18 Mayıs 2017 Perşembe

Çocuk doktorunun iyisi nasıl anlaşılır?

Kavun alırken, baş, işaret ve orta parmakla kıçına kıçına dürtersin ki çok sert ve çok yumuşak olmasın. Bir de kafasını koklarsın mis gibi koksun, tazecik. Çocuk doktoruna bunları yapamıyorsun işte.. Bu "çocuk doktorunun iyisi", elzem bir mevzuu..

Anneler gününün akşamı Maya ateşlendi. Onun ateşi çıkınca tam çıkıyor, 39.5-41 arası oluyor ki totodan ölçüm de değil bu, alnının akıyla. Ben yıllar içinde Maya'nın hastalıklarını okumayı az çok öğrendiğim için, hastalık durumunda doktoru aramadan önce genellikle 1-2 gün bekliyorum ve mümkün olduğu kadar ateş düşürücü de vermeden, vücuduna hastalığı anlaması ve karşı taarruza geçmesi için zaman veriyorum. Bunu siz sakın yapmayın ha, velev ki imam osurdu durumu.. Sonuçta cahil cühela değiliz, bazı çocukların 37.5'te bile havale geçirebildiğini, tıbbın önemini anne babası doktor olan her insan gibi ben de normalden bile daha bir fazla biliyorum. Üstelik doktor da olmadığım için tabii ki ciddi bir hastalıkla soğuk algınlığını %100 ayırt edebileceğimi iddia etmiyorum. Ama her ateşte, burun akmasında da doktora koşmuyorum.

Aslında bunun sebebi sadece "aman işte bildiğin soğuk algınlığı" değil, benim doktordan "çekinmemin" de etkisi büyük. Nedeni de; Almanya'da doktorun iyisini bulmak vallahi organik pazarda mevsimsiz semizotu bulmakla eşdeğer! Hani siz diyorsunuz ya, Türkiye'deki doktorlar her fırsatta kan alıyor, vitamini demir ilacını dayıyor çocuğa, en ufak hastalıkta antibiyotiği yazıyor diye.. Burada ise durum tam tersi, hamilelikten başlıyor daha bu "gerekmedikçe el sürmeme" mantığı. 5 yaşına dek kan alınmıyor (çocuğumun kan grubunu bilmediğimi yazmıştım ya hani), siz vitamin isteseniz doktor yazmıyor, eczacı vermiyor. Evet burda çocuklar paşa çayı, su katılmamış meyve suyunu, şekeri, hamur işini falan bilmiyorlar, yeme sistemleri bizimkilerden çok farklı, çocuklar spor yapıyor (okul kermesi için para toplayan 10 yaş grubu 10km koşu yarışı düzenler burda, klasiktir, hiç abartmıyorum: 10 kilometre!) ama yine de bilmiyorum; çocuk çocuk sonuçta, devamlı hasta.

Bize "çocuk ilk yardım kursu"nda böyle öğrettiler. 3 gün evde bakım ver, ateş düşürücüye rağmen ateş düşmüyorsa ya da çocuğun genel hali endişelendirecek düzeyde bitkinse o zaman doktoru ara dediler. Böyle yapmayana "tavuk anne" falan diyorlar, kıs kıs gülüyorlar ya da doktorun kara listesine giriyorsun falan diye endişeleniyorum. Şimdi günahını almayayım bizim Dr.ŞÖT (vallahi adı bu adamın; yine şükredin Bochum, Göttz falan da olabilirdi) mevcutun en iyisi. Üstelik bizim Dr.Şöt, Startrek'ten Captain Picard'ın yemin ediyorum aynısının tıpkısı, ikiz kardeşi! Öyle adamdan sen gel, çekin. Akıl alacak iş değil.. Ama çekiniyorum.

