29 Ekim 2015 Perşembe

Mutlu olmak için neler yapmalı?

Bir önceki yazımda, sizlere endişelerimi ve olumsuz ruh halimi nasıl dizginlediğim ve daha olumlu, dingin ve mutlu bir insan olabilmek için hangi adımları attığımı sizlerle paylaşacağımı yamıştım. Hem klinik psikolog olarak okuduklarım, öğrendiklerim ve mesleki tecrübem, hem de bir insan olarak içimki o daima daha iyiye odaklı ışığın rehberliğinde hissettiklerim bana bir "mutluluk listesi" oluşturmamı, bu listeyi her günüme yaymamı ve olumlu sonuçlar aldığım anda da diğer insanlarla paylaşmamı fısıldadı. Tamam bu bir anne bloğu ama çok iddialıyım, listem herkesin hayatına mutluluk getirecek maddelerden oluşuyor. Mutluluğun anahtarı sadece bu birazdan bahsedeceğim dörtlü teraziyi dengede tutmak!

Hemen şimdi bir excel dosyası ya da kağıt kalem alın ve 4 kollu bir terazi çizin, içine de şu maddeleri yazın ve yanına her bir hafta için birer çizgi çekin. Hedefiniz şimdilik 4 hafta olsun. Listedeki maddeleri gerçekleştirdikçe o çizgileri artı haline getirebilir ve hangi durumda olduğunuzu gözlemleyerek kendi kendinize motivasyon verebilirsiniz.

Terazinin ilk kolu, en önemli kolu; fiziksel sağlık. Fiziksel sağlık için sadece dengeli beslenme ve bilinçli yapılan spor yeterli değil. Bunları yaşam boyu uygulayabilmek için kişinin hayatına uygun hale getirmek, uyarlamak gerekiyor. Mesela haftada 3 defa spora git, 45dk koş, 25 şınav çek demek ve bunları 1 ay, 3 ay uygulatmak kolay. Zor olan; belirli bir rakama ya da hedefe kitlenmeden, yapılan sporun ya da dengeli beslenmenin tüm yaşama yayılması ve sürekli hale getirilmesi. Bunun için önünüze zor ve kantitatif (maddi) hedefler koymak yerine benim kalitatif (manevi) listemi kendi koşullarınıza uyarlayın ve deneyin:
1. Bu hafta fırsat buldukça bol bol yoga, Tibet egzersizleri, popo bacak karın kaslarını çalıştıran egzersizler yapacağım ve spor salonuma gideceğim (alternatifi: evde youtube eşliğinde spor yapacağım).
2. Bu hafta sağlıklı yemekler pişirecek ve kendimi kısıtlamadan ama dengeli besleneceğim.
3. Bu hafta her gün açık havada çocuğumla aktif oynayacağım (alternatifi: hızlı hızlı yürüyeceğim).
4. Bu hafta bir defa yüzmeye ve saunaya gideceğim.
5. Bu hafta bir defa (ama temizliğe gelen teyzeler gibi bağıra bağıra şarkı söyleyerek) temizlik yapacağım.

İkinci kol psikolojik sağlık:
1. Bu hafta her gün en az 30dk'mı sadece kendime ayıracağım ve görevim olan değil sevdiğim bir iş yapacağım (örnek: sıcak köpüklü bir banyo, yüz ya da ayak maskesi, sıcak bir içeceği iki elle avuç içinde tutarak yavaş yavaş yudumlamak gibi).
2. Bu hafta fırsat bulduğum her gün meditasyon ve gevşeme egzersizleri yapacağım.
3. Her gün en az 1 şeye sahip olduğum için sevinecek ve şükredeceğim.
4. Kısacık bile olsa, uyumadan önce dua edeceğim ve olmasını istediğim bir şeyi hayal edeceğim.
5. Felsefi düşünce egzersizleri yapacağım (mesela: beni mutlu eden şeyler nedir, bunlar insanlığa genellenebilir mi, sadece bana mı özel? gibi)

Üçüncü kol sosyal sağlık:
1. Eşime, çocuğuma, her gün yüzünü gördüğüm insanlara daha şefkatli ve sevecen davranacağım.
2. Bana sorulan sorulara içimden hayır demek gelse dahi daha az hayır, daha çok evet diyeceğim.
3. Bu hafta 1 gece / gün bir arkadaşımla dışarı çıkacak, sevdiğim bir içeceği içip sohbet edeceğim ve / ya da 1 gece / gün evimde sevdiğim bir misafiri ağırlayacağım.
4. Bu hafta 1 gece eşimle romantik bir zaman geçireceğim (örneğin, el ele tutuşup koltukta oturacağım ve sevdiğimiz bir tatilimizi konuşacağım).
5. Bu hafta 1 yeni hobi deneyeceğim, gönüllü çalışma olasılığını araştıracağım ve en az 1 yeni kişi ile tanışacak, belki de arkadaş olacağım.

