24 Ağustos 2017 Perşembe

Çocuklara lakap takmak

Bizim evde herkesin bir lakabı vardır, hatta evde değil dışarıda, komşular, tanıdıklar hatta tanımadıklar için bile bir lakap buluruz biz. Öyle gurur kırıcı, küçük düşürücü, dalga geçici lakaplar değil ama; sevimli, bazı kişisel tutumları veya huyları öne çıkarıcı lakaplar. Mesela kibar kibar süzülür, edalı edalı yürürseniz adınızı "Ceylan hanım" koyabiliriz ya da kimsenin arkasından dedikodusunu yapmadan hep iyi niyetli sözler ederseniz "İsa'cığım" olabilirsiniz, ya da hörmetli kokoş kayınvalidem Bettina iseniz, bizim evde adınız "Betigül" oluverir. Hatta bu isim takma işi öyle bir hale gelmiştir ki; ben kocama hep "sweetie" (tatlım) derim ve eğer gerçek adını söylediysem ya yaptığı bişeye sinirlenmişimdir ve kavgaya hazırlanıyorumdur ya da topluluk arasında kendimi duyuramamış, mecburen ismini "haykırmak" durumunda kalmışımdır. Sanırım şu 13 yılda anca 50 defa falan kocama ismiyle hitab etmişimdir. O da bana sweetie der tabii, çünkü hala ismimi "Çerrrrren" sanıyor kendisi (bu nedenle arkadaşları da bana "şeri-li şeri-la" ismini, çift olarak bize ise sweeties lakabını taktılar).

Bizim çocukların da türlü türlü lakapları var. Çok bebekken (bakınız yanda) aşırı benzediği için oğlana "Bush" ya da kısaca "W" dediğimiz çok oldu mesela. Şimdi alakası kalmadı büyüyünce (Allahtan), artık diyemiyoruz.. Bana ismimden dolayı "Ceylan yavrusu yani Bambi" diyen olduğu için, ben de kızıma "Bambina" derim. Oğluma da "bam bam". Sonra mesela biri "gülle" dedi geçenlerde oğluma "bi atsana bana şu gülleyi" dedi hatta (çok güldüm). Maya'ya özellikle anal kişilik özellikleri coştuğu dönemlerde "huysuz ve tatlı kadın" dediğim, hatta sinirlenmek yerine direkt kendisine söz konusu şarkıyı da söylediğim (ve rahatladığım) çok olur. Daha tatlı günlerimizde Maya Papaya meyvesi benzerliğiyle beşik kertmesi Kaspar'ın taktığı "Mapaya" da derim, Lukas'a da yine kurabiye anlamına gelen Cookie'den "Lukikuki" tabii.

Ama annemlerin evindeki lakapları şahane; prenses ile pehlivan. Biri süzüm süzüm süzülüp, "öağğ elime yapışkanlı suyu dokunmasın" diye kavunu kestirip dilimletip lokma lokma ağzına koydurtan cins olduğu için (ama sadece Türkiye'de yapabiliyor tabii bu tip şımarıklıkları, Almanya'da bildiğin Alman yavrusu), diğeri ise 4 yaşındaki ablasından sadece 4kg eksik olup bir de tuttuğunu koparan, yerden yere çalan ve "bööööğğğaa" gibi garip sesler çıkaran mağaradan çıkma bir insan irisi olduğu için.

Yani bizde lakaplar bolca takılır ve herkes isminden çok lakabıyla anılır. Fakat bu lakaplar bazen insanın kişiliğini etkiliyor. Mesela "prenses" dediğimiz kızımız aslında içinden hoplamak zıplamak geldiği halde, uslu uslu oturup süzüm süzüm süzülmek zorunda kalabilir ya da "gülle" oğlumuz belki de ilerde balet olmak isteyecekken ona biçtiğimiz "paldır küldür"lük nedeniyle inşaat işçisi olmak zorunda kalabilir. Olmaz mı? Sadece negatif lakaplardan etkilenmez ki insan! Ne kadar "şişko" demek sakıncalıysa, "manken gibi incecik, güzel" demek sakıncalı değil midir? Ya da "benim kızım çok çekingendir, kolay ısınamıyor" derim mesela ben genelde (yoksa Maya'nın durumunu anlamayıp çok üstüne gelenler olabiliyor) ama geçenlerde "hadi Maya bak arkadaş, ne güzel, oynayalım" dediğimde bana "hayır ben çekingenim" dedi mesela.. Gururla.. Yani diyeceğim odur ki, "sıfatlar" aslında kişilik olabiliyor, bu sadece "ay bu çocuk çok yaramaz, çok dalgın, çok dikkatsiz" gibi olumsuz sıfatlar için değil, "kızım çok çalışkandır, oğlum çok korkusuzdur" gibi sözde "olumlu" gözüken ama gerçekte çocuğu belki de olmadığı ya da olmak istemediği bir maskeyi takınmaya zorlayan "gizli olumsuz" sıfatlarda da dikkatli olmak lazım.

