8 Mart 2016 Salı

Dayanamadım, geldim :)

Ben geldiiim! :) 2-3 hafta demiştim ama dayanamadım, geldim. Öncelikle moralimin bozuk olduğu zor dönemimde bana verdiğiniz güzel dilekler, dualar, enerjiler için çok teşekkür ederim. Malum Şubat ve Mart ayları, dengesiz hava, ortalıkta kaynaşan virüsler derken hastalıklarla geçiyor. Biz de nasibimizi aldık, 1 aydır çeşit çeşit hastalıklarla mücadele ederken de fiziksel ve psikolojik anlamda yoruldum, tükendim. Bu çok normal, hayat her zaman güllerle gelmiyor ve isyan etmek de gülmek kadar doğal bir duygu. İnsan olmak, farklı duyguları yaşayabilmek demek..

Benim çocuğum zor bir çocuk. Psikolog olarak "etiketleme"ye tabii ki karşıyım ama zorlanırken de "oy oy çocuğum bir melek, tüm suç benim beceriksiz acemi anneliğim" diyemeyeceğim çünkü bu doğru değil ve kendime yüklenmek içinde bulunduğum durumun gerçekliğini değiştirmeyecek. Zor bir çocuk olması onu ortalama bir ebeveynin çocuğunu sevdiğinden daha az seviyoruz anlamına gelmiyor ama gerek mesleki deneyimim, gerek sosyal çevremde gözlemlediklerimle çok rahat söyleyebilirim ki; çocuğum diğer çocuklardan daha fazla ilgi isteyen, duygusal konularda algısı daha açık ve daha çabuk etkilenen, etkilendiği olayı atlatması daha uzun ve zor bir süreç alan bir çocuk. Bunu kabul etmemek, "ben bu işi beceremedim, belki daha deneyimli bir anne olsam, belki çocuğumu daha fazla anlamaya çalışıyor, tüm enerjimi ona veriyor, yaşamımı onun ihtiyaçlarına göre şekillendiriyor olsaydım o da daha rahat bir çocuk olurdu" demek, hem doğru değil hem de gerçekçi değil. Kaldı ki saçı süpürge anaların Tükenmişlik Sendromu'na daha sık yakalandıkları ve mutsuz doyumsuz çocuklar yetiştirdikleri de bilimin kabul ettiği bir gerçek artık. "Kabullenmek", zorlandığımız bir konuyu çözebilmek için atılabilecek ilk adım, çünkü sorunun varlığını kabul edersek, algımız daha açık olarak bakıyoruz ve daha nötr bir çözüm üretebiliyoruz.

Daha önceki yazılarımda her annenin bir hassas noktası olduğunu ve çocuğun bundan etkilendiğini ve anneyi bu noktada zorladığını anlatmıştım. Kimininki uyku, kimininki yemek, kimininki çabuk sıkılma.. Fakat bir de bunun daha geniş yelpazede yaşandığı çocuklar var, yani "o da var, bu da var, ne ararsan var" der anneler hani.. İşte benim kızım da biraz öyle çıktı. Hikayemizi en baştan takip edenler biliyor, tam 8 ay emmediği ve uyumadığı zamanın %95'inde ağlayan bir çocuktu benim kızım. Bitkisel ilaçları, beslenme ve uyku şekli düzenlemelerini, ailecek psikolojik yardım almayı, hepsini denedik. Olmadı. Sonra bir gün, baktım normalde tüm gün ağlarken 1-2 saat gülmeye başlamış, sonra o oldu 3-4 saat, o oldu 5-6 saat, derken rahatladı. Büyüdü dedik. Bu sefer büyümenin getirdiği dertler başladı, diğer çocuklarla sosyalleşirken sık hastalanma, bugüne kadar getirdiği çok ağır bağırsak sorunları, üstüne 2 yaş bağımsızlık savaşları, o geçti derken duygusal anlamda aşırı hassas oluşu nedeniyle yaşadığı psikolojik ve sağlık sorunları.. Yani çocuğumu yere koyup oynamasını izlemek ya da en yakın aile üyesi bile olsa bir başkasına emanet edip de çıkmak nedir bilmedim ben. Çocuğum beni istedi, ben de onu itmedim, aldım hep kucağıma, o bağırdı, ben seni seviyorum dedim, o itti ben sakin kalmanın yolunu öğrenmek için kurslara gittim. Yanlış anlamayın, bunlar ebeveynlik görevimdi, pişman değilim. Ama çok yoruldum, bir çocuk büyütürken 10 çocuk büyütmüş kadar yoruldum.. Ve bana gelip de, benim şartlarımı hiç bilmeden, insanların "bunu böyle yapmıyorsun da ondan" ya da "bırakıver canım rahat ol azcık" demelerinden yoruldum..

Bırakamıyorum evet. Nedeni; bırakma şansım yok. Geçen hafta annem geldi biliyorsunuz. Maya yeni hastalıktan kalkmıştı, oh ne güzel oynayacaklar derken, annemin gelişinin ikinci günü hastalandı. Bu sefer aşırı ateşlenmedi (38.7 bizim evde ateş sayılmıyor) ama aşırı bir bağlanma ve huysuzluğu oldu. Annem Maya'yı bırakın kucağına almayı, göz teması bile kurmayı başaramadı çünkü Maya kendini kucağıma gömdü, anneme sırt değil resmen yüz çevirdi, bağırdı, ağladı, kendine dokundurtmadı. Öyle tam 6 gün sabahtan akşama dek aynı koltukta kucak kucağa oturduk, kitap okuduk, çizgi film izledik ve uyuyabildiğimiz zaman uyuduk. Annemse bize yemek yaptı, evimizi topladı sağolsun ama Maya'yı yüklenme kısmında bir yardımı olmadı. O zaman da anladım ki; ben bu işte yapayalnızım. Benim kimsem yok. Ben tamamen tek başımayım..

Bu çok zor bir duygu. 6 gün boyunca sadece koltukta oturduğunuzu düşünün, kıpırdamadan, devamlı anne diye ağlayan bir çocuğa sarılarak. Tamam Allah korusun, beterinden saklasın, kronik hastalığı olan çocukları düşününce bu hiç dert değil, şükrediyorum.. Ama yine de zor işte, herkesin derdi kendine zor. Basit bir reflü diyorsunuz, yaşayana sorun.. Basit bir alerji diyorsunuz, geçirene sorun.. Zorlandım işte, hastalık dönemleri benim için zor ve ne yazık ki bizde çok sık yaşanıyor. Sık yaşanınca, bir noktadan sonra uykusuzluk, fiziksel ve psikolojik yorgunlukla tükeniyorum.. İsyan ediyorum, ne yapayım? İnsanım ben de..

Ama "hayat döngüsü" denen şey var neyse ki.. Hayat zorluklarla geliyor, üzülüyoruz ağlıyoruz isyan ediyoruz.. Dua ediyoruz, sabrediyoruz, geçecek diyoruz.. Sonra biraz düzlüğe çıkıyorsun, iki yüzün gülüyor, mutlu oluyorsun, birden geçen hafta görmediğin, dışardaki çiçeği böceği görüveriyorsun.. Şanslıysan az soluklanıyorsun, biraz ara veriyorsun, güç ve enerji topluyorsun. Sonra yine aynı döngü.. Hayat bu.

Genel anlamda mutlu bir insanım ben. Ama çok duygusalım, hayat da beni zorluyor, çok çiçek böcek geçmiyor. Geçse de hayat bomboş gelirdi, "bir şey öğrenemeden, bir anlam yakalayamadan gidiyorum" derdim, düşünen bir insanım çünkü. Çağın hastalığı; düşünmek.. Olsun, hastalığım bu olsun. En azından "yaşıyorum!" diyorum, iyisiyle kötüsüyle, mutluluğuyla hüznüyle delirmeleriyle kendimi "yaşıyor" hissediyorum ya, bu da yeter..

Kısaca; 2-3 hafta demiştim ama dayanamadım geldim. Annem döndü, Maya kreşe, ben işe ve diğer işlere.. Kreşte ateşli ishal salgını başlamış bu arada, bakalım bize ne zaman vuracak. Az biraz soluklanabilirsem, biraz güçlenmek istiyorum, bu sıra çok zor geçti..

Birkaç yeni plan ve projem var sevgili bloggercıklarım.. Bunları size nasıl anlatacağım henüz bilemiyorum. Bu ayın sonunda şekillenecek gibi hissediyorum. Yaşamımda büyük değişiklikler planlıyorum ve bu, bloğu direkt etkileyecek gibi görünüyor. Fakat önümüzde biraz daha zaman var, biraz daha yaşam var, biraz daha yazı var.. Sağlık ve huzurla.......

Bu sıra okuduğum, önerdiğim kitaplar: Jesper Juul "Raising your competent child" ve "your competent child".

41 yorum:

  1. hoşgeldin ceren :)

    gittiğimiz psikiyatrist de arin için "zor çocuk, kabulleneceksiniz, yapcak bişi yok" demişti. etiketledi çocuğumu diye ne çemkirmiştim kadına :) zira bence bütün bu zorluklar çocuk olmanın getirisi hala (şuursuzum!)

    böyle böyle büyüyecekler, başa gelen çekiliyo bee... :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çocuğu etiketledi diye kızıyoruz ama biz kendi kendimizi etiketlerken neden kızmıyoruz kendimize? Bize yazık değil mi? Şunu mu yapamadım, bu mu eksik, acaba şöyle mi olsaydı derken kendi güvensizliklerimiz ve sorunlarımız altında boğuluyoruz. Bak sen de aslında bir çeşit kabullenme yaşamışsın, yoksa "böyle böyle büyüyecekler" demek kolay değil :) Bu çocuk böyle, bu onun karakteri, o zaman durumun bir şekilde yaşanabilir ve hatta mutlu olunabilir yanını bulmak lazım ikinci adım. Son adım da bunu uygulamak :D

      Sil
    2. imamın dediğini yap yaptığını yapma durumu işte bizim kendimizi etiketlememiz :) benimki kabullenme değil, öğrenilmiş çaresizlik, şuursuzluk! :)
      bak mesela arin'in uyku düzeni yalan oldu son bir aydır, sebebini bilmiyorum ama adam uyumuyo, yatağa yatırınca kıyameti koparıyor, ayakta sallamayı bile denedim düşün! ve aynen dediğin gibi sürekli şöyle mi yapsaydım böyle mi yapsaydım diyip kendimi yiyorum ya!off..sevmesek çekilecek dert diiler bee :p

      Sil
  2. Annenim bana söylediği cümle " sen 1 değil 10 çocuk büyütürsün ona harcadığın emekle" ( normal çocuk olsaydı yani) evet bazıları arkaarkaya doğuruyor bebeleri 2-3-4 çocukla bizim bir taneyle ilgilendiğimiz uğraştığımız yorulduğumuz kadar yorulmuyor çok doğru.

    Kolay gelsin , Mayaya da. Çok geçmiş olsun

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :) Annen dediyse doğrudur.. Benim annem hep "rahat ol, sen kendin kafana takıyorsun, bal gibi çocuk" modundaydı. Bu sefer "evet Maya çok zor ve çok hassas bir çocuk, senin işin çok zor" dedi giderken.. :D Bu bile yeter valla, oh be dedim sonunda anladı halimi..

      Sil
    2. Hoşgeldin sevgili ceren iyi ki geldin yazilarinla hepimize iyi geliyorsun seninki kadar olmasa da benzer sıkıntılar yasayan anneler olarak bize öyle güzel ornek oluyorsunki teşekkür ler

      Sil
  3. gerçekten ancak yaşayan bilir. benim oğlum reflü çekiyor doğduğundan beri..21 ay bitti hala ilaçlar ilaçlar.. her şeyi yiyemez..midesi yanınca yanına yaklaşılmaz..Allah yardımcınız olsun çocuklar hasta olmasın...

    YanıtlaSil
  4. Kesinlikle her çocuk aynı olmuyor. Kızım ve oğlum var, oğlum daha küçük ama 2 yaşına getirene kadar depresyona girdik babasıyla. Çok ağlayan ve gece uykuları olmayan bir çocuktu. Hala çok içli alıngan hemen alt üst olabilen bir yapısı var şuan 8 yaşında. Onu sürekli psikolojik olarak motive ederek ilerliyoruz. Geçiyor, hafifliyor ama kesinlikle zor, kolay gelsin.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet bakın işte aynı ailede iki farklı çocuk, demek ki sorun aile tutumunda değil, çocuğun karakteri hassas olabiliyor ve siz ne kadar "ikinci çocuk artık deneyimliyim" diye bile düşünseniz al işte sil baştam.. Teşekkürler..

      Sil
  5. İyi ki geldin, hoşgeldin. Üstesinden gelmene, başedebilmene yada birlikte yaşamaya alışmana sevindim. Mutlu oldum. Sayende çok şey öğrendim. Allah kolaylık versin. Dualarımız seninle.

    YanıtlaSil
  6. maya nın yaptığının 10 da 1 ini deren yapıyor 1 haftadır eli maşalı oldum nerdeyse göz göre göre inada bindirdiğim oldu yorgunkuk bıkkınlıktan. hasta mı sendrom mu nedir o da belirsiz. sabrına hayranım tekrar burdan yazayım dedim.

    büyük değişikşikler ülke mi değişiyor ceren :)))
    neyse göreceğiz yakında
    sevgiler
    ( 2 çocuk annesi olma ihtimali devam )

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. <3 Sağol canımmm.. Yok ülkede kalıcıyız şimdilik :D Benim hayat planlarım değişiyor.
      Bi test yap ya gözünü seveyim, niye bekliyorsun anlamadıııım :P

      Sil
    2. korkudan tırnaklarımı yediğim için yapamam ben inatla negatif sonucu bekliyorum ama beklenen olmazsa bi 10 gün artık el mecbur tıbbi bir destek alıcam :))))

      Sil
  7. Ah bu kadınlar! Bi çocuk doğuruyor sonra da çocuk gelişim uzmanı oluyorlar başımıza :) herkesin doğrusu kendine. Her çocuk farklı. Aynı anadan doğsa da.. Çok kulak asmamak lazım ama benim annelik yolumda beni en yoran çocuklardan ziyade bu bilmiş anneler oldu. Herkes en iyisini biliyo he :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu arada geçmiş olsun. Anneler bu tane. Yemek yapması bile yetmistir. Ona yolu gelmesi bile yeter. Allahım eksikliğini göstermesin..

      Sil
    2. Kesinlikle, annem olmasa valla geçen hafta 2 kat zorlanırdım, sağolsun varolsun!
      Bu arada yahu evet o kadınlar sokakta durdurup anneliğine laf atıyor insanın, çok şahane :D

      Sil
  8. Ara boyunca blogu müptezel gibi "yeni yazı var mı" diye kontrol ettiğimi söyleyeyim belki gülümsetir :) Allah dağına göre kar veriyor derlermiş ya, bence çok doğru, beni dövecekmişsiniz gibi hissediyorum ama sanki Maya gibi zor bir çocuğun sizin gibi işin mutfağından gelen, bilinçli bir anneye ihtiyacı vardı gibime geliyor...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben miyim o Nikki, sağol ya, ama içten içe kendimi yiyorum her anne gibi güvensizlikler ve şüphelerle.. Ah ah... ben böyle olacak kadın mıydııım :P

      Sil
  9. Dün hop diye okudum ama yazamamıştım. Ceren, ben de Nikki'ye katılıyorum. Çeşitli aileler tanıyorum ve öyle dengeler var ki.

    Bir aile var mesela, baba aşırı kaba saba-dan dun. Japon adı gibi oldu :D O ailede baba figürü öyle ki yani eğer çocuk hassas olaydı, beter bir sonuç olabilirdi.

    Başka bir ailede anne ilgisiz, savruk, eve az geliyor. Orda da baba çok aşırı anaç. Al yine denge.

    İki çocuklu başka bir ailede, çocuklardan biri pessimistliğin kitabını yazarken, öteki çiçek kalpli. Biri ailenin başına gerçek belalar sokarken, diğeri güzel kahvaltılar hazırlıyor. Tabi ki anne baba tavrının çocuklar üzerinde etkisi büyük ama her birey de kendi karakteriyle doğmuyor mu?

    Yani demem o ki, Maya da ben gibi hassas, kırılgan bir çocuk ve iyi ki sizin gibi anne babaya denk geldi :)
    Bak denge yani.

    Sen başka bir yazında yazmıştın ki sonunda kazanıcam bu davayı. Maya, harika bir çocuk ve onu kendi içinde mutlu biri haline getiricem. Bir de böyle hassas çocuklar ilgisiz bırakılırsa ve üzerinde emek verilmezse sonunda histerik, memnuniyetsiz bireyler oluyor diye de eklemiştin.

    Maya gibi ne çocuklar var. Ama aileleri onlara 'hassas' demek yerine 'şımarık, bencil' diyerek, zarar veriyor. Keşke herkes çağın hastalığına yakalansa. Biraz düşünce biraz okuma yapsa.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :D Valla mutlu mu bilemiyorum ama belki de onu mutlu hale getirme misyonumu kendimi mutlu hale getirme misyonuyla değiştirsem hepimiz rahatlayacağız.. Uğraşıyorum ama bebek adımlarıyla ilerliyorum..

      Sil
  10. Ceren, senin bu sıkıntılardan öğrenmen gereken şeyler vardır belki Allah bu yüzden sana bu sıkıntıları yaşatıyordur. Ben de hatırlatayım, sabah namazında bile aklıma geldin, dua ettim sana. Sonra da ne güzel bir yer edindiğini düşündüm benim ve birçok kişinin hayatında:) bu arada sevişmeyi ihmal etme böyle zamanlarda, birşekilde motive et kendini, fırsatını yarat veee:) sevgiler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu yazının altında önerdiğim kitapların yazarının çok ilginç bir fikri var; bu tip çocukların çiftlerin ilişkisindeki ya da anne babanın kendi kişiliğindeki bazı pürüzleri "düzeltme" amacıyla bu şekilde davrandıklarını ve bu çocuk sayesinde senin aslında kendini düzelttiğini ve bu sayede çocukla yaşamaya da "alıştığını" söylüyor. Çok ilginç bu.. Okudukça aslında buluyorum bu pürüzleri tek tek :) Yani katılıyorum kesinlikle öğrenmem gereken birşeyler var, mutlaka!
      Canım Allah kabul etsin, çok teşekkür ederim, çok duygulandım..
      Bu arada namazdan sevişmeye çok ani geçiş olmuş bir an bocaladım :D Güldürdün beni ilahi, sen de gül dileri....

      Sil
    2. merhaba :)

      ya inanır mısın ceren ben de törpülendiğimi hissediyorum. yazarın fikri çok enteresan ve doğru. vay beee...
      songül hanımın çok yerinde olan tavsiyesine uyalım da egeyi uyuttuktan sonra salona saç baş dağılmış, parmak ucunda yürüyerek ve yarı uyur beynimle gelirken nasıl hazırlanacağımı bilemiyorum açıkçası :D erkekler gibi olaydık bizde, her an göreve hazır :P
      sevgiler :))

      Sil
    3. :D ya hakikaten nasıl bir savaş veriyorsak, benim de saçım başım dağılıyor :D

      Sil
  11. Hosgeldin Ceren,ne zaman doneceksin diye yollarini gozluyordum :)
    Sen 6 gun kucak kucaga gecirmissin ben 2 gun kucak kucaga olunca pes ediyorum,sinirlerim bozuluyor.Allah kolaylik versin hepimize.Cocugun hastaligi isi cok sinir bozucu ama cevreden akil verme isi daha sinir bozucu.Benim minnak olanda hasta pazar aksamindan beri.Pazartesi dr gittim anjin olmus dedi.Tekrar antibiyotik kullanmaliymisiz:(Artik cevremden tarafindan o kadar suclaniyorum ki bu hatsaliklarda kendimi dr`a israrla usutmemisim cocugu di mi yani birinden mikrop gecmis di mi derken buldum ki cocugun hastalandigini duyan herkes(birkac arkadasim dahil) e tabi cocugu disari cikartiyorsun usutmussundur tabi dediler.Bende kendi derdimi buraya anlatmis oldum ama cinnete 5 var durumundayim:)))

    Gokce

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Gökçe çok geçmiş olsun, hemencecik geçsin, sabır.. Sorma, idmanlıyım ben :D Şaka bir yana valla aklımı kaçırıyordum Peppa Pig oldu içim dışım.. Ay ekransız büyütürken böyle hastalık zamanlarında çok bocalıyorum, lütfen bana bu yorumu okuyanlar biraz ekran önerisi versin.. pappa Pig çok seviyor, öyle o ayarda bişeyler..

      Sil
    2. Tereciye tere satmak olucak biraz :) ama bizim gittiğimiz psikiyatris çocuk hastayken bütünluralları kaldırıp heristediğini yapmasına izin vermeyin dedi. Normalden daha fazla ilgi oyun şefkat vs tamam ama normalde çikolata yemesi yasaksa hastaykende yasak olsun dedi. Çünkü hastalığı silaholarak kullanıp 2 günde iyileşicekken daha uzun sürer ve dahasık hasta olur dedi. Çizgi film , oğlum izlemiyor , (kendi tercihi ,) ben seyrediyorum maşa ve ayı çok güzel :))

      Sil
    3. Çok doğru demiş, ben de olsam bana danışan kişiye aynısını derdim ama kendi çocuğuma uygulama konusunda.. çaktım. :D Valla çikolata veriyorum, çizgi film de izletiyorum ama onun gönlü olsundan çok ben aklımı kaçırmadan bu dnemi atlatabileyim diye :D

      Sil
  12. ilk çocukta kendimi usta ilan etmişken 2.cocukda resmen acemilik yaşayan biri olarak seni çok iyi anlıyorum. Kız çocuklarımı zor karakter meselesimi folikasit yüzünden mi bilmiyorum ama şu son 3 yılda resmen tükendiğimi hissediyorum ama sesli söylemiyorum kabul edersem çökecekmişim gibi geliyor yıkılma hakkı vermiyorum kendime onun yerine geçecek bu günler büyüyecek işte diyerek kendimi teselli ediyoru işe yarıyormu? ehh biraz :) çok geçmiş olsun bu arada çok öpüyorum ana kız ikinizideee ;)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :) valla gülşahçım hangisi bilmiyorum ama kızlar zilli oluyor o kesin.. teşekkür ederiz! <3

      Sil
  13. Oncelikle geçmiş olsun ceren. Yaz geliyor artık, umarım hastalıklar hiç değilse bir süre ara verir hayatımıza.
    Okuyunca hemen hemen her cümlede "evet" , "dimi?", "tabii ya" benim de", "bence de" "bizde de" "aynen" (Türkçede varolan benzeri tüm kelimeleri sayabilirim) sarfettim. Evet bizim çocuklarımız zor. Ege de başka yönlerden zor. Kolay tarafları da var tabii ama daha az. Hepsinin başka başka yönleri işte. Geçen bir arkadaşla konuşuyorduk, arkadaşı "senin tek başına bir tatile çıkman lazım" demiş de..küfür gibi geliyor bazen bu sözler bile insana. Ulen ben çocuğumu senin gibi birilerine emanet edip rahatça gezemiyorum veya çocuğumu yanıma katıp bir cafeye kahve içmeye gidemiyorum ayol, ortalığı birbirine katıyor resmen (sanki etinden et kopariyorum arkadaşın!) sen ne tatilinden bahsediyorsun?! Bir de şu "alıştır canım, sen de hiç aliatirmamissin"cilar yok muuu elime gecirsem bi kaşık suda bogucam hepsini!
    Velhasıl haklısın, isyan etmekte de, serzeniste bulunmakta da, bazen azıcık burulmakta da...oluyor napalım, insanız biz de... Bak neyseki yazıyor paylaşıyoruz da, hiç değilse manen destek oluyoruz birbirimize.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ay alıştır azcık'cıların ya çocuğu yok ya çocuğu büyütmüşler ve hafızalardan silinmiş ya da hakikaten iyi bir bakıcıları var gözleri arkada değil.. Ben de her halikarda sinir oluyorum :D

      Sil
  14. İyiki geldin! Yazma amacın belki farklı ama bir farkındalık yaratıyor bünyede.En azından burdan rahatlıyoruz boşver.Şu değişim işini çoook merak ettim aa çatlarım bak:) Ayrıca yazarın tespitleri nasıl da doğru okumam lazım tamamını.. "Zor çocuk" olduğunu kabul etsem de bazen çıldırıyorum,asfalyalarım atıyor:( niyeee diye soruyorum.. Yüzüme çıkmadan uyusa mesela..Öte yandan çocuk çok mutlu ve sosyal.Genel hali hep sırıtık hatta öfke krizleri hafta da bir kereye indi sadece inatlaşma devam o da normal ztn.. Ama işte heryerde çok hareketli olduğu için hemen dikkat çekiyor."hiperaktif herhal" diye etiketlemeye bayılıyorlar."çok biliyorsunuz zaten, hem bakıyorumda 3 yaşlarında kum yememesi gerektiğini bilmeyen bir çocuğunuz var ama ona bakıcapına öldürücü bakışlarınla başkalarının çocuklarını süzüyorsun hanıııım" demek istiyorum:) Bir bilenler dolu memleketimde kendi tarzında çocuk yetiştirmek zor.Takma takma nereye kdr.. Sabır konusunda sana hayranım bana ondan çooook lazım işte.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :) Ben çok sabırsızdım, bu annelik deneyimi bana tek şey öğrettiyse o da sabır oldu aslında.. Sabır ve değiştiremediğim şeyleri kabullenmek.. Hala da öğrenemedim ama yolunda ilerliyorum diyebilirim anca..

      Sil
  15. Ben de uykudan yana kendimi başarısız hissediyorum;( uykuyu halledemediğim için emzirmeyi de bıraktıramıyorum resmen kabusum oldu;((((24ay bitti ben bittim!mira artık uyutma süreci uzayınca ben oflayıp poflamaya başlayınca anne üzülme üzülme diyor;(((( artık iyilikten çok kötülük yapıyorum emzirerek ama emerek 2saati bulan uykuya dalma süreci emzirmeden ne kadar sürer hayal bile edemiyorum😫😫😫uykusuzum,huzursuzum,kocayı boşayabilirim o noktadayım. iznim de bitiyor iyice gerildim.sana faydalı bişeyler yazmak isterdim ama kendime faydam yok;(yaşıyorum.hassasım,yengeç burcuyum.balık burcu olmasın da ne olursa olsun diyordum (balık yengeçten de hassas diye bildiğim için)balık doğdu yükseleni yengeç.bana kaderimin bir oyunu bu...tey teeeey.sevgiler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ay o anne üzülme'ler zaten çok alem.. Eşimle azıcık tartışsak "anne mutlu musun?" başlıyor, ağız tadıyla negatif duygularımı yaşayamaz oldum, hep oyun hep tiyatro onun karşısında.. Biliyorum aslında iyi değil, tüm duyguları görmesi öğrenmesi lazım ama çok ağır tepki veriyor negatif duygulara, diğer çocuklar gibi salla gitsin'ci olmadığı için, devamlı gözlem halinde.. Psikoloğun çocuğu işte, insan sarrafı olacak büyüyünce ama aklımı kaçırmadan büyütebilirsem.. :P
      Uyku konusunda aslında 24 ay civarında çoğumuzun yaşadığı bir dönemden geçiyor olabilirsin, bu dönemde benim görüşüm çocuğun öyle uykusu ihtiyacı azaldığı için gün içinde fazla yorulmayan çocuk uykuya zor geçiyor. Çok duyuyorum delirmek üzereyim 2 saatte uyumuyor diyen anneleri, ben memeyi kesince rahatlamıştım, hem uykuya dalma süresi azaldı hem gece uyanmaları azaldı ama bende işe yarayan illa ki doğrudur demem kesinlikle, sen içinden hangisi doğru geliyorsa onu yapmalısın.. Alternatif olarak öğle uykusunu da kısaltabilir hatta kesebilirsin ilk 1-2 hafta zorlar ama sonra 7'de yatıp 7'de kalkan çocuklar var yani.. Fikir bunlar, kural asla değil :) Dediğim gibi önemli olan senin içinden geleni takip etmen..

      Sil
  16. Ya bir sürü şey yazıcaktım, son cümlen unutturdu hepsini. Bırakıcak mısın blogu?

    YanıtlaSil

Anonim yani isimsiz ya da rumuzsuz yorumlara, hakaret, belirli bir gruba karşı ayrımcılık ya da ırkçılık içeren yorumlara, en önemlisi de yanlış bilgi ya da yönlendirici (melisiniz, malısınız'lı) yanlışlar içeren yorumlara BU BLOGDA YER YOKTUR. Bu davranışları yapan kişiler, genel huzurumuz için engellenecektir. Teşekkürler!