17 Kasım 2015 Salı

2 yaş çocuğuyla rengarenk rutin hayat

Yorumculardan biri hatırlattı, sağolsun. Kızımın 1 yaş günlük rutinini burada yazmıştım ama yeni yaşının rutinini ve yeni aktivite ve oyunlarını yazmayı unutmuşum. Aslında Eylül ayında başladığı kreşe dek 1 yaş rutini aynı şekilde devam etti ama kreşe başlayan dünkü çocuk birden büyüdü kocaman bir sıpa oldu ve rutini de birden değişti.

Zamanından önce kreşe yollamak ne kadar sakıncalıysa (bknz. bu yazıda nedenleri), zamanından sonra kreşe yollamak da bir o kadar sakıncalı, çünkü hem anneler tükenmişlik sendromundan muzdarip, hem de sosyalleşmesi, kuralları ve sınırları öğrenmesi gereken çocuk bu kazanımdan geri kalıyor, eksik kalıyor. "Ne zaman kreşe yollamalı?" derseniz, o sorunun cevabı her çocuğa ve içinde bulunduğu koşullara göre değişir bence. Fakat çocuğu dikkatlice gözlemlerseniz genellikle 2 yaş civarı diğer çocuklarla daha çok zaman geçirmeye ilgili olduğunu, tek başına birşeyleri başarmaya çalıştığını yani kısaca "hazır olduğunu" görürseniz, o değerli anı yakalayın derim çünkü kreş hakikaten can simidiymiş! Meyvelerini sadece çocuğumuz üzerinde değil, ana baba olarak kendi psikolojimiz üzerinde de inanılmaz bir hızla topluyoruz.

Rutini kreşe başlayınca değişti demiştim. Mesela artık öğle uykusunu uyumuyor ve eskiden bu beni deli gibi korkuturken (çünkü uyuduğu o 1-2 saat benim gün içinde tek dinlenebildiğim, totomun koltuk gördüğü hatta arasıra yanına kıvrılıp 10-15dk'lık güç kazanma uykusu uyuduğum yegane zamanımdı) başıma gelince birden hiç de öyle korkulacak bir şey olmadığını fark ettim. Meğerse sorun uyumayan çocuk değil, yorgun ve tükenmiş anneymiş. Şimdi Maya 08.30'dan 13.30'a kreşte aktivite ve oyun işiyle iştigal ederken, ben de iş yerimde çalışıyor ya da boş günümse spor sonrası keyif yapıyor oluyorum. Ve çocuk dışında kendi hayatıma odaklandıkça, çocukla geçirdiğim zamanın da daha çok keyfine varıyor, daha enerjik oluyorum.

13.30'da Maya'yı kreşten aldığım gibi, hava şartları ne olursa olsun uygun kıyafeti giydirip, her gün bir başka parka götürüyorum ve en az 1 genelde 2 saat dışarda koşuyor, oynuyor. Bazen kreş dışındaki arkadaşlarıyla da parklarda buluşuyor, beraber zaman geçiriyoruz. 15.30 gibi eve dönüyor ve beraber ufak birşeyler (beraber yaptığımız ev yapımı pizza, meyve, fındık fıstık vs) atıştırıyoruz (Maya 9'da kahvaltı, 11.30'da öğle yemeğini kreşte yiyor ya da yemiyor, yeme konusunda ben tuhaf şekilde takıntısızım artık! Valla merak bile etmiyorum, "yedi mi" değil "oynadı mı" diye soruyorum desem?!)


