31 Ağustos 2015 Pazartesi

Kızımla başbaşa 10 gün

"Kayıplara karıştın, neredesin?" diyorsunuz, haklısınız.. Benim çılgın Beyaz Atlı Prens'im Kuzey Kore'ye gitti sevgili dostlar. Evet, Güney'e herkes gider, o ise (aklı selim) kimsenin gitmediği Kuzey'e sevdalandı. Neden? Çünkü kendisi bir maceraperest, bir "baba da olsam yine de çılgınım, cesurum, deliyim"ci ve sevgili karısı da "anne de olsam klasik anne olamam, illa ki bir çılgınlık yapmak ya da yapana vesile olmak lazım, mazallah yoksa ay ne sıkıcı çift derleeer"ci. Tencere ve kapağı. Neyse ki geri de gelebildi bu sabah, oradaki tombul ve çılgın adamın (adı hiç lazım değil) "Propaganda Bakanı" ya da törende pırt yaptı diye derin mahzenlerde prangalara mahkum edilmedi, bin şükür. Kavuştuk.. Kocayı saldım bayıra çünkü kendini gerçekleştirmeye, biraz kendiyle başbaşa kalmaya ve "hala maceraperestim, cool'um" diye hissetmeye ihtiyacı vardı gerçekten..

Biz de 10 gün Maya ile başbaşa kaldık (O o Amanın!) ve herkes hayatta, hatta aklı selim kaldığımızı bile iddia edebilirim (hangi deli kendini deli görür ki zaten?!)

2 yaşında bir çocukla tek başına 7/24 x 10 gün diyorum! Hani ayakta alkışlarım?!

Şaka bir yana, itiraf edeyim baştan çok korktum, özellikle yaşadığımız sağlık sorunları sonrasında hala "toparlama evresinde" olduğumuz için "tek başıma nasıl baş edeceğim?!" temalı panik krizleri yaşamanın eşiğine dahi geldim ama tahminimin aksine, çok güzel geçti. Sadece "hayatta kaldık" demiyorum bakınız! Beraberce çok eğlendik; şu an kendimi yenilenmiş, son derece olumlu ve huzurlu hissediyorum. Beyaz Atlı Prens'in Kuzey Kore'de kişisel challenge'ını yaşaması ve kendini bulması gibi, ben de Maya ile kişisel challenge'ımı yaşadım ve alnımın akıyla verdim bu sınavı. Yapabiliyorum. Tek başıma yetebiliyorum. Altından kalkıyorum. Bunu öğrenmek benim için çok önemliydi.. Allah başımızdan eksik etmesin, kızımı Beyaz Atlı Prens'imle büyütmeyi, yetişkin bir kadın olduğunu görmeyi nasib etsin ama hayatın binbir türlü hali var.. Tek başına kendi ayaklarının üzerinde durmayı öğrenmek lazım..

Gelelim neler yaptık neleeer, mercimekli köfteleeer :) Yok onu yapamadık ama yaklaştık diyeyim. Hava şansımıza çok güzeldi ve benim de kanamam ve ağrılarım hafiflemişti, bu sayede altlı üstlü tepindik, koşturduk, saatlerce oyunlar oynadık ve gezdik. Hayvanat bahçesine, havuza, derede ve göllerde yüzmeye, bisikletle gezmelere, günde en az bir kez dondurma yemelere ve Münih'in çeşit çeşit park ve bahçelerinde zaman geçirmeye ve en güzeli de her gün en az bir arkadaş ve bir eşek sıpasıyla buluşup hasret gidermeye ek olarak evde boyamalar, kitap okumalar, çamur ve kumdan heykeller yapmalar, beraber yemek yapmalar, dans etmelere kadar çeşit çeşit aktivite yaptık ve bir yıldızlı aferin daha bekliyorum burda: sıfır ekranla 10 gün geçirmeyi başardık!!! (Manyak mıyım neyim bu ekransızlık konusunda yahu, iş inada bindi sanki, iyice hippitrik oldum ben, siz ekranlı büyütüyorsanız asla asla asla laf etmiyorum bak (ne haddime, herkesin doğrusu farklı tabii ki) ama yine de, ekran ve nöropsikolojik sorunlar hakkındaki şu yazıyı bir okuyun derim).

