17 Kasım 2015 Salı

Uyku rutini öncesi hafıza ve dil becerisi geliştirme oyunları

Maya 1 yaşına bastığından beri uyku öncesi ritüelinde beraber ufak bir kaç hafıza geliştirme oyunu oynuyoruz. Özellikle uyku öncesi yapılan bu bilişsel aktiviteleri iyi bir uyku da takip ettiğinde, çocukta %100 faydasını gördüğüm için sizlere de yazmak istedim.

İlk oyunumuz hafıza geliştirmeye yönelik. Uyku ritüelinin son aşamasında, yani tüm o şarkılar, öpmeler, koklamalar bittikten sonra, henüz sersemlememişken "sana bugünün hikayesini anlatayım mı?" diyorum ve heyecanlı ve el çırpmalı bir "eveeet" cevabından sonra yaklaşık 10-15 cümleyi geçmeyecek şekilde ona uyku zamanına dek neler yaptığımızı anlatıyorum. Maya artık öğle uykusu uyumuyor ama siz eğer öğle uykusuna yattıysanız, sabahtan öğlene ve gece uykusu ise sadece öğleden sonra olanları tabii. Gece uykusu öncesi tüm günü anlatmaya çalıştığınızda, özellikle sıradan bir gün geçirdiyseniz sabahki kısmı hatırlayamadıklarını ve sıkıldıklarını fark edeceksiniz, bu özellikle 1,5 yaş öncesinde beyin kendini uykuyla yenilediği için çok normal. Şimdi bahsedeceğim türde bir hafıza egzersizi ile yaş da büyüdükçe, geçmiş günlerden hatta haftalardan bile ne kadar çok şeyi hatırladığına şaşırarak şahit olacaksınız.

Beraber yattınız ya da yatağının kenarında oturdunuz diyelim. Ona "bugünün hikayesini anlatıyorum şimdi" diyerek başlıyorsunuz. Mesela şöyle bir hikaye olabilir: "Bu sabah erkenden uyandık ve panjurumuzu açıp günaydın dedik. Sonra bezini değiştirdim, bu sırada sen ördeğinle oynuyordun. Ördek ne diyordu? (çocuğunuz: vak vak) Eveet, ördek vak vak diyordu. Sonra yeşil elbiseni giydin, hatırlıyor musun, yanlarında çiçekler var hani.. (çocuk: kırmızıııı) eveeet, kırmızı çiçekleri var, sarı çiçekleri de var. Sonra beraber bir bardak meyve suyu içtik ve hazırlanıp dışarıya yürüyüşe çıktık. (çocuk: güneş parlıyor!) Eveet, bugün güneşli bir gündü. Oyun parkına yürüdük beraber ve sen orda arkadaşın Emma'yı gördün (çocuk: emma, salıncakta) Eveeet, Emma salıncakta sallanıyordu, sonra o inince sen sallandın. Peki beraber kumdan kale yaptınız mı? (Çocuk: hayır). Ama ben yaptınız diye hatırlıyorum, hatırlıyor musun nasıl kumları kovaya dolduruyordun? (Çocuk elle kum doldurma hayali oyunu yapıyor). Sonra beraber V.'ye gittik ve öğle yemeğimizi yedik (Çocuk: adam hazırladııı) Eveeet, garson yemeğimizi masamıza getirdi ve biz de yedik (Çocuk: ham ham ham) Evet, çok lezzetliydi. Sonra ne yaptık? (Çocuk ...) Sonra eve geri yürüdük, geldiğimizde sen yorulmuştun, o nedenle hazırlandık, elimizi yıkadık, dişimizi fırçaladık, pijamamızı giydik ve şimdi de yataktayız. Birazdan uyuyacağız ve uyandığımızda oyunlar oynamaya devam edeceğiz" gibi.

Bu oyunu çok faydalı buluyorum çünkü günün ritmini öğretirken, aynı zamanda zihnin uyku öncesi kısa bir "bilanço çıkarma" ve rahatlama şansı yakalamasına da yarıyor.

İkinci ritüelim ise ona iyi geceler demeden hemen önce "Maya seni çok seviyorum. Seni neden çok seviyorum biliyor musun? Çünkü ......" diye o günle ilgili bir cümle kurmak. Bu mesela; "çünkü bugün oyuncaklarını Emma ile paylaştın ve bu çok kibar bir davranıştı" da olabilir "çünkü kocaman dondurmayı yerken tüm ağzına bulaştırdın ve çok güldük" de olabilir. Yeter ki o günden aklınızda kalan olumlu, onun davranışına ya da direkt kişisel özelliklerine gönderme yapacağınız bir cümle olsun. Asla olumsuz cümle kurmuyorum, fakat içinde gizli olumsuzluk olan cümlelere de özellikle dikkat etmek lazım, örneğin "bugün çok huysuzdun, çok ağladın ama yine de sustun" ya da "bugün babanla oynarken düştün ama ağlamadın" gibi. Gizli olumsuzluk da en az açığı kadar çocuğu boşu boşuna negatife odaklar.

Bir diğer oyunumuz sadece hafıza değil, dil becerisini geliştirmeye de yönelik. Five little monkeys şarkısını Maya bebekliğinden beri çok seviyor. Daha konuşamadığı zamanlarda yatakta zıplayıp tek tek düşen bu yaramaz maymunlar orasını burasını yaralarken, ben de elimle yaralanan bölgeyi tutuyordum ve Maya da beni taklit ediyordu. 1,5 yaş civarı hem vücut bölümlerini göstermeye hem de ismini hatasız söylemeye başlayınca, ben de bu oyunu tüm vücuda yaydım. Sonra baktım oyunu farklı kavramlarla geliştirebiliyorum, mesela üzerindeki tulumda renkli yuvarlaklar kareler varsa, Maymun düşüp mesela kırmısı karesini ya da sarı üçgenini yaralamış olabiliyor. Bazı çocuklar fazla bilgiyle sıkılabiliyor ama ilgisi varsa ve soruyorsa, şekil ve renkleri de kolayca öğretebilirsiniz. Dediğim gibi, iyi bir uyku öncesi oynanan hafıza oyunları gün içinde oynanan oyunlardan daha etkili oluyor çünkü beyin uykuda öğrenileni hazmediyor. Yetişkinlerle yapılan araştırma sonuçları da, uyku öncesi öğrendikleri bir bilgiyi hafızada daha uzun süreli tutabildiğimizi gösteriyor bu nedenle. Deneyin ve görün derim.

Dipnot. Konuyla biraz alakasız olsa da bu şipşirin oda görselleri pinterestten. İnsanın içi gitmiyor mu ama!? 3 yaş oda tasarımına şimdiden yavaş yavaş hazırlanalım ;)

11 yorum:

  1. bugünün hikayesi fikri güzelmiş akşama bunu bir deneyeceğim bizde sorun hikaye kitap gibi ritüelleri bir türlü geçemiyoruz uyumamak için tüm gece kitap okutabilir :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Gülşah'cım aslında bu fikirler bizimkilerden daha minikler için çok daha faydalı, ama bizimkilerin "neden?" dönemi başladı ya, onun için hala güzel uydurmasyon hikayeler anlatabilirsin :) Bu arada çok güldüm "kız ona anne, kalemlerini al ve bana ver" demesine, daha düşünüp düşünüp gülüyorum :D Günümü aydınlattınız anne kız, varolun!

