6 Aralık 2015 Pazar

Üç dilli çocuk yetiştirmek - 5 - OPOL Yöntemi

Üç dilli çocuk büyütme maceramızda en son Maya'yı 22 aylıkken bırakmışız, devam edelim kaldığımız yerden. Şu an Maya tam 2,5 yaşında; İngilizce ve Almanca anadilleri, Türkçe ise geriden takipte. Bu yazımda bunun nedenini ve benim benimsediğim OPOL (tek ebeveyn tek dil, asla karıştırma) yönteminin olumlu ve olumsuz yanlarını anlatacağım. Bir sonraki yazımda ise Maya'nın 2,5 yaşında geldiği durumu, benzer çocukları ve çift dil ya da üç dil ile yaşanabilen sorunları ve çözümlerini anlatacağım. Dolayısıyla bu yazı bir "çocuğunu çok dilli büyütmeyi amaçlayan yeni ebeveynlere, 2,5 yaşında çok dilli büyüyen bir çocuğun annesinin görüşü ve önerileri" şeklinde.

Dediğim gibi Maya'nın anadili Almanca, İngilizce ve 1,5 yaşından beri eklenen ve daha yavaş gelişen Türkçe. Türkçesinin geriden takipte kalmasının nedeni, benim daha hamileyken konuyla ilgili bir araştırma yapıp, uzmanlarına danışıp, OPOL (one parent one language, dont mix yani tek ebeveyn tek dil konuşsun ve asla dilleri karıştırmasın) yöntemini benimsemeye karar vermem ve onunla konuşacağım dili de İngilizce olarak belirlemem. Türkçe neden değil, çünkü eşimle aramızda İngilizce konuşuyoruz, eşim Türkçe bilmiyor, Türk arkadaşım hiç yok denecek kadar az, Türkçe günlük hayatımda sadece blogda ve ailemle telefonda kullandığım bir dil. Normal hayatımda %80 İngilizce (eşim, işim ve sosyal çevremde), %18 Almanca ve %2 Türkçe kullanıyorum. Bu durumda sanki kızımla aramızda gizli bir dil konuşuyormuş gibi olmamak için ve OPOL "sadece tek dil kullanılacak!" diye bir ferman verdiği için, günlük yaşamımda %2 oranında kullandığım Türkçe yerine %80 oranında kullandığım İngilizce'yi tercih etmek daha mantıklı görünmüştü.

Uzmanlara göre OPOL kullanan ya da sahip olduğu tüm dilleri karıştırarak kullanan ailelerde çocukların dil gelişimi farklı oluyor. Doğrusu benim de 2,5 senede kendi çocuğumda ve çevremdeki ailelerde gözlemlediklerim, gerçekten farklar var. OPOL kullanılan evlerdeki çocukların dil gelişiminin biraz daha "kurallara uygun ve tutarlı" gittiği, dilleri daha az içiçe karıştırdıkları, daha doğru dilbilgisi ve çeşitli ve çok sayıda kelime kullandıkları ve kiminle hangi dili konuşacaklarını daha çabuk anladıkları bulunmuş. 2 ebeveyn sadece 2 dil kullanıp asla dilleri karıştırmadıkları zaman çocuklar daha erken "düzgün" konuşuyorlar.

OPOL kullanmayan, 3-4 dili günlük yaşamında kullanan evlerde ise, her ne kadar anneler "çocuğum 3 dil konuşuyor hava hava hava" dese de, aslında durum "anne, give me some water, bitte!" şeklinde. Bunu kesinlikle ayıplamıyorum, herkesin doğrusu kendine, fakat bu şekilde konuşan çocuklar özellikle dillere ve kullanım alanlarına yeterince vakıf olmadıkları küçük yaşlarında genellikle tek dilli akranlarına kendilerini bu şekilde biraz zor ifade edebildikleri için hırçınlaşabiliyorlar ya da içlerine kapanabiliyorlar. Çoğu çocuk 3-4 dili anlasa dahi, anne baba ile bile konuşmamayı, reddetmeyi ya da dilleri birbirine karıştırarak kullanmayı tercih ediyor. Yine bu şekilde devamlı değiştirilerek konuşulan çoklu dil ortamlarında ne yazık ki kekemelik sorunları da daha fazla görünüyor. Bu durumda aileye düşen görev, çocuk bu şekilde konuşsa dahi sizin mutlaka kendi dilinizi ya da o ortamda konuşulacak dili karıştırmadan sürdürmeniz. Kısacası, çocuğa örnek olmanız, size hangi dille gelirse gelsin sizin o anda mutlaka tek bir dille cevap vermeniz.

