19 Nisan 2017 Çarşamba

Speed dating* gibi playdate* etme raconu

*Speed dating; tohuma kaçmak üzere olup, komşu teyzelerin görücü usulünü de bayağı bulan günümüz modern bekarlarının, çağımızın "hızlı ve etkili" yaşam tarzına uyarlanmasıyla ortaya çıkmış bir eş bulma amaçlı buluşma uygulamasıdır. Vakit nakittir diyen günümüz bekarları, aynı anda tek bir kişiyle görüşmek yerine, bir çok kişiyle görüşüp, en uygununa etkin ve verimli şekilde karar vermektedirler. Aynı terim ayrıca "benim evlenmeye niyetim yok bebek, lakin az zamanda çok skor yapayım" diye düşünen gençliğin de sık başvurduğu bir yöntemdir.

*Playdate ise; iki ya da daha çok çocuğu bir araya getirip "hadi evladım oynayın" demenin ve annelerin kafası uyuştuğunda da tadından yenmeyen, kahveli şaraplı sal çocukları sen kendini anlat'lı anne sosyalleşmesi hallerinin İngilizce'sidir.

Kavramları açıkladık şimdi ayrıntıya girelim. Ben çocuk bakıcısı olayını başaramadım gençler. Lukas'a hamileyken oyun ablası çok gelip gidiyordu ve ben hoplayıp zıplayamadığım için onu hoplatıp zıplatmak da çok işime yarıyordu. Ayrıca hala kırk yılın başı BAP (artı Luki Luk pek tabii) ile romantik (Luk'la romantizm siz düşünün artık..) bir akşam kaçamağı yapmaya niyetlendiğimizde tabii hemen bakıcıyı çağırıyorum amaaaa.. Ne bileyim, bunun dışında parayla bir yetişkini tutup çocuğumla oynatmayı biraz içime sindiremiyorum, o işi benim yapıyor olmam lazım diye düşünüyorum (neden? çünkü kariyere ara verip çocuk bakıyorsam bu işi layıkıyla yapmalıyım, kendimi tüketmeliyim salaklığından hala sıyrılamadım). Bir de aslında şöyle hem dişime uygun enerjik, çocukla çocuk olabilen, atlayıp zıplayabilen, neşeli, hem de güvenilir, çocuğu oynatıp yedirip yatırabilecek Nanny McPhee türü bir bakıcı bulamadım yahu.. Güvendiğim iki bakıcım, Maya'nın eski kreşindeki bakım ablaları ancak akşam 6-8 arası müsaitler, oyun ablası olarak gelen Filipinli tatlı kız ise 3 ay için memleketinde..  Neyse anlayacağınız iş başa düştü ve fakat evde bebek de olunca ilk çocuğun gün be gün artan oyun ve kudurma ihtiyacına yetişmem imkansız hale geldi. E saçımı süpürge etmeden, tükenmeden bu işi nasıl kotarabilirim? Tabii ki Playdate ile!

Doğumdan beri görüştüğüm arkadaşlarımla ayda bir çocukları olmasa da kendimizi bir araya getirmeye çalışıyoruz ama gerek hepimizin yaşam rutinleri, gerekse çocukların büyüyüp farklı anaokullarına gitmeleri bizi biraz zorluyor. Hala Noe'ciğimle, Susi ve oğlu K. ile sık görüşüyoruz (yukarıdaki ilk resim kalp ben, evet hala biz bunları beşikten kertmeye niyetliyiz, yakışmıyorlar mı ama, allasen söyleyin!), diğerleriyle ise 1-2 ayda bir buluşuyoruz, buna da şükür..

Anaokulu ise şahane bir şey, playdate için en güzel ortam! Şöyle açıklayayım: Bizim grupta 14 çocuk var, bunların 7'si kız. Maya genellikle kızlarla oynuyor ama "Miki" diye bir çocuk dilinden düşmüyor (gül gibi K. duruken, sen git Miki mi Ciki mi nedir.. töbe töbe) ve Ferdinand (bu da avusturya germen imparatoru gibi bir çocuk) ile de kanka. Bizim en minikler grubunun dışında 2 grup daha var ve ister kar ister yağmur ister güneş, her tür havada mutlaka her gün öğle yemeği öncesi tüm gruplar bahçede tam 1 saat bir araya geliyor. Bu sayede çocuklar birbirleriyle kaynaşıyor, küçükler büyüklerden öğrenirken, büyükler de küçüklere nasıl davranılacağını öğreniyor. Maya büyük erkek çocuklardan korkuyor ama kızlara özeniyor. Klasik..

