1 Kasım 2015 Pazar

Çalışan ya da çalışmayan tüm anneler için zaman yönetimi

Hani bazı insanlar sık sık "gün keşke 24 değil 34 saat olsa, ay hiç bir şeye yetişemiyoruuum, yetemiyoruum, deliriciym" diye yakınırlar ya, hatta ebeveyn olduktan sonra sanki gün daha da kısalır, saatler koşar.. Sadece saatler mi; günler, aylar hatta yıllar koşar ve siz kendinizi "daha dün üniversiteden mezun olmuştum, üzerinden 10 sene ne zaman, nasıl geçmiş!?" diye düşünürken yakalarsınız ve birden o meşhur, o korkutucu "ömrüm geçiyor ve daha yapmayı hayal ettiğim bir çok şey var, hiç birini yapamadım!" hissi gelir çöreklenir yüreklere. Hayatı boşa geçirmek.. Pişmanlıkların en büyüğü.. İşte bugün bunun önüne nasıl geçeceğiz, onu yazacağım.

Çok iddialı değilim ama zamanı yönetme ve verimli kullanma (kaliteli zaman geçirme) konusunda küçük yaşlarımdan beri başarılı olduğumu düşünüyorum. İtiraf edeyim, günü uzatmak isteyen insanlar beni şaşırtıyor çünkü beni günün 24.0001 saat olma riski dahi korkutur, yok yahu, bence gün yeterince uzun, daha da uzatmanın alemi yok, vallahi bakınız. Yoksa Cuma akşamı nasıl gelir, yorgun ruhumuz haftasonu denen cennete nasıl ulaşır canlar, aman diyeyim!

İşin sırrı tek cümlede; önceden planlama, yapılması gereken, istenen, hedeflenen işleri sınıflama, önem listesi oluşturma ve planlanmış işler için realist zaman süreleri biçebilme sevgili dostlar. Bu cümleyi anlayıp içselleştirdiyseniz, zamanınıza yazık, gerisini okumayın çünkü şimdi vır vır vır uzata yaya sadece bu cümleyi anlatacağım size..

Vakti zamanında, severek takip ettiğim bir blog arkadaşım sayesinde Celestine Chua'nın bazı kişisel gelişim makalelerini okumuştum. Hakikaten öfke yönetiminden olumsuz geribildirimlerle mücadeleye, çok çeşitli alanlarda güzel makaleleri var; bize Batı'dan daha "yakın" olan "Uzak Doğu"lu kişisel gelişim uzmanının. Celes'in "big rocks first" ilkesi çok önemlidir, yani otur yapılması gereken ya da gerekmediği halde yapmak istediğin işleri bir bir yaz ki sadece düşünmek, planlamakla kalmasın, soyut düşünceler görsellik de kazanarak "somut hedeflere dönüşsün". Sonra bunları önem sırasına diz ve yanlarına ne kadar zaman alacağını ya da hangi zaman diliminde yapılacağını yaz. Mutlaka yapılması gereken maddeler büyük taşlar gibidir, keyif maddeleri ise küçük taşlar ya da su gibidir. Günü kavanoz gibi düşünürsek, önce suyla kumu koymaya kalkarsan, büyük taşları kavanoza sığdıramazsın. Ama büyük taşları önce yaparsan, belki günün sonunda az iş görmüşsün gibi gözükse de, "bugün önemli işler gördüm" hissini duyarsın.

Örneğin benim dün (Cumartesi günü) yapmak istediklerim, önem sırasına göre şu şekildeydi:

1. Ev temizlenecek, balkonlar kışa hazırlanarak kapatılacak, çamaşırlar yıkanacak, asılacak (2 saat).
2. Akşam yemek için şehir merkezine gidilecek, mümkünse bir kadeh şarap içilecek, eve gelip Maya uyuduktan sonra biraz kocayla ilgilenilecek :) (saat 18.00-20.00 arası yemek, 20.00'den sızana kadar koca)
3. Pazar akşamı X'ler yemeğe geleceği için; menü oluşturulacak, alışveriş yapılacak (1 saat).
4. Maya ile çocuk kütüphanesine gidilecek ve 2-3 yeni kitap alınacak (2 saat).
5. Sabah spa'ya gidilecek, öğlen kayınvalidemle yemek yenilecek 10.00-11.30 arası spa, 11.30-13.00 arası yemek).
6. Öğleden sonra Maya uyuduğu saatlerde clinical neuropsychology dergisindeki makale okunacak (1 saat).