Dördüncü kol bilişsel sağlık:
1. Almanca kursuna gideceğim, ödevlerimi yapacağım (alternatifi: beynimi kullanmama neden olacak türde yeni bir hobi / uğraş edineceğim ya da öğreneceğim).
2. Daha çok kitap okuyacağım.
3. Daha çok gazete köşe yazısı, dergi ve mesleki makale okuyacağım.
4. Kızımla evde Montessori aktiviteleri yapacağım (alternatifi: 1. madde)
5. Terapi süpervizyonuma devam edeceğim (alternatifi: mesleki gelişim / kişisel gelişim ya da yaptığım birşeyi daha iyi yapabilmek için uğraş vereceğim).

Ben bu hedefleri excel'e yazdım ve en az 4 hafta uygulama kararı aldım. İnanın daha ilk haftadan çok güzel sonuçlar aldım. Sanki sen uğraş verince evren de sana yardım ediyor, mesela dışarda temiz havada yürüyeyim derken şans eseri yeni 2 kişiyle tanıştım ve 5 dakika ayak üstü sohbette bile kafalarımız öyle uyuştu ki hemen ertesi gün buluşma ve bir kahve içme planı yaptık. Resmen 1 taşla 3 kuş! Bu listedeki her bir maddeyi uygulamaya özen gösterirken, kendimi tahminimden de fazla ev ve çocuk dışında bulmaya, sosyal kelebek falan gibi hissetmeye başladım. Ve ilk defa burnuma mis gibi sonbahar kokuları geldi bu hafta; kendi derdime o kadar obsesif bir şekilde takılmışım ki, az kalsın sonbaharı kaçırıyormuşum! Yani kıssadan hisse, daha 1 haftada çok olumlu sonuçlar aldım ve herkese de tavsiye ederim 5 maddeli 4 koldan oluşan bu mutluluk listemi.

Daha önce de bahsettiğim gibi, Kasım ayını biraz kişisel gelişime ayırmak istiyorum. Bir sonraki yazımda, zamanı kaliteli geçirebilme sanatı ve zaman yönetimi hakkında yazacağım. Ondan sonraki yazımda da çocuğumuza sinirlendiğimiz anda, ona ve kendimize zarar vermeden neler yapabileceğimizi yazacağım. Daha da sipariş yazı varsa listeye ekleyebilirim :)

58 yorum:

  1. Okurken kendimi gözlemledim ben de böyle toparlanmış bir madde güzel oldu, yaptıklarım var ama ihmal ettiklerim de var onları kontrol altına alayım ben de. İyi olmana çok sevindim mucx

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Önemli olan farkındalık ve sonra motivasyon :) Ama ah listedeki maddeyi yapamadım diye endişelenmemek lazım, bazen bu tip listeler zorlayıcı olabiliyor, o nedenle kalitatif olsun istedim :) Bol şans.

      Sil
  2. Super olmus.kars ta bunlari kendime nasil uyarlarim diye dusunmeye basladim :) cok cok cok cok sevgiler
    Yazilarin devami gelsin lutfen : D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. sevgili Tuba, ben de 3 yıl önce Doğu'da görev yapmıştım. Kars ismini görünce içim ısındı:) Biz oraya motosikletle gitmiştik. Güneşli gün sayısında bi sıkıntı vardı sanırım oranın:p Çok hoş, Barok bir tarzı var şehrin. Gezmeye gitmekle çalışmaya gitmek illa ki farklıdır.Yürüyebileceğin yerler var diye düşünüyorum, sokaklar seni alıp başka alemlere götürebilir. Üstelik yanlız değilsin, kızın var:)

      Sil
    2. Songul merhaba.evet karstayim ama sarikamis ilcesinde.teror sıkıntısı olmasa valla alir kizimi dag bayir gezerim ama iste merkezle sınırlıyız suan icin.ben de gorev geregi 1 yil ordayim.aslinda yeni yerlere adaptasyon konusunda baya iyi sayilirim kolay alisir iyi yonleri gorurum ama kizim 1,5 yasinda yanimda mecbur annemi de surukledim ,esimi coook ozluyorum.ha ama karalar baglamis degilim orda da park buldum mesela :) artik kizima daha fazla vakit ayirabiliyorum daha fazla kitap okuyorum ve simdi Ceren in soyledigi gibi meditasyon yoga falan yapmaya karar verdim.cok sagol yorumun icin sevgiler

      Sil
    3. Ceren buarada Maya ile yaptigin montessori aktivitelerini de paylasir misin :) ben bir iki aktarma,sugere su cekip baska kaba sıkma gibi seyler yapiyorum.su siralar kendikendine mont giyme deniyoruz.sen de paylasirsan cesit olur :D

      Sil
    4. Songül de çok enteresan yerleri geziyor / çalışıyor bak :) Keşke yazsa azıcık bunları :D Tubacım yazıyordum yaptığımız aktiviteleri ama haklısın ara vermişim ne zamandır, çok değişti gerçekten de ilgileri ve yapabildikleri, yapmak istedikleri, yazarım onu da tamamdır, attım listeye..

