3 Ağustos 2015 Pazartesi

Düğün dernek, salam sosis ve piç mevzusu

Başlık; geçirdiğim haftasonunu çok güzel özetliyor aslında. Eşimin bir çalışanını göbişiyle bebişiyle evlendirdik ve Bavyera usulü tepeleme salam sosise doyup, evimize geri döndük.

2015'in ilk düğünü bu, 1 tane daha var sırada önümüzdeki ay. Ama bence bir tane daha - hem de asıl beklenen düğün - de çok yakında sürpriziyle gelecek; eşimin en yakın dostu ve kız arkadaşı son bir kaç aydır korunmayı bırakmıştı, henüz bir vukuat yok ama bizimki "bebek gelmeden", "teklif etme" sevdasına kapılmış bu arada. Daha önce de bahsetmiştim, burada pek evlenmiyor insanlar, bazısı çocuk yaptıktan sonra dahi evlenmiyor. Özellikle de kadınlar istemiyor evlenmeyi, erkekler biraz daha "evcil" ama kadınlar ince düşünüyorlar, sık eliyorlar bu mevzuularda burada. "Yaşım geldi" ya da "çocuk yapmaya bundan iyisini bulamayabilirim" diye evlenen hiç tanımadım. Çoğunluğa göre evlilik, sadece kağıt üzerinde bir imza; önemli olan evli ya da bekar, çocuklu ya da çocuksuz, "aşk"ı devam ettirebilmek, yaşam boyu "çift" olabilmek. İşin tuhafı, Türkiye'yle kıyasladığımda burada evli ya da uzun süreli birlikteliklerde boşanan ve ayrılan çok insan da yok, ya da ben tanımıyorum. El ele, öpüşüp duran, hippi tipli, saçında çiçeklerle San Francisco'ya giden (ne şahane şarkıdır) insanlarız biz :)

Ama Türkiye şartlarında tüm bunlar ne büyük acaiplik hatta evlilik dışı çocuk sahibi olmak ne yazık ki düşünülemeyen bir "ayıp". PİÇ derler hatta. İlk duyduğumda 5 yaşındaydım "piç ne anane?" demiştim, "babası belli olmayan çocuk" demişti. "Ama sen anneler herşeyi bilir dersin, annesi bilmiyor muymuş babasını?" demiştim, "o zaman nasıl piç olur ki bir çocuk, hiç bir çocuk piç olamaz" demiştim.. O zamanlar, doğru kafayla dünyanın yanlış yerinde yaşıyormuşum..

Benim "aşk çocuğu" dediğim, bazılarının "piç" dediği, genellikle çok güzel yüzlü olan bu çocukların ne yazık ki bazısı çok şanslı olmuyor. Bazı anne babalar "aşk çocukları"na sıkı sıkı sarılıp, aile oluyor ama bir çok anne baba henüz hazır olmadığı halde sırf çocuk için evlilik müessesesine "itilmiş" oluyor. Sonra da sapır sapır boşanıyor bizim ülkede insanlar, çocuklarsa çift kale maç.. Şu "bir imza"nın zulmüne bak..

Buradaki arkadaşlarım arasından neredeyse bir ben evlilik "içi" çocuk doğurdum (ne banalim). Yok o kadar da değil yine baya var benim gibi eski kafalı romantikler ama gerçekten de son zamanlardaki gelinlerin çoğu göbeklerini gere gere hamile ya da çocuklar anne üzerine kayıtlı burada. Mesela bizim kızlar ve bebekleri diyorum ya hep, şu an 3. çocuğuna hamile olan İngiliz dilberimiz hala evlen(e)medi "bu hengamede"; çocukları aradan çıkarıp, kiloları verip, sonra "belki" evlenecek. Çok da mutlu, kocaman bir örnek aile! İmzalılardan daha örnek..

Bu işler karışık işler. Keşke kimse kimseye karışmasa, etiketlemese, kendi gibi olmayana pis demese. Herkes bildiği gibi yaşasa. Ama bu konuda biz daha çooook fırın ekmekler yiyeceğiz, bu arada bir çok insan evlilik müessesesine girip girip çıkacak, çocuklar çift kale maçlarda kaynayacak. Yazık günah; bir sürü evrak işi, kağır mürekkep israfı. Yeter ki "piç" denmesin diye.. Kağıt üzerinde olan bir baba, eve uğramasa bile baba işte.. Yersen.

Salam sosise döneyim, ağır konular bunlar. Yahu o nasıl bir Bavyera Düğünü'ydü yine! Giyindik şu alttaki fotolarda gördüğünüz geleneksel kıyafetlerimizi, gittik.


