28 Ocak 2016 Perşembe

Anaokulu seçerken nelere dikkat edilmeli

Bir önceki yazımı yolladıktan sonra tam adını koyamadığım birşey beni tedirgin etti. Ta ki bu yandaki fotoğrafı görene dek.. O zaman emin oldum; ben ne kadar yüzeysel, ne kadar anlamsız, ne kadar vurdumduymaz bir yazı kaleme almıştım! Ülkemizde ve dünyanın bir çok yerinde çocuklar hakları olan eğitimi dahi alamazken ya da alabilmek için ayaklarında lastik pabuçlarla karkış içinde kilometrelerce yol yürürken, ben ne kadar bencilce ve yüzeysel sorunları kafama takmıştım! Bu yazıyı Öğrenen Anne'ye yakıştıramadım..

Fakat silmek de istemedim çünkü günümüzde orta ve üst sosyal düzeydeki bir çok anne benim düştüğüm bu yanılgıya düşüyor. Kendi çocuğumuzu dünyanın merkezi olarak görüyor tabii ki onun için en iyiyi istiyoruz ama bazı "asıl, gerçek dertler"i unutuyoruz.

Ben kararımı verdim. Çocuğumu özel okula değil devlet okuluna yollayacağım.. Yanına yemeğini ben vereceğim, belki dokunmayacak bile, uygun alan ve yer olmadığı için belki ihtiyacı olan uykuyu uyumayacak, hatta sık sık hastalanacak belki ama şu yandaki resme her baktığımda onu özel okula vermediğim için huzur duyacağım!

Anaokulu seçerken, çocuğumuz için böyle bir seçme şansımız olduğuna şükretmeliyiz. Diğer çocuklara eşit şartlar sağlanabilmesi için, bencilce, aslında "olmasa da olabilecek" lüksleri ayıklamalıyız. Bir çocuğun anaokulunda onu koruyacak, kollayacak, sevgi verecek bakıcı ve eğitmenlere, rengarenk ve son model oyuncaklardan daha fazla ihtiyacı vardır. Onun içinde kaydıraklar salıncaklar olan bir bahçeden çok, kapısını kendi açıp sokağa fırlamayacağı ya da yabancı birinin kolayca içeri giremeyeceği bir ortama ihtiyacı vardır. Onun belirli bir isimdeki eğitim anlayışına değil, bireyselliğini destekleyen, onu kısıtlamak yerine yüreklendiren bir eğitime / öğretime ihtiyacı vardır. Gerisi inanın ki teferruat..

Bu vesileyle son olarak bir de şu güzel projeye yer vermek istedim: 4528'e YUVA yazıp gönderirseniz Cezaevlerinde böyle anaokulları açılması ve yenilenmesi için 10 TL destek olabilirsiniz. 2 tane daha anaokulu için yardımınıza ihtiyaçları var. Bu çocukları görmemezlikten gelmeyelim, çocukluklarını yaşamaları için bir şans verelim ve onları okul öncesi eğitim ile topluma kazandıralım. Onlar cezaevinde büyüyorlar ama onlara kazandırılan bu anaokulu hayatlarında çok büyük bir fark yaratacak. Lütfen www.icerdecocukvar.com adresini ziyaret edin ve bu güzel projeye bir destek verin!

23 yorum:

  1. Hangi yazını okusam iyi ki tanımışım seni diyorum. Geç tanıdım belki ama olsun, iyi ki girdin hayatıma Ceren. Kendini bu kadar doğru ve dürüst ve olduğu gibi anlatabilen o kadar az insan kaldıki etrafımda. Uzakta da olsan, seni belki de hiç tanımayacak bile olsam varlığın yetiyor benim için. Bir önceki yazına da yorum yazdım. Ve emin ol kalbi olan her kadın/anne/insan çocuğu için endişelenir, en iyiyi arama çabasına girişir ve yukarıdaki fotoğrafı gördüğünde de bir o kadar kalbi acır. Bunlar insan doğasında var Cerencim. Sen psikologsun, bu işin uzmanlığını aldın. Ve daha derinlerini bilirsin. Ne mutlu bize ki, seçme şansımız var. Ne mutlu bize ki, alternatiflerimiz çok. Ama böyle olmamız bizi duyarsız yapmaz. Söylediğin kampanyaya hemen destek vericem. Ve arkadaşlarıma da kampanyadan bahsetmeye başladım.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. A çok sevindim :) Gerçekten güzel bir proje, elinden ucundan tutmak lazım! <3 Teşekkürler!

