7 Temmuz 2017 Cuma

Çocuklu eve köpek girer mi, girmez mi?


Valla aklı olan köpek çocuklu eve girmez aslında ama garibanların diğer seçeneği barınak ya da sokak olunca, girmek durumunda kalıyorlar.. Şaka bir yana; ben çok isterdim çocuklarım köpekle büyüyebilsinler, çünkü ben köpeğimle büyüdüm. Fakat evimde köpek yok ve yakın zamanda da olmayacak çünkü köpeğimi ben çok travmatik bir şekilde kaybettim ve olayın üstünden bugün tam 12 sene geçmesine rağmen, şu an ondan başka bir köpeğe kalbimde yer açabilecek durumda değilim. Ne yazık ki, benim travmamdan çocuklarım da etkilenmek zorunda kaldılar..

Köpek, çocuk için bir nimet bence. Sadece alerjik hastalıklar ya da stres kaynaklı bazı psikolojik sorunlar artık araştırmalar tarafından da kanıtlandığı gibi daha az görülüyor diye değil, aynı zamanda yanında her zaman oyuna aç bir dost olduğu için, ondan hayatın nasıl bir ciddiyetle ve sevgiyle yaşandığını öğrenebilecekleri için ve tabii ki sorumluluk duygularının, merhametin ve karşılıksız sevginin gelişmesi için de çok önemli.. Bence çocuklu eve köpek girmeli..

Ama nasıl girmeli, hangi tür köpek girmeli? Bazı ırklar doğaları gereği daha yumuşak başlı, bazıları ise daha kavgacı ve dışa dönük olur, bir kere bu araştırılmalı. Sonra mesela büyük köpeklerin küçük köpeklere kıyasla ihtiyaç duydukları alan çok daha geniş, mümkünse evde bahçe olmalı, köpeğin günde en az 2, mümkünse 3 defa gezmeye çıkarılacağı, kendi ırkdaşlarıyla sosyalleşebileceği, siz tatile gittiğinizde gözünüz arkada kalmadan sevgiyle bakılabileceği alanlar ve kişileri olmalı. Köpeğin eve bir eşya gibi değil, onun da bir çocuk gibi aileye geleceği, onun da bazı alanlarda sizi çocuk gibi zorlayacağı, gelişim dönemleri ve ihtiyaçları olacağı, hastalandığında ve yaşlandığında çocuğunuz gibi bakıp üzüleceğiniz hatta iddia ediyorum, çocuğunuz gibi, çocuğunuz kadar seveceğiniz bir “can” olacağı unutulmamalı. Layıkıyla bakabilecekseniz, sabah akşam karda yağmurda karanlıkta, yorgunken uykusuzken bile en az 30’ar dk dolaştırabilecekseniz, gıdasına sağlığına temizliğine dikkat edecekseniz, ırkına uygun davranışlarının size ters geldiğinde ya da psikolojik / sosyal sorunları, davranış problemleri olduğunda onu anlamaya çalışacak, gerekli eğitimleri almasını sağlayacaksanız, ona gereken yaşam alanını yaratarak, kendini güvende ve evde hissetmesini sağlayacaksanız, kendinizi köpek bakımı, eğitimi konusunda bilgilendirebilecek ve bu işi layıkıyla yapabilecekseniz, bence çocuklu her eve bir köpek girmeli.. Köpek, kardeşten bile yakın bir dost olabiliyor bir çocuk için ama bakımı ve ihtiyaçları çocuğa değil, size kalacak, bunu da bilin..

Köpeğim Semo’nun anısına olsun bu yazı.. Onun o ıslak burnunu, kıvırcık saçlarını ve ona sarılıp uyumayı çok ama çok özledim.. Kimse yerini dolduramadı, dolduramaz be Semom.. Sen de, senin kendi "köpeğin" sandığın minnak muhabbet kuşumuz Can da berabersiniz o yemyeşil güzel yerde.. Biliyorum..

