişim evresinde, kendine ait birşeyler olsun, şu dünyada onun da bir yeri olsun istiyor.. Tabii ki "hadi beraber oynayın, bak beraber oynayınca nasıl eğlenceli oluyor, sen bir oyuncak al, birini de ona ver" diye yüreklendirmek lazım ama bırakın yahu, kendi oyununu kendi kursun, istiyorsa tek başına oynasın, oyuncağını paylaşmasın.

Oyuncağı alınınca ağlayan çocuğa n'apalım demişsiniz. Bırakın. Bırakın oyuncağını kaptırsın, hayat her zaman onun kazanacağı bir oyun değil ki. Bazen de onun istemediği sonuçlar ortaya çıkacak, bazen haksızlığa uğrayacak, yenilecek, canı acıyacak. Tabii ki ona alternatif sunun, "bak o senin oyuncağınla oynamak istedi, sen vermek istemedin ama o zorla aldı. Merak etme biraz oynayıp geri getirecek çünkü o senin oyuncağın. Hadi sen şimdi bununla oyna" diyin. Diyin ki problem çözme, alternatif sonuç çıkarma becerisi gelişsin.

Çocuğum itilip kakıldı hatta belki hırpalandı, ya da benimki komşunun çocuğunu ısırdı, tırmaladı n'apalım demişsiniz. Ha işte o noktata kaplan kesilin. İtişme, dövüşme ne sizin ne başkasının çocuğunun yapmasına izin verilecek bir davranış değil. Mümkünse işaretleri önceden fark edip olayın öncesinde müdahale edin. Özellikle yaş ve bedensel özellikleri farklı olan çocukları iyice tanıyana dek yalnız bırakmayın, tekrarlayan zorbalık davranışında çocuğun ailesiyle iletişime geçin. Zarar gören çocuğu kucağınıza alın, öpüp severek ne olduğunu anlatın ve bunun doğru bir davranış olmadığını, diğer çocuğun haksız olduğunu yanlış davrandığını, kendisinin duygularını anladığınızı ve yanında olduğunuzu belirtin. Çocuklar genellikle itilip kakılmaya karşı çok duygusal tepkiler vermezler, çabuk unuturlar ama sizin davranışlarınızdan etkilenir, siz nasıl davranıyorsanız, onlar da o şekilde davranırlar. Yani siz diğer çocuğa bağırırsanız, ailesiyle kavga ederseniz, olayı gereksiz yere büyütürseniz, bir sonraki zorbalık davranışında çocuğunuzun daha fazla ağlayıp bağırdığını görürsünüz. O nedenle sakin kalmak, duygularını ona sözlü olarak tekrar açıklamak ve bu olayın bir hata, istemeden olan bir olay olduğunu söyler ve olumluya odaklanırsanız, çocuğunuz da olayı fazla büyütmeden unutur gider. Tabii ki tekrarlayan zorbalık bunun dışında, o zaman gerekli mercilerle iletişime geçmek ve çocukları birbirinden uzak tutmak ve zorba çocuğun yaşına uygun cezalandırılmasını, zarar gören çocuğun duygusal anlamda desteklenmesi önemli.

Bir de tabii işin anneler kısmı var. Ne yazık ki bazı anne babalar çocuklarının, özellikle erkek çocuklarının atılgan ve hakkını yedirtmeyen türde insanlar olmasını istiyor. Dahası çoğu anne baba kendi çocuğunun diğer çocuklardan daha "önde" ve "kazanan" olmasını hedefliyor. O nedenle zaten her oyun parkının olmazsa olmazları "sizinki kaç aylık? sizinki yiyor mu, uyuyor mu, vs vs" gibi cevaben "sana neeee" diye haykırmak istediğiniz sorular oluyor. Ama bunlar hep aslında yetersizlik hissi, kompleksler ile ilişkili. O nedenle fazla takılmamak en doğrusu..

Kendimiz gibi düşünmeyen anne babaların arasında yaşıyoruz ve onlarla bir arada yaşama yolunu bulmamız lazım. Ya hiç iletişime geçmeyeceksiniz (bu çocuğunuza "asosyal ol" mesajı verir), ya sinirinizi bozan kişiye karşı duracaksınız (bu çocuğunuza "asabi ol" mesajı verir), ya da aklınızı kullanacak, kendinizi ve çocuğunuzu ezdirmeden ve karşınızdakini de fazla kafanıza takmadan kısa ve öz kibar ve mesafeli cevaplarla bu tip insanları eli boş geri yollayacaksınız (bu da çocuğunuza "olay benim kontrolümde, dış etkiler benim psikolojimi ve davranışlarımı bozmuyor" mesajı verir). En güzeli de aslında mizahla yaklaşmak, mesela "kaç aylık" diyene "ooohooo çook aylık valla artık ay hesabı saymıyoruz biz" diyip kestirip atmak, "yiyor mu" diyene "her insan gibi acıkınca yiyor" demek ve gülümseyip hop sağ tarafa dönüvermek. En güzeli..