      Sil
  2. Ceren böylesine duyarlı bir anne oldugun için seni seviyorum. "Içerde çocuk var" projesinin adı bile insanın içini acıtıyor. Yuva yapılsın diye yardım edelim ama o çocukların ordan çıkması için çare aramayı da unutmayalım. Şimdilik elimden geleni yaparak yuva yapımına destek oldum. Paylaşıp hatırlattığın için teşekkürler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Uçurtmayı vurmasınlar! izlemişsindir ama hep aklıma o gelir bu çocukları düşündükçe.. doğuştak tutsak, annesiz dışarda olsalar daha beter.. çok zor..

      Sil
    2. Maalesef bizim ülkede kadınlar hep mahkum. Döven, söven, tecavüz eden serbest; kendini, çocuğunu koruyan kadın çocuğuyla birlikte içerde. Keşke farkındalık yaratıp hem kadınları hem de çocukları koruyup kollayabilsek...

      Sil
  3. daha simdi içerdeçocuk var projesine yardım msj attım işyerinde de arkadaşlarla ihtiyaç listelerinde ki ürünleri topluyoruz seninde yazdıgını görünce çok mutlu oldum keşke herkes elinden geleni yapsa keşke her çocuk eşit şartlarda büyüse...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Keşke be Gülşahcım, keşke.. En azından biz daha avantajlı grup olarak onların elinden tutabilirsek, ama kendimizi üstün görmeden biraz üste çekebilirsek, hiç yoktan iyidir..

      Sil
  4. ceren kendine haksızlık etme, bir önceki yazın duyarsız bir yazı değildi. evet hepimiz aynı dünyada yaşıyoruz ama aynı zamanda kendi dünyamızda yaşıyoruz. hepimizin hayattan beklentileri, istekleri ve yaşam tarzları farklı ve olanakları da. küçük bir azınlık dışında kimse sahip olduklarına tepeden inme şeklinde sahip olmuyor ve evet hak edip de sahip olamayan bir sürü insan da var. hepimiz için farklı biçimde zor hayat. Allah herkesin yardımcısı olsun ve bir gün bir mucize olsun, bütün çocuklar eşit haklara sahip olsun..keşke..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hepimiz ayrı ayrı dünyalarda yaşıyoruz ve birbirimizin dertlerine çok yabancıyız Pelin, doğru.. Ama böyle olmak zorunda değil, eski Türkiye böyle değilmiş, herkes komşusuna yardım eder halini hatırını sorarmış, şimdi kapımız çalınsa açmayız, o nedenle sokakta kızlar tecavüze uğruyor, öldürülüyor bugün.. 10Tl yardımla hiçbiri düzelmez bu dertlerin ama mantığı değiştirmek için bir adımbir adımdır yine de.. Toplumsal sınnıf farkını ortadan kaldırmak mümkün değil ama zengini duyarlı hale getirmek, fakiri ise özendirici şeylere olmasa da normal haklarına yaklaştırmak bence hepimizin görevi.. <3 keşke diyorum dileğine..

      Sil
  5. Resmin başlığında da ima edilmiş zaten: çocuklara barınma, korunma, sağlık ve eğitim hizmetleri Sağlamak "devletin" görevidir diye... Elbette bizler de insani görevlerimizi yapalım, elimizden geldiğince muhtaçlara yardım eli uzatalım, yardım kuruluşlarına bağışta bulunalım, komşumuz açken biz tok yatmayalım... Ama büyük resme bakınca bunlar bizim değil; çalışıp ürettiğimiz, vergisini ödediğimiz devletin görevi! Bu ayıp da bizlerin değil devletin ayıbı! Hele ki bir anne olarak böyle aç açıkta, sersefil edilmiş çocukları görünce en çok benim içim acıyor.. Ama bunun da ötesinde bir duygu uyanıyor ki çaresiz kalıyorum : hırs ve kin! Yolsuzluğun, arsızlığın geçer akçe olduğu, baştan sona geri dönülemez şekilde sistemin çürüdüğü, rantların, Yandaş ihalelerin döndüğü, milyar Dolarlık 1000 odalı sarayların ülkesinde şu tablo üzülmekten, yerinmekten çok hırslanmama sebep oluyor.
    Ne yapabiliriz bilmiyorum... Ama kendi çocuğumuzdan rızkımızdan kısıp yaptığımız Yardımlar Kıyıdan tek tek deniz anası toplayıp denize atma hikayesine benziyor.
    Öyle bir hale geldik ve sefalet öyle diz boyu ki; kendi çocuğumuz bizim maddi imkanlarımız sayesinde iyi bir eğitim alabilecek, başımızı sokacak evimiz var, karınımız doyuyor diye utanıyoruz. Hele bir de tatillere gidiyor iki gıdım eğleniyorsak falan, hepten insan içine çıkamayacak gibi hissediyoruz, yüzümüz kızarıyor.. Hastalıklı hale geldik.
    Bir annenin çocuğuna okul seçerken bunları hissetmesi normal gelmiyor bana. Böyle olmamalı. Ama hepimiz hissediyoruz. Bırakın okulu, eğitimi, gelecek tasarılarını; bugün için can güvenliğimiz bile yok... Cehalet sonunu getirdi bu ülkenin... Cahiller tarafından yönetilmek ve büyük büyük kitlelerin, nesillerin cahil bırakılması.
    Politik bir yazı oldu, ama hedef aldığım tek bir siyasi parti değil elbette, umarım satır aralarında okunabiliyordur.
    Ben özet olarak, kendi imkanlarımızdan, çocuklarımıza sunabildiklerimizden utanır hale gelmemizi sorguluyorum..
    Senin evladın için okul seçimi konun; sana duyarsız olduğunu hissettirmemeliydi, yazıyı silmeyi düşündürtecek kadar seni üzmemeliydi. Burada yanlış sende değil, bizde değil...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çocuklarımıza sunabildiklerimizden utanmıyorum çünkü emeğin, haklı kazancın, çok çalışmanın okumanın getirdikleri bunlar ama ben diğer çocuklara sunamadıklarımızdan utanıyorum.
      Ya da 3 çocuk isteyip mesela birini olsun yuvadan almamaktan, ona eşit bir hak verememekten utanıyorum.
      Ya da benimki legolarla oynarken köşebaşında mendil satan çocukların iki taşla evcilik kurmasından utanıyorum..
      Bunlar hastalık değil, bence normallik bu Başak..
      Yazıdan utandım ama silmedim çünkü yazı içinde bulunduğumuz durumun gerçekliğini gösteriyor, utanıyoruz ama hiçbirşey de yapmıyoruz.. Yani yaptığımız ufak tefek yardımlar dışında sistemi değiştirmek için adım atmadığımız sürece yanlış hepimizde bence..

