20 Ağustos 2015 Perşembe

Hayat her zaman güllerle gelmiyor

Bu yazıyı yazmaya karar vermek ve yazdıktan sonra da taslak kısmından yayınla düğmesine basabilmek benim için çok zor oldu, tam 10 günümü aldı.. Bir önceki yazımda size Maya'nın hastalığını, sıcakları, fiziksel ve psikolojik anlamda yorulduğumu, "yıkılmadım ayaktayım" diyerek, "nasılsa geçti, haydi önümüze bakalım, unutalım bu zor günleri" diyerek neşeyle anlattım. Fakat sonra, yazıyı yazdıktan sonra, rahatsız oldum. Aslında iyi değildim, hem de hiç iyi değildim.. Duygusal ve içedönük bir insanım aslında ben, öyle dışarıdan sosyal, güçlü göründüğüme bakmayın. Olumsuz duygularımı, endişelerimi, sıkıntılarımı genelde içimde yaşarım. Öyle öğretilmiş bize, dışardan güçlü görünmek lazım. Hani bu bir nevi sosyal zeka falanmış gibi; mesela aslında hiç hazzetmediğiniz, size hep olumsuz atıflarda bulunan bir insanla aynı ortamdayken ona müsamaha göstermenin, gülümsemenin "büyüklük" sanılması gibi. Psikoloji bilimi bile "içiniz kan ağlıyorken mutlu görünebilmek, ne kadar güçlü ve sağlam bir psikolojiniz olduğunun kanıtıdır" derken.. Hepsi yalan.. İnsan açık, şeffaf olmalı. Sevincini de üzüntüsünü de dostlarıyla paylaşabilecek denli doğal olmalı.

Bloğumu okuyanlara "dostlar" demem belki çok saçma geliyor size. Dost dediğin az ve öz olur, hayatta - o da şanslıysak - anca üç beş tane karşımıza çıkar demişler ya.. İnanmışız. Hele sanal dost, hiç olmaz. Herkes oynuyor burda, herşey yalan, göstermelik. İlle kanlı canlı görüşeceksin, elini tutacaksın, gözüne bakacaksın ki inanasın. Neden korkuyorsak?! (Aldatılmaktan, duygularımızla oynanmasından korktuğumuz için hepimiz katı, ruhsuz insanlar olduk işte).

Geçen yazılarımdan sonra sadece bloğa bırakılan mesajlar değil, bizzat emailler ve hatta telefonla arayan, hal hatır soran, uzun uzun konuşup destek veren ama yüzünü görmediğim, elini tutmadığım insanlara dost demek istiyorum, evet. Bundan korkmuyorum. Bu insanlar "senin için dua ediyoruz" derken, benim onlara "sanal tanış" demem yanlış asıl. Ve sonra aslında içim kan ağlarken oturup kendimi sıka sıka gülmeceli şenlikli "bitti gitti" yazısı yazmam; düpedüz aldatmak. Kendime yakıştıramadım. Bana da böyle rol oynansın istemem.

(c) Fotoğraf: Tumblr.

Hiç iyi değildim ben.. Maya hastayken, havalar sıcakken, yorgunken aslında bunun yanında bir de tam 6 haftalık hamileyken, bebeğimizi kaybettim ben... Bize bir sürpriz olarak gelen, önce şaşırtan sonra çok heyecanlandıran daha sonra sevindiren, 6 hafta sonra 12. haftası bitince sizlere nasıl yazacağımı düşündürüp gülümseten, şimdiden leylekle gelen bebek fotoğraflı bir yazı bile yazdırıp taslak kısmına attıran, buzdolabı üzerine isim listesi çıkarttıran, "hadi bu seferkinin cinsiyetini öğrenmeyelim, sürpriz olsun doğumda" diye kararlar aldırtan, "Nisan anneleri" grubuna üye ettiren, seyahat ve tatil planlarını iptal ettiren, aynı zamanda da "2. çocuk mu, şimdi mi, birden mi" diye korkutan, "ya ilki gibi sorunlu testler, erken doğum olursa" diye endişelendiren, "hiç hissetmiyorum bu hamileliği yahu" diye düşündüren, Maya'nın hastalığında ise hafif hafif gelen kramplarla "daha şimdiden zorluyor, bu hamilelik çok erken oldu, napıcam ben" diye korkutan, sonra birden kanamayla ve ağrıyla uyandıran, doktora koştuğumda ise daha birkaç gün önce ilk defa gördüğüm kesenin olması gerekenden çok aşağıya kaydığını, kesenin atılmasının sadece saatler meselesi olduğunu öğrenip sudan çıkmış balığa döndüren.. Çok hızlı olup biten, hiç beklemediğim bir kısa varoluş ve kayıp hikayesi..

Mantıklı, okuyan, düşünen, araştıran bir insanım ama hamilelik hormonlarının da gücünü azımsamamalı, çok üzüldüm.. Özellikle de hamileliği beklemezken, sonra heyecanla karışık sevinç duymuşken, alışmışken, birden.. Nedensiz..

Her 10 hamilelikten 2'si ilk 12 hafta içinde fetüse bağlı nedenlerle sona eriyor, yumurta ile spermin birleştiği ana bakarsanız hele, 10 hamilelikten sadece 3 tanesi doğumla sonuçlanıyor! Yani doğum bir mucize gerçekten; düşük ise aslında daha yüksek bir olasılık. Üstelik genel olarak bu dönemdeki düşüklerin nedeni kromozom sorunları gibi fetüse ait nedenler, anne ister 7/24 yatsın, ister elini dahi kaldırmasın, olacağı varsa oluyor. Olması da gerekli zaten, doğanın bir seleksiyonu ya da Allah'ın bizim göremediğimiz bir "büyük resim" planı. Fakat yine de insan elinde olmadan düşünüyor; çok mu zorladım bedenimi, ben mi neden oldum diye.. Tüysiklet de olsa kızım, sonuçta 10kg yükle merdivenler çıkmak, tek kolumda belime destekle kucağımda oturan o varken tek kolumla yıkanmış çamaşırları asmak, günlük kaldır taşı indir işleri, Maya'yla koşturmalı oyunlar, atlanan yemek öğünleri, sonra üstüne virütik hastalık riski..