      Sil
    5. Bir park bile nasıl bir nimet değil mi oralar için. Ben geçen gün bir çiçekçi gördüm 80 metrekare falan alan, ne kadar sevindim anlatamam. Ben kaç gün çatışma dolayısıyla evden çıkamadığımı plates yapacağım diye Ebru Şallı yla içli dışlı olduğumu hatırlıyorum(ses tonu gıcık etmişti bi yerden sonra:p bir de deprem esnasında Van dı söz konusu yer. geçen yıl Suudi Arabistan da tek başıma yaşadım, ben de p kadar çok özlemiştim ki eşimi, annemi rüyalarımda sarıldığım kişi bi annem bi eşim oluyordu. Geçen yılın geçeceğine hiç ihtimal vermiyordum nerdeyse o kadar zorlayıcıydı ki ama geçti. Senin de geçecek. Terör riskiyle yaşamak çok zor. Ama evin içinde yavrucakla anne var. Onlarla kısıtlı bir yerde yaşamak da çok zor olmalı ama tek başına yaşamaktan çok daha evladır inan. Allah kolaylık versin, özlemek de güzel(bu kadarı biraz fazla ama) sayılı gün işte. Selamlar:)

      Sil
    6. Ay "köşedeki çiçekçi" mi? Bildim bildim, her kentte vardır ondan, hele sümbül nergis mevsimi geldi mi offfff. Burda bir de köşedeki manav fenomeni var, bavyera köylüsü adamlar böyle elleri toprak kokuyor, gazete kağıdına sarıp veriyorlar. Geçen gün bizim kıza çilek aldım küçücük bir kapta ama nasıl şeker gibi bu mevsimde! Hormonlu mudur bilmem ama beni mutlu etti :P Böyle küçük ayrıntıları yakalamak işte çok önemli..
      Bugün sabah bana bi aydınlanma geldi (bu kadar meditasyona farkındalık çalışmasına olacağı buydu, sıyırıyorum yavaştan, yakında bağdaş kurmuş halde uçmaya falan başlarım heralde) dedim uleyn hayat ne kadar anlamsız diyoruz ama aslında çocukmuş kocaymış işmiş patronmuş hepsi bi yere kadar, önemli olan vallahi şu karşıdaki vişne ağacı (tamam tamam tam sıyırdım, anton çehov'a bağladım hatta) ve sararan yapraklarının hafif hafif dalgalanması. Şu an ölüyor olsam ne kızımı ne dünyanın bilmemnesini düşünürüm sadece şu yaprakların dansını bir daha göremeyeceğim der son dakikalarımı onları izlemekle geçiririm dedim (dedim de tabii gerçekte heralde panikle uleeeyn bırakmayın ölmeyeyiim daha çok yapacağım iş var uleeeyn diyor olurum heralde, nerde o coool'luk bende.. ama işte yevaş yevaaaş.. biyerden başlamak lazım yoksa hayat çok bombok sevgili gençler..)

      Sil
    7. Bu böyle be Ceren. Ağaçlar,yapraklar, toprak kokusuuuu, taze meyve, sebze çok güzel ama:)

      Sil
    8. Ay tabi nimet olmaz mi az kaldi eve kaydirak alcaktim :) annemin yanimda olmasi hem cok buyuk sans minnettarim ona ama bi yandan da zor yahu bu yasta dipdibe ve benimkisi gibi herseye karisan bir anneyle yasama.korkularim var ama yine de kizimla herzaman yaptigimiz yuruyuslerimizi mutlaka burda da yapiyoruz cunku en sevdigimiz aktivite yurumek birlikte.buranin bir bonusu da kitaplarda gordugumuz hayvanlara bu kada yakin olmak :) az evvel yoga dersleri izlemeye basladim.bu yili en verimli sekilde gecirmem lazim.planlarim var kisa dair kayak ogrenicizz mesela.ayrica bu benim icin buyuk bi challenge evet annem var yanimda ama esim en buyuk destekcim yok Derin i o olmadan bi yil nasil idare etcem bakalim cunku dogdugundan berii iki yas sendromunda olan bir bebeye sahibim.bi de tabi Cerencimin yazilari var valla icimi bi huzur mutluluk kapliyo yeni yazi gorunce.sanki munihten degil giresundan yaziyo :D.
      Tek istegim saglikla huzurla gecsin bu yil hepimiz icin.bir de umuyorum ki bundan sonra insanlar ne buralara gelmeye korksunlar ne de burda yasamaya :)
      Cok sagol Songul cok iyi geldi bu konuda yazismak

      Sil
    9. Rica ederim:) bu arada Ceren'in yazıları Arap çöllerini bile serinletiyor. Ben de sürekli yollarını gözlüyorum yazılarının, hep iyiye, güzele dair olur umarım yazıları. Orda yaşamakla ilgili fikrine katılıyorum, ben hep özlüyorum, çok özlüyorum oraları. Selamlar, sevgiler:)

      Sil
    10. Tuba, herşeye karışmayan anne türü var mı ki? :D Biz de mi öyle olucaz yaaa ay korktum.

