18 Aralık 2015 Cuma

İki yaş krizleri antolojisi - 3 ve SOOOON!

Evet doğru okudunuz serinin 3. ve SON yazısı bu :) Krizler bitti mi Öğrenen Anne? Nasıl yaniii? Bunun sırrını bize de verrr! Tamam vericem ama önce son kez gülelim, sonra bu yazı neden sonmuş, nasıl son olmuş öğrenelim ;)

En son burda kalmıştık. Devam :D

- 1 aydır - bin şükür - yumurta yemeye başladın, ama niyeyse sarısını asla yemiyorsun. Ayırıyoruz beyazla sarıyı, tam beyaza dil atacaksın, gözlerin dehşetle büyüyor: "aaaaa sarıııı!!! imdaaaat imdaaaat! yardım ediiiiin!!!" diye bir can hıraş haykırman var ki oy oy oy (nasıl bir terördür yumurtanın sarısı bilemedim ki?!)

- Hastasın yine, burnun horhor çeşme gibi aktıkça "hüloaaaağğğ" diye haykırıyorsun, e gel sileyim, yok kendim silicem, e sil, hüüüp nefes içe, kızım dışa sümküreceksin, hüüüüp nefes içe, bak böyle yapacaksın püüüü, hayır hüüüp, böyle bak püüüü, hayır hüüüp, hüloaaaağ! Uleyn sümüğüyle bile kavga halinde yaaaa!

- Bugün komşunun oğlu Anton'un 4. yaş doğum günü partisine gitmeye yeltendik ama sen hayır kırmızı elbisemi giyeceğim (giydin) hayır sarıyı giyeceğim (giydin), hayır diğer çocuklar gelmesin sadece ben ve Anton olsun (oldu yavrum, başka? mum ışığında keman sesi?), hayır Anton'a hediyesini ben vereceğim sen dokunma derken, ben hay krize girdi girecek falan diye ip üstünde cambazlık yaparken fark ettim de; işine gelince hiç de krize falan girmiyorsun, iki elini eteğinde bitiştirip göz süzmeyi biliyorsun!

- Maya bu kimin bebeği? Beniiim. Aaa sen annesi misin onun? Eveeet. Ben ananesiyim o zaman? Hayıııııır! E baban da bebeğin dedesi? Hayııııııııır. E ama benim annemle babam senin ananenle deden ya, siz de senin bebeğinin ananesiyle dedesiyiz. Hayıııııııır. Hüaaaağ hayır hayır hayır sen annesin, baba da babaaaaa hüaaaaaağ (tamam ayol değilim anane falan pes!)

-  Beyaz Atlı Prens'in "fark ettin mi bugün, ya dur hatta bir iki haftadır Maya hiç krize girmedi?" demesinin ve benim "aaa evet çünkü Maya bugünlerde çok güzel günler geçiriyor, çok eğleniyor ve çok güzel, akıllı ve uslu, tam bir "iyi çocuk" gibi davranıyor" dememin 827261 salise ardından, bir bana bir babana bakıp gözlerini belertip en tiz sesinle "hayır kriiiiiz kriiiiiz Maya kriiiiiiz, hayır Maya eğlenmiyooooor, Maya iyi çocuk değiiiiiiiiiiil" diye bağırman ve kendini yerlere atman neydi öyle yaw?

Yetmedi mi? Bana yetti :D Ama siz daha önceki krizlere de gülmek için buraya tıklayabilirsiniz :D

Bu kriz konusunda yazdığım son yazı sevgili 2 yaş anneleri :) Çünkü gerçekten de Maya'nın krizleri azaldı (yerini daha ince tasarımlanan bir psikolojik savaşa; "nedeeeen?" sorusuna bıraktı. Günde 183736 adet neden-çünkü muhabbeti yapıyoruz son 1 aydır ama bu kesinlikle daha keyifli). Kendini yerlere atıp çırpınmaları, tuhaf tuhaf şeyler için tutturup inatlaşmaları, en ufak en önemsiz kuralı dahi sınamak için trajediler yaratması falan hep azaldı. Çok şükür, bu dönem DE geçiyor, hissediyorum.. Fakat size bir sır vereyim mi? Bunu Maya kadar ben de başardım, benim de başarım bu!