Bir de ufak acemi anne halleri anektodu verip kaçıyorum, hatırladıkça hala kızarır ve gülerim. Geçen sene yine tatil için gittiğimizde, kahvaltıya gittiğimiz cafede babanın teki başıma musallat oldu. Bildik sorular yine kaç aylıkla başladı, ama öyle iyi niyetli tanışma ve oyun oynama amaçlı değil, bildiğin seninki / benimki karşılaştırması."Hiç çekemiycem" diye düşünüp kızın yaşını 6 ay küçülttüm. Adamın gözleri pörtledi, o yaşta kendi kendine yiyen, bıcır bıcır yürüyen, tek tük konuşmaya başlamış çocuk ile kendinin "az gelişmiş tosuncuğu"na bakıyor bakıyor anlam veremiyor. Karısına da söylemiş ki ben hesabı vermek için kalkınca kadın tüm cafeye bağırırcasına "ay 6 ay bu kadar mı fark edermiş" diye bir feryat kopardı, gözleri falan dolmuş kadının hırstan. Valla kendileri kaşındı ama zaferime gülemedim çünkü acıdım da kadına, bir daha da kızın yaşını öyle küçültmedim. Yani yalan dolan da bu tiplerden kurtarmıyor, ben yine bildiğiniz "özgüveni tam ve azıcık keçileri kaçırmış hafif çatlak hafif asosyal anne" olmaya devam.. Oh missss. Benim gibi anneler bana yeter, benimki gibi çocuklar da Maya'ya yeter, yani sevgili minnakdaşlarım, biz bize yeteriz rahat olunuz ;)

19 yorum:

  1. Sizde az değilsiniz valla! Kadıncağız iyi ki hırsından ortadan ikiye ayrılmamış.:) ayy ben de bu teyzeler her yerde. Oğlum zayıf "ayy kuş kadar bu çok hafif" diyenler mi, bisiklet kullanırken "tut tut düşecek şimdi" diye arkamdan çığlık koparanlar mı? Demek herkes muzdarip! İçimizde var kaynanalık, çok seviyoruz müdahale etmeyi, başkasının hayatına burnumuzu sokmayı. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Utandım ama sonra :D acemilik işte insan bi noktada "aaaa" diyor patlıyor, keşke bu tip karşılaştırmacı anne babalar olmasa da hepimiz güzel güzel konuşsak, tanışsak ama yok ya uzak dursun bu tip insanlar bana..

      Sil
  2. ya ceren sakinlik de bi yere kadar sonra sbaha kadar kendimi yiyiyor uyuyamıyorum.ben bu durumlarda hep sessiz kaldım sadece hayır vurulmaz dedim kızıma vuran diğer çocuğa. kızımı öpüp koklayıp emzirip susturdum ama acemilik ona falanca hatalı davrandı bir daha yapmayacak gibi konuşmalar yapmadım sadece haklısın bebeğim haklısın bitanem diye teselli ettim. ama 2 3 saatlik zaman diliminde 3 4 kez kızıma vuran saldıran bir çocukla görüşmenin gereksiz olduğuna karar verdim. dünyada bi o mu kaldı allah aşkına. neden yara alsın sürekli.. elindeki oyuncağı kaptırma meselesinde haklısın da o da sürekli yapılınca benimki hırçınlaşıyor ve elinde bişey varsa ve yanına bir çocuk yaklaşıyorsa ve biliyorsa onun elinden kapacağını hemen kaçmaya elindekini korumaya saklamaya çalışıyo r hatta bağırmaya başlamıştı.ama normal bir çocukla oynarken hiç o tür davranış göstermiyor. arada bir paylaşılamayan oyuncak oluyor tabi vermek istemediği ama şimdi ben alabilir miyim demeden alınmaz başkasının eşyası mantığını yerleştirmeye çalışıyorum. dili de tam dönmüyor alabilirim diyor :))) yani elbette hayatta kaybetmek de var sorunlara değişik bakış açıları geliştirmek adına bunu olumluya çevirin düşüncesi çok güzel bunu kullanacağım mersi boku. ama normal çocuklarla olursa bu diyalog söylediğin geçerli. yani sürekli elinden kapan sürekli iten kakan çocuklar kızımda da davranış bozukluğu yaratıyor. kendisi de birini iterse çok üzülürüm mesela. o yüzden aman allaha yakın dursunlar benim meleğime yakın mizaçlı yüzlerce çocuk var . ne tartışır bağırı çağırırım ne de asosyal bir hale gelirim. yani düşün düşün buna çıktım heralde. pek de güzel olmuş eline sağlık