Atıştırma saatinden babası 18'de gelene dek evde faliyet ve oyunla geçiyor (hala bu zamanın en az 2/3'ünde benim aktif olarak ona katılmam gerekiyor ama kreş sonrası tek başına oyun becerisi de hızla artıyor, yalnız oyunun faydaları için buraya). Babası gelince ben yemek işlerine, onlar da legolar ve tahta bloglara girişiyorlar. Yemek sonrası bu sefer ailecek boğuşma, tepinme ya da bizim kocaman yatakta zıplama işlerimiz oluyor ve 20.30 gibi de "çocuklu gün" vuslata eriyor, "yetişkin saatleri" başlıyor. Biz de 23 gibi yatağa gidiyoruz. Haftaiçleri gece çıkıyorsak (eşimle ya da arkadaşlarla haftanın bir gecesi akşam yemeğine, sinemaya, bir konsere ya da bizim kızlarla geleneksel olarak 2 haftada bir içmeye gidiyorum ama yine de 20.30 ya da taş çatlasa 21'de eve dönüyoruz (eşim geçenlerde "sırf anne babalara açık night club'lar olsa, akşam 6-9 arası çalışsalar, amma iş yaparlar" diyordu) ama gece yarılarına kadar dışarda olmadığım için şikayetçi değilim çünkü Maya'yı yatağa götürmekten ve uyuyana dek koklaşıp öpüşmekten daha çok zevk alıyorum.


Haftasonları da aşağı yukarı aynı programı uyguluyoruz, sadece öğle öncesi genellikle baby-gym'e gitmiş ve dönüşte de arabada 15dk falan uyuklamış oluyor. Öğleden sonraları da genellikle yakın bölgelere bisiklet (Maya'nın croozer'ı ile ilgili yazım burada), araba ya da tren seyahatleri yapıyor, kentteki festivallere katılıyor, genelde kahvaltı ve yemekleri ailecek ya da arkadaşlarla buluşup dışarda yiyoruz yani cuma ve cts geceleri Maya biraz daha geç uyuyor ama tabii ki sabahın köründe ailecek kargalarla kahvaltı yapma fırsatını asla kaçırmıyoruz.. Bu da beni mutlu ediyor çünkü ben Maya'dan önce de çok erken kalkan, günün o sesssiz huzur dolu saatlerini seven bir insandım.

Gelelim aktivite ve oyunlara.. Bizim evde hastalık zamanları dışında TV ve tablet izlenmiyor demiştim, o nedenle bu aktivite ve oyun işini ben baya ciddiye alıyorum (yoksa delirmeden zaman geçiremem 2 yaşındaki bir çocukla). 2 saate yakın açıkhavada olduğumuz için, aslında en güzel oyuncak ve oyun arkadaşı doğa. Fakat doğaya çıkma şansı olmayan kent çocukları için de park ve bahçeler baya enerji attırıyor. Bir de özellikle hareketli çocuklar için gymboree ya da baby gym gibi spor alanları çok keyifli oluyor. Bazı alanların anne babalar için kafeleri falan da mevcut (aslında bu tip bir iş alanı Türkiye'de çok bakir, işe dönmeliyim ama çocukla da ilgilenmeliyim diyen girişimci okurlar varsa değerlendirin bu fikri derim!)


Ayrıca bizim haftada bir gittiğimiz bir sanat atölyesi var ve burada 2 yaş çocukları çekiçle çivi çakmak, makasla kağıt kesmek, uhu ve boyalarla uğraşmak gibi "kontrollü tehlikeli" aktiviteler yapıyorlar. Bu atölyeden öğrendiklerimizi bazen hafta içi bir başka gün tekrarlıyoruz, bildiği bir aktiviteyi farklı bir ortamda yapması, öğrenmeyi de pekiştiriyor. Özellikle suluboya ile çalışmalar, farklı renklerdeki gıda boyalarının farklı kaplarda karıştırılması, playdoh'dan bebeklerine elbise yapmalar, düğme, bağcık ve boncuk dizmeler, kolye tasarımları (ve sonra üçer beşer takmalar) bu sıra çok hoşuna gidiyor.

Bizde yemek yapmak bile bir oyun aslında. Maya'yı ben mutfak robotu olarak kullanıyorum, fazla keskin olmayan bir bıçakla sebzeleri ve meyveleri kesiyor, pizza ve muffin gibi yemeklerin malzemelerin karıştırılmasından süslenmesine tamamını kendi elleriyle hazırlıyor (bir yumurta kırışı ve akını sarısını bilimadamı edasıyla ayırışı var, efsane mesela), masa hazırlanmasına ve toplanmasına yardımcı oluyor (öyle fırlatma da değil ha, çatalın bıçağın heşeyin yeri milimetrik düzende, deli midir nedir). Anlayacağınız tembel anne olarak, ev işlerinde "ödev değil oyun" mantığıyla çok güzel kullanıyorum bu obsesif çocuğumu :P

