13 Eylül 2015 Pazar

Süper anne, kreşe karşı

Doktoradan sonra kreşe başlamak çok enteresan bir deneyim, sevgili minnoşdaşlarım. Şu 2 haftada gözlemlediklerimi ve deneyimlediklerimi, doktora derslerinde öğrenmedim vallahi!

Kreşe başlayalı tam da 2 hafta olmadı aslında. Geçen yazımda da bahsettiğim gibi, önceki hafta sadece 1,5 gün gittikten sonra bizim çürük yumurta hasta oldu. Haftanın geri kalanını evde göz göze, diz dize, dudak dudağa geçirdik. Tam çocuğu iyileştirdim, pazartesi kreşe yeniden başlamaya hazır hale getirdim; gittiysem bir de ne göreyim, tüm çocukların şırıl şırıl burnu akıyor, öğretmenleri dahil koro halinde hapşırıp tıksırıp öksürüyorlar. Bir de merkezi ısıtma bozulmuş (burda hava 14 derece şu an, haliyle ısıtmaya ihtiyaç duyuyoruz), üstüne tam Alman sistemi, temiz hava gelsin diye camlar devamlı üstten dört parmak açık; haydi gelsin size bir bilmece, bu hafta kaç gün kreşe gidecek bizim çürük yumurta Maya..?!

Bu ay işe gitmiyorum, onun yerine kreşe gidiyorum. Burada minimum 2 hafta anne ile çocuk kreşe beraber gidip geliyorlar ve bunun ilk haftası devamlı dip dibe, kucak kucağa geçiyor. İkinci hafta önce tuvalet bahanesiyle sonra artık bariz şekilde "işe gidiyorum" diye her gün 5'er dakika arttıra arttıra, yantiri yantiri ortadan kaybolmaya başlıyorsunuz. Son aşamada sabah beraber geliyor, günaydın şarkısını söyledikten sonra şen bir şekilde "hoşçakaaaal" diyip çocuğu öğretmenine teslim ediyor ve alemlere akıyorsunuz (ne düşündünüz bilemiyorum ama ben tabii ki eve, koltukta uyumaya koştum) ve en sonunda da kargoyu artık kapıdan teslim ve işe, okula, istediğiniz uğraşa geri dönüş (sky is the limit)! En az 2 hafta, bazen 2 ay sürebiliyor bu alıştırma evresi (Türkiye'de patrona "şekerim çocuğu kreşe alıştırıyorum 2 ay yokum baaaay" dediğinizi düşünemiyorum ama burada da patronun size "evli misiniz, hamile kalmayı düşünüyor musunuz?" gibi Türkiye'de leblebi gibi sorulan bir soruyu sorma hakkı yok, direkt cinsiyet ayrımcılığına giriyor, ağır suç. Eşim işveren olduğu için, aslında mis gibi olan bu kanun onun açısından da hiç hoş değil tabii, e ne oluyor, gizli cinsiyet ayrımcılığı, kadın çalışan yerine erkek çalışanı tercih etmek ve 1 senelik ücretli doğum iznine inşallah anne yerine baba çıkmaz diye umud etmek. O da sık olan bir durum gerçekten de).

Ben kendimi eksik, az, yetersiz hissederken, meğerse bildiğin - ve hiç tasvib etmediğimiz - süper anne olmuşum, kafayı yemiş, totoyu çizmişim, haberim yokmuş. Hemen bir önceki yazımda "Maya'ya disiplin uygulamıyorum ama kurallar ve sınırlar var, bu sayede de çocuğum mis gibi kendi işini kendi görüyor, başkasının alanına tecavüz etmiyor, kendi sınırlarını da koruyabiliyor" demiştim. Bu yazımda buna ilaveten hahahayt diyorum. Ben kreşe bir girdim, kreş bitti sevgili dostlar. Ayol elim dursa ayağım durmuyor. Hiç hazzetmediğim "her hoka boncuk" türü bir anaya dönüştüm ben kreş ortamında (evde ve kreşte farklı kişilikler sergilemek ve elalemi uyuz etmek sadece bebetolara özgü değilmiş işte, benim de kreşte ortaya çıkan bir Mr. Hyde karakterim varmış meğerse).