Köpek dışında kedim, kuşlarım, kaplumbağam, tavşanım, balıklarım hatta ipek böceklerim bile oldu ama köpek bambaşka türlü bir dost yahu.. Onun için “hayvan alınmalı mı?” yerine köpek konusunda yazmak istedim. Yoksa kedi de güzeldir, kuş da, tavşan da, balık da.. Layıkıyla bakmak kaydıyla, her evde hayvan olsa, hayvanlarla ve doğayla barışık büyüyebilse tüm çocuklar.. Sanki hayvan sevmeyen, hayvandan “iğrenip, korkan”, insanı da sevemez gibi geliyor bana..

19 yorum:

  1. Benim de çocukluk ve gençlik yıllarımda köpeğim vardı. Ben de çok travmatik bir şekilde kaybettim. Sokak köpeği ile çiftleşmişti. Gönül verdiği, kendi cinsinden büyük bir köpek olduğu için doğum yaparken öldü. Zaten yaşı da vardı ama çok iyi bakıldığı için uzun yaşamıştı. Ama doğumda hem yavrular hem de kendisi öldü. Benimkinin üzerinden 20 yıl geçti ama ben de evde köpek besleme fikrine yavaş yavaş sıcak bakıyorum.

    Apartmanda beslediğimizi düşünüyorum da ne cesaretmiş bizimkisi. Annemin titizliğine rağmen kabul ettirmiştik. Şimdi evin içinde köpek beslemek bana biraz meşakatli geliyor.

    Eşim köpeklerden çok korkuyor ve buna rağmen geçenlerde bana eve köpek alalım mı dedi. Çocuğumuzun hayvan sevgisini yaşayarak büyümesini istiyormuş. Arkadaşının köpeği yavrulamış, yavruların fotolarını gösterdi, bir an için olabilir mi diye düşündüm valla.

    Bizim kız 3 yaşına girdi. Radikal bir kararla bezini bıraktı. (Çünkü bezi olanlar bisiklete binemiyor di mi Ceren Teyzesi?) Geçenlerde pikniğe gitmiştik. Anneeee kakam geldi dedi. Bezi de yeni bırakmış ne yapacağımı bilmiyorum dış ortamlarda. Etrafıma baktım tuvalet çok uzakta. Ortalık da sakin. Geçtim bi ağacın arkasına, yaptırdım bizimkinin kakasını. Toprakla taşla örtülecek gibi değil. Eşim dedi ayıp olur biri görürse, eline 2 tane poşet geçirip aldı o kakaları. (İğrenç bir durum farkındayım)
    Bir an için kendimizi evcil hayvan besler gibi hissettik. Onlar da sokağa kakasını yapınca sahibi poşetle alıyor ya. İşte o an Ceren köpek beslemeyi erteledik :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ciddi misin? Ay ben hiç iğrenmiyprum çocuk köpek kakası temizlemekten :))) tek neden o olsa..
      Yazık ya çok üzüldüm köpeğinin o şekilde ölümüne, ne diyeyim bilemedim.. İnsan hiç unutamıyor..
      Bez olayına çok sevindim, gözünüz aydın!

      Sil
  2. Bende aynen katiliyorum, asil cocuklu eve sart kedi kopek o saf sevgiyi neseyi dostlugu gormek anlatimaz bir his. Oglum bruno abisi ve irma ablasiyla buyudu ( 1. Irma 2,5 sene once oldu 2. Irma geldi) ve insallah hayati boyunca hayvan besleyen , sorumlulugunu tam alan bir insan olur.

    Semo nun sendeki izi ne kadar derin boyle 12 yil dile kolay 12 yildir yerine baska bir hayvani koyamamak , gercekten cok kuvvetli bir bag varmis aranizda ama yavas yavas yeni bir ' can ' a yer aciliyir belki de.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :)))) çok tatlı bruno ve irma abiler ablalar
      Evet çok kardeş gibiydik..

