10 Aralık 2015 Perşembe

Sıpayı kaybetme ve bulma macerası

Bir söz vardır, bilirsiniz "Allah sevdiği kuluna önce eşeğini kaybettirir, sonra da buldurur sevindirir" diye. Dün bizim sıpayı bir güzel kaybettim ben! Vallahi kaşla göz arasında hemen dibimde dolaşırken dolaşırken birden yok oldu çocuk. Hani bir kaza anında insanın tüm hayatı gözünün önünden film şeridi gibi geçer denir ya, hakikaten doğru o. Onlarca senaryo 1-2 saniye içinde geçti aklımdan. "Yevrummm, yevrum yok" diye bir feryat edişim vardı, ay fena oldum bak yine!

Meğerse hatun benim çamaşır asmamı fırsat bilmiş, açmış evin kapısını, inmiş aşağı, bulmuş bahçe kapısını açık, dolanmış bahçeyi, ordan komşunun oğlunun peşine takılıp açık kapıdan evlerine girmiş, içerde arabalarla oynuyor. Ne komşunun ne de benim bu "seviyeli birliktelik"ten haberimiz yok! Nasıl bir Pleasantville'de yaşıyorsak kapı baca herbiyerimiz açık bu havada!

Birkaç sene önce (yok ayol resmen 10 sene olmuş) annem ve babamla Kaz Dağları'nda şahane bir otelde tatil yapıyorduk. O zaman kocasız ve çocuksuzum, böyle güneşe karşı vermişim incecik bedenimi, elimde kitabım, kulaklıklarımdan sakin bir Cold Play tınısı doluyor ruhuma (yeni albümü dinlediniz mi, berbaaaat). Hava nasıl şahane, havuz başında buz gibi bir kokteyl elimde, ayak parmaklarım bile kırmızı ojeli (hatırlar mısınız doğuma gittiğim gece bile, hamilelik süresince yaptığım yoga sağolsun, rahatça eğilmiş ve ayacıklarıma kırmızı kırmızı ojeler sürmüştüm ben! Şimdi 2 haftada bir tırnaklarımı kesebilirsem şükrediyorum! Hey gidi günler.. Dağıldık yine). Neyse o sukunet içinde bir çocuk haykırışı duyuldu (tabii ki inanılmaz rahatsız oldum ben, çocuk sesine ve hatta görüntüsüne dahi çok alerjim vardı o sıralarda). Çocuk milleti de, "eşeğin sevmediği ot burnunun dibinde biter" misali, beni çok sever ezelden beridir. Tabii ki onca insan arasından geldi elimi tuttu, "annem yoook" diye ağlıyor. "Çocuğum dur, buluruz ananı merak etme" demiş ve gitmiş bu işlerden ve her türlü işlerden sorumlu olduğuna inandığım animatörü bulmuş, anası anons edilmek üzere bir kahraman edasıyla çocuğu teslim etmiş, sukunet içinde Cold Play'ime dönmüş, birkaç dakika sonra da aynen TV'den Hülya Koçyiğit ile Ediz Hun'un birbirlerine doğru ağır çekim koşmalarını izler gibi anayla çocuğun havuzun iki ucundan koşup tam ortada birleşip sarılmalarına da kıs kıs bile değil yüksek sesle gülmüştüm. O anne de minnet gösterisinde çığır açmış ve tatil boyu peşimi bırakmamıştı, bu gereksiz "ben senin kölenim artık bacım" halinden çok da rahatsız olmuştum. Kadının bi bildiği varmış..!

İnsan korkuların en derinini yaşıyor çocuğunu kaybedince. Aklını kaybetmek daha iyi vallahi. Zaten ikisi bir arada yaşanıyor, buluncaya dek çocuğu. Ay bir de bulamadığını düşün, 20 senedir evladını arayan anaları düşün ya da başka türlü, geri dönüşü olmayan kayıpları düşün! Bir de son günlerde ben Maya'ya acaip kıl oluyorum, "bi git yaa" modundayım falan biliyorsunuz. Buna rağmen aklımdan "ohh çocuk kayboldu anasını satayım, yaylalar yaylalar" yerine "hayatım bitti, ben yaşayamam artık, direkt öldüreyim ben kendimi şurda" geçti yahu. Seviyormuşum ben ayol bu zilli kızı..