Size yazdığım ilk kriz yazısından hemen önce bana bir aydınlanma gelmiş ve "uleyn sonuçta 2 yaşında bir çocuk, bundan ne korkucam be, bacaksız istediği kadar ağlasın yerlerde sürünsün, bana ne aman" demiştim. Buna biz terapistler "farkındalık" diyoruz :D İlk adım. Sonra, dedim "e bu tüm çocukların yaşadığı bir "dönem" sorunuysa, o zaman ben kendimi rahatlatacak bişeyler yapmalıyım! Nedir beni rahatsız eden? İnsanların çocuğum ağlıyor diye beni suçlamaları mı? Kriz anında kendimi yetersiz anne, kötü anne hissetmem mi? Krizi yönetememem, sinirlenmem, korkmam mı?"

Çevreden gelen tepkiler bence işin en zor kısmı olduğu için, ben kendimden başladım dostlar. Öncelikle kriz dışındaki zamanlarda Maya'ya sadece "gerekli" kurallar koydum, kendisini birçok şeyde özgür ve hatta başıboş bıraktım. Uleyn sarı eteğini giyip dans mı etmek istiyor, buyursun. Banyo yapmak istemiyor mu, yapmasın, yarın yapar. Saçını tartmadı mı, eyvallah, tarzan gibi gezsin tüm gün. Ha yine mi krize giriyor, girsin efendiler girsin, bırakınız girsin, nöropsikolojik gelişimi bu şekilde deyin geçin. Ha evde yavaş yavaş krizleri yönetir hale geldim. Sinirlenmek bir yana, kıs kıs gülüyorum arkamı dönüp. "Durumunuz"la dalga geçmeye başladığınız anda, "durumunuz" elindeki deli değneğini sallamayı bırakıyor sevgili dostlar.. O yerde tepiniyor tepiniyor, 40dk, 30dk, 10dk derken baktım 2dk tepiniyor bitiriyor! Neden, çünkü yanına oturmuyorum, gzümü gözüne dikmiyorum, tamam geçti demiyorum. Sadece aynı odadayım, kendi işimi yapıyorum. Arada da ona "tamam ağlaman bitince sarılacağız, öpüşeceğiz. Bitince gel yanıma" diyorum. 1 ayda öğrendi, "bundan sonra böleeee".

Sonra ikinci adıma geçtim. Etraf ne der?! Ayh en beteri.. Evde değil alışverişte, otobüste, restoranda dellenen velet.. Daha düne dek de başaramamıştım, dün birden aydınlandım yine. Yılbaşı kartı almaya kırtasiyeye girdim (en sevdiğim mekanlardan biridir, azcık ona buna bakmadan, defterleri koklamadan, kalemleri denemeden asla çıkmam) Maya da şu 5-6 renk aynı anda yazan tükenmezlerden aldı eline. Eyvallah. Fakat "yavru ver ödeme yapıp çıkıcaz" dememle kendini yere atıp haykırmaya başlaması bir oldu. Kırtasiyede 3 yaşlı teyze 1 satıcı 1 genç kadın var anında bunlar işi gücü bıraktı "ayy nesi var, uykusu mu var, karnı mı aç, ay al yavrum bak kalem ağlama al evladım bak şeker tut tut" başladılar. Hatta kadınlardan biri "heralde çok alışveriş yaptınız yoruldu, belki de eve gitme vakti gelmiştir" diye nasihat çekiyor bana. Bana!!! Banaaaaağ :D "Yok ayol daha evden çıkalı 5dk olmadı" dedim ve ekledim "bişiyi yok yeaaaa, 2 yaşında".. Kadınlar bana anlamsızca bakıp büyük ihtimal "çocuğunu ihmal eden pis ecnebiĞ" dediler içlerinden ama ahahahaha o da nesi, hiç sallamıyorum. Yerde kızım iki seksen yatmış tepiniyor, ben sanki hoş bir müzik eşliğinde salınarak kasaya yürüyor ve kalemi kartları ödüyorum, ahahahaha! Bu kadın ben miyim? Ne utandım, ne sıkıldım. Ödedim sonra gittim oturdum yanına "Maya bak kalemin parasını verdim artık kalemi eve götürebilirsin, hazırsan ağlamayı bırak ve kalk eve gidelim boyamaya başlayalım" dedim. Seninki şak diye sustu, hiçbişey olmamış gibi kalktı ve el ele tutuşup çıktık dükkandan. Gerimizden baya bir konuşmuşlardır ama bananeğğğğ.. 2 yaşında bir çocuk ayol bu, ağlar da susar da..

