Ocak söndüren, yuva yıkan şeftali

Bir şeftali ne ocaklar söndürüyor, ne yuvalar yıkıyor biliyor musunuz? Şeftalinin gazabından korkun derim.. Ben bugün bunu öğrendim. Olaylar şöyle gelişti:

Annemlerle 5 yıldızlı herşey dahil konseptli bir tatil yapıyoruz söylemesi ayıp (bu macerayı da ayrıca uzun yazacağım). Ama kuş sütü bile olan otelde şeftali yok arkadaşlar! Şeftali; malum 1 yaş altı çocukların vazgeçilemez bir tutkusu. Şeftali olmazsa hayat kayar. Şeftali elzem.

Bir akşam bir mucize oldu ve şeftali çıktı. Allahım o ne izdiham; sanırsın şeftali değil 90'larda bir Tarkan konseri. Küçük kızlar zevkten zıp zıp zıplar, anaları onları daha ön sıralara geçirebilmek için itişir kakışır. Tüm bu harala gürelede tabii ki kaplan anane bir şeftali kapmayı başarmış, gururlu bir edayla masaya getirdi. Ve fakat ben oğlanı Allah ne verdiyse doyurmuşum, çocuk davul gibi şişmiş, bir de üstüne şeftali yiyecek hali kalmamış. Kız zaten iki lokma yiyip "ıyy öğğğ" diyen cinsten, ona şeftali gibi değerli bir hazineyi hiç sunmuyoruz bile, hiçlenmesin hiç yoktan. Dedim "anne bu şeftaliyi sen peçeteye sar, yanına al, yarın sabah veririz oğlana". Annem de tabii peçeteye sardı, bir gece odasındaki minibarda bekletti, ertesi sabah ben diyeyim bir, sem de on defa daha yıkadı, tazecik getirdi sofraya Lukas'ın tam önüne gelecek şekilde koydu. İşte ne olduysa ondan sonra oldu.

BAP kaşla göz arasında şeftaliyi yemiş!

Ay düşündükçe soğuk soğuk terliyorum bak elim ayağım titriyor yine.. Ya düşünsene, şeftaliyi yemiş adam diyorum! İnsan bir sorar bu şeftali bana mı, kime der - ki aslında bunun sorulacak bir tarafı da yok, şeftali ya da herşey önce çocuğundur, ancak o dudak büktükten öööğk dedikten sonra yenebilir, artık baba kişisinin de bunu 4 senede öğrenmiş olması beklenir. Ama nedir, benim - şeftaliyi üstelik kayısı sanan, vallahi billahi kayısı sanmış adam, koca kütür kütür şeftaliyi! ay konuşamayacağım - kocam kişisi, yavrularımın babası, hiç sorgusuz sualsiz o şeftaliyi yeme hakkını kendinde bulmuş! Bak sen...

"Şeftali nerde?" dedim - birden göremeyince panikle - "Kayısıyı yedim ben, eee ööö bana değil miydi o kayısı?" dedi. O an gözüm karardı dostlar. 13 senelik sevgilim, 7 senelik kocam, 4 senelik çocuklarımın babası demedim vallahi bir panter gibi (panter emel geldi bak aklıma şimdi) adama daldım. "Sennnn" dedim, "nasıl çocuğun şeftalisini yersin!" - uleyn yer misin yemez misin şimdi.. Bana demez mi "ama o kayısıyı bana getirdin sandım, bana büfeden aldın sandım.." Gözleri de koca koca açmış mavi mavi, acındıracak kendini. Hiç kanar mıyım! Yahu adam, annem bir önceki geceden binbir güçlükle kaptığı o biricik şeftaliyi sarıp sarmalamış, odasında bir gece olgunlaştırmış, yıkamış aklamış paklamış, sana mı yapmış bunu, yahu var mı böyle bir kayınvalide prototipi uleyn? Akıl var mantık var, insan böyle bir şeyi sadece ama sadece torununa yapabilir, kafayı mı yidin adam, nerde benim şeftalim?! O an film koptu "sennnnn" dedim, "acaip bencil bir insansın. Ben burda tatil yapacağım diye geldim, iki çocuğun birine annemler bakıyor, diğerine ben ve sennnn, sen tatil yapıyorsun, ya sen buraya tatile mi geldin?!" (bu son cümle bi an beni de düşündürdü aslında ama ağzımdan çıkmış bulundu), yetmedi dedim: "sennn, sırf kendini düşünüyorsun, alıyorsun kitabını çerezini biranı denize karşı keyif yapıyorsun, ben bir defa bile yapamadım (alkolsüz bira da yok aslında biraz da ondan yapamadım), sen sabahları koşabiliyorsun, ben yoga bile yapamadım, şurda bir defa bile sabahın sessiz sakinliğinde havuza giremedim (aslında girerdim de havuzu nedense saat 8'den önce açmıyorlar, o saatte de bizim çocuklar çoktan uyanmış oluyor, denk gelmedi ama bu da onun suçu sayılmaz mı bence sayılabilir..), sen mis gibi alıyorsun istediğin yemekleri önüne, ben çocukları besliyorum ve tabaklarında kalan artıkları yiyorum, uleyn ben bir defa bile omlet alamadım (çok kuyruk vardı üşendim aslında) sen resmen Atkins diyetindesin köftehor" dedim. Yetmedi devam ettim: "evliliğimizde hep fedakarlık eden taraf benim, hep ben önce çocukları sonra kendimi düşünüyorum, sen istediğin gibi iş yemeği, iş barı, iş clubı takılıyorsun, 2 haftasonundan birinde sadece 1 gün sadece 1 çocuğu sadece 3-4 saat aldın diye beyin lopların hamlıyor, haftasonu alışverişe birini götürdüysen o gün tamamen iptal oluyorsun, uleyn çocuklarla oyna dediğimde bile elinde cep telefonuyla yakalıyorum seni.." dedim. Yetmedi ekledim "siyah çoraplarını beyazların arasından bulmaktan, selpaklarını boş su bardaklarını kıçından toplamaktan, hele o traşladığın sakalları sağdan soldan temizlemekten ömrüm geçti be, ömrümü yidin, ayrıca Almanya'dan da nefret ediyorum, çok bulutlu, devamlı yağmurlu!" dedim (bu sonuncuyu niye dedim 38 derece havada ben de bilemiyorum aslında).

Bu arada o da boş durmadı. Bak bak, büyümüş de artık baş kaldırıyor bizim sakin Alman! Bana "sen de Lukas'tan beri sadece çocukları düşünür oldun, resmen onlar için yaşıyorsun, beni görmüyorsun, dediklerimi dinlemiyorsun bile, sanki ben yokum artık" dedi, "bana hiç şeftali getirmiyorsun ve hatta sarılmıyorsun, eskisi gibi gelip öpmüyorsun, malum istekler ve hamleler sadece benden geliyor, resmen haftada 1.3'lük genel dünya gezegeni ortalamasının altına düştük beee" dedi, "ayrıca evet ben iş yemeğine gidiyorum çünkü BİRİNİN çalışıp bu eve para getirmesi lazım" dedi (bu protestanlarında herşeyi çalışmaya bağlayıp, çalışmazsan öl daha iyi mantığını hakikaten anlamıyorum, bunlara Bertrand Russell'in "Aylaklığa Övgü" kitabını okutmak lazım, kaldı ki tam zamanlı çocuk büyütmek de bir iş yani, hatta araştırmalara göre tam 2,5 tam zamanlı iş ayarında bir iş!) ve son darbeyi de "ben de senenin 10 ayı senin Almanya soğuk, kıştan nefret ediyorum demeçlerini dinlemekten bıktım" ve "evet yedim ben o kayısıyı, çok da güzeldi, canıma sağlık" diyerek vurdu.

Özetle bir şeftali, içimizde tuttuğumuz ne var ne yoksa ortaya serdi. Ne şeftaliymiş be. Yuva yıkan, ocak söndüren şeftali. Adamların büfeye koymamakla bir bildikleri varmış.. Şaka bir yana, olay şeftali değil tabii, hepimizin "şeftali"si ayrı olsa da, olayın özü "çocuklardan sonra değişen hayat ve ilişki".. Ben kendimi "ben eşek olunca semer vuran çok olur" hissediyorum, o kendini "artık beni sevmiyor, çocuklar benden önde geliyor" hissediyor.

Şu an biraz nanemollayız. Çocukların yanında küsülmüyor malum. Çocuklar yokken uyuzuz, çocuklar varken gayet mutlu bir tablo çiziyoruz. Bir süre daha devam eder, sonra unuturuz heralde. Çocuklu evlilik böyle birşey işte.. Kavga etmekten bile bıkıyorsun.

Ha bir de annem biryerlerden 3 şeftali daha bulmuş, o olayı da çözemedim henüz.. Kimse dokunmadığı için pörsüdüler.

İşin doğrusu bazen laf çalacağıma "amaaan ne hali varsa görsün" diyip totosunu topluyor yoluma devam ediyorum ama bazen de bir şeftaliden evlilik analizi ve "ay boşanıcam ben bu adamdan" çıkarımları yapabiliyorum. Bazen "boşansam Türkiye'ye dönsem, çocuklara bakıcı ve annemler, ben de mis gibi gerisin geriye terapist olur paraya para demem, yediğim şeftali önümde yemediğim kayısı arkamda, tek başıma tatiller, ohhhh" diyorum, bazen "aman iyi kötü geçinip gidiyoruz, sakin sevgi dolu bir adam, ayrıca Almanya'da karışanım görüşenim olmadan kendim gibi yaşıyorum, mutluyum ya çok şükür.. " diyorum. Yani ne istiyorum, ne halt yiyorum ben de bilmiyorum..

Bir de bizde tencere yuvarlanmış kapağını bulmuş olayı da var; ben bu adamı seviyorum, o da beni seviyor ve benzerleri arasında hakikaten Beyaz Atlı Prens denebilecek bir adam, aslında mutluyuz yani. Ama bazen de bir kaşık suda boğmak istiyorum vallahi.. Şimdi düşündüm de, ben Maya'ya karşı da böyle hissediyorum. Sevgi böyle bir şey midir?

Olay belki şeftali değil yani; hatta belki hayatın değişen dinamiği ya da ilişkinin rutini bile değil. Olayın kaynağı belki de ben olabilirim..

(devam edecek..)
Ocak söndüren, yuva yıkan şeftali Ocak söndüren, yuva yıkan şeftali Reviewed by Ogrenen Anne on Ağustos 26, 2017 Rating: 5

29 yorum:

  1. Türkiye'de yaşayabileceğini ve yaşamak istediğini sanmıyorum, Almanya'dan kesin dönüş yapan bir ailenin çocuğu İzmir'de anaokulu servisinde unutulup havasızlıktan öldü geçen hafta.

    İkiniz de dolmuşsunuz, çocukların ikisi de küçükken kendinize zaman ayırabilmeniz çok zor, bunların etkilerini de yaşıyorsunuz ki bence bu kavga gayet sağlıklı, evli ve çocuklu bir çift için olması gereken bir şey. "Bir kaşık suda boğma"yı ben de bazen anneme karşı hissediyorum ki onsuz bir yaşam düşünemiyorum, öldüğünde ne yapacağım meçhul ama her insan gibi o da hata yapıyor ve sendeki durum da aynı mıdır bilemiyorum ama ben çok sevdiğim insanlara hata yapmayı pek yakıştıramıyorum bir de bahsettiğim hatalar aldığı karpuzun kelek çıkması gibi şeyler değil, "kaç yaşında insansın, yeter artık" dedirten hatalar, bazen ben onun annesi oluyorum ve çok yorucu bu. İnsanlarla ilgili herşey gibi sevgi de "twisted" sanırım :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Okudum içim kan ağladı.. Küçücük çocuk okul servisinde okula gidiyor, o bile can sıkıntısı ama bir de unutuluyor ve ölüyor.. Allah sabır versin ailesine..
      Kocamdur severüm de döverüm de oldu biraz evet.. :D Öğrenen maganda..

      Sil
  2. yaz tatili de seftalisiz olmaz ama yaaa! arada patlamalar iyidir bence, oh ne guzel dokulup rahatlamissiniz. merak ettigim de bir sey var; daha onceki yazilarinizdan boyle uyumlu ve sanirim yemek konularinda da acik ve rahat oldugunuzu dusundum. kiziniz nasil secici ve oyk iyk oldu?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yok ben çok rahatım. O hamilelikten beri minyon bir çocuk, ben çok kafama takmıyorum aslında ama hastalıkta çok zorlanıyorum, o zaman çok aşırı kilo veriyor ve hastalıktan kalkamıyor, öyle olmasa bence zayıf olması sorun değil.. O bebekken çok güzel yedi 1,5 yaşına dek. Sonra bir hastalık geçirdi, ağzı bir kapandı açabilene aşk olsun :D Ama ısrar etmiyorum ye diye, önüne az koyunca daha çok yiyor diye doldurmuyorum tabağını. Türkiye dışında kendi yiyor (burda anane ve dede yedirsin, kucakta oturarak yesin faşan bi tuhaf oluyor çocuk, özlüyor sanırım, biraz da kardeşe ilgi olunca kıskanıyor bebekleşiyor galiba). Az ve öz işte..

