4 Aralık 2015 Cuma

Noel takvimleri ve hediyeleşmek

Aralık ayı; kışın resmi açılışı. Her ne kadar bu diyarlara kış erken gelse ve kovalamadan gitmese de.. Aralık ayı oldukça yoğun geçer Hıristiyan dünyasında. 24'ü ve 25'i noel gecesi ve sabahı en önemli dini günlerdir, çünkü Hz. İsa'nın doğum günüdür. Eşim protestan hıristiyan olduğu için bizim evimizde de tüm adetleriyle kutlanan bir bayramdır. Ben müslüman olduğum için, benim özel günlerim de eşit derecede kutlanır. Kızımızın da ileride kendi inancını, dini anlayışını ya da etik anlayışını kendi seçmesi taraftarı olduğumuz için, her iki kültürü de en güzel yönleriyle anlatmayı, eşit noktada durmayı tercih ediyoruz.

Blogda daha önce hiç bahsetmemişim, bu sene her yıl noel döneminde neler yaptığımızı anlatmak istiyorum. 24 Aralık'ın hemen öncesindeki Pazar günü 4. ve son advent'tir, bundan 4 hafta önceki Pazar günü de doğal olarak 1. advent. Takvim koşulları nedeniyle bazen noel dönemi Aralık ayından önce başlamış olur. Bu sene de öyle oldu, geçen pazar ilk advent'ti ve evlerde adet olduğu üzere ilk advent mumu yakıldı. Bu sene Maya özellikle el işlerine merak saldığı için advent mumumuzu kendimiz yaptık, şu en üstteki fotoğrafta geçen sene satın aldığımız klasik mum ve yanda bu sene kendimiz yaptığımız mum. Nasıl olmuş? :) Mum yakıldığı zaman dua edilir, biz de ailecek el ele tutuşup sahip olduklarımız için şükrettik ve sağlık ve huzurumuzun, sahip olduklarımızın devamını diledik. Her akşam mumu bir süre yakıyoruz, evde kış mevsimine özgü hoş bir koku ve ışık oyunu oluyor ama ben genel olarak mumları pek sevmediğim için bu sene boyutunu küçük tuttum. Bu ilk pazarı takip eden her pazar, bir diğer mum yakılıyor ve noel öncesi 4 mum da yakılmış oluyor.

Bir diğer adet, çam ağacının süslenmesi. Biz müslümanların da yılbaşı için benimsediği, kökeni aslında pagan adeti olan (Büyük İskender döneminde mesela ağaç ters çevrilip tavana asılırmış, kışa özgü kötü ruhların kovalanması, neşe ve iyi şans getirmesi için) bu adet için genellikle Aralık'ın ikinci hatta üçüncü haftası beklenir çünkü burada asla plastik ağaç kullanılmaz, bu iş için yetiştirilmiş gerçek bir çam ağacı kesilir ve tabanına içine her gün su koyduğunuz özel mekanizmalı bir kap konarak ağacın noel sonrasına dek kurumaması, yeşil ve diri kalması umulur (ortodoks ve gregoryen hıristiyanlar noeli 6 Ocak'ta kutlarlar, o nedenle çoğu evde ağaç 7 ocak'a dek durur). İlk zamanlar gerçek bir ağacın, bir canın kesilmesi bana çok yanlış geliyordu (bizdeki kurbanlıklar gibi) fakat eşim hem gelenek olduğu için "bu ağaçlar domates gibi, bu iş için üretiliyor" tezini savunup beni deli etse de, hem de bana Almanya gibi gereğinden fazla ağaçlı bir ülkede ağacın öneminin yok denedek kadar az olduğunu hatırlatsa da (burda mesela halk su tüketimine teşvik ediliyor yoksa Alpler nedeniyle gereğinden çok fazla olan su az kullanıldığında kentin gider ve boru sistemleri zarar görüyormuş! Te Allahım..) yine de vicdanım o gencecik boyu boyum kadar ağacın kesilmesine elvermiyordu. Sonunda kendi içimde şu çözümü buldum: her noel dönemi kestiğimiz 1 ağaç için 2 yeni fidan dikilmesi için Tema Vakfı'na bağışta bulunuyorum. Ağaç gibi evler de süslenir, kapılara camlara mini mini ışıklar ve noeli çağrıştıran kırmızı, çam yeşili ve yaldızlı süslemeler asılır. Biz çok abartmıyoruz bu konuda, ben biliyorsunuz sadelikten yanayım, her yerde simler süsler yıldılar falan olunca içime fenalık geliyor. Fakat Maya ile kağıt ve tabaklara doğadan topladığımız dal, kozalak, kestane, yaprak vs, pamuklar, uhu, boyalar ve çeşitli elişi malzemeleri ile bol bol süsleme yapıyoruz; heryerimiz simler ve parlak cisimlerle pırıl pırıl parlıyor bu sıra (eşimin ciddi iş toplantılarında alnının orta yerinde sim parlıyor falan, o derece!) ama ürettiğimiz eserlerin hepsi sonra cup geri dönüşüme :P

