11 Ağustos 2015 Salı

Sinir krizimi takiben..

Geçen haftaki sinir krizimi takiben; ne çok sevenim, ne çok arayıp soranım, ne çok özelden mesajlar telefonlar emailler gönderen moral veren, dua edenim varmış diye görüp bir posta da sizin güzelliğinize ağladıktan sonra, hönkürerek burnumu sildim, gözlerimi kuruladım, geldim sevgili dostlar! Geçen haftaki halimi en güzel ifade eden "yıkılmadım, ayaktayım" fotoğrafını da Çılgın Araplar benim için yapmış sağolsunlar. Bizde durum aynen böyleydi.

Almanya'da sıcak hava 25 derece havaya denir, geçen hafta 38 dereceyi gördük. Üstelik eş zamanlı olarak kaderin cilvesiyle Maya'nın kulak içi ateş ölçerinde 41.5 dereceyi görmek, şaşı bakıp şaşırmak, çocuğu aynen bir mumya gibi serin ve ıslak havlulara sarıp doktora koşmak gibi aktiviteler içindeydim. Kara bahtım kör talihim; bizim güzel yeni doktor tatilde olduğu için yine eski doktora gitmek zorunda kaldım (aynen yeni aldığı arabayı kıyıp da kullanamayan tipler gibiyiz bu yeni doktor konusunda, adama ayıp olur diye öyle 39 derece çarpı üç günden önce falan telefonla rahatsız etmiyoruz kendisini, o ise bak kalkıyor en olmayacak zamanda (aslında havaya bakarsan, en olacak zamanda) tatile gidiyor, nçık nçık nçık).

Her sefer olduğu gibi bu sefer de kafayı kocaya taktım tabii ben; gece 1 saat uyku uyumuşum ateşli yavrunun nefesini dinlemekten sabaha karşı tam sızdığım anda adam sessizce aynaya post-it'li not bırakıp "bişi olursa ara" demiş çekmiş işe gitmiş! Yavru kolumda - değil ayol, arabanın arkasında çocuk koltuğunda - direksiyonu doktora kırdım, bi yandan da elimde telefon - değil ayol, otomatik araç aramasıyla - kocaya bağrınıyorum "sen niiiiiirdesin, boyun devrileee" falan diye İngilizce Almanca ortaya karışık. Tabii şiddet bir kısırdöngü gerçekten, herkes bir numara küçüğüne, dişini geçirebildiğine saldırıyor malum. O da aramış anasını aşağı yukarı aynı kelimelerle kadıncaaza bağırmış. Kadıncaaz da o esnada 38 derecede tabii bikinisini çekmiş göl kenarında serinliyor, organik karpuz dişleyerek falan. Ayol başka n'aapsın kadın, biz çocuğu yaparken ona mı güvendik, "nasıl yaptınız öyle bakınız" demezler mi adama! Neyse.. Çemkirilen koca işi gücü bıraktı, bir taksiye atladı, "eski doktor"da buluşacağız.

Beklerken bu eski doktoru (sağolsun en az 45dk bekletir, huyudur) beni inceden bir ağlama aldı, yine "ay ben bu çocuğa bakamıyorum, hasta ediyorum" tripleri. Hormonal bi takım hadiseler dönüyor vallahi, dönem dönem böyle bana bi "fena kadın, başarısız ana" takıntıları geliyor soldan soldan. Ayol halbuki hepimiz eşdeğerde *ıçmışız, instagrama falan ne bakıyorsunuz, yalan onlar.

Doktor koşar adımlarla geldi, bizi buyur etti. "Bu kadar koşturmaya bu kadar geç kalıyorsa, bu adam kaç hastaya yetiyor, uf ne biçim para kırıyordur" falan gibi düşünceler içindeyim tabii, klasik SSK'lı hasta sahibi mantığıyla. Baktım bizzat doktorun odasında açık olan iki cam arasında efil efil bir cereyan var, demek ki cereyan olayı Alman çocuklarını hasta etmiyor. Oturdum tam ortasına efil efil. Sıcak diyorum dostlar. Hava 38, kucağıma yapışmış çocuk 41.5 derece. Hiç yargılamayınız cereyana böğrümü açmış olmamı. O rüzgarda yalnız bişey dikkatimi çekti. Özellikle evladımın kanının alınacağı sıralarda, bir ter bastı şu yandaki fotoğraftaki gibi beni.. Nasıl da kokuyorum, önceki gece ayıptır söylemesi bol sarmısaklı salata yemişim. Vallahi her sabah duşumu alır, dişimi fırçalarım, koltukaltımda tüy falan da yoktur ama buram buram kokuyorum, metroya binmiş Türk vatandaşı gibiyim aynen. Rahatsız oldum kendimden. Yazık be "eski doktor"a.. Mental note aldım hemen, yeni doktora parfüm sürüp de gitmeli acil bir durum anında, aman ayıp olmasın, yeni ya bu.