Bu liste yazılı olarak değil, kafamda son 3-4 gündür duruyor, bazı maddeler ekleniyor, bazıları çıkıyordu. Yazılı hale getirmek, yapmaya başlamanın ilk adımı. Maddeleri önem sırasına dizmek aslında onlara bir vücut veriyor ve diyelim 10 maddelik bir liste hazırladıysanız, bazen "yuh artık, ne kalabalık olmuş bu liste, şunu şunu şunu atayım da azıcık soluk alacak zaman çıksın" diyebiliyorsunuz. İyi yapılmış bir planlama, aslında en önemli ilk adım. Realistik zaman belirleme ise en önemli diğer adım.

Mesela ilk madde, ev temizlemek. Neden bu kadar önemli? Ben titiz bir insan değilim ama temiz ve düzenli bir ortamda yaşamaktan keyif alıyorum. Öyle şunlar illa şurda duracak, bunların tozu her sabah alınacak falan türlü takıntılarım yok, evim de çok pırıl pırıl parlamıyor ama şöyle bir koltuğa rahatça oturup keyifle çayımı içecek ve evime bakıp "oooh ne rahat, ne ferah" diyecek düzeyde temizim, düzeniyim. Çünkü inanın temiz ve tertipli bir ev içinde yaşayan insanları gerçekten rahatlatan hatta dinlendiren bir unsur. Benim evim 90mt2 ve minimalist düzenlenmiş sade ve beyaz renk ağırlıklı şu yandakini andıran hatta halısı ve perdesi bile olmayan bir ev. Öyle etrafta vazodur biblodur bulundurmuyorum, çocuğumun eşyaları kendi odasında durur, kutular içinde istediği odaya taşır ve oyunu bitince tekrar kutulara konup odasına kaldırır. Dolayısıyla her hafta 1 dipköşe, 1 de elektrikli süpürgeyle silme türü temizlik bize yetiyor. Bazı insanlar aynı evi koca bir günde temizleyebilir, bazıları ise 1 saatte şipşak temizler çıkar. Dolayısıyla süre belirleme tamamen kişisel ve yapılacak işin detaylarına bakıyor. Hayatınızı ne kadar az süsler, minimalist düzeyde eşya sahibi olursanız, aslında eşyaların bakımı ve sürdürülebilirliği de o derece kolaylaşıyor (aslında bu sade yaşam konusunda da yazmalıyım çünkü bence düzenli ve planlı bir hayatın ilk basamağı gereksiz yüklerden kurtulmak ve hayatın her alanında sadeleşmek, yazayım mı onu da bir sonraki sefere?)

Mesela önem listemdeki ikinci madde aslında size çok önemli gelmeyebilir fakat dün yapmayı en çok istediğim şeylerden biri 1 bardak kaliteli beyaz şarap içmekti! Ağzımda duyacağım o kekremsi tad benim için önemliydi, sanki günün kapanışında "evet bugün güzeldi" diye hissedebilmem bu beyaz şarabın ağzımda bıraktığı hoşluğa da bağlıymış gibi.. O nedenle önem listesinde 2. sırada, yaşam listesinde mutlaka bulunması gereken "kendine ve beraber yaşadığın insanlara zaman ayır, tüm bedenin ve ruhunla, başka hiç bir şey düşünmeden ve yapmadan sadece onlarla otur, konuş, gülüş" maddesi..