Bizde yeniyıl gecesi gelen noel babanın aslında hıristiyan dininde yeri yok! Özellikle coca cola önderliğinde kırmızı elbise giydirilmiş tombik popolu noel babalar Amerika popüler kültür menşeyli ve 24 Aralık noel gecesi "iyi" çocuklara hediyeler getiriyor. Almanya'da noel baba geleneği popüler kültür dışında çok fazla yok. Fakat Aralık ayının 6'sı "St. Nikolaus Günü" olarak kutlanır ve bildiğiniz gibi bizim ülkemizde Demre'de ms.4.yy'da doğmuş bir aziz olan Nikola ile aynı kişidir. Nikola özellikle çocukların ve denizcilerin azizi olarak bilinir. Ayın 6'sında St.Nikolaus'un eli açık ve iyi kalpli kişiliğine atfen, çocuklara ufak bir hediye alınır ve süslü kırmızı noel çizmelerinin değil, şu yandaki gibi kendi ayakkabılalarının içine konur!

Ve tabii ki tüm noel döneminin en önemli özelliği; hediyeleşmek. Ortalama bir Alman'ın noel dönemi hediyelerine 470 euro ayırdığını okudum geçenlerde gazetede! Bence de YUH ama düşününce doğru çünkü Almanlar sadece yılın 2 günü hediyeleşir; noel ve doğumgünü. Onun dışında çoğu çocuklarına oyuncak dahi almaz (bakınız kayınvalidem!). Hal böyle olunca noel ve doğumgününde abartıyorlar, o filmlerde gördüğünüz heryer kutularla dolu, yürüyecek alan bulamadığınız evler var ya, hiç abartısı yok noel gecesi aynen o şekilde oluyor. Dolayısıyla 1 ay önceden herkes aşırı bir hediye alma derdine düşüyor. İlk noelde ben de herkese 1 adet hediye almış ve bana verilen 35 hediye (evet) sonrası çok fena boyumun ölçüsünü almıştım. Geçen yıllarda çok uğraştım bu "tek kişiden tek hediye" adetini oturtmak için ama sökmedi. Valla ben tek hediye alıyorum, onu da genelde internetten alıyorum. Hatta aşırı anti romantik şekilde insanlardan 5 maddeli liste istiyor ve bunlar içinden seçiyorum (hatta evet listeyi de amazon'dan buldurtuyor, sadece tuşa basıyorum, evet o kadar da ruhsuzum ama napıyım vallahi hediye almak ve vermek pek sevmediğim ve çok da beceremediğim bir şey!)

Noel gecesi açılan hediyeler dışında bir de ünlü "advent takvimi" var. Bunu işte çok seviyorum. Her kişi için 1 adet takvim hazırlanıyor ve 1 ila 24 Aralık arası her sabah ya da akşam ailecek oturuyor, o günün hediyesini açıyor ve mutlu oluyorsunuz. Bu çok daha basit, mesela sadece çikolatadan oluşan advent takvimleri bile var. Fakat bizde bu takvime minik minik eşyalar, süsler, ufak krem şampuan gibi tuvalet malzemeleri, şekerlemeler konur. Bu sene eşimle birbirimize "şımartma takvimi" yaptık mesela; ufak zarflara kağıtlara yazılı her gün için bir başka "hoşluk" var bu takvimde. Mesela "kocaman bir sarılma" ya da "çocuksuz 2 saat" ya da "birlikte noel marketine gidip sıcak şarap içmek" gibi maddi olmayan, manevi yönü ağırlıklı hediyeler. İnanılmaz romantik! Tabii ki eşim tasarımcı olduğu için benim aldığım paket pek şık, onunkisi ise çok dandik, bir kutu "merci" çikolatasına sarılı mini mini renkli kağıtlardan oluşuyor (yandaki foto). Kızımınki ise oyun dolu, minik kitaplar, oyuncaklar, noel ağacı için süsler. Her sabah yataktan koşa koşa çıkıp "takviiiim" diye bağırıyor!