"Brotzeit" (ekmek saati; İngilizlerin çay saatini almış Alplerdeki dağ adamı, kendine uyarlamış diye düşününüz) bu en yukarıdaki fotodaki oluyor. Bu fotodaki 4 kişilik bir "giriş" yemeği, direkt odun üzerinde geliyor. Peynirler, çeşitli sosis ve salam seçenekleri, turşular ve salata niyetine kırmızı turp. Nasıl da güzel ham ham bol tahıllı, ayçekirdekli kabak çekirdekli ekmekler eşliğinde. Yanında da 2000 çeşit biranın en iyi 4-5 örneği seçmece sunuluyor. Basit ama leziz. Düğün yemeği buydu valla. Bizim kız da dahil ellerimizle daldık barbar barbar. İçtiğim gazlı gazlı sulara ve seyahat şişkinliğine bağlamak istiyorum ama nur topu gibi de 1,5kg fazlam oldu. Bu yaştan sonra vermek ne zoooor biliyorsunuz (haydiii, yapma sporu götür löp löp yemekleri sonra işi yaşa yık, duyan da inansın! Oldu cicim!) Haydi yanlarımızdaki aşk tutamaçları, önümüzdeki ferah balkonlar ve arkamızdaki hava yastıkları ile lömbür lömbür yuvarlanmalı iyi haftalar hepimize :P

23 yorum:

  1. Ben çok severim senin giydiğin tarzda elbiseleri. Kot, t-shirt, spor ayakkabı üçlemesinden sıra gelmese de çok tatlış. Bayıldım. Maya'nın ayağında ki pembe ayakkabılarla da mutluluğum katlandı. :D

    Aslında çocuğu olacağı için 9 senelik birlikteliklerini evliliğe dönüştürenler burada da var. Ama kafa yapısı çocuk olsun da ondan sonra evleniriz. Ben orada takılıyorum mesela. Neden? Bu hayatı beraber yaşamaya karar verdiysek, bu kadar sene mutluysak ve evlenmeyi istiyorsak neden çocuğu bekliyoruz? Ya da böyle mutluysak neden çocuk için evleniyoruz?

    Herkesin kendi kriterleri içinde bulunduğu çevre profiline göre şekilleniyor. O niye öyle, bu niye böyle diye ya da mantıklı, mantıksız ayrımını yapaduralım :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ya kızı pembeye bezedik sorma :D Ama valla başka rengi yoktu :P
      9 seneden sonra evlensen de bişey değişmez diye düşünüyor insan ama sürpriz yumurta çocuk yine zorlayabilir ilişkiyi :)
      Evet çevre düşüncelerimizi, tercihlerimizi belirliyor. Ama apayrı bir kafayla yanlış yerde yaşamak çok zor.. Mesela gay arkadaşlarım çok zorlanıyorlar Türkiye gibi ülkelerde, burda dikkatini bile çekmiyor öpüşen iki erkek insanın. Kimse kimseye karışmasa, elleşmese, gözünü dikip bakmasa.. Benim de tek derdim bu. Kendim bunca özgürlük içindeyken sevdiklerim daralmasın bunalmasın isterdim, insan tam sevinemiyor haline..

      Sil
    2. Haha ben isyankardım sana pembe konusunda. Maya istiyor diye yani. Pembeye bezemiyorsun diye değil. :))

      Yok çocuk sürpriz değil. Bilerek isteyerek.:))

      Zor. Çoğu şey zor. Üzerine yaz yaz bitmez. Hatta dünyada ki farklı görüşteki yüz insanı koy yan yana, herkes kendi görüşünü savunarak yine bitiremez. İnsanlar çok eğlenceli.:D

      Sil
    3. Biliyorum canım, pembe mevzusunu hatırlıyorum, durumu kotarmaya çalışıyorum işte :D
      Yok genel anlamda dedim sürprizlere adaptasyon zorlayabiliyor çiftleri diye :)
      Aynen katılıyorum, ondan psikolog oldum zaten, insanları anlamaya çalışmakla ömür geçiriyorum :D

      Sil
    4. Hayranınım. Özellikle psikolog olduğun için daha da merakla takip ediyorum. Yalan yok :D

      Şu an olmak istediğim nadide meslek. Eşim insanlara bakma artık diye dirsek atmaya başlayınca ancak çözdüm. Çok geçti :D