Ben de ne yapıyorum, her hafta anaokulundan bir çocukla Speed dating tadında Playdate! Bazen bizim evde, bazen onların evinde, bazen de dışarlarda parklarda bahçelerde müzelerde.. Çocuklar zaten anaokulundan kanka, yoksa da birbirlerine aşina, siz de yeni annelerle speed date ediyorsunuz, hem size yakın oturan diğer çocuklu aileleri tanımış oluyorsunuz, hem de çocuklar anaokulu dışında görüştükleri zaman arkadaşlık bağları da kuvvetleniyor.


Fakat bazı kurallar var, yoksa cortlayabilirsiniz! Aman dikkat! Mesela acemilik dönemlerimde, hedef aldığım çocuğun annesinin cep telefonuna ya da çocuğun anaokulundaki kutusuna "sevgili x. cuma günü anaokulundan sonra bize oynamaya gelir misin?" türü sevimli notlar bırakıyordum. Bu Almanlar çok enteresan insanlar, çok "precise" yani ayrıntıya kaçan direktiflerle yaşıyorlar o nedenle ne demek istediğinizi açık söyleyin, yoksa "tabii gelirim" diyen çocuğun anası, çocuğu size kitleyip tam 3 saat ortadan kaybolabiliyor ve siz kendinizi tek başınıza iki canavar çocuk ve bir bebekle "beleşe bebek bakıcılığı" yaparken bulabiliyorsunuz! Bu durumda playdate sonrası evin halinden kesitlerle görsel olarak uyarayım sizi:


Sonra bir de mesela sizin çocuk davet edildiğinde, mutlaka "anneler ve bebekleri de gelebilir mi?" diye sormanız gerekiyor, muhtemel "hayır" cevabında ise çocuğunuzla ne tür bir aktivite planlandığını öğrenip ona göre yanına prenses kostümü üstü çamurda tepinme amaçlı yağmurluk tulum vermeniz gerekebiliyor ya da parkta kudurup dili damağına yapıştığı halde "matarasını vermemişsiniz" diyebilen annelere şaşı bak şaşır durumuna düşebiliyorsunuz, hazırlıklı olun.

Bir de davet ettiğiniz çocuğun sümüklü burnunu silme - hatta daha kötüsü çay takımından sümük kazıma - durumu var ki, evi tertemiz temizlediğiniz o ulvi günün ertesinde değil, öncesinde çağırmak akıllı bir çözüm. Tabii ki kocanızın legolarını (bu konuya gelicem, hiç açmayın şimdi), sizin "evcilik oyununa kurban edilecek" mücevherlerinizi (gelinlik duvağımı bile bulup giydiler ya!) saklamanız, hatta evi tümden kanlı suç mahaline dönmemesi için plastikle kaplamanız şart (şaka ayol). Fakat gerçekten biraz evi düzenleyip çok aşırı önem verdiğiniz biblo neyin varsa (çocuklu ev ve biblo, ciddi misiniz?) onları 120cm'nin üzerindeki tercihen kapaklı alanlara kaldırmanız akıllıca olabilir..


Ha bir de gıda alerjileri durumu var, o nedenle aman eve çocuk alıyorsanız ve önlerine atıştırmalık birşeyler koyacaksanız (Murphy kural 647262: normal zamanda asla yemeyen çocuklar bir araya gelince evi bile yiyecek kadar aç oluyorlar) misafir çocuğun annesine alerjisi olup olmadığını sormanız da önemli.. Bazı anneler sadece sağlıklı atıştırmalık isteyebiliyor, organik kereviz sapını bulmak zaman alabiliyor, o nedenle birkaç gün önceden konuşmakta yarar var. Yine benzer bir mantıkla gidilecek eve de "çay için küçük birşeyler" götürecekseniz, aynı şekilde bu "küçük şeyler"in ne olduklarını en ince ayrıntısına dek önceden teyit etmek gerekebiliyor.

Oğlanları davet edecekseniz, üstünüze zırhlı bir kıyafet, kask falan giyin ya da en temizi oğlanları asla eve davet etmeyin, parklar bahçeler ve teknoloji müzeleri bu iş için ideal mekanlar. Ortamda en az 2 bisiklet 3 top, kazma kürek kepçe greyder falan olacağı için, yanınıza ufak bir ilkyardım çantası almayı da unutmayın (Murphy kural: 242657, o top illa ki sizin kızın yüzüne çarpacak, o dal illa ki birinin kıçına batacak, o bisiklet mutlaka o duvara çarpacak bu kaçınılmaz..) Çocuğunuz 4 yaşına geldi gelecek, siz hala ilkyardım öğrenmediyseniz, e yani siz bu playdate işine hiç girişmeyin bence..

