9 Mayıs 2017 Salı

Annesinin yanında cozutan çocuk sorunsalı

Bu yandaki benim özellikle haftasonları ya da haftaiçi saat 16.30-18.30 arası Maya'ya baktığımda gördüğüm şahıs; yani Tazmanya canavarı. Sadece fırıl fırıl koşturup durması ya da ev içinde dahi kaykayla dolanması değil, çenesi de durmuyor. Çılgınlar gibi konuşuyor ve de üstelik hem "bağıra bağıra" hem de "hızlı hızlı" konuşuyor, şuh kahkahalar atıyor, arada şu kız çocuklara özgü tiz çığlıklarla kulaklarımın pasını temizliyor.. Bazen hiç yoktan, sırf hayatımıza renk gelsin diye, olmayacak bir nedenden hır çıkartıp car car ağlıyor, sonra yine hiç olmayacak bir nedenle susup "ben ağlamaktan sıkıldıııım" diyebiliyor.. Tipik 2-5 yaşlar. Yemin ederim şaftım kaydı, "gülen ayvam, ağlayan narım, tazmanya canavarım" oldu bu çocuk..

Bu yandaki ise; dışarda, benimle başbaşa değil de toplum içinde bir birey olarak "varolan" Maya. İnanılmaz sessiz, sakin, bir salyangoz kadar yavaş, bir perikızı kadar çekingen, fısıl fısıl hatta HİÇ konuşmayan, kendine sorulan sorulara keyfi isterse başını eğmek ya da yana sallamak suretiyle evet ya da hayır şeklinde kapalı uçlu cevaplar veren, yabancılarla konuşmayı bırak, göz teması dahi kurmayan "uslu ötesi" Maya..

Fight club misali.. Tek bedende iki zıt karakter! Hangisi gerçek, hangisi yalan? Hatta ben kimim, neredeyim?

Bazen "Ö.A.'cim sen de Maya'yı nasıl anlatıyorsun bize yahu melekmiş bu kız, ay yirim ben bunu" diyorsunuz ya, o an gözlerimden ateş korları, kulaklarımdan kaynar buharlar falan çıka-yazıyor.. Ya evde cadı, dışarda melek işte.. OYH.

Çocuklar annelerinin yanında "güven içinde" oldukları için "güvenle cozutuyorlar" diyen psikologlara katılıyorum. Anne; çocuğun güvenli ortamı. Kendi sınırlarını, davranışların sınırlarını deneyip, bu sınırlar aşıldığında ne tepki verileceğini güvendiği bir kişiden öğrenmek istediği için böyle şımarıyor, cozutuyor, kendini aşıyor.. Ama anne olarak bizim de bir kapasitemiz var değil mi canlar? Birbirimize tahammül sınırlarımızın oldukça aşağı çekildiği o ulvi alacakaranlık kuşağı dönemlerinde, çocuk odaklı ebeveynlik, çocuğa saygı, bağlanma odaklı ebeveynlik falan okuya okuya nirvanaya erdiğim için car car bağırmıyorum belki ama ona bağırmayacağım, örnek anne olacağım derken derken, içime atıp şişip durduğum ve de ne yaparsam yapayım o çocuksuz günlerdeki huzurevi iç sessizliğini asla yakalayamadığım için (lütfen bana "köpüklü bir banyo al şekerim" ya da "iki meditasyon ediver bak nasıl pammuk gibi olacaksın" demeyin, 4 senenin Akdeniz Ateşi ile fena dalarım) ne ediyorsam yine kendime ediyorum. Özetle çocuğuma karşı bir budist rahip gibi sakinken, kendi kendimi paralıyor, kendimi "rahat değil, pek sıkıcı" buluyor, dünyanın en berbat anası ünvanını kimseye kaptırmayacağıma dair iç kuruntular falan geliştiriyorum (hangimiz geliştirmiyoruz, o ayrı..). O gibi anlarda "uleyn çocuk değil canavar" mottosuna öyle kapılıyorum ki, yapıştırıyorum en hasından Tazmanya etiketlerini orasına burasına.. Hak etmiyor mu? O an ediyor..