      Sil
  2. Hımmm iyimiş.Biraz geç kaldık belki ama bizde başlayalım hemen.umarım ilgisini çeker

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hikaye dinlemek de anlatmak da çok zevkli :)

      Sil
  3. Biz de edo 1,5-2,5 yaş arası ertesi gün neler yapacağımızı sayardık, uyku öncesi rutini olarak. (Şuan kitap okumaya geçtik, bu bahsettiğim yaşlarda kitap okumayı istemiyordu. Dikkati çabuk dağılıyordu sıkılıp sayfaları atlayıveriyordu. Akabinde mızırdanıyordu)
    "Sabah uyanıcaz, sütümüzü içicez, pijamamızı çıkarıcaz giyinicez, kahvaltıda Şunları bunları yiycez (bu kısmı her gece kafasına göre kendi sayıyordu) arabalarla oynıycaz, bahçeye gidicez, zıplıycaz, yüzücez (artık mevsime ve kafamıza göre bi ton plan) ... "
    Bunu nasıl keşfettik hatırlamıyorum, hiçbir yerde okumadığıma da eminim! Ama bir gün bunları söylemeye başladık ve müthiş işe yaradı. Edo zaten plan program konusunda çok takıntılı bir çocuk. Gerçekten herşeyi kalem kalem planlamak istiyor, ve plan dışına çıkmak pek mümkün değil :) bu yüzden planlarımız da çok gerçekçi olurdu. Hiçbizaman aman sussun da uyusun diye çocuğu kandırma yoluna gitmedim. Yapamayacağımız birşeye olur, yarın yaparız demedim. Kahvaltıda yiyeceklerinin pazarlığını yaparken bile "çikolataaaa" dediğinde "hayııııır, kahvaltıda çikolata yok. Çikolata akşam papi gelince yiyebiliriz" gibi hemen araya giriyordum mesela.

    Uzun lafın kısası gerçekten harika bir yöntem bu. Huzur veriyor, güven veriyor, rahatıyor, mutlu ediyor tam da uykudan önce ihtiyaç duyulan şey. Bakalım iki Numaralı düdük makarnasıyla da benzer bir rutin oluşturabilecek miyiz? :))) zira uyku motifleri abisinden çok farklı, en başından beri :(




    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Gülşah'ın dediği nedenden (asla bitirememek) uyku öncesi kitap okumuyorum, gün içinde okuyorum :) Çünkü kendimden de biliyorum kitap okumak beni uyutmaz aksine uyandırır :D Ertesi günü de valla tamamen batıl inançlı bir tavuk olduğum için anlatmıyorum çünkü yarın şunu yapıcaz böyle güzel olacak dediğim an bana uyuz karma hemen defterimi düzüyor (grrr)
      Annelik bu işte, keşfetmek :D

      Sil
  4. Ceren harıkasın.her gece yatmadan Derin e istediği kitapları okurum, resimleri hakkında konuşuruz ve yine senden öğrendiğim 'seni cok seviyorum çünkü..' ritüelini yaparız ve ardından uyku.bu gece kitaplarımız bittikten sonra seni seviyorum kısmına gecmedensana bugunun hikayesini anlatayımmı dedim ve işten geldikten sonraki saatleri sectim anlattım ve o da benimle birlikte anlattı.acayip hoşuma gitti ve Derinin de cok hoşuna gitti ki hemen sohbet havasına burundu.evet kıtapları okuyup resimleri hakkında sohbet ediyoruz ama bu başkaydı ya çok guzeldi tesekkurler :) ben Derin doğduğundan beri yanında kotu kelime içeren ya da kendisi masum görünse de verdiği mesaj negatif olan hiç bir cümleler kullanmaya dikkat ederim.bu konuda eşim de ailemizdeki diğer fertler de çok hassas (kaynanam hariiç onu da cuma yolluyoruz evine inşallah).çocuğum buyuyene kadar yuksek ses bilmesin negatif anlamlar yuklenmesin beynine kavga gurultu bilmesin istiyorum.nasılsa buyudugunde gorecek diğerlerinden ama anne baba olarak bizden görmesin mutluluğu doya doya yaşasın.benim düşüncem çocuk olumsuzlukları da görerek değil mutlu bir ailede buyuyerek guçlu olabilir, ileride zorluklarla daha ıyı başedebilir.nerden nereye gectim yine:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ay çok sevindim seni seviyorum çünkü rutinini yaptığınıza :D Gün ritüelini anlatmayı sevmesine de çok sevindim, sana katılıyorum bazen pollyannacılık oluyor ama olsun yaaa, umarım Allah ilerde de iyi insanlarla karşılaştırır ama ben inanıyorum dünyaya güzel gözle bakarsa güzeli de görür, aktif bir şey bu algı yeteneği..