Ben en çok başkasını kendi durumumda gözlemlerken öğreniyorum. Burda da baktım bu yaşlı kadınların Maya'nın çevresinde panik içinde dönüp durmaları, vaatleri falan çok saçma yahu. Çocuk zaten başka boyutta, sen sadece kendi dilini yoruyorsun. Bırak ne hali varsa görsün, sonsuza dek ağlamayacak ya.. Sen böyle "amaaağn koyver gitsin, alt tarafı bir bacaksız, bundan mı korkacam" dediğin anda klinnng, büyü bozuluyor.

Bundan sonra Maya daha çooook kriz yaşayacak eminim ama ben sanki dün böyle video game'imde bir level atlamış falan gibi oldum bu annelik denen bitmez merdiven basamaklarındaki maceramda.. O nedenle çok acaip dehşet komik bişey olmazsa, elveda 2 yaş krizleri antolojisi diyor, hepinizi ve sıpalarınızı öpüyorum.

Darısı sizlerin başına (Allah kurtarsın bacım..)!

36 yorum:

  1. çocuğunuz tepinirken yanından ayrılmanız onu görmezden gelmeniz anlamına gelir. çocukta değersizlik duygusu yaratır. 2 yaşta gelişen değersizlik duygusu bütün hayatını ele geçirir. etrafınıza bakarsanız çoğumuzda bunun izlerini görürsünüz.
    yanında oturun, ona bakın ama sakin kalın. tepki vermeyin, sadece bekelyin ama ona bakarak bekleyin. böylece çocuğunuza "naparsan yap yanındayım, sana değer veriyorum" mesajı vermiş olursunz. varsın yarım saat fazla tepinsin. duygusal açıdan zarar görmesinden iyidir.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çocuklar ilgi çekmek, istediklerini elde etmek gibi vb. durumlarda istenmeyen davranışlarda bulunurken onları görmezden gelmek davranışını pekiştirmediğiniz anlamına gelir yani davranışı bir süre tekrarlar ve istenmeyen davranış söner, çocuk istenmeyen davranışlarıyla ilgilenilmediğini ve istediklerini bu yöntem ile elde edemeyeceğini öğrenir, bu durum çocuğa ''değer vermediğiniz anlamını vermediği gibi değersizlik duygusu da geliştirmez'' aksine istenmeyen davranışları sergilerken anlamsız bir şekilde ona bakarak bir iletişim kurmuş olmazsınız sadece onu izlemeniz ve boş boş bakmanız istenmeyen davranışın derecesini arttırır.

      Sil
    2. Unknown :) ismim fatma pak turhan yorumu yazarken bu alana dikkat etmemisim yanitla butonuna basinca olay tamamlandi geri almak mumkun olmasi bu arada ogretmenim Tesekkurler hayirli geceler

      Sil
    3. Teşekkür ederim :) Memnun oldum Fatma! Oluyor öyle arada ama isimle ya da nick bile olur, konuşmak insani güzel bir duygu benim için, daha kişisel geliyor..