Sonra oturup düşünüyorum, neden böyle? Tamam, cozutması güvenli ortamdan.. Peki dışardaki aşırı sakinliği? O an aklıma şu geliyor; ya tam tersi olsaydı? Evde beni her gördüğünde otoritemden tir tir titreseydi de, dışarda yapmadığı halt kalmasaydı? Çünkü var böyle çocuklar, evde askeri sistemde yetiştirilen, anne babaları yanında aşırı örnek çocuk olan ama dışarda - hele ki ergenlik döneminde - denemediği yanlış davranış kalmayan.. Çok var..

Maya'nın dışardayken örnek çocuk olmasına için için üzülüyordum. Yavaş açılan (not easy to warm up denen) türde bir çocuk, hani yeni bir ortama girdiğinde donup kalma stratejisiyle bir süre ortamı gözleyen, sonra "açılan" tür.. Ama onun sorunu şu; öyle 3-5dk değil tam 45 dakika donup kalıyor! Biz yeni bir ortama ya da herhangi bir sosyal ortama girdiğimizde, Maya tam 45 dakika donup kalıyor, çoğunlukla bana yapışıyor, asla konuşmadan sanki videoya çeker gibi ortamı, insanları gözlemliyor. Sonra, kendini güvende hissettiği an yavaş yavaş eriyor, açılıyor, yine çok sessiz sakin ama daha "normal" davranmaya başlıyor. 2. buluşmalarda yine donuyor ama çözülmesi biraz daha az zaman alıyor, bir önceki buluşmada iyi zaman geçirdiyse ve ortamda "yeni" bir şey yoksa daha kolay çözülüyor ama ilk 15 dakika mutlaka "Elsa mode on". Hatta bir surat ifadesi var bu anlarda, çene hafif aşağı eğik, gözler aşağıdan yukarı doğru ya da yanlara doğru bakıyor (göz teması mümkün olduğunca bertaraf edilmek için) ve diliyle yanağına bastırıyor yani tek yanağının içinde top varmış gibi şişiriyor. Tik gibi bişey ama nasıl çirkinleştiriyor kendini inanamazsınız!

Buna üzülüyordum yani göz teması kurmadan bir köşede kendi halinde sessiz sakin oturmasına, sorulan sorulara cevap vermek istememesine, diğer çocuklar hoplar zıplarken onun bir köşede "güven ortamı"nda kendini görünmez kılmaya çalışmasına.. Etrafta tüm çocuklar hoplar zıplarken çok anormal geliyordu bana.. Bir de işin ekonomik tarafı var tabii; her götürdüğüm kursta ortama katılmadan 45dk geçiyor, zaten kurs 1 saat, geriye kalan 15dk'da eğleniyor, yazık yahu.. Enerjime, parama.. Uyuz oluyordum yani kendisine.

Sonra bir gün, "niye böyle, niye böyle?" diye kafayı yerkene, yukardan sanki biri terlik fırlattı (muhtemelen ananem). "Yahu" dedi "deli misin, kız akıllı işte kendini güvene almadan davranışa geçmiyor, tamamen "survival mevzuu" bu!" O an dedim "hakikaten yaaaa!" Ben değil miyim "aman etrafta bin türlü sapık var, yabancılardan uzak dursun, her gördüğüyle kanka olmasın, mümkünse konuşmasın" diyen?! E çocuk bildiğin kendini koruyor sapıktan, kötü kaderden.. Evrimsel bir açıklama getirdim bu sorunsala: yahu teee taş devrinden gelen korunma içgüdüsü bu! Çocuk kendini çirkinleştiriyor, görünmez hale getiriyor ki yabancı ve muhtemelen kötü niyetli insan onu "beğenmesin" ve daha fazla "iletişim / ilişki" kuramasın! Uleyn bizim kız süper zeka o zaman?!? Vallahi şipşak kendini koruma mevzuunu çözmüş..

Asosyal falan ama akıllı kerata..

Yani diyeceğim odur ki; çocukları "utangaç", "içine kapalı", "asosyal" falan diye etiketliyoruz ya.. Bunlar evrimsel temelleri olan, kendini koruma davranışları aslında. Yani öyle olmalı.. Bunun açıklaması bu olmalı.. Evet evet, böyle olmalı.