Kızlar ve Elsa..... Offff. Bu konuda ayrı bir post yazmam lazım ama bir doğum günü partisine davet edildiyseniz (ki bu memlekette bu bir onur çünkü "çocuğun yaşı artı bir" kuralı mutlaka uygulanıyor yani davet edilen 5 çocuktan biri olmak hakikaten büyük bir başarı!) bilin ki bu mutlaka ama mutlaka bir Elsa partisi ve eğer sizin kız mavi tütüyle, ya da en azından bir tütüyle gitmediyse, Elsa temalı bir donunuz bile yoksa, bittiniz..


Ayrıca biz bu "top 5'e girme başarısını" geçen hafta ilk defa elde edince (bakınız üstte el işi göz nuru kart!) bir şaşırdık bir gururlandık, elimizi kolumuzu nereye koyalım bilemedik, dahası 4 adet beyaz sarı saçlı Elsa kılıklı kızın arasında benim "gariban bahtsız, prenses kardeşi kumral Anna" bozmam da nasıl güzel durdu diye bi duygulandık.. Sonra burda adetten, davete katılan seçilmiş elit upper class çocuklara doğum günü çocuğu tarafından, Elsa baskılı bir çevre dostu plastik poşet içinde, koruyucu içermeyen sağlıklı şekerlemeler ve Elsa temalı bir oyuncak - en olmadı don - armağan ediliyor. Yavrucanınız doğum günü partisinden hediyeyle dönerse, şaşırmayın. Hatta hazırlıklı olun, o sizin elinize hediyenizi tutuşturmadan önce, siz onun eline el emeği göz nuru ile çocuğunuza hazırlatmış (Tercümesi: kendiniz hazırlamış) "davetiniz için teşekkürler" yazılı kartı tutuşturun!

Ha tabii doğum günlerine anne babalar davetli değil, onu da hatırlatalım. İnsan bu devirde biraz şüphe ile yaklaşıyor, malum sağımız solumuz tacizci dolu, özellikle de aileye yakın kişiler, iyi görünümlü aile babaları, akrabalar taciz ettikleri için, insan bu tip partilerden huylanıyor. Minik yavrum tacize uğramasa bari diye yusufluyor ve partinin bitimine 45dk kala "ani bir sürpriz ziyaret" yapıp aklı sıra uyanıklık edip yavrusunu "gaddar parti sahibi"nden kurtaracağını düşünerek kapıyı çalıyor ki o da ne? Doğum günü sahibinin annesi ve babası 5 tane minik Elsa bozması (ve bir Elsa olmak isteyen Anna, unutmayalım..) ile oturmuş körebe, evcilik, Allah ne verdiyse oynamakta! Utanç utanç utanç.. Ben birine bakamazken, bunlar (hem de saat 16-19 arası) 5'i 1 yerde'yi idare etmek ne demek resmen eğlendiriyorlar.. Tabii yavrucanınız sizinle erkenden eve dönmek istemiyor, kendini yerlere vurarak ağlıyor, bir posta da kapıda rezil oluyorsunuz falan fişman..

Son olarak; biz bakıcı yerine playdate olayına girdik. Seri bir şekilde, her hafta en az bir defa speed dating eder gibi playdate ediyoruz. Düşünsenize sınıftaki 7 kız (+2 oğlan, başımın derdi Miki ve İmparator 18. Ferdinand) etti sana 9 haftalık eğlence, birer defa da sen onlara git, etti mi 18 hafta.. Vallahi şahane. Üstelik kafan uyuşursa al sana en temizinden yeni sosyal yakınlaşmalar.. 40'ına merdiven dayamış bir anne olarak bundan iyi şans mı güler yüzüme.. Yürrü be Öğrenen Anne!

19 yorum:

  1. Hahaha Ceren, çok eğlenerek okudum :)

    Doğumgünlerine anne babaları hiç çağırmayan biri olarak kendimde almanlık var mı diye şüphelendim :) Bir kızılderili partisinde çocuklarla baltalar elimizde koştururken kızını almaya gelen anneye daha partimiz bitmedi derken bana bakışını hatırladım. Tabi ki saçlarım iki örüktü ve yüzümde savaş boyam vardı, niye şaşırdıydı ki :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Valla benimkilerin biri yaz çocuğu, direkt bira bahçesinde yapıyoruz doğum gününü, anne babalar da katılıyor (hatta biz şimdilik onlardan daha çok eğleniyoruz sanırım) diğeri de tam Münih'in ünlü Oktoberfest'ine denk gelecek, heralde büyüyünce bizi bile çağırmaz :D
      Handan senin gibi anneye can kurbaaaaan <3