Öteyandan; OPOL kullanılan evlerde ebeveynler tarafından kaç dil konuşulursa konuşulsun ne yazık ki çocuklar sadece 2 dille sınırlı kalmak zorundalar çünkü OPOL'un doğası bir ebeveynin iki dil konuşmasını engelliyor. Bu da tabii ki çok saçma, çünkü ebeveyn olarak insan evladına konuştuğu tüm dilleri bir armağan olarak vermek istiyor.. Evet bu çocuklar ilerde 3. 4. dilleri tek dilli çocuklardan çok daha hızlı ve rahat öğrenebiliyorlar fakat bu diller yine de anadil olamıyor.

Peki ne yapmalı?

Benim 2,5 yıllık çok dilli çocuk büyütme deneyimim bana şunu öğretti: tek bir doğru yoktur, dolayısıyla OPOL ya da başka yöntem kesin doğrudur diyemeyiz. İçinizden hangisi geliyorsa, şartlarınız hangisini yaptırıyorsa, onu yapın derim. Mesela ben şimdi en başa geri dönsem OPOL yöntemini azıcık değiştirir, mesela evde tek başımayken Türkçe, evin dışarısında sosyal ortamda ya da babasıyla birlikteyken aramızda İngilizce konuşur, Almanca'yı ise tamamen babasına ve eğitim sistemine bırakırım. Bence olması gereken budur, çünkü çocuk hem 3 dilli büyür, hem de annem neden dilleri değiştiriyor ikide bir diye aklı karışmaz. Bilir ki evde Türkçe konuşacağım, dışarda Almanca konuşacağım, evde ailecek olduğumuz zamansa İngilizce konuşacağım. Fakat burada anneye çok büyük yük düşüyor çünkü evde yalnızken asla İngilizce karıştırmamalı, dışarda ise Türkçe konuşmamalı, yani çok ciddi bir oto kontrol sahibi olmalısınız. Gerçekçi mi, hayır. Ben 1,5 yaşından 2 yaşına kadar denedim bu yöntemi ve uygulayamadım çünkü dediğim gibi ağzımdan otomatik İngilizce çıkıyordu. Fakat mesela araştırmalar gösteriyor ki kendisi de çift anadilli olan ebeveynler beyinlerinin farklı bölgesini kullandıkları için bu kontrollü çoklu OPOL'ü rahatça kullanabiliyorlar. Fakat ikinci veya başka dilleri sonradan öğrendiyseniz, beyninizin başka bölgelerini kullandığınız için, diller birbirine girebiliyor. Yani siz kendiniz doğumdan bu şekilde değilseniz, bu yöntem çok mütiş ama çok zor.

Şimdilik Maya'yı 2 anadil (Almanca ve İngilizce) ve 3. yabancı dil olarak Türkçeli büyütüyoruz. Bu şu demek, elimden geldiğince yalnızken günde 1 saat "Türkçe saati" yapıyorum, şarkılar kitaplar ve anane dede arkadaşlarla konuşmalarla destekliyorum. Fakat geri kalan zamanlarda Türkçe'yi karıştırmadan İngilizce konuşuyorum. Babası ve kreş ise Almanca. Bizim evimizde en çok bu yöntem işe yarıyor ve en rahat da bu yöntemi kullanabiliyoruz. Ha eğer İngilizce Türkçe'den daha az kullandığım bir dil olsaydı, eşim azıcık konuşabilseydi, haftada 1-2 görüştüğüm Türk arkadaşlarla oyun grubu falan olsaydı o zaman tabii ki asıl Türkçe konuşur, İngilizce'yi nasılsa öğrenecek diye düşünürdüm. Fakat benim koşullarımda ne yazık ki bu mümkün olmadı. Yani kalbimle değil, mantığımla karar verdim ve işe yaradığını gördüğüm için, bu kararımın arkasında durmayı düşünüyorum. Maya 3-4 yaşında her iki anadiline tamamen hakim olduğu zaman Türkçe'yi mutlaka öğreteceğim ama bu tek dilli bir çocuğun ikinci dili öğrenmesi gibi, işin uzmanı eşliğinde daha akademik bir biçimde (Türkçe oyun kursu) olacak. Türkçe konuşabilmesini çok istiyorum ve umuyorum ama şu an acele etmiyorum. Önce çift anadil, sonra 3. dil..