Velhasıl zorlanmadım mı? Çooook. Çünkü Maya ne yazık ki geçen haftalarda yaşananlardan çok etkilenmiş, fiziksel ve psikolojik bazı sorunlar yaşıyordu. Maya artık kronik olarak 4 gün boyunca kaka ve 14 saate kadar çiş tutmaya başladı :( Ne yazık ki bunun nedeni hastalığı sırasında doktorun yapışkanlı sonda takıp "çiş yapman LAZIM" baskısı ve sonra da benim hassas dönemimde yaşadıklarımı anlamaz derken hepsini anlamış ve bana devamlı "Annenin karnı ağrıyo, anne ağlıyo, anne hasta" demeye başlamış ve benim de aklım başımda olmadığı için onun ne kadar etkilendiğini çok geç fark etmiş olmam.. Ne yazık ki Maya son 12-13 gündür çiş yapmak istemiyor, çişi geldiğinde tutuyor ve "çıkmasın çiiiş, Maya tut, tut, hayıııır" diye bağırarak ağlıyor ve artık 14 saatin sonunda daha fazla tutamayıp kaçırdığında, üstü başı yerler falan göl olunca başarısızlık hissi ve dehşet içinde çığlık çığlığa ağlıyor :( Ne yazık ki son durum bu şekilde. Ben düşük sonrası hormonlar vs derken kendi psikolojimi düzeltene kadar da olan oldu, bu sorun kronik hale geldi.. Aranızda böyle bir şey yaşayan ya da ne yapılması gerektiğini bilen var mı? Ben ilk başta çok panikledim ve "13 saat çiş tutulur mu, kesin fizyolojik bir sorun var" diye düşünüp çocuğu çişe zorladım ve tabii ki işi daha da berbat ettim. Kendime gelip de kendime dışardan bir klinik psikolog gözüyle bakınca tabii ki yaptıklarımdan şok oldum ve hemen kendi dışıma çıkıp olaya dışardan bakarak ve bunun aslında tipik bir 2 yaş dönemi "kontrolü sağlama, kendi elinde tutma" problemi olduğunu da bilerek, "bana bir anne başvursa, ben ona ne önerirdim?" diye düşünüp, hemen "yanlış davranışa hiç oralı olmama, doğru davranışı ise sözel ve fiziksel motivasyonla pekiştirme" tekniğini uygulamaya başladım. Fakat dediğim gibi, insanın çocuğu karşısında fiziksel olmasa da psikolojik acı çekerken ve bas bas bağırır çişin çıkmaması için sana yalvarırken, çaresizlik ve stresten insan bazen yapması gerekeni göremiyor ve çok yanlış yönde davranabiliyor.. Olan olmuş, iş kronik hale gelmişti.

Bu 10 gün başbaşa kalmamız iyi oldu çünkü "boşverme" tekniğini tek başıma, kimse karışmadan uygulamak daha kolay oldu. Bilirsiniz bir de anane, babanne, dede ya da çevreden karışanlar, "kıyamayanlar" ve senden daha "anne kesilenler" falan olunca iş daha da zorlaşıyor. Şimdi Maya hala çişini tutuyor, bazen 12-13 saati buluyor, sallana sallana yapmamak için baya kasıyor ama ben hiiiç oralı olmuyorum. Belki bu da bir dönemdir, gelip geçer diye umuyorum. Ama içten içe de böbrekleri, boşaltım sistemi vs konusunda hala endişeliyim ve bazen şeytan diyor "al götür doktora ultrasondur mr'dır kan idrar testidir neyse yaptır en azından kendi içini rahatlat çünkü sen kafayı doğduğundan beri bu çocuğun boşaltım sistemine taktın".. Ama melek de diyor ki "yazık bu çocuğa, kaç doktor dedi sağlıklı diye (şeytan araya giriyor "ama ileri tetkikler yapılmadı 2 yaşındaki bu çocuktan daha HİÇ kan alınmadı", melek diyor "ama doktorlar gerekli görseydi alırdı yapardı") boşuna çocuğun doktor travması yaşamasına, gereksiz testlerle canının yakılmasına, psikolojisinin bozulmasına neden olacaksın, bırak!" ordan şeytan son lafı sokuyor "bozuldu bozulacağı kadar daha ne kadar kötü olabilir ki durumun, 13 saat çiş tutuyor bu çocuk yahu daha neyi bekliyorsun!" diyor yahu.. Yani ikilemdeyim.. Ne yapmalıyım inanın ne anne ne de klinik psikolog olarak hiç bilmiyorum..