      Sil
  3. Valla her çocuklu aile üç aşağı beş yukarı böyle sanırım, bizim de benzet olaylarımız oluyor ve malesef bu babalarda önce çocuğum düşüncesi mitingi mu bilmem neyse ondan yok. Hiç unutmam az kalmış yemeklere ilaveyle falan evde 5-6 çeşit yemek vardı Birgün. Sen tut çocukların yiyeceği az olanları ye, çocuklar aç kalacak düşünme (biliyor diğerlerini yemediklerini) ve sonra bana diyor ki çocuklar ne yiyecek? Elimi vurdum masaya şimdi ne pişirirsen onu yiyecek dedim kaçtım gittim. Biraz düşünse olacak ama nerde. Çocuk gibi canları çekiyor

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Düşüncesi mi ruhu mu yazdım mitingi demiş klavye hay allah

      Sil
    2. Valla daha bugün annemle aynısını konuştuk, aynen yemeğin azını meyvenin en iyisini kendilerine seçiyorlar çok acaip, bu işin altında bir evrimsel nane var bence ama ne çözemedim.. Erkekler kadınardan daha dayanıksız ve sağlıksız ya aslında ondan belki bencillik dediğimiz şey birebir kendilerini koruma hahahah Yalnız benim tanıdığım bir tek erkek var böyle olmayan, hatta tam tersine kendi yemez en güzel yerini ayırır bize ikram eder, kimdir tabii ki babam <3

      Sil
    3. Ananem derdi şimdi annem de der oldu "seni düşündüm boğazımdan geçmedi" vallahi doğru, bazen bişey alıyorum tam yiyeceğim ay diyorum bunu maya çok sever dur yemeyeyim ona ayırayım, hatta itiraf edeyim bazen lukasa bişey alıyorum ona vermiyorum kızıma ayırıyorum hahaaha kızım huysuz muysuz ama kıymetli valla.

      Sil
  4. o boşanma düşüncesi de herrr kavgada dürtüklüyor insanı :))))

    YanıtlaSil
  5. Ortada bir şeftali varsa o önce çocuğundur hatta masada ki herşey önce çocuğun ağız burun kıvırırsa senindir! Benzer bir kavgayı minno 1,5 yaşındayken yapmıştık ondan sonra dışarıda(tatilde dahil) hep kocCa ilgilendi yeme içme işleriyle artık nasıl döktüysem içimi.Artık çoğu zaman kavga etmeye mecalim olmuyor, edersekte uzun uzun trip atamıyorum formdan düştüm çocuk sonrası:) Ya çok sinir olup boşansak mı diyorum,çocuğa annem baksın bende çalışırım vs diye bi an güzel geliyor ama yok aramızdaki şey çok farklı seviyorum,seviliyorum diyorum oturuyorum.Herşeye bıdbıd laf eder ve söylenir ama hep sonunda istediğimi yapar,o da nazar boncuğu olsun derken aaaa bi bakıyorum o da fark etmiş odunluğu bırakmış hemen yumuşuyorum:p barışma sonrası şeyside var bunun:) Ayy bu arada hala anlayamadım nasıl kendisinin sandı o şeftaliyi ve sanıyorlar..cidden var mı evrimsel bişiiyler ben herşeyin en iyisini çocuğa ayırırken "amannn alırız çocuğada" deyip hüpletebiliyor özenle ayırdığım şeyleri!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ya koca ilgilendi yeme içmeyle dedin ya, aklıma bişi takıldı.. Senin oğlan maşallah maşallah fena yemiyor diyorsun ya, acaba koca ilgilendiği için mi yemek konusunda sıkıntı yaşanmıyor..? Olabilir mi acaba?

      Sil
  6. Bütün kartlar şakır şakır açılmış:) ne rahatlamışsınızdır ohh

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :D Biraz öyle oldu, ertesi gün havuz kenarında kayıp düştü. Kucağında da Lukas vardı ama çok şükür oğlan yumuşak düştü, gördüğüm için hemen "aa canım iyi misin biyerine bişey olmadı di mi" dedim diye sen bi sevin hahahah Sen beni sevdin öptün modunda çok mutlu..

      Sil
    2. Böylesi kavgalarda hayatla bağlarını kesiyorlar ya bunlar bi de..senin öpücüğün yaşama geri dönüş kıvamında gelmiştir ona:p ne sevinmiştir düştüğüne:)

      Sil
  7. Okudukca hem guldum hem rahatladim hem de evdeki kocayi dusunup sinir oldum Ceren... yahu evrim nasil islemiatir ben soyleyim; bunlar cooook eski caglarda da fiziksel ustunluklerini kullanip yiyecekler azalmaya falan baslayinca hemen kalanlari hupletiyordu ac kalmamak icin... vay magarada karim mi var cocugum mu var demiyorlardi... evrim falan derken ancak bu kadar duzeldiler iste :))) ay bu konuya muthis gicik oluyorum da...
    Ayrica bir seftali/kayisi da olmasa o biriken ofkeler nasil aciga cikacak. Arada bir kavga patlatmak lazim, agzina saglik.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. hahahahahah vallahi haklısın, mağaradaki karımla çocuğum nerden duyacak bi bacak but daha ısırayım haammm :D
      Şeftaliyi dene derim, güzel oluyor.