Bir de babannesi ve dedesinden takvim geldi ama "çikolatalı şekerlemeli olmasın" dediğimiz için şu üstteki kitaplı advent takvimi (Ravensburger mein Wimmel-adventskalender), gerçekten muhteşem bir hediye. Bunu da akşam babası gelince (ve stratejik bir şekilde tam ilaç saatinden önce hehehe) birlikte açıyoruz ve çıkan mini mini kitapları zevkle okuyor biriktiriyoruz.


Ha bir de tabii 1-24 Aralık arası açık olan Noel Marketleri var ki.. Ben bayılıyorum bunlara. Almanya'ya gelecekseniz lütfen bu dönemde gelin, heryer cıvıl cıvıl. Bu marketlerde süsler, yiyecek içecek (sıcak şarap: glühwein), kışlık kıyafetler ve elişleri bulabilirsiniz. Genellikle erken kapanırlar ve sadece 24'üne kadardırlar (24 Aralık ila 6 Ocak arası burada tatil ve bir çok yer kapalıdır, özellikle yılbaşı gecesinden sonraki günler sessiz ve çok depresiftir, hiç tavsiye etmem bu dönemde gelmenizi). Biz de genellikle eşimin iş çıkışında farklı farklı noel marketlerinde buluşuyor ve sıcak şarap içip (çocuklar için alkolsüz kinderpunsch var ve özellikle elmalısı şahane) buraya özgü Flammkuchen denen bol tahıllı ekmek üstüne peynir, soğan, vejeteryan ya da etli pizzamsı atıştırmalıkları lüpletiyoruz.

İşte Aralık ayı böyle, şıkır şıkır. Gerçekten de bu tip festivallere insanın çok ihtiyacı oluyor. Bundan sonra kış ortası Fasching festivali ve en son da kış bitişini müjdeleyen (ve yine dini bayram olan) Ostern (Paskalya) var. Bu festivallerin hepsi tabii ki ortaçağ kaynaklı ve insanların yoğun geçen kış mevsiminde ara ara soluklanması, kötü ruhları dansla müzikle şarapla kovması için başlamış ve günümüze dek de devam ediyor (iyi ki de ediyor, yoksa gerçekten bu sert kış koşullarında insan iple çektiği festival günleri de olmasa delirebilir!)

27 yorum:

  1. O ayakkabı işi yaş. Iyy pis o, diyen benim gibi biri tarafından üretime geçirilmiş olabilir. :D

    YanıtlaSil
  2. Hollandada 11 kasımda başladı bu iş önce sint maartin ardından sinterklaas üç hafta sürdü yarın bitiyor şimdi de kerst yani noel başlayacak sonra da bir hafta falan yılbaşı. Biz ağacı erken kurduk 15 gündür açık hergün süsler çoğalıyor :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hollanda çok acaip yahu, fashing de orda erken kutlanıyor hatırlıyorum :D Ya sizde de 24ten 6ya kadar heryer kapalı mı? kızın kreşi 2 hafta tatilde ne yapıcam diye düşünüyorum (alıştım rahata tabii)

      Sil
    2. Evet kış tatili onla birleşiyor epey uzun bir tatil var da şu an tam tarihlerden emin değilim

      Sil
  3. Daha önce nasıl kutlandığını bilmezdim. Bir Avrupa turu da istiyoruz eşimle demek ki 24 Aralık'a kadar gelmeli oraya gelinicekse. Öğrenmem iyi oldu tam blog ismine yaraşır olmuş yazı. Biz de bu kadar bağlılık kalmadı bayramlarımıza. Ya evde kös kös oturuyoruz ya da tatile çıkıyoruz. Çok özendirici yapıyorlar yalnız bu işi!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kesinlikle :) Yoksa marketleri göremezsiniz.. Bekleriz!

      Sil
  4. ya ne güzel adetler..

    ben elimden geldiğince arin'e başka kültürlerin, dinlerin de rituellerini, geleneklerini anlatmaya göstermeye çalışıyorum. 6sında hediyesini alıp ayakkabısına koyayım madem :)

    mutlu noeller o zaman :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ay yerim onun minik ayakkabısını, ne sığar ona artık bilemedim ki :D

      Sil
  5. Bazen diyorum ki iyi ki yılbaşı kışa denk düşüyor :) Aralık ayı bu şekilde soğuk ve karanlık olmaktan kurtuluyor :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aynen! Aralık noel, ocak eşimin doğum günü, şubatta genelde bir tatil yaparız, mart başı benim doğum günüm derken kolaylaşıyor yoksa valla kıştan nefret ediyorum ben :P kızım etmesin diye aa ne güzel bugün hava gri belki yağmur yağar falan diyorum ama içten demediğim için çocuk "aaa griii beeeh" demeye başladı yahu :P

      Sil
  6. Ağaçli foto icimi isitti :) mutlu noeller..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. O minik eller geçen seneden :) Bu sene ağacı biraz geç getiricez (hatta eşim mayala gidip kesecekmiş :( ay bu kültüre alışamadım ben) yoksa hemen kurumaya başlıyor..