Ama ne yapabilirdim ki? 2 yaşında bir çocuğum var ve evet onu düşünmek zorundayım. Onu kucaklamak, öpmek, hasta olduğunda gece boyu nefesini dinleyerek oturduğum yerden bacaklarım uyuşsa bile kıpırdamadan koynumda uyutmak zorundayım. Ayaklarımı dikip yatma lüksüm yok ki! Bazı bloglarda okuyorum kadınlar hamile kaldıkları an evin hiç bir işini yapmıyor hatta üst rafa doğru uzanıp bardak bile almıyorlarmış! Ayrıca zorunluluk olarak da görmüyorum, severek isteyerek yaptığım işler bunlar benim. Varlığına şükrettiğim ailem.. Yine de ben mi neden oldum, çok mu zorladım kendimi diyorum ve mantığım öyle olmadığını söylese de, kalbimden gelenle üzülüyorum.

Bir de tabii her anne adayının bu dönemde yaşadığı "ya iki çocuğa bakamazsam" endişesi vardı, "ya eşimle sosyal çevremle işimle ilişkilerim dengedeyken ikinci çocuğun gelişiyle bu denge bozulursa" endişesi vardı, "ya kızım kardeşe hazır değilse, ya olumsuz tepki verirse, ya psikolojisi bozulursa" endişesi vardı. Hastalık ve sıcak da eklenince, çok olumsuzlaştım geçen hafta. Hatta sıklıkla "neden şimdi oldu, çok erken, hazır değilim" diye düşündüğüm oldu. Hatta hamileliğimi öğrendiğim andan beri gördüğüm "düşük yapma" temalı, kan revan içindeki rüyalarım arttı, her gece bir başka kabus görür oldum. Kızıma hamileyken gördüğüm o uzaylı pırıl pırıl yıldızlı rüyaların aksine, devamlı kan, elime batan iğneler, kürtaj, arılarla dolu bir odada doğum yapmak gibi tuhaf ve beni korkutan rüyalar görmeye başladım.. Belki ben düşüncelerimle psikolojimi etkiledim, o da bebeği etkiledi, "istenmediğim yere gelmem" dedi.. Bilmiyorum.. Ama mantığım böyle değil diyor; beyin gücüyle çocuk düşürülseydi heralde istenmeyen gebelikleri yaşayan kadınlar merdiven tepelerinden kendilerini atmazdı.. Ama yine de.....

Çok hızlı olup bitti herşey. Ne hamileliğimi anladım doğrusu, hiç bir hamilelik belirtisi olmamıştı daha. Ne de düşüğü ve kaybı anladım. Ama üzüldüm, üzülüyorum, hep de üzüleceğim.. Arkasından "oldu bitti geçti gitti hadi zil takıp oynayalım" demek ona da haksızlık, siz okuyanlara da haksızlık. Böyle hissetmiyorum çünkü.. Gözlerim doluyor, boğazıma bir yumru takılıyor, böyleyim işte aslında ben.. Hele o BabyCenter'dan kaydımı silmeyi unuttuğum için 7. hafta mektubu geldi ya üstüne, sanki o an idrak ettim aslında ne olup bittiğini..

6 haftalık hamilelik ve düşük. Daha kalbi bile atmaya başlamadan.. Yazmasam da olurdu belki, hiç yaşanmamış gibi. Bir çok insan için bu büyütülecek bir acı değil çünkü; hamileliğinin son ayında bebeğinin her eşyasını alıp hazırlamışken bebeğini kaybeden, doğurup emzirip koşturmaya başlamışken bir gün aniden elinden kaçırıp arabanın altına koşturuveren yavrusunu kaybeden, yıllarca emekle bakıp büyütüp yetiştirdikleri evlatlarını teröre, trafik kazasına, hastalıklara kurban veren benim de bizzat tanıdığım bazı anaların acısının yanında bu gerçekten büyütülecek bir acı değil çünkü.. Haddimi biliyorum, asla karşılaştırmıyor, Allah daha büyük acı yaşatmasın hiç birimize diyorum.

Ama yine de olmadı işte.. Yine de yapamadım. Hiç yaşanmamış gibi olsun, unutuvereyim diyemedim.. Kendimce zor bir dönemden geçiyorum. Sadece yazmak ve hiç tanımadığım sizlerle paylaşmak istedim..

Üzerinden 10 gün geçti. Merak etmeyin, toparladım ve iyiyim artık. "Bir iş olmadıysa ya daha hayırlısı olacağı için ya da gerçekten olmaması gerektiği için olmuyordur" diye bir söz vardır, ben ona çok inanırım. O nedenle toparlanmalı, hayata odaklanmalıyız. Hepimiz.

Bu kadar erken dönemde, kısa sürede tüm bu farklı duyguları çok yoğun halde yaşamak zordu ama uzamaması, bence hakkımda en hayırlısı, en büyük şansım oldu. Sonuçta hepsi 3 haftalık bir yolculuk oldu ama çok şey öğretti bana.