      Sil
    2. ben başak usanoviç in söylediklerini uzun süredir derinden hissediyorum. bir restoranda yemek yemiş kıza biraz pahalı bir oyuncak almışsam ve bu yüzden kendimi kötü hissediyorsam sağlıklı bir toplumda yaşamıyorum demektir. sizin oralarda bunu çok daha az hissediyorlardır. çünkü ülke olarak feci durumdayız. geçen gün işe giderken ışıklarda annesiyle dilenen 1.5 yaşındaki kız eksi 1 derecede annesinin sürekli kucağına tırmanmak istiyordu duramadım ters yönden geliyordum ve ışıklar dönüş yolundaydı. cüzdanımdakini vereyim ama bugün bari git eve çocuk kesin hasta olacak üstündeki kıyafetle demek istedim. diyemedim. ama o eller hiç gözümün önünden gitmiyor. arabada ağlaya hıçkıra kusa gittim. okulda da ilk 10 dakika psikolojik danışman ve müdür yardımcısı beni normalleştirdi. sınıfımdaki yoksul öğrenciler bile çok şanslı göründü gözüme... sonraki gün yoktular. sonraki gün battaniyede oturtmuş bişeyler yediriyordu egzoz gazları arasında. artık kanıksamaya başladım. ve o kız her aklıma geldiğinde içimden bişeyler akıyor eriyor. ve hiç bir şey yapamamak belki birazda benim suçum biliyorum. küçülen kıyafetler veya biraz yiyecek yardımı yapacağım görmeye devam edersem. ama burada bir suçlu aranacaksa ilk önce kendimizden başlamak bşraz haksızlık gibi. cahillik rezillik fakirlik akıyor ülkeden toptan.

      Sil
    3. Dilenci yoktu burda hiç, suriyeli göçmenler başladılar. Fakat Almanlar sevmedi bu işi, hemen şikayet ettiler. Polis alıp götürüyor, biraz da çete işi. Çocukları kullanmayı da çok iyi biliyorlar. Devletin sosyal kurumları iyi çalışıyor, yardımını oraya yapıyorsun, o nedenle fazla aklına takılmıyor.. Ama bizim ülkemizdeki durum çok fena :(( ben de çok kötü oluyorum üstelik buna alışmak ve normalleştirmek çok daha fena, işte o zaman insan olan gittiği restauranttan da çocuğuna aldığı oyuncaktan da utanıyor...

      Sil
  6. Bende kızımı 3 senedir devlet anaokullarına yolladım. Başta bende sizin gibi keşke özel bir kurum olsaydı da yollasaydim diye çok dusundum. Ama yoktu öyle bir imkan. Sıra baktım ki devlet anaokulu olması oranin kötü bir yer olduğu anlamına gelmiyormuş. Fiziki şartları düzgün ve iyi bir öğretmeni de olduktan sonra sosyal imkanlar dışında çok bir fark yok. Ozellikle İstanbulda ozel ve bilinen anaokullarına gidip orada bitlenen, ne biliyim diğer çocukların şiddetine maruz kalan çocukları olan arkadaşlarım var. Allah çocuklarımızı korusun şansı bahtı açık olsun.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok haklısınız Deniz :) Bakın burada da aynı, daha geçen sene en pahalı en modern anaokulunda çocuklar öğretmenin cinsel tacizine maruz kaldılar.. Allah korusun kollasın!