3. ve 4. maddeler yine çok önemli çünkü alışverişin mutlaka dün yapılması (Pazar günleri marketler kapalı bu memlekette) ve Maya'nın yeni kitaplarına dün kavuşması (çünkü bugün ayın 31'i ve bizim evde her ayın son günü Maya ufak bir hediye alır) gerekiyordu. 5. madde yine keyif ile karışık sosyal, psikolojik ve fiziksel aktivite ve genel haftanın yükünü atma ve gelecek haftaya motivasyon sağlama açısından önemli. Son madde ise bilişsel denge açısından ve söz konusu makale hakikaten ilgimi çektiği ve okumayı dört gözle beklediğim için önemli ama Maya çoğu öğle uykusunu artık uyumuyor ve yine dün de uyumadığı için bu madde az kalsın safdışı kalacaktı (olsun.. çok önemli değil, kavanozdaki en küçük çakıl bu çünkü) ama sürpriz bir manevrayla spa'ya makaleyle gittim ve ayaklarımı uzatıp büyük bir keyifle makalemi okudum (bingo!).

Gördüğünüz gibi, planlarımı bir önceki yazımda bahsettiğim 4 kollu teraziye göre planladım. Sosyal, psikolojik, fiziksel ve bilişsel açıdan dengeli bir plan yaptım. Üstelik zaman biçme konusunda realist davrandım ve esneklik payı marjinini geniş tuttum. Maddelerin tamamını olmasa da büyük çoğunluğunu gerçekleştirebileceğimi düşündüm ve yandaki zaman aralıklarını da dikkate alarak işe başladım. Sonuçta da listedeki tüm maddeleri gerçekleştirebildiğim hoş bir Cumartesi günü oldu. Ha ama listedeki maddelerin sadece 2 ya da 3 tanesini gerçekleştirebilseydim yine de yeterli olurdu çünkü en azından büyük taşlardan kurtulmuş olurdum..

Ha bu noktada şunu belirtmek isterim. Benim çocuğum da çoğu çocuk gibi en geç 7'de ayaklanır ve Duracell tavşanı gibi pili bitip yatağa yığılana dek tam gaz koşar, oynar, sıkılır, yanına ister, kucak ister, ilgi ister. Fakat ben yıllardır biyolojik saatimi sabah 07'den gece 23'e ayarladığım için, her sabah mutlaka B-D vitamini aldığım için, yoğun günlerde soldan soldan gelmeden hemen bir bardak kahve ya da diyet kola içtiğim için, öğle uykusu uyuduğunda ben de yanındaki koltukta 15-20dk'yı geçmeyecek şekilde "power nap" (güç toplama uykusu) yaptığım için, doğrusu bu enerji beni yormuyor (beni yoran ve iş görmemi engelleyen mızmızlık, sonu gelmeyen istek listesi vs. onlar ayrı hikaye). Yani güne erken başlayın, gece yarısını görmeden uyuyun, artık 8 saat uyku hepimiz için ütopik ama mümkün olan en geniş uykuyu alın derim. Gün içinde şekerli besin tüketmemek, muz ve kafeini cansimidi bazında tüketmek de işe yarıyor.

Ha bir de en önemlisi; güne mutlaka ama mutlaka sıcak bir duşla başlayın, geceden kalma hamlamalar, isteksizlikler, ağırlıklar aksın gitsin (Türk insanımız hergün yıkanmayı pek sevmez ama sadece 15dk alır ve inanılmaz bir enerji verir, inanın). Bu yandaki fotoğrafa çok güldüm, her cm2'lerinden zevksizlik akan Rusların köpüklü romantik banyo anlayışı buymuş :P Ama kadın (yoksa adam mı?) memnun gözüküyor, biz ona bakalım.

Kahvaltıyı haftasonu dışında uzun tutmam, uzun tutunca öğlen yemem ve hemen kahvaltı sonrası hedeflediğim listeme başlarım. Hafta içi işe gitmek, çocuğun bakım ve eğitim gerekleri ev işlerine zaman ve enerji bırakmıyorsa, yemek, çamaşır, temizlik gibi işleri haftasonuna bırakırım ama günün yarım saatini mutlaka "benim zamanım" yapar, asla ödün vermem çünkü bu da enerjinizi yükselten en önemli şeylerden biri. O yarım saatte isterseniz alın elinize bir sıcak içecek tavana bakın, isterseniz okuyun, isterseniz ayaklarınıza kırmızı oje sürün ama asla bir başkası için "yapılması gereken birşeyi" ya da bir görev / sorumluluğu yapıyor bulmayın kendinizi. Bu noktada "yaw 30dk nasıl nerden buluyorsun" derseniz, ben 1997'den beri tv izlemiyorum ve inanılmaz zaman kalıyor tv gidince arkadaşlar. Dünyadan haberimin olmasını tamamen sosyal medyada takip ettiğim gazetelere ve dergilere borçluyum (yetiyor) ve çok popüler dizi ve filmleri de haftanın 1-2 akşamı çocuk uyuduktan sonra internetten izliyorum (o da yetiyor). Tv gerçekten çok zaman öldüren ve öldüremediğini de kalitesizleştiren birşey bence. Siz de tv dışında bir başka şeyin (sosyal medyaya ya da zamanı boşa geçirmenize neden olan herhangi bir başka şeyin) tesbitini yapın ve kurtulun ondan.