Yani Capt. Picard'a bile giderken içim pır pır gidiyorum. Ağzından kerpetenle ne alabilirim, acaba "bişiyi yok bunun ne diye zamanımı alıyorsun" diye çemkirir mi (hiç yapmadı Allah için ama bazen gözlüklerini burnuna indirip üstten üstten "iyice tozuttu bu da" der gibi bakıyor bana, içim ayazlanıyor). Hele bir defa Lukas'ı öperken ağzıma tuzlu tuzlu geldi diye BAP'a "koş Sevim bu çocuk tuzlu, salamura mı oldu ne oldu, doktoru ara hemen" dediydim de, BAP'cığım bana 30dk kadar güldükten sonra şu alttaki Mem'i bulup gösterip ve krize sokmuştu:


Internet dünyasında her duruma dair bir mem var galiba yahu, inanılmaz! Çocuk neden tuzluydu, hala düşünüyorum.. Bi daha olmadı öyle neyse ki. Tuhaf.

Yani adamcağızın vaktini almamak, saçma sapan sorularımla delirtmemek için, biraz da "aman orasını burasını hiçten kurcalatma, bişi çıkmasın durduk yere" mantığıyla, mümkün mertebe doktor ziyaretlerinden kaçınıyorum, ne yalan söyleyeyim.. Üstelik burdaki doktorlar çocuğa hiç dokunmadan gözle ve sözle muayene etme yetisine falan sahipler, çıkarken çocuğun eline ya bir oyuncak ya bir ayıcık şeker tutuşturmak da adetten diye çocuklar koşa koşa gidiyorlar kontrollere falan. Ama gel gör ki, ben doktordan korkuyorum arkadaşım..

Doktorun iyisi nedir derseniz, az gördüğün doktor iyidir derim. Sonra, seninle değil, çocukla konuşan, onu muayene etmeden önce rahatlatan doktor iyidir derim. Sonra mesela antibiyotik yazmadan önce test yapan, bakterinin cinsine bakarak farklı antibiyotik veren doktor iyidir derim. Sonra mesela bekleme salonunda bekletmeyen, herkese belli bir randevu saati verip çocuğu bir de salondaki mikroplara maruz bırakmayan doktor iyidir derim. Sonra mesela başta aylık, sonra yıllık kontrollerde incik cincik ölçümlere dalmayan, genel resme bakan ve sizin anne olarak endişelendiğiniz bir şey olup olmadığını soran doktor iyidir derim. Sonra mesela, acil durumda kendisine ulaşılamadığında size alternatif öneren, bunu kartvizitine yazan doktor iyidir derim.

Dr. Şöt, tüm bunları karşılıyor ve de ayrıca Capt. Picard'a benziyor, daha ne isterim. Bence Dr. Şöt iyi bir doktor. En önemlisi, ben ona güveniyorum ve Maya ile Lukas da korkmadan gidip gülerek muayene olup dönüyorlar. Bu gerçekten büyük şans, umarım sizler de memnunsunuzdur doktor seçimlerinizden..

24 yorum:

  1. Neresinden tutsan elinde kalıyor bizde doktor konusu. O da biraz da sağlık sistemi ile ilgili. İş dallanıp budaklandıkça orada o yok, burada bu yok falan zor işler.
    Biz mümkün mertebe götürmüyoruz doktora çünkü bir götürürsek de aşağıda anlattığım gibi oluyor.

    Şimdi Türkiye'de ancak sürekli özel hastanede 350 TL muayene ücreti ödeyerek git ki her aradığın dakika doktora ulaşabil. Yoksa biraz daha ekonomik özel hastaneler devlet hastanesi gibi. Doktor muayene ediyor apar topar çıkıyorsun hadi bye bye. Tekrar gittiğinde zaten hatırlamıyor.

    Benim oğlan da kreşe başladı ya hep hasta, öksürüyor, ateş çıkıyor falan evde idare ettik. Bir kere götüreyim bari dedim ben doktora götürene kadar iyileşti herhalde zaten; ama doktor neredeyse muayene bile etmeden antibiyotiği yazdı. Çocuk da uzun süreli hastaya vereyim iyileşir dedim, antibiyotik bittiği an yine hasta. Yani antibiyotiklik bir durum değil.
    Ha bir de şu var. Bazıları da ilacı yazıyor ama sana neyi olduğunu açıklama gereği duymuyor :D Bir iki elimde reçete aldım çıktım, hani dışarıda başkaları bekliyor, doktor da yoğun çok ince düşünceliyim . Eve gelince fark ediyorum ki neyi olduğunu bile söylememiş ama üç tane ilaç yazmış!

