12 Kasım 2017 Pazar

Evi bebekten korumak

Yok başlığı yanlış yazmadım. Maya bebekken "bebek için ev güvenliği" konusunda burada yazmıştım, şimdi ikinci çocukta "ev için bebek güvenliği" konusuna eğileyim istedim. Çiçekleri çocuklarından daha kıymetli haspanın demeyeceğinize güveniyorum tabii..

Çiçeklerim de değerli be dostlar. Ne yalan söyleyeyim, çiçek seviyorum, hayvan seviyorum, can seviyorum yani. Çocuk onlar da bir nevi.. Bu yaşa dek bakmışım, boyum kadar etmişim Benjamin'imi, şimdi yavrular var ve yavrulardan iki numara olanı gözünü kararttı ve Benjamin'i dişlemeye, toprağını kemirmeye başladı diye neden kapı dışarı edeyim dağ gibi Benjamin'imi, söyleyin bana.. O da can, o da çocuğum sayılır..

Ya da fişler.. Boyu devrilesice Alman müteahhit! Almanya'da yaşayanlar bilir, bu memlekette fişler illa ki yerden 10-15cm yukarıda, neden? Adamlar yerden aydınlatma, yumuşak ışık seviyor. Ayrıca elektrikli süpürge, tv falan gibi elektrikli aletler için de tabii pratik oluyor. Zaten çocuk sayısı az bu memlekette, geri kalanları da sallayan pek yok. Alman çocukları da edepli, parmaklarını her buldukları deliğe sokan türden değil. Benim 1 numara da öyleydi. Taktık fişlere koruyucu aparat, yavru bir iki denedi, baktı bi numara yok, vazgeçti..

Ama bu 2 numara çok başka çıktı yahu. Adamın tüm yaşam anlamı yaramazlık, hayır denen şeylere kıymet biçmek, "tehlike benim göbek adım" diyor geziyor, beni acaip geriyor. Tamam ikinci çocuk olduğu için artık bu kadar paranoyak değilim:


Maya'da aldığımız temel önlemleri yani fişler, üstüne devrilecek eşyalar ve kesici delici eşyalardan koruma önlemlerini onda da aldık tabii ama bu özel zevklere sahip adama, kişiye özel bir "zihni sinir projesi" de uyarlamak gerekti. Buyrun bu iki "DIY" projesi ile huzurlarınızdayım: fişleri çocuktan koruma projesi ve çiçekleri çocuktan koruma projesi..

Bazı doktorlar "bırakınız pislik ve toprak yesinler"ci olsa da, ben biraz hijyen takıntılı olduğumu artık kabul edeyim, göz göre göre çocuğu parazite mikroba salabilen ve "maşşallaaah tosbaa gibi çocuk oldu" diyebilen bir anne değilim çünkü bu da var.. Tamam oyun parkında kum yiyor, evde oyun hamuru falan yuttuğu da oluyor, alışveriş arabasının kimin ellerinin değdiğini bilmediğim barını da yaladığı oluyor ama evdeki toprakları da göz göre göre yedirtmek istemiyorum (bu arada çocuğunuzda aşırı derecede toprak yeme olayı varsa büyük ihtimal demir eksikliği var demektir, lütfen bunu göz ardı etmeyin).


Aslında bu çiçek ve saksı koruma için hazır yapılmışı da var burada ama ben ve cebimdeki akrep para vereceğimize evde yapalım gitsin dedik. İlk çalışmamız bu üst soldaki şekilde kağıttan oldu (sağdaki ise Baumarkt'ta satılan profesyonel iş) ama hasır bulabilirseniz bence en sağlam malzeme ve en esnek malzeme ve en su geçirgen malzeme o olacaktır. Ama kağıttan haliyle de işe yarıyor, tavsiye olunur..

Fişler için de, önce çocuk korumasını taktım ama adam ona da parmak atmaya başlayınca üstüne de kalın boy duct tape plasteri yapıştırdım, kullandıkça açıyorum. Günde en az 5-6 defa açıldığı halde bu duct tape plasteri valla 2 haftadır hiç yıpranmadan gitti, daha da 2 sene gidecek gibi bir izlenim veriyor helal olsun. Zaten bu duct tape plaster çağın buluşu, adamlar Apollo 13'ü bile bu plasterle kurtardılar, yaşasın duct tape plaster, sen bizim her şeyimizsin!

Kısaca "ellenmedik yerimiz kalmadı" diyebileceğim günlerdeyiz. Eskiden kıtır kıtır oyuncaklarını kemirir, bıraktığın yerde oturur dururdu. Şimdi açılmadık karıştırılmadık çekmece dolap, ellenmedik elektrikli alet, çevrilmedik düğme ve buton ve ağza atılmadık küçüklü büyüklü cisim kalmıyor. Ağza atması bir dert, ağızdan bunların yüzde kaçının çıktığını takip etmek başka dert. Mesela kaybettiğimiz bazı ufak ev aletleri ve eşimin legolarından parçalar nerede düşünmek bile istemiyorum (geçen gün aklıma ikinci veya sonraki çocuklarla yapılmış araştırmalar var mı acaba, midelerinden ortalama kaç kilo yabancı cisim çıkıyor ki diye düşünürken yakaladım). Eh bekliyoruz bakalım, oral hevesi ne zaman geçecek.. O zamana dek, yaşasın duct tape!

7 yorum:

  1. Kolay gelsin Ceren en zıpır ama en tatlı zamanları. Ben yapmadım ama şu soğan limonlarda falan olan fileler var ya saksılara ondan da koyuyorlar görmüştüm. Prizleri bantla a ise bizim anane babaanne evlerinde yaptığımız yöntemdi orda tabi koruyucu yoktu hemen bantlıyırduk iyi iş görüyor valla

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Türkiye'de nedense o koruyucular pek yok, ikeada falan gördüm ama çok kaba şeyler. Böyle fişe takıp döndürerek kullanılanlar nedense yaygın değil. Çocuk kuaförüne, iç mekan oyun parklarına bakıyorum delireceğim, fişler hep aşağıda ve açık. Türkü Allah mı koruyor hakikaten???

      Sil
  2. Aklima benim oglanin 10 aylik falan oldugu zamanlar geldi... Bahcede oynarken bir avuc kumu agzina atmaya davrandi, elini yakaladim hemen yerden kaldirdim ama meger o sirada oteki elini de doldurmayi başarmış:) daha ben havaya kaldirirken onu agzina soktu :))) zaten afacanliklarini acayip benzetiyorum Lukasla... Bu agzina ne bulursan atma olayi bicak gibi kesildi bizde, sizin de az kalmistir umarim :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ahahah benimki resmen bir kova kum yemiştir. Ağzına alıyor, yüzünü buruşturuyor, daha 10sn geçmeden diğer eliyle alıyor :D Bu çocuk uzay bilimleri falan okumayacak galiba :D

      Sil
    2. Kum zararsız bu arada :D Totodan çıkıyor

      Sil
  3. Çok tanıdık geldi. Kız- erkek de fark etmiyor 2 numaralar biