7 Kasım 2015 Cumartesi

2 yaş, kaka ve çiş tutma problemi

Sabahın 03.38'inde yine bir endişe kriziyle karşınızdayım kuzucuklarım. Ama bu sefer yakınmayacağım, son yazılarımda da gördüğünüz gibi başka teknikler deniyorum. Baktım uyku tutmadı kalktım, vallahi salon karanlık sessiz bir güzel ki, keyfini çıkarıyorum.

Bizim hatun 9 aydır kakasını, 3 aydır buna ilaveten çişini tutuyor. Dün ve bugün 20 saat tuttu mesela çişini, öyle bir sorunumuz var. Arama motoruyla gelenler için kısaca özetleyeyim; dünya üzerindeki tüm teknikleri denedim ve hiç bir teknik işe yaramadı. Şu an çok fazla üstünde durmama, yaptığı zaman ise çok fazla sevinç gösterisi içine girme tekniğini kullanıyorum ve ondan da önemlisi kendi psikolojimi dengeli tutmaya, neşeli ve rahat bir ev ortamı yaratmaya özen gösteriyorum. İşe yarıyor mu, hayır ama bu çoook uzun bir yol. Umuyorum uzun vadede yarar. Şu an sadece yaparken çığlık çığlığa ağlaması %85 oranında azaldı, "aa çiş yaptım, üstüm ıslandı, değiştir" dışında tepki vermemeye başladı ki bu bile büyük bir adım bence..

Peki nedir beni geren, sabahın bu saatinde baykuş eden? Dün "doktorların toplanması ve durumu son bir defa değerlendirmesi günü"ydü. Gelen haberler biraz şok edici. Maya'nın kalın bağırsağında oldukça iri (hamileliği süresince bebeği görememiş biri olarak ben bile gördüm ultrasonda) bir "taşlaşmış kaka kütlesi" var (ya ben diyordum bu çocuğun bağırsağında bişey var diye, kimse beni iplemiyordu, al işte! şükürler olsun ki benim tahminim gibi kist falan değil bildiğin taşlaşmış kaka çıktı) ve bizim ilaçla yumuşadı sandığımız günlük kakalar bunun çevresini dolaşarak çıkıyor (kling etti kafamda birşey, ondan bu çocuk yumuşak kakada bile canım acıyor diyor, zorlanıyor). Ve daha beteri bu kitle direkt mesaneye baskı uyguladığı için çocuğu çişte de zorluyor.. Yapılması gereken lavman ve sonrasında sıkı bir ilaç kullanımı ve diyet.

Tamam da.. 2 yaşındaki çocuğun tek derdi zaten poposu (Freudian Anal Stage), bu hassas dönemde yapılmaması gereken şeylerden biri de lavman, fitil vs gibi popo odaklı girişimler. Üstelik bizim kız şu an bu dönemin en celalli noktasında (hayır dönemi, 2 yaş krizleri vs). Dolayısıyla popoyu açalım derken psikolojisini çok ciddi yaralayabiliriz. Kaldı ki açmıyor da popoyu, temizlemek bile bir dert, öyle kasmış vaziyette (ayrıntıya girmiyorum anladınız). E ne yapıciyz?

Çocuk üroloğu ile bizim ünlü Cronjager bir araya geldiler dün ve bize aldıkları kararı açıkladılar: "psikolojik durumundan ötürü anestezi olmadan lavman yapılması sakıncalı". Piki. Ne yapıciyz?

2 hafta ilacın dozunu arttırıp deneyeceğiz (aksi gibi de bu Dr gidişleri vs nedeniyle Maya yine 4 gündür kaka yapmıyor) bu arada yine evde huzur ve esenlik devam edecek, aynen bizim klinik psikolojide çok kullandığımız "yanlış davranışı görmezden gel, doğru davranışı ödüllendir" tekniğine devam. Bakıciyz ne oluyor (ben söyleyebilirim, hiçbirşey olmayacak). 2 hafta sonra hastaneye yatış olacak (3 gün!) ve genel anestezi ile sadece lavman değil yapılabilecek tüm testler yapılacak, çünkü kabızlık ne yazık ki birkaç ciddi hastalık ile ilişkili ve nedeninin bulunması gerekiyor. Bu testler içinde ne yazık ki bağırsaktan biyopsi alınması gibi işlemler de var..