      Sil
    11. Herseye karismayan bir anne yok a ondan daha vahimi var.suan giresundayim oy kullanmaya geldik ve amnemin isi cikti bizimle gelemiyor ve onun yerine bir ayligina kayinvalidem geliyor ( ay utaniyorum da boyle serzeniste bulunurken insanlar pesimde taa oralara geliyor ben neler dusunuyorum.)

      Sil
    12. Benimki markete bile gelmez yardıma :D Ama iyi ki de gelmez :D

      Sil
  3. sana çok önce yazmak istedim fakat kendi gel gitlerimi kontrol altına almakla ugraştığımdan yazamadım, kısmet şimdiyeymiş. ilk sabrının sonuna gelme yazını okuduğumda sadece yanında olup sana sarılmak ve hepsi geçecek bu çocuk da öyle veya böyle büyüyecek demek istedim . kendimi kaybolmuş ve kontrolü kaybetmeye başladığımı hissettiğim anda bir an duruyorum kapatıyorum gözlerimi ve içimden sadece bunlar da geçecek hayat devam edecek diyorum ve gözlerimi açtığımda her şey daha aydınlık görünüyor, akıl sağlığımı böyle koruyorum sanırım. sen de iyi olacaksın sadece inan ...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. bu arada 2 yaşında bir kız annesiyim , benim sorunlarım çocuğumla ilgili değil daha çok yaşadığımız çevre ve yaşam şartlarıyla ilgili, belirtmek istedim.

      Sil
    2. Biliyor musun, senin içgüdüsel olarak uyguladığın bu teknik okullarda nöropsikoloji derslerinde, öfke kontrolü sınıflarında, farkındalık yaratma üzerinden anksiyete ve depresyonun çözümlenmesi uygulamalarında geçiyor, bilimsel bir teknik! :) Bunu okumadan bulmak bence zeka belirtisidir, çok tebrik ederim.. Benim de çalıştığım ve yakında üzerinde yazacağım bir konu bu!

      Sil
  4. Senin adına çok seviniyorum Ceren. Toparlandığını görmek sevindirici.Bu yıl kendi yolumu çizme aşamasında buna benzer listeler kafamı toplamama, görüş alanımı netleştirmeme çok yardımcı olmuştu. Zaman yönetimi benim çok başarısız olduğum bir alan iple çekiyorum yazıyı. Çok sevgiler Semanur

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim Semanur :) Bir sonraki yazı, başarabilirsem bugün ya da haftasonu kaleme almak istiyorum..

      Sil
  5. Bu listeler oldukça yardımcı olabiliyor.Zaman yönetimi dersinde to do list yapmayı öğretmişlerdi,günümü toplamama işlerimin aksamamasını sağlamıştır.ama onun dışında şuaralar ihmal ettiğim şeyler çokmuş onu fark ettim. Ben mutlu olmak için listeme ilk ana haber programını izleme hatta çek git başka bir ülkede büyüt çocuğunu maddesini eklerdim:( çok eğlenceli aktiviteler var öpretmeden ziyade eğlenmeye dayalı.pintereste dal hemen:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ana haber bültenlerini izlemiyorum ama onun yerine facebookta mesela önemli haber kanallarına üyeyim ve global haberler alıyorum, Türkiye'de önemli birşey olunca onlar da düşüyor listeye. Türkiye aslında cennet ama kendi elimizle cehenneme çevirmeye azmettik, blogda politik yazı yazmak istemiyorum çünkü herkesin fikri kendine ama özelde ben de çok sıkıntılıyım. Cumhuriyetçiler ile aşırı dindarlar iki zıt kutup ve birbirlerinden nefret ediyor asla diğerine yaşam hakkı vermek istemiyorlar, halbuki arada griler var, olmalı, herkes arada dindar olabilir, arada amaaağn vur beline kazmayı olabilir, arada çekip gitmek isteyebilir.. Ama gitmek çözüm değil, aynı kafayla gittiğin zaman yine mutsuz oluyorsun, burada da Türkiye'de olan güzellikler yok, kıçımız 5 ay kar altında, insanlar soğuk, kimse kimsenin derdini merak etmez, kayınvalidem bile "hayır benim hayatım özel, sizin çocuğunuzu 1 saat dahi alamam çünkü çok ağlıyor ve psikolojisi bu sıra normal değil, zorlanıyorum ve kendime dert edinmek istemiyorum" der mesela.. O nedenle insan bence yaşadığı yerde mutluluğu yakalayabilmeli, bunun için uğraşmalı. Memleketin üstündeki kara kara bulutları kovalamak için her birey kendisi de emek vermeli, oy vermeli, sokaklara çıkıp kendini göstermeli.. Başka türlü değişmez bu sistem.. Ay çok yakındım, öpüyorum.