      Sil
  7. Yanlış değil ki Ceren herkes imkanları dahilinde çocuguna en ıyısını verme kaygısı yaşıyor..Ahh devlett özel kullara verdiği ayrıcalığı devlet okullarında okuyanlara verse,sanki onların çok ihtiyacları varya! Sen çok ince düşünceli bir annesin tipik balık herkesten daha cok uzulmen guzel,merhamet belirtisi işte,ne mutlu sana.Bir iyiliğe kucuk yada buyuk oncu olabilmende ne hoş.Çocukların keske esıt egıtım ve saglık koşullarından yararlanabilme ımkanı olsa ama yakınından bile gecemeyen bir ülkedeyız:(

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben de sosyal medyadan (FB) duydum bu etkinliği, öncü değil destekçiyim yani :) Eşit olmasa da bari dağlar kadar fark olmasa ona da razıyız di mi....

      Sil
  8. bahsettiğin projeden bi kaç ay önce haberim olmuştu ben de baya sponsor topladım. Meslek dolayısıyla çokça tanık olduğum ve içimi acıtan bi durum cezaevi çocukları. İnsanın şahit olsaniz aylarca uyuyamazsiniz. Hakim bi arkadaşım torbacı anne babanın 2,5 yaşında uyuşturucu bağımlısı çocuğunu anlatmıştı aklıma geldikçe tüylerim diken diken oluyor. Daha neler neler var. Üstelik insanlar kötü yoldaki (!) anaları vs dolayısıyla yardım yapmaktan kaçınıyor. Minicik günahsız bebekler.. Vakıf ikinci el ürün kabul etmiyor ama iyi durumda bebek kıyafetleriniz varsa da aynı tarz kurumlara yönlendiriyor sizi. En büyük ihtiyaç da bebek bezi imiş..
    İlkokula kadar özel kreş ve anaokulu ile idare edecegiz mecburen. Çünkü çalışma saatleri devlet kreslerinin kabus gibi öğleye kadar. Artık bir de bakıcı tutmam lazım mesai bitimine kadar. Ama sonrasında ben de aynı şekilde düşünüyorum. Orada daha kötü durumda olanı da görsün. Özelde marka takıntılı, tiki biri olacağına sıradan biri olsun. Tr de sınavlarda okul birincileri Tunceli den Hakkari sen çıkıyor doğru düzgün okulları öğretmenleri bile yok. Olunca oluyor yani.. Dediğin gibi insan bu durumdakileri görünce utanıyor ama kreş aşamasında dikkat etmek gerekiyor bence..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ellerine sağlık! Bir bu çocuklar bir de kurumda kucak bekleyenler çok içimi acıtıyor.. Bir de koruyucu aile olmak üzerine yazmak isterdim ama yurtdışında yaşadığım için zaten olmam mümkün değil..
      Aslında kreş anaokulu en çok korkutan gibi geliyor çocuklar daha bilinçli olmadıkları için, haklısın.. Ama ortayolu bulmak lazım, yoksa çocuk da kolay adapte olamaz özelden devlete. Ne bileyim daha anaokulunda satraçtır atabinmedir bilmemnedir çok abartıyorlar bazı özel okullar..

      Sil
    2. İnan kreş arama aşamasında neler neler gördüm. 10 aylık bebeğe ingilizce öğreten kreş vardi mesela! Ne gerek var oyun çağındaki çocukları yarış atına çevirmeye ki? Paylaşmayi, sevmeyi, oyun oynamayı öğrensin, karnı doysun yeter :)

      Sil
    3. Tabi güven duygusunun gelişmesi de çok önemli..

      Sil
  9. bu yazı için teşekkür ederim okul arayışında bir anne olarak işime yaradı. seni de rahatlamış gördüğüme sevindim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. anaokuu konusunda rahatladım da bu sefer de yanına yemek ne vereceğim zaten hiçbirşeyi yemiyor mahvoldum paranoyalarım başladı daha 8 ay var ama :P

      Sil

Anonim yani isimsiz ya da rumuzsuz yorumlara, hakaret, belirli bir gruba karşı ayrımcılık ya da ırkçılık içeren yorumlara, en önemlisi de yanlış bilgi ya da yönlendirici (melisiniz, malısınız'lı) yanlışlar içeren yorumlara BU BLOGDA YER YOKTUR. Bu davranışları yapan kişiler, genel huzurumuz için engellenecektir. Teşekkürler!