Tabii ki her ameliyatta olduğu gibi, anestezinin riskleri var. Fakat her iki doktor ve biz de Maya tamamen uyumadan yapılacak bu popo işlemlerinin ona ciddi zarar vereceğinde hemfikiriz. Gel gör ki, biyopsi olmadan sadece lavman için uyutmuyorlar (tıbbi etik). Hem de sadece lavman yapıp test yapılmazsa kronik kabızlığın nedeni anlaşılmayacak ve 2 hafta sonra yeni bir taşlaşmış kaka sorunu yaşanabilir. Dolayısıyla sevgili günlük, yine bir "iki ucu hoklu değnek" vakası ile karşı karşıyayız.

Cronjager bu işin çok büyük olasılıkla 2 yaşa özgü psikolojik "tutma" olduğunu, bir de üstüne Maya'nın beslenme sisteminin berbatlığı eklenince zorlandığını söylüyor ve ekliyor "ama vücutta ya da bağırsakta da bir sorun olabilir (bazı hastalıklarda bağırsakta mukus koyu oluyor ve bu kabızlığa neden oluyor) ve bunu göz ardı etmememiz gerekir". E adam haklı.. 2 hafta neden bekliyoruz, ben hala onu çözemedim ama diyor ki "sadece psikolojikse ve şu an %85 oranında rahatsa belki gelişim dönemi birden geçer ve tutmayı da bırakır" (e ben bunu 3 aydır bekliyorum ama değişen birşey yok ki?!) Velhasıl benim anne babam da doktor, o nedenle doktorları anlamaya çalışmayı uzun yıllar önce bıraktım ben.. İşin uzmanı onlarda, kararı alacak olan da onlar.. Biz sadece ana baba olarak son aşamada evet diyeceğiz..

Beklemedeyiz. Ne kıymetli kakaymış, çişi bile etkiledi.. Daha da o diyarda tutulacak bişey olsa onu da tutacak (bakınız ilerki yaşamda vajinismus, al başına belayı) ama neyse ki minnak daha.. Bazı insanlar bu bahsedilen mukus hastalığının hafif versiyonuyla ömür boyu kabızlık çeker de bilemezlermiş yazık.. En azından onu bileceğiz, biyopsi alınırsa o bölgede yeterli sinir hücresi olup olmadığını, dolayısıyla aşırı tutma / gevşetme sorunu olup olmadığını bileceğiz falan filan. Bilince ne yapacağız, ondan henüz bahsedilmiyor.. Yine kuru kayısı demesinler artık, valla tırlatırım..

Sabahın bu saatinde mevzuu kaka, çok pardon lakin benim gibi analar vardır belki bu saatte google'dan 2 yaşındaki yevrum kakasını çişini tutuyor, "kıymetlimsss" ediyor, ne halt yemeli diye soruşturan. Yalnız değilsiniz bacım.

Ay ne dertmiş eşek sıpası, geçsin şu Freud'un Anal dönemi diyeceğim ama Fallik dönem sırada (minik yevrum masturbasyon yapıyor feryatları..) ve sonra çok şükür bir Latent dönemi bir soluk alacağız derken hop ergenlik.. Freud ile "demode" diye çok dalga geçtiydim zamanında çooook.. Karma kadar başıma DAŞ düşsün (o taş gibi kaka da beze düşsün).. Gecenin 4'ünde neyi çözeceğim bilmiyorum ama fosur fosur endişe.. 3 gün hastanede kalınca heralde 5 ayda zor toparlarım psikolojisini... Yine de Allah daha büyük dert vermesin, sorun sadece bir taş kaka olsun, o da ilaçla hadi bilemedin lavmanla aksın gitsin.. Bitsin ya bu dert!

44 yorum:

  1. olaya bak arkasından neler çıktı.
    Bizim oğlan ilk bir ayı geçince feci şekilde ağlama krizlerine girmişti boynumu tırmalıyordu ve o ağlıyor ben ağlıyordum -e cahiliz tabi-.. sonra bezini değiştirirken çiş yapmaya başladı baktım damla damla akıyor. bizimkinin de pipisinde tıkanıklık varmış, o kakayı etkiliyormuş, o gaz yapıyormuş, bebe ikisini de çıkaramıyormuş, anne-baba olanlardan bi habermiş! bizde de tam tersiydi yani.. 45 günlükken sünnet oldu ve kurtulduk çok şükür.. sen şimdi anesteji filan deyince onları hatırladım ben de çok şüphe etmiştim -etsek ney olacaksa :)- bir de havale geçirdiğinde belinden sıvı almak istediler ve bize onaylayıp onaylamadığımızı sordular. biz ne biliriz ki Allahaşkına? "bana söylemenizi istediğim tek şey çocuğun iyi, eve gidebilirsiniz demeniz, teşekkür edip onu kapıp kaçıcam, gerisi hakkında en ufak bir cevabım yok size" dediğimi hatırlıyorum :) anesteziden uyandığında 2 saat emzirme dedikleri halde göğsümün ucunu iyice sıkarak ağzına verdim ki süt de gitmesin ama yanında olduğumu anlasın, ucunu dişlerinin arasında yarım saat sıktı emmeden yavrum :(
    Doktorlara güvenmekten başka çaremiz yok.. çok korktuk ailecek, hiç kolay şeyler değil. ama Ceren anneliğimin şu 2,5 senesi hiç kolay geçmedi ve öğrendiğim bir şey varsa bu zorlukları tek hatırlayan benim! ne oğlum, ne eşim, sadece ben.. çocuklar inanılmaz kolay atlatıyorlar, hemencik iyileştiriyorlar kendilerini. tabi senin performansın da çok önemli :) sen ondan daha çok zorlanacaksın..
    Neyse çok uzattım ama en azından sorunun belirlendiğine -hem de baya somut bir şekilde- sevindim.. Allah beterinden korusun.. Allah sana dayanma, direnme, mutlu olma, mutlu etme, iyileşme ve iyileştirme gücü versin..
    Her şey geçecek emin ol canım :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sağol canım benim.. Gözlerim doldu yazdıklarından..