    Geçenlerde de lenf bezi şişmiş. Oturuyoruz bir baktık çocuğun boynu şiş. O acil senin, bu acil benim gezdik. Biz de bilmiyoruz ya evin karşında hastane var hemen oraya gittik. Türkiye'de de devlet hastanesi var mesela ama adeta poliklinik. Tamam bunu da anlıyorum ama insanları güzel yönlendirsinler, eyvallah!. Bu duruma şu hastane bakar gibi..

    Haftasonu ultrason yokmuş. Ultrason ya insanlar neredeyse eve alacak, bunlar bir nöbetçi personel koyamıyor. Bu sefer ne oluyor bütün hastalar büyük hastanelere yığılıyor. O doktor başka bir hastaneye yönlendirdi gittik belki ultrasona gerek almaz kan alalım da dediler. Çocuğun uykusu başına vurmuş, hali yok , bir de kan almayı beceremeyen personellerle bağırta bağırta kan aldılar. Bak bu da çok büyük sorun. İğneyi sokamıyor kan akmıyor, damlatıyorlar falan.. aklıma geldikçe içim acıyor. Sonra kan aldılar ya ama ultrason lazım.. Hayda yine başka hastaneye gittik, o da tabi diğerinin tahlil sonuçlarını kabul etmiyor. Bir daha en baştan.

    Asıl bomba şimdi geliyor. İşte muayene falan antibiyotik yazıldı. Biz söylendiği gibi 5 gün kullandık, sonra kontrole gittik biraz daha kullanın dedi doktor. Hop bizimki alerji oldu mu. Muhtemelen penisilin alerjisi. Zaten yumurta kuruyemiş alerjisi var diye söylüyoruz, hep ama ya penisilin için öncesinde test falan yapmaları gerekmez miydi, başka yerlerde pratik nasıl merak ediyorum. Ya iğne falan yapsalar bir şey olsaydı diye düşün düşün delir.

    Şimdi tekrar alerji testi için gideceğiz bir de onunla uğraşalım bakalım :)

    Özetle Türkiye'de de zor. Ben devlet hastanesinde bir doktor buldum, tam dediğin gibi sevdik rahatça muayene oluyor bizimki; fakat çocuk sürekli haftasonu hastalanıyor :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Haftasonu hastalanmaları zaten olmazsa olmaz, Maya da ya cuma akşam 4'ten itibaren hasta ya da tatile gitmeden 2 gün önce..
      Fakat sen yazınca fark ettim, burada çocukları hastaneye götürmüyoruz! Yani burda aile doktorları var, kendin de gitmiyorsun hastaneye. Önce aile doktoruna, çocuksan direkt çocuk doktoruna. Özel muayenehane ama devlet sağlık sigortası kapsamında. Bu arada en ucuz sağlık sigortasına ayda 550 euro ödüyorsun (yani yıllık 6000-7000 euro arası minimum), çocuğun da senin üzerinden tedavi oluyor. Sınırsız doktor muayenesi ve ameliyat, ilaçlar vs de içinde, diş kontrolleri de dahil ama tedaviler hariç, tamamen bedava sigortalısın. Tabii Türkiye'de sağlık tamamen bedava devlet kurumunda ama aşırı kalabalık, özelde ise tamamen sen ödüyorsun. Sistem çok kötü, çok haklısın. Ama düşünsene, burada sigorta yaptırmak zorundasın ve yine en az 6-7000 euro yani aynı kapıya çıkıyor :( Sağlık hizmetleri gerçekten pahalı..