10 gündür o ne dediyse yaptım, 7/24 kucaklaştık, boğuştuk, zıpladık, güldük, oyunun aktivitenin gezmenin dibine vurduk. 10 gündür devamlı pozitifim, asla olumsuz bir sözü bırak yüz ifadem bile devamlı sırıtır şekilde, devamlı olumlu motivasyon, devamlı "harikasın, süpersin, akıllı kızım, güzel kızım, tatlı kızım, iyi yürekli kızım". Ağlamaya kalktığında hemen kucak, hemen dans yani bir diktatörün uşağıyım, soytarısıyım, o ne derse o.. Devamlı bana karnım ağrıyor mu, hasta mıyım falan diye soruyor ve hep "ooo hepsi geçti süperim çok iyiyiim" falan diye hopluyor, dans ediyorum. Dıştan tam bir deliler evi! Ama sanırım biraz rahatlattım psikolojisini. Bu arada da ufak bir diktatör olmadı değil (bugün dönen Beyaz Atlı Prens o kadar şok oldu ki, "sen ne yaptın bu çocuk resmen adı lazım değilden daha beter diktatör olmuş, hiç kural sınır kalmamış, nasıl bu hale getirdin güzel evladımı" diye saçını başını yoldu) olsun napalım.. Bu da bir dönem, bu da geçecek inşallah.. Ama dediğim gibi, bir yandan da "ya gerçekten fizyolojik bir sorunu varsa, taaa doğduğundan beri önce kolik sonra kabızlık, ya altta yatan ihmal ettiğimiz bir hastalığı varsa?" diye de düşünmüyor değilim..

Özetle kendimi düzelttim, şimdi Maya'yı düzeltmeye uğraşıyorum. O nedenle 10 gündür internete dahi girmedim, onunla kalktım onunla yattım, tuvalete dahi onunla gittim. Henüz durumunda bir değişiklik olmadı ama ben ona yapışınca onun bana aşırı yapışması, dakikada 50 defa "anne anne anne" demesi ve devamlı "iyi misin anne" diye sormaları azaldı sanki. Bu da bir gelişme..

Umudum var ama. Hem şimdi Beyaz Atlı Prens'ime de kavuştum. Sanki o gelince enerjim de yenilendi. Bugün kafa kafaya verip "doktora götürsek mi" dedik ama "götürsek de ne değişecek, durum psikolojikse daha beter edeceğiz, fizyolojik olsa ateştir, idrarda kandır, bi yerden bi bulgu verir heralde ya" dedik. Ne bileyim cahil cühela gibi mi davranıyoruz, ama geçen hafta aradığım ve durumu anlattığım doktoru da "getirmenize gerek yok, psikolojiktir, 2 yaşa özgüdür, geçer, hiç oralı olmayın" falan demişti.. Gereksiz ana baba endişesiyle zaten aşırı hassas ve duygusal olan çocuğumu daha da hırpalamak istemiyorum açıkcası.

İşte bizde son durumlar bu şekilde. Kendi kendime "olumluya odaklan, bundan sonra herşey güzel olacak, dertler geride kaldı, her inişin bir çıkışı vardır, artık sağlık ve neşe zamanı başlayacak" diyip duruyorum.. Eylül güzelliklerle başlasın haydi inşallah!