      Sil
    2. Bir de şunu söyleyim, ben de 7 yaşımda havale geçirmiştim ve yaşadığımız yerden ankaraya gelirdik iki ayda bir. o zamanın şartları da o kadar kötüydü ki.. ne rezillik çektik hastane kuyruklarında. oğlan havale geçirdiğinde annemler geldiler ve bekleme salonunda annemle ağlaşırken onun benim hastalığım dönemine döndüğünü gördüm. annem "ben de çok ağlardım, sen sorunca başım ağrıyor derdim" dedi ve çok kötü oldum. yani aynı dertten hem çocukken çektim hem anneyken. ama çocukken yaşadıklarım, o tahliller, filmler, doktorlar her şey uçtu gitti.. anneyken daha zormuş bee :( annem gelmiş 60 yaşına hala o günlerin etkisinde.. çünkü kendisini bırakıp sadece benim derdime düşmüş..
      sen kendine iyi bak da öncelikle. senin iyi olman Maya'nın iyi olması :)

      Sil
    3. Çocukluk amnezisi işte, ne güzel şey.. Evet şartlar çok gelişti ne iyi ki, artık bir çok küçük kentte bile en iyi sağlık sistemine ulaşabiliyorsun (hatta Türkiye'de sağlık çoğu avrupa ülkesinden daha ucuz ve gelişmiş!)

      Sil
  2. Metos'a da lağman yaptırmıştık. İki yaşındaydı kaka tutuyordu. Hemşireler nasıl yapacağuz diye bakıyorlardı ama benim oğluşum hiç mızıldanmadan durup yaptırmıştı. Gelgelelim kakası gelip de tuvalete girdiğimizde inletmişti yeri göğü. O dönemi düşündükçe içim daralır.

    Hep şükrederim ki bir hafta tuttuğu halde kabız olmamış olmasına. Her gün sebze yemeği yiyordu, ondandır belki.

    Sen durumla harika baş ediyorsun. Derin nefes almayı unutma. Geçti geçti.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İçeri girene ok ama dışarı çıkana geçit yok demiş, ay ne geçiyor bunların küçük beyinlerinden anlayabilsek... :D