Özetle üzerine basarak söylüyorum; benim seçtiğim OPOL yöntemi sadece bir yöntem, bu alanda gördüğünüz gibi uygulanan çok farklı yöntemler var. Kimi evlerde ebeveynler anadillerini yutup içinde yaşadıkları toplumun dilini kullanmayı tercih ediyor, kimi aileler çok dili aynı anda kullanıp farklı dillerdeki kelimeleri birbirine ekleyip bir dil yaratıyor ve iletişimi sağlıyor, kimi ailelerse çok sayıdaki dili dilbilgisi kurallarıyla, kelime dağarcığıyla konuşturmaya çalıştığı için gün içinde farklı kişiliklere bölünür gibi farklı dillere bölünüyor. Doğru tek değil.. Bu nedenle ben OPOL yönteminin arkasındayım ve kendi ailemde ve gözlemlediğim diğer çok dilli ailelerde de en çok bu yöntemin işe yaradığını rahatça söyleyebilir ve öneririm.

Bir sonraki yazımda 2,5 yaşındaki çocuğumun dil gelişimi, sorunları ve çözümlerini anlatacağım. Çok dilli çok kültürlü, rengarenk kalma dileğimle :)

35 yorum:

  1. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Dediklerinizde en önemli nokta: dili o dili konuşan kişiden duymak.. Bu çok önemli gerçekten. Kafası karışmayacak merak etmeyin.. Küçüklerde durum nasıl, çok özelinize girmeden sormak isterim hep merak ediyorum çok dilli diğer evleri de :)

      Sil
    2. Bu yorum yazar tarafından silindi.

      Sil
  2. Ben de Derin e hamileyken cok cok araştirdim bu konuyu.ama bir tek ben ing konusabiliyorum cevremizde.cocugun bir dili ana dili olarak ogrenebilmesi icin sosyal cevresinde de o dili kullanabilmeli.iste bu yuzden ayni anasi gibi Derin de ikinci dil olarak ogrenicek ing yi.. bunun icin de 3 yasi bekliyorum ben.fakat dun oyun oynuyorduk cantasini doldurdu sirtina takti nereye gittigimizi sordugumda okula dedi ve evin bir kosesine oturdu cantasindan boya kalemlerini ve boya defterini cikardi.ben de tabii ogretmenimya dur dedim ing konusayim.amaan bunun bir hosuna gitti ing ne desem tekrar ediyo falan.acaba? Dedim kendikendime biraz biraz baslasammi.simdi arastirmalardayim yine ana dil edinimini tamamlamadan ikinci dil edinimi ana dil edinme surecine zarar verir mi diye (tekerleme oldu cumlelerim :D )

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben de 3 yaşı bekliyorum ama içinde ki his bekleme diyor. Basit şeylerle de olsa başlamalı diyor. Daha iki yaşını doldurmadı. Sizin de araştırmanızın sonucunda ne yapmaya karar verdiğinizi öğrenmek isterim. :)

      Bir ay falan oldu, kendi kendine yuvarlayarak kelimeler türetiyor saçma sapan. O ne demek deyince de, salıncak vs. diyor. Her defasında sallıyor tabi. Maya^nın 3. dili de duyduktan sonra, kendi dilini geliştirmesi geldi aklıma. Mya bayağı haklıymış. :)

      Sil
    2. Her gün Türkçe konuşan anne birden başka dil konuşmaya başlayınca bocalayabiliyorlar ama meraklılarsa mesela evde İngilizce saati falan yapılabilir bence, neden olmasın? TUba zaten İngilizce öğretmeni, onun işi bu :) Ben Maya'nın 3. dilini ve diğer çocukların 2. dilini 3 yaşa bırakmanın şu nedenle arkasındayım; Maya 1 yaşında bıdı bıdı konuşan ya da dile hakikaten yeteneği olan bir çocuk değil ve önce ilk anadillerin oturması lazım bence :) Ama dile yeteneği varsa merakı varsa ne kadar erken başlasa o kadar iyi.. Çok iyi gözlemlemek lazım. Önce anadil(ler) otursun sonra 2.3. dil derim, bulgura giderken evdeki pirinçten olmamak için..