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Özden işte bak kızın kendi kendine çözümü bulmuş, hangi çocuğa karşı korumacı hangisine karşı paylaşımcı öğrenmiş, bundan daha gurur verici şey olabilir mi :) Demek ki doğru yoldasın..
      Ya bak ben hep şunu düşünüyorum, sadece o anki davranışa odaklı düşünme, bundan bir kaç sene sonra nasıl davranmasını istiyorsan sen ona o şekilde örnek ol. Sonuçta o devamlı bağıran vuran çocukların anne babaları illa ki onlara o şekilde kötü örnek oluyorlar, yoksa hadi bir kes çocuk vurdu diyelim normal bu ama iki üç beş, bu artık öğrenilmiş davranıştır, demek ki birini örnek alıyor. O nedenle bence de görüşmemek aslında daha iyi, hem sen zarar görmüyorsun, hem de hakikaten bu tip bir anne babayla neden sosyalleşeceksin ki..

      Sil
  3. bak ya moralimi düzelttin. çocuk da bi şekilde davranış geliştirmiş di mi :))) ben 36 yıllık hayatımda çok damarıma basılan bir kaç an dışında sosyal hayatta sesimi yükseltmiş bir tip değilim. babası trafikte ve bazen saçma yerlerde ani oarlama yaşayan bi tipti ama dero dan sonra o da örnek olmama adına çok sakinleşti. yani demem o ki dediğin çok önemli sen neysen çocuk o oluyor. o problemli tiplerin başka çocuğa pis diyen iten kakan tiplerin mutlaka ailede bir ebeveyninde bir kişilik problemi kompleks bi acayiplik oluyor. bu ben ve çocuğum mükemmeliz demek değil sadece normal olmaya çalışıyoruz biz. şu kıyaslama hadisesi de acemilikte oluyor başta bende yapıyormuşum sonradan farkındalık gelişti ve saçma olduğunu anladığımdan beri vazgeçtim. deren in de benim gibi ve tüm insanlar gibi dünyanın en özel insanı olduğunu kabullendim. hiç bir çocuk ay nı gelişim düzeyinde değil. bu yüzden gerçekten ama gerçekten insan kıyaslamanın saçma olduğunu anlamalı. bazen benşm velilerden çocuğunun akademik başarısı çok düşük olan veliler diyor ki sınıfın en kötüsü benimki mi bunun seviyesinde başka yok mu? var ya da yok önemi var mı? bu senin gerçekliğini değiştirecek bişey değil ama istiyosan başka güzel örnekler vereyim seninkinden çok daha gerilerde olan bu bu bu çocuklar bir anda sıçrama gösterdi bilemiyorum ilerdeki durumlarını dolayısıyla sen de bilemezsin ve kıyaslamanın anlamı yok elinden geleni yap o kadar. ama işte zate anne olunca birden kendini de bi kıyaslama içinde buluyorsun. neyse ki akıl mantık
    çevesinde yaşıyorum da derhal uzaklaştım bu mantıktan. üff çok uzattım ama o kadına bende acıdım vallahi 2 gün uyuyamamıştır. mayanın küçülttüğün ayındaki tüm çocuklara bakar olmuş kıyaslama manyağı kesilmiştir. vebali büyük tövbe et :)))) hatta bu o kadını itiraf et :)))))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yok bence bu ona ders olmuştur, bir daha da sormamıştır başka insanlara belki de :P Toplum hizmeti sundum bence halkımızın annelerine :D

      Sil
  4. Yazıyı okuyalı çok oldu. Anca gerçek bir bilgisayar başına oturup bişeyler yazabiliyorum. Yazmasam çatlarım. Çünkü çok faydalandım ben bu yazıdan. Hayatımın tam bu yazıya ihtiyaç duyan dönemiydi sanki. Teşekkürler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yoğunluktan değil yaşamı yoğun yaşamandan olduğunu okuduğum için, oh diyorum keyfini çıkart. Bana belki bi Kıbrıs yolu gözüküyor, hangi kenttesin, senden biraz ipucu alabilir miyim özelden? ;)

