23 Haziran 2017 Cuma

Öl, öl, öl!

Mayıs ayının teması bizim evde ölmek, ölüm, öl, ölme vs idi.. Maya, dıştan bakıldığında Opa'sının 2 ay önceki ölümünden pek etkilenmemiş gibi gözüküyor ama içten içe bazı kavramları sorguluyor. Dışardan "Opa kanser oldu ve çok hastalandığı için doktorlar onu iyileştiremedi, o öldü, bir daha gelmeyecek, belki melek olup gökyüzüne uçtu" falan diyor. Anaokulundaki ölümden sonra, öğretmenler ve arkadaşlarıyla daha ayrıntılı konuşmuşlar, özellikle "kim ölür, neden ölür?" kısmını biraz fazla deşmişler, dolayısıyla "anne sen ölecek misin, çocuklar ölür mü, ben ölecek miyim?" gibi zor soruları da getirdi eve. Bunlara yalan söylemeden, yaşına uygun yanıtlar vermek her anne baba gibi bizi de zorladı ama "her canlı doğar, yaşar ve ölür. biz kendimize iyi bakıyoruz, hasta değiliz, sağlıklı besleniyoruz ve daha uzuuun yıllar senin yanında olmayı planlıyoruz, senin büyüdüğünü kocaman olduğunu görmeyi istiyoruz, merak etme daha upuzuuuun yıllar seninle olmak istiyoruz" dedik. Diğer sorularına da "bazı çocuklar çok hastalanır ve doktorlar onların hastalıklarını iyileştiremezler, bazen de çocuklar karşıdan karşıya geçerken dikkatsiz davranırlar ve onlara araba çarpabilir, o zaman ölebilirler ama sen hasta değilsin ve karşıdan karşıya geçerken çok dikkatli davranıyorsun, o yüzden ölmeyeceksin" dedik. Bu arada bir de hastalandı ve "ben hastalandım, şimdi ölecek miyim?" korkusu yaşadı, ona da "hayır, sen grip oldun, grip olunca ilaç alır ve dinleniriz, iyileşiriz, merak etme ölmeyeceksin" dedik. Daha ne diyelim di mi..? Ama ara sıra yine de soruyor, sorularını yalansız ve yaşına uygun cevaplayıp, sormadıklarını da fazla deşmeden, gerisini zamana bırakmak en iyisi..

Fakat tabii bir de işin komik kısmı var. Her yaşlının ölüp ölmeyeceğini merak ettiği bir dönem oldu mesela. Durduk yere insanları süzüp, otobüste "anne bu yaşlı kadın ölecek miiii?" diye bağırdığı anlarda gülsem mi, yerin dibine mi geçsem emin olamadım. Ya da evde ölü bir arı bulup ona oyun hamurundan mezar yapıp, cenaze töreni düzenlediği zaman, üzgün üzgün ayakta dururken "n'apıyorum yahu" hissi gelmedi değil. Hele bu sıra çizdiği tuhaf tuhaf resimleri görseniz, mesela bu yandaki yanan ev ve alttaki mezarlarda da ölen insanlar ve en alttaki kahverengi toprakla üstlerini örtme resmine ne tepki vereyim, psikolog olmasam "tut elinden psikoloğa götür" mü derdim bilemedim! Yok yok, sadece fazla yaratıcı ve ev ağaç çiçek gülen yüzlü çocuk çizmek onu açmıyor.. Öyle diyelim bari. ha en sevdiği renk de mor ve siyah. Vauv.

Maya bu telden çalarken, Lukas da geri kalmıyor tabii. Geçen sabah saat 06.30'da deruuun deruuun bir yerden "die! die! die!" (İng.: Öl! Öl! Öl!) sesleriyle uyandım. Ne oluyor, kim kimi öldürüyor, cihad mı çıktı zombiler mi bastı derken, baktım ses benim dibimden geliyor! Gözlerini faltaşı gibi açmış bana "die!" diyor beyefendi. Ne oluyoruz yahu derken ayıldım, bizim oğlan konuşmaya çalışıyormuş ama ayarı tutturamayınca "day day day" olmuş sana öl! Ay bir de çok bir marifetmiş gibi sabahtan öğlene dek kesintisiz die! dinledik kendisinden. Biraz sinir bozucu oluyor tahmin edersiniz.. Lakin onunla bastan beri Türkce konusuyorum, Maya'da basaramiyor diye endiselenip 2 dile indirmistik, Turkce kaynadi arada.. Biraz üzülüyorum.. Bakalim bu sefer ne olacak 3 dil maceramiz.. Ilk kelimesi: dede (saibeli bir durum ama babam hemen ustune alindi ben de ses etmedim hadi dede diyo olsun bari), ikincisi ise DIEEEEE! (ürperdim yine bak)

Ev Addams Family'ye döndü, işte temsili bizler.. Kalın sağlıcakla..

6 yorum:

  1. Metehan'ın "mahvol sen mahvol mahvol" demesini hatırladım Lukas'ın sözünü okuyunca. Yolda giderken "Merhaba Metehan, nasılsın?" diye soranlara böyle cevap veriyordu bir ara, güleyim mi panik mi olayım bilemiyordum :)

    YanıtlaSil
  2. Sen hippisin ya o da gotik ahahahah hastayım Maya'ya :D Bir de Lukas anneanne ve dededen duyduklarını taklit etmeye çalışıyorken dili anca "day day day"a dönüyor olmasın? Hayal ettim de aşırı şirin gözüktü bir an :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Gotik kalmadı etrafta ama Maya evet yaaaa :))))
      Adam ciddi ciddi konuştuğunu sanıyor

      Sil
  3. Bir süredir Sinoptayız çocuk hayatında ilk mezarı burada gördü soruyorr habire.Yaa birde dağa çıkıyoruz çıkana kdr parça parça mezar yerleri var tek bir mezar yok ki! Yaşlılar buraya mı gelip ölüyorlar? Önce ölüp sonra buraya mı yatırıyorlar? Dedem ölcek mi yani? Sen ölme anne! Morticia ve Gomez'in aşkı bi başka yalnız bayılıyorum:))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ;) bir de bunun aaa bocek olmus, as olmemeis yuruyo, ustune bastim simdi oldu kismi var ki, ben deliriyorum, evladim yapma yazik diye diye dilimde tuy bitti, biri cigkofteci cikti biri hayvan katili..

      Sil

Anonim yani isimsiz ya da rumuzsuz yorumlara, hakaret, belirli bir gruba karşı ayrımcılık ya da ırkçılık içeren yorumlara, en önemlisi de yanlış bilgi ya da yönlendirici (melisiniz, malısınız'lı) yanlışlar içeren yorumlara BU BLOGDA YER YOKTUR. Bu davranışları yapan kişiler, genel huzurumuz için engellenecektir. Teşekkürler!