28 yorum:

  1. hoşgeldin :) umarım bir daha yaşamazsınız sıkıntılı günler..
    okurken annelik güdüsüyle hemen acaba idrar yolları iltihabı filan olabilir mi diye düşündüm. kızlar -hatta koca koca kızlar- çok kolay sistit oluyorlar, ilirsin. benim çocukluğum hep bu sorunla cebelleşmekle geçti. hala da sıkıntı yaşarım sık sık. acaba yaparken yanma filan oluyor mu?
    ama terddütünde de haksız değilsin, hastane, doktor, tetkikler perişan ediyor çocukları..
    tuvalet eğitimi başarılı oldu sanırım. biz hala bezliyiz ve bizim sıpanın hiç mi hiç niyeti yok. önce klozet adaptörü aldım oturmadı şimdi bir de lazımlık aldım bakalım ona ne diyecek. ay bitmiyo anacım bitmiyo :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İdrar yolları iltihabı olsa şarıl şarıl yapmaz ki, az az yapar. Yanılıyor muyum acaba yahu, hep öyle dediler.. Ateş olur sonra, kızarıklık falan olur, olmaz mı?
      Tuvalet eğitimi vermedim ki, 3 yaşından önce kesinlikle vermeyin, fiziksel ve psikolojik zararları say say bitmiyor diyorlar.

      Sil
    2. hadi ya ne biliyim TR'de 2 yaşını geçmiş bezli her çocuğa psikolojik tacizde bulunuyorlar da :) zaten bu inatlık dönemi için hiç uygun bir durum değil aslında.. millet sen daha bezini bırakmadın mı bakiim diye taciz etmese ben de oralı olmayacam ama çocuk etkileniyor gibime geliyor..
      Evham yapma ama belki Maya artık duramaz duruma geldiğinden öyle şarşar yapıyordur. bu yanma ya da herhangi bir durum olmadığı göstermeyebilir. çok ileri aşamalarda hani tıkanıklığa varırsa filan azar azar yapar. aman bi o eksik olsun ya umarım bişey yoktur..

      Sil
    3. Burada da 3 yaşından önce tuvalet eğitimi vermeye çalışan anneye ps,ikopat gözüyle bakıyorlar. Ay iki kültür arasında kabak benim başıma patlıyor :D
      Sakın oralı olma bence de, ne zaman hazırsa o zaman, bunu da senden daha iyi kimse bilemez ;)

      Sil
  2. Cerencim çok uzun süre tutulan idrarin mesaneden çıkarken böbreklere zarar verdiğini okumuştum. Sen bilirsin tabi ama hani ben olsam doktora götürürdum idrarda ki kan vs. her zaman gözle görülmez çünkü. Kan tahlili sonucta çok geniş şeylerin tarandıgi basit bir işlem. Hiç kan alınmamış olmasi da bence bulunduğun yerle alakali. Ela dan simdiye kadar iki kez kan alındı, değerlerine bakılmisti. Herşeyin yolunda olduğunu öğrenmek açıkçası içimi rahatlattı. Bir de ben de sık sık doktora taşınmayi doğru bulmuyorum ama sonrasında ikimiz birden aglayacagimiza şimdiden biraz ağlamasıni ve avunmasini tercih ediyorum. Psikoloji önemli ama fiziksel sağlığı herseyden önemli. Sonuçta aşı olurken daha fazla travma yaşıyorlar bence ama mecburuz değil mi? Çok geçmiş olsun,eğer doktora goturmezsen bol bol su icirerek süreyi düşürmeye çalışabilirsin, sistemin devir daim etmesi açısından. Öpüyorum iki güzel bayani da:)



    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Canım onu araştırdım, böbreklere zarar vermesi için 1 sene falan çiş tutma sorununun devam ediyor olması gerekiyormuş, o nedenle çok üstünde durmuyorum.. Haklısın ama zaten tüm kriz sonda takılıp idrar örneği istenmesiyle başladı, tekrar etmek istemiyorum bunu açıkcası :(

      Sil
  3. ay bu arada seni tebrik ediyorum. 10 gün gerçekten çok çok büyük bir başarı.
    ama bence başarının sırrı Maya'yı tedavi ederken kendini de tedavi etmende saklı :) hani sevdiğin birini mutlu edince sen de mutlu olursun ya, sen böylece kendi psikolojini de onarmışsın :) ikinize de kocaman aferin kızlar :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim :) Öyle oldu galiba :D

