13 Mart 2016 Pazar

Baharı beklerken..

Çiçekli böcekli bloglarınızı çok kıskanıyorum. Kızıma şu yandaki ev nergisini (süs köpeği gibi anlamsız bir sıfat tamlaması oldu) aldım. Sorumluluk öğrensin derken, benim sabırsız kızım "ne zaman açacak, daha çok su vereyim daha çabuk açsın" mantığıyla çiçeği 4 günde açtırıp sonra da aynı hızla çürüttü. Şimdi "kayıp ve yas" öğreniyor :P

Burada sokak köşelerine kar küremişler, toktağan kar gibi bir şey olmuş, çok sinir bozucu bir manzara. Hava 4-5 derece, etraf gri, tomurcuk yok ve ben Mart başı doğumlu biri olarak kendimi hep "bahar çocuğu" sanarken, aslında son 4 senedir Almanya'da bildiğin "kışın en celalli zamanı çocuğu" olduğum gerçeğiyle yüzleşiyorum. Artık öğrendim; Paskalya'ya dek bahar gelmeyecek ve bu sene Paskalya oldukça geç geliyor.

Klasikleşen Şubat ortası yaz tatilimize çıkamadık bu sene, o nedenle mevsimsel depresyonun dibine vurdum, ben vurunca tüm aileyi de dibe çekiyorum. Kızımın belki de benim genel ruh halimden etkilenen bağışıklık sistemi cortladı, eşimin ayağındaki bir görünüp bir giden kronik ağrı sorunu "bunu daha çok koşarak çözeceksin" diyen tuhaf doktorun sözüne kanıp, gün aşırı sabahın köründe 45dk koşuya çıktığı için (tıp 2. sınıftan terk uzman doktor ben'im gözümde) kendisini seke seke yürür hale getirdi. Adama "hem kel hem topalsın" dedim dün (içimden tabii ama o da son tuvalet kağıdını kopartıp yerine yenisini koymayarak bunu fazlasıyla hak etmişti). Ben hayatına girmeden önce rapunzel gibi saçları, upuzun bacakları, şahane de bir poposu vardı halbuki.. Hiç üstüme alınmıyorum, adamı cortlattığım gerçeğini..

Annem aramızda geçirdiği kabus dolu 1 haftadan huzur dolu evine geri dönerken, sağolsun klasik Türk anaları gibi koca bir zarf bırakmış, bu yaşta ana baba parası almak çok gurur kırıcı bir şey diye düşünerek sol cebime usulca yerleştirdim. İnsanın gözünün önünde para olması kötü birşey. İçimdeki liboş-kapitalist dürtüp duruyor, aslında kızımla benim öğle yemeklerimiz ve zaruri ihtiyaçlarımız için olan bu aile yardımını ucundan kıyısından tırtıklayıp, kendimi ihtiyacım olduğuna inandırdığım bir takım gereksiz harcamalar içine giriyorum. Mesela baharın B'si görünmemişken gittim kızın bahar ve hatta yaz için ihtiyacı olabilecek herşeyi aldım. Kış ortasında resmen askılı elbise aldım kendisine, artık içimdeki yaz özlemi ne haddeye vardı ve beni delirttiyse.. Hem de Almanya'da askılı elbise giyilmesi görülmüş şey değilken "olsun bu yaz inşallah Türkiye'de giyer, birazcık da uzun kalırız, çok lazım bu çiçekli elbise" diye düşünüp, aldım.

Aslında ben pek alışverişi sevmem ve zaruri ihtiyaçlar çıkmadıkça da gitmem fakat üç nedenle bu iş zaruri hale gelmişti: 1). Maya bezi bıraktı (zil çalıp oynayalım evet ama her an geri dönebilir korkusuyla bir de "Maşallah" diyelim) ve kendisine mutlaka önünde prensesler olan, en oryantal, en pembe, en simli külotlardan almam icab etti. Çünkü gittiği kreşte "don trendi" bu şekilde ve kendisi benim aldığım minik kedili ya da ufacık kalpli minimalist sade külotlara kat-i surette yüz vermiyor. 15 adet "don" yanında tabii artık adettendir, eşit sayıda da atlet aldım, sonra içimdeki Türk anası "ay belceğizi açılır, donar be bu çocuk" diye dürttü, gittim bir kasa da kısa kollu beyazlı pembeli içe giymelik tshirtler aldım. Alem çocuk; her gördüğüne pantolonunu indiriverip, eteğini yukarı kaldırıverip "baaaaak ben artık don giyiyorum hem de prensesliii" diyerek gösteriyor! İzmirliler anladı burdaki ince lügatı :P