1. Düşük de hamilelik gibi hayatın bir gerçeği, bir kadın için düşük deneyimi bir öğrenme yolu. Benim başıma daha önce hiç gelmemişti ama bunu çok sık yaşayan, çok ağır yaralar alan yakın arkadaşlarım var. Bana hep "nedense insanlar acımı yaşamama bile izin vermiyor, daha gençsin çooook çocuğun olur boşver diyorlar, bu çok canımı acıtıyor" derlerdi. Doğruymuş. Lütfen siz de düşük yapmış bir kadına bunu demeyin, çünkü insanın aklındaki son şey "bitane daha yaparım" oluyor.. Ben daha önce düşük yapan arkadaşlarıma elimden geldiğince "seni anlamam mümkün değil ama acını paylaşıyorum, sabır diliyorum" derdim ve hiç "olsun boşver yine olur, üzülme" demezdim. Bu önemliymiş, gerçekten insan "yeni hamilelik ve birsürü bebekler" falan duymak istemiyor bu dönemde.

2. Daha büyük acılar tattırmasın Allah ama kısacık da küçücük de hatta insan bile sayılmayacak bile olsa bir canın kaybı söz konusu olunca, insan yine de üzülüyor, bir boşluk, bir hayal kırıklığı yaşıyor. Anlayışlı olmak, düşük yaşayan kadının biraz kendi içinde yas sürecini tamamlamasına izin vermek lazım. Hiç olmamış gibi davranmak ya da değerini düşürmek insanı üzüyor.

3. Bazı kadınlar düşükten sonra olaya çok mantıklı yaklaşıp çok kolay toparlanabiliyorlar. Bunu "hissizlik" olarak algılamamak lazım. Sonuçta yas süreci her insanda farklıdır ve bir noktada hepimiz "hayat devam ediyor" diyecek olgunluğa ulaşırız. Kimimiz için kısa, kimimiz için uzun zaman alabilir. Yargılamamak lazım.

4. Böyle bir deneyimden sonra, inancım ve olumluyu görme şevkim arttı. Elimdekine, sahip olduklarıma bakarak mutlu oldum. Tanrı'ya bana bu şekilde kendine şükretme fırsatı verdiği için, elimden bir hayalimi alırken yine de beni koruduğu ve kolladığı, bu yoldan bu kadar az acıyla ve kayıpla geçirdiği için şükrettim. Ne kadar şanslı olduğumu düşündüm, sağlık ve mutluluğumun devamı için gönülden dua ettim.

Evet; artık "bu şekilde olması gerekiyormuş" diyor, kabulleniyor ve elimdeki diğer hayat güzelliklerine bakıyor, tüm bunlar için şükrediyor ve hayatın tadını, rengini, kokusunu yakalayarak yaşamaya devam ediyorum. Çünkü bizden bu bekleniyor, genetik kodlamamız bu şekilde. Beynimiz olumluya yöneliyor, olumlu anıları saklamayı tercih ediyor. Unutmak değil tabii, kabullenmek ve yola devam etmek. Güçlü ve sağlıklı bir insanın yapması gereken bu.

Son bir sözüm olacak bu konuda; Allah bana ve sevdiklerime, anlamını kavrayamadığım acı yaşatmasın, O'nun yolunda ilerlerken yolumu, amacımı sorgulatmasın. Bundan bir ders aldım, bir deneyim kazandım; düşük yapan insanlara artık daha farklı bir gözle ve sözle yaklaşacağım ve yaşamın gerçekten bir mucize olduğuna, sağlıklı bir evlada sahip olmamızın aslında ne kadar düşük bir şans, bir hediye olduğuna inanacak ve buna sahip olduğum için şükredecek, sağlık, mutluluk ve bereketin artarak devamı için Allah'a dua etmeye devam edeceğim.

Hepimizin yolu aydınlık olsun.. Hakkımızda hayırlısı olsun..

69 yorum:

  1. ahhhh nasıl yanında olsam ki... minicik olsa da acabalarla dolu olsa da insanın aklı işte üzülmemek imkansız. derinden hissettim duygularını. bununla geçmiş olsun diyorum. bazen kısmet diyebilmek insanı çok rahatlatıyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim Nihal, çok haklısın..