Allah kimseye evladını kaybettirmesin. Ya da Allah kalın kafalı kuluna illa ki kıymetini göstermek istiyorsa, kaybettirsin ama maksimum 3dk bile aratmadan buldursun. Evlat kaybı çok zor iş sevgili dostlar..

Bu vesileyle iki kelam laf edesim geldi bu konuda. Bir arkadaşımın ikizleri var, hiçbir yere iki çocukla tek başına gitmiyor. Önce gidemiyor, iki çocukla zorlanıyor falan sanıyordum ama varmış bi bildiği, tanıdığı bir başka ikiz anası birine sahip çıkayım derken öbürünü tutamamış da araba altında kalmış mesela bir yavru.. Diğer arkadaşım 1,5 yaş arayla iki çocuk pırtlattı, taktı tasmaları vallahi göğüslerine çocukların, başka yolu yok diyor, gezdiriyor öyle. Yazık ayol derdim, toplum içinde madara ediyorsun yavruyu, ama artık demiyorum. Vallahi süper buluş o tasmalar, hatta GPSler!

Daha büyük çocuklara "hangi yabancılara güvenebilirsin" eğitimi vermek, kaybolduğunda nasıl davranacağını öğretmek çok önemli ama en miniklere bu tip yöntemler geçersiz. E çocuk bu, çok hareketli ve çok dikkat etseniz bile bücür boyuyla iki saniye içinde yokolabiliyor. E evin dış kapısını kilitli tutmak dışında, mesela dışarda falan kaybettiysek ne yapacağız?

Ben yine okudum okudum ve öğrendiklerimden hemen birkaç önlem aldım. Mesela kalabalık ortamlara gireceksem çocuğu kolay fark edebileceğim renklerde giydirmeye dikkat eder oldum. Ayrıca elbiselerin içine, etiket kısmına (çoğu firma zaten ufak bir isimlik koyuyor çocuk kıyafetlerine) adını ve telefon numaramı yazdım. İsterseniz isim ve iletişim bilgilerinizi yazabileceğiniz bebek bileklikleri de var piyasada, hatta bazı ebeveynler geçici dövmelerle çocuğun kol ya da bacağına bu tip bilgileri koyuyor ama çocuğun ismini kolayca gören bir çocuk istismarcısı da çocuğa ismiyle hitab ederek kolayca güvenini kazanabilir, bunu da unutmayalım. Özellikle el tutmak istemeyen özgür ruhlar varsa, onları market arabasını ittirme, anneye yardım et diye poşeti taşıtma gibi yöntemlerle de kendinize yakın tutabilirsiniz.

Tüm bunlara rağmen çocuğunuzu kaybettiniz ve yandaki fotodaki gibi buzluk reyonunda hapis kalmadığından da eminsiniz diyelim. O zaman tüm içgüdüleriniz aksini söylese de bulunduğunuz yerden kesinlikle ayrılmayın, uzaklaşmayın, hemen en yakındaki dükkan çalışanından, ya da gözle göreceğiniz mesafedeyse güvenlik görevlisinden yardım isteyin ve panik olmak yerine hemen koordine olun. Çocuğunuzun üzerindeki kıyafeti, saç, göz, boy gibi fiziksel özelliklerini doğru tarif edin (şişmansa şişman diyin yahu, iştahı yerinde, balık etli falan demeyin).

Daha önce de yazmıştım nedenlerini; lütfen çocuklarımızı yabancılara merhaba bile dahil konuşmaya, özellikle sarılmak, öpmek gibi çok özel davranışlara zorlamayalım ve 3-4 yaşından itibaren yabancılardan gelecek tehlikeler hakkında anlayabilecekleri, korkutucu olmayan ama engelleyici bir dil kullanarak eğitelim ve "hangi yabancı güvenlidir" konusunu sık sık işleyelim.