      Sil
  8. Aman bacım, bugün bir koca kolay bulunmuyor. Sokakta mı buldun:)? şaka şaka ... ama bekar ve çocuksuz bir insan olarak sanırım birçok insan benzer şeyler yaşıyor. Kolaylıklar diliyorum

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :D valla bulamayan ayrı ahlanıyor, bulup bıkan ayrı :D with or without you işte..

      Sil
  9. Ay Ceren bu altı ay öncesine kadar ben. Sen ikinde cörtlemişsin ben ilkinde ama benim her şey anı yıl içinde oldu işi bırak evlen almanyaya taşın hamile kal çocıl doğur ondan çabuk yamıldım ben. Neyse işte uyku dinlenme falan kendine geliyor insan Lukas az büyüsün sen de biraz dinlenince normale dönersin. Bir de Ale de hep yer öyle çocuğun şeylerini beni de sinir ederdi :)))

    YanıtlaSil
  10. Sevgili C.
    Bu düşünce ve iç bulantıları birikmişse bir dökülmekte bence her zaman fayda vardır. Bende hep öyle olur, dökülürüm ve sinirim güneşe tutulmuş buz dağı gibi erir gider. Ben seni bildiysem sen BAP'ı kolay kolay boşayamazsın:) ÖYle de olsun zaten. Sevdiğin, seviştiğin (ortalama düşse de çıkacaktır:) adamı boşayıp anne babayla İstanbullu hayaller kuran kızı kovmuşsundur sen şimdiye kadar. Arada kapını çalsa da açma, aşk güzeldir. Anne babayla büyümenin değeri ise ölçülemez. Birlikte kalmanın oluru hiç yoksa ayrı tabii de; özetle allah ayırmasın yahuuuu.

    Öperimmmm.
    Ç.

    YanıtlaSil
  11. Ay dur yeme içme konusunu yazmayı unuttum:) Hep aynı sebeplerle panter emel olur atlarım sevdiceğimin üstüne, hatta şöyle bir lafım vardır üzüm kızıma da bellettim; kızım ortamda baban varsa "yedin yedin, yemedin aç kalırsın":)) Çünkü benim sevdicek yer. Affetmez. Önce çocuk, hele ki eş demez. Bu konuda maalesef babam da aynı olduğundan ikisini aynı tefe koyup çalıyorum ben. Ama tanıdığım başka erkekler var önce etrafını düşünen (dayım, biraz da erkek kardeşim). Kültürel, genetik her ne sebebi varsa bulursan bize de söyle rahatlayalım yahu.

    Açık büfede artık yiyerek doymak da biz şapşal türk analarına mahsus bence. bu bizim eşekliğimiz hiiiç şikayet etmeyelim. semer vuran elbet çok olur.

    Ç.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ya bu erkeklerin hepsi mi böyle aaaa
      fark ettin mi onlar babayla daha hızlı yiyorlar bence subliminal mesajları alıyorlar :D

      Sil
  12. Bir solukta kahkahalar atarak okudum. O kadar benzer ki her şey! Dün eşimin tabağındaki kereviz yemeğinden oğluma yedirmeye çalışıyorum o sırada eşim lop lop yutuyor kerevizleri. Ulan demiyor ki bir tane de oğlanın ağzına koyayım. Sonra akşamına muhallebi yediricez açmış kavanoz mamayı bana veriyor. Ben de eşek gibi alıyorum. Sonra aklım başıma geldi. Dedim sen neden yedirmiyorsun? Bilmem diyor :D Akıl sağlığımızı koruyarak çocukları büyütebilmek umuduyla:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :D şimdi gördüm nedense bu yorumunuzu, evet ya çok otomatik bazı davranışlarımız, insan düşününce sinirleniyor en iyisi düşünmemek :D

      Sil

Anonim yani isimsiz ya da rumuzsuz yorumlara, hakaret, belirli bir gruba karşı ayrımcılık ya da ırkçılık içeren yorumlara, en önemlisi de yanlış bilgi ya da yönlendirici (melisiniz, malısınız'lı) yanlışlar içeren yorumlara BU BLOGDA YER YOKTUR. Bu davranışları yapan kişiler, genel huzurumuz için engellenecektir. Teşekkürler!

Blogger tarafından desteklenmektedir.