Maya'nın kitaplarını kütüphaneden alıyorum, çok bağlandığı bir hikaye olursa anca o zaman gidip satın alıyorum. Ayrıca bu dönem kuklalara fena halde sardırdığı için evdeki malzemelerden kukla tiyatrosu yapıyorum ya da oyuncakları kullanarak hikayeler anlatıyorum. Kendi de tüm teddy'leri seyirci mantığıyla karşısına dikip, sesini değiştirerek, farklı şekillerde konuşarak, kendi tiyatrosunu oynuyor bazen. Hikaye anlatımının çocuklar üzerinde çok çok olumlu etkileri var malum..

Ve tabii ki artık çocukluk dönemi oyunları tam gaz başladı; evcilik, doktorculuk, araba yarışları (ve park yeri savaşları), en üstteki fotoğrafta ne kadar profesyonelce icra edildiğini gördüğünüz (!) saklambaç, top oyunları ve hatta elinde hiç oyuncak olmasa bile hayali oyunlar, gün içinde ona ilginç gelen konuşmaları taklitler ve bebekleri giydirme, yedirme, yatırma, kaldırma, 2 yaş krizi geçiren (!!!) ya da çiş yapması gerektiği halde yapmadığı için ağlayan (!!!) bebekleri sakinleştirme teknikleri yaşam günlüğünde en üst sırada olduğu için, bu sıra en sık oynadığı oyunlar arasında. Ve ben onun kendi kendine oynamasını zevkle izliyor, mantık ilişkileri, analitik düşünme ve problem çözme becerisinin gelişimiyle gurur duyuyor, yaşından çok önce gelişen empati yeteneğine şaşırıyor ve bazı ebeveynlik sorunlarımın çözümünü onun oyunlarında buluyorum. Oyun; hakikaten çocuk için yemek ve uyku kadar önemli!

Yeni oyunlar icad etmekte kendi "tek çocuk"luk dönemimden beri yetenekliyim gerçekten ama ara sıra özellikle buraya ve şu sayfaya ve bu sayfaya ve bu site ve şu sayfa'ya ve de bu sayfaya ve de buraya ve buraya hatta buraya bakmak da çok işime yarıyor. Tavsiye ederim..

21 yorum:

  1. Maya ne kadar şanslı bir çocuk, hayatını dolu dolu yaşıyor ve büyüdüğünde muhtemelen harika bir aşçı olacak :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ohhh ohh:) ne güsel işte dolu dolu yaşasın çocuk.Dinamik anne seni ne gusel enerjın var nasıl tatlısınız yaa.. İnstagramda var bnmkinin videosu var hamur açıyoruz,böreğin poğacanın susamını ekıyor yumurtasını suruyor:)her eve lazım toz bile almaya çalışıyor:))) bende yazıcam evde bir otursak neler yapıyoruz diye.hava guzelken hep dışardayız.Mayada çok sosyal ve becerıklı bir çocuk olucak annesi.ne şanslı ki ailesı ona tum ımkanları saglıyor..cok cok opuyorum

      Sil
    2. Nikki valla yemek konusunda inşallah bana değil anneme ve babasına çekmiştir, ben yağsız sağlıklı yemekler salatalar ve süslemeler konusunda süperim de, normal yemek konusunda ı-ıh :P
      Giz valla sizin genlerinizde var o iş, ice oğlanın kaçarı yok :D Sabah sabah ağzım sulandı yorumu okurken.

      Sil
  2. Meğerse sorun uyumayan çocuk değil, yorgun ve tükenmiş anneymiş.

    İşte buuu benim sorunum.

    Tüm yazı harika ama bu cümleyi duvara büyük harflerle yazmak istiyorum.