      Sil
  2. Sevgili Ceren. Her gün düzenli olarak yeni postunu aradım. Maya’nın düzelemediğini düşünmüştüm. Çok üzüldüm, çok geçmiş olsun. Benzer bir durumu ben de yaşadım. İlk bebeğimde 2,5 aylıkken kalp atışını duymak için doktora gittiğimizde doktor “kese boş içinde bebek yok” dedi. Ben 2,5 ay boyunca her gün gelecekteki günlerimizin hayalini kurarken, bebeğimle konuştuğumu sanırken günden güne büyüyen boş bir keseyle konuşuyormuşum. Şimdi düşününce komik geliyor ama o dönemde bir hafta gözyaşlarım sel oldu aktı. Sonra bir düşüğüm oldu, öğrendik ve gitti. Bu kadar kısa. Kızımı 7 sene bekledim. Geldiğinde ilk söylediğim şey “bilseydim bu kadar güzel bir bebek geleceğini gidenlerin ardından ağlamazdım bebeğim” oldu. Elbette acının büyüğü küçüğü olmaz, sonuna kadar hisset ve yaşa. Ama unutma senin gözünün içine bakan dünya tatlısı bir kızın var. Allah evlatlarımızı bize bağışlasın, Allah kimseye evladının acısını göstermesin. Düşük için asla kendini suçlama. Bebeğini düşürmek için olmayacak şeyler yapan ve yine de düşüremeyen insanlar duyuyoruz, o iş o kadar basit değil. Kızım hamileliğinde yine düşürmekten korktuğum için hareketlerimi kısıtlamıştım. Kanamam başlayınca korktuk ve hastaneye gittik. Nöbetçi doktor ameliyatta olduğu için bizi başka hastaneye yönlendirdiler. Muayenen ettiklerinde kesenin iki katı boyutunda kan biriktiğini ve keseyi zorladığını gördüler. Ultrason cihazını çıkardıklarında öyle çok kanamam oldu ki doktor kendi hastaneme gitmemi söyledi. “Muhtemelen şimdi düştü, bu gece hastanede müşahade altında tutulur, yarın sabah operasyona alınırsın” dedi. Tabi bende gözyaşları sular seller gibi. Kendi doktorumun olduğu hastaneye döndüğümüzde nöbetçi doktorda tekrar muayene etti ve bebeğin halen yerinde olduğunu söyledi  o zaman dedim ki bu bebek ya doğacak ya da daha fazla büyüyünce karnımda ölecek. Allah beni sanırım bebeğimle sınıyor. Çok zorlandık, aylarca evde yattım. Hareketlerim kısıtlandı. Son aylarda doktor ilacı kestiğinde gelişimi gerileyince her anımı bebeğimi kucağıma alabilmek için Allah’a dualar ederek geçirdim. Çok şükür huysuzluk gurusu da olsa sağlıklı bir kızım var. Hatta çok güçlü olduğunu düşünüp hayran olduğum bir kızım var. Genetik bir sorun varmış ki bu kadar kısa sürede düştü. Doğanın kendi içerisinde muazzam bir düzeni var. En sağlıklıyı bulana kadar gerideki her şeyi eliyor. Arkadaşımın ablası ilk çocuğunu 5 aylıkken ve canlıyken alınması gerekiyor diye ölü doğurmak zorunda kaldı. Bebek tavşan dudaklı göründü, kızcağız öyle de kabul etti ancak kurul başka sorunlar görünce olay bu ölü doğuma kadar geldi. Bunlar ve daha niceleri. Benim doktorum kadınların %70 şi düşük yapar ama bunu fark etmezler bile demişti. Çok uzadı farkındayım ama yalnız olmadığını bil diye yazıyorum. Seni okudukça benim durumlarını yaşayan insanların olduğunu bilmek beni rahatlatıyor, umarım benim de sana faydam olur. Bir çoğumuzun yaşadığı durumlar. Zaman ve ortam demek ki hazır değilmiş, vizesini aldığında totonu yırtsan da o bebek doğacak aklından çıkarma.
    Sevgiyle kalın.Berrin

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Berrin çok teşekkürler, neler yaşamışsın. Sen kızım güçlü diye ona hayranlıkla bakıyorsun ama baksana sen de ne kadar güçlüsün.. Çok haklısın, Allah bize kızlarımızın büyüyüp kendi ayakları üzerinde duran yetişkinler olduklarını görmeyi nasip etsin inşallah :)

      Sil
  3. Ceren ilk gebeliğim dış gebelikti ve olabilecek en kötü şeyler başıma geldi. İç kanama ile acile kaldırıldım. Sol tüpüm alındı. Biyolojik olarak doğal yollarla hamile kalma ihtimalim %40-50 oranında azaldı ve tam her şeyi atlatmışken biyapsi raporunda bebeklerin ikiz olduğunu öğrenince bir kez daha yıkıldım . Ama ameliyattan 7 ay sonra Asya'ya hamie kaldım. Benim için ailem için demek ki doğru zaman değilmiş diyebiliyorum ilk gebeliğim için şimdi şimdi. Acını kendi acımmış gibi hissediyorum... Mayatoya kojaman sarılıyorum..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok geçmiş olsun Ahu, bak demek ki gerçekten daha güzeli olmuş senin için de, çok teşekkür ederim paylaştığın için..

      Sil
  4. Çok üzüldüm. Allah sabirlar versin canım. Demekki şuanda yeni bir çocuk kısmet değilmiş deyip, yoluna devam etmen en doğru olan. Allah Malatya uzun omurler versin
    acini canı gönülden paylaşıyorum:(

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim Tokideki Ses.. Gerçekten kısmet değilmiş..

      Sil
  5. ah ceren ah..
    arin süpriz ya ve biz ikinci bi çocuk istemiyoruz ya insanlar ya süpriz olursa yine deme öyle diyorlar..bazen ya olursa diye korkuyorum..çünkü kıyamam, çünkü içimden çıkacak olan varlık nasıl bir mucize biliyorum artık..bu yüzden bu, büyütülmeyecek bir acı değil, düşünme öyle..sen daha iyi bilirsin ama acınızı yaşayın diyor uzmanlar..yaşa sen de..belki yine gelir, bulur sizi..hayat bazen kısmetten öteye geçemiyor..
    öperim maya'mı da seni de..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sağol canım, biz de çok öpüyoruz.. Belki çocuğum olarak gelmez ama bir genç dost olarak gelir hayatımın bir yerinde beni bulur, kim bilir..