Başlıkta özellikle çalışan ve çalışmayan tüm anneler için dedim, çünkü nedense çalışan anneler çalışmayan annelerden daha bir yoğunmuş gibi lanse ediliyor, buna asla katılmıyorum çünkü çalışmayan annelerin de başka türlü sorumlulukları ve yaptıkları başka işler var (ha çalışmayıp, hobisi ya da öğrendiği, kendini geliştirdiği hiç bir şey de olmayan, öyle tüm gün evde yatan analar da mutlaka var ama onlar zaten zaman yönetimine gelene kadar daha çok farklı alanlarda kendilerini değiştirmeli, hatta iddialı olacak ama kişisel gelişim değil direkt psikolojik terapi görmeliler, hayatı bu kadar boş, hiç bir şeye dokunmadan, hissedemeden yaşamak bir hastalık çünkü). O nedenle çalışan ya da çalışmayan tüm annelerin "yapılacaklar ve önem listeleri" farklı maddelerden oluşsa da, zaman yönetimi konusunda aynı yoldan geçtiklerine inanıyorum. Çalışan anneler için ev işleri konusunda alabildikleri tüm yardımı almalarını önereceğim, o iki bardak bile o makinaya girsin arkadaşlar, elde yıkanmasın. Çamaşırlar makinada yıkanıyor zaten ama ütü (özellikle ütüye meraklı değilseniz, var böyle insanlar, terapi babında..) bırakın işi uzmanları halletsin (bu insanlar da kazansın, ekonomi işlesin) yani kısaca, alınacak yardım alınsın, 2 saat bile kazandırsa kardır yanınıza ve çocuğunuzla, eşinizle, kendi kendinizle geçireceğiniz zamana ve verdiğiniz paraya değer inanın!

Son olarak; 0'dan 100'e bir anda çıkmayın. Zaman yönetimi ve kaliteli zaman geçirmek bir günde öğrenilmez, tek bir yazıda da öğretilmez. Mesela hemen yarın için normal günlük hayatınız dışında ekstradan tek bir hedef koyun, ne kadar zaman alacağını yazın, yapın. Ertesi gün 2 hedef koyun, daha ertesi gün 3 hedef koyun. Gerçekleştiremezseniz de üzülmeyin, bu bir öğrenme süreci, yılmayın, ertesi gün baştan başlayın.

Yazı çok uzadı, kaliteli zaman geçirme konusunu da bir sonraki yazıda ele alayım, olur mu?

32 yorum:

  1. Benim de her daim listem vardır. Listeleyip önüme koyduğumda belirsizlik duygusu kalkar ve planlama alır yerini. Dediğin gibi uygun planlamayla harika işler başarılıyor :)

    YanıtlaSil
  2. Ceren, yemek isini nasıl yapıyorsun? Yani bizim cocuklarin yemekle pek ilgisi yok ama yine de gunluk farkli seyler hazirlayip sunuyor musun?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Canım bizde yemeği Beyaz Atlı Prens yapıyor çünkü hem benden daha lezzetli yapıyor (ben yağsız acaip sağlıklı şeyler pişiriyorum, sadece kendim yiyebiliyorum hahaha) hem de zevk alıyormuş işten gelince hemen 30-40dk'da sofraya bişeyler koyuyor :)
      Gün içinde de Maya kahvaltıyı ve öğle yemeğini kreşte yiyor, ben öyle uydurmatik genelde soğuk ekmek üstü ya da pizza falan gibi şipşak bir ara öğün veriyorum, bir de meyve koyuyorum ama dediğin gibi yemekle arası hiç yok :D Meyveyi ben kendim götürüyorum lüplüp :D

      Sil
  3. Bir de Aren herseye ağlamaya basladı. O resimlerdeki cocuklar gibi olmaya basladı yani, 2 yas sendromuna erkenden girdik galiba, cok sinir bozucu :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bir de "ben yapıciymm" krizi eklenince tadından yenmiyor, özellikle sabahları enfes!