27 yorum:

  1. Peki bizim kızın durumu ne ? Ben hiç bi fikre oturtamıyorum büyüklere koşa koşa
    giden yaşutlarından kaçan cins bu ne oluyor Ceren de bana nolur.hecen eşimin bi arkadaşı çağırdı bunugitti adamın kucağına tırmandı.esnafla muhabbet halinde.ama yaşıtları sanki canavar!!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :) ilgiyi üstünde toplamak istiyor olabilir mi ki? bilemedim..

      Sil
  2. Ben de çocuklarımın yabancı ortamlarda sessiz sakin kalmasına, İnsanlar onları öpmeye ya da sevmeye kalktığında kaçmalarına bana yapışık olmalarına üzülüyordum ki bir gün sizin gibi aydınlanma geldi ne güzel kendilerini koruyorlar diye düşünmeye başladım. Bence de böylesi daha iyi.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. aşırı korumacı da yetiştirmiyorum ama içinden geliyor galiba..

      Sil
  3. Vera da oyle Ceren. 45 dakika surmuyor ama ilk basta hemen kaynasmiyor. Kurslarda ise kosup oynuyor falan ama sorulan soruya cevap vermesi 6-7 dersi buldu sanirim. Ben d bastan uzuldum ezik mi olacak evladim diye gecen hafta turnenda baktm yuvarlagin ortasina gecmis oturmus soruya cevap verdi falan tamam dedim cocugumun zamana ihtiyaci varmis.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :D ezik değil de fazla ince düşünceli olabilirler sanki..

      Sil
  4. Aslinda ben Vera konusunda kararsizim. Normalde cingene pilici. Aslinda Maya gibi arkadaslari acilma zamaninda onunla oynamiyor diye uzulup agliyor dun mesela Etona benimle oynamak istemiyor diye bir agladi kiyamam. Sonra da cok agresif oldu mesela. Bazi insanlara karsi cekingen. Turnende veya baska irtamlarda konusmak icin bazen cekingen ama mesela gecenlerde Ale'nin bir arkadasinin dogumgu partisinde, evdeydi, 90 kadar ytiskinin icinde herkes sohbet etti kendi kendine. Bir tanima uyduramam ama onune gelen herkesle de cok rahat diyemem. Benim gibi. Ben de cok sosyalim ama bazi ortamlarda konusmaya sormaya derdimi soylemeye cekinirim. Enteresan dusunucem bu konunun ustune beb :)

    YanıtlaSil
  5. Maya'nin bir ornegi de bizim evde var. Okul da bile tam alisamadi kalabaliga, arkadaslarinin bagirip cagirmasina. uzaktan bi koseden arkadaslarinin oynamasini takip edip eve gelir gelmez ise eften puften nedenlerden kriz ustune kriz geciren/gecirir . Ben de kendi kendimi yiyodum benim kizim niye bu kadar asosyal, boyle bi koseden ezik ezik dunyayi mi gozlemliyecek diye sonra evren benim de kafaya bir terlik atti bi aydinlanma yasadim:) benim kizimin dunyanin en sosyal insani olmaya ihtiyaci yoktu. En populer olmasini saglayamam ya da girdigi bir toplulukta en az bir saat kenardan olani biteni seyretmesine engel olamam ve disardan gorenler ay ne yabani, ne utangac ne vs diyebilir bunlara da engel olamam ama onun kendini oldugu gibi kabul etmesine yardim edebilirim. Sonuc olarak onun populer olmasini istemem onun degil benim sorunum. Bu durumda konu uzerinde calismasi gereken benim o degil :) simdi ona utangac diyenleri uygun bir dille duzeltiyorum utangac degil isinmasi zaman aliyor diye. Birazdan alissin isterse size kendini tanitir vs diye. Kendisine de okulun basladigi ilk haftalarda yaptigim gibi kimle oynadin vs gibi sorular sormuyorum. bugun mutlu/mutsuz gorunuyorsun diyorum cani isterse o olanlari anlatiyor. Bazen sadece hic bisey yapmadim butun tenefus bankta oyle oturdum diyor. O zamanlarda anne olarak okulda tek basina kalan yavrusunu dusunen anne olarak icim erise de nasil istiyorsan nasil mutlu olacaksan oyle yap diyorum. Bakalim bu stratejinin ne gibi sonuclari olacak. yani sonuc her zaman her olay da oldugu gibi ayni seye geliyor "letting go".

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ay bak bana annemin bir akadaşı 30 küsür yaşımda "yabani" demişti de "ay bunun gibi herkesin herşeyine meraklı olacağıma yabani olayım oh be kafam rahat, minimalistim ben.." demiştim, belki bizim kızlar da böyle düşünüyorlar ;)
      tuhaf olan; alıştıkları ortamda aşırı popüler olmaları.. yani anaokulunda mesela maya "lider" rolündeymiş, öğretmeni diğer çocuklar hep onun peşindeler dedi küçük dilimi yuttum.. öyle olabilir yani bizden gizli bir dünyaları var sanırım :D bankta otururken yani kim bilir neler yapmış olabilir de anlatmıyordur vs.. Başıma geldi de.. Ondan diyorum :D
      Çok utangaç çocuklara "atılganlık eğitimi" diye bir şey öneriyoruz çok işe yarıyor, eğer zorlandığını görürsen ya da kendi ifade ederse aklında bulunsun..

      Sil
  6. He Ceren öyle he...
    :D : D : D
    Şaka şaka gerçekten doğru düşünüyorsun, modernite özümüzü unutturmuş. Varlığımızın amacı onu korumak ve geleceğe aktarmak en temelinde, çok derinlerde.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. heheheh totoyu korumak daha ziyade.. bu devirde elzem.

      Sil
  7. Ya ben yine Türk-Alman bebesi farkı diycem. Ben burada zaten bizim Türk çocukları kadar her lafa atlayan, büyümüş de küçülmüş laflar eden, ortamda sürekli büyüklerin ilgisi kendisinde olsun diye şov yapan çocuk görmedim...
    Biraz kültür meselesi olarak bakıyorum olaya. Ha tabi evet bazı çocuklar daha rahat daha özgüvenli, konuşkan falan görünüyor dışarıdan (ki yeni ortamda annenin yanında ve sessiz olması özgüvensiz demek değil) ; bazıları da kendini çeken cinsten işte. Evet çekingen duruyorlar ama hayır demeyi net bir şekilde biliyorlar mesela! Ama diyorum ya bu iki ucun devasa bir farkı yok bence burada :D
    Bizde ise aman yarabbi yazın anamların siteye gidince küçük dilimi yutuyorum :))) çocukların hepsi küçük birer kadın gibi Adam gibi resmen bizimkiler saftirik kalıyor hehehhehe
    Ama senin tespitin çok hoşuma gitti, kendini korumaya almak için sessiz ve albenisiz görünme çabaları.
    Kendi adıma ben de herşeye atlamayan yeni ortamda azıcık edebiyle adabıyla takılan çocuk tercih ediyorum asjdklflgşgl

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Alman çocuklar sessizler ama sakin değiller, bedensel anlamda çok etkinler (sadece restaurant'larda bunun dışında aşırı düzgün davranıyorlar).. <Bilemedim.

      Sil
    2. O zaman size yıllardır merak ettiğim bir soruyu sormak istiyorum:) Bizim lisede bir sınıfta ,almanyadan Turkıyeye kesın donus yapanların cocukları vardı.Biz hep daha farklı bulurduk onları davranıs acısından.Daha acık ,hani içleri dışları bir ,daha bir direk görürdük ama o zaman bunu saflık olarak adlandırırdık kendi aramızda.Cidden böyle bir durum mu yoksa denk mi gelmişlikti bizimkisi:)

      Sil
  8. Ahanda ben ahanda bizimki diyerek okudum. Ben de bir süredir neden böyle acaba deyip duruyordum kendime. İyi olacak hastanın doktor ayağına gelirmiş diye boşa dememişler. Evrimsel temelleri olan bir şeyse tamam o zaman. İlimin bilimin önünde boynumuz kıldan ince.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu bloğu takip ede ede çocuklarımız da birbirine benzemeye başladı galiba :D Üzüm üzüme.. Neyse oh be yalnız değilmişim..

      Sil
  9. Bizim bir numara daha rahat ama iki numara böyle çıktı. Dışarda gören ay ne kadar sessiz sakin uysal ne şanslısın diyor, evde ise saçımı topuz dışında başka model yaptırmayan, bazı kıyafetlerimi beğenmeyip çıkar diye yırtınan bir diktatör 😳

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :D Kardeşlerin ikisi birbirinden ne kadar farklı oluyor değil mi! Belki büyüyünce tam tersi olurlar..

      Sil
  10. İlk paragraflarda minnomu okur gibi oldum ama Berkay dışarda da aynı:)) Maya kursta 15dk oynuyor dıyorsun ya Berkay hiç oturmuyor bile:))))) Yani hep çozutuk sıpa.Anne babanın yakın oldugu insanlarla muhabette sorun gormuyor.Ortama hemen kaynar çocuklarla muhabbet eder falan ama bizimkide elinden eşyası alınsın sessiz kalır:( Yabancılarla konuşmasa istiyorum bende ama artık zamanla öğrenir herhal offf ayyy herkesin derdi başka dimi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :D evet, çocuk değişim programı öneriyorum 1'er geceden başlayalım :D

      Sil
  11. Benim için bu durum 3 yaş itibariyle belki de kardeş geldiği için karşılaştığım bir şey oldu.Benim kız çok sosyaldir.Özellikle ortamda yaşıt çocuk varsa hemen gider kendini tanıtır hadi oynayalım der koşmaya başlar. Yetişkin biriyse hemen onunla da oyun kurar evimize geldiyse odasına götürür benimle konuşmasına bile tahammül edemez.Ama üç yaşından sonra özellikle ortamda çocuk yoksa daha önce görmediği büyük insan sayısı 2 den fazlaysa başka bir çocuk oluyor.Aynen tarif ettiğin gibi dil yanakta ya da el ağızda ya arkamda ya da sandalye altında hiç konuşmadan izliyor.Eteğimi çekiştirip ağlamıyorsa şikayetim yok .Ama o kadar sosyal ve özgüvenli çoçuğu ilk böyle gördüğüm de korkmuştum ne oldu diye .Sonra baktım ortama başka çocuk girdiği anda özüne dönüyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ya dil neden yanakta??? :D Çözemedim ben!

      Sil
  12. Lisede çalışırken " Bu çocuğun biraz açılmasını istiyorum." diyen bir veliye " Biz de biraz kapanmasını umuyoruz:)" demiştim, anne o kadar habersizdi ki ev ve okul arasındaki davranış farkından, şoka girmişti:)

    1- En azından farkın farkındasın.
    2- Evde coşması, dışarıda kudurmasından iyidir, kimse aile kadar tolere edemez.
    3- Maya doğru yolda bence. Dünya, çocuklar için bile çok güvenli değil artık!
    4- Maya ve sen iyi bir ikilisiniz. Anne-kız ilişkisi biraz da böyle dalgalı olmaz mı zaten? :):):)

    Not: İkk yorum gidince azimle yine yazdım:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İyi ki yazdın <3 Çok haklısın, siz eğitimciler çok farklı bakıyorsunuz annelere göre, o nedenle ben çocuklarla çalışırken hep sınıf ya da rehber öğretmeniyle de görüşürdüm, tüm resmi görebilmek için..

      Sil
  13. O ilk resim var ya o ilk resim, hah işte o Arya'nın 7/24 olağan hali. Benim kızım tam Tazmanya canavarı, evde, kreşte, dışarda... Keşke bazen peri kızı olsa... Maya'nın evdeki hallerini anlattığın satırlar sanki bizim ev, kaykay yerine scooter yazdım mı tamam oldu bitti 😖 sabır sabır... Tüm annelere sabır...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Nur!!! Ya inanmayacaksın ama 2 gün önce aklıma geldin, hiç sesi çıkmıyor diye düşündüm.. kalp kalbe karşıymış demek ki :)

      Sil

Anonim yani isimsiz ya da rumuzsuz yorumlara, hakaret, belirli bir gruba karşı ayrımcılık ya da ırkçılık içeren yorumlara, en önemlisi de yanlış bilgi ya da yönlendirici (melisiniz, malısınız'lı) yanlışlar içeren yorumlara BU BLOGDA YER YOKTUR. Bu davranışları yapan kişiler, genel huzurumuz için engellenecektir. Teşekkürler!