      Sil
  3. Ben kedilerden asla iğrenmem, sokak kedisi çöpün içinden bile çıksa alır kucağıma severim. Ama köpeklerden son 5-10 yıldır falan bi tiksinmeye başladım :( salyası, ağzı, kokusu falan bi rahatsız ediyor, neden böyle oldu bilmiyorum... Eskiden suratımı yalasa gülerdim, alt alta üst üste boğuşurdum köpeklerle. Ama yine de bebeklikten aldığım ve baktığım kendi köpeğim olsa iğrenmem gibi geliyor şu an.
    Ha korku da yeni başladı bak. Korkuyorum da artık büyük, suratı sinirli gibi bakan köpeklerden. Çocukları da asla yaklaştırmıyorum büyük köpeğe, ne olur ne olmaz. (Korku tepkisi vermiyorum tabi "Aaa ne tatlı köpek, Kocaman, çok güzel" falan diyorum uzaktan ama yaklaşmaya no!) tanıdığın köpeğiyse, o kefilse, önce belli bir süre gözlemleyip sonra yaklaşabiliriz ancak yavaş yavaş.

    Dediğin gibi müthiş bir sorumluluk. Resmen evin bir çocuğu oluyor köpek de. Bakımının çoğunlukla bana kitleneceğini biliyorum :)) ama yine de arada bir de olsa yürüyüşe çocukların çıkarabileceği yaşlarda alabiliriz, yeşil ışık yakıyorum bakalım :)

    Ha bir de kedide cins olayına karşıyım. Barınaktan alma taraftarıyım her zaman. Ama köpek için sokak köpeği cinsi alamam sanırım :( belli ırk özellikleri olan friendly, sakin türde garanti bir köpek alınmalı çocuklu eve diye düşünüyorum. En şahanesi barınağa yavru halde bırakılmış belli bir ırka mensup köpeği sahiplenmek olurdu, mümkünse.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aa çok tuhaf, kötü bir deneyim mi yaşadın acaba?
      Ben de köpekleri bi gıdım fazla severim kedilerden ya, ondan heralde kedi bana daha kokuyor :))) Ama düşünsene asıl burun onlarda var biz nası leş gibi kokuyoruzdur onlara offf..
      Sokak köpekleri daha bağışıklık sistemi güçlü ve hafif huylu olurlar çünkü saf ırklarda bu özellikler ne yazık ki genelde bozuktur.. Ufak bir de bilgi sıkıştırayım araya ;)

      Sil
  4. Kedilerden asiri korkan biri olarak sanirim insan sevmeyen kisma giriyorum. *sigh*

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kurtul bu korkundan :p Okulda hocanin biri solak arkadasima kurtul bu huyundan demisti.. o geldi de aklima..

      Sil
  5. Köpekler meleklerin ıslak burunlu hali gibi geliyor bana. Aşırı seviyorum ve ilerisi için önce köpüş sonra çocuk annesi olmayı düşünüyorum dkhfkd

    YanıtlaSil
  6. Çocukluğum köpeklerle geçti ancak daha sonra annem köpekle yaşama fikrine hiç sıcak bakmadı... yıllarca sokaklardaki köpeklere baktım, ta ki eşim bir gün kapıyı henüz 10 günlük bir köpekle çalana dek,ondan sonra hayatımıza Pati katıldı, tam bir yıl sonra da kızımız... şimdi Pati 3.5 yaşında, kızım 2.5 ve de aramıza 5 günlük iki kızımız daha katıldı... 4 kızı olan bir anne&baba yız artık �� iyi ki varlar, ruhumuza huzur ve sevgi getirdiler... (tabi bütün ekstra yüklere rağmen)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sevgili Güneşin Kızı, neden bu bebekler 5-10 günlük daha anne kuzusuyken annelerinden ayrılmışlar?? :((( Kıyamam..

      Sil
  7. Hamileliğimde bir ton dangalak konuşması çektim. "Köpek, bebeği kıskanır zarar verir - Köpekten, bebek mikrop kapar - Köpeğin tüyleri bebeğin karnında kist oluşturur." Neler neler. Yanıtım hep aynıydı benim bir kızım var (köpeğim Tatliş) bir de oğlum olacak. Öyle de oldu. Beşiğine de girdi, beraber emeklediler de oynadılar da. Oğlumun bağışıklık sistemi çok güçlü oldu. Çocukların hayvanlarla haşır neşir olması muhteşem bir şey.