      Sil
  2. Valla ben bakiorum eger ilgileniyorsa,herseyini soruyor ve sorduklarına teker teker bakıp ilgileniyorsa iste bu benim aradigim doktor.Hem basindan da savmiyor diyorum 😁 az birazda benim kafama uyduysa tamamdır bu iş.Böyle birini buldum ama kisa sürdü baska bir yere gitti.Ahh ahh minik bit kelebek gibi uctu gitti elimden 😁

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. hahahaha dr.kelebek... ya iyi şeyler hep kısa sürüyor ooof. izini bulabildin mi bari? bir hoş sadaaaa..

      Sil
    2. İvet kelebengg ti pırrr gitti.:D yok bulamadim baya uzaga gitmis.Bulsam da gidemem.Yeni dr.arayisindayim ama o beni arar mi bilemem :)

      Sil
    3. ağdacı, kuaför ve çocuk doktorunun iyisi böyle izini bırakmadan kaybolunca çok fena oluyor :D resmen hayatın allak bullak oluyor ve o yakaladığın mutluluğu bir daha kimsede bulamıyorsun :D

      Sil
  3. Benim kızım erken doğdu 1,5 ay hastanede kaldı. Hastanedeki doktorlar Biri hariç çok iyiydiler. Kendi doktoru resmen peşinden geziyodu öyle söyleyeyim ama hastaneden çıktıktan sonra artık kendi başınasın tam kabus. Bir kaç tane doktora götürdüm özel-devlet-üniversite Sağ salim nasıl 3,5 yaşına geldi hala şaşırıyorum. Bir de sülalede doktordan daha fazla bilen kendini bilmezler var onlardan hiç bahsetmiyorum bile.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Her meslekte varlar ama insanla ilgili mesleklerde özellikle göze batıyor sorunlar..

      Sil
  4. Valla ben seviyorum sosyal devlet anlayışını ya. Tamam belki ayda 500-600€ ödüyorsun ama o senin gelirine göre hesaplanan rakam, ben öğrenciyken ve bekarken ayda 50€ ödüyordum aynı hizmete! Zenginden alıp fakire verme olayı işte :) aynı hizmeti alıyorsun ve bence bu çok güzel birşey <3

    Burada özel sigorta da yapılıyor ama tamamen ekstra! Yani ben dövlete 500€ ödeyeceğime 100-200 daha koyayım da üstüne özele geçeyim deme şansın yok! Devlet sigortanı kullansan da kullanmasan da paşa paşa ödeyeceksin! Biz de özel yaptırmadık o yüzden. Memnunuz halimizden.

    Peki bizim doktorun adı ne? = "amşt"
    Ahsjfkkflfl (ve kendisi kadın)
    Dediklerine katılıyorum; doktorun gereksiz tahlil, ilaç yüklemesi yaptırmayanı, aileyle ve çocukla Güler yüzlü ve güven verir şekilde uzun uzun ilgileneni makbul bence de.

    Hastalık öyküsünü iyi aktarmak, detayları atlamamak, biliçli ve iyi gözlemci anne olmak da işin büyük bir parçası bakma sen. Yani senin anlattıklarına güvenerek de doktorun bir çok tahlil yapmadan teşhis koyması mümkün aslında.. Sanırım Türkiye'de olan bu. Yani sen ne kadar düzgün giyimli iyi eğitimli falan görünsen de doktor hastanın verdiği bilgiye onun söylemlerine gözlemlerine güvenemiyor sanırım...kültür ve deneyim meselesi. O yüzden hemen onlarca tahlil kan testi isteniyor.



    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Annemle babam 40 yıllık doktor, annem hep "bazen hastanın daha kapıdan içeri girerkenki yürüyüşünden anlıyorum ama hastayı memnun etmek ve hiç bir şeyi atlamamak için muayenemi de yapıyorum" derdi :D Bizim doktor şöt de böyle biri sanırım, yaşlı doktor candır :D hoş aile doktorumuz bizden daha genç, o da iyi..
      Bir de Türkiye'de insanları memnun etmek çok zor, bak buraya gelen yorumların %95'i bence doktordan memnun değilim diyecek.. Haksızlar demiyorum ama beklentiler de farklı biraz.

      Sil
  5. Çok geçmiş olsun Maya ya umarım daha iyidir şimdi. Havale konusunda çok haklısın
    Oğlum da 40 dereceye bile dayanıyordu Ateş düşürücü vs vermeden ama geçen yaz 38 ile havale geçirdi artık 37,5 ta Ateş düşürücü veriyorum mecbur.
    Doktor konusunda Doğumdan 4 aylık olana kadar 12-13 doktor( profesör ve doçentler de var içinde) gezdik ama hiçbiri asıl sorunu bulamamıştı.
    Fügen Çullu hem Cmv hastalığını hem alerjisini teşhis etti ve onun takibinde ilerledik. Benim için dünyanın en iyi doktoru odur. Oğlumu her seferinde çok çok iyi muayene eder ayaklananımdan kulak arkasına poposundan boğazına heryerinde çok iyi bale.
    Gerekirse başka doktora yönlendirir. İlk konusunda gerçekten gerekirse verir yani müthiş süper bir kadın Allah başımızdan eksik etmesin bazen eğer ona uşaşamasaydık ne olurdu diye düşünür kederlenirim. Çünkü artık sadece özelde hasta bakıyor, Cerrahpaşa'da uygulanan yıldırma politikasıyla emekli oldu
    Muayene ücreti de yüksek ama 1 muayene 1 kontrol ve istediğiniz kadar maille soruya cevap veriyor. Burda okuyup bebeğinin özel bir sağlık sorunu olan varsa hiç tereddütsüz tavsiye ederim. Maddi durumu iyi olanlara da 6 ayda bir genel kontrol için tavsiye ederim. Arada mecburen acile vs başka doktora da götürsem ona Mail yazıp durumu ve doktorun yazdığı ilaçları bildirmeden kullanmam o benim annelik yolumda çok büyük bir yardımcı, sadece bebeğe bakmaz anneye de tavsiyeler verir halden anlar . Ay daha da yazarım çok seviyorum ben doktorumuzu
    Her anneye de böyle iyi bir çocuk doktoru dikiyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :) ne güzel doktorunuzdan memnun olmanız! 6 ayda bir genel kontrol mü oluyor türkiye'de? burda senede 1 :)

      Sil
    2. Yok normalde senede bir, biz 1,5-2 ayda bir gittiğimiz için 6 ay bile bana uzun zaman gibi geliyor. Yani bir sorun yoksa tabii senede bir

      Sil
  6. Yaşım yanlışları için özür diliyorum , o kadar heyecanla yazınca kontrol etmeden yayınlaya bastım :)

    YanıtlaSil
  7. Siz yine ozel co uk doktoruna gidebiliyorsunuz, burda (Ingiltere) oyle bir luks yok, ki bizim NHS (devlet sigortasi) e ilave ozel saglik sigortamizda var dusun. Ozel sigorta icin bile once GP ye gitmek gerekiyor, boyle bir saclamik. Her ay para oduyorum kardesim ozel sigortaya o zaman bir zahmet sizin aile hekiminiz olsun ona gidelim diyorum, yok. Illa once aile hekimine gideceksin. Gittin sonrasinda yok bilmem ne referral letter,i , ay buna ilave bide form doldurdun GP, (o formu doldurmaya GP 20£ para alir) sonra specialistten randevu almak icin bekle, test icin bekle, ultrason icin bekle, bekle, bekle. Ingiltere'de saglik sisteminin ozeti "beklemek"
    Benim gunubirlik Izmir'e gidip gelmisligim var doktor konusu icin. Bu kadar eziyet sonucu burdaki doktorlarin bilgi ve tecrubesi Turk doktorlariyla kiyas kabul etmez. Tiroid sebebiyle surekli doktor konteolundeyim, burda kan testi sonucuma aa iyi dediklerine Turkiye'de ki doktorum deliriyor, bu adamlar nerde tip okumus diye. Burdan once 4 yilda Norvec'te yasadim, orasi buradan da kotu (O ulkenin cok iyi reklami yapiliyor hep saglik konusunda ama bence en kotulerden biri) Ah ben cok dertliyim bu konuda yazdikca yazarim :)
    Esime de hep derim "beni Turk hekimlerine emanet edin" :) Esim (bir Ingiliz olarak) o bile Tuk doktorlara cok daha fazla guveniyor :) Evet Turkiye'de ozel saglik konusu pahali ama ozel saglik sigortasi ile alinan hizmet buranin ozel saglik sigortasina kiyasla mekummel. Ayni gin test sonucu alabilmek nasil bir lukstur, burda min 1 hafta ayol.Ki artik Turkiye'de cogu sirket ozel saglik sigortasi sagliyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aslında ilk basamak tanı için aile hekimi çok önemli. Bir çok gereksiz doktor başvurusu aile hekiminde takılıyor, sisteme daha az yük binmiş oluyor. Ama dediğin gibi, bazen bile bile vakit kaybı. Mesela çocuğun belli ki kulak iltihabı var, kulağım ağrıyor diyor. İlla önce çocuk doktoruna ordan KBB doktoruna, randevu alamıyorsun hemen arka arkaya, bunlar büyük dert özellikle çalışan anne babalar için bazen 1-2 gün teşhis gecikiyor, hastaya ilaç vermen gecikiyor, o konuda çok haklısın..
      Ya ben Alman doktorlarına çok güveniyordum ama son 1 senedir güvenim çok sarsıldı, hep şanssızlıklar yaşadım o yüzden ben de rahatça söyleyeyim sağlık sistemi Türkiye'de gayet iyi. ama tabii ki mesleği kötüye kullanan da çok fazla. Allah korusun ama ben de "beni Türk hekimlerine emanet edin" diyenlerdenim :D Biraz da aileden hep iyilerine denk geldiğim için galiba... Ya streptokokta 10dk sonra sonuç veren test var, 1 gün sonra veren var, biri özel biri devlet :D En basit örnek.. Çok haklısın.

      Sil
    2. Eger sistem hizli islese aile hekimiyle sorunum yok. Ama aile hekimlerine oyle limitler koyuyorlar ki (mesela memede tespit edilen bir kitle min 10mm olmali uzmana ref edilebilmesi icin gibi - evet bunu bir GPden duydum) aile hekimleri cogu zaman zaten uzmana yonlendirmemek icin direniyor. (Ayrica burada Prof Dr. sanirim ruyamda bile goremem :) Turkiye'de endokrinologum prof dr deyince sok oluyor burdakiler.) Tabii bu tamamen saglik sektorunde yeterli eleman olmamasi, devletin yeterli butce ayirmamasi vs. vs. den kaynaklaniyor. Sozun ozu gorunen o ki Avrupa'nin her yeri ayni. Amerika'yi zaten biliyoruz. E Canada, Australia, New Zealand zaten Ingiltere kopyalari uc asagi bes yukari. Ne kaldi; en iyi saglik sistemi Turkiye'de :) Kiymetini bilin diyorum ben burdan Turkiye'de yasayanlara!

      Sil
    3. Neee 10mm mi??? Of İngiltere çok saçmalamış (zaten Brexit'ten belli değil mi)!
      Burda da yalnız iki doğumumda da doktor yoktu yanımda, ebe doğurttu diyince Türkiye'de böyle karlar içinde kağnı üstünde doğurmuşum gibi algılanıyor :D
      Ya evet Türkiye'de Prof bolluğu mu var yoksa burda sadece üni. hastanelerine gittiğinde o da çok nadir anca seni yollayan doktorun kankasıysa falan huzuruna çıkabiliyorsun Prof'un..

      Sil
  8. Biz 1 yaşına kadar dr bulup rutin kontrollerini yaptırıp sonrasında çocukları dr falan götürmüyoruz yani ikisinde de öyle yaptık çokşükür acillik durumlarımızda olmadı :) benim eşim ilaç sektöründe çalışıyor ve dr lara ciddi anlamda güvenmiyor çünkü bazı dr lar ilaç firmalarına yaranmak için istedikleri ilaçları yazıyorlar hangi mümessil ona yatırım yapıyorsa o mümessilin ilacını yazıyor bunu bile bile götüremem mantıgında çok şükür bir kaç antibiyotikle bugünlere geldik. Ates düşürücü bile kolay kolay vermiyorum. Ela bu yıl kreşe başladı dilimi falan ısırayım hiç perişan olacak kadar hastalanmadı. Kimse düşmesin dr kapılarına çünkü gerçekten çıkarsız iyi olanı bulmak çok zor. Daha da doğrusu güvenmek çok zor ;) Maya kuzusunu geçmiş olsun çok öp benim için