Şöyle ki; sanıyorum gün içinde 4-5 defa "biraz serin mi, benim elim ayağım buz kesti, acaba camı biraz kapasak mı, şu kapıyı ittirebilir miyim, kulunçlarıma doğru pek esti" türü cümleler kurarak, tshirt ve incecik taytlarla ortalarda hoplayan öğretmenleri sinir ediyorum. Yemek zamanı masadan 2 mt uzakta duramıyorum, milim milim yaklaştırıyorum sandalyemi ve çocuğumun elindeki kaşığı çatalı kapıp, kendi ağzıma sığacak büyüklükteki bir lokmaya saplamak suretiyle ağzına, olmadı burnuna, artık neresine denk gelirse depiştiriyorum. Dep Dep Coni Dep. Bu esnada şu sözler ağzımdan dökülmese olmuyor "Evladım bak suyunu da iç, hah afferim, iki elinle tut bardağı iki elinleee". Yemekten kalkıyor, oyuna oturuyoruz ama bir köşede oturuyor muyum, hayır, sadece Maya ile de değil, tüm çocuklarla oynamaya başlıyorum. Çocuklar bana bayılıyor, ilk haftadan öpen, sarılan, çiçekmişim gibi beni suluğuyla sulayan gani gani.. Sonra tuvalet saati geliyor. Çocuklar, öğretmenleri (ve en arkadan sinsi bir gölge gibi ben) tuvalete gidiyor ve oğlanların pipilerine bakıyoruz. Yok öyle değil ama dışardan öyle gözüküyor evet. Baktığımız aslında elalemin tuvalet adabı, aman allahım dişlerini öylesine fırçalamakla kalmıyor, ellerini illa ki unutuyor ve yıkamıyorlar, geldi tipisini tuttuğu eliyle arabayı tutuyor, burnu şırıl şırıl akıyor, "Maya dur o araba onun, bak burda üstünde sümük olmayan başka araba var sen bunu tut kızım".

He sonra ne oldu, "Maya annesiz durmaya hazır" dediler ve attılar tabii beni dışarı. Ben olsam ben de atarım ayol, nasıl bir anaymışım ben ahtapottan beter! Evde mis gibiyim ama kreşte no'luyo anlamadım bana.. 3. günden itibaren atıldım bir köşeye, aldım kitabımı, oturdum, şaşı şaşı bakıp kontrol etmekten gözlerim ağrıdı ama azmettim, kapadım bayramlık ağzımı. Kendi kendime şunu tekrar ediyorum: tüm bu veletler birbirinin mikrobunu alacak, bağışıklık sistemleri kaynaşacak bir olacak, anca o zaman rahat edeceğiz, en iyisi görmemek duymamak hele hiiiç laf etmemek. Ben 1, bu öğretmenler 1000 çocuk yetiştirdi; o zaman neymiş, "en iyisini ben bilirim" olmazmııış.

Lakin bu sefer de zihnim durmuyor. Kitap oku (açılırsın) dediler. Ay size demedim bak! Gelecek ay Benedict Cumberbatch'li Hamlet'e gidiyoruz (vallahi ayol, sizin için de bir öpücük kondurayım mı elmacıklara?) ve ben bilgilerimi tazeleyeyim "eser"i izlerken lök gibi kalmayayım, 4 saat Benedict'in gözleri, elmacık kemikleri bile olsa sadece izlemek çekilmez dedim, aldım Hamlet'i didik didik okuyorum. Fakat ne ağır bir İngilizcesi var orjinalinin yarebbim, tam kreşte okunacak kitapmış (heyhat!). Kitabı okuyor görünürken, devamlı veletleri gözlem halindeyim. Bu hengamede şunu fark ettim: Ben evde hakikaten abartmışım, Maya'ya 4 yıldızlı hizmet ve en has ananın maksimumda 2 saat sunduğu "birlikte kaliteli zaman"ı ben 7/24 sunar hale gelmişim! Yahu bu Almanların kreşten anladıkları resmen "kimse birbirini ya da kendini yaralamadan günü kotarmak" arkadaşlar! Ben evde kendimi yetersiz hissede hissede ne hale gelmişim, yazık be bana. Resmen o aslında içten ezik süper annelerden biri olmaya bağlamışım YUH.

Meğerse olay şuymuş; sakin sakin oturacaksın, çocuk boyayla mı ilgilendi, vereceksin eline kağıdı. Sıkıldı mı, toplayacaksın. Gel evladım bak kutu kutu pense, bak playdough ile heykeltraşçılık, bak doktorculuk seti, hadi oyna, ben de yanında durayım arada başını okşayayım, onay vereyim, öööyle oturayım. Kreşteki hayat resmen yavaş hayat, ne eğitim ne öğretim var. Çocukları salmışlar vallahi herkes bi köşede borusunu öttürüyor. İşin tuhafı çocuklar da rahat, bi bakıyorsun biri camı yalıyor, bi bakıyorsun ötekisi legoları indirmiş oynuyor, bi diğeri kendini köpek ilan etmiş, dört ayak üstünde hav hav diyerek dört dönüyor. Öyle bir deliler evi. Adına kreş denmiş.

Aslında zor olan; tek başına tek çocuğa bakmakmış yahu.. Ben nasıl aklımı kaçırmamışım kreş olmadan?! Bir sürü çocuk olunca bi şekilde birbirlerini oyalıyorlar, hakikaten öğretmenlere yapacak iş pek kalmıyor, anca totolarını topluyor, bakım veriyorlar kreşte. Vallahi "üstün teknoloji Alman kreşi"nde başka bir numara yok.. Rahat olunuz yani.

Bu hengamede Maya kreşine alıştı bin şükür; öğlen 1'de gelip aldığımda turşu gibi suratla bana bakıp "hayırrrrrrr burda kalıcam!" diyor yüzüme karşı cadı. Üstelik kreşte geçen sadece (yaklaşık) 2 haftadan sonra inanılmaz değişiklikler görmeye de başladım; mesela Almanca kelime dağarcığı inanılmaz ivme yaptı, beni devamlı dibine istemeden kendi başına oynuyor yahu evde, bir de "elleşme ben kendim yapıcam" takıntısı geldi çocuğa. Ayol 2 haftada büyüdü birden bizim kız, inanamıyorum! Ben de bu Pazartesi itibarıyle işime, okuluma, almanca kursuma ve hobilerime geri dönüyorum, yaşasıııın! :)

17 yorum:

  1. Hahhahaa :D çok iyi ya :) o zaman ana-kız hayırlı olsun tekrar eee Alman Kreşi sağolsun :) buraya da açsınlar bir adet ;)

    YanıtlaSil
  2. bak koca Almanya deriz orda da eğitim yoksa bizim kreşlerde kim bilir neler yapılıyor :(

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kreşleri bilmiyorum ama anaokulları baya üniversite eğitimine dönmüş durumda.. Yazık :(

      Sil
  3. Seni bir gün Maya ile ev hallerinde dikizlemeyi cok isterdim. Çünkü sanırım benim asla basaramadigim seyi basariyosun. Yani evde güzel aktiviteler ve bebeyi mutlu edebilme. Ben bütün gün Dogu'nun peşinde reddediliyorum. Yavrucum evde olmayi sevmiyor, haklı gerci. Bi oyunumuz anca 10 dakika. Sonra yenisini istiyor. Bazen saliyorum kendi haline. Ise yaradığı-mutlu mutlu oynadığı olsa da dışarıya cikabilmek icin kuduruyor :( sicaklar yüzünden akşam 7 ye kadar evde esiriz.

    Neyse sonbahar kapıda.

    Bence kresteki panik anaç halin normal ya Ceren. Maya hasta oldu arka arkaya. Buna yürek dayanmaz. İnsan tabi ki eşlik etmek isteyecek hemen akabinde. Gereksiz şeyler olabilir bu panikler ama anneler bunu bazen yapabilir, benim için çok normal. Bir de sadece Maya değil, sen de alışıyorsun bu yeni düzene. Kolay mi..

    Yavastan tadini çıkarmalar baslayabilir artık :))))

    Kreş bence bir cocugun özlük hakki olmali ya.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hiihih gel izle valla BBG evinden daha matrak haller içindeyiz. Valla ev içinde sıkılmak sağlıklı her çocuğun yaşam amacı :D Akşam 7 de pek geçmiş be Dukuju, 5'ten sonra hafiflemez mi ki sıcak (burası 12 derece, ne dediğimi bilemiyorum galiba)
      İçimdeki Hr.Hyde horladı evet. Ay burda bir de sabah veliler toplandı, öğretmenlerden biri diğer gruba verilmiş, bizim grupta 9 çocuk var ama biri bugün yaş haddinden emekli olup anaokuluna gidiyor diye 8'e düşünce 4 çocuğa bir öğretmenden 2'ye düştü otomatik. Onu protesto ediyorlar, hey yevrum hey, valla gizlice sıvıştım, evde koltukta yatmak varken böyle almansal protestolara hiç katılamam :D Çok bencilim galiba..
      Kreş bence her annenin özlük hakkı :P Bilememişim yaw, süper bişiymiş bu kreş, ay hiç aklıma gelmiyo maya, normal mi???

      Sil
    2. Normai normal demek ki için rahat, için rahat olmasa aklından çıkmazdı. Çocuk sevmiş alışmış şimdi o da sen de keyfini süreceksiniz bir dönem. Ara ara sıkılabiliyor okuldan ama sizde de vardır sık sık olan tatiller dönem araları bu sıkılmalara iyi geliyor :)£

      Sil
    3. Hastalıktan fırsat kalmıyor ki sıkılmasına, 2 gün kreş 3 gün ev :P Çürük yumurta.

      Sil
  4. Edo 2,5 yaşında kreşe başladığında oğlanı askere yolluyormuş gibi travmatize olmuştum :) bizim de ilk hafta hergün 1-2 saat birlikte, 2. Hafta 1 saatten başlayıp 2 saate kadar yalnız bırakmacalı olarak tam Zamanlıya (5 saat) geçişimiz 4 hafta sürdü. Sistematik duyarsızlaştırdık çocuğu :)
    Hiç unutmam öğretmeni bana "ya Allah adı verdim bu çocuğa boya-kağıt-kalem bişey alın. Resim yapmaktan bihaber yavrucak" diye köylü muamelesi çektiydi. Evde boy boy 1556 parçalık kuru-sulu-pastel-keçeli-parmak boyası, cam boyası, duvar boyası (vallahi sırf ilgisini çeksin diye, verdim eline camları duvarları boyasın) tebeşir, kara tahta, oyun hamuru, makas-baskı vırt zırt setleri; resim defteri elişi kağıdı cirit atıyo. Ama gel de inandır. Yok anacım bizimki resimden, heykelden hazetmiyo, zırnık prim vermiyo. Tam 1 sanat düşmanı, tam 1 yeni Türkiye zihniyeti.

    Neyse şu an, kreş bizim canımız. Bütün yaz boyunca geceleri uykudan önce Arya Stark gibi, bütün arkadaşlarının isimlerini tek tek saydı da yattı. Tatil sonrası da hiç adaptasyon sorunu yaşamadı. Ortalık süt liman.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Eskiden ben de karşıydım bu sitematik duyarsızlaştırma işine (hakikaten doğru demişsin :)) ama şimdi bayılıyorum :D kreş canmış caaaaaaaan

      Sil
    2. Haha aynen ama ben henüz kreşin keyfini süremiyorum zira evde bi tane daha 11 aylık insan yavrusu var. Kendi şahsi yavrum :)) yaklaşık 1,5 sene sonra benim Maya da kreşe başlasın işte o zaman gelsin şampanyalı çilekli brunch'lar gitsin kankilerle spa qeyfii! (Şaka ayol, nerde o bolluk. Anca ütüye yemeğe falan yetişirim de evi bok götürmez bi ümit)

      Sil
    3. Şampanyalı çilekli brunch, hmm, listeye atıyorum :D
      Bu arada ütü kim? :P

      Sil
  5. :)))güldürdün beni kadın:)) depiştirme çocuğun ağzına,annem kılıklı:)) bende hep camı açalımmı,sıcak oldu,ben bi daraldım sanki,kaç kişiyiz burda havamı alsak acaba diye bıdbıd yapanlardan olucam kesin.Bizim ülkede sıcak tutma hastalığı var çünkü ve daha çok hastalanıyorlar:( kreşte zaten sosyalleşio oyun oynamalı çocuk,anaokuluna geldiğinde eğitim başlıyor bari kreşte rahat bıraksınlar.bndemi göndersem,şu dibinde isteme işinin bitmesi süpermiş çünkü offff

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Attılar beni zaten, içeri almıyorlar artık :D Alıştı yiyor oynuyor diyorlar, kızım ağladın mı diyorum hayıııııır diyor (hemen herşeyi anlatır dedikoducu o nedenle inanıyorum)
      Ama kreş hocası yanıyor anacım kadın devamlı tshirt tüm bebelerin burnu akıyor al işte bu sabah yine hasta bizim çürük yumurta.. 2 haftada 2. hastalık, yeni yeni rekorlara imza atıyoruz sanırım. dediğin gibi, belki soğuğa alışır güçlenir ya da zatürreeeee den byebye offfffff
      valla bitti, hatta bu öğlen uykuya götürünce sarılayım dedim ittirdi çok bozuldum :P hasta da ondan bence yoksa sarılırdı di mi sarılırdı

      Sil
    2. Ooooo baksen bodur ergene..sarılmaz mı hiç annesi ahhh,sarılır sarılır

      Sil
  6. Boşver göz görmeyince gönül katlanıyor... İngiltere'de yaşarken eve ne halde geliyordu hiiiç anlatmayım... Bu kış çok hasta olur, malesef... ama seneye bomba gibi, akan burunla atlatır hepsini...
    Bu arada hangi Hamlet? Benim bahsettiğim Luzern'deki mi? Yoksa Almanya'da mı? Luzern ise, tanışırız :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Umarım dediğin gibi olur, zira şu an bile hasta ve 1 ayda 3. kez :/
      Aaah yok Münih seansına aldım biletimi ben de :)))

      Sil

Anonim yani isimsiz ya da rumuzsuz yorumlara, hakaret, belirli bir gruba karşı ayrımcılık ya da ırkçılık içeren yorumlara, en önemlisi de yanlış bilgi ya da yönlendirici (melisiniz, malısınız'lı) yanlışlar içeren yorumlara BU BLOGDA YER YOKTUR. Bu davranışları yapan kişiler, genel huzurumuz için engellenecektir. Teşekkürler!