      Sil
    3. Sanirim araştirmalarim 3 yaşa kadar ve sonrasinda da devam edecek.ama esimle de konusunca bir karar verdim :) 3 yasa kadar ing ogretmicem.cunku bu Maya nin durumundan cok farkli onun iki ana dili var ama benim kizimin tek bir anadili var.ikinci bir dili OGRENMEK durumunda kalicak ve anne ing ogretmeni.bu iliskinin hic dogal olmadigina karar verdim :) baksaniza cocuk bi okul oyunu oynamaya kalkiyo ben hemen biseyleri ogretme pesindeyim.belki onun hayali bambaskaydi belki okulda sadece resim yapmak istiyordu ve ben birden ing konusmaya baslayinca bocaladi ve her dedigimi tekrar etmeye basladi belkide anneyi anlamayinca tedirgin oldu.o kadar da ince dusunme tuba diyebilirsiniz ama dusununce Derin benim ya da bi baskasinin kelimelerini modamod tekrar ederek konusmaya baslamadi,birden ,kendiliginden,akici ve cok erken konustu.tabiki anne babayi tekrar durumu vardi ama o gun o oyundaki gibi degildi asla (anladiniz siz beni :D ) zaten birazda dil gelisiminin iyi duzeyde olmasi beni şaşirtti ama Cerenin de dedigi gibi evdeki bulgurdan olmak da var daha da vahimi benim gibi ogretmen olanlar icin kendini kaybedip anne-kiz iliskisinde ogretmen-ogrenci iliskisine atlamsk gibi bir risk de var.
      Evet ben ogretmicem kizimin hazir oldugunu hissettigimde oyunla ogrenebilecegi bir yere gondericem.ve ben bu surecte sadece onun ogrendiklerini pekistirmesine yardimci olucam.kendimden biliyorum bir kisi dil e merak salmaya gorsun onu kimse durduramaz :)
      Yeri gelmisken dil gelisimi ile ilgi nacizane fikirlerimi de yazmak istiyorum.bi cicugun erken yurumesi,erken konusmasi,erken erken vs. ustun yetenek belirtisi degildir.yani cocugum bilmem kac aylik oldu hala konusmuyor ya da benimki dort aylik baba dedi (aslinda bebe sadece ses alustirmasi yapiyor) zuper zeka havalarina girmeye gerek yok.evet ustun yetenekli kisilerin ozellikleri saptanirken errken konustuklari sonucuna da varilmis ama hepsi degil.ayrica ozel cocuklarimizi super zekali degil ustun yetenekli diye adlandiriyoruz.cocuk 3 yasindan once konusmadi diye bir sıkıntı var anlamina gelmez zira uc yasina kadar kobusmayip bir sabah annesine (bir bardak sut istiyorum' diye ricada bulunan cok cocuk var.Virginia Woolf da bunlardan biriydi.uc yasinda konustu ve bugun dunyanin en iyi yazarlari arasinda.
      Gecmiste ustun yetenekli cocuklarla biarada olma sansim oldu.bugunse siniflarimda bireysel egitim planina gore egitim verdigimiz kaynastirma ogrencilerim var.her iki tarafta ortak bir nokta var.ozel egitim.
      Ustun yenekli cocuklarin hircun vs gibi olumsuz davranislar sergilesinin en onemli faktorlerinden birinin aile oldugunu dusunuyorum.tipki kaynastirma ogrencilerinin ogretmenleri tarafindan farkedilip fakat ailedi tarafindan bu durumun reddedilop cocugun onune set cekilmesi gibi.
      Kisacasi ben kendi adima sunu demek istiyorum.cocugumuz bi sekilde ozelse onu etiketlemeden ona yardim etmeliyiz.buraya nerden geldum bilmuyorum :)

      Sil
    4. Tuba senin kızının konuşması aynen benim en yakın arkadaşımın oğlu gibi. O da çok erken ve tekrar etmeyle konuştu, hatta daha anlamını bilmediği cümleleri 4-5 kelimeli tekrar ediyordu. Yalnız onda aşırı bir müzik yeteneği var, Derin'de de var mı? Varsa aman geliştirin, bu dilden daha önemli bence :D Bizim oğlan şimdi gitar çalıp Maya'ya beste yapıyo Maya da böyle ne yapıyo bu falan der gibi bakıyo anca :D

      Sil
    5. Yanıt için ikinize de teşekkür ederim. :)

      Ben her çocuğun, küçük yaşta, çok defa tekrarlanarak öğretilen birşeyi ömrü boyunca unutmadığını, eğer unutsa da bir kaç kez tekrarla, çabucak kullanıma sokabildiğini düşünüyorum. Belli bir yaştan sonra, bu kadar çabuk öğrenme ve hafıza da tutabilme kayboluyor sanki. 3 yaş sınırının sebebini merakım bu yüzden. Yoksa 3 yaşında konuşmaya başlayan çocuk, çok daha hızlı, çok daha iyi anadilini hatta ikinci dilini de konuşabilir. Her çocuk bambaşka.

      Bir de, konuşmanın perde arkasın da, çocukla konuşan bireylerin farklılığı ve özellikle çocukların bebekle iletişime geçmesi de var. Benim çocuğumun bu şekilde, kendini geliştirmiş olması, sadece, diğer çocuğun bundan mahrum kalmasından kaynaklanabilir. Örnekleri çoğaltmak mümkün.