      Sil
  2. Bayılıyorum böyle yazılarına.Elsa çok kasıntı zaten Anna daha tatlı,bu arada çok sevdiğim bir isimdi Elsa kızım olsa ikinci ismi olurdu ama Frozen tüm hayallerimi baltaladı hıhhh! Etrafta daha çok çocuk varken onlarla azıp kudurayım ufuuu bayılırım:) Bir komşumuz var böyle şeyleri çok yapay buluyor sevmiyor,direkt cocukları kitleyip kaçan türden zaten ama ben gercekten eğleniyorum sayı arttıkça.Hatta az olması problem tek basına sıkılıyor ınsan yahu.Berkayın iki kız kardeş kuzeni var onlarla oynamayı çok seviyor ama uzaktalar sık görüşemiyoruz:( Yalnız partilerde ailelerin olmaması bir yönden iyi bir yönden düşündürücü, çocugu eğitmek lazım tabi herseyın başı o!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ay evet normal ben buyum aslında ama bu sıra kafayı "Çocuk A vs çocuk B"ye taktım nedense, kendim çözünce derdimi kesilir bu iki çocuklu hayat yazıları, özüme dönerim heralde :D
      Ya ben Elsa'yı anlamıyorum, gül gibi hayat dolu anna varken neden tüm kızlar elsa'ya aşık???? elsa buz gibi ve de huysuz bi hatun ya, ben mi fesatım?hele o ünlü şarkıda kalçasını kıvıra kıvıra yürümesi sahnesini biliyor musun offffff..

      Sil
  3. Bizim artık neredeyse her dışarı çıkışımız playdate olmuş durumda ☺️ Ben de çok seviyorum

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :D dışarıda playdate ayrı güzel di mi? :D

      Sil
  4. Ben de bu yazının üstüne diyorum ki, her gün Derin i kreşten almaya gittiğimde çocuklarını almaya gelen kadın -erkek kim varsa arkadaş olmaya çalışıyorum,sohbet muhabbet açmaya çabalıyorum ya resmen çırpınıyorum fakat gel gör ki onlar ne benimle ne de birbirleriyle iletişim kuruyorlar.sanki kreşe değil de plazaya toplantıya geliyoruz öyle resmi bi ortam.
    Derin her akşam çıkışta okulun bahçesinde oynamak istiyor (çünkü kreş bu havalarda çıkar(a)mıyor bahçeye çocukları çünkü veliler istemiyor),yanımıza bi arkadaşı yaklaşıyor ben önce çocuğa yanaşıyorum ardından anasına babasına tüm sevimliliğimle yahu ama ıııhh tık yok.tamam işten geliyorlar ama ben de işten geliyorum akşama kadar 268948822489 tane ergen zırıltısı dinliyorum ne var yani iki kafın belini kırsak çocuklarla oynasak dimi yani bi 10-15 dk.
    Sen beni anladın Cerencim,ben yanlış yerde yaşıyorum ve anlattıklarını ağzım sulanarak okuyorum :)
    Ama çabalarım bitmez bu konuda büyük küçük bebesi olan tüm arkadaşlarımı çağırıyorum bize :) öyle bir memlekette yaşıyoruz ki çocuk, çocuk gördün diye çaba sarfetmemiz gerekiyor yani :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. hahahah ay plazada takılıyoruz kısmına bayıldım, ya bu bizim anaokulu benim kocamın da çocukken gittiği, 35-40 senelik bir okul ve bazı açılardan hakikaten 1970lerde hala.. Okul aile birliği de bunlardan biri :D Ama eski kreş aynen dediğin gibiydi, herkes aşırı zengindi o kreşte, süslenip püslenip geliyorlar çocukları almaya, burunlar hep havada.. Çocukların isimleri zaten hep eski alman imparatoru ya da prenses isimleri :D Orda da kimse kimseyle 1 klime konuşmazdı.. Çok tuhaf bazı insanlar.. Halbuki hepimizin çocukları aynı yaş, dertler aynı, işte benim kafa çok Akdenizli bazen...
      Biz gelelim size :D Zaten çocuklar aynı model bizim :P

      Sil
  5. Ayy Ceren okurken yoruldum yeminle :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. hahahaha di mi? 4 yaşındaki çocukların sosyal hayatı benimkinden zengin!