      Sil
  5. Ilac gibi geldi Ceren cok sagol.dusuncelerim tam da srnin anlattigin yondeydi de kizima bunlari nasil ifade edebilecegimi bir turlu zihnimde kuramiyordum.zorbalik zaten apayri bir konu ve ben de bunun aileden kaynaklandigini dusunuyorum.gecenlerde parktayiz bizim kizin da bisikleti var oynamiyor o sirada ve yanimiza bir erkek cocuk kosarak geldi bisiklete oturdu Derin de rahatsiz olmadi bundan.neyse cocugun arkasindan annesi kostu "hayir binemezsin" cocuk agliyor anne cekistiriyor falan aslinda sevmem mudahale etmeyi ama tutamadim kendimi biliyorum bes dk bincek ve baska bisry ilgisini cekicek.yavasca "binse birazcik"dedim.kadin dirak yok o bize gore degil dedi (cocuk erkek bisiklet pembe).iste boyle bir toplumda yasiyoruz..hala neleri dusunuyoruz.bizim memlekette cocuk annesinin sozunden cikmayan,her gun pekmez yiyen, her gun bir kase corba icen,mutlaka herseyini paylasmasi gereken,35 derecede icine fanila giyen,misafirlige goturuldugunde anasinin dibinden ayrilmayan,doverek de olsa hakkini savunan,erken yuruyen erken konusan,babasinin oglu anasinin kizidir.bu otuz yil oncede boyleydi simdi de boyle.analar ayri bi alem zaten.Ozden'in de dedigi gibi ne velilerimiz var sen bi ogrencinin notunu unutursun ama o veli siniftaki herkesin notunu bilir.
    Aslinda cocuklarimizin ihtiyaci guven,saygi,kosulsuz sevgi ve kabul.umarim hayatlari boyunca bu duygulari onlara hissettirebiliriz.bunlar mevcutsa bir ailede geri tikir tikir gelir diye dusunuyorum ben.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ;) Rica ederim, hepimizin derdi aynı. Dönem dönem aynı yollardan geçiyorlar işte, geçecek bunlar da ama güzel izler bırakarak gerçin inşallah..
      Homofobili kadın da tam tipik, bana ne çocuklar getiriyorlardı 5 yaşında "benim oğlum homo" diye, yahu 5 yaşında çocuk nasıl homo olabilir, başka erkek çocuklarla mercimek üzerinde mi yakaladınız diyesim geliyordu. Tabii ki çocuğu değil aileyi terapiye alıyorum bu vakalarda..

      Sil
  6. Salıncakta kendınden kilolunu kızını sallarken annenın çocuguna seslenişi "allah belanı versin oküzzx,az ye azz kollarım koptu be,yetmedimi lan aaa yeter" Çocuk kıyaslama konusu insanı tek başına çileden çıkarmaya yeter zaten.bn kimseye birşey sormuyorum onlarda bna sormasınlar çocuklarımız oynadı diye beraber kahvelere gidecek değiliz..bir arkadasım var duzenli kontrol eder yıyormu,benimki ık dedi mık dedi seninki ne dedi,neleri anlıyor diye üşenmeyip saymış 120cıvarı bişiymiş.kim daha iyi anne bilmek için kıyaslama önemli tabikisi

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ayyy yavrum yaaa :(((( Sanki bebekken butları pörtlesin daha sevimli diye ağzına tıkan kendi değil. Böyle anne babaları gördükçe.... üfff.
      Ay o tip "arkadaş"lardan uzak duruyorum ve de yüzlerine "bunu neden merak ediyorsun" diye soruyorum ben, çok sinir bozucu. İşi mi yok yazık bunları saymakla uğraşıyor, ikinciyi yapsın hemen, ikisini birbiriyle karşılaştırsın seni de rahat bıraksın.