      Sil
  6. Ceren! İçim nasıl acıdı, gözlerim nasıl doldu okurken bir bilsen...
    benim de ilk gebeliğimde bir kaybım oldu, şimdi hayatta olsa 4 yaşına gelecekti. İçimden hala çıkmıyor. hastanede kaçıncı gebeliğin diye sorduklarında söyleyemiyorum O'nu.. o da ufacıktı, minicikti ve hala öyle.. kim, ne dese boş belki ama inan, yanında olup sarılıp elini tutmak isterdim.. Acını bizzat yaşayan biri olarak çok çok iyi anlıyorum. dediklerin sonuna kadar doğru. ama kendini sakın suçlama. bak şimdi 17 haftalık hamileyim, 13-14 kiloluk topaç bir oğlum sırtımda, karnımda az tepinmedi. ev işlerinden hiç geri kalmadım ama nasip olunca kızım tutundu hayata.. eğer senin miniğin sağlıklı olsaydı devam ederdi zaten. ilk gebeliğim için kendimi o kadar suçladım ki yıllarca gerçeği hiç göremedim..
    tam 9 koca yıl defalarca düşük ve ölü doğumdan sonra bebeğine kavuşmuş bir yakınım şu cümleyi etmişti: "siz 9 ay taşıdınız, ben yavrumu 9 sene karnımda taşıdım!" bu da hayatın bir gerçeği dediğin gibi, çok acı da olsa..
    Şükredecek çok şeyimiz var, Allah seni güzel kızına, eşine, sevdiklerine bağışlamış, çok şükür.. Sana da çok kötü şeyler olabilirdi.. Allah sevdiklerine uzun, hayırlı, sağlıklı ömürler versin, acılarını göstermesin canım..
    Çok üzüldüm, şehit haberlerini okuduktan sonra boğazımdaki içinci yumru oldun..
    hem başın sağolsun, hem geçmiş olsun Cerenciğim, seni bizzat tanımasam da çok seviyorum :(

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet, seni çok iyi anladım.. Bebek bile denemezdi ama annelik böyle birşey işte. Unutulmuyor sanırım.. Benim de şimdi gözlerim doldu bak, anladım seni ben de..
      Ama sen üzülme bak, şimdi senin gülme zamanın :) Ah hiç aklıma gelmedi ki bunu yazarken eşek kafam.. Allah yavrularımıza ömür versin, sağlıkla kucağına al :) Yarıladın bile baksana :)

      Sil
    2. senin kocaman bir kalbin var, kendini bıraktın da beni üzdün diye mi üzülüyorsun :) hiç üzülme yanında olduğumu bil istedim..
      yarıladım ama korkularım da büyüyerek çoğalıyor ;) amin, canım.. en önemlisi sağlıklı olabilmek, gerisi hep hallediliyor...

      Sil
    3. :) Yaparsın sen, hiç merak etme!

      Sil
  7. Cerencim çok geçmiş olsun ama eminim ki sen bunun üstesinden de kendi başına geleceksin Allah herseyden önce sağlık versin gerisi gerçekten hikaye ve inanıyoum ki Maya en büyük ilacın olacaktır. kucak dolusu sevgiler gonderiyorum

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Biraz deli dolu bir dönemi, o da etkilendi ne yazık ki ama evet yine de ilaç ;) Teşekkür ederim

      Sil
  8. Çok geçmiş olsun acını yaşamış ve geride bırakmışken yaranı daha fazla deşmek istemem. Umuyorum ki hayırlı zamanda ve hayırlı mekanda o melek yeniden anneciğine gelecek, dua ile

    YanıtlaSil
  9. Sevgili Ceren,
    Allah unutturacak başka acı vermesin. Geçmiş olsun.
    Sana sımsıkı sarılıyor ve en kalbi dualarımı gönderiyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkürler Okuyorsak sebebi var, amin..

      Sil
  10. Esimle evlenmeden once 2 kere kurtaj oldum cunku cocuk icin evli olmamiz gerekiyordu (!), sizlerin hassasiyetini gorunce yine yaram desildi uzuldum:( sen elinde olmadan kaybetmissin, ben bile bile sonlandirdim... her iste hayir vardir, uzulme, umarim daha da iyi olursun...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ama öyle deme, annenin hazır olması en önemlisi. Sen hissetmişsin ve hazır değilmişsin, zorla güzellik olmaz ki..

      Sil
  11. Geçmişş ş ş olsun.

    Ben de başımıza gelen olumsuz bulduğumuz olayların coğunun bizi başka acılardan koruduğuna inanıyorum. Hazır hissetmeden bir çocuk sahibi olmak, belki yeni sorunlar getirecekti ailenize, belki de nlardan korudu Allah, öyle düşünmek rahatlattı beni.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sağol canım.. Kesinlikle her işte bir anlam var bence de.

      Sil
  12. Of Ceren nasıl korkarak okudum yazının girişini. Maya'ya bir şey oldu sandım. Çok gerildim. Gerçi devamında okuduklarım da gerginliğimi geçirmedi ama işte sizler iyisiniz neticede, buna sevindim bi oh çektim. Yukarıda herkes yazmış.. Herkesin bir düşüğü olmuş nerdeyse. Evet benim de oldu. Doğu'dan önce.. O konuda o zamanlar bakış açım çok netti. O içerdeki oluşumu bebeden saymamıştım, o yüzden de beni etkilememişti. Ama şimdi bi bebe sahibi olduktan sonra heralde etkilenirdim. Seni çok iyi hissettim, anladım ve sarılmak istedim sana.

    Ama her zaman olduğu gibi önce duygularını dibine kadar- en uçlarda yaşayıp sonra da o diplerden aldığın mücevherlerle yüzeye çıkmışsın. Söylemesi kolay.. Hayat devam ediyor.. Çok geçmiş olsun sana.

    Konuyla alakasız bölüm: Bu arada bu gelişme bana bir sürü soruyu sordurtmadı değil hani. Eşinin tatiline mi denk geldi.. Yalnız mıydın bu süreçte..