    YanıtlaSil
  8. Bir siyam kedim var. Ölürüm onun için, o kadar seviyorum.(Kuş kaplum, balık da var onları da seviyorum ama kedi ayrı.) Köpek de çok severim, sosyalleşebildiğim bütün hayvanları severim gerçi sosyalleşemesem de severim. :D

    Köpek de evlat edinmek istiyoruz, daha dün konuştuk, yanımıza alsak, beraber seyahate gitsek keske diye. Ama kediyi alamadığımız için onu arkada bırakmaya gönlüm razı gelmiyor, bu yüzden harekete geçemiyoruz.

    Hamilelik döneminde benim de başıma gelen en büyük mücadelem "Eee, bebek doğunca kedi ne olacak?" sorusu ile oldu. "Bir şey olmayacak." demekten yoruldum. Ve sonrasında herkes "Kaynımda da var." muhabbetlerine basladı. Yok efendim ablasında varmıs da o da cok sevıyormus da bebekten sonra gozu kedi falan görmemişmiş, yok efendım alerji çıkmış da bütün hayvanlrını "atmış". Tabire gel! Gönlümdeki yerini açıp da açık açık gösteremiyorum ya, kolay vazgeçilir bir şey sanıyor insanlar.

    Bence köpek de olur, kedi de olur, at da olur, çok da güzel olur... Hayvanla bağ kurmak o kadar ayrıcalıklı bir şey ki, yaşamayan bunu bilemez.

    Kedimi çocukla nasıl paylaşacağım pek bir fikrim yok bu arada :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bebekten sonra gözü kedi görmeyenin zaten gözü hiç görmemiş o kediyi.. İki çocuğun olmuş olacak paylaşmana gerek kalmayacak bazrn onlar sana marşı bit takım olacaklar falan, yaramazlık booool ;)))

      Sil
    2. Bu arada bir önerim var, burda yapıyorlar.. Hastaneden çıkmadan baba bebeğin kirli tulumlarını eve getirip kediyi kokuya alıştırıyor, sonra bebeği birden görünce şok olmuyor hayvancık ;)

      Sil
  9. "Aklı olan köpek çocuklu eve girmez.." :D Ne güldüm. Sonra da kaybınıza üzüldüm. :/

    Köpek veya kedi, çocukların kesinlikle bir evcil arkadaşla büyümeleri gerektiğini düşünüyorum ben de. Yıllarca kendime güvenip sahiplenmemiştim, ama sonunda birkaç sene önce oğlumun da çok ısrar etmesi üzerine kedimiz oldu. Keşke onca yıl tereddüt etmeseymişim dedim. Ve geçtiğimiz kış kalp krizinden kaybettik biz de. :/ Günlerce ağladım, kabul edemedim. Şu an bile gözlerim doluyor yazarken. :'/ Ama yine de iyi geldi bize, iyi ki dokundu hayatımıza diyorum şimdi. Anlıyorum nasıl bir üzüntü yaşamış olabileceğinizi bu yüzden. Lafta değil, gerçekten ailenin parçası oluyorlar sevgileriyle...

    Tesadüfen gelmiştim bloğunuza. Ne de çok yazmışım yarama denk gelince. :) Memnun oldum o halde. Beklerim merak ederseniz kahveye, çaya. Sevgiler. :)

    YanıtlaSil

Anonim yani isimsiz ya da rumuzsuz yorumlara, hakaret, belirli bir gruba karşı ayrımcılık ya da ırkçılık içeren yorumlara, en önemlisi de yanlış bilgi ya da yönlendirici (melisiniz, malısınız'lı) yanlışlar içeren yorumlara BU BLOGDA YER YOKTUR. Bu davranışları yapan kişiler, genel huzurumuz için engellenecektir. Teşekkürler!