      Sil
  3. Sonunda sorunun sebebini bulmanıza çok sevindim inşallah biran önce çözümüde bulunur ve minnakında sende rahat bir nefes alırsınız. Ben bu tür durumlarda en çok çocuklara üzülüyorum. Sıkıntılarının ne denli büyük olduğunu anlatamıyorlar çözüm için yol gösteremiyorlar. Biz anlayana kadar ya da sorunu çözene kadar her yönden etkileniyorlar. Bizim yıpranmamız üzülmemiz, sıkıntımız ne kadar istemesekte onlara bir şekilde yansıyor birde bundan kendilerini suçluyorlar. Bütün bunların sonunda çocuk agrasif hareketler yapıyor. Bizde ee benimde bir sabrım var diyip tepki verdiğimizde dahada artıyor aksi davranışlar. Sonra sorunun nedenini öğrenince pişmanlıkla yüzleşme başlıyor. Yavrum neyle uğraşıyormuşta haberim yokmuş birde tepki veriyorum diye ardı ardına üzüntü :( Sen güçlü bir annesin. Minnakın için elinden gelenin çok daha fazlasını yaptığını ve yapmaya çalıştığını anlayacaktır yavrun. ve mutlaka çözüm yolunda sana yardımcı olacaktır sadece biraz daha sabır ve anlayış. Doktorlar konusunda sözüm meclisten dışarı ama biz daha henüz çözümle karşımıza geçenine ve yol gösterenine denk gelmedik. 2 senedir çok büyük bir sorun olmasada uğraştığımız sıkıntıya net bir çözüm bulamadık. Hep olumsuzluklar ve hep yapılacak olan çözümlemenin yan etkilerini dinledik. 2 kere işlem için ameliyathaneye götürülen çocuğumu tamamdır bu sefer diyip kucağımıza bırakmalarının üzerinden 12 saat geçmeden çok daha beter bir duruma gelmesiyle sonuçlandı. Birde göz sorunu bu vücudumuzdaki bütün organlarımız önemli ama bir çocuğun gözüyle sınav edilmesi de ayrı bir sıkıntı. 2 buçuk yaşındaki bir çocuğun bazen savunmasız bir halde karşınıza geçip anne acıyor diye ağlaması bazende görmüyorum demesi karşısında çaresizce kalıp sadece geçicek annecim biraz acıyacak ama sonra geçecek diyip onu rahatlatmaya çalışıp tekrar çözüm arayışlarına girmek ve küçük bir sorun olmasına rağmen her anne gibi gözünde dağlar kadar yapmakla sonuçlanan günler. Evet çok üzülüyoruz ama bizim anlatmak aramak koşturmak ve çabalamak gibi savunmalarımız var onlar tamamen savunmasız sadece bize ve bizim çözümlerimize muhtaçlar . bu konularda bize en büyük yardımcı olması gereken doktorlarımız (bizim karşımıza çıkanlardan bahsediyorum)malesefki hastasını iyileştirme yolu aramaktansa birşey yapimde gitsin bende bişe yapmadım demim durumundalar. Sen çok şaşnslısınki karşında sana yol gösteren yardmcı olan çözüm sunan ve seninle birlikte hareket eden çocuğunun durumunu takip edip yeni yöntemler araştıran doktorlarla karşı karşıyasın . bu çok güzel ve şanslı bir durum eminim herşey yoluna girecektir. Allah dermansız dert vermez önemli olan derman nerde onu bulabilmek ona ulaşabilmek.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok haklısın, çok geçmiş olsun miniğe... Umarım siz de en iyi doktorlarla karşılaşırsınız bir an önce..

      Sil
  4. Cerencim çok geçmiş olsun. Ben de geçen ay yaşadığımız anestezi tecrübesini anlatayım, fikir olsun. Azra Işık'ın süt çürüklerinden ötürü dişleri çok kötü durumdaydı. Kalbinde de rahatsızlık olduğu için kesinlikle çürük dişi olmaması gerekiyor. Yaşı da küçük olduğu için uzun süren bu işlem bayıltmadan yapılamayacaktı. Epey tedirgin olduk, araştırdık,fikir aldık vs. ama zaten kabul etmekten başka çaremiz de yoktu. Malesef hem ameliyat olacağı hastaneyle aynı şehirde olamamamız hem de 2 kez anestezi sıramız geldiğinde azrikoko'nun nezle olması, aman profesyonel biri yapsın diye öğretim üyesi sırası beklememiz, anestezi ekibinin tatile çıkması, hocanın tatile çıkması derken işlemler aylar sürdü. Bir de tabi bir türlü olamamanın gerginliği, iptalleri ilahi bir işaret mi acaba diye görmek derken günümüz gelip çattı. Bizim için sıkıntı bizim kız epey iştahlı olduğu için 8 saat aç susuz nasıl kalacak diye düşünürken 10:00'da ki ameliyata 14:30'da girmesi ve 1 saat operasyon, 3 saatte sonrasındaki açlık derken çocuk 20 saat aç kaldı. Bir de odaya getirdiklerinde uyanma esnasında kendini bilmeden ordan oraya atıp ağladı gözleri kayıp bayılıp bayılıp dirildi. Yanımızdaki hasta yakını yaşlı teyze de yok şöyle tuttma böyle tut diyince işler karıştı. Şimdiii buraya kadar hep olumsuz kısmıydı ve bunlar olumluya göre kısa sayılacak zaman dilimleriydi ve beklenen aksiliklerdi. Başa dönecek olursak taaa en başından senden öğrendiğim Azroş'a "pozitif telkin" verdik. Çünkü sırf ameliyat öncesi tetkikler 1 gün sürdü ama bizim kız hastaneleri sevdiğinden mi bizim pozitif telkini abartmamızdan mı resmen kan aldırmaya muayene olmaya bayılıyor. Hemşireler annesi şurdan babası şurdan sıkı tutun çocuğu diyorlar. Bizim kız yeni ayakkabısını hemşireye gösterme derdinde. O yüzden ameliyat öncesi damar yolu açılması bize oyun oldu. Bekleme süresinde babayla nöbetleşe kucakta gezdirme. Çocuk dergileri, çıkartmaları falan derken idare ettik. Ben gerim gerim gerildim tabi arka planda ama atlattık şükür. Bir de tam ameliyata girerken bir iğne yaptılar bizim kız kafayı buldu şuh kahkahalar atmaya başladı. Onu o şekilde ameliyat kapısından hemşireye teslim etmek bana iyi geldi. O ameliyattatken de Kur'an okudum ferahladım. Sonra çıkınca da o kendini atarken o korkunç anda yatağa çıktım sıkı sıkı kucağıma aldım bir yandan hüngür hüngür ağladım ayların gerginliğini attım bir yandan da milyon kez "Burdayım Canım, yanındayım " dedim. Sonra 1 saat göğsümde uyuttum. Akıl veren teyzeye de kibarca " Lütfen karışmayın" dedim (Bir daha yüzüme bile bakmadı). Ohh sonra bir rahatlama geldi. İyice ayılıp iki lokma da yiyince hastaneyi turlama başladı. 1 gece de kaldık bitti gitti. Bir de şöyle bir mit var. Bazı huysuz kişiler anestezi alınca pamuk gibi oluyor diyorlar. Bizim kız iyi durumda şimdilik . İnşallah sizin de su gibi akıp geçer (Çok uzun oldu kusura bakma). Semanur