    Başka sorular da var ama şimdilik sormaya çekindim. Belki sonra : ))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ay sorma Maya da terelelli, o da çok etkilendi ama onu sonra yazıcam. Sağlık olsun da gerisi valla önemli değil, şükrediyorum..
      Evet herkesin bir düşüğü olmuş, benim başıma ilk 37 yaşımda gelmesi ne büyük şansmış, benim doktorum da yukarıdaki yorumcuların birinin dediği gibi kadınların çoğu en az bir kez bazen hiç anlamadan bile düşük yaparlar dedi bana.. yani aslında çocuk sahibi olabilmek bir şansmış Dukuju!
      Şanssızlık çok zıt duyguları çok kısa sürede yaşamak oldu ama aslında bu da büyük şans, buna da şükrediyorum (iyice Pollyannaya bağladım) uzasa kürtaj falan gerekecekti, o zaman çok daha zor olacaktı, yine de Allah korudu diyorum..
      Çok teşekkür ederim yazdıkların için. Yok eşim neyse ki buradaydı ama yarın gidiyor (kerata) :) Sor sorularını çekinme, öptüm

      Sil
  13. Nasılda etkileyici bir makale.. Doğrusu düşünmeme sebep oldu desem yeridir. Bravo diyorum..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ya da hiç düşünmemek lazım, bilemiyorum ki.. Çok düşününce de bize yaramıyor sanki..

      Sil
  14. Seni burada yazamayacağım nedenlerle çok çok çok iyi anlıyorum. Çok üzgünüm Ceren, ama sen artık iki meleğin annesisin. Öyle düşün. Bi yerde okumuştum. Düşükler doğanın sağlıklı bir bebeğin dünyaya gelmesine bir engel varsa, bu durumun yaşanmamasına hizmet edermiş çoğunlukla. Yani sağlıklı nesillerin devamı için. Allah korusun, belki çok daha üzüleceğin şeyler böylece engellendi. Yerine çok büyük mutluluklar gelir inşallah. Çok öpüyorum seni, kendine dikkat et olur mu?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tabii ki öyle, doğal seleksiyon ve gerekli derken bunu kastetmiştim. Ama dediğin gibi, ben de o şekilde düşünüyorum.. Amin canım, sevgiler..

      Sil
  15. Çok üzüldüm, üzgünüm. Benzer bir hikayem ya da seni teselli edebilecek sözcüklerim yok. Sadece acını paylaştığımı ve seni düşündüğümü söylemek istedim. Maya'ya kocaman öpücükler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim.. Biz de öpüyoruz..

      Sil
  16. Ceren, ne desek boş ama okurken acını içimde hissettim. Dürüstlüğün için, yazarken bir kez daha canın acısa da bizlerle paylaştığın için kendi adıma teşekkür ederim. Dediğin gibi acını anlamaya çalışabilirim sadece ve elimden tek gelen de sabır dilemek.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim Nur, paylaşınca azalıyor gerçekten de..

      Sil
  17. :((herseyden onemlisi maya saglıklı ve aıle olarak bır aradaaınız çok şükür.allahım mutluluğunuzu ve huzurunuzu daım etsın ve en istedıgın zamanda bırde mınık versın.anlamıştım bişiler olduğunu zaten sana sadece sabır dıleyebılırım tabıkı kolay degılki bunlar..helekı zor bir çocugun varsa ikinciyi dusunmek bıle ıster ıstemez olumsuz seylerı dusunduruyor kendınden bılıyorum.anne kız ıkınızıde coook opuyorum

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sağol Giz, gerçekten öyle, çok iyi düşünmek lazım çocuk sahibi olmadan önce, gerçekten fiziksel ve psikolojik anlamda zorlayabiliyor insanı, hiç bir şey beni annelik kadar zorlamamıştı, sınamamıştı sanırım.. Allah sağlık versin de, yine şükür, bunlardan öğreniyoruz işte hayatı..

      Sil
  18. Sanal dünya gerçek dünyaya sandığımızdan çok daha bağlı aslında, özellikle sizinki gibi benzer tecrübeler yaşayan insanların dertleştikleri bloglarda. Yazının asıl konusu için ise geçmiş olsun diyeceğim öncelikle, sonrasında ise acının, mutluluğun kıymetini anlamamız için yaşanmamız gerektiğine ve her şerde bir hayır olduğuna inanan biri olarak kendinizi suçlamamanızı tavsiye ediyorum. Düşük benim tecrübe etmediğim bir konu ama annem yaşadığından bahsetmişti, hiç hazır olmadığı bir anda gelen ve karnında ölen, onu da neredeyse zehirleyen bebekten. Bebek ölü doğmuş, iki sene sonra da ben olmuşum. Annemin ve babamın sonraki hayatlarını düşününce bir ablam ya da abim olmaması üçümüz için de en iyisi olmuş, bu hikayenin acınızı hafifletmeye bir faydası olur mu bilmiyorum ama. Size sıkıca sarılmak, Maya'yı da yanaklarından öpmek isterdim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok haklısın, herşeyin bir anlamı var. Ama annen sana sahip olduğu için çok mutludur eminim, zor bir evlilikten güzel bir hediye diyordur bence :)

      Sil
  19. Canım Cerencim çok çok geçmiş olsun neler yaşamışsın öyle ama küllerinden de yeniden doğmuşsun. İnşallah daha da iyi olursun. Sanal manal diyoruz ama benim evime sokmayı düşünmediğim komşularım var ama sen de dahil bloglarını okuyup özelden de yazıştığım blogger dostarıma evim, kalbim, kollarım hep açık hatta geçen hafta hep aklımdaydın (hissettim mi ne) hatta bu aralar yol geçen hanı olan evimize sizin gelmenizin hayali bile kurdum desem bana manyak der misin ? Sevgiyle, huzurla kal. Dualarımdasın. Semanur V.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim Semanur, senin de 6. hissin güçlü baksana... Olur mu olur, ne diyeyim :)