      Sil
    2. Ben işten dolayıda mecburum güncel her haltı takip etmeye:( hehehe alman olmasına gerek yok ınan bnmki hiiiiç ilgilenmiyor,sen bırkac defa bıle bırakabıldın bzmki yanındayken bıle ılgılenmez torunlarıyla,zamanında cok cocuk buyutmus dıye.ahhh obur konuya gelirsek siyası bbde bılerek yazmıyorum ztn çünkü olayın gıdecegı yonu bılıyorum.ülke güzel,iklimi iyi ama duzgun egıtım ve saglık hızmetı alabılmen için iyi para kazanıyor olman lazım..amann neyse listeler ve rutin işler stresli zamanlarda oldukça iyi gelirmiş diye okumuştum bir noropsikoloji makalesinde ama sadece kendını zorlamamak lazım degıl mi? Fazla sosyal olmaya calışan çocuklar için yazı istıyorum bnde:)

      Sil
    3. Ay kadın çocuktan bıkmış ya, yazık :D Biz de o duruma gelmeyiz inşallah Giz!
      Fazla sosyal olmaya çalışan çocuklar için ne yaziim, Allah sabır versin :D

      Sil
  6. Diğer 2 isteğe katılıyorum ben de. Ayrıca takıntı ile ilgili bir yazı olabilir mi? Oğlumda sabun, oyun hamuru takıntısı var elinde bunlar olmadan duramıyor. Önce sadece uyumadan önceydi şimdi 24 saat bunlarla yaşıyoruz. Dışarı çıkarken çantamda 2 kutu oyun hamuru en az 3 sabun taşıyorum. Çocuk psikoloğuna mı gitmemiz gerekiyor yoksa bu da 2 yaş sendromuna dahil midir?
    Burcu

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :D Oldu takıntıları da yazayım ama bunlar takıntı değil, normal gelişim süreçleri. Her çocukta böyle dönemler oluyor, beyni birşeyi çözmek için ona takılıyor, illa ki o konuda herşeyi bilecek, uzmanlaşacak. Bazen görürsünüz ufacık çocuk mesela dinazorlar hakkında herşeyi bilir, insan ağzı açık dinler.. Bu sıra Maya'nın da çok takıntılı olduğu konular var ama ben hiç oralı olmuyorum istediğinde hemen veriyorum (emzik gibi düşün, mayanın hiç emziği olmadı mesela ama şimdi illa ki cebinde 2 adet kestane taşımak istiyor mesela) sen fazla anlam yüklemezsen bir süre sonra bakarsın sıkılır bırakır, başka birşeye geçer.. Endişelenme yani, normal gerçekten..

      Sil
    2. Oh rahatladım valla sanki takıntılı 'anormalmiş' gibi geliyordu.
      Diğer yazıları da merakla bekliyorum, sen hep iyi ol ve biz de sana bakarak kendimize çeki düzen verelim.

      Sil
  7. iyi olmana çok sevindim canım enerjin buralara kadar geldi. meditasyonun ve duanın evren üzerinde etkili olduguna inananlardanım yolumu kaybetmek üzere olduğum anlarda dua ve meditasyona sıgınırım ve sonra da çokça şükü sebeplerimi bir kenara yazarım. İnsanın kendi kendini iyileştirmesi kadar güzel birşey yok. çok opuyorum seni

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aynen, bak bugün cuma, benim de boş günüm. Kızı kreşe bıraktım, hemen geldim evimi kısaca temizledim, çamaşırları attım, kendimi de temizledim biraz dua okudum inancıma göre. Hayırlı cumalar dedim kendime, vallahi bir gücü var işte.. Ateistsen de başka türlü bir umutlar ve hedefler koyarsın kendine, cuma olmaz pazartesi olur önemli olan "inanmak" yani umut..

      Sil
  8. Çook doğru bir şey ypamışsın ben zaten senin toparlanacağından emindimmmmmm

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. <3 Ya ben gelip de şu ilkokul arkadaşımla eşini bi görmek istiyorum bi ara, ya da siz hiç mi gelmezsiniz bu taraflara :D Ben merak ediyorum seni, G'ı biliyorum ama bildiğim G büyümüş, daha iyi yönde değişmiş gibi görüyorum, ondan çok merak ediyorum :D Facebooktan falan baktım yoksun, daha da merak ettim :D Meraklı melahatin..

      Sil
  9. çok şükür Ceren iyisin:) bir türlü planlı olamayan ben için listeler hele ki excel le yapılmış olanı çok işe yarayacak teşekkürler:)
    hayattaki iniş çıkışlar kadar bu iniş çıkışlardaki kendi yaşadığımız bocalamaları da normal kabul etmek lazım. Bir de bahsettiğin gibi insanların(en yakınının bile) duyarsızlığın dibine vurduğu yerlerde..durumlarda..
    geçen hafta bebeğimi kaybettim, üstelik gidip kürtajla aldırmak zorunda kaldım. o kadar kötü bir şeydi ki, bahsini bile açmak çok kötü yapıyor. İmkanlar gerçekten insanı ferahlatıyor senin adına çok seviniyorum bu anlamda. Geçen gün 1 saat kadar yürüyüş yapabildim bir de sokakta çiçek kokusu aldım burda, öyle bir etkiledi ki beni hatırladıkça kendimden geçiyorum hala:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Songülcüm çok üzüldüm, seni anlıyorum, biliyorsun ben de geçen aylarda aynı yollardan geçtim, hele kürtaj daha da zorlamıştır eminim. Çok geçmiş olsun.. Böyle zamanlarda insan biraz kendi içine kapanıyor, benim de çok ihtiyacım olmuştu. İstersen özelden her zaman yazışabiliriz.. Güç ve sabır diliyorum sana...
      Tam düze çıktık yine çakıldık oluyor çoğu zaman, haftaya yine salya sümük olabilirim, zor bir hafta bekliyor beni.. Ama bir kez kalktım ya ayağa, yine kalkarım di mi....