      Sil
  7. Vallahi şu yapiskan, herseye karışan tiplerden oylesine bıktım ki, anlatamam. Cocuk yokken hayatta muhatap olmayacağım herkesle artik iciceyim!!! Söyle ki Ela'nin girdiği her ortamda kocaman kocaman gülümseme ve öpücük atma huyu var,son zamanlarda ise isi abartip herkesle muhabbet etmeye,kollarını açıp sarılmaya yeltenmeye ve elleriyle dokunmaya başladı. Düşün alışveriş yapıyoruz Ela kucagimda,diğer taraftaki kolu yana açık ve haliyle mutlaka birine çarpıyor. Aman allahim çarptığı kişi kasla göz arasında elanin elini tutup sap diye öpüyor.Ya deliricem.En son bağırdım artık ya keşke yapmasaydin bi izin alsaydin diye. Yine marketteyiz,Ela arabasinda bu defa. Yaşlı bi adam aslan gibi kukremeyle bogurme arasında bir ses çıkardı birden.Yani elaya doğru egilerek o sesi cikarmasi ve çocuğun korkudan gözlerini portletmesi 1 ya da 2 saniye sürdü. Ela öyle korktu ki koltuğa yapıstı, kalakaldı. O okuzun arkasından demedigimiz kalmadı bu ne teklifsizlik,hadsizlik,ne yaptığını sanıyorsun diye ama o koca adam dönüp de bi özür dahi dilemedi. Bunlar gibi daha niceleri Cerencim, cidden bıktım. Kucağına almak istiyor kadının biri,Ela da hamle yapıyo ona doğru. Ben sallamiyorum,kadın diyo ki ama çocuk beni istiyo,ah ne yazık ama ben istemiyorum deyip arkamı donuyorum, gerçekten yoruldum. 10 gün sonra büyük bi düğün var ve cok kalabalık olacak,çoğu kişi elayi ilk kez görecek cok korkuyorum herkes öpmeye çalışacak falan diye.Abartiyo muyum sence?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu derece ise bence abartmıyorsun, ay ne zormuş.. Ben hiç böyle şeyler yaşamıyorum, burda herkes mesafeli, ne şanslıyım dedim yine... Kolay gelsin :(

      Sil
  8. plajda veledin biri geldi arin'in elinden arabasını almaya kalktı..vermedi bizimki de..bir itiş kakış..ay yok bizim oğlan vermiyor.."bak vermek istemiyor o arabayı gel sen onun oynamadıklarıyla oyna şimdilik ya da kendi oyuncaklarını getir" dedim..annesinin bir bakışı vardı! direkt çağırdı çocuğu "gel sen boşver paylaşmayı öğrenememiş o daha" diye! öğrenememiş derken ana babasının öğretmediğini kastediyor tabii! bir şey demedim!
    daha sonraki bir gün bir yerde oturuyoruz deniz kenarı arin araba delisi ya otoparka kaçmaya çabalıyor..en sonunda kucakladım "gel bak kumlara gidelim kale yapalım" falan diye söylüyorum bizim atarlı 21 ay bastı yaygarayı! kokoş ve entel tipik bodrum gümüşlük teyzesi "aa biz hiç sevmeyiz bak bağıran çocukları polis çağırır ona veririm şimdi seni" dedi..delirdim.."çağırın, ben vermem" dedim.."ama yani bağırıp duruyor sahip çıkın o zaman" dedi.."belki inanmazsınız ama bebekken siz de bu kadar bağırmışsınızdır, çare yok şu an" dedim..yeni nesil gençlerin ve annelerin terbiyesi hakkında uzuuun bir nutuk dinledim..arin de bağırmaya devam etti.....

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Türkiye'de her yer çok kalabalık ve tüm o kalabalığın da tek derdi ağlayan çocuk, sanki trafik, sokak satıcısı vs derdi bitti di mi..

      Sil
  9. Klasikleşmiş her çocuğun gelişiminin farklı olabileceğini idrak edemeyen çok bilmiş dezzelerimiz!!!! bıdı bıdı meraklı meraklı konuşup kıyaslayanlar işte böyle böyle gelişemiyor toplumumuz.... Müdahale müdahale çocuuuu bi kendi haline bırakamayanla çocuk oldugunu bile idrak etme kapasitesi olmayanlar....hey gidi heyyyyyy...
    Öyle güzel yazmışsın ki hislerime tercüman , hay ağzını öpeyim dedim kendimce :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. dezze! :D bayıldım buna.
      bunlara karşı birleşsek mi yahu, hepimizin derdi bu dezzeler :D

      Sil

Anonim yani isimsiz ya da rumuzsuz yorumlara, hakaret, belirli bir gruba karşı ayrımcılık ya da ırkçılık içeren yorumlara, en önemlisi de yanlış bilgi ya da yönlendirici (melisiniz, malısınız'lı) yanlışlar içeren yorumlara BU BLOGDA YER YOKTUR. Bu davranışları yapan kişiler, genel huzurumuz için engellenecektir. Teşekkürler!