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Semanur neler yaşamışsın, çok geçmiş olsun :( Bitmiş gitmiş, birdaha yaşanmasın inşallah!
      Anestezi hakkında öyle derler di mi, insanın huyunu değiştirir derler :D Hadi umarım öyle olsun bir daha da hiiç anestezi almasın diş için bile olsa! sevgiler

      Sil
  5. Ah Maya ah. Yeseydin çorbanı annen azıcık rahat edecekti.

    Gerçekten çok iyi yönetiyorsun bu durumu. İki hafta da, uzun bir süre. Umarım Maya tutmayı bırakır, ilaçlar fayda eder. Bir bakmışsınız kaka bez de, Maya mutlu, Ceren ağlıyor. :D

    Eğer o da olmazsa, üç ayın yanında üç gün çabucak geçer, Maya rahatlar. Hem belki o rahatlama hissiyle, hastane, psikolojisine iyi olarak yansır. Geçsin gitsin çabucak.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ay hakikaten :D Annesi ve babası çorba yiyor mu dersen hayır.. 10 senedir eşimi hiç çorba yerken görmedim, o da beni heralde 2 defa falan görmüştür ama çorba önemli yahu :D

      Sil
  6. Bu günler geçecek. Maya da sen de unutup gideceksiniz! Hayat yine Güllük gülistanlık, çiçekli böcekli olacak, unutma.
    Klasik Girişimi yaptım konuya girebilirim.
    Ha bir ekleme daha yapayım: bunlar ufak tefek şeyler. Allah daha büyük Sıkıntılar yaşatmasın. Bizi ve Çocuklarımızı birbirimize bağışlasın. O kadar şanslıyız ki, Şükürler olsun...

    Şimdi giriyorum: çocuk yetiştirmeye dair en hassas olduğum nokta anal dönem travmaları. Gerek tuvalet eğitimi, gerek popoya müdahale içeren uygulamalar (fitildi, Kabızlık için zeytinyağı Sürmekti vs) en ufak bir hata yapmaktan, ciddi anlamda korktuğum konular. Özellikle Türkiye'de olduğum zamanlar birçok konuda tolerans gösteriyorum. Abur cubur- geç yatma- şımartılma- çocuğun her dediğinin yapılması peşinde pervane olunması falan... Hadi diyorum, bunları da görsün yaşasın; bu bizim kültürümüz anane-dede akrabalarla falan doya doya eğlensin, şımarsın. Sonra evde toparlarım...(ki bu güne kadar gayet iyi toparladım, "ananeye şımarmak ok, ama evde anneyle farklı bir rutinimiz kurallarımız var konseptini öğrendiler) Pek fazla müdahil olmuyorum. Amaaaaa popoyla-pipiyle ilgili şaka yapan/yorum yapan, elle dokunarak sevmeye çalışan, tuvalet eğitimi muhabbeti yapan (aa sen beze mi yapıosun cık cık abi oldun minvalinde) olursa hoooop orda bi durun bakayım diye anında Panter gibi atlıyorum. Lafı ağızlarına sert bi şekilde tıkıp, çocuğa karşı olayı ustaca geçiştirip, Sonra da çocuğumun duymayacağı şekilde insanlara bu konu kırmızı çizgim diye güzelce izah ediyorum.
    O yüzden lavman durumunda anestezi kararını çok mantıklı buldum. Ben de olsam aynısını yapardım Cerencim. Anestezi küçük çocuklarda ve kısa Süreli operasyonlarda Zaten çok minik doz uygulanıyor, ve Allah korusun risk olarak da günlük hayat risklerinden farksız. (Yemeğin Boğaz'ımıza kaçması, kafamıza Saksı düşmesi gibi görülme sıklığı olan riskler mesela) sen içini ferah tut o yüzden. Güçlü ol, sakin ol.
    Bu süreci en kolay şekilde atlatmanızı tüm kalbimle diliyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Eşek tepmesinden ölen insan sayısı uçak kazasndan ölenden daha fazla diyeyim ben de sana ;) Öpüyorum..
      Ps. Grupta event var, B'ye gidiyoruz, gel hadi sen de geeeel :D