      Sil
  7. Almanlar, para mı harcıyorlarmış? Sevdiklerine? 0.o Şaka şaka, herkes bizim gibi tüketim toplumu olmaya teşne değil tabii, her yörenin adetleri değişik. Ailemin yarısı orada olduğu için ve çok sevdiğim için yakın olduğum Alman kültürü hakkında yaşayanından bir yazı okumak çok hoşuma gitti. Eşinizle birbirinize yaptığınız takvimlere özendim (çünkü hayatın başlangıcından beri yalnızım) ve Maya'yla yaptığınız mumla süslediğiniz ağacı çok merak ettim (çünkü süper tatlı olmalı), ağacı gelecek yazılardan birinde görmek isterim, yoksa fotoğraftaki ağaç o mu? Her neyse, mutlu Noeller :3

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hahahaha :D Ya Almanla evlenene dek ben de çok "ıyy Alman" dedim bak senin de başına gelebilir :D Almanlar çok soğuk ciddi gözükürler ama birkez içlerine girdin mi çok canayakın aşırı aileye düşkün insanlardır ;) Haklarını yemeyelim..
      Nikki içime oturuyor bu yalnızım lafın, dur daha kimler girecek çıkacak hayatına :) Hayatta erken aşkı bulmak bazen çabuk sıkılmana neden olabilir ;)
      Ağacı haftaya cts eşimle Maya kesecekler (vahşi adam, türk olsa koyun da keserdi bu), tabii yollarım fotoğrafını :) Fotodaki geçen senenin ağacı :) Mayanın elleri minicikmiş baksana..

      Sil
    2. Ben Almanla evlenmeye karşı değilim, bir ömür boyu mutlu mesut yaşayacaksam ırk önemli değil :D Her ırk gibi onlar da çeşit çeşit tabii. Hayatta erken aşkı bulmak konusunda şunu söyleyeyim, annemin erkek arkadaşının 16 yaşında bir kızı var, kızın hayatı pembe dizi gibi, iki uzun süreli ilişkisi oldu, ben o yaşta sınıfımızın 6 (ALTI) erkeğiyle futbol oynuyordum (bu arada 30 kişiydik ve geri kalanımız kız) bu yaşta aşkı bulursam sıkılacağımı sanmıyorum ya erken de olmaz hatta :D Geçen seneki ağaç da çok güzelmiş, Maya'nın elleri hala miniciktir bence, kuzenimden biliyorum 1 yaşındaki çocukla 2 yaşındaki çocuk arasında çok fark var gerçi.

      Sil
  8. Oğlumun doğduğu ay bnm için daha bi özel.Babanem(ortodokstu) gercı ınançlı degıldı pek ama noel ozel tabi eglenceli,cıvıl cıvıl..çocukken agacta en sevdıgım sey çikolatalardı tabi birde hediyeler.ay bn bayılıyorum boyle xmas fılmlerı,şarkıları fln haha:))kuzenım lidl da mudur sabah aksam ve bır ay,falalalala aşagı,santa comıng down yukarı midem bulanıo bide sen yapma der ama sefıom ben napim.mutlu noeller ailecek size!
    agacı kurmak için ice ın dogumgununu beklıyorum acaba beklemesemmi napsam:))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Amanıııın :D Ne zaman kutluyoruz hızlı adamı???

      Sil
    2. İsmini nufusta speddy olarak değiştirmeyi düşünüyoruz:)) gecen gun bu koşup tırmanma yuzunden gözünden oluyordu allah korudu valla ne dıyım..o yuzden eglence arıos ztn minnaka.20 sinde börtüsü:)

      Sil
  9. Biz eşim de ben de müslümanız. Viyana'da yaşıyoruz. Eşimin ailesi Bosna'dan gelmiş, eşim burada doğmuş ve büyümüş. Dolayısıyla Noel ve diğer dini bayramlar hiçbir zaman evde kutlama havasında geçmemiş. Biraz büyüyüp de aklı ermeye başlayınca, okuldaki arkadaşlarının Noel kutlamalarına, hediyeler alıp vermelerine imrenir olmuş ve kendini "öteki" hissetmiş.
    Bu tabi ki biz neden Hıristiyan değiliz, biz niye kiliseye gitmiyoruz boyutunda bir özenme/sorgulama değil, onunla alakası yok ama açıkçası işin eğlence kısmından da nasiplenememe şeklinde olmuş :)

    Ben bu tür dini bayramlara (özellikle Noel, Paskalya, Aziz martin günü gibi çocuklara hitap edenleri) dini vecibeleri yerine getirme olarak değil de; yaşanılan toplumun kültürü, kollektif ruhu olarak bakıyorum.