      Sil
    2. Evet, sabah ve aksamları muhtesem oluyor. Uyku oncesinde falan. Ben yapıcam krizlerimiz de basladı. Bir de geceleri cıglık çıgĺıga uyanıp ağlamalar basladı ki, beni cok uzuyorlar.

      Sil
    3. Aaa confused mom dur korkma, onlar gece terörü tam yaşı normal onlar.. 2-3 ay sürüyor malesef, sanki yazmıştım blogda bi aratsana.. Allah sabır versin..

      Sil
  4. ceren bu yazı harika olmuş! benim sorunum tembellik galiba yaa..mesela evi temizliyorum ya arkasından hiiiç bişi yapasım gelmiyor. yani ev temizse yemek yok, yemek varsa gezmek yok falan..offff....

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Pelincim bloğunda okudum aslında şunu demek isterim, 3-4 saat ben de ev temizlesem benim de tüm enerjim biter! Yahu ne yapıyorsun sen, bal dök yala falan mı yapıyorsun arkadaşım, yapma....

      Sil
    2. kocca titiz yahu! her temizlik sırasında boşanmaya karar veriyoruz biz :) hakikaten hastalık derecesinde titiz ve takıntılı!

      Sil
    3. E kendisi temizlesin o zaman?! :D Sen al oğlanı kaç evden, keyfince temizlesin :D

      Sil
    4. aa yardım ediyor ama bak toz kondurmim kocama :) bir süpürge yapar bal dök yala! düşün yani iki kişi o kadar uzun sürüyor! eğer şu an bunları okuyan evlenmemiş bir hanım kızımız varsa tek diyeceğim, titiz adam alma yavrum, kıyma kendine :)

      Sil
  5. Liseden beri hep liste yaparım:) akışına bırakamıyorum çünkü ozmn hiçbirşey yapamıyorum.Bir kaç ay sonra yarı zamanlı işede dönebilirim o yüzden daha da çok işime yarıyacak bunlar.Vitamin fln hak getire İce gören şok geçiriyor,uykusunda bile dört dönüyor saolsun,bakalım kabul edecek kreş bulabilecekmiyiz:))) kaliteli zaman yazısından once sade yaşam yazısıııııı lutfeennnn.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ay listelere de bağımlı olunabiliyor, ben de bazen bakıyorum saçma sapan listeler yapmışım.. Stresli olduğum dönemlerde artıyor bu listeleme ihtiyacım. Ama yine de seviyorum listeleri, uyulabilen listeleri en çok :D
      Ya uykusunda Maya da çok dönüyor, dün gece bir uyandı 4'te, benim yatağıma gelmiş beni yanına çağırdı (hani dev yataktan bahsediyorum) gittim, anne yat ama sağa yat sola yatma, yok elini oraya koyma, yok kafanı şöyle çevir aaayh dedim yat uyu ya normal bebeler gibi bi tarafına devril uyu aaaa :D Sade yaşam bence de dur bi boşluk yaratabilirsem...

      Sil
    2. Ha onu diyecektim, çok dönüyor ya, yorgan işini ne yapıyorsun sen? Ben kullanamıyorum direkt kalın giydirip yatırabiliyorum..

      Sil
    3. Hiç kullanamıyoruz yorganı o yüzden bnde üstünü kalın giydiriyorum.ama annemlerde bir polar battaniye var kımıldamadan sıcacık uyuyor onun içinde hemen evede alıcam:)

      Sil
    4. A nasıl bişey, ne şekilde örtünce kımıldamıyor? :D Hayır belki bi yöntemi vardır, ben böyle nazikçe örtüyorum, belki sarmalanmak istiyorlar sushi gibi..