    Bizim rutinimiz de şöyle

    5-6 kalkış

    8 e kadar oyuncak , piyano, tv vs ile oyalanması( babası tv acıyor)
    8-9 kahvaltı
    9-11 benim ev işi yapmaya çalışmam onun mızmızlanması
    11-12 uyku, o uyurken ben yemek yapıyorum
    12-13 yemek
    13-17 hava güzelse park /kötüyse avm /çok kötüyse evde faaliyet
    17-18 oyun, bazen tv
    18 -19 yemek
    19-21 oyun,banyo, kitap
    21 şanslıgünümse uyku değilse 23 -24 ekadar devam.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hakikaten az uyuyormuş, sana bir önerim olabilir mi? 9-12 arası ev işi yapıyorsun ya. Onu 1-2 hafta yapma. Haftasonları yemekleri yap, dondurucuya at ya da şipşak yemekler, hazır yemekler hazırla. Temizliği ve düzenlemeyi 1-2 hafta boşver hatta eşine rica et, çok yorgunum sadece 1-2 hafta denemek istiyorum de.
      9'da emzirmiyorsan kocaman bir kahve iç, emziriyorsan kocaman bir muz, kuru kayısı, incir, kuru üzüm ye ve güne başla.
      9-12 arası dışarda biraz 1 saat yürüyün, parkta enerjisini atsın ve sonra eve getir ve karşısına otur beraber oynayın. Ben Maya'yla birebir oynayamadığım zaman Maya deliriyor bütün gün benim peşimde bana dokunmaya çalışarak ilgi isteyerek geçiriyor. Aktif şekilde 2 saat oynadığında ama sadece çocukla ilgilenerek telefonla tv ile değil, inan bana sanki o pilleri falan doluyor şarj oluyor ve senden uzaklaşıyor çocuk. İlk 1-2 gün daha fazla yapışacak ama sonra göreceksin bak.
      Gece yatışını yavaş yavaş (günde 2-3 dakika) öne çekmeyi başarırsan, 20'de yatabilirse mesela rahat olur. Sabah erken kalkmayı daha zor ayarlarsın ama ben mesela Maya'nın odasını zifiri karanlık yapıyorum kepenkler var, biraz daha geç uyanıyor :P
      Kolay gelsin!

      Sil
    2. AVM ve Tv gibi sesli ışıklı ortamlar gerçekten çocuğu yoruyor ve yorulan çocuk aktifleşiyor, uyku uyumak istemiyor bu arada..

      Sil
    3. Teşekkur ederim cevap için. Aslında annem geldiğinde okahvaltıdan sonra çıkartıyordudışarı ve eve gelince daha uzun uyuyordu. Rekoru 2.5 saat , 1kere gündüz 2.5 saat uyudu neyapacağımı şaşırdım mutluluktan.
      Annem olmadığızaman ben sabah çıkmayı beceremiyorum, şunu da yapım vunuda yapıyımöylederken saatgeçiyor. Yeni bir düzenkurmayaçalışıyorum bakalım aralıkta başlıyacağız. Karanlık konusunda , 5-6 da hava karanlık oluyorzaten yani güneş doğmamış oluyor, o yüzden güneş değil sebep benim çocuğumun biyolojik saati böylediyekabul ettim artık. 6-7 arası kalkarsa çok şükür diyorum. 7 densonra kalktığı senede 1-2 dir ozaman acaba hasta mı doktora mı gitsek diyorum. Avm ye ayda 1-2 gidiyoruz mecbur alışveriş için , enaz kalabalık olduğu haftaiçinde enfazla 2-3 saat duruyoruz. Daha kırkı çıkmamaış bebekle sabahtan akşama avmde gezenleri görünce yine iyi yapıyorum diyorum. 1 yaşınakadar hiç gitmedik, 1-2 yaş arası ve şimdi mecbur kalınca şeklinde.

      Sil
    4. 1 haftadır günlük rutinimiz değiştirdim. Sabah kahvaltıyı 7.30-8 arsında bititirip 8-9 arasında evişleri (süpürme, bulaşıkları doldurma boşaltma, çamaşır makinasını çalıştırma vs) 9-9.30/9.45 arası dışardageZme 10-11 araöğün, sakin oyun 11-12 uyku ve sonrası yine aynı şekilde. Akşamları 21 deuyudu bir haftadır, daha geçe kalmadı hiç :) sabah kalkış aynı 5-6 ama akşam erken yatınca ona darazıyım. Çok saol senin yazın ve önerinle bir değişiklik oldu. İnşallah böyledevam ederiz.