Ama her dakika dikkat edemiyoruz tabii. Ne yapmalı? Belki de çözüm Maya'nın dediği gibi "hayır ben prenses değilim, hayır arı Maya da değilim, ben Maya'yım!" diyebilmek.. Yani sen sensin, sen olduğun halinle yeterlisin, güzelsin, iyisin..

Ama bu noktada da çok pasif mi kalıyoruz? Kurtlar çağında çok naif, çok kendi gibi, kendi kadar başkasını da düşünen, olduğu kadarıyla ve elindekiyle yetinen, mutluluğun somut kısmından fazla sıyrılıp tamamen soyutlaştıran, hırsı ve yaşam amacı olmayan, kirli bir dünya için fazla güzel kaçan çocuklar mı yetiştiriyoruz? Bazen (özellikle Türkiye tatillerimizde) çocuklarımı ellerinde güllerle yaban hayata salmış gibi hissediyorum..

4 yorum:

  1. Çocuklara annecim, babacım,dedecim, ninecim denmesine gıcık kapmam dışında lakapları seviyorum, Metehan "Top Böceği" (Harbi top böceği gibi kıvrılırdı bebekken :) "Japon Balığı" (Çekik gözlüydü) , Bilgehan "Taklitçi Yengeç" (Yengeç burcu ve abisini taklit edip duruyor) "Lord" isimlerini aldı. Metos nereden çıkmıştı ben de hatırlamıyorum, Bilgiç hadi mantıklı biraz daha. Metan Bütan diyordu bir arkadaşımız. Eğlenceli ve yaratıcı bence bu lakaplar :)

    O yaban hayatı ilkokulda çok çektik biz. Hatta hâlâ hissediyoruz. Kitap okuyan, dizi izlemeyen, kendin ol denilen bir evde büyüyen çocuklar dış dünyada çarpılıyorlar biraz. Sonra düzeliyor :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sonra düzeliyorsa iyi :D Arıza kalacak diye korkuyorum

      Sil
  2. En küçük farklılık bile fazla geliyor "normal" insanlara, çocuklarına birşey öğretemedikleri için ceremesini de "farklı" olanlar çekiyor, etiketler bu yüzden sakıncalı biraz ama lakapları çok şirin buluyorum, iyi niyetle söyleneni de anlaşılıyor, zaten sağlıklı ruh halinde olan bir insan Maya'cığın daha bu yaşta yaptığı gibi kendini sevmeyi bir şekilde beceriyor, bu arada lukikukiyi farkettim ehehe

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Valla umarım sever kendini.. Bu sıra anaokulunda bitchiness aldı başını gidiyor, senin saçın koyu bizim gibi sarı ve güzel değil demişler garibana :D moralini düzeltene kadar canım çıktı kahverengi saç çok güzeldir harikadır falan diyorum. Bizim Türkiyeye getirdim aaa sarışın olmuş ne güzel diyorlar, malum bizim sarışın tanımımızla Almanın sarışın tanımı çok farklı olunca :D Çocuk da ambole oldu..

      Sil

Anonim yani isimsiz ya da rumuzsuz yorumlara, hakaret, belirli bir gruba karşı ayrımcılık ya da ırkçılık içeren yorumlara, en önemlisi de yanlış bilgi ya da yönlendirici (melisiniz, malısınız'lı) yanlışlar içeren yorumlara BU BLOGDA YER YOKTUR. Bu davranışları yapan kişiler, genel huzurumuz için engellenecektir. Teşekkürler!