      Sil
  2. merhaba ceren, ege, bilerek başını yere ve duvara vuruyordu bundan bir kaç ay öncesine kadar. iki yaş sendromu için doktorumuz bu gibi durumlarda ilgilenmeyin, aa yapma oğlum gibi tepkilerde bulunmayın. sizi deniyor ve isteklerini yaptırmak için bunu sonuna kadar kullanacaktır. eğer ilgilenmezseniz bunun üzerinizde işe yaramadığını anlayıp bırakacaktır demişti. internette bunun üzerine çok okuduma yaptım. ilgi beklediği için böyle yaptığını, bırakın tüm işinizi onunla gerçek anlamda kaliteli zaman geçirin, size doysun yazıyordu bir çok yerde. gerçekten de eve girince yemeğe girişiyordum ve ege her ne kadar babası ile birlikte bile olsa mutfağa gelip yanımda başını yere vuruyordu. bu yazılanları okuyunca artık işten gelince hemen yemeğe girişmek yerine montumu bile çıkarmadan onunla salonda birlikte bir şeyler yapmaya başladığımdan beri ege bu huyundan vazgeçti.
    ama ağlamak başka bir durum. oğlum o derece ağlarken onu bırakıp başka bir şeyle uğraşmak onda olumsuz sonuçlar yaratmaz mı? ben uzman değilim, sen daha iyi biliyorsundur tabi ama ne bileyim, onun ağlama ihtimalini bile düşünmek benim yüreğimi buruyor.
    ha şu da var tabi yalan söyleyemem, gereksiz yere mızırdandığında sinirlerim de tepeme çıkmıyor değil :D bu nasıl bir yaman çelişki anne :D ama yazılarından da anladığım kadarı ile zaten 2 yaş sendromu gereksiz yere mızırdanmanın da ötesi bişey olarak yaşanıyor. hımmm o zaman bir akıl yürütme ile kendi kendime cevap vereyim, saçma sebepler olduğunu kendileri de biliyor aslında, bize istediklerini yaptırmak için ağladıklarından işe yaramadığını görünce vazgeçeceklerdir zaten (mi acaba? :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. O tip davranışlar için doktorunuz çok doğru söylemiş. İnsanın içi gidiyor biliyorum ama gerçekten ilgi çekmek için yapıyorlar (valla bu boyda bu teatral yetenek bence de pes)
      Ağlamak var 2 yaş krizi var sevgili Nilay ;) 2 yaş krizinde ağlamalar yukarda gördüğün örneklerdeki gibi anlamsız tamamen güç savaşına yönelik ağlamalar o nedenle "bırakınız ağlasın" :D Valla bak. Ama bir derece var bazen sinir ağlaması umutsuzluğa dönüyor ve çocuk o noktadan kendi geri dönüş yolunu bulamıyor. Eski yazılarda bundan bahsetmiştim. O noktada ona rehber olmak, elinden tutup normal hale döndürmek bizim işimiz. Tabii ki sarılacaksınız.
      Ama her ağlamaya sarılırsan, senden sarılma istediğinde ağlayan bir çocuğun olur, bu kadar basit ;)

      Sil
    2. evet eski yazılarını da okumuştum, sanırım blogunu başından sonuna okudum :D kendi kendine geri dönemediğinden bahsettiğini hatırlıyorum.
      aynı iktisat prof.u adam smith'in dediği gibi; bırakınız yapsınlar bırakınız geçsinler ;)

      Sil
    3. Ah ah diyeyim o ağlamalar sıklaştığında duymamak için kendini odalara kapamak bile isteyebilirsin değil acımak ahsha :)) şaka bir yana burdaki annelerde gözlemlediğim şey bu. Çocuk ağladığında kıytırık bir sebepten ağlıyorsa asla yanına gitmiyor dokunmuyor ilgilenmiyorlar ama eğer düşerse ne bileyim duygusal bir incinme yaşarsa sımsıkı sarılıyorlar. Ben de uzun zamandır böyle yapıyorum

      Sil
    4. Tabii çünkü ağlama ile ağlama farkı var di mi :D Ay Gece ya ben bu odaya kapama fikrine karşıyım ya, yani çocuğu nerdeyse bırak çok daralıyorsan kendini azıcık banyoya kapa diye düşünüyorum. Haftasonu bizim kızın kuzenine gittik. Bunlar tipik Alman ailesi, her tür Alman sistemini uyguluyorlar ferberle uyuttular, hemen doğum izni sonrası anne işine döndü ve 1 yaşından önce kreşe verdiler (kreşte öğretmen ve kendi kreşine vermedi çocuğu çok sık görürüm diğer çocuklardan ayrı davranmamı bekler vs diye!) yani benim antitezim gibi (asla yargılamıyorum ama heyecanla izliyorum gelişimini malum içimdeki araştırmacı hehehe) ve inanamıyorum Maya ile aralarındaki fark (5 ay var yaşları arasında) o kadar bariz ki.. Ne yazık ki çocuk hiç de öyle paylaşımcı, bireysel, kendi ayakları üzerinde duran bir çocuk olmadı. Üstelik geçen sefer muzu yere düşürdü ve ikinciye verileni de özellikle attı diye 5dk odasına kapatıldı ceza olarak ve Maya'yı bu durum o kadar şok etti ki devamlı "neden neden neden J. geri gelsin" diye ağladı, biri kapının bi tarafında diğeri diğer tarafında ağlıyor ayyy ben fena oldum :D Ailede bizim kızın adı "lady", kuzeninin adı "hillbilly" üstelik disiplin de tam tersi, benimki köy disiplini onlarınki "bilimsel".. Ay neyse görücez bakalım daha ne farklar olacak aralarında (kıyaslama değil asla, bilimsel karşılaştırma haaa) :D