Ay bir de büyük konuşmayalım, öyle "bıktım uleyn", "en büyük hatam o prezervatifi takmamaktı", "aman çocuk yapma, hayatım kaydı benim" falan demeyelim. Bak Allah'ın sevdiği kalın kafalı kuluymuşum ki eşek sıpamı kaybettirdi ve buldurdu, dersimi aldırttı. Aman diyeyim! Büyük konuşmayın, başınıza büyük dertler gelmesin! Karma'ya şakadan bile nanik olmaaaz..

Ah bir de hamiş, çok değerli bir email almıştım, fırsat olmamıştı yazmaya. Hakikaten önemli bir başka konu da araçlarımızda bulunan "çocuk kilidi"ni mutlaka kullanmamız gerekiyor sevgili arkadaşlar. Üşenmeyelim lütfen. Bunlar bu yaşlarda o minicik kollarını uzatıp seyir halindeki otomobilin kapısını açma konusunda da özel bir ilgi ve alaka içindeler. Oto koltuğuna bağlı çocuğunuz güme gitmese de, aracınızın kapısı ya da en temizinden aklınız gidebilir, aman diyeyim..

53 yorum:

  1. Oyyy cok gecmis olsun, tuylerim urperdi. En buyuk korkularimdan biri :( Neyse ki apartman disina cikmamis...Selen de bir ara evin kapisini acip duruyordu, o yuzden onun da disindaki demir kapiyi mutlaka kapali tutuyoruz (evet burda hirsizlik yuzunden gerekiyor o demir kapi). Kalabalik ortamlara girdigimizde de boynuna, konferanslarda kullanilan badge'lerden takiyoruz kolye gibi. Ustunde adi, bizlerin adi ve telefon numaralari var. O disari cantasinda tutuyorum hep ki gerekirse boynuna takivereyim. Siki siki tembih ediyorum kaybolursan bunu goster diye. GPS fikrini de dusunmuyor degildim. Verdigin linki inceleyecegim!

    Zeynep K.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Turkiye'de bu varmis ilgilenenler icin: http://kuzzum.com

      Sil
    2. Link iyiymiş, teşekkürler!

      Sil
  2. Bir annenin en büyük kabusu. Geçmiş olsun bacım. Hakikaten Allah kimseye vermesin. Bir de avm dükkan gibi yerlerde çocuk kaybolunca hemen kapıları kapattırmak lazım anonsla. Kaçırma vs için en iyi önlemlerden biri

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ya evet kaçırma aklıma bile getirmek istemediğim bir şey ama geri dönüşü olmayan kaybolmaların çoğu kaçırma aslında :( Offf. Bilmiyordum öyle alışveriş merkezlerinde kaıların kapatılabildiğini, hakikaten yapılıyorsa çok yerinde bir önlem. Çok zekice, teşekkürler!

      Sil
  3. ceren çok geçmiş olsun..aklım giderdi benim sanırım..off be düşündükçe darlanıyorum..
    ben kapıyı kilitliyorum, arabanın kapısı zaten kilitli..bir de şu tasmalar vallahi çok aklıma yatıyor benim, kalabalık yerlerde hayat kurtarır..elbiselerine yazmak aklıma gelmemişti ama ben iletişim bilgilerimi vs. yazıp arin'in pantalon cebine falan koyuyorum..
    ay Allah korusun..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sağol canım :D İşin komiği aynı hafta içinde doğan iki çocuk annesiyiz biz bi arkadaşımla, dün o da beni aradı çocuğu markette kaybettim aklım gitti diye.. Ayh çok tehlikeli bir dönemdeler şimdi..