      Sil
    5. Haha suşi :D Benim ki, çok terliyor. Kalın giydiremiyorum ama bulabildiğim nadide çözüm, büyük örtü. Tek kişilik nevresim kullanıyorum. Eğer küçüğü kaldıysa elimde enine örtüyorum. Açıldığı oluyor ama normalden çok daha az.
      Başlamışken buradan devam edeyim. Temizlik gerçekten mühim.Dağınık ev, dağınık kafa, daha çabuk sıkılan çocuk, o dağınıklık görüldükçe tepenin atıp, çabuk sinirlenmek demek çünkü.

      Evlenmeden önce, az eşya derken ve çocuk+ergenlik döneminde ıyy kız rengi diye pembe renkli hiç birşey kullanmazken (sadece bir adet pembe bodyim vardı o kadar) cool takılırken, evlenirken içime pembe gelinler kaçtı yemin ederim. Ki böyle pembeler falan yoğunlukta değildi, erkek gibi gezen ben, nasıl böyle birşey yaptığımı şuan anlamıyorum mesela. Özellikle çocuktan sonra. Bir kere tekstil çok var, çok çabuk toz topluyorlar ve hiç birinin kullanımı kolay değil. Evin bütün halıları krem, yıkamadan geldiği gün koşarak geri dönmek istediklerinden eminim. :)
      Plan yapmak, dediğin gibi mümkün maddelerle oluşturulan, üzerine karalandığında mutlu olunan birşey. Bir de benim gibi, aylak aylak yapıyorsanız gününüzün her dakikasın da ne yaptığınızı yazarsanız, güzel bir tokat oluyor. Zamanın farkına varmanızı sağlıyor. Tabi arada bir tokat yeter bence moral bozmaya gerek yok.

      Genelde bu temizlik ve düzen işine yetemiyorum ve kendimle dalga geçtiğim cümlem, son 6 ayın özeti:

      ''Eve hırsız girse, benden önce biri girmiş deyip koşarak kaçar!''

      Sil
    6. Büyük örtüyü ben de düşündüm ama hatun teperek, iterek ve homurdanarak memnuniyetsizliğini belli etti, bir de büyük olunca sanki daha mı terler gibi bir paranoya yaptım bak ama büyük ile kalın farklı kelimeler (ve ben bunları karıştırıyorum bu sıra nedense)
      Pembe olayı fena :D Bu sıra Maya'nın toka taktırmama dönemi, sineklerin tanrısındaki çocuklar gibi geziyor etrafta ama geçen kreşte sırf pembe diye koca bir tokayı taktırmış öyle gedi eve, kolunda da acaip acaip pembe bilezikler var gün boyu (kim aldı, ben..) umarım bu pembe dönemi çabuk geçer, en sevmediğim renk benim de :D

      Sil
  6. Çok güzel bir yazı, ben de oğlumdan önce listeli ,programlı bir insandım. Herrşeyi yazardım listeye ve süresini de. Üniversitedeyken hem 3 işte çalışıp hem okuduğum dönemde , bilebu kadaryorulup dağılmamıştım. Bu yazı bana toparlanmak için bir uyarı oldu. Ama şu varki benim zaman yönetiminden önce "kocayönetimini"öğrenmem lazım. 1.5 saat spa, 1 saat yemek vs sırasında Mayaya o baktı diyedüşünüyorum doğru mu? Benim eşimin tek başına oğlumuza bakma rekoru 20 -25 dk. O çalıştığı bençalışmadığım için hiçbir şeye elini sürmez evde. Günde en az 20 dakikam onun arkasını toplamaklageçiyor. Ayy uzattım ama anladımki suç ben de olduğu kadar eşimde de var zamanı yönetememizin

    Yorgan konusunda , hiççç üstünü örttürmeyen oğluma , gece kalorifer sönünce yün yelek giydiriyorum , büyük olanlardan. Böylece sırtı,göğsü, posu sıcak oluyor. Kollar ve bacaklar buzgibi ama ne yapalım bu çocuk daböyledyip çok takmıyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Biryandan yemek yapıp yazınca böyleoluyor, düşük cümleler ve yazım hataları için kusura bakma. Burcu