      Sil
  4. 10 gün yalnız çok zor, özellikle de dus vs gibi zamanlarda yalniz kalmak. Daha küçükkén ans kucaginda banyoya oturtup banyo kapısı açık karşısında yıkanırdım. Artık hayatta durmaz, bakalim gerekirse ne yaparız :)
    Bu arada seni bu ekransız yaşma ve yaşatma olayini okidikça aucluluk hissediyorum. Yani ben de hic onu tv karsisina oturtup iş vs yapmadım ya da çizgi film falan acmadim. Ama biz seyrediyoruuz film, dizi falan. O da yanimizda oynuyor. Biraz da bizim hayat seklimizle de ilgili. Ikimiz de ogretmeniz, yaz boyu bostuk. Tamam tatil yaptık uzun uzun, bol bol gezdik. Hergun denize, parka gittik. Ama babasinin da benim de en sevdigimiz sey film dizi izlemek. Sezon sezon biriktirip, bir gunde bir sezon bitirirdik eskiden. Bizim de olayımz bu, yani bebnm beyi hicbir güc kanepesinden bilgisayarindan ayirip da hele hele kuzey kore'ye gonderemez.
    Neyse iste biz bu yaz bir yandan oyun oynayip bir yandqa dizilerimizi izledik. Aren genellikle donup bakmadi bile ekrana. Bir de gece uyuyunca bazen, o kanepede uyurken biraz izledik. Yatagina yatiramiyorum cunku yatagının kenarını çıkarıp bizimkine bitistirdik ve uyanıp da yataktan düser korkumdan gunduz uykularinda bile yanindan ayrılamıyorum. Su anda da o uyuyor ben de yaninda oturmuş tablette takiliyorum. Soracacagım su ki cok mu zarar veriyoruz sence? Aaren hep benim kucagimda oturdu ve ben hep tek elle tablette gezindim. Cok canim sıkılıyor. Bazen ikimiz yalniz oynarken şoyle belgesel falan aciyorum, arada yan gozle bakiyorum. Ben acmasam tvyi babasi aciyor zaten. Cizgi film, reklam ve video klip yok kuralinı sadece yurütebiliyorum. Valla moral ver diye yazmiyorum, bu oadarı da zararli diyorsan soyle de kendimize gelelim. Verdigin linki okudum, ona gore uyurken bile zarali. Of of...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yok ben zaten her sabah duşumu yalnız alıyorum, kapıyı hafif aralık bırakıyorum bazen gelip bakıyor, geri gidiyor, kendi işine bakıyor :D Ama benim duşlar çok hızlıdır 10dk. Saçımı da haftada 3 gece o uyuyunca yıkıyorum ya da baba evdeyken :D İşin sırrını bu şekilde sağladım..
      Hiç suçluluk hissetme yahu, sonuçta 1-2 saat bırakmıyorsun ki çocuğu tek başına. Sonuçta o tv ile ilgilenmiyorsa kendi oyununu oynuyorsa neden etkilensin ;) Benim dediğim gözünü dikip sadece tv izleyen çocuklar yahu, yazık onlara.. Biz tv'yi Maya uyuduktan sonra açıyoruz, eskiden aynen sizin gibi 24'ü falan kesintisiz izlerdik yahu aaaah o günler :D Tv de alışkanlık, çikolata gibi, yedikçe yemek istiyorsun..
      Bu arada belgesel ile klasik ya da caz müzik bence bazı çizgifilmlerden daha iyi, sadece dikkat et bazen yırtıcı hayvan belgesellerinden korkabiliyorlar :P Aaa tavşan uyuduuu uyuyooo, aslan tavşanı öptü uyuttu hahahahah
      Sadece ekrandaki değil de ışık renk ve sık uyaranlar nedeniyle zararlı diyorlar, ona katılıyorum.. Rahat ol ama, sen bilinçli ebeveynsin hissedersin ne kadarı fazla ve zararlı..