      Sil
    5. <3 sen yaptın hepsini ben değil ;)

      Sil
  3. Ceren tüm yazıyı hayretler içinde okudum. Nasıl bir aktivite şenliğidir.. Ben çok kısır ve kurak kalmışım.

    Sana danışmak istediğim, yani epeydir istediğim bir konuydu bu.
    Hazır yeri gelmişken sormak isterim.

    Doğu'yla oynamıyorum ben. Daha doğrusu ne oynıcam fikrim yok.

    Neler yapıyoruz?
    Ben bizimkiyle kitap okumanın abartı hastasıyım. O da benden etkilendi galiba, beraber saatlerce okuyabiliriz.. Defalarca aynı hikayeyi, aynı karakteri konuşabiliriz. Birlikte parka gidip, etrafta gördüğümüz şeyler hakkında da konuşmak ve defalarca aynı şeyleri 778 kez keşfetmek de büyük zevkim.. Orda o oynarken eşlik etmek.. Tepiş itiş sevmek koklamak, güldürmek, hoplatmak.. tabi ki herkes bayılır buna da..
    Dans etmek filan.

    Ama bu kadar. Yani diğer o şeyler, hani montessori mantığında yapılan ön hazırlıklar.. Bunları yapamıyorum Ceren. Çok vicdan azabı çekiyorum. Mesela özeniyorum bir şeyler hazırlıyorum, Doğu ilgilenmiyor konuyla. Diyelim o kurgudaki nesneyle başka bir şey yapmak istiyor.. Bırakıyorum, takılsın. Saatlerce aynı şeyi yapıyor. Kaplardan başka boyuttaki kaplara sular dökmek mesela.. Bunu alıp orda geliştirip, başka oyunlar yaratamıyorum. İçimden de gelmiyor. O orda kendi kendine uzun uzun oynarken ben de fırsat bilip işlerimi yapıyorum.

    Şimdi diğer yazınla da bağlarsam, beraber hafıza konuşmaları biz de yapıyoruz ama tüm günü değil.. Parkta yaşadığımız bir olayı.. O kelimelerle teker teker eşlik ediyor, ben tüm ana olayı ona anlatıyorum mesela.

    Tutup bebemle harika el faaliyetleri, zeka oyunları oynamıyorum :(
    Yakında yeni bir düzenim olucak, o zaman kurucam ortam- bunu istiyorum. Ama iki ay sonra 2 yaş olacak bu bebe. Geç kaldık mı ?

    Çünkü bu zamana kadar ilgilenmedi, ben de üstelemedim. Ancak yavaş yavaş hazır olmaya başladı sanırım. Geçen gün ona rengarenk pipetleri kesip dar bi huniden geçirme oyunu oynadım. Bayıldı ve uzun uzun oynadı. Bu ilk kez oldu. Orda bi umutlandım.. Tabi eldeki malzemelerden çok da fikir çıkmıyor şuan. Anca yeni düzende özel hazırlık yapabilirim.

    Bu arada Ceren, bu video izlemek hakkında çok net yorumların oluyor. Onu tam olarak açar mısın? Şunu anlıyorum. Bebek kendi organik dünyasında hareket halinde olacakken, görüntülere hipnotize olunca, gelişimi kötü etkileniyor. Bunu anlıyorum.. Ama ben kaka temizlerken, diş fırçalarken, göz damlası damlatırken, banyodan sonra çığlıklarla ağlarken telefonda çekilmiş bir görüntüsünü 5 dakika-10 dakika izletiyorum.. Bunu kullanıyorum.. Sence keseyim mi?

    Bir de youtube'dan resimlerle (hareketsiz) hazırlanmış hayvan videolarını izliyor bazen. Çok kritik anlarda.. Ve çoğunlukla da görüntüsünü sakladığım müzikler.. Görüntüyü çok görmek istiyorsa, karşısına bir hayvan resmi açıyorum- onu görüyor. Mesela kırmızı balık şarkısını dinliyoruz, ben google görsel'den balık resmi açıyorum masaüstüne..