      Sil
  20. Geçmiş olsun. Ne kadar küçük olsa da acısı büyük. Biliyorum, ben de oğlumdan önce yaşadım bu acıyı, 11. haftada, ultrason fotosunu elime alıp aileme söylememe günler kalmışken... Haftalarca geçmedi üzüntüm, beklenen doğum günü geldiğinde, oğluma hamile olmama rağmen yine de yasını tuttum. Tabii oğluma hamileliğimdeki paranoyaklık ayrı hikaye! Doğana dek hep birşey olacak hissiyle yaşadım. Belki ilk bebek olduğundan? Sonra bak, kızım bile oldu :) 14 kiloyu 9. ayda bile kucakladım, merak etme yaptığın/yediğin/içtiğin bir şeyden dolayı değil, sen de biliyorsun. İnsan ona yoruyor; ama değil... Kızına sağlıklı ve uzun ömürler olsun... Seviyoruz seni...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Öyle değil mi, ben de biliyorum ama insan işte hala acaba diyor.. Amin canım, biz de..

      Sil
  21. İşte benim hikayem... Yas tutulan cinsinden... Acısı seneyi bulan... Paylaşınca azalır ya dertler, paylaştım ben de...
    http://bebekolurken.blogspot.com/search/label/H%C3%BCcre%27nin%20Hikayesi

    Geçmiş olsun...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok üzüldüm, Allah sabır versin :( Güçlü bir insansınız ve Allah oğlunuza uzun ömürler versin..

      Sil
  22. Ben de günlerdir blogu takip ediyorum. Yeni bir post olmamasından bir terslik olduğunu hissetmiştim. Hiç tanımadığım biriyle duygusal bağ kurup endişelenmek ilginç gerçekten. Ben de kızıma hamileyken düşük tehdidi atlattım ve o kaybetme korkusu nasıl anlayabiliyorum. Belki yavrun cennetin bir kuşu olmuştur ve seni orada bekliyordur. Böyle düşünmek belki seni biraz olsun iyi hissettirir. Evet çok küçüktü belki de ama biz kadınlar içimize düştüğü an anne oluyoruz sanırım. Allah daha büyük acı göstermesin inşaallah. Geçmiş olsun

    YanıtlaSil
  23. Çok çok geçmiş olsun. İki duyguyu birden kısa zaman aralığında yaşamışsın hiç kolay değil. Önce hazır olmadığın bir hamileliğe kendi alıştırman sonrasında tam onun varlığına alışmışken yaşanan kayıp. Çok üzücü tabiki de.
    Allah Maya'na sağlık versin. Sevgiyle kal...

    YanıtlaSil
  24. Okurken bile içim titredi , tüylerim diken diken oldu . Salya sümük bitirebildim yazını okumayı .
    Böyle durumlarda bir şey söylemek zor ama çok çok üzüldüm. Hayatta herşeyin hayırlısı , vardır verenin de alanın da bir hikmeti...Sen güçlü kadınsın bakarsın bir küçük mucize daha geliverir sonra . Hem Maya var çok şükür . Allah olan evladına sağlıklı ömürler versin inşallah .
    Annelik işte böyle , o kalbi atmayan 6 haftalık bebek bile ne kadar içini yakıyor insanın . Anneannemin çok güzel bir cümlesi vardır. 'ALLAH DOĞUMUNDA ÖLÜMÜNDE YAŞANACAK HERŞEYİN HAYIRLISINI YAŞATSIN' der .
    Duam seninle güzel insan.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Anneannenin duası ne güzelmiş, teşekkür ederim Ayşe..

      Sil
  25. Seni bebegim oldu olali takip ediyorum ogrenenanne, cok yardimci oldu blogun zor annelik gunlerimi atlatmamda. Gozlerim dolarak okudum yazini. Cok uzuldum. Insan elinde olmadan, bir sure hayaller, planlar kuruyor bebege dair. O kirilan hayaller bu kadar uzuyor galiba insani. Bir kaybin arkasindan uzulmek kadar dogal bir duygu yok. Duygularini oldugu gibi yasa ve guclu olmaya calisma. Tanismasam da kocaman sariliyorum.

    YanıtlaSil
  26. tam 2 sene önce hamileyken googleda kim bilir neler öğrenmeye çabalarken tesadüfen bulmuştum seni bir sürü blogu bulduğum gibi. ama hiç birini takip etmiyorum şimdi. bir tek senin adresin ezberimde açıp bakıyorum moralim bozulunca canım sıkılınca. 9 ay süren lohusalığım (evet! 9 ay sürdü:)) boyunca bir tek seni okurken daralmadım. diğerleri hep muhteşem annelerdi beni depresyona sokuyorlardı. sen ise gerçektin aynı benim gibi :) sessiz takipçinim, bazen bu isimle yorum bırakmışımdır. mesleğim nedeniyle ismini açıklayamayıp blog yazamayanlardanım ama seni de küçük Maya'yı da komşumdan daha iyi tanıyorum sanki. sanki yolda karşılaşsak siz de bizi tanıyacakmışsınız gibi.
    Bugün hiç bebeği olmayan ve bir kaç haftalık hamileliğin ardından bebeğini kaybeden bir arkadaşım dedi ki bizim için kimse bir şey yapamaz, hiçbir şeye ihtiyacımız yok, sadece yeni ameliyat olmuş biri gibi bekleyip iyileşmemiz gerek..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ayşenur teşekkür ederim, beni çok duygulandırdın.. Gerçekten de olmadığım gibi olmak istemem, zorlanıyorum ve bunu dile getirmekten de korkmuyorum, benim için terapi gibi yazmak. Okuyanların bu şekildeki yorumları beni çok sevindiriyor..
      Arkadaşın da çok doğru söylemiş.. Bazen sadece zaman gerekiyor..