      Sil
  5. Üfff, bir süru yazım yanlısı yapmısım, tablette eksik harflerle yazmaya alışamadim. 4. Satır da okudukça suçluluk hissediyorum demiştim. Diğerleri iyi kötu anlaşılıyor herhalde.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hiçbirine dikkat etmemişim, beyin tamamlamış ;)

      Sil
  6. :(idrar yaparken yanma flnmı oluyor acaba? Dr dediği gibi psikolojikte olabilir tabi,ay ne zorda bırakıyor bu ikilemler bizi..tuvalet olayınıda yeni halletmiştiniz dimi tam üstünemi geldi şimdi bu.iyice sinirlenmiştir çocuk tabi. 10 gün mutlu mesut yaşamışsınız işte ne güsel ohhh keyfiniz olsun,kural sınır zaten hep bozulup yenileniyor.Biz tatilden donduk ayyyy ev fena,oğlan oyun isteyıp duruyo,uyku düzenide bozuldu memede yada pışpışla fln uyumak istiyoooo:((((memeyede bir anda aşırı düşkünlük başladı vermeyince hooop yere atıyo kendini,bende şimdi bunla uğraşıyorum.Saolsunlar hiç boş bırakmıyor bu bebeler bizii:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yok ayol tuvalet eğitimi vermedim, 3 yaştan önce düşünmüyorum. Dur yazıyım bu konuda hakikaten :)
      Boş kalsak ayıp olur aman :D

      Sil
  7. Ceren kulağa pek hoş gelmesede sen tuvalete girerken Maya'yıda yanına alsan . Yemek konusunda da aynı şeyleri yazmıştım. Çocuklar gördükleri şeyleri daha çabuk benimseye biliyorlar. Bu dönemi atlatmasında yardımcı olabilir. Birde uzun süre çiş tutmada kristalleşme olabildiğinde boşaltım anında hafif yanma vs olabiliyor. Mayato belki dayanamayıp saldığında ondan dolayıda canı biraz yanıyo olabilir. Bol sıvı almaya devam etmesi önemli. Çiş yapmamak için sıvı almamalıyım mantığını umarım kurmaz :(

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ahucum onu çok yapıyorum, evde yalnızken kapı hep aralık isterse gelip izliyor. Ay çok iğrenç ama her evde olan durum bu zaten di mi :D Öyle de lütfen öyle de, tuhaf olan biz olmayalım :P Kaldıramam.
      Aaaa kristalleşme gördüm ben şimdi endişelendim bak.. Çok içen bir çocuk değil, zorla günde 400ml meyve suyu, su sadece, başka süt vs içmez. Devamlı ikram ediyorum ama içmiyor. Çorba da yok. Ama yaptığında şarıl şarıl, kilosundan bir büyük boy beze geçtim yine de yerler göl oluyor, demek ki yeterli sıvıyı alıyor diyorum bilmem yanlış mı.. O mantığı umarım kurmaz, cingöz recai valla ben de korkuyorum.

      Sil
  8. Wonder woman'ım benim 10 gün çocukla tek başına ve sıfır ekran. Harikasın, müthişsin.İyi olmana çok sevindim ama çiş olayı tatsız. Inşallah düzelir ama ihmal etme derim nacizane çünkü böbrek işi hassas. Sevgiler Semanur

    YanıtlaSil
  9. tuvalete giren ebeynine maruz kalan çocuk sendromu var mıdır bilmem ama bizde de durum öyle :) gece ne zamankalksam hemen uyanıyor ve korktuğunu söyleyip gelmek istiyor. çok ilginç ben otururken havaya filan bakıyor bana da bakmıyor :)) hatta işini bitirdiğini hissederse "anneee çeçete (peçete)" diyip kendini siler gibi yapıyor >.<

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ahahaha çok şirin yaaa, sırf "kontrol meraklısı" bunlar zaten :D