      Sil
    2. Evet işte, uçağa binmiyor değiliz düşme riski var diye :) ya gördüm onu, gelirdim de aslında ama daha çok yeniyim, kimseyi tanımıyorum. Biraz kaynaşayım bakayım, bir dahaki evente inşallah :))

      Sil
  7. Ceren, bir zamanlar o vajinusmus tanısı bana konmuştu , fizyolojik muayene basamağı atlanarak..(bir psikolojik danışman olarak önce fizyolojik muayene olayını kendim de bilsem de deprem sonrası olağanüstü şartlarda kafam basmadı o kadarına herhalde) koskoca 1 buçuk yıl psikiyatr ve psikolog yardımı aldım, döktüğüm terapi paraları o biçim..kendimi o kadar çok sorguluyordum ki, algılarım darma duman olmuştu..1 buçuk yılın sonunda 'yok artık bu kadar da değil, fiziksel bir sorun olmalı' diyerek kendim kontrole gittim ve 'rahim içi perde' diye bilinen rahmi ikiye bölen bir parçanın ilişkiye engel olduğu tespit edildi. Ben bunu öğrendikten sonra ameliyata koşa koşa gitmiştim..Bu sorunun ilişkiye verdiği tahribatı düşün artık..neyse ki hallolmuştu ama sorunun psikolojik değil de fizyolojik olduğunu öğrenmek paha biçilemezd bir mutluluk kaynağıydı benim için.
    Asla zor toparlarım diye düşünme, tabi ki hastanede 3 gün, bahsettiğin muayeneler çok zorlu olacaktır(umarım gerek kalmaz)..herşey geçiyor

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aaa Songül, benim de rahim içi kalp şeklindeydi yani yukarıdan baskı vardı. Cinsel ilişkide sorun yaşamadım hiç ama hamilelik öncesi "düşük riski" arttığı için bir de kistim var diye ikisini birden düzeltmiştim. Ne oldu yine bir düşük hikayem var tabii ama heralde alakası yoktur.
      Kesinlikle katılıyorum, önce fizyolojik sonra psikolojik muayene! Şu yaşadıklarına bak, maddi manevi ne büyük yaralar açmış bir akılsızın tanı koyma becerisizliği! Nefret ediyorum böyle mesleği kötüye kullananlardan..

      Sil
    2. Sendeki rahim şeklinin düşük hikayenle ilişkisini olduğunu sanmıyorum. Çünkü öyle yapısal bozukluklar bebeğin içerde tutunmasını engelleyip gebelik ilerlemeden sürekli düşüğe sebep oluyormuş. Öyle olsa ilk çocukta gösterirdi kendini(Allah korumuş neyse ki). Hatırlamak bile istemiyorum, güya destek aldığım o insanları:(

      Sil
  8. http://m.vidivodo.com/video/diski-diyipte-gecmeyin-animasyon/467791

    Bu videoda o 'bok' olayını çok güzel anlatmış, izlemenizi öneririm:)

    YanıtlaSil
  9. Yorumlarıda okudum şimdi..:(gözlerim doldu allah tüm hastalara acil şifa versin.çocukların hasta olmasına çok üzülüyorum:(senin durumunda olsam çocuğuma sabırlı olsamda etrafımdakilere cehennemi yaşatırdım kesin..iyi yönetiyorsun durumu gercekten.anestezi fikri en uygunu olmuş ve bir an önce olsun bitsin,çok çok geçmiş olsun

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yaşattım anacım, blogda bile kızdınız bana ne çabuk unuttun :D Zor evet ya, ama bi şekilde güçlü durmak zorundayız. Bizden çok daha ciddi dertleri olan ana babalar var, çocuklarına nasıl güçlü duruş sergiliyorlar. Onlara yine helal olsun diyor, sabır sağlık diliyorum buradan!