      Sil
    2. Teşekkür ederim Ceren. Seni hatırladım zaten, Allah tekrar yaşatmasın ne bize ne de başkasına hiç..kendimle başbaşa kalmak benim için de şart. Eşimi tatile gönderdim dün çok az bişey kaldı toparlanmam için. Uzun zamandır koşamıyorum o çok kasvet yapıyor, spora dönmem için de beklemem gerektiğini söyledi doktor. Çok sağol desteğin için:) bu arada salya sümük bağıra çağıra ağlamayı özledim walla, gelirse öyle ağlama benim için de ağla(kötü gelmesin tabi deşarz olmak için gelsin de:) kalkarsın tabi ayağa Ceren, güç alacağın bir sürü insan var çok şükür. çok isterdim tutup elini güçlü bir şekilde sıkmayı. Ama şu an yapmış gibi oldum walla sen de hisset:) öpücük

      Sil
    3. Amin Songülcüm, yaşatmasın!

      Sil
  10. Küçük haftalık "bucket list"ler çok tatlı olmuş ama ben mutluluğun öznel olduğuna inanıyorum, bu yüzden bunları direkt kendime uygulamaktansa kendimle alakalı bir liste yapardım ben, en az haftada 5 gün spora gitmek, yeni şarkılar keşfetmek(bir şarkıyı senelerce dinleyebilen bir insanım çünkü), sevdiğim dizileri takip etmek, "kültürlenmek" (bir sergiye, festivale v.b gitmek) gibi... Önemli olan çabalamak zaten, çabaladığımız an zengin ve şımarık bir kız çocuğu gücünde oluyoruz, ne istersek önümüze geliyor :3 Bu arada yorumlardan birinde kayınvalidenizin Maya'nın "anormalliği" hakkında yaptığı nahoş yorumu gördüm, kendimi tutamadım, yaralarım var bu konuda, insanların ağızlarını ne zaman açacağını bilmesi dünyadaki sorunların %90ını azaltırdı, sizin ve meslektaşlarınızın da yükünü hafifletirdi, keşke besteler yapan şiirler yazan harika resimler çizen medeni insanlık ağzını kapamayı da öğrense.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Zaten ben de onu dedim, kişiye özel tasarlanmalı tabii ki. Ama 4 kolu dengede tutmak önemli. Bir de haftada en az 5 gün spora gitmek gibi bir hedef sakın koyma, spordan nefret edersin o hedefle. Sadece de ki mesela bu hafta bolca spora gideceğim (açık uçlu, kantitatif değil) bunu "başarmak" çok daha kolay ;)

      Sil
  11. Yazılarını okuyup, hastalıktan (ailecek çürük yumurta olma meseleleri) yorum bırakamadım. Maya'nın ne tıbbi, ne de psikolojik olarak herhangi öenmli bir sıkıntısı olmadan atlatın tüm bu yaşananları ve bir daha herhangi bir önemli problemle karşılaşmayın inşallah.

    Bir ara yazmayı bırakmaktan bahsetmiştin. Sakın! Lütfen! Kendi adıma konuşayım, senin sıkıntını anlattığın yazılara, yorum bırakmayı istesem de, zaten bildiği, benden çok daha fazla uyguladığı belli olan cümleleri, söyleyip durmanın ne faydası olacak, boş beleş konuşmak gibi düşünüyorum. Bazen de,damdan düşenin halinden damdan düşen anlar, misali yazıyorum. Onu yazanın ruh halini, iniş çıkışlarıni bilsen, ne hakla yazmış diye düşünürsün muhtemelen. Çok kaale alma yani. :)

    Bazı insanların küçümsediğini iddia eden söylemleri de, olgunluk mertebelerinin yüksekliğini gösteriyor. Tam da anlatmak istedikleri gibi...

    Yazmayı düşündüğün konular harika. Hepimiz okuyoruz, biliyoruz, uygulamak için çabalıyoruz kendimizce. Ama durakladığını bile farketmediğimiz, başlamak isteyip de beynimizin kullanılmayan bir köşesine atıp, sadece hatırlamakla kaldğımız maddelere, sürekli uyarıda bulunmanın gerekliliği içerisinde oluyoruz. En çok da, ''anne'' kelimesinin karşılığını oluşturanlar için geçerli gibi geliyor bana.