      Yani demem o ki, çocuğum mıhteşem falam demiyorum.:)

      Sil
    6. Ay bir de, eğer öyle bir şeye yeltenirsem kendim öğretmeye kalkmayacağım tabiki de. :)

      Sil
    7. Evet ya Derin de de var.ben bunu her cocukta var saniyodum.soyle Derin konusmadigi donemlerde bile kendikendine bi sarki tuttururdu :) konusmaya basladiktan sonra herkes icin bi sarki yapti abartmiyorum sevdigi kisilere sarki besteliyor.ya da birini cok ozlemisse bi sarki yapiyo ve surekli onu soyluyo.babasi ile ilgili sarkilari var ve babasi geldiginde bir kere de ona soyluyor ve ardindan atiyorum teyzesini ozluyor ona bi sarki yapiyor :) . Bana bi sarki soylermisin dedigimde bazen en sevdigi kitapta gecen olaylari ya da sadece kitabin adini sarki yapip soyluyor :) ben siir cok severim kizima da okuyorum yaşina hitap eden cocuk siirleri bayiliyo onlari benimle tekrar etmeye ve bazen ezberlemis oluyo.ama oyle bi muzik calardan sarki dinlemeyi sevmiyo ben sabahlari radyo dinlerim ama o pek sevmiyor.ben soylicem ya da babasi ancak o zaman dinler ve dinlemekten zevk alir.aa bi de gecenlerde ona teker teker tekerleme diye bir kitsp almistim Yeliz in blogunda gormustum.icinde bizim cocuklugumuzun tekerlemeleri ve sarkilari var bayiliyoruz ailecek :)
      Senin arkadasinin oglu gittar calmayi kac yasinda ogrendi.hic bilgimde yok bu konularda heycanlandim baya.cok sagol ya :)

      Sil
    8. Bitli turist beni yanlis anlamamissindir umarim.ben ogretmen oldugum icin jendim ogretmicem dedim cunku kendimi kaybedip cok mukemmeliyetci olabilirim.yorumda yazdigim bicok seyi genel olarak yazdim.oyle kaybediyorum kendimi baksana dil ediniminden girmis zekadan cikmisim benim karisikligimdan kaynaklandi kusura bakma nolur.yoksa sana sen havalardasin vs demek istemedim.oralara nerden girdim ben de bilmiyorum :)
      Bugun universiteden hocamdan bi mail aldim o da 3 yas bekle demis.3 yasin espirisi su cocuk ana dili edinim surecini neredeyse tamamlamis oluyo bu yuzden 3 yas.

      Sil
    9. Tuba, bahsettiğim çocuk Maya'dan 2 gün önce doğdu :D Aynen işte aynı Derin gii herşeye şarkı besteliyordu o da, sonra cümleleri kalıp kalıp öğrendi tek tek kelime değil, bana çok ilginç geliyordu ama bilmem çoğu çocuk böyle mi öğrenir konuşmayı? Benim çevremde onun ışında konuşan yok da daha :D Bizim çocuklar hep tembel çıktı. Gitar çalmaya valla yaşındaydı başladı ama asıl bateri çalıyor, annesi kovalardan bir bateri seti yaptı iki de dal veriyor eline bambam gümgüm, anlamlı gitar çalmıyor ama tellerine vurup akor basıyor yahu çocuk :D Çok tatlı bir de Maya'yı görünce "maya maya papayaaa" diye bi şarkısı var :D

      Sil
    10. Yok yanlış anlamadım aslında. Estağfirullah. Yazdıktan sonra son cümleyi ekleme zorunluluğu hissettim. Bu konuyu bir kaç defa daha sormuştum zira. :)

      Kendim öğretmemeye kalkışmamam gerek, zira kibar kibar konuşsun istiyorum. :D

      Sil
  3. Merhaba blogunuzu ilgiyle takip ediyorum hele ki bilingualizm merakla beklediğim kısım. Kızımın iki dilli yetişmesini istiyorum. Cunki benim anadili türkçe babasının ki ise arapca. Turkiye de yasiyoruz ve esim de anadil swviyesinde turkce konusuyor. Ben arapca biliyorum ancak aramizda turkce konusmaya alistik ve "artik bundan sonra aramizda arapca konusalim " diyoruz ve dedigimizle kaluyoruz. Evde konusursak dogal olarak ogrenir dedik. Benim ailemde hem anne hem baba tarafinda herkes cift dilli. Yeni nesil haric herkes rumca konusuyor. Bize ogretmediler ben bu guzellikten uzak kaldim cok gec olmadan ayni sey kizimda olmasin diye "zararin neresinden donersek kardir" diyorum ve şimdiden sonra neler yapabilirim arayisindayim. kızım 1.5 ay sonra iki yaşını dolduracak. Birçok şeyi anlıyor ne dersem yapıyor ama birkaç kelime dışında başka birşey demiyor. Arapça olarak da sadece "gel" ve "op" anlıyor başka da tık yok �� merve