      Sil
  4. Ben de bir kere Metos iki kere de Bilgiç'i kaybettm. Akşam kapanmak üzere olan Carrefour da saniyede gözümün önünden yok olan Bilgiç'i düşündükçe hâlâ içim kötü olur. Biz deliler gibi ararken temizlikçilerin kapısından çıkıp geldi. Çişini yapmaya gitmiş. Uleyn sen daha üç yaşında bile değilsin evde tek başına yapmıyorsun çişini de! Zaten oğlan fıstık yeşili ve turuncu fosforlu kıyafetlerle büyüdü. Saçlar da uzun kıvır kıvır olunca hep kız zannedildi ama başka bir renkle ben onu iki değil yüz iki kere kaybederdim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ay evet 2 saniye önce yanımdaydı diyor insan, çok ürkütücü (Handan çocukları büyütünce de kendileri kayboluyorlar di mi, bitmiyor bu sorun hahahaa)

      Sil
  5. ayy Ela da öyle kayboldu da aklım gitmişti avm içinde meger kabinde elbise giymeye çalışıyormuş çocuğa sarılırken kemiklerini kırcaktım az daha Allah yaşatmasın bidaha o anı.

    YanıtlaSil
  6. hiç başıma gelmedi ama en korktuğum şeylerden biridir. markete, çarşıya, pazara gidince aklım çıkıyor.
    çok geçmiş olsun, eşek mevzusu da çok doğru vallahi :)
    ufaktan yabancılarla ilgili konuşayım diyorum, geçen kreşte bi adamın onun yanağına fıstık yaptığını söyledi. tek erkek pedegogları. o da değilmiş. kıllandım..muhtemelen bir veli. bak tanımadığın kişilerin yanına gitme dedim. o ağzını yamultarak ve eli belinde "gideceeeaam" dedi. inadına gitmeyecekse de gider vallahi.. şekerci adamcalar için biçilmiş kaftan bizim sıpa :(

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ayyy :( Yıllar önce böyle bir çocuk tacizi vakası yaşanmıştı gözümün önünde.. Kendim de çocuktum ama bugün bile gözlerim dolar sinirlenirim kendime neden o adamı şikayet etmedim o kızın bakışlarını hiç unutamıyorum.. Aman o konuda çocuklarımızı bilinçlendirelim aman..

      Sil
  7. Ben 6-7 yaşlarında çarşıda annemi kaybetmiştim 2-3 dakika. O paniğimi aklıma geldikçe hala içimde hissediyorum. Hayır işin komiği annemi kaybetmemişim ben kaybettim sanmışım. Salak bir çocukmuşum galiba:)))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ama çocuk gözünden öyle gözüküyor tabii, ne derin bir korku... Ay bir de anneni düşün şimdi..

      Sil
  8. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aman Allah korusun... Bazı çocuklar çok hareketli oluyor, yanında durmuyor.

      Sil
  9. Çok geçmiş olsun. Ben o çantali tasmalardan kullandım ama çocuk yerinde durmuyor ki tasma işe yarasin. Bir arkadaşım tutuyordu tasmayi, benim kız gaza nasıl kosunca arkadaşım tasmayi geri cekti; tasma elinde kaldı, çocuk yerde! Bütün gece arayıp sürdü arkadaşım Arya iyi mi, düştü ya bişey olmaz değil mi diye :)

    YanıtlaSil
  10. Ben kaybolmustum kucukken Izmir Fuar'da. Onlar benim kayboldugumu fark edene kadar bulmustum ailemi. Canim ailem. O vakitler hepimiz daha rahattik.
    Gecmis olsun Sevgili C.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sokakta oynar, birinin annesinin getirdiği ekmekleri yerdik.. Bi komşumuz vardı şizofrendi, annesiyle yaşardı. Beni çok severdi ama ben ondan korkardım, ailem de "kaynaştırma eğitimi" kafalı insanlar, ille beni oraya yollarlardı, x abi kitap almış sana, hadi git teşekkür et.. Allahım ne karanlık evdi, x abi ne korkutucu insandı, eminim altın gibi kalbi vardı ama yahu korkardım çok.. Annemlerin de hiç aklına gelmezdi öyle kötü şeyler, şimdi olsa kapını bile açmazsın bırak kaynaşmayı.. Üfff. İki tarafı da boklu konu.

      Sil
    2. Travmalarimizi embrace edip, sevgiyle uzerini ortmeliyiz Ceren ehehhe

      Sil
    3. Valla klinikte çalışırken ben yine şizofrenlerle çalışamadım, kaçtım o stajdan biliyor musun.. Allahtan biz psikolog olduğumuz için "sosyal yaşamı düzenleme" dışında pek işimiz olmuyor şizofreni hastalarıyla :P Tamam örttüm üstünü..