    Çok uzun oldu.
    Bunların gelişimine etkisinden şüphelensem kesicem hemen. Ama kendimi ikna edemiyorum, nolcak ya bundan diyor iç sesim.. O yüzden sana danışayım dedim.
    Ben ikna olursam olay biter zaten.
    Tv hiç açılmıyor yani 1 saniye bile yok o ekran bizim evde.

    Bu kadar.
    Ayrıca bunca detaylı ve hazine gibi yazıları hangi zamanlarında yazıyorsun?

    Hayret bir şeysin ya :) (imrenme ünlemi)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ya dur dur sabahın köründe o nedenle ayaktayım zaten :( Çok kötü hissettim yazıcam, böyle hissettirmek değildi amacım.
      Sen doğru yoldasın yazdıkların yeterli, iyi bir annesin. Çocuğu aktiviteye boğun demek asla istemiyorum, önemli olan onun gün içinde 5 duyusunu dengeli kullanmasına çalışmak sadece bu ve sen dediklerinle bunu en organiğinden yapıyorsun. Çocuğun zekası montessori ile değil aktif katılımla gelişir, onun temelinde de bu var, yöntemler farklı gibi gözüküyor ama aynı. O nedenle özür dilerim asla öyle hissettirmek istemedim (yazıcam birazdan)
      Tablet soruna şunu diyeceğim, ben kullanmıyorum çünkü o anda ne yapıyorsa sadece ona odaklansın istiyorum ve tabii ki cıngar çıkıyor sonunda o ağlıyor ben tükeniyorum :) Senin yöntemin sende işe yarıyorsa sonuçta diş fırçalarken vs tablet ne kadar izlenebilir 2 dakika yani. bence sen rahat yapabildiğin her yöntemi doğru yapıyorsun.. Benim yapmama nedenim kişisel yani :) Mindfulness ile kafayı çizdim..
      Sabah 5'te yazıyorum cicim :D Bir de haftasonları Maya babasıyla takılırken ya da iş yerime trenle giderken gelirken (45dk sürüyor) :D Burda malum trende otobüste kitap okumayanı sopayla kovalıyor Almanlar.

      Sil
  4. Aynı soruyu soracağım. Bu kadar yazı yazıp o kadar şey okuyacak vakit? Mucizeler yaratıyorsun sanırım. Erken yattığını görünce daha bir şaşırdım. Ben tek çareyi uykudan fedakarlıkta buluyorum :(

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :D Evet, çok erken kalkıyorum ben bir de işe giderken falan zamanım oluyor Dukuju'ya dediğim gibi :) 23 erken mi yahu? :D Gecelerin kadınları siziiii.. Sabah insanı ile gece insanı olmak işte.. Ben asla gece insanı olamadım (nightclub'ta esneyen tip görürsen benim mesela)

      Sil
  5. Bayıldım Ceren harikasın. Arada takılsak süper olur da Münih bize biraz sapa :) Şu sanat atölyesi tam Işık'a göre. Bu aralar makas kullanmaya merak saldı.Zaten hırdavat hastası bütün gün kalsa sıkılmazdı.(Semanur)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aynen ben :D Uhuyla makasla çeşitli parçalarla harikalar yaratmaya başladınız mı? :D Bizde o kadar harikalar ortaya çıkıyor ki, anında çöpe... Eşim de sanatçı ya (tasarımcı) bana kızıyor niye attın yavrumun sanat eserleriniiii diye, e napacaktım ev boyanmış kuru yapraklarla, eli bile andırmayan el baskılarıyla dolu çöp ev mi olsun, sanat değil ayol bunlar :P Ama bir ikisini saklıyorum valla ilerde Klee falan olur ne olur ne olmaz :P

