28 Mart 2016 Pazartesi

Bahar mı geliyor ne?! :)

Paskalya gelmeden bahar gelmez diyorlar burada.. Paskalya tatilini Maya'nın idrar yolu enfeksiyonu sonrası ağır soğuk algınlığı sonrası anjin sonrası bana pas vermesi ve benim de hemen akabinde hapı yutmam ve kamyon çarpmış gibi hissettiğim tuhaf bir grip ve çoklu enfeksiyonlar (göz, karın ve ağız içi) ile geride bıraktık. Bugün ilk defa ateşsiz ve "aaa kuşlar cıvıldıyo" diyerek uyandık. Çapaklı gözlerimizi saf su ile temizledikten sonra güneşli bir gün olduğunu da fark edip, daha da sevindik. Hele biz yatak dşek yatarken, komşuların mahallemizi paskalya yumurtalarıyla süslediklerini fark edince... Eh artık kabul etmek lazım: Bahar geliyoooor!

Bu sabah yumurtaları kaynattım, Maya ile beraber boyadık, üstüne çıkartmalar falan yapıştırdı, sonra bizi odadan çıkartıp tamamen kendi buluşu olan "çok gizli" mekanlara sakladı onları tek tek. Sonra çağırdı bizi, "arayın!" dedi. Ama dayanamadı, kendi parmağıyla "hayır, oraya değil buraya bakıcaksın, hayır kapının arkasına bak" diye gizli mekanlarını bir bir gösterdi :)

Bu sene çikolata şeker yerine boyanmış yumurta değiş tokuş ettik dostlar ve akrabalarla, yoksa hepimiz 3'er kilo alıyoruz paskalya tatilinde. Bizimkiler böyle yandaki gibi oldu.. Bu iş için hazırlanmış boya takımları var, azıcık suya katıp biraz da parlak olması için sirke katıyorum. Kuruyunca da Maya üstlerine çıkartmalar yapıştırıyor ya da kalemle surat falan çiziyoruz. Sevimli oluyor.

Sokaklarda insanlar ağaçlarını renkli plastik yumurtalarla ve evlerini tavşan, yumurta, civciv temalarıyla süslüyorlar. Aslen paskalya "diriliş yortusu" denen dini bayram hıristiyanlarda, yani Hz. İsa'nın çarmıha gerilip, cennete yükselişi ve 3. gün bir daha dünya üzerinde görülüşünü içeren 3 günlük bir dini bayram. Noelden sonraki en önemli dini bayram. Aslında bana hep Hz. İsa'nın doğumu olan Noel'in kutlanışı çok ağır ve duygulu, ölümü olan Paskalya ise çok neşeli geldiği için tuhaf bir karışıklık hissederim ama ölüme farklı bir bakışla "diriliş" yani tanrıya kavuşma düşünülünce bayram olarak kutlanması da normal sanırım. Zaten daha önce de bahsetmiştim, Hıristiyan cenazeleri çok ağır, ağlamalı geçmez, yaşam kutlanır ve yenip içilir genellikle. Sanırım biz müslümanlar ölümü daha olumsuz algılıyoruz..

Neyse kısaca sokaklar ve evler süsleniyor. Biz de evdeki uzun boylu bitkilerimizi süsledik. Bu gariban benjamininim alt yaprakları bir takım cüce şahıslar tarafından ellenmekten yolunmaktan böyle kelleşti. Zavallı çiçek kendini korumak için alttaki yapraklarını döküp uzun boylu tepesinde bir sürü yaprak olan tuhaf bir bitkiye dönüştü.. Ben evde çiçek ve bitki çok seviyorum ama kedili ve çocuklu evlerde bir sürü bitki ve çiçek bakmak ne zor yahu!

Hastalık nedeniyle bu sene bizim evde verdiğimiz efsanevi paskalya kahvaltısı davetlerini veremedik malesef.. Oysa geçen senelerde bir çok dost ve aile ağırlamıştık, biraz buruk hissettim o nedenle. Olsun, seneye iki kat yaparız inşallah..

İşte böyle geçti Paskalya Bayramı.. Bu memlekette Mayıs'ın 12sinde kar yağdığına şahit olduğum için baharın gelmesi fikrine hala temkinli yaklaşıyorum ama kuş cıvıltıları da aklımı çelmiyor değil :)

14 yorum:

  1. Mayısta kar mı? Bn orda süresiz depresyonda yaşarım:)) kontrol etmeyı sevıyor çocuk dayanamamış göstermiş ya masha gbi gozumde canladı haha.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. 31 Mayıs'ta Maya'yı doğurmaya giderken üstümde uzun kollu blüz, onun üstünde hırka, altta uzun çorap, yünlü etek ve boğazımda koca bir kalın şal vardı. Fotoları gören bu ne biçim yaz çocuğu diyor.. Haziran aslında bizim Nisan gibi :D Gel de sinir olma..

      Sil
  2. O ağaç ne güzel olmuş öyle. Yazıyı okumadan önce bu kadar yumurtayı kırmadan nasıl ağaca bağlamışlar, sabahları yumurta lazım olunca ağaçtan mı topluyorlar diyecektim ki :) Yazıyı okuyunca plastik olduğunu anladım. Onların tabi dini bayramı ama, yumurtaları falan süslüyorlar ya benim çok hoşuma gidiyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Eskiler bir de yumurtayı topluiğne ile deler içindeki akı alır, öyle boyarlarmış ama ben hiç gerçeğini göremedim..

      Sil
  3. iyi bayramlar! :)
    kaç gündür arin ile yumurta boyayacağım ama heep bişi çıktı ya..akşam üşenmesem bari :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :) dolu dolu yaşıyorsunuz ne güzel..

      Sil
  4. Ya var ya ben de hep diyordum bu paskalya bayramındaki yumurtaları kırmadan nasıl boyuyorlar? Meğer önceden kaynatılıyormuş :) cahilliğimi seveyim :)
    Umarım ben bunları yazarken ya da sen okurken gripler, hastalıklar geçip gitmiş, bayram havası gelmiştir..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :D Evet önceden kaynatılıyor sert oluyor boyamadan önce..
      Sorma, hastalıktan başımı kaldıramadım 2 haftadır yazıcam elim değerse..

      Sil
  5. sokaklarin yumurtayla donatilmasi fikrini cok sevdim. Paris'te oyle birsey yok hos olsaydi da yumurtalar ayni gece talan edilirdi :) burda da bu haftasonu 21 derece olacak hava, kizim 10.binince hasta olmazsa ben de havuza gitmek istiyorum kendisiyle:)

    haslanmis yumurta gelenegi de tuttum zira ben en az bir uc kilo almis olabilirim bu paskalyada.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Gerçekten mi? Bizim de aklımızda Paris romantizmin doruğunda, herkes kibar herşey süper güzel :)

      Sil
  6. ceren iyi misin ses ver yazilarini ozledim <3

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkürler, çok hastaydım, gelicem ilk fırsatta :)

      Sil
  7. Ceren, bahar gelince bizi unuttun :)) hic ugramıyorsun buralara :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. <3 kalp kalbe karşıymış, bu yorumunu okumamıştım bak..

      Sil

Anonim yani isimsiz ya da rumuzsuz yorumlara, hakaret, belirli bir gruba karşı ayrımcılık ya da ırkçılık içeren yorumlara, en önemlisi de yanlış bilgi ya da yönlendirici (melisiniz, malısınız'lı) yanlışlar içeren yorumlara BU BLOGDA YER YOKTUR. Bu davranışları yapan kişiler, genel huzurumuz için engellenecektir. Teşekkürler!