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ya ne yazık ki çok haklısın Gülşah, ilaç sektörü doktorların bir kısmını tamamen satın almış vaziyette...
      Sağlık sektöründe güven çok önemli, bazı doktorlar insana makina gibi yaklaşıyor, göz teması kurmuyor, insan diyor neden acaba insanla çalışmayı seçti?! Sanırım en baştan tıp okumaktaki amaç "para ya da prestij kazanmak" olunca, insanın önemi de olmuyor.. Çok acı. Tıp fakültesine girişte keşke "neden tıp okumak istiyorsun?" sorusunu sorsalar kendilerine..

      Sil
  9. Ben de memleketin sağlık sektörüne ne diyecegini bilemeyenlerdenim... Bazi yönlerden hersey olmasi gerektigi gibi gorunuyor ama sistemin içi çürük, tam Türk işi yani... Ben de yavruyu bir özel hastaneye goturuyorum, ismi bilindik, saygi goren, buyuk sehirlerde subeleri olanlardan birine. Cok zengin de degilim, izel saglik sigortam da yok. Ama evine yakin ve komik olacak ama bekleme salonu ve randevu sistemi düzgün calisiyor diye işime geliyor... Cunku dogumu doktorumuz bir akrabamiz oldugu icin universite hastanesinde yaptim ve ilk bir ay yavruyu 6-7 kez kontrole goturmek zorunda kaldiktan sonra dedim ki; Allah dert verip derman aratmasin buralarda! Kalabalik, asık suratlar, ilgisizlik... Tıp bilgilerine teshis ve tedavilerine guvenim büyük, en azindan özel hastanelerden daha fazla, ama gidip gelmesi cekilir cile degil. Bu özel hastanedeki doktor ilgili, zirt pirt vitamin ve antibiyotik veren cinsten degil, her kontrolde ben sormadan pek cok sorumun cevabini vermis oluyor ve cocukla iletisimi guzel. Amaaa iste ama kismi sistemden kaynakli. Inanilmaz yogun ayirabildigi sure cok kisitli ve adam muayenede bile ucuyor. Cunku tutulan bi doktor diye hastane ha bire randevu aciyor hasta sayisini kisitlamiyor.
    Yine de suan erisebilecegimin en iyisi diyor sukrediyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bekleme salonu ve randevu sistemi hiç komik gelmedi, benim de çok önem verdiğim bir konu. Beklediğin süredeki zamanına yazık olması bir dert, çocuğun gereksiz yere ekstra hastane mikroplarına maruz kalması ayrı dert. Çok haklısın.

      Sil
  10. Çocuk doktorları öğretmen gibi hiç unutulmuyor, ben kendi doktorumu hatırlıyorum mesela, Nihal Hanım... Yüzü gözümün önünde, kızlarıma da çok sevdiğimiz bir büyüğümüz gördüğümüz bir doktor nasip oldu. İki faktör diyorum ben, çocuk çok sevecek ve tecrübe...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ay ben de; Ayten teyze :) Aynen, doktorun ve anaokulu öğretmeninin yaşlısı makbuldür, düşünsene 20-30 yıllık deneyim artık görmedikleri kalmamıştır.. Büyük güven!

      Sil

Anonim yani isimsiz ya da rumuzsuz yorumlara, hakaret, belirli bir gruba karşı ayrımcılık ya da ırkçılık içeren yorumlara, en önemlisi de yanlış bilgi ya da yönlendirici (melisiniz, malısınız'lı) yanlışlar içeren yorumlara BU BLOGDA YER YOKTUR. Bu davranışları yapan kişiler, genel huzurumuz için engellenecektir. Teşekkürler!