      Sil
  11. Çok geçmiş olsun. En hafif şekliyle atlattığınıza çok sevinidim. Şu hayatta en korktuğum şey benim de.. Allah kimseye yaşatmasın. Hiç açamaz edemez demeyip, bürün Kapıları pencereleri kilitli tutmakta fayda var (biz pimapen pencerelerin açma kollarını da kilitli olarak değiştirdik üst kattakileri. Yapı marketlerde uygun fiyata satılıyor bu dediğim kollar. Karşı komşumuzun 1,5 yaşındaki oğlu yıllar önce camı açarak düşmüş ve malesef ölmüş. Eşim bizzat şahit olduğu için bu konuda çok travmatize, o yüzden bizde paranoya derecesindedir kapı pencere kilit olayı)
    Ben de aynı şekilde ikisini birden zaptedemeyeceğim ortamlara yalnız gitmiyorum. Hele ki alışverişe asla çocukla gitmiyorum. Zaten durmuyolar sıkılıyolar onlara da yazık, ayrıca ben de adam akıllı bakınıp alışverişime konsantre olamıyorum bebelerle:)

    Ay bu arada blogcu annedeki yazıma yorumun için çok teşekkürler :) ama cevap yazamadım, birine yazarsam hepsine yazmam lazım kompülsiyonu var bende Ahahha. Ama sana cevap yazamamak çok içimde kaldı :( So sorry canımcım

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sağol canım :)
      Pimapeni açabilen çocuk mu??? Nasıl bir güç o yahu.. Ay buna kader diyeceğim artık :(
      :) Önemli değil yahu, rahat ol, öyle cevap bekleyenlerden değilim, sevgiler.

      Sil
    2. pimapeni açmakta ne var onlar için? bizim de bütün camlarda o kilitlerden var, ben zor açıyorum.. onu bile inceliyor sökebilir miyim diye..

      Sil
    3. Ya ben pimapen camları zor açıyorum! Mümkün değil ufak çocuğun açması.. Ama malzeme farkı olabilir şimdi bişey diyemem ona.. Cam kulpu böyle aşağı doğru sarkar olandan bizimki, normal kapı kolu gibi yana değil, o çok kolay açılır tabii..

      Sil
    4. aynen işte benim zor açtığım camı o ufaklık açıyor rahatça :) bizim ev müstakil, parmaklık var. ona güvenerek umursamamıştım. wc gittim geldim bi baktım camın dışında parmaklıkların arasından dışarı atlamaya çalışıyor. kaç beygir gücünde kimbilir :)

      Sil
  12. Çok geçmiş olsun nasıl bir his olduğunu çok iyi bliyorum geçen yaz ben de dilayı kaybettim, belki birkaç dakikaydı ama önür gibiydi. Eşim de beni iki çocukla göndermiyor ama ara sıra çıktım tabi. Yine geçtiğimiz yaz sonu bir anda dila dükkandan fırladı ve bisiklet yoluna çıktı. Biliyorsun ordan motosikletler de geçiyor hızlı geçen birsey çarptı sürüklendi falan aklım gitti, eren kucağımda elimde poşetler vardı fırlattım koştum iyi ki ereni de fırlatmamışım diyorum şimdi o kafayla. Meğer bisikletmiş. O tasmalardan dilaya kullanmadım ama galiba erene alıcam. Bzimki bir aydır yürüyor ve burda biliyorsun her yer kanal, evin üç tarafı kanalla çevrili bir koruyucu da yok sanırım lazım olacak

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ay anladım, çok sinir bozucu kullanıyor bazı insanlar. Ben ananemi de motorsiklet kazasında kaybettim biliyorsun :( Çok huylanırım motorsiklet lafını duyunca. Burda motorsikletler giremiyor bisiklet yoluna, direkt caddeden gitmek zorundalar.. Ama bisiklet bile çok ciddi yaralanmalara neden olabiliyor, bir arkadaşım kolunu kırıp ameliyat oldu bisiklet çarpması sonucunda (yarış bisikletiyle şehirde dolaşmak ne ya Allahaşkına...)