      Sil
    5. Ben çocuğu değil kendini kapamak istersin demiştim ama sonuçta aynı kapıya çıkıyor tabi :)) ben de karşıyım kapama olayına, hiç olmadı ama bir kere öyle kızmıştım ki odasına koydum burdan çıkmıcaksın dedim hatta kapıyı tuttum ama birkaç dakka sonra barıştık tabi. Geçenlerde nilayın bana yazdığı bir yoruma karşılık olarak da yazmıştım, bence bütün çocuklar ilk doğduklarında saf ve naifler. Ona nasıl yaklaştığın büyük oranda nasıl biri olacağını etkiliyor (bir kısmı da karakter tabi) ve anne baba da çocuğun ritmine uyumlu, sakin ... Vs davranırsa her açıdan daha iyi oluyor bence gelişimleri

      Sil
    6. Türkiye'deki politik ve sosyal yapı ebeveynleri sakin ve akıntının yönünde gitme konusunda desteklese haklısın.. Ülke psikolojik savaş alanı..

      Sil
    7. hillbilly için çok üzüldüm. tamam alman eğitim sistemi güzel ama bizim gibi duygusal bir millete uymuyor be ceren :) böyle uzaktan olayların değerlendirmesini yapmak çok kolay, başına gelince bazen evet haklılarmış diyorsun ama muzunu yere atmanın cezası oda hapsi (ki bide kuzeni yanındayken) olmamalı sanki. belki bi sert bakış veya belki sesinin biraz yükselmesi olurdu bizdeki karşılığı.
      siz yurt dışında yaşayan ebeveynlere çok imreniyorum doğrusu. tam da ihtiyacımız olan dinginlikle büyütüyorsunuz bebelerinizi. ben bu ülkenin gerginliğini hayli ile üzerimde hissediyorum. dolayısıyla bebeklerimize de yansıyor... hani ilk 3 ay bebek annesi ile bir sanırmış ya kendini, annenin tüm duyguları geçermiş bebesine. evet bunu o zaman çok yakınen yaşadım ve gözlerimle gördüm hatta inanamadığım durumlar bile oldu. ama ege artık 17 aylık ve hala benim psikolojik durumumu onda görüyorum. yine de tipik bir koç burcu insanı olsam da egenin yanında sakin ama oyuncu bir anne olarak kalmaya çabalıyorum :)
      gece senin dinginliğine hayranım... hemde 2 çocukla bunu yaşamak... harikasın :)

      Sil
    8. Hahaha ama bak şimdi eleştiriyoruz da, ben anne olduğumdan beri böyle durumlarda hep "ne yaptı da anasını delirtti abaca" diye düşünüyorum hep :D Eskiden "ay anaya bak" der verip veriştirirdim, o iş öyle değilmiş hahahaha
      valla dinginlik evet de yalnızlık da çok fena nilay.. mesela bir hasta oluyorsun vallahi kimsen yok, tek başına sürünüyorsun.. türkiyede olsa allaaaaah annen gelir hem çocuğa bakar hem sana bakar hem yemek yapar hem evi temizler hem 5 senedir atılmamış çöpünü atar falan :D bunlar da lüks yani.. (ben de direkt hizmet bekleyen evlat) yok ayol bazen bir kahveye gelse biri türkçe konuşsam diyorum vallahi, çok dostum var ama türkçe konuşup türk kahvesi içtiğim kimsem yok.. tek başıma da yapamıyorum bazı şeyler yakın bir türkle güzel :P snif snif...
      gece 2. çocuktan sonra iyice dinginleşti, ben de bayılıyorum..

      Sil
    9. :) sorma, içimden aa çocuğa öyle davranılır mıymış dediğim her şeyi kendi çocuğum üzerinde teeek tek deneyimledim :P
      evet ya sen de haklısın. valla iş için bir hafta kadar yurtdışında kalmıştım da annemi o kadar çok özlemiştim ki. ve tabi arkadaşlarımı. bir de ben döneceğimi bile bile gitmiştim.
      seni teselli edecek söz bulamadım. boş konuşmak da istemediğimden yorumuma burada son verirken, mayayı gözlerinden, seni de yanaklarından öperim.
      (gözlerinden öperim deyince mektuplaştığımız zamanlar geldi aklıma.her şey eskiden yaşadıklarımız gibi olsaydı, sen blog yazsaydın mesela bir haftasonu dergisinde, biz de sana mektupla yorum yazsaydık. sen de hepimize teeek tek mektupla cevap yazsaydın :D :)))))) )

      Sil
    10. Eşimin annesi de psikolog ya, o zamanında yapmış o mektupla Güliz Abla işlerini :D Ben kendimi çok kaptırır herkese sayfalarca mektup yazar benim koca da beni boşardı..