2. neden ise; inşallah kısmetse gelecek ay birkaç seyahat planlıyoruz ve ben bir de aileceğizimi görmeye Maya ile Türkiye (Ankara)'ya geleceğim. Nedense ben gelince ailem hep birşeyler almak istiyor ve ben sınırlı günü alışverişle geçirmek istemiyorum. O nedenle herşeyi aldım hazır ettim ki orda sadece birbirimize doyalım, oturup konuşalım, yiyip içelim. Burdan bloğumu okuyan ve söylediğimde duymamazlığa gelen tüm aile üyelerine selam olsun; sakın bize birşey almayın, ucuz bilet buldum ve sadece el bagajıyla gelebiliyorum, alırsanız aynen iade etmek durumunda kalacaksınız.

Son neden ise; Maya'ya hala ve inatla çıtçıtlı badiler giydiriyordum ben. Beli bıkını açılmasın mantığıyla tabii. E bu Almanlar çocuğun tuvalet eğitimini "çocuk kendi soyunup, tuvalete oturup, çişini yapıp, kendini temizleyip, tekrar giyinmek" olarak tanımladıkları için (bu durumda bizim ülkede ilkokul seviyesinde hala tuvalet eğitimini tamamlamamış yavrular var yahu), çıtçıt işi biraz süreci aksatıyordu tabii.

O nedenle, hazır soldan soldan bir alım gücü de gelmişken, gittim biraz dışlık tshirt, uzun kollu bluz de alıverdim, sonra bir posta onlar arasından olmayanları değiştirdim, değişim yaparken gözüme işte o yeni sezonluk elbiselerle o Zara'daki mini etek takıldı, onları alınca zaten artık kendimi kaybetmiştim, bari 2-3 de hırka alayım derken bir de yazlık mont aldım (o ne be? diyeceksiniz haklısınız, yazın burda bizim memlekette Mart ayında bizi darlayacak kalınlıkta montlar giyiyoruz). İki de külotlu çorap attım sepete, derken aklıma ayaklar geldi.. Sevdiğim iki marka var; Elefanten ve okul ayakkabısı olarak yumuşak Superfit. En güzeli çocuğa numarayı dükkanda denettirip, internetten almak bence. Amazon Prime üyesiyseniz, hemen 3-4 günde teslim ediyor. 1 adet yağmurlu çamurlu günlerde, şu bahar döneminde de üşümeden giyebileceği kalın sağlam bir ayakkabı, 1 adet yazlık hafif spor pabuç, bir adet de "delikli delikli" sıcak gün ayakkabısı, bir adet de suya da girmelik patik ayakkabı şeklinde şak diye aldım internetten, bu hafta kapıma teslim edilecekler ve bu kapıldığım kısa süreli ama yoğun alışveriş çılgınlığı da teeee kışa dek bitmiş olacak!

Kısacası koca bir haftayı alışverişle geçirdim; gayet minimalist, "az çoktur!" diyen, AVM'lerden nefret eden bir insancağızken nasıl bu hale geldiğime ben bile inanamıyorum. Fakat ne kadar boş ve rahat bir hayatmış bu, sabah çıkıyorsun önce gözlerini süze süze bir kahveni içiyorsun, ordan yayıla yayıla dükkan geziyorsun, elindeki paketler birikince eve dönüyorsun ve evde gözlerini süze süze aldığın şeylere bakıyorsun. Allahım ne boş ne tasasız ve de ne anlamsız bir hayat.. Böyle yaşayan hatunlar var yahu, bu şekilde! İnsan delirmez mi bu boşlukta, anlamsızlıkta..?

Ha bu arada bu kadar alışveriş içinde kendime ne aldım derseniz; ilk gün 1 adet kaşarlı tost, ikinci gün vanilyalı dondurma, üçüncü gün 1 adet toka, dördüncü gün yazı defteri. Eşime de H&M'den 10lu paket siyah çorap. Bizim dolaplar gayet minimalist ve yeterli devam ediyor ama Maya'yı "2016 ilkbahar yaz sezonu"nda moda ikonu edecem, kararlıyım :P

Biz bahara hazırız.. Şimdi geriye kalan; o minik kuşların gelmesi, o tomurcukların belirivermesi, o havaya yayılan şekerli baygın koku, griden maviye dönüşecek gökyüzü! Hadi gel artık ne olur..!