    İstek konuya gelirsek; istikrarsızlık desem olur mu? :)



    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkürler :)
      İstikrarsızlık derken annenin kural koymadaki istikrarsızlığı mı yoksa çocukla ilgili bir durum mu? Açar mısın? :)

      Sil
    2. İstikrarsızlık, hımm böyle en kroniğinden. Çok çabuk sıkılıyorum. Daha doğrusu öğrencilik fazında, bir seneye yayılarak yapılması gereken sorumluluğu altı ayda bitirip, bir daha hiç arkama bakmamak diye anlatayım.

      Ama evlendikten sonrası fecaat :D Tekrardan (tabiri hiç caiz değil biliyorum ama:p) nefret ediyorum. Bir sene boyunca aynı yemeği, bir kez daha pişirmek için, eşimin istemek zorunda kaldığını, dalga geçerek söylediğinde farkettim mesela. (Pilav, patates hariç tabi) Çocuktan sonra rutini sürdürmeye hasret kadığımı söylemeyecek değilim, ama sürdüremiyorum. İstemiyorum da. İstikrarsızlıkta istikrar sağlıyorum, ama bu ne beni ne de tabiki de çevremi tatmin ediyor.

      Git bir psikologla yüzyüze görüş dersen anlarım. Valla bak. Ben az buçuk var olan bir sıkıntı olacağını düşünmüştüm ama yazıya dökünce vazgeçtim :D

      Sil
    3. Öncelikle "fecaat" kelimesini kullanmana bayıldım, bu tip içinde müziği olan, kendine has bir esprisi olan kelimeler artık günlük dilden baya yok oldu, ben de çok seviyorum bunları modern anlatımlarda cuk oturtup kullanmayı :D
      Ay yemek konusu çok apayrı bir hikaye, ben külbastıdan hani içi sebzeli ve haşlanmış yumurtalı kocaman rulo köftelere falan neler yaptım adama, nelere hayran ettim, şimdi uydurmatik bişey bulursa şükrediyor ve genelde de kendi yapıyor yemekleri :P O sanırım insanın içinden geliyor şekerim ve de balım aylarında..
      Çocuktan sonra rutin konusu bazen çok yanlış anlaşılıyor sevgili Bitli Turist, yani sıkı sıkı böyle Alman mürebbiyeleri misali rutin insanı mutlu etmez, aksine tüketir, çünkü "sıkı programa uymaya çalışmak" insan ruhunu gerçekten daraltan, liseden beri içine giremediğin 32 beden elbisenin içine sığmaya çalışman gibi bir uğraş. Hele annelikte hiç olmaz. Her anne bilir çocuğunun uykusu yemeği bilmemnesi bir düzen içindedir ama "7'de yatağa gidilecek" kuralı 10dk aksamadan da olmaz. Esneklik payı çok önemli, planlar yapılırken mutlaka esnek düşünülmeli ve gerçekleştiremediğinde insan kendini suçlamamalı yoksa herşey tıkır tıkır düzenli ve rutin işleyecek beklentisiyle insan devamlı "başarısızlık" hissi duyar.
      Fakat bazı rutinler var ki, çok önemlidir. Mesela yatağa giderken hep aynı şeyleri yaparsan, bebekler uyku vaktinin geldiğini öğrenir ve uyku düzeni daha kolay sağlanır. Ya da mesela 2 yaşındaki çocuğa kural koyarken tutarlı olur, bir gün hayır dediğine ertesi gün peki bari demezsen, çocuk da o davranışın yapılmaması gerektiğini daha çabuk öğrenir. Benim bahsettiğim bu tip bir rutin. Yoksa dediğim gibi, esneklik ve duruma adaptasyon, farklı ilgiler ve geniş yelpazede denemeler bence insanın sosyal zekasını gösteren huylar.
      Ne tam bir kaos ortamı, ne aşırı sıkı bir rutin. İkisinin arasında önceden belirli kurallar ve değişmeyen uygulamalar.. Bunlarda istikrarlı olur, geriye kalanda biraz kaotik olursan bence herkes memnun olur durumdan :) Sen de özgür ruhunu prangalar altına sokmamış olursun ;)

      Sil
    4. Ay çocuk konusunda çok esneğim. Yani elimden gelen birşey de olmuyor genelde.Rutin, gece terörü,iki yaş krizi,hastalık vsvs. ile değişiyor. Hiç ufacık bir olması gereken rutini günlerce devam ettirebildiğimiz vaki değil. Zaten anladım ki, ben yetiştirme konusunda relax bir insanım.

