20 Nisan 2016 Çarşamba

Muz ağacı kabusu

Daha dün "senin annen bir salaktı yavrum" volume bilmemkaç'ı yazıp bloğa yolladıktan sonra, evde öyle bir deli haller yaşadık ki, bir cümlede anlatmak bence haksızlık olur, nevi şahsına münhasır bir senin annen bir salaktı yavrum yazısını haketti bence olanlar. Giderayak güldüreyim azıcık sizi, valla ben bu annelik işinde baya çakmış vaziyetteyim, kabul edelim, kanaatle bile geçebilecek durumum yok.. Buyrun görün, aksini iddia eden kalmasın :D

Dün sabah bizim zilli uyandığı gibi, sanki arkasından kovalayan biri varmışcasına salona koştu ve 3 sene önce Endonezya'lı bir arkadaşımın "baktıkça beni hatırlarsın" diye verdiği, 10cm'den yaklaşık 40cm'ye büyüttüğüm muz "ağac"ıma hamle etti (ağaç dememe lütfen gülmeyin, ben geleceği vizyonluyorum burda). Rüyasında mı gördü nedir, bilemeyeceğim ama çocuk resmen hedefe kitlenmişti, bu modellerde böyle tuhaf davranışlar oluyor, bilirsiniz.. Ben de tam ne yapacak, saldıracak mı bilemediğim için teakkuzda yanındayım tabii (çiçek yavrudan değerli mi diyenler için, e ö o da can, o da değerli tabii kıyamam yaprağına delal gelmesine). O şekil muz ağacının yanında dikilirken, yavruyla aramızda şöyle bir sohbet vuku buldu:

Zilli: "anne bu ne ağacı?"
Olgun anne: "muz yavrum, muz"
Z: "e muzu nerde?"
O: (içses: haydaaa) "ee, öö.."
Z: "muzu nerde muzu nerde muuuuuuuz eeeeeeööööööö hüüüüaaaaaağ muuuuz"
O: "yavrum bu daha küçük, büyüyünce vericek muz"
Z: "hayııır, muz ağacının muzu nerdeeeee, muz versin şimdiii"
O: (hayatının hatasını yaparak, düşünmeden konuşur ve:) "yavrum muzu akşama vericek, bak daha çok erken, sabahın körü, şimdi biz giyinicez, ben işe sen kreşe gidicez, gelince bir de bakıcaz muz"
Z: "tamam o zaman".
O: (içses: mıçtık!)

Tabii işten gelince koşa koşa markete gidip muz aldım, normalde ağzına sürmez (umut fakirin ekmeği). 40cm'lik ağacı kırmasın diye en küçüğünden el kadar bir muzu seloteyple ağacın en sağlam gözüken noktasına bağladım (hey allahım öğrenen anne, nerden aklına geldi derseniz, ben bi dönem anaokulunda müdürlük de yaptım (elimden her iş gelir abla), orda bahçemizde ufak bir mandalina ağacı vardı, bir gün hoşluk olsun diye bir kilo mandalina alıp erken gidip ağaca bağlamış ve olayı çakozlamayan mutlu ve masum yavrulara daldan toplatıp yedirmiştim, kafa o zamandan antika işte).

Zilli ile tüm gün dışardaydık, muz falan sormadı. Akşam eve gelince ilk işi "muuuuz" oldu (unutmuyor da yahu, sizinkiler de böyle antika mı?) Olayı lehime çevirmek için "önce tuvalete çiş, sonra sana bi sürprizim var" kisvesiyle çişi de yaptırdım :D Uyanıklıkta çığır atladım evet bu tip fırsatları asla kaçırmıyorum artık. Evde herşey rüşvet ve ikna üzerine kurulu hassas bir dengede vuku buluyor. Neyse zilli çişi hızlıca yapıp donunu çeke çeke salona koştururken, bir yandan da soruyor:

Zilli: "sürpriz nerde çantanda mı?
Uyanık anne: "hayır!"
Z: "pakette mi?"
O: "hayır. bi bak bakalım, acaba muz ağacında bir sürpriz olabilir mi?"

Zilli uçarcasına koştu tabii muz ağacına (sizin için üşenmedim fotoğraf çekmelik bi muz daha bağladım canlar, nası olmuş, şık di mi?).. Salondan nasıl bir sevinç çığlığı geldi tabii, bir bana koşuyor bir geri ağaca "anneee anneee muz var muz var" :D Yaw çocuk olmak ne güzel be...! "Hadi (keko)" dedim, "kopart dalından, soy ve ye, muz ağacı sana sürpriz muz vermiş". Baya dikkatlice kopardı, beyin ameliyatı yaparcasına soydu, 1-2 ısırık yedi, gerisini babasına göstermek için sakladı! Akşam gelen babasına daha merhaba demeden muzu gösterdi, "muz bana hediye verdi" diye diye geri kalan hafiften kararmış muzu da yediler beraber. İşlem tamam.

He buraya kadar şahaneyiz, eller havaya. Sonra ne oldu bakın görün:

Gece uyumadan önce atmasyon masallar anlattığımı yazmıştım ya, bunları 3-4 aydır Maya düzenliyor yani bana 3-4 kelime veriyor ben o kelimelerin içinde geçtiği sırf o geceye özgü bir masal uyduruyorum, gün içinden elementler ekliyorum, az biraz hafıza geliştiriyoruz falan. Böyle bir uyku öncesi oyunumuz var. Bu geceki kelimeler "kaplumbağa, tavşan, maya, muz ve baba" olarak önüme serpildi. Hemen bir muz tarlası, kaplumbağa ve tavşana ağaçtan muz toplamayı öğreten Maya fikri geldi aklıma, iyi güzel..

Masal süper gidiyordu, çocuk tam mayışmış, uykuya saniyeler kalmış, o umut ışığı belirmiş tünelin ucunda (bildiniz mi o anı?! çok ince buz üstünde kayıyorsunuz, asla çocukla gz teması kurmuyorsunuz hani temsili fotosu yanda). Tam o sırada hayatımın hatasını yapıp, muz ağacını konuşturasım tutuyor! Ama ağaç ayol bu, kısık sesle konuşacak tabii ki de. Ne der peki ağaç? Boğuk bir "guuu" çıkıyor ağzımdan ve mayışık çocuğun gözler anında faltaşı! "neeeee? anne niye guuu"... "ee öö, ağaç işte guu dedi".. "anne ben çok korktum, ağaç konuşmasın"... "tamam yavrum konuşmaz ağaç".. "anne ben çok korktum ama ya bizim muz ağacımız da guu derse" .. Ve 30dk boyunca korkuyla uyumayı reddeden çocuk, onu ağaçların ancak çok büyüyünce konuşacaklarına, bizim evde konuşan hiç ağaç olmadığına ikna etmeye çalışan ben (içses: hay ben guuu kadar kafama taş..)

Bu sabah kalktığında muz ağacına yaklaşmak bile istemedi çünkü ya konuşur da guuu derseymiş.. Hey Allahım, bi işi de doğru dürüst becerebilsem :D Yani kıssadan hisse; muzu ağaca bağlayın da gözünüzü seveyim ağacı konuşturmayın. Sakın aman sakıııın..!

32 yorum:

  1. Uff, bu hep neden kaynaklanıyor biliyor musun :D
    Sen de Maya ile çocuk oluyorsun ondan bence. Kaptırıp kendini masala, ağaçları konuşturasın geliyor, naparsın : )))

    Bence harika fikir bantla meyve koymak ağaca. Bayıldım. Konuşan ağaç konusunda da Maya "uydurmak, kafadan atmak" kavramlarını anlıyor mu? Öyle söylense, "Uydurdum ben, ilginç olsun diye" desen anlayabilir mi?


    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. E o zaman o da uydurmaya başlar ;) Yalan söyleme eğitimi bölüm1. Uydurdum yerine bazen "aaa şaka yaptııım" diyorum ama, mesela geçenlerde çocuğa bi eşek şakası yapasım tuttu, botanik parkını geziyoruz yerde kalınca uzun siyah bi sulama kablosu var, Maya'ya "aaa yılan yılaan" diye bağırdım, nasıl panikle koşuşu vardı kucağıma hahahahaha insan olan yapmaz böyle eşek şakası yavruya ama sonra dedim bak şaka yaptım su hortumu bu, güldü etti ama şimdi nerde hortum görse yılan mı diye bi kontrol ediyor, amazon ormanlarında yaşıyoruz malum ne olur ne olmaz :D

      Sil
    2. Harbi mi? Bazen ben öyle söylüyorum. Hass :/ biri bişeyi ona uydurma söylese 'uydurdu, gerçek değil' diyorum. Artık yapmıyim bari. Anammm. Astari yüzünden pahalı olacakmış az kalsın.

      Sil
  2. Kendini suçlama bu hikayede özellikle mayanın tepkisi öngörülebilir bir sonuç değil olacağı varmış diyelim. Ancak iki çocuklu hayata hazırlık baabında mayanın uyku rutininde değişiklikler yapmayı düşünmelisin. Her zaman sen uyutuyorsan biraz babasının uyutmasına alışması, veya uzun hikaye yerine kısa bir şarkı yada konuşmayla uyuması gibi. Senin uyutamayacağın durumlar da olması muhtemel çünkü

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :D Canım sen suçlama mı anladın, yok ya, ne suçlaması, bundan kendimi suçlayacaksam ohooo daha ne muştluklar yapıyorum çocuğa bi görsen :D Elde tutulacak yerim kalmaz.
      Yok bu baya komiğime gitti, korkuyu ek, sonra korkuyu yenmeyi öğret tam psikologluk, çocuk yetiştirme deneyleri :D
      İki çocukta ben çok zorlanacağım Gece, çünkü Maya'nın sadece uyku değil tüm rutinleri bende ve kırmak için ikimiz de hiç bir girişimde bulunmuyoruz çünkü onun uyku saatinde yanında olduğum o kısacık zamandan ben acaip keyif alıyorum, eliyle yanağımı sevmesi vs. Valla ben peşinen söyledim eşime, bu yeni bebek senin olsun, herşeyini sen yap, zaten biliyosun bebek büyütmeyi dedim :D Dur bakalım tutacak mı :D
      Şaka maka az biraz babaya düştü bu sıra, ben de uyanık anne hemen kullandım bu durumu, bir iki rutini yıktım babaya, şahane oldu, şimdi gemi azıya alıp dediğin gibi bikaç önemli görevi de yıkarsam yeni bebek gelmeden biraz alışmış olur.

      Sil
    2. Yazının başında annelikte çakıldım falan defin diye suçladın sandım. Eh bebeği babanın büyütmesi de olur bak :) o da güzel bi çözüm

      Sil
  3. Skeç gibi hayatınız var ceren :D Yazıyı okuduğum süre zarfında hep dedim içimden kesin ters bir şey olucak bu kadar yolunda gidemez bu hikaye dedim dedim ve yerinde tahmin etmişim hahah guuu dan korktu demek bizim maya valla bu çocukların neye nasıl tepki vereceklerini kestirmek olanaksız :) Bu arada gerçeklerden habersiz yavrucaklara mandalinaları muzları bir güzel götürtmüşsün ya helal :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :D seinfeld'i bilir misin bilmem, benim yakın dostlarım ordaki elaine'e benzetirler beni :D hakikaten çok antika işler geliyor başıma hayatta, çocuktan sonra ayrı boyuta girdi aslında hep keyifli olsak, yorgun olmasak, uykuuzu almış olsak, hasta olmasak valla bu blog çok komik bi blog olacak, bazen gülmekten ebeveynlik yapamıyorum aslında.. Ama işte hayat, genelde düşüyorsun dibe, arada çıkıyorsun falan..

      Sil
  4. Muz ağacına guuu dedirtmene, maya yavru kuşunun ağaç guuu demesin diye 3,5 atmasına ayrı güldüm :)) bunlar nasıl kafalar, ikiniz de birbirinizden tatlısınız :)
    Deneye yanıla öğreniyoruz iste, belki de muz ağacının guu demesine bayılacaktı gidip gidip Ağaca guu diyerek muhabbet kurmaya çalışacaktı gülüp eğlenecekti; nerden bileceksin... Ayrıca böyle küçük saçma hikayelerle durumları tartmak mantıklı bence. Mesela artık, atıyorum lunaparktaki "konuşan ağaç" maketleri gibi, ağaçların konuştuğu çizgi filmler sahneleri gibi durumlarda tetikte olur, mayanın korkabileceğini ön görürüsün. (Çünkü görsel olarak maruz kalma durumunda daha büyük korku ve uyku sorunları falan yaşayabilir. Çocuğumuzun nelerden korkup huzursuz olabileceğini kestirmek büyük avantaj. Korkmaz Dediğimiz şeylerden korkup travmatize olabiliyorlar sonra)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Google translate gibi yazmışım yalnız, ne dediğim belli değil :P

      Sil
    2. Valla "guu"nun tonlamasını tutturamadım galiba :D Boğuk derin bi guu çıktı ağzımdan gecenin o vakti, böyle cici cici konuşabilseydi di mi :D
      Dediğin gibi aslında bu sayede bugün "korkular" üzerine konuştuk ve Maya'nın çok enteresan korkuları var mesela ağlayan bebekten (hahahah ilahi adalet), yüksek seslerden bir de dinozorlardan korkuyor. Dinazor sadece müzede olur dediğimden beri müzeye gitmekten de korkuyor :D Korkular konusunda da yazayım aslında ben, iyi fikir.. Özellikle "korkma yaa, ne var korkulacak" yaklaşımı vardır ya bazı anne babalarda, o çok sakat olabiliyor çünkü..

      Sil
  5. Hahahahah. Ben de yağmur sonrası Metehan'la yürürken yerdeki salyangozları göstermek gafletinde bulunmuştum. Eve gidene kadar onlardan kaçacağım diye aklı çıktı, sonrasında da eve girer mi sorusuna maruz kaldım. Hay sana onu gösterenin :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ya o zaten ayrı hikaye, benim eşim koca adam acaip korkar salyangozdan. Maya da aksi gibi eliyle toplar eve getirir, hatta oyuncak mutfağında içi boş salyangoz kabuklarından çorba pişirmişliği vardır (çocukta bi fransızlık var ama nerden nasıl oldu anlamadım ben de). Ama eşimin alenen korktuğunu göreli beri biraz tepkili yaklaşıyor, sırf aman ona geçmesin diye salyangozları toplatıp evde babayı kovalamaca oynuyoruz. Ya zavallı eşim hakikaten dehşetle kaçıyor ama kızla ben oyun sanıyoruz bunu :D Ay yorumlara cevap verdikçe psikopatlığımın sınırları ortaya çıktı sanki.. Giderayak..

      Sil
  6. Aslında bir yandan da iyi birşey olmuş bu guu :) Kuzucuk Ağaçta her gün muz görmek isteseydi işiniz zordu. Guu çözmüş olayı, yanına bile yaklaşmaz şimdi :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :D Sen öyle san, 3 haftalık tatilden döndük ve ilk muz ağacına koştu "aaa muz yok" diye de hayalkırıklığı yaşadı bile :D

      Sil
  7. cerennnnnnnnnnnnnnnn blogu kapatmaaaa :( bu yazıları çok çok özleyeceğim :(.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ah ben de sizi ama gerçekten artık yolun sonuna geldim Ahu, bundan sonrası çok zorlayacak beni..

      Sil
  8. Ayyy o kadar çok başıma geliyor ki böyle vakalar evde :)) hele uyumak için gittigimizde.. Bütün algıları açık valla uyuma filan hikaye. Geçen bizim oglan baya güç bela uyudu yine de fazladan 10 dakka bekledim. Horlamaya başladı çıktım. Bi iki dakka sonra odaya bi girdim ki kalkmış oynuyor yatakta! Velet beni kandırmış uyuma numarası yapmış, hem de o hafif bi Horlamasi var onu yapmayı da akıl etmiş inanabiliyor musun!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. küçükken bende yapardım ve o uyuma sesini de akıl eder yapardım illa ki :D

      Sil
    2. Daha üç yaşında bile değil ama ya :) bunun 30 yaşını düşünemiyorum! Bütün çocuklar bilim adamı olacak bu gidişle :)

      Sil
    3. 30 yaşını ne düşünüyorsun bırak onu alacak kızın sorunu :D Bayıldım bu arada horlama numarasına yaaa

      Sil
  9. ahahahaa ağaca iyi saatte olsunlar gelmiş :)
    şu korkular hakkında yazsana ceren ya? arin de henüz başlamadı sanırım, ya da ben fark edemiyorum?!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ya inan ki taslakta ilk sırada o var, yazabilirsem :)

      Sil
  10. Hiç unutmuyorlar dedin ya, aynen öyle. ege bıcı bıcıyı çok seviyor. sabah uyandıktan sonra bazen tutturuyor banyo yapalım diye. ben de ona şimdi işe gidecez akşama gelince bıcı bıcı yapacaz tamam mı şimdi babaanneye git beni bekle diyorum. akşam beni görünce ilk söylediği şey bıcı bıcı :D hiç unutmuyorlar hiç :))) sevgiler...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Beyin bomboş, neyi unutsunlar, tek düşünce var bi o tarafa bi bu tarafa çarpa çarpa dönüyor beyinde :D

      Sil
  11. :))guuuu nerden çıktı gece gece:) isminide söylesen korkardı belki nerden biliyor diye kafaları bir acaip çalışıyor bu sıpaların.Muzu begendin mi cicim falan deseydin belki muhabbet kurardı çocik:p Yeni bebek ağlarken ne tepki verecek bakalım.Bizim göremediğimiz farklı anlamlar yukluyorlar gerhalde o yuzden ağlancak ne var bunda demem ama eşim der beni deli eder pufff. Bende "baba akşam gelince seninle oyun oynıyacakmış" diyorum eee çocukta paçasına yapışınca bırakmıyor el mecbur onlar oyun oynarken yesıl çayımı alıp keyıf yapıyorum çünkü minnak "giiit" diye beni kovalıyor.Tek korkusu uyuyan insan.Arada bi dalma yani saçını çekebilir yada yastıgı kafana gecırebilir.Uyuyan insanlarla sorunu var..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ağlayan bebek görünce kitleniyor yahu, "niye ağlıyor, annesi neden kucaklamıyor, niye niye niyeee" takılı plak gibi :D Bi yandan yeni bebek ağlayacak bi yandan Maya bana kaynana muhabbeti çekecek bence yandım :D Baba akşam oyun oynayacak numarasını ben de yapıyorum yaaa hatta gelecek misafirlere de kitliyorum çocuğu aynı taktikle :D

      Sil
  12. Hahah bantlı muza mı kopsam sondaki "guu"ya mı bilemedim :D Bir de antika diyince aklıma geldi, ben 1 yaşımdayken filan annemler beni anneanneme bırakıp tatile gitmiş, döndüklerinde 2 gün mü ne pas vermemişim, herkesin bir antika dönemi oluyor sanırım :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. o da bişi mi, ben her akşam oğlumu kayınvalidemden alana kadar yapmadığım şaklabanlık kalmıyor. kızıyor, kaçıyor... çok gelmek istiyor biliyorum ama nazını da çektiriyor :)) ahh ah, dün akşam çok bozuldum bana sırt dönüp babaanneye sarılınca :( napalım haklı çocuk, çalışınca böyle oluyor...

      Sil
    2. :) Yazık annelere yaaa, minicik bedende ne afra tafra..

      Sil
    3. Ahahahaha ay kendimi yakaladım bak; anne olmadan önce "aaa çocuunu bırakan hain anne" derdim şimdi direkt yazık anneye diyorum, bakış açım naıl değişmiş!

      Sil

Anonim yani isimsiz ya da rumuzsuz yorumlara, hakaret, belirli bir gruba karşı ayrımcılık ya da ırkçılık içeren yorumlara, en önemlisi de yanlış bilgi ya da yönlendirici (melisiniz, malısınız'lı) yanlışlar içeren yorumlara BU BLOGDA YER YOKTUR. Bu davranışları yapan kişiler, genel huzurumuz için engellenecektir. Teşekkürler!