15 yorum:

  1. Meeasallah Maya'ya.
    : )

    Koptum burda okurken. Alışveriş işe yaramis bence. Üzerine geyik modu gelmiş, sanki hafiflemissin. Bütçe miktarının onemi yok, arada lazım rengarenk yeni bişeyler. Toka bile olur. Çorap ya da magnetler bile olsa.

    Prensle ilgili mevzulara ayrıca güldüm. Buraya da guleyim; ni ha ho :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Nasıl hastayım dünden beri, boğazıma tekir kedi kaçmış sanki.. Ama koltuğa yayıldım, çocuğu babaya salladım, keyfime bakıyorum..
      Prenses mevzuunu ben geçen sene öğrendim, izmir insanının şahane buluşları :D

      Sil
  2. Gelmeyen bahar, sevimsiz gri buz gibi toto ısıran havalar, tatilsiz geçen şubat, gaza gelip yazlık-baharlık alışveriş mevzularında birebir aynı mağduriyeti yaşıyorum. Seni cağ-nı gönülden anlıyorum :)
    Gerçi alışverişini bitirmişsin ama sana efsanevi iki site önereceğim. Bebe kıyafetlerinde kafayı yedirtecek ciciler mevcut. Aklında bulunsun bakarsın, lazım olunca ;)
    Bodendirect.de
    Tausendkind.de

    Eğer farazi hesaplamayla seneye uyabileceğine inanırsan, seneye kışın giydirmek üzere kışlık montlar hırkalar vs de bu aralar %50 indirimde.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İkinciyi biliyor ve çok seviyorum :) Ya onu yapıcam ama ne kadar büyür onu bilmediğimden göze alamıyorum aslında hep aklımda olan fikir o :D Aman bitirdim ya açtırma yine valla shopping queen gibi bişeye bağlamıştım ayrı bir evrenmiş o :P

      Sil
  3. Siz minimalist olabilirsiniz ama Maya sırf sizin çocuğunuz diye bu sizinle aynı hayat stilini yaşayacağı anlamına gelmiyor, böyle olmalı destekliyorum :D Arada "dağıtmak" lazım, öbür türlü hayat çekilmiyor, bu arada burada da (İzmir, EVET İZMİR) Mart soğuk vallahi, 2011 miydi neydi Bursa'ya kar yağmıştı, yazın çok sıcak olacakmış ama, o zaman uğrarsanız bol bol giyersiniz ipli elbisenizi :D

    Son olarak prenses esprisini anlamadım ama İzmir'de de büyümedim, sorana Bursalıyım demem lazım aslında... Geçmiş doğumgününüz kutlu olsun, ailenizle ve arkadaşlarınızla nice mutlu yıllara :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Haklısın :) 18 yaşına dek malımız gibi görüyoruz aslında doğdukları andan beri kendi karakterleri var..
      Prenses esprisi İzmir'li ağdacıların ağzıymış, ben de geçen sene öğrendim (ben de ankara doğumluyum ama hayatımın 5-18 yaş arası bursada geçtiği için bursalıyım)

      Sil
  4. Okurken geçen haftalardaki halim geldi aklıma. Ben de kızımın yazlık ayakkabı alışverişini şimdiden yaptım. Abarttım seneye giyeceği botu bile aldım, ayağının kaç numara olacağını internetten az çok tahmin ederek. Ha bu arada hepsini internetten aldım sözümona indirimli. Eşimin de eksiklerini tamamladım. Ve şunu fark ettim, kendime hiçbir şey almamışım. Hemen kozmetik ihtiyaçlarımı belirleyip internetten onların da siparişini verdim, demin mesaj geldi kargoya verilmiş yoldaymış. Bakalım kredi kartı eksterm geldiğinde de aynı hazzı yaşayacak mıyım? :)
    Şaka bir yana (şaka değil aslında hepsi gerçek) sıkıntılı olduğum bir dönemden çıktığımda alışveriş yapmak bende huy oldu. Vardır bunda da bir keramet.
    Annenin yanına gelmesi ve varlığı ile destek olması harika birşeyken, bir de giderken para bırakması göz yaşartan bir ebeveyn durumu. Benimkiler de aynı şehirde yaşamamıza rağmen hala bize geldiklerinde kenara köşeye para sıkıştırırlar, çocuğun şuyunu alırsınız buyunu alırsınız diye.
    Maya'ya kocaman bir maşallah dedim ve prensesli küloduna pek güldüm.
    Umarım siz yazın Ankara'ya gelene kadar buralar düzelir ve korkmadan bir tatil geçirirsiniz.
    Ankara'dan sevgiler..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. sorma bu blogda hiç politikaya gündeme girmiyorum ama içim kan ağlıyor, ankaralı akraba ve dostlar hep aklımda.. tekrar geçmiş olsun :(