      Sil
  13. :(başlığı gorunce mideme agrı gırdı offf..allah yasatmasın birdaha.bn o tasma çantalardan hep bahsedıyorum ama eşim karsı cıkıyor.çip kpnusunu gecen gun konusmustuk ya senle hey allam buyuk konusuyoruz gelip buluyor bizi.bu karmanın bnmlede bir alıp veremediği var ya du bakalım.yalnız dolaba sıkışmış çocuga kahkahayla guldum o ne ya tobe tobe. Çocukken çoook kayboldugum için ailecek temkinliyiz bu konularda.Evin kapısı hep kitli,araca daha biner binmez ilk işim kapıları kitlemek ztn burası turkıye valla çocugun kapısını kendı açmasından buyuk tehlikeler var.ama babasıyla tek oldugu bır gun açmış allahtan karsıdan gelen arac yavasmıs:( her an bir action yahu.ben cebine iletişim bilgilerimizi koyuyorum ama aklımda ne zamandır kolye yada bıleklik yaptırmak var. Bu arada bana babam 3 yas cıvarındayken (artık ne kdr kaybolduysam) boyle birsey olursa onceden kararlastırdıgımız yere gıdıp onu beklememi yada buyuk bır magazaya gırıp telefon açmamı tembıhlemıstı.ve evet o yaşta evin telini adresını,babamın ve annemın iş adresı ve telefonlarını ezbere bılıyormusum.yabancılar konusunda nasıl davranalım ne zmn anlatalım fln dıye yazı istemiştim senden ztn istek yazı yine. İkinizide çoook opuyorum allah bır daha yasatmasın.ahh nasıl sarılasım geldı sana..ıyıkı evladın yanında ve saglıklı işte bır şükür sebebi daha.tekrar gecmıs olsun

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet ya aynen, aklıma gelen başıma geliyor. Bu sıra dolaplara dikkat et derim :D
      Maya'ya da kreşte ilk iş aile boyu isim soyisimlerimizi öğrettiler, ben acaip sevindim ilk duyduğumda. Şimdi arada bana bağırıyor Ceren S., odaya geeeeeel diye :D Anons ediliyorum evde.
      Yaw yazmadım mı o yazıyı ben?! Yazdı sanki, bi aratsana yan kutudan.. Dur ben de bakıcam.

      Sil
  14. Geçmiş olsun. Ben hala hamilelikten çıkamadım sanki ya. Çocuk kayboldu, ateşi çıktı, kafası yarıldı diye okuyunca gözlerim doluyor, biraz sonra olmadık bir eşye zırlıyorum falan. Benim de, korkulu rüyam.

    Biz de,temmuz ayında kendi adının yanına, anne-baba adı ekledik. Şimdi de soyadını. Şimdilik biliyor ama çocuk ağlarsa söyleyemez ki. Bilekliği var gerçi ama sadece adı yazıyor. Bir bilklik eklemek lazım. Bir de şu araba kapısını kiltleme meselesi. Kilitlemek aklıma gelmiyordu. Kilitleyelim.

    O tasmaları oldum olası sevmem. Zorlananlar, hatta yaşlı bakıcılar için çok çok mantıklı. Ama çocuğun kötü etkileneceğini düşünüyorum. Hani zorda kalmayınca kullanılmamalı gibi.

    Yine çok güzel bir yazı. Teşekkürler. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bazı kadınlarda kalıyor bu hormonlar cicim :D Hisli insan oluyorsun çocuktan sonra (hoş ben de uyuz olduğum afrikalı aç çocuk reklamlarına hislenir oldum)
      Yok hiç kötü etkilenmiyorlar eğer etraftan dalga geçilmezse, tabii türkiye'de belli olmaz çok uyuz insanlar var.