Kanı alındı. Çişi kıymetliymiş vermedi. Sonuç bir tür enfeksiyona işaret edince antibiyotiği de aldık eve geldik. Fakat antibiyotikler ne sevimli hale gelmiş, insanın üçer beşer alası geliyor (!!). Paket tasarımı şu yandaki gibi; dürtmeli bakteri çıkartmaları yapmışlar, çocuk içtikten sonra antibiyotiğin berbat tadını unutması için oynamalık bir bakteri çıkartıyor paketten, 14 bakteriyi toplayana "bi yıldızlı aferin" veriyorlar hatta boş yere çocuğuna antibiyotik içiren anaya ekstradan bir de davlumbaz, hem de evladiyelik..

Lakin 4 gün oldu, çocuk yanmaya devam ediyor. Fitilin gözünü seveyim ne güzel söndürüyordu, 1.5 yaştan sonra artık totosuna dürtmüyoruz herhangi bir şey, mazallah travma yaşar, hayat boyu anal tutucu olur falan.. Şurup öyle değilmiş. Hem geç etki ediyor hem de kısa süreli ferahlama sağlıyor, 3-4 saat sonra hop yine 40 derece ateş. Gece karanlıkta çocuğu serinlet, pışpışla, herhangi bir nedenden kocaya dal falanla geçti. Ertesi sabah bir uyandık bizim çocuk yanarlı dönerli, kırmızı puantiyeli bir çocuk olmuş, elleri bacakları yanakları nokta nokta. Doktorlar kapalı, hastaneye bir gittik mi oramıza buramıza fişler hortumlar sokmadan bizi rahat bırakmazlar.. Doktor olan ana babamı aradım, ülkeler arası konsültasyon yapıldı ve virütik bir durum olduğuna (ve antibiyotiğin de hiç bir işe yaramayacağına) kanaat getirildi (hay eski doktoooooor, ben seni neyleyim, döven söven kocasına "beyimdir yiğidimdir" diye geri dönen kadınlar gibiyim ya bu doktorla ben!) Antibiyotik bu tabii boru değil, öyle kafana göre başlayıp bırakamıyorsun. Boş yere 7 gün alacak şimdi zavallı çocuğum. En azından virütik sorunlardan sonra gelen ve iyice tarumar eden bakteriyel durumlardan korunmuş olacağız diye züğürt avuntusu içindeyiz.. İçimizdeki Pollyanna'yı sevsinler.

Velhasıl 4 tam gün süründük, o dört gün şahane yaz havası oldu Münih'te. Ateşli de olsa 2 yaşında tabii, istekleri güldürürken süründürüyor.. Bir sarı elbisesi var çiçekli bülbüllü - hakikaten de yakışıyor kerataya - ateşle yanıyor hala ille onu giyecekmiş, "tarz sahibi sürünmek" diye buna derler be kokoş.. 4. günün sonunda ilk defa ateşi düşünce keyfi yerine geldi. (Çok şüküüüür! Allah tedavisi olmayan, çektiren hastalık vermesin hiçbirimize de, evlatlarımıza da! Amiiiin!) Onun keyfi gelince benimki de geldi işte; geri geldim sizlere, buradayım. Dediğim gibi, sağolun var olun, hiç görmediğim tanımadığım dostlarım, yoldaşlarımsınız, çok destek verdiniz dualar ettiniz. Var olun, sağolun!

Şimdi kaldığımız yerden devam.. (Hastalık da aslında hepimize basit şeylerin ne kadar önemli olduğunu fark edip, onları kaybetme riski olmadan da şükretme farkındalığı veriyor, değil mi....?)

34 yorum:

  1. Yanıtlar
    1. Vallahi ohhh :) Şükürler olsun. Dünyadaki tek ama tek önemli şey sağlıklı olmakmış vallahi, gerisi ondan sonra geliyor..