      Sil
  6. ceren acayip bürokrasi varmış bu işte. ben olsam kesin kendim oturur oynardım. ayol insanlar speeddate'e giderken bu kadr hazırlanmıyordur :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Almanya'da herşey kurallı yahu, geriliyorum.. Bi laf var zaten "sen ne kadar kibar olursan ol, bir ALman çocuğu kadar asla olamazsın" diye.. Benimki yarı ALman neyse ki, bildiğin eşkiya. işte böyle böyle yol yordam öğrenir falan diye yapıyorum bişiler :D

      Sil
    2. Ceren "no matter How Kind you are, german kids are kinder" lafındaki "kinder=children" anlamında. O laf gerçek değil kelime oyunu :DDD
      Ben de başta senin gibi okumluyordum sonradan ayıktım asjdkflflgl

      Henüz top 5e girmek kısmet olmadı, çok üzülüom :(((

      Sil
    3. Bak öyle düşünmemiştim, haklı olabilirsin ama benim çevremdeki Amlanlar o nüansı yakalamamış sanırım çünkü biz hepimiz burda o şekilde kullanıyoruz :D Kibarlıkları da %100 gerçek ayrıca ;)

      Sil
    4. ahahaha dur ya yoksa anala kibarlıklarından mı beni bozuntuya vermiyorlar hahahaha bi ben mi anlamamışım nüansı ya çok güldüm şimdi!

      Sil
  7. jasghjsagfhgaf : )))) hehehe

    yaa harika bir etkinlik bence. ben de bebe minnacıklıktan beridir, uyguluyorum bu yöntemi. fırsatlar çıktıkça :))

    fakat...

    eskiden bizimki her bu çocuklu analı buluşmalarda ilgiliydi de.. şimdi adam seçiyor. birkaç favorisi var. onlarla görüşüyorsak çılgın neşeler. fekat zaten sayılı olan diğer seçeneklerimizde ignore ediyor, cool'luk yapıyor, kendi takılıyor.

    Yavrum gel etme eyleme, biz nasıl muhtacız oynayacak adama sen biliyo musun diyorum- hiç pas vermiyor :D bariz anlaşılıyor yani, ilgilenmiyor bazı çocuklarla.. kendi agresif erkek oyunlarına dönüyor. favori kişileriyle görüşüyorsak, her türlü ameleliğe razı. yeter ki onlarla olsun.

    evi istila eden çocuklardan sonraki o ev dağınıklığını ben de iyi bilirim. ben çok seviyorum o dağınıklığı. toplama işini de ben üstleniyorum.

    özetle bence çocuklu yaşamın en tatlı sosyalleşmesi işte bu. kafa dengi yetişkinler, onların çocukları, dağınık oyun ortamı, sade ve sağlıklı atıştırmalıklar.

    yetişkinsiz bir davet fikri de yazını okuduktan sonra ilgimi çekti. yapabilirim aslında ben de.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ya sorma artık başladılar arkadaş ayırmaya, bunun bir adım ötesi akran zorbalığı :D :P Yok ayol, iyidir adam seçmek, herkese pas vermekten iyidir :D Kırmasınlar kalbini çocuklarımızın..
      Dağınıklık çok güzel de çocuklar gidince toplamak hakikaten bana düşüyor çünkü Maya'nın pestili çıkmış ve akşam yemeği öncesi açlıktan sinirleri laçkalaşmış zaman dilimine denk geliyor :P

      Sil
  8. Maya'nın sosyal hayatı benden iyi valla djgfjfgf bana playdate işi bakıcıdan daha iyiymiş gibi geliyo, playdate'de yaşıtlarıyla sosyalleşmesi daha yararlı sanki bakıcıyla oynamasındansa.

    Ha bir de, team elsa 4 layf. O soğuk ya da sıkıcı biri değil sadece farklı ve farklılığı yüzünden dışlanmış, ondan dolayı kendine şato kurması... ne zaman let it go dinlesem ağlıyorum da ben.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet çocuk çocuğu arıyor..
      Yaw farklı değil resmen uyuz, dışalayan yok kendini kapattı odasına! Aaaa.. :D
      Let it go'nun Almancası'nı dinlesene, çok şahane earworm yapıyor!

      Sil

Anonim yani isimsiz ya da rumuzsuz yorumlara, hakaret, belirli bir gruba karşı ayrımcılık ya da ırkçılık içeren yorumlara, en önemlisi de yanlış bilgi ya da yönlendirici (melisiniz, malısınız'lı) yanlışlar içeren yorumlara BU BLOGDA YER YOKTUR. Bu davranışları yapan kişiler, genel huzurumuz için engellenecektir. Teşekkürler!