      Sil
  10. Canım öncelikle iyi olmana sevindim ve senin daha büyük olan challange'nı başarıyla atlattığın için çok tebrik ediyorum, bravo harikasınız valla. Dediğin şeyi ben de düşünürüm zaman zaman ve kocamın desteğini alma imkanım olmadığı anlarda kendime hatırlatırdım, bütğn bunların tek başıma olsam nasıl yaparım denemesi olduğunu :)) çiş konusuna gelince üstünd gitme hersey yoluna girecek diyorum ama bunu bilgilerimle değil altıncı hissimle söylüyorum. Önemli birsey olmayacak ve birkaç güne tutma süresi azalacak bence. Bu arada kasıtlı olmasa da dilanın da oyundan şundan bundan gibi nedenlerle uzun süre yapmadığı oluyor ve geceleri ise hiç yapmadığı için (neredeyse 1 yıldır böyle üstelik hem uykudan önce hem gece ortalama 400ml süt alıyor) 12 saat tutmuş oluyor (bazen daha uzun çünkü kalkar kalkmz da yapmıyor) ve bir sorun yasamadık hiç.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Gece çok teşekkürler, içimi rahatlattın! Umarım aynen dediğin gibi olur :)

      Sil
  11. Valla anne-kız 10 günü delirmeden geçirmenize hayran kalmamak mümkün değil :) Umarım Maya da bir an önce atlatır yaşadığı bu süreci. Çocuklar bu konuda bizden daha başarılı; sen iyi oldukça o da kısa sürede toparlanır :) Ailecek sağlık sıhhat diliyorum size.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Delirmediğimizi iddia ediyorum ama dışardan nasıl görünüyoruz bilemem :P
      Çok sağol Nur'cum amiiiin

      Sil
  12. Ceren oğlum 17 aylık ben de sıfır ekran ile yetiştiriyorum ama bizim her konuda uzman olan Türk halkımız bu konuda da bilgin. Çocuk geç konuşurmuş, konuşması bozuk olurmuş... Neler neler.
    Yaşadığın şeylerden Maya'nın etkilenmesi çok doğal. Biz bazen unutuyoruz ama çocukların algıları bizimkilerden çok daha açık. Ama eminim büyük bir hızla eski haline gelecektir.
    Güzel günler sizin olsun.
    Sevgiler :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sevgili Okuyorsak Sebebi Var, o çok bilenlere söyle, benim Türkiye'deki klinikte çalışma sürecimde bana getirilen çocukların %80'inde sadece televizyonu sona erdirdiklerinde hiperaktivite, otizm spektrumlu bozukluklarla çok karıştırılan tepkisel bağlanma bozukluğu, anksiyete ve çeşit çeşit akla gelen türlü psikolojik sorunlarda ciddi düzeyde azalma oldu hep. Yani televizyonun konuşmayı geliştirici bir özelliği yok, aksine tek taraflı iletişim olduğu için geciktiriyor dahi. Kesin bilgi ;) O nedenle hiç umursama derim, doğru yoldasın.. Sevgiler.

      Sil
  13. Harika birisiniz ya, Maya'ya sürekli vakit ayırmanız, iki yaşında olmasına rağmen arkadaşınız gibi anlamaya çalışmanız ve onu değerli hissettirmeniz o kadar özel ki. Biz de gece yarısı annemle korku filmi ya da dizi izliyoruz işte, 6 yaşımdan beri yaptığımız aktivitelerden biri (ciddiyim, uyuyamayınca yanında From Dusk Till Dawn izlemiştim. Vampirlere Pokemon demişti, devir Pokemon devriydi tabii, daha o malum zekası az gelmiş çocuk balkondan atlamamıştı...)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkürler Nikki, iltifatların için. Annen eğlenceli birine benziyor :)

      Sil

Anonim yani isimsiz ya da rumuzsuz yorumlara, hakaret, belirli bir gruba karşı ayrımcılık ya da ırkçılık içeren yorumlara, en önemlisi de yanlış bilgi ya da yönlendirici (melisiniz, malısınız'lı) yanlışlar içeren yorumlara BU BLOGDA YER YOKTUR. Bu davranışları yapan kişiler, genel huzurumuz için engellenecektir. Teşekkürler!