      Sil
  5. geçen gün h&m ve mango çocuk bölümlerini netten açtım ve arin için seçtiklerimin ekran görüntüsünü aldım, güya mağazaya gidince şıp diye bulacaktım. istinyepark h&m de çocuk yokmuş ben de kendime beğendiğim "ekran görüntülerini" aldım artık arin'e daha sonra alırım napiim çıplak mı gezeyim aa?! :p

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :) erkeklere kasket tipi şapkalar çok moda burda, orda da öyle mi? H&M deki ürünlerin çoğu türkiyeden geliyor, etiketlerde yazıyor, gurur duyuyorum sonra hemen yırtılınca delinince de sinir oluyorum :P

      Sil
    2. valla moda mı bilmiyorum ama ben bayılıyorum :) arin şapka takmaktan nefret ediyor, kocama da şapka hiiiiç yakışmıyor, ah nedir bu hayatımın erkeklerinden çektiğim?! :p
      ya benim aldıklarımda hiç sorun çıkmadı, arin'in tüm giysileri h&m nerdeyse..

      Sil
  6. :))))ahahaja ay kendimi buldum yazıda:) hava burdada ıkı gundur bozdu ya:(onun dısında biz ztn ana oğul içten yanmalı olduğumuzdan ince giyiniyoruz.Tuvalet için bir maşallahhhhhh geliyor en içteninden bizde ucundan başladık bakalım.Mart bahar tabikisiii miss gibi çiçekler var heryerde agaclar tomurcuklandı renklenıyor buralar ama ulke gundemı bozuk:(insanda baharın huzuru bıle kalmıyor sanki mutlu olunca suçluluk duyucakmışım gbi.. Doğumgunume az kaldı oyuzden o alışverıs cılgınlığının aynısını yasamama bi iki gun var.Gecen sene eşim yukluu bir mıktar hedıye cekı vermişti(aldığı hedıyelere hep soylendiğim için onu çözüm bulmuş) ama bn onunda üstüne para vererek kendi rekorumu kırmıs,üstelik tum bu parayı Berkay için harcamıştım:)sonra koccağcıım üzülmüş bna hediye almış.Neyse şu tuvalet olayı bır bıtsın oğluşu İzmire goturucem nisanda otlarda cıkıyor ohhh missss..beklerim o tarıhlerde tr de olursan.. Bu arada bn çıtçıtlı yenı bıraktım kendı gıdıp otursun dıye ama çok datlı modeller var belki alırım yıne

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. şu an lapa lapa kar yağıyor ve ben somurttum oturuyorum..
      tuvalet konusunda ben hiç bir şey yapmadım :D o kendi başladı o nedenle hiç bir önerim olmayacak yahu, hatta böyle yazı dizisi falan hazırlarım diye geçmişti içimden, en büyük kabusum malum.. :D ama kolay gelsin'i hemen iliştiriyorum! bol şans...!

      Sil
  7. cocuklara bahce toprak isleri kapsaminda benim de yaklasan paskalya icin kizimla yapmayi planladigim bir aktivite var size de oneriyorum.

    yumurtalarin kabuklarinin icine (bunun icin yumurtalari kirarken ikiye bolmek yerine sadece ust tarafindan bir miktar acmaya ozen gostermek gerek) toprak ve de sevdigimiz bitkilerin tohumlarini koyuyoruz: reyhan, nane ya da cicek tohumu ama cicek tohumunun filizlenmesi uzun surebilir. Sonra yulurtalari tekrar karton kutuya koyup gun asiri bir iki damla suyla suluyoiruz. 10-15 gune ilk filizker cikiyor. Biz bunu paskalya zamani evlerine gidecegimiz kisilerin evine kizim hediye gotursun diye dusunduk. size de tavsiye ederim. bu arada size olabildigince pozitif enerji gonderiyorum, bugun ne istiyorsaniz istediginiz sekilde sonuclanir umarim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Şahane fikir, çok teşekkürler :)

      Sil

Anonim yani isimsiz ya da rumuzsuz yorumlara, hakaret, belirli bir gruba karşı ayrımcılık ya da ırkçılık içeren yorumlara, en önemlisi de yanlış bilgi ya da yönlendirici (melisiniz, malısınız'lı) yanlışlar içeren yorumlara BU BLOGDA YER YOKTUR. Bu davranışları yapan kişiler, genel huzurumuz için engellenecektir. Teşekkürler!