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merve merhaba, bence babayı gaza getir anadilini konuşsun, ilk başlarda 1-2 saatle başlasın (bak şimdi evde arapça konuşma saati yapıyoruz diyip mesela..) çocuk biraz adapte olduktan sonra tam zamanlı Arapça konuşsun çünkü hakikaten çok dil bir zenginlik, bence mahrum bırakmayın..

      Sil
  4. Ana-baba evde Türkçe konuştuğumuz, Londra'da yaşadığımız zamanlarda oğlumun Türkçesi'ne Türkiye'dekiler bile şaşırıyordu. Dil öğrenmenin yetenek olduğunu belirtirim öncelikle. Ben kendim bu konuda pek yetenekli sayılmam. Londra'da 1 sene, 2 yarım gün kreşe gitti ve arkadaş ortamlarında bizden İngilizce duydu. Sene sonunda rahatlıkla İngilizce konuşabiliyordu. Sonra İsviçre'ye taşındık. Tatatataaam!

    Bir sene bilingual, İngilizce-Almanca kreş ardından, İsviçre devlet kreşine başladı. Evde hala Türkçe konuşuyorduk, kitapları İngilizce/Almanca bazen de İspanyolca (ne alakaysa) okumamızı istiyordu, çizgi filmleri İngilizce izliyordu, arkadaş ortamlarında İngilizce konuşuyordu. İsviçre Okul yönetimi bana, İngilizce'yi bırakmamızı (daha sonra öğreneceğini) evde tek dile konsantre olmamızı ve o tek dili gramer açısından çok iyi bilmesini, okulda da Almanca yanında İsviçre Almancası öğreneceğini anlattı. Çizgi filmleri Almanca, kitapları Türkçe olarak yürütüyoruz. Almanca'yı Ağustos'tan bu yana sadece okulda her gün yarım gün, görüyor. Geçen hafta toplantı yaptığımız öğretmenine göre her iki Almanca'yı da anlayabiliyor. Okul dışı arkadaşlarla buluşunca ortak dil hala İngilizce, konuşmaya devam ediyor...

    Kısacası biz bu konu üzerinde pek araştırmadık, su yoluna doğru gidiyor bir şekilde. Küçük yaşta duymak önemli. Türkçe öğrensin diyorsan 1 saatlik konuşmaya devam et yeter, Maya da konuşmasa bile anlayacak, Türkiye'ye gidince de bülbül kesilecektir. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet çok haklısın, valla tatillerde bile hemen kapıyor kelimeleri annemlerden. Tamam öyle yapayım 1 saat 1 saattir :D

      Sil
  5. Durum bu bizde. Nereden başlamalıyım sizce
    Merve

    YanıtlaSil
  6. demekki neymiş yabancı biriyle evlenmeyecekmişsin, yabancı memleketlerde çocuk büyütmeyecekmişsin :P
    çok zor bir durum hakikaten çünkü konuşamadıkları, anlaşılamadıkları dönem çok öfkeli oluyorlar. bizim oğlanın etrafında asla ikinci bir dil kullanılmamasına rağmen biraz geç konuştu ve o aşama korkunçtu. kafasını duvara vurduğunu bilirim sinirden :)
    olsun derdiniz sıkıntınız bunlar olsun, bu bir dönem geçecek ve sonrasında baya rahat edeceksiniz. eşimin ablası amerikada aşıyor, şimdi 10 yaşında olan kızı orda doğdu büyüdü. yılda 1-2 haftalık TR ziyaretleri haricinde sadece annesi evde türkçe konuştu. çünkü babası da türk olmasına rağmen türkçesi pek iyi değil. ama şimdi iki dile de o kadar hakim ki asla araya kelime karıştırmıyor. türkçesi de ingilizcesi de acayip akıcı kullanıyor..
    sonrası çok güzel :)

    YanıtlaSil
  7. Çok küçükken dil öğrenmek,yeni dile adaptasyon çok daha kolay.Peki 7-8 yaşlarında bir çocuk için sizce dil öğrenme süresi aynı ( o ülkeye tamamen yerleştikten sonra) mı dır yoksa işin içine iyice ülkeye ve yeni şartlara adaptasyon gireceği için süre daha uzar mı?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çocuğun dile maruz kalması lazım ama onun öncesinde hazır olması lazım. Eğer çocuk ortamında rahat değilse, başka yerlerdeyse aklı tabii ki bu süre uzayacaktır..