    Türkiye'de yaşayan gayri müslimler de, Ramazan Bayramı'nda kapıya gelen çocuklara şeker ikram edebilir, harçlık verebilir, kendi çocuklarına yeni bayramlık kıyafetler satın alıp/dikip giydirebilir, evlerinde baklava yapıp Komşularını ağırlıyabilir, aile içinde Bayram sabahına özel güzel bir kahvaltı sofrası hazırlayabilirler. Bunda hiçbir sakınca olmadığı gibi, çoğunluğun Müslüman olduğu bir kültürde, onların geleneklerini yaşıyor/yaşatıyor olmak gayet hoş bir davranış olurdu bana göre.

    Bu yüzden, biz de çocuklarımız için evde ağaç süsleme, hediye verme, ayakkabıya çikolata koyma (hatta bunu Noel babanın getirdiğini söyleme) gibi sembolik kısımlarını uygulama kararı aldık. Mum yakma, dua etme, akşam yemeği kısımlarına girmiyoruz. Yani Noel kutlamasını hıristiyanlığa özel dini bir konseptte değil de Ağaçlı Geyikli eğlenceli evrensel ve kültürel bir boyutta tutacağız.

    Hatta bu konuda ne kadar az ve ne kadar yanlış bilgilerim olduğunu daha bu sene farkettim. Madem yapacağız ve Edo'ya birkaç şey anlatacağız, şu işi adam akıllı öğreneyim diyerek bütün Noel sürecini iki arkadaşıma detaylarıyla anlattırdım (senin yazında anlattığın şey tam olarak, yalnız onlar Katolik ve ortadoks olduklarından ufak tefek Farklılıklar var)

    Hem kendi dini olduğu için gönlünce/adetince kutlayan sevgili hristiyan Arkadaşlara, hem de sembolik olarak sempatik bulup kutlayan herkese mutlu noeller diliyorum ;-)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Toplumlar içiçe geçiyor, kendi inancına sıkı sıkıya başlanıp diğerininkini yokmuş gibi düşünerek yaşayamazsın zaten. buna asimilasyon falan diyorlar ama ben de senin gibi renklilik diye görüyorum.
      Koydun mu dün gece ayakkabıya çikolatayı, bu sabah bizimki uyanmadı daha ama uyanınca ayakkabıların içinde çikolata, mandalina ve kestane bulacak ve korkarım NEDEEEEEEN? diyecek hemen hahahaha (dün uykusunda bile "neden? neden?" diyordu yahu..

      Sil
  10. Koyduk, koyduk :) sabahki Mutluluğu inanılmazdı yaa. Mandalina ceviz ve çikolata koyduk biz de. Tabi ki çikolata dışındakilerin yüzüne bakmadı :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Benimki korktu ya sabah sabah niye ayakkabılarım dışarda ve neden içinde mandalina duruyor "çıkar çıkaar" diye bağırdı ağladı :D Ama çikolatayı da cebe attı tabii :P

      Sil
  11. Ben Şu takvim olayını çalıyorum, başka özel mevzulara uyarliyorum, okey ? (Koskoca ritueli calmak )

    Cok şirin, yapcam ben de.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Uyarla uyarla, tek sorun hediye almaya alışıp noel sonrası hayata küsen çocuk :D nasıl uyarladın çok merak ediyorummm!

      Sil
    2. Ben de, geçen sene kızımın doğumgünü için düşünmüştüm. Yapamadım. Bu sene de aklımda. Hevesliyim bakalım. :)

      Ama alışıp devamında isteme mevzusu aklıma gelmemişti. Bir daha düşüneyim ben. :D

      Sil
    3. Noel biteli 3 gün oldu ama hala hediye istiyor evet :D

      Sil

Anonim yani isimsiz ya da rumuzsuz yorumlara, hakaret, belirli bir gruba karşı ayrımcılık ya da ırkçılık içeren yorumlara, en önemlisi de yanlış bilgi ya da yönlendirici (melisiniz, malısınız'lı) yanlışlar içeren yorumlara BU BLOGDA YER YOKTUR. Bu davranışları yapan kişiler, genel huzurumuz için engellenecektir. Teşekkürler!