      Sil
  2. evlenmeden çocuğu bırak evlenmeden sevişemiyosun bile bu topraklarda..cıss ayıp..benim dayım ve eşi evlendiğinde 6 aylık hamileydi gelin :) ve benim ultra modern ailem anlı şanlı düğün yaptı, bebeği kutladı, gelinliğin altından bebek sevdi falan filan hiiç sorun yok yani..ama ben sevgilim askerdeyken bir haftasonu için yanına gitmek istediğimde aynı aile kesinlikle karşı çıktı! bazen diyorum keşke müsaade etseydiniz adam gibi tatile falan çıkmamıza ya da ben keşke dinlemeseydim sizi diye hiç bir şey diyemiyorlar..ulan acıların genç kızıymışım gençliğim heba olmuş peeh! :)

    kostümler şahane :) maya'yı hunharca mıncırıyorum!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ama evlenmiş işte, sen daha bekarmışsın ;) Çoook büyük fark bunlar. gelin ata binmiş "ya kısmet demiş" diye bir laf var, belli olmaaaz, ne olur ne olmaaaz.
      Şaka bir yana, benim ailem de eğitimli ötesii ultra modern falan ama en büyük korkum evlenmeden önce hamile kalmaktı benim, nasıl işledilerse tee çocukluktan düşün yani. Öyle bişey olsa kendimi bile öldürmeyi düşünmüşlüğüm vardır yani :P Sonra biz 5 sene "çıktık", 6 ay birlikte yaşadık (yaptığım en doğru "yanlış" işti), evlendik, 2 sene korunduk, sonra hadi çocuk yapalım dedik. Ve çocuk için 3 ay uğraşmayı ve yenilmeyi çok sandım, ilk günden hamile kalacakmışım falan gibi algılamışım nasıl moralim bozulduydu bizim hiç çocuğumuz olmayacak falan diye hahahaha
      Bak bir de benim ultra ailem de erkek evlada başka türlü davranıyor, onun kız arkadaşları gelsin kalsın falan sorun edilmiyor, tuhaf di mi? Halbuki o kızcağız da birinin kızı sonuçta, ne çifte standart..
      Merci, Bavyera kostümlerimiz, güllü bülbüllü pembeli dantelli :D

      Sil
    2. evlenmeden hamile kalsaydım söylerdim ben gidip ya önümde örneği varken hazır banane :) birlikte yaşamaya yanaşmamıştı bizimkiler e dedik biz de evlenelim 2-3 sene de çocuk yapmayız bir nevi birlikte yaşamak olur işte kanun önünde..1.5 senelik evliyken ve korunurken hop hamile kaldım yalan oldu bizim birlikte yaşama demosu :)
      erkek kardeşin sahip olduğu hak ve özgürlüklere hiiiç girmeyeyim en iyisi ağlarım len makus kaderime :)

      Sil
  3. kostümlere bittim bayıldım çok yakışmış :) valla şu zamanın çocukları türkiye de ki tüm tabuları yıkacak gibi geliyor bana :) 9 yaşındaki oğlum evlenmeden baba olucam diyor demek arkadaşlarıyla arasında bunu konuşuyor yoksa aile içinden duymuş öğrenmiş olamaz :))))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. 9 yaş ama tam "ıyyy kızlar böööy erkekler" dönemi ;) Çocuk naapsın kız arkadaş olmadan baba olma yolunu arıyor demek ki :D

      Sil
  4. Kostümler, mimikler ve de yemekler şahane görünüyor! Aslında bizim de ne güzel geleneklerimiz vardı şimdi bütün düğünleri "abe kaynana n'aptın bize" ve "fidayda" ya bağladıkları için bir kısır döngüdür gidiyor. Güzel taraflarımızı koruyabilsek! Öteki konuya gelince orada anlayış başka, birbirine "güven" var dolayısıyla evlenmese de ne ailesinden ne de çevresinden tarafından "yargılanmayacak, sorgulanmayacak, dışlanmayacak!" Bizde de maalesef ataerkil bir düzendir gidiyor. Sözde dine dayandırılan(-ki kesinlikle yalan, çünkü erkeğe de yasak olmasına rağmen nerden çıkarıp sadece kadına mâl edilmiş anlayabilmiş değilim) bu düzen kadınları zorda bırakıp can güvenliğini bile sağlayamıyor. Evlenmemek doğrudur diyemiyorum(!) ama çoook fırın ekmek yememiz lazım. Bırak erkek arkadaşı bir çok kadın kocasına güvenmiyor. Aileler desen ayrı alem! Başkalarının hayatlarına müdahil olmaya bayılıyoruz.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet kızın babası vardı düğünde, devamlı kızına sarılma halindeydi gururla :) Haklısın yani. Yanıbaşımızdaki Bulgaristan hem de.. Kültür ne kadar farklı..

      Sil
  5. Annem boşanmadan sonra hep "baban çok iyi bir eş ve çok iyi bir baba ama ben ona aşık değildim" dedi, babamı ise boşanmadan sonra uzun süre anca bir iki gün görebildim. Uzun süre dediğim, 2005'ten 2013'e kadar yılda en fazla 6-7 gün gördüm babamı. Buna da şükür, en azından şimdi hatasını anladı ve düzeltmeye çalışıyor. Boşanma konusunda bana acıyanlara hep gülmüşümdür, en iyisi ayrılmalarıydı çünkü. Bir yandan da ailesi beraber olan arkadaşlarıma hep özendim ama, benim sahip olamadığım bir düzene sahiplerdi çünkü. Belki de bunu yaşadığımdan ötürü başkalarının hayatını umursamasam da, kendim için tek bir kişiyle ömür boyu yaşadığım bir hayat hayal ediyorum. Hiçbir çocuk boşanma geçirmemeli. Geçirmek zorunda oldukları için geçiriyorlar ama kötü birşey işte.