      Sil
    2. Hayır, o bakmadı, 1,5 saatlik spa için yalvar yakar babannesine bıraktık :P Sonra yemeğe hep beraber gittik (biraz da onlara teşekkür babında, motivasyon vs), Maya dış mekanlarda bildiğin Alman Bebesi, evden daha kolay dışarda olmak :D
      Ama haklısın anladım seni, biraz söylenmek gerekiyor yoksa dediğin gibi çoraplar bir yerde, tshirt bir yerde.. Daha Maya'nın eşyaları nerde bilmez benim eşim de (2,5 senedir aynı noktadalar halbuki)
      Ay Burcuuuu en yakın arkadaşımla adaşsın :)

      Sil
    3. Ayy evet mesela bez getirir misin altını değiştirecem dediğimde hala bez nerde?.. diyesoruyor.Kasıtlı olarak yaptığını düşünmeyebaşladım ben bukocaların yerini bilmiyorum numarasını.
      Ne tesadüf benim de üniversiteden beri yakın arkadaşımınadı Ceren. :)

      Sil
    4. Ciddi misiiin?! :D Tesadüfe bak! Ben Burcumla tam 30 senedir arkadaşım, totolarımız bezliyken tanıştık denir ya :D

      Sil
  7. Ceren yazını gördüğümden beri okumayı erteliyorum. Doğru zamanı bulmak için.. Keyifli ve yalnız bir anımda kahvemle okumak için. Fakat anca ayarlayabildim.

    Ben bu listelerde hatalıyımdır çünkü kendimden hep çok fazla şey beklerim. Bu da ayağıma çelme takar.. Sonra da kendime kızar, küser, bırakırım. O açıdan güzel ikna oldum.

    Annemden bana geçen ve hastası oldugum bir yaşam..minimal eşyalar, sade ev. Katılıyorum sana ve yeni hayatımda buna odaklanmak ve yüksüz-hafif-pratik bir ortam kurmak istiyorum. Ve o konuda da yazacağın şeyleri sabırsızlıkla bekliyorum. Minimalist yaşama dair kaynaklar pek yok ya Türkçe'de. Bir blog var bulabildiğim.. Gerisi hep klasik ezber bilgiler.

    Şaraplı maddeye bayıldım. O şarabı ben tatmış gibi bayıldım.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Eyvaaah, valla benim yazının üstüne çok büyük sorumluluk attın :D Yazmıştım halbuki yayınlayacaktım birazdan ama çok basit geldi, dur biraz oynayayım bari :P

      Sil
    2. Eeheh : )) ama önemli olan kısa da olsa, basit de olsa, özet de olsa senin fikirlerini okumak o konuda.. Yoksa senden kaynakça beklentim yok ki :D Senin sade de olsa o konuda ne paylaştığın. Zaten okudum ve gayet de tatmin oldum, oh :D