      Sil
  3. Daha bu sabah yuruyuse cikacagimiz anda ustumu giymicem diye agladi bekledim,neyse sustu ustunu giydi bu sefer botlarimi giymicem ev ayakkabilarimla cikcam diye agladi sakin sakn bekliyorum yine ama vu surada salya sumuk birbirinde ne bana sildiriyor ne de kendi cunku yicekmis bi de ona kriz ben sumugumu yemek istiyorum diye ve yedi de gozume baka baka aglaya aglaya o sumykleri yedi.hanim bilmiyo tabi disarisi eksi bilmem kac, daha gecen ise giderken kirpiklerim donduydu :) o sumugunu yerken ben de botlarimi giydim kapida bekliyorum aninda sustu anane hoscakal dedi botunu giydi ananesi burnuny sildi ve bi hicbisey olmamis gibi sarikamis yollarina vurduk kendimizi :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tuba o konularda çocuğa zaman ver, onların hızı bizden daha yavaş ve gerçekten uzun zaman alıyor evden çıkmaya hazır hale gelmeleri :)
      Ahahaha Maya da dün baya "burnnum aktı öğretmenim yememe hayır dedi" dedi ayy midem kalktı, evde hiç öyle bi ortam yaşanmadı ama okulda sümk yiyen kız olmuş baksana! :D
      Allahım halimiz durum komedileri gibi... Rotavirüsü duyan kuzenim de bana "ıııyk kakadan ağız yolundan bulaşıyormuş siz ne yaşıyorsunuz ııııyk" dedi ne desem bilemedim, haklı :D

      Sil
  4. Hahah, ozellikle ikinci asama paragrafinda cok guldum! Biraz zaman aliyor ogrenmesi, ama su akar yolunu bulur misali, "koyver gitsin" candir :)

    Zeynep K.
    PS: Blog okumayi uzun sure once birakmistim, gerek yazim sekillerinden, gerek yazilanlarin iceriklerinden gerek yapilan yorumlardan, anlamsiz tartismalardan. Senin blogunu cok severek okuyorum. Bir kere adi cok guzel, yani gercekci (dogal demiyorum bak :) Icerigi de adina yakisir sekilde. Yorumcular arasinda hala ogretmeye calisanlar var iste blogun mu var derdin var :P

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ya ben de o an kendime "oldum ben yaa, bi level atladım ben bu analık oyununda" falan diye aferin veriyorum, dışardan durum trajik ama içerde cennet havası hahahaha
      Ay bırak onları zaten geldikleri gibi gidiyorlar bikaç yorumdan sonra :D O tiplere en güzeli susmak, düşünsene blogda tartışmak bir yana hakaretleşmek falan boyutu için ne kadar boş ve zavallı bir hayatı olması lazım insanın di mi.. Ben üzülüyorum o tip yorumculara, ne çok olumsuzluk, ne çok korku, endişe, kendine güvensizlik ve saldırma isteği.. Psikolog olmanın iyi tarafı, içini görünce amaaaan diyorsun yazık, sus bitsin derdi.

      Sil
  5. Oh çok harika!!

    Hayran kaldım ve tebrik ederim seni.
    Dün baya aydınlık geçmiş :)))

    YanıtlaSil
  6. Ben "seninki" lafına bayılıyorum:) bir hafifleme hissettim sanki:)