      Sil
  8. Merhaba Ceren Hanim,
    Benim de Ingiltere'de yasayan, esi Ingiliz kendisi Turkiyeli olan birisi olarak bir kac sorum olacakti bu konu hakkinda. Ben de cok istiyorum kizim iki dili de anadili gibi konussun bu yuzden evde surekli onunla Turkce konusuyorum ancak eve yabanci bir arkadasimiz geldiginde, disari ciktigimizda, oyun merkezine gittigimizde falan mecburen Ingilizce konusmak durumunda kaliyorum. Simdi kizim 16 aylik soyledigi kelimeler var ama bazen esimle ayirt edemiyoruz hangi dilden oldugunu, hareketiyle ortusen kelimeler olmadiginda ozellikle. ileride istemiyorum o Turkiye'ye gittigimizde kirik Turkce ile konussun. Esim ayrica dil bilimci Arapca,Pestuca, Almanca, Fransizca ( maalesef Turkce ogrenmeye henuz zamani olmadi) biliyor ki ben diyorum ona arada en iyi bildigin dille de konus onunla o da arada Arapca konusuyor ama oyle bir duzeni yok aklina estiginde. Simdi bu anlattigim tablonun sizin gozunuze nasil gorundugunu, fikrinizi merak ediyorum acikcasi.

    Sevgilerimle Sibel

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Valla ben işin uzmanı değilim Sibel ama çocuklar konuşmaya aten öyle kırık anlaşılmaz cümlelerle başlıyorlar bence bu onun yakında konuşacağını gösterir.. :)

      Sil
  9. Benim de esim Amerikali ve Amerika'da yasiyoruz. Tek Turkce konusan benim bebekle ve OPAL uyguluyoruz. Disarida, baskalarinin yaninda onunla Turkce konusurken tuhaf hissediyorum kendimi ya da babasinin ailesinin yaninda. Sen hep Ingilizce mi konustun her ortamda? Bir de esinle konusurken hep Ingilizce mi konustunuz? Bazen ben bebekle Turkce konusuyorum, sonra donup babasina soyledigimi bir de Ingilizce soyluyorum. Sanki babayi konusmalarimizdan disliyorum. Tecrubelerin cok degerli bizim gibi cok dilli cocuk yetistirenlere. Tesekkurler zaman ayirip blogunda tecrubelerini anlattigin icin.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sakın öyle hissetme Nurvenur, hele Amerika'da ikinci dil konuşabilene çok imreniyorlar, sen de hissetmişsindir, çok özel görüyorlar :D Evet ben hep İngilizce konuşuyorum, sadece günde 1 saat "şimdi Türkçe saati yapıyoruz" diyip Türkçe konuşuyorum çünkü OPOL bunu gerektiriyor ve ben de bu şekilde daha fazla konuştuğunu gördüm Maya'nın.. Eşimle biz 12 senedir birlikteyiz ve ben bunun sadece son 3 senesinde Almanca öğreniyorum (ay bu dil öğren öğren bitmiyor) o nedenle biz evet aramızda İngilizce konuşuyoruz (eşim sabırsız, benim Almancam anca günlük Almanca çok akademik ve entellektüel değil, sıkılıyor eşim)
      Ben seni çok iyi anlıyorum sanki gizli bir dil konuşuyorsun gibi ama bak sana şunu önereceğim, eşimle bu sıkıntını paylaş çünkü büyük ihtimal eşin bunu umursamayacaktır, hatta seni beden dilinden bebekle konuştuğun kelimelerin basitliğinden tahmininden daha fazla anlıyordur (benim eşim mesela ailemle konuştuklarımızın %60ını anlıyor türkçe bilmediği halde!) Yani sana zaman ve emek kazandırır bu, çünkü şimdi Maya 2,5 yaşında ve devamlı durmaksızın konuşma halindeyiz ikimiz, yaş ilerledikçe böyle çevirme lüksün olmuyor yani :D Boğazın ağrıyor sesin kısılıyor hatta çok konuşunca valla çenem ağrıyor benim geceleri :D