      Sil
    2. Valla kalırsa hiç hoş değil. Kendi kendime olunca çok duygusalımdır ama artık başkalarının yanında da, tutamayıp burnumu çeker oldum. Koşarak uzaklaşıyorum gerçi ama. Iyy hiç ben değil. :D

      Ben daha çok çocuk için aşağılayıcı bir durum diye düşünmüşümdür. Eğer etkilenmiyorlarsa bayağı mantıklı tabi. :)

      Sil
    3. Bu kadar küçük çocuklar neyin utanç verici olup neyin normal olduğunu bizim davranışlarımızdan çıkartırlar ama tabii 0-3 yaş için geçerli bu. Daha büyük çocuklar için tasma pek hoş olmayabilir..

      Sil
  15. Her çocuğun böyle bir macerası var sanırım. Mesela ben evden kaçmışım, bir de ev E5'e yakınmış, dedemin annesi varmış ama yaşlı tabi kadın koşamamış peşimden evde babaanneme falan haber verene kadar ben haydi E5'e.. Kamyonun altında kalmadan yakalamışlar neyse ki.

    Oğlumu evin içinde 2 saniye bulamadım aklım gitti geçenlerde, senin durumunda baya baya delirirdim herhalde.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ahahaha evden kaçma maceraları çok alem oluyor, bavul almış mıydın? Bi arkadaşımın ablası 3 yaşında kaçmış, bavul da almış içinde 5 tane don ve bir paket çubuk kraker :D

      Sil
  16. Geçmiş olsun öncelikle. Kalabalık yerlerde mutlaka önceden konuşup birbirimizi kaybetme durumda buluşma yeri belirlemek, eğer bunu yapmaya fırsat kalmadıysa velisini en son gördüğü yerde beklemesini söylemek benim kendi önlemlerim oluyor.
    Daha da kötüsü yurt dışı seyehati, orada derdini de anlatamaz. Biz bir kolye yaptırmıştık, kolyede telefonumuz yazıyordu.
    Bir de ne kadar doğru bilemiyorum, öncelikle bir kadından yardım istemesini öğütlüyorum. Uniformalı bile olsa erkeklere kolay güvenmesini istemiyorum. Biraz önyargı biraz da hayatın gerçekleri malesef beni bu düşünceye getirdi....

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kızım 2,5 yaşında ;) Bunları anlayacak yaşta değil henüz ama büyük çocuklar ve hatta yetişkinler için bunlar çok iyi öneriler..
      Valla kadınlar da erkekler kadar tehlikeli, bir arkadaşım hep "yanında çocuğu olan bir kadından yardım iste" diye öğütlüyordu.. Mantıklı sanki..

      Sil
    2. "Yanında çocuğu olan anne" gerçekten çok mantıklı ama şunu düşündüm kadıncağız biriyle zor ilgileniyordur o anda muhtemelen bir de kayıp çocukla nasıl llgilenecek :P
      Şaka bir yana bence de en doğru yönlendirme bu olabilir.

      Sil
  17. Çok geçmiş olsun. Kapıyı nasıl açmış , anahtarlar üstünde miydi? Ben İki kiliti de kitleyip anahtarı çıkartıp ulaşamıyacağı biryere koyuyorum. Gerçi böyle de ya deprem Olursa ben anahtarı bulup kapıyı açana kadar ... Diye kafamda kötü senaryolar yazıyorum. Araba kapısı açmış, düşmek üzereyken tutulan biri olarak oğlum daha bebekken bile kapılar kilitliydi. Ama takside açtı geçenlerde tek elimle onu tutup,tek elimle kapıyı katmaya çalışırken bütün hayatım film şeridi gibi geçti benim de gözlerimden. Bu taksilerde neden otokoltuğu ,çocukkilidi vs yok, nefret ediyorum külüstürlere bindirip binlerce lira kazanan taksi sahiplerinden.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kilitlemiyordum kapıyı. Artık kilitliyorum, anahtarı da yukarı asıyorum maazallah yangın vs çıksa bu sefer benim kafayla anahtar ararken yanacağız, benim senaryolar nasıl? :)
      Ya burda taksilerde de çocuk koltuğu var, keşke TRde de olsun diyeceğim ama bazı ana babalar arabalarında bile bebek koltuğu kullanmıyorlar daha..