      Sil
  5. Ceren dil becerisi demişken, sana sormak istediğim birşey vardı. Alakasız olacak azıcık ama.

    İkinci dili öğretmek için, üç yaşına kadar bekletmenin kıstasları neler? Benim okuduğum şeyler, genel intiba üzerine. Anadille karıştırmaması için vs. Aksanlı olmaması için ingilizce setlere vs. kaldık ama yaş konusunda üç yaşı beklemeye kendimi ikna edemiyorum. Sen bu konu üzerine de tez yazarsın gibi geliyor. :)

    Ona benzer evi odasına (o fotoğraftakine de bayıldım), babasıyla ben güya yapacağız. Hatta herşeyini aldık iskeleti bile tam hazır olmayan mutfak yapıyoruz yine güya. Evlenirken mutfağı bizden olacak gibi duruyor.:p

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Öyle bir kıstas yok yahu, neden bekliyorsun?! Doğduğu anda başlamak lazım.. Bizde 3 dil var (türkçe nanay ne yazık ki) ama 2 dil çok iyi gidiyor şu an.
      Anadille karıştırmaması ne demek mesela, 2 anadilli olacak sonuçta çocuk, zenginliktir bu.
      A ama Türkiye'de ve Türkle evli olarak yaşıyorsan yai çocuk günlük hayatta sadece 1 dil görüyorsa ha şimdi anladım o zaman 2. dil için çok acele etmene gerek yok. Anaokul döneminde daha rahat olur tabii, ne kadar erken o kadar iyi kuralı geçerli. Sadece doğal ortamda 1'den fazla dil konuşuluyorsa dilleri öğretme taraftarıyım, 2. dil öğretme konusu biraz farklı. Nörobilimsel olarak farklı yani çünkü dil merkezi doğumdan itibaren çiftdilli çocuklarda aynı merkezken, sonradan öğrenen çocuklarda iki farklı merkez olarak gelişiyor, fizyolojisi farklı yani. Eğer yurtdışında yaşamıyorsan, eşin ya da ailedeki bir başka kişinin anadili Türkçe'den farklı değilse, o zaman çocuğun anadiline iyice vakıf olmasını beklemeni öneririm. 2. dili anadil olarak değil yabancı dil olarak öğrenecek çünkü :) Dil konusunda yazıyorum ara sıra, 2,5'u bekliyorum, birkaç ay içinde toplarım, blogdaki ara butonunu kullanıp eski yazılara bak istersen, sevgiler..

      Sil
    2. Aynen, yabancı dili aksansız konuşacak kadar yurtdışında uzun kalma dönemi yok. Diğer yazlarını okuduğum için senin de, 3 yaşın üzerin de durduğunu hatırlıyorum zaten.

      Merak ettiğim, anadile iyice vakıf olma kriterleri. Yani, burada beynin 3 yaş gelişimine tüm olgunluğuyla mı gelmesini beklemek esas, bilmem kaç kelimeli cümle kurabiliyor olabilmesi mi? gibi... Tamam senin yazını bekliyorum.

      Sil

Anonim yani isimsiz ya da rumuzsuz yorumlara, hakaret, belirli bir gruba karşı ayrımcılık ya da ırkçılık içeren yorumlara, en önemlisi de yanlış bilgi ya da yönlendirici (melisiniz, malısınız'lı) yanlışlar içeren yorumlara BU BLOGDA YER YOKTUR. Bu davranışları yapan kişiler, genel huzurumuz için engellenecektir. Teşekkürler!