      Sil
  10. Almanya gibi bir ülkede Maya sonra isterse Türkçe'yi çok daha akademik bir şekilde öğrenebilir, o yüzden Türkçe konusunda çok telaşlanmayın :3 Ben çok uzakta bir durum olmasına rağmen düşünüyorum çünkü ileride muhtemelen ana dili yaşadığı ülkenin dili olmayan ebeveyn ben olacağım ve saçma bir şekilde şimdiden karar verdim, çocuğum olursa onunla ana dilimde konuşacağım, dünyadaki geri kalan dilleri hayatının geri kalanında öğrenebilir.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aslında haklısın Nikki, biz 90larda çocukken yazlıktaki almancı komşuların çocuklarının türkçesi çok bozuktu ama şimdi bakıyorum öyle bozuk türkçeli almancı kalmadı çünkü hepsinin evinde uydu yayını var en istanbul türkçesini öğreniyorlar :)

      Sil
  11. Biz de 3.5 yasinda ucuncu dil ingilizceye basladik. Yasina uygun bir kursa gidiyor. Ilkokul cagina kadar format, ana dili Ingilizce olan egitmenlerle birlikte aktiviteler yapma, onlardan sarkilar, hikayeler ogrenme seklinde. Biz de esimle aramizda ingilizce konustugumuz icin kulak dolgunlugu ve kelime bilgisi vardi ama tabii ona karsi ikimiz de ingilizce hic konusmamistik. Artik yavastan konusmaya, daha dogrusu ogrenmesine aktif olarak katkida bulunmaya basladik. Okulda kullanilan materyallerin bir kopyasi da evde var. Hadi ingilizce aktivite yapalim mi diye ortaya fikir atip, CD den sarki soyleme, ya da flash kart'lardan kelime ya da bazi kalip cumlelere bakma bakiyoruz. Bir de sadece ingilizce izleyebilecegi cizgi fimler bulduk. Onlari beraber izliyoruz, anlamadigi yerde yardimci olmak icin. Simdilik iyi gidiyor. Ama hep ucuncu pozisyonda, cunku en zoru Turkce'yi aktif tutmak ve ben butun agirligi ona veriyorum kitap, sarki ve cizgi filmlerle. Isimiz kolay degil hic, ama onlardan duydugumuz her yeni kelimenin cumlenin verdigi keyif paha bicilemez degil mi?

    Zeynep K.

    YanıtlaSil
  12. Merhaba,
    Blogunu bugun kesfettim ve cok begendim.
    Ben Danimarka da dogdum ve burda yasiyorum.
    Esim arnavut ve biz dogal olarak danca konusuyoruz. Bir kac sene icinde cocuk sahibi olmak istiyoruz fakat herkeste oldugu gibi bizdede bu dil konusu problemleri var. Biz aramizda anlastik, cocugumuza esim arnavutca, ben turkce konusacagim. Fakat biz esimle aramizda danca konusuyoruz. cocugumuz bundan acaba nasil etklenir. Ve su da var, biz esimin ailesine cok yakin oturuyoruz ve benim ailem cok uzakta, ve sikca gorusemiyoruz. bundan da etkilenecegini dusunuyorum. Nasil bir oneride bulunursunuz? Canimi cokca sIkan bir olay maalesef.

    Yazilarinizi severek takip ediyorum. Umarim bir cevap yazarsiniz. Iyi geceler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Danca zaten içinde yaşadığınız kültürün dili olduğu için ondan hiç korkma, en geç eğitim hayatına (kreşe mesela) girdiğinde kolayca öğrenir. Benim fikrim Türkçe ve Arnavutça konuşarak en doğrusunu yaparsınız, başlarda biraz zorlanılıyor ama kesinlikle tüm zorluklara değer..!

      Sil
    2. Cevabin icin tesekkur ederim :)
      Sence esimle aramda danca konustugumuz icin cok etkilenir mi?
      Veya kendi kendine annem ve babam aralarinda baska bir sekilde konusuyor diye mi dusunur.

      Sil
    3. Yasemin zaten Dancayı siz konuşurken öğrenecek, otomatik olacak düşüneceğini hiç sanmıyorum :) Rahat ol çocuklar dilleri çok çabuk kapıyor, bazısı yetenekli oluyor hızlı gidiyor, bazısı daha yavaş gidiyor ama 3 yaş civarı yaşıtlarını yakalıyorlar ve sonrası zaten ivme, yaşıtlarından çok daha çabuk öğreniyorlar ek dilleri.. Gecikirse de endişelenme diye yazdım çünkü benim çevremdekilerin ve kendi kzımınki gecikti baya :D

      Sil

Anonim yani isimsiz ya da rumuzsuz yorumlara, hakaret, belirli bir gruba karşı ayrımcılık ya da ırkçılık içeren yorumlara, en önemlisi de yanlış bilgi ya da yönlendirici (melisiniz, malısınız'lı) yanlışlar içeren yorumlara BU BLOGDA YER YOKTUR. Bu davranışları yapan kişiler, genel huzurumuz için engellenecektir. Teşekkürler!