      Sil
    2. Hahaha onlar bişiymi yaa:) bnm yapıcaklarımın yanında melek kalıyorsun sen:))) ve evet derdi olmayan hastalıklar,gözlerinin önünde eriyip giden çocuklar var,allah hepsine sabır versın

      Sil
  10. ceren hanım tanı konulmuş çözümlerde sunulmuş bu çok iyi bizi yıpratan sorunun kaynağını bulabilmek anestezi yapılması tetkitler yapılması sizi korkutmasın maya uyanıkken bunların yapılması daha zor bizde dişler için anestezi alıcaz bu beni düşündürüyor ama dişi ağrıyıp çaresiz kaldığımda daha çok üzülüyorum en azından çözümü olan dertlerimiz var allah başka dert vermesin en güzel sözmüş ufak tefek sorunları olan sağlıklı pırıl pırıl evlatlarımız var kayısı yada incir yesin diyen zatı muhteremleri bana gönderi kafa atasım var bu kabızlık normal değil kayısıyı ağacıyla yutsa faydasız ben hala anlatamıyom sizde birgün benim gibi bu sorunu yaşamış biri olarak bu sorunu yaşayanlara.bizdede aynısı oldu bunları bunları yaptık geçti.diye yazarsınız sevgiyl sağlıkla ve umutla kalın .nihan

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Nihan haklısınız, vallahi kayısıyla incirle çözülebilene ben kabızlık demiyorum olsa olsa eskilerin deyimiyle "peklik".. Kabızlık çok bambaşka berbat bir dert valla.. Dediğiniz gibi Allah çözümsüz dert vermesin, çözüme de çabuk kolay ulaştırsın, fazla üzmesin.. Umarım o dediğiniz "geçti de bitti maşallah" yazısını da yazarım çooook yakında!

      Sil
  11. Hem üzüldüm hem sevindim yazıyı okuyunca. Üzüldüm çünkü zorbir süreç var önünüzde :( , sevindim çünkü artık nedeni belli yada belli olucak yaşadıklarınızın.
    Hastane hatırası bizde de çook fazla var. Doğumdan 6-7 aylık olana kadarhaftada
    2-3 gün hastanedeydik( acil, muayene,tahlil,ultrason vs vs) 4 aylıkken 1 hafta yattık(31 aralık-8 ocak) uzun uzun yazmak istemiyorum devlet hastanesi ve en metobolik hastalıklar bölümdeydik, çocukalrın ve annelerin çığlıkları hala kulağımda. 1 sene kendime gelemedim, çok çok kötü oldum ama şimdi iyiyim ki siz çok daha donanımlı ,iyi bir hastanede, daha kısasürekalıcaksınız. Tabiii etkileniceksiniz , ama daha çabuk atlatıcaksınızdiye düşünüyorum.( izin veriyorlarsa evden nevresim,yastık,oyuncak herrrşeyi götürün) İnşallah başka birşeyçıkmaz , o kaka ordangider veilaç, beslenmesüzeni değişikliğyle bir dahabunları yaşamazsınız. Senin nekadar güçlü olduğunu biliyoruz zaten ama bence Maya senden daha güçlü ve enazhasarla bu dönemi atlatıcak. Çok çok geçmiş olsun. Allah beterinden korusun,
    Sevgiler
    Burcu

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Burcu neler yaşamışsın, bazen diyorum anneleri almasalar belki daha iyi ama anne de çocuğun tek güvencesi, o da kaybolursa ne kalır geriye.. Yani annelerin güçlü olması lazım.
      Evden hiçbirşey götürmeyi düşünmüyorum ki çocuk evdeki eşyaları hastane ile özdeşleştirmesin, o özel bir zamandı bitti diye düşünsün.. Offf içim daraldı yahu düşününce.. Amin Allah beterinden korusun, nedeni bilinen çözümü olan hastalıktan kokrkmamak lazım..