      Ama bu söylediklerini, kendim için olan düşüncelerime uygulamam gerekiyor. Uzun uzun üşenmeyip yazdığın için teşekkür ederim. :)

      Sil
    5. Ay keşke ben de biraz relax olabilsem :)

      Sil
  12. Sabahladım. Hala da uyumaya niyetim yok. Tüm düşüncelerim saçmalıklar ve anlamsızlıklarla çevrili ve sonra sen geliyosun aklıma bakıyorum paylaşıma, gülümsüyorum, adına seviniyorum ve pes etmeyip savaşmanı seviyorum diyorum ki ben bu kadını seviyorum be! Seni seviyorum 🙏

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tuğçe teşekkür ederim :) Ama sabahlama, uyku en önemli nimet vallahi..

      Sil
  13. o kadar uzun yazdım ki bağlantı sıfırlandı dedi yayınlanmadı kahretsin yaaa tel den yazmıştım bir de zorla. :((((((

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ay sinir oluyorum ben yaaa :( Böyle uzun uzun yazılıp uçan yorumlar ve de asla bırakılamayan yorumlar oluyor neden acaba, eyy yetkililer neredesiniz!

      Sil
  14. Yanıtlar
    1. Ayşe tüm o pembeler içinde yorumların hep pozitif, insana böyle şekersi bir mutluluk veriyorsun (ay odunun da iltifatı böyle bi tuhaf oldu pardon)

      Sil
    2. hahahha :D teşekkür ederim ne odunu ya senden olsa olsa zarif bir çiçek olur :)) ama şu bir gerçek yazıların bana da çok iyi geliyor . enerjimi senden alıyorum . ;)

      Sil
  15. Ceren sana bir kitap önermek istiyorum çok zevkle okuyacağına eminim:
    Farkındalık Maceraları

    bu kitap 1 yılda okunacak bir kitap. her hafta farklı bir ödev veriyor.. sadece o haftaki bölümü okuyorsun..
    http://www.idefix.com/kitap/farkindalik-maceralari-jan-chozen-bays/tanim.asp?sid=UB3XQ0TPW0WW9L3KPB1E

    tam olarak senin bu bahsettiklerini karşılayacak cinsten. mesela benim bu hafta "medya perhizi" yapmam gerekiyor. seçimden sonra TR'de yaşarken bu nasıl olacak bilemiyorum :) ama 13. haftadayım ve şimdiye kadar meditasyon vb. şeylerle uğraşmamış beni bile mesttetti bu kitap.. çok fena tavsiye ederim :)

    2 yaş resmen bu aralar anamı ağlatıyor. çok fena durumdayım, bir yandan da yeni bebek 7 aylık oldu! hem bedenen hem de ruhen çok bunalmış durumdayım.. çocuk ve şiddet yazını merakla bekliyorum :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Edit: medya perhizi senin blogunu da kapsıyormuş :(
      yok canım sayılmaz bu :P

      Sil
    2. Hemen alıyorum! Çok teşekkür ederim! Ama ben hafta hafta okuyabilir miyim, elimden düşüremem gibi geldi :)
      Meyda perhizi muhteşem birşey lütfen yap, benimkini de okuma ama vallahi yap, çok işe yaradığını göreceksin!
      Aman tanrım 7 ay mı????!!! :D Zaman uçuyor!

      Sil
    3. kullanmadığın elini kullan, yemek yerken sadece ye, günün sonunda 5 şey için şükret, sesleri dinle, dik dur, ellerinin kıymetini bil.... o kadar güzel çalışmalar var ki.. medya perhizini haberlerle, gazete ve TV ile sınırlı tutuyorum :P
      gerçekten çabuk geçiyor zaman. Doğum Ocak 15 gibi :(

      Sil
    4. Kullanmadığın elini kullan niye? Bir dönem çok karşıydılar zorlamaya (ben de o dönemde yetiştiğim için) ay bu arada 5 şey çok ya, 1 şey bulsan yeter bence şükredecek, bu sefer insan pollyanna'ya bağlıyor :D O da berbat, her çıkışın ir inişi var malum... Ay üzerimden pozitiflik akıyor gene.
      2015'in bitimini yakalar belki ya :D

      Sil
    5. kullanmadığın elinin ne kadar doğal ne kadar tecrübesiz ve beceriksiz olduğunu anlamak için. bir de diğer tarafa bir şey olursa diye :)
      5 şeyi ilk başta dolduramıyorsun 2-3 gün sonra 10a çıkartabiliyorsun.. garip ama sesleri dinlemek beni çok etkiledi. her çıtırdıyı farkeder oldum.
      normal doğum zamanı 30 ocak ama sezeryan olacağı için 15 gibi diyor doktor. bakalım ne kadar geç gelse o kadar iyi :) hayırlısı tabi sağlıkla gelsin de

      Sil
  16. hala dönüp dönüp yararlanmak bu yazıdan.
    <3

    YanıtlaSil

Anonim yani isimsiz ya da rumuzsuz yorumlara, hakaret, belirli bir gruba karşı ayrımcılık ya da ırkçılık içeren yorumlara, en önemlisi de yanlış bilgi ya da yönlendirici (melisiniz, malısınız'lı) yanlışlar içeren yorumlara BU BLOGDA YER YOKTUR. Bu davranışları yapan kişiler, genel huzurumuz için engellenecektir. Teşekkürler!