    Her neyse, Bavyera kostümleri kadınlar için çok şık, erkekler için ise çok kötü geliyor hep bana, Münih'e gittiğimde görmüştüm, bir kaç kız allı pembeli eteklerle geziyorlardı, o çok şirin ama erkeklerin şortları çizmeleri falan offf hiç tarzım değil. Pembe demişken... Maya pembelerini almış :D Hem kokoş hem kitap kurdu olacak, sizi de şaşırtacak gibi duruyor :3

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Nikki boşanma kötüdür demek istemedim ama göre göre sonu boşanma olacakken evlenmek demek istedim, umarım yanlış anlamamışsındır, zira sana katılıyorum bazı evlilikleri sürdürmek boşanmaktan daha beter hırpalıyor çocukları da çiftin kendisini de..
      Pembe konusuna bir açıklık getireyim, ben almadım :D Bu kıyafeti babannesi almıştı geçen sene bu sıralar.
      Yemediği ve büyümediği için hala giyiyor :P

      Sil
    2. Sizin dediğinize istinaden değildi boşanma hakkında söylediklerim, genel olarak burada boşanan aile çocuğuna yetim ve öksüz gözüyle bakılıyor da...
      Bu arada bence az yemesi, çok yiyip 19 yaşında 95 kilo olmasından daha iyi. Bu da benim tecrübem D:

      Sil
  6. İlk resimdeki o tabak yok mu... Yeminle kıskandım :)) Siz ailecek ne kadar güleryüzlü, ne kadar tatlısınız ya maşallah :) Allah neşenizi daim etsin :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Gel ikram edelim :) Çok sağol canım amiiiin!

      Sil
  7. Abartmiyorum sen ve Maya yi ne zaman bu kostumlerle gorsem bol resimli masal kitaplari geliyor aklima :)
    Buradada soz ediyoruz zaman zaman toplumumuzun diger toplumlara gore geri kalmisligindan.bizim hala cozemedigimiz o kadar basit mevzular var ki ,evlenmeden yasamakmis,cocuk yapmakmis,gaylere lezbiyenlere ve daha nicelerine saygi duymakmis..bunlar. şöyle söylim bu gibi konulara bakis acimis direk "jetgilleri" izleyip "belkide bir gun neden olmasin ?" diye aklimizdan gecirip bitince tv yi kapatip kaldigimiz yerden hayata devam etmek gibi.bir adim ilerisi yok malesef...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Orta dünya ailesiyiz biz :D
      Evet ya malesef, masal gibi :/

      Sil
  8. amaa o kostumler cok tatlıııııı:) ben eşime çok söyledım evlenmeyelim bosver boyle zaten rahatız,bak ne guzel en fazla ayrı eve cıkarız dıye ama yooook illa evlenelim dedı,evlendık:) bu ülkede eşinle dısarda masumca opuşmen suçken,eşcınsel dıye erkekler oldurulurken zor valla zor...

    YanıtlaSil
  9. gerçek evlilik sevgi saygı anlayış uyum ve bağlılıktan oluşuyor türkiyede ki evlilik kocccaaamann bir alyans ve tek taş, deri kenarlı koltuklar kocaman şagi halılar fonlu perdeler çeyizler danteller yemek takımları gelinlik nişanlık takılar beyaz eşyalar tencere takımları kristaller demek... bunlar varsa hiç sorun yok. ondan sonra aynı eve tıkılmış üstüne kapı kitlenmiş iki düşman haline geliyor bir çok türk genci. şansları varsa uyumu yakalıyorlar yoksa hayat bi çile bülbülüm çile.... çok gerideyiz türkiyede 2 farklı yaşam var ama ilerdeki yaşam bile sizin oralara çoook uzak. bizim gibi kadınlar çoğalıyor ama sevinecek bir şwy var.
    pempeli maya çok tatlı ama sen de çok tatlı görünüyorsun çok yakışmış

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. A evet çok materyalistik yaklaşılıyor, onu ben de gözlemledim..

      Sil

Anonim yani isimsiz ya da rumuzsuz yorumlara, hakaret, belirli bir gruba karşı ayrımcılık ya da ırkçılık içeren yorumlara, en önemlisi de yanlış bilgi ya da yönlendirici (melisiniz, malısınız'lı) yanlışlar içeren yorumlara BU BLOGDA YER YOKTUR. Bu davranışları yapan kişiler, genel huzurumuz için engellenecektir. Teşekkürler!