      Sil
  2. yavrum bu 6. hastalık olmasın? arin de geçirdi 4 gün 39'un altına düşmeyen 41.8'i dahi gördüğümüz ateş, 5. gün kırmızı benek şeklinde döküntüler..annede de belirtiler aynı "bakamıyorum ben çocuğa! hasta ettik çocuğu! ne kötü bir anneyim! ühü ühüüü!" :)
    hadi geçmiş gitmiş olsun, çok şükür :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Şimdi şu linkten okudum; gerçekten tanıya çok uyuyor - ben zaten dediydim bu numaralı bi hastalığa benziyor ama kaç numara bilemediydim ;) bu numaralı hastalıklar çok acaip, ingilizce ya da almancasını öğrenirsem doktora soracağım valla, araştırıyorum.

      Sil
    2. link eklememişim: http://www.bilgiustam.com/6-altinci-hastalik-nedir-tedavi-yontemleri-nelerdir/

      Sil
    3. "Roseola Infantum" muş Latincesi yurtdışında yaşayan arkadaşlar için, 6. hastalık ya da 3 day fever olarak da geçiyor.

      Sil
    4. 1. yaş doğumgünüden 3 gün sonra aynısını deren de geçirdi dr viral demişti. bende 6. hastalık olduğunu düşündüm o zaman
      4 5 gün yüksek ateş sümüksü kaka kulak içi 40.8 di. tam da işe başladığım dönemdi. izin de alamamıştım ne zordu sen anlatınca tekrar yaşadım. acile götürüp verdiği antibiyotiği almamıştım boşa gittik bir de çocuk ağladı diyr ağlamıştım. çok geçmiş olsun. dermansız hastalıklar olmasın. sevgiler

      Sil
    5. sağol canım :( yüksek ateş hele de sebebini anlayamıyorsan çok zorluyor insanı..

      Sil
  3. ayyyyy çok sevindim kaç gündür bakınıyorum bi gelişme var mı diye..
    hadi gözün aydın Allah daha beterini de daha azını da göstermesin bir daha innnşallah!
    bizim arkadaşın kızı da 6. hastalık geçirmişti ama sanki o daha ufakken olmuyor muydu, 6 aylıkken filan?
    aman neyse ne, bak sana ne diycem bizim sürpriz yumurta da kızmış! bugün kontrole gitmiştim, onu da söyleyim :)
    çok öpüyorum ikinizi de tekrardan geçmişler olsun Cerenciğim..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yaşasııııııın :) Sağlıkla al inşallah kucağına kızını! :)
      Çok teşekkürler

      Sil
  4. Valla ben de burdan derin bir OHHH çektim . Bu arada çişi kıymetliymiş vermedi kısmına koptum yaaa ! :D gelmiş geçmiş olsun ve çocuklar hiç hasta olmasın...

    YanıtlaSil
  5. Canım ya yaşadığın buhranı tahmin ediyorum çok geçmiş olsun bu yıl yaz uzadı galiba burası da hala iyi bundan sonraki günlerin tadını çıkarıp bu yorgunluğunuzu atın inşallah

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet, hava muhteşem, iyileştik yine eve girme olduk :) Haftaya bitecekmiş ama.. Son saniyelerde gol atma peşindeyiz yaza :D

      Sil
  6. Vallahi ohhh! Geçmiş gitmiş olsun, Allah beterinden korusun! Elbisesini de giysin tepe tepe, sağlıkla paralansın üstünde.

    YanıtlaSil
  7. Gecmis olsun Ceren. Biz de iki ay once tatilde benzer bi durum yasadik. Ates 40lara cikti ilacla dusmedi. Iki gunun sonunda su cicegi benzeri benekler oldu, sonrasinda da kabuk bagladi. Virutik bir durummus. Pediatri servisindeki tum doktorlara ayni sikayet geliyormus. Aklovir isimli antiviral surup ictik. Bir de doktorumuz maflor damla onerdi bize. Kizim sik hastalaniyor, maflor bagisikligi guclendiriyormus. Cok ilgili bir doktorum var, bu damlayi bulabilirsen oralarda, denemeni oneririm.
    Hepimizin basina siklikla gelen durumlar bunlar. Cok azimiz bu konuda sansli. Hepimiz mukemmel anneleriz. Hic birimiz imkanimiz oldugu halde cocugumuzdan bir seyleri esirgemiyoruz. Bir noktada durum senin kontrolun disinda gelisiyor, kendini hic bir zaman suclama. Bakamiyorsun diyen insanlar da en az bizim kadar bu surecleri yasadi. Zaten yikilmamissin gayet ayaktasin, bundan sonra da hep boyle kal. Sevgiler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Berrin'cim size de çok geçmiş olsun. Buradaki doktorlar vitamin dahil bağışıklık güçlendirici ilaçlara çok karşılar, vitamin gerekli mi zararlı mı yazımda yazmıştım nedenlerini. O nedenle ben de kullanmıyorum (hatta istediğim halde doktor da eczcı da vermedi bana).
      Çok haklısın yazdıkların konusunda, insan her zaman bunları düşünemiyor ama düşünmek lazım!