      Sil
  12. Gecenin bir yarısı uykum kaçınca okumjştum yazını ancak yazabiliyorum. Şimdi yorumları da okudum, Allah çaresiz dert vermesin çok geçmiş olsun. En azından sorunun nedenini bulmuş olmanıza çok sevindim. Belki biraz sıkıntı çekeceksiniz ama Maya hiç hatırlamayacak. Sonra da çok rahatlayacaksınız inşallah. Az biraz daha dayan canım

    YanıtlaSil
  13. oy çok şükür tünelde ışık görünmüş! cerencim bunu da atlatın sağlıkla inşallah burada kutlama, sevinme mesajları yazalım biz de :)

    YanıtlaSil
  14. Ceren cok sevindim sorunun ne oldugunu bulmalarina.ayrica dr lerin isbirligine de hayran kaldim.tedavi sekli biraz zor ama sonrasi daha zor bence cunku sende de bende de beslenme sekli tamamen bozuk iki bidik var.yemiyolar ki kaka nasil olsun olani da kalmis icerde.haniimlar blw tarzi besleniyorlar ama iki lokma o da kuru gida.sonyc kronik kabizlik.valla ben ust uste bi kac gun yapmadiginda cikolatali gofret veriyorum yapio az biraz ama Maya nin durumundan sonra ben de endiselendim.devam ederse cikolata tedavime ara verip :) yariyil tatilinde ben de muayene ettiricem kizimi.ne olurdu bizim kizlarda corbalarini icselerdi , kasik kasik sebze yemeklerini yeselerdi :)
    Sen hic sıkma canini duzelecek elbet ve bence o gune kadar endiseni de belli dozda yasa cunku babalar zaten sogukkanli, Maya desen olup biteni anlamicak hatirlamicak insallah ama sen herseyi dibine kadar yasayip onun yerine de hissediyorsun anne olarak.
    Bizde de bir lavman hikayesi var: Derin 11 aylik falandi yanlis hatirlamiyorsam.alerjik bunyeliya kabizlik kacinilmaz.bir gece annemlerde kaliyoruz ciglik cigliga uyandi kendini nasil kasiyor anlatamam.annemlerin ordaki hastaneye kostuk pratisyen dr lavman yspicaz dedi ama ben nasil sinirleniyorum kucucuk yavruya yapilirmi diye.ama baska care de yoktu cocuk deli gibi agliyor ve kasiliyordu.esimle annem girdi iceriye yapildi lavman cok cok agladi (anestezi olsa daha iyiydi) cok az bir kaka yapmisti ama lavmandan sonra sabaha kadar deliksiz uyudu valla misil misildi.umarim Maya da rahatlar.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet doktorların kafa kafaya vermesi, hem de ayrı hastanelerde çalışıyor oldukları halde, beni de çok etkiledi..
      Çikolata kabızlığa neden olur diyorlar (ben de veriyorum ama) ama mesela aman muz yemesin havuç yemesin diye kastığım zaman ile amaaan yesin de ne yerse yesin diye saldığım zaman arasında hiç fark yok yani, o nedenle ben veriyorum hepsini. çorbalar ah o çorbalaaar :D zaman makinası bulunursa valla sırf çorba yedirmek için geri döneceğim heralde hahahaha
      bu arada 2 bıdık mı??? nasıl yani?? aklım karıştı benim!?

      Sil
    2. Yok amannnnn. Maya ve Derin den bahsettimdi iki bidik diye :) ben tek cocuk savunucularindanim :)

      Sil
    3. Ahahaha canım yaaaa :D Allah söyletmiş olmasın swn yine dikkat et bu sıra :D

      Sil
  15. Buaralar tam da resimdeki gibiyim.icimde o taslari hissediyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aynen, o yüzden yazıyorum zaten bu yazıları.. Sakın ha! Başbaşa bile kalsak iki kişiyiz ;)

      Sil
  16. Yanıtlar
    1. teşekkürler okuyorsak sebebi var.. sen nasılsın umarım iyisindir..

      Sil
  17. Ceren aslında ben bu aralar üzgünüm. Zaten sessizliğimden de anlamışsindır.

    Doğmasını beklediğimiz yeğenimi kaybettik. 35 haftalıktı. Sandığımdan fazla etkilendim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :( Üzülünmeyecek gibi değil ki.. Allah sabır versin... Yapabileceğim bir şey olursa lütfen özelden yazışalım..

      Sil
    2. Teşekkür ederim.
      Öpüyorum.

      Sil
  18. Maya tam bir küçük savaşçı, bunları da atlatacaksınız, iyi haberleri sabırsızlıkla bekliyorum! :)

    YanıtlaSil

Anonim yani isimsiz ya da rumuzsuz yorumlara, hakaret, belirli bir gruba karşı ayrımcılık ya da ırkçılık içeren yorumlara, en önemlisi de yanlış bilgi ya da yönlendirici (melisiniz, malısınız'lı) yanlışlar içeren yorumlara BU BLOGDA YER YOKTUR. Bu davranışları yapan kişiler, genel huzurumuz için engellenecektir. Teşekkürler!