      Sil
  8. liste yapma konusunda çok başarılı değilimdir ama her işimin bir günü ve hergün yaptıgım işlerin de bir vakti vardır.ve genelde düzeniyimdir.mutfagımı banyomu gunluk, evimi de haftalık ve aylık olmak uzere temizlerim.çarşamba gunleri süpürme silme işleri vardır haricinde sadece yere bişey dokulurse el supürgesi ile alırım.ama ayda bir ulu insan atom karıncca titizler kraliçesi türkan abla gelir evi kırklar.bunun gibi her işimin bir gunu ve bir vakti vardır absurd bır durum olmadığı surecede değişmez. geç yatarım erken kalkarım (hatta Derin dogduğundan beri yatmam fakat erken kalkarım:D ) şansıma kısacık uykuların yettiği ,bir sabah 15 dk fazla uyusa fiziksel olarak rahatsızlık duyanlardanım.sade yaşamayı sevenlerdenim evde,dolabımda ıncık çıncık sevmem.ihtiyacım olanı alırım.bu yuzden evim de dolabımda boştur.alışverişte kesinlikle zaman harcamam ihtiyaçlarımı alır ve malum yeri terk ederim.tv konusu ben de takıntıydı takii Derin ekrana bakmaya başlayana kadar (hatta sana da söylemiştim de bi yazı istemiştim de agzımın payını almıştım iykide almışım) o gun tv yi hayatımızdan çıkardık eşimle ortak bir kararla.çünkü ben de izlemesem de onun sesini duymak istiyordum tiryakiydim.neyse çıkarttık onu evden, amann çok zorlandım başta ama sonra alıştım.gerçekten de herşeye vakit kaldı.sonra biz karsa gelince eşim çıkarmış ortaya ama gittiğimde kapalı tuttuk hep aramadım eski dostumu :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Titizler kraliçesi Türkan abla :D
      Gerçekten erken kalkmak güne bereket getirir derdi büyükler, çok katılıyorum! Bir de sabahın o erken saatlerini çok seviyorum, akşamın geç saatleri de sessiz ama sabahta başka bir dinginlik var..
      Alışveriş konusunda bak yazmamışım ama aynen, kesinlikle aklımda ya da cebimde listeyle giderim tek çöp bile fazla almam (hatta Maya da biir almayacağımı tutturmaz) ve AVMler tabii ayyy en büyük zaman ve enerji kaybı bence! Dün kafamdaki bereyi takıyorum; eşim "ya ben seni tanıdığımda da bu bereni giyiyordun, Viyana'daydık hatırladın mı?" dedi 2003'ten bahsediyor :D Ama yepisyeni duruyor neden yenisini alayım :P Modası da geçmedi (ya da geçti ben fark edemedim geri geldi)
      Ya ekran konusunda seni acaip taktir ediyorum. Benim eşim çok bağımlıdır tv'ye ama onu da haftada 1-2 gün tvsizliğe alıştırdım, oturuyoruz şarabımızı içerek muhabbet ediyoruz, inanılmaz güzel oluyor (başta sıf çocuktan konuşuyorduk hahahaha)

      Sil
  9. Off buradaki herkes cok planlı strese girdim resmen:) Asla bu kadar planlı olamadım, duzenli hic olamadım. E olsaydım iyiydi ama yok... Su bir şeye kafayı takınca halledene kadar kendimi adama huyum var neyse ki isler yürüyor bir şekilde. Ama planlı olmayı denemeye devam, gaza geldim yarinki isleri listeliyeyim bari:) Ben hamileligimin son aylarindan beri market alisverini kestim daha doğrusu internettwn sipariş veriyoruz. Haftada bir aksamlari alisverisimiz var oturup bilgisayar basinda alisverisi yapip bitiriyoruz. Hem eglenceli hem hizli oluyor tasimak da yok. Ufak tefekler de bakkaldan falan. Bir de baktım olmuyor ikimiz de daginigiz uygun fiyata disaridan yardim almaya basladim inanılmaz rahatladim. Kendimizi degistiremedigimiz noktalarda şartları degistirmek de bir çözüm işte... televizyon bagimliligimdan ise oglun sayesinde kurtuldum. Doğduğu hafta dekoderi soktuk boylece eve gelen misafirlerin hatrina açma ihtimalini de ortadan kaldirdik. Radyo dinliyorum artik daha çok. Buralarda zaten hayat o kadar tatsız oluyor ki bazen tv izlememek daha sağlıklı her açıdan. Ve daha iyi olmana sevindim ;)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok mantıklı :) Ama her kentte var mı? Ben Avrupanın göbeğinde yaşıyorum ama mesela organikçiler dışında yok normal alışveriş market vs internette..
      Temizlikte yardım almak çok iyi oluyor, ben hiç almadım zorlanmadım şimdiye dek ama yoğun çalışan anneme mesela her gün teyze gelirdi, ihtiyaç derdi annem, düşünsene 2 saat kazansan kar kardır..

      Sil

Anonim yani isimsiz ya da rumuzsuz yorumlara, hakaret, belirli bir gruba karşı ayrımcılık ya da ırkçılık içeren yorumlara, en önemlisi de yanlış bilgi ya da yönlendirici (melisiniz, malısınız'lı) yanlışlar içeren yorumlara BU BLOGDA YER YOKTUR. Bu davranışları yapan kişiler, genel huzurumuz için engellenecektir. Teşekkürler!