      Sil
  8. Koptum ya detaylara. Yaşasın ayrıca! Yeniden ışıl ışıl enerjinle hoşgeldiiiiiin..

    YanıtlaSil
  9. oncelikle çok gecmiş olsun, yazın sıcağında ateşli hastalık geçirmek kadar berbat bir şey yoktur, özellikle bu hasta kişisi çocuk olunca vay halimize ! iki hafta once biz de aynı yollardan geçtik malesef hatta 1 gece de hastanede yattık, 3 gün sürdü ateşi ama farklı olarak kırmızı döküntümüz olmadı, sadece kuru ateş, düşmeyen cinsinden, 6. hastalık mıydı neydi artık bilemiyorum ama çok endişelendik. diyorum bakalım daha neler göreceğiz öğreneceğiz...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkürler.. Sizde de çok geçmiş olsun, zor gerçekten bu sıcakta ateş düşürmek..

      Sil
  10. Geçmiş olsun C. , anne olduktan sonra anladım ki dünyanın bütün çocukları ve anaları için farkındalığın artyor ve daha çok üzülüyormuşsun :(. Böyle gelmiş geçmiş olsun ...

    YanıtlaSil
  11. Sinir krizi sonrası yazınızı okuduğumda yanınıza gelip bu da gelir bu da geçer diyesim gelmişti, bir insanın ilk 3 senesi ne yazık ki hastalıksız geçmiyor. Bu arada size bir sır vereyim, tablet/tv/pc minimumda, sterillikten uzak bir çocuk yetiştirmeniz harika bir şey, sizi kendime yakın görüyorum ama sizin kadar iyi bir anne olacağımı sanmıyorum. Maya'ya tekrar tekrar geçmiş olsun, bol bol öpün benim için :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Olursun, zaten hepimiz yuvarlana düşe.. Acele etme herşey zamanında :D

      Sil
  12. Ohhh şükür.delirme/me halleri işte.İnstagram ve sosyal medya konusunda ise haklısın tabi orası vitrin oralara bakıota kendimizi yememeliyiz.Ahh bizde tatılde azı dişi çıkarmaya karar verdık feryat figan bağrış çağırış off off çok gusel tatıl çok:)) zorlayan iki yaş sendromunuda unutmamak lazım. Benzetmeler herzamanki gibi harika:))hele resme bayıldım aynı annem:))))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. tatili bulur böyle şeyler, hiç kaçırmaz :)

      Sil
  13. Ayol gayet de iyi annesin daha n'oolsun! Çocuk bu, elbet hastalanacak da düşecek de... benim böyle zamanlarda aklıma hep annem geliyor. Ben çocukken çok aşırı hasta olurdum. Zavallı annem kimbilir neler yaşıyordu diyorum. Diyeceğim, herkes yaşadı yaşıyor yaşayacak yaşayacağız. Çok takilmamak gerek, öyle kötü anneyim falan cık cık cık....duymamis olayım.

    YanıtlaSil
  14. Öncelikle çok geçmiş olsun. Ama yazına bittim bayıldım bu kadar mı güzel anlatılır yaşadıkların ben en çok kocaya çemkirme ve kaynanan göl sahnesine hasta oldum.

    YanıtlaSil
  15. Oh be! Gelmiş geçmiş bitmiş gitmiş olsun ( bizim orda böyle söyler büyükler :) Allah bir daha hastalık göstermesin :)

    YanıtlaSil

Anonim yani isimsiz ya da rumuzsuz yorumlara, hakaret, belirli bir gruba karşı ayrımcılık ya da ırkçılık içeren yorumlara, en önemlisi de yanlış bilgi ya da yönlendirici (melisiniz, malısınız'lı) yanlışlar içeren yorumlara BU BLOGDA YER YOKTUR. Bu davranışları yapan kişiler, genel huzurumuz için engellenecektir. Teşekkürler!