      Sil
    2. Biz de de olay şu. Ben çok oyun üretemiyorum. Ürettiklerim de Işık'ın ilgisini çekmiyor. Bir markanın aktivite kutularına abone olduk. Ordan yapıyoruz biraz biraz ama onu da yönergelere göre değil, küçük hanımın istediğine göre. Mesela; bir karton orta kısımdan belli aralıkla kesilip o kısımlardan şeritler halinde kesilmiş başka kağıtlar geçirilecek vs. Maksat parmakları gelişsin, örüntü çalışması yapsın. Işık onları bana yaptırdı sonra da bu benim uçurtmam dedi. Sonra ben de kuyruk yaptım. Dışarı çıkıp uçurduk. Bir tane de kartona çizilmiş ağaç resmi var. 3 renkte oyun hamuru ( yağlı hamur deniyormuş çabuk kurumuyormuş). Çocuk kişisi hamura şekil verip gövde, dal ve meyve yapıp kartona yapıştıracak. Bizim kız ben bu hamurlardan size yemek yapıcam dedi. Plastik bıçakla hamurları lime lime doğradı, pişirdi, yerlere saçtı. Eşim halı silmekten helak oldu. Ama olsun , değişik fikirler üretmesi hoşuma gidiyor. Biz de hiçbir oyuncak amacına uygun oynanmıyor hatta isimlerini bile değiştiriyor. Saklama işi bana da ters ama kıyamıyorum öte yandan kıyamıyorum. Sakkamakta fayda var ünlü olunca çocukluk eserleri daha da değerlenir ( Semanur'un sanatla imtihanı :p)

      Sil
  6. Eskişehir'e de açıldı yenilerde cok hos bir yermis dün aksam uyku sonrası oğluşu oraya goturduk kapali eglence merkezi anne ve babalar icin kafe gibi bir alanda mevcut siz oturup sohbet ederken bebeginizde guvenli sekilde top havuzunda toplardan ve ahtapot seklinde yapilmis balonlarin uzerinde atlı karinca misali oynuyor kaydiraktan kayarak top havuzuna dusuyor trambolinde zipliyor ve tabiki 0.3 yas bebeleride dussunulmus hemen kafenin masalarin bulundugu alananin yaninda cok hos bir alan var her yer guvenli dustu başını carpti derdi yok benim 8 aylik bebegim bile eglendi diyebilirim Eskişehir li anneler varsa aramizda belki gitmek isterler kuzu park ;))

    YanıtlaSil
  7. Ceren, 5 yaşındaki oğlumla almanya da 4 ay kalmıştım erasmus değişim programıyla. Kaldığımız bina aile-öğrenciler için bir yurttu ve alt katında öğrencilerin çocukları için bir kreş vardı. O süre içinde oradaki kreş ortamını, sistemini gözlemleme fırsatım oldu ve türkiyede durumun ne kadar sıkıntılı olduğunu iyice farkettim. Orada amaç çocuğa bol bol oyun oynatmak, hayata, topluma hazirlamak, burada ise(çok çok özel ve pahalı bir yer değilse) anne babalar çocuğu gelip alıncaya kadar çocukları bir arada tutmak. Terlemesin,usumesin, düşmesin, kavga etmesin, dagitmasin diye sınıflara yıkılmış, bikac blokla, oyuncakla başbaşa çocuklar. İmkanlar sağlanmış olsa bile bilinçsiz, sabırsız öğretmenler-stajyerler var çocuklarla. Sen anlattıkça çok özlüyorum her gün gittiğimiz değişik parkları, çeşit çeşit festivalleri, ikinci el pazarları, kreste yapılan aktiviteleri ve çok üzülüyorum buradaki duruma. Çok şanslısınız biliyorsunuz değil mi.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :( hem şanslı hem şanssızım aslında.. uzun ve karışık bir konu bu.

      Sil
  8. Cerencim sabrının ve enerjinin önünde tamam kalkabilirsin diyene kadar saygı ile eğiliyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kalk canım kalk, kalk bir bardak kahve iç, ben bağımlısı oldum :P Başka türlü enerji falan kalmıyor..

      Sil

Anonim yani isimsiz ya da rumuzsuz yorumlara, hakaret, belirli bir gruba karşı ayrımcılık ya da ırkçılık içeren yorumlara, en önemlisi de yanlış bilgi ya da yönlendirici (melisiniz, malısınız'lı) yanlışlar içeren yorumlara BU BLOGDA YER YOKTUR. Bu davranışları yapan kişiler, genel huzurumuz için engellenecektir. Teşekkürler!