    YanıtlaSil
  7. Ohh ohh ne güzel olmuş,çok sevindim hep böyle sürsün.. Ben en başlarda takıyordum artık umursamıyorum,etraftakilerde terbiyesizce yorum yapmadığı sürece hiç cvp vermiyorum.Ama bazen insanlar çok hadsiz oluyorlar "ayy el kadar yavruyu ağlatıyor kendi yemeğini yiyor,önüne gelen doguruyor işte" diyen bile vardı.Çocuk bnm çocuğum,onun için en ıyısını bn bılırım sen degıl dışardakı bilmiş teyze! Sosyopatları harıc tutarsak hangi anne çıcugunun aglamasını ister hele ki dışarda bilerek ağlatır? Ayy ceren kilinig pişikololog olman önemli deel cınım,çocuk değersiz neyim hisseder neme lazım,yapma sakın,otur öyle boş boş bak,çocuk zaten korkar bu kadın bana nie boş boş bakıyo diye susar:))))) rotavirusuyle ilgili kuzenının yorumuna sesli guldum ama hay allahım:p aa bu arada kocaa Turkıyede hepatıt a aşısı kalmamış hıc bıryerde yok aşımızı olamadık:(beklıyorlarmış inşallah gelıcekmiş..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Senin doğurdukların bilim insanı mı oldu teyzem? Te Allahım.. Saçını süpürge etmeyen anaya vurun sopayı.. Kendi olmak isteyen anaya bir de tekme.. Hele hele amanın kocasını çocuğu kadar seven ana beter olsuuun :D Sonra da dr hanım hayatım geçti gitti, beni kimse anlamadı değerim bilinmedi verin bana antidepresanı..
      Aman aşı deme, çok bilen cahiller saldırırlar sana bu yorumun altında :D Aşımızı gizli gizli oluyoruz, tuvaletten sonra ellerimizi gizli gizli yıkıyoruz şşşşşt.

      Sil
  8. Çok sevindim senin adına, darısı başımıza inşallah.

    Antonla ilgili konu çok güldürdü beni,
    "işine gelince hiç krize girmiyorsun" bu cümle ise kafamda şimşekler çaktırdı.

    En kısa zamanda 2 yaş sendromunu atlatmayı dileyen Burcu

    YanıtlaSil
  9. Valla benimki krize girince ben kaçıyorum. Yoksa yanlış biseyler yaparim diye kendimden korkuyorum. O sakinlesince geliyor Annecim diye sarılıp kucağıma oturuyor ve sakinlesiyor :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ay hem git diyor hem gel diyor :D Maymun etti bizi!

      Sil
    2. ay bizimki de asnı; anneeee diye ağlıyor ya da babaaaa diye sonra da diiiitt (git) diye ağlıyor :))))

      Sil
  10. "hayır kriiiiiz kriiiiiz Maya kriiiiiiz, hayır Maya eğlenmiyooooor, Maya iyi çocuk değiiiiiiiiiiil"
    AHAHAHAHAHHAHAHAHAHAHAHA Maya Allah iyiliğini versin :D Ay bayağı güldüm eğlendim ama bir 10-20 sene sonra benim başıma gelmeyeceği ne malum? Ben de sizin izinizden giderim öyle bir şey olursa, Maya ve siz gibi yavaş yavaş atlatırız krizleri :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. amin mi diyeyim ne diyeyim bilemedim :)

      Sil
  11. şimdi yorumum defalarca gelmediği için kısaca yazıp bir deneme yapayım. yumurtanın sarısı krizine koptum. duyan da anası ağzına tıkıştırdı bebekken sanacak

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. haşlıyoruz, ortadan yarıp sarıyı çıkarıyoruz, eğer ki minicik böyle toplu iğne gibi bir noktada sarı kaldıysa sanki hayalet görmüş gibi bağırmaya başlıyor. valla ben bile korkmaya başladım bu yumurta sarısından :P yalnız bikaç kez de "civciv o" dedi, sanırım aradaki ilişkiyi kurmuş da ondan yemek istemiyor.. geleceğin vejeteryanı :) (inşallah çünkü şu an hiç sebze yemiyor, çelişkilerin kızı hehehe)

      Sil
  12. Ahhh bir de birer yaş arayla iki çoçuk yapan akıllılar var, benim gibi…
    o yılları hatırlatmayın bile

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :D büyüyünce güzel olmuştur da tahmin ediyorum neler çektiğinizi.. geçmiş ama oh..

      Sil

Anonim yani isimsiz ya da rumuzsuz yorumlara, hakaret, belirli bir gruba karşı ayrımcılık ya da ırkçılık içeren yorumlara, en önemlisi de yanlış bilgi ya da yönlendirici (melisiniz, malısınız'lı) yanlışlar içeren yorumlara BU BLOGDA YER YOKTUR. Bu davranışları yapan kişiler, genel huzurumuz için engellenecektir. Teşekkürler!