      Sil
  18. Nefesim kesildi okurken. Ya ben 3 -3.5 yasindayken aynen oyle evden kacmisim ve ilcenin obur ucundaki babamin dukkanina kadar gitmisim.babamda sormamis yahu kizim sen nasi geldin buraya kadar diye.adam bana biskuvi almis yiyorum.evde annem ve tum apt beni ariyorlar en son biz babamla geliyoruz eve.dukkanda tlfnda yok o zamanlar ayrica kimse benim dukkana gidebilecegimi aklina getirmiyor. :) annem ne zaman bu olayi anlatsa ustune bir posta da aglar :(

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Babaya geeel :D Ay kıyamam annene aklı gitmiştir.. Birliktesiniz şu an di mi? :)

      Sil
    2. Evet birlikteyiz kah atisiyoruz kah annecim - canim kizim modundayiz:) ama Derinin keyfine diyecek yok ananesiyle resmen ev okulu modundalar :)

      Sil
  19. Tasmalar inanılmaz aşağılayıcı geliyor bana, köpekler bile tasmasız gezdirilebiliyor eğitimle, aslında insanın en zeki olduğu çağda olan çocuklar niye eğitilmesin?
    Bu arada çocuğu fazla kilolu olan aileler, fazla kilolu ya da şişman kelimesini kullanabilirler, şişko bazılarımıza travma geçirtmiş bir kelime ve gelecekte kendi çocuklarımızın da 8 sene boyunca dalga geçilmemesi için bu tarz kelimeler konusunda dikkatli olmalıyız :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ;) Anne olmayan anlayamaz geldi dilimin ucuna ama yuttum. Bu yaşta çocuklar çok hareketli oluyor Nikki, işin eğitimle falan alakası olmuyor 1 sn'lik boş bulunmak bazen ne yazık ki çocuğun sokağa fırlayıp arabanın altında kalması demek oluyor. Bu tip çocuklarda aşağılayıcı olsun da canlarına mal olmasın bence.. Ayrıca dediğim gibi çocuk "aşağılayıcı" sıfatını da bizim davranışlarımızdan öğreniyor, biz nasıl yaklaşırsak o şekilde algılar. Çevreyi fazla düşünmemek lazım..
      Haklısın şişko kelimesi kötü olmuş, dur değiştireyim hemen.

      Sil
  20. Çok iyi geldi bu yazı. Hemen ben de bir önlem almalıyım. Ah ya nasıl kötü oldum okurken.. İyi tarafından bakılırsa, en azından akıllara kaybolma hakkında önlemci olmayı getirdi. Önce sana, sonra bize.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ay camlar kapılar, seninki bir de yeni ev heryer bilinmez macera dolu :)

      Sil
    2. ah ah çengel bulmaca adeta :/

      Sil
  21. Off çok geçmiş oldun Cerencim,cok sukur bişey olmamış. Geçen haftadan beri Ela da buronun kapısını açmaya başladı. Son anda yetişti çünkü 3 adım sonrası merdiven,cok kötü şeyler olabilirdi. O günden beri kapı kilitli,bir gelen olunca han kapısı gibi bir saatte açıyoruz ama olsun.Cocuk kilidi de Ela doğduğunda beri kullanıyoruz, kendisi zaten ne kadar yerinde davranfigimizi ispatladı sağolsun. Geçen gün Rusyada bir çocuk düştü ya arabadan, feci ya.
    Çocuktan sonra yapamadıkların kısmına aynen katılıyorum, harbi hayatım acaip değişti, hey gidi gunler:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. A haberim yok, oto koltuğuyla mı düştü??

      Sil

Anonim yani isimsiz ya da rumuzsuz yorumlara, hakaret, belirli bir gruba karşı ayrımcılık ya da ırkçılık içeren yorumlara, en önemlisi de yanlış bilgi ya da yönlendirici (melisiniz, malısınız'lı) yanlışlar içeren yorumlara BU BLOGDA YER YOKTUR. Bu davranışları yapan kişiler, genel huzurumuz için engellenecektir. Teşekkürler!