      Sil
  27. Geçmişler olsun:( "olanların en Hayırlısı olmuş olandır"

    YanıtlaSil
  28. Kayıplar çok ama çok üzücü. Allah bu acıyı unutturacak acı vermesin.

    YanıtlaSil
  29. Umarım zamanla daha iyi hissedeceksin.. Kapatip gozlerini zamanin şefkatli kollarına bırak kendini... Bazen sadece beklemekten, iyilesmeyi beklemekten daha iyi bir şey olmuyor yapacak. Iyilesmek için cabalamak bile yorucu bazen... Sadece beklemek, zaman kendi işini yaparken beklemek... Ve olanlara bir sebep hele kendinle ilgili bir sebep de aramaya çalışma lütfen belli ki seninle yaptığın ya da yapmadığın bir şeyle ilgili değil olanlar. Çok uzaktan iyilikler guzellikler diliyorum sana.

    YanıtlaSil
  30. Hiç tanışmasakta uzaktan ara ara takip ederdim yazılarınızı.internetten uzak kaldığım 1 aylık sûrede çok şey yasamışsınız.insanın varlığından bile yeni haberdar olduğu birının yokluğu ne kadar ağır olabiliyor insan bu dönemlerde farkediyor.iyileşmek için zaman gerekecek.umarım çabucak sarılır yaralarınız,geçer gıder yorgunluklarınız...insan mucizeyi böyle anlarda farkediyor.sureklı olan şeylerin mucize olabileceğini aklımızdan çıkarıyoruz.her şerde bır hayır vardır muhakkak.ve insan ancak teslim olunca huzur buluyor.hayatınızda ıyılık güzellik sağlık olsun.Allah daha hayırlısıyla karşılasın...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kesinlikle.. Teşekkür ederim, amin.

      Sil
  31. Cok gecmis olsun. Umut ve sevgi dolu günler diliyorum.

    YanıtlaSil
  32. çok geç gördüm postu. 2 kez uzun uz6n yazdım silindi bu ulaşır mı bilmem kısa keseceğim. öncelikle çok geçmiş olsun kürtaja gerek kalmaması büyük bir şans olmuş. senin hiç bir sorumluluğun yok bu olayda hatta edilgensin bence. ne isteyerek yaptın nede isteyerek kaybettin. o yüzden bir sahilde sessizce dalgaları izler gibi doğal olanı kabullenip yaşayıp geçeceksin zamanla acısı da dinecek bence. bak annenmin 2 doğumu 4 çocuğu var. sonra 4. kez hamile kalıyor (ilk doğan ikizler fazla yaşamadan ölüyorlar) tabiki 2 defa ikiz büyüten biri olarak her şeyi deniyor düşüremiyor teyzemi. o kadar kolay olmuyor. artı ben 10. haftada şakır şakır akan bir kanama geçirdim dr çok zorşamışsın kendini dedi. 8 kez 4 katlı merdiveni inip çıkmıştım okulda nöbetçiydim. ama deren doğdu işte. ( 2 yıl uğraştım gebe kalabilmek için )bir de poliyannacılık yapayım istediği zaman hamile kalabilenle yıllarca uğraşarak hamile kalan birinin düşüğü yinede aynı kefede değil. bende o kanamada ve sonrasında çok panik yaşadım seni anlayabiliyorum ama geçip gidecek umarım daha iyisindir ş imdilerde

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İyiyim Özdencim teşekkür ederim, Allah daha büyük dert vermesin, dediğin gibi zamanla insan mantıklı düşünüp kabulleniyor, sonuçta hormonların da etkisi vardı, geçti artık..

      Sil
    2. sevindim bir sessizlik var hala sende ama gözlerden kaçmayan. haftada en az 1 -2 post oluyordu sanki kal sağlıcakla..

      Sil
  33. Deşmek gibi olmasın ama inanın üzüldüm.. Geçen hafta bir arkadaşım 8 aylık bebeğini kaybetti. Kordon dolanması yüzünden. 1 hafta sonra kızlarla evine gittik. İnan ne denir bilmeden gittim ve Allahtan kimse konuyu açmadı ve birşey demedik. Açıkçası bu durumda nasıl davranmak gerekir, konuyu açmamak mı yoksa konuşmak mı, yoksa bekleyip mi yaklaşmak lazım bilmiyorum. Ben de çok kızıyorum aman gençsin yine olur sözlerine. Çünkü o an karşımızdakinin duymak istediği o değil. Ben de hamileliğimde düşük tehlikesi yaşamıştım. Ve gittiğim bir prof. eğer bir bebek anne rahmine tutunmadan düşüyorsa bu şu demektir demişti. Demekki o fetusta bazı problemler var ve o bebeğin dünyaya gelmesi uygun değil. Düşükler olmasa sokağa çıktığımızda eli kolu bacağı olmayan insanlar çok fazla olurdu etrafımızda demişti. Sakın kendinizi suçlamayın. Veren de Allah, alan da.. İyi olmanıza çok sevindim. Herşey bizler için. Sevgiyle öpüyorum yanaklarınızdan..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ah.. Ben de arkadaşınıza çok üzüldüm.. 8 aylık hem de.. Allah güç versin..

      Sil

Anonim yani isimsiz ya da rumuzsuz yorumlara, hakaret, belirli bir gruba karşı ayrımcılık ya da ırkçılık içeren yorumlara, en önemlisi de yanlış bilgi ya da yönlendirici (melisiniz, malısınız'lı) yanlışlar içeren yorumlara BU BLOGDA YER YOKTUR. Bu davranışları yapan kişiler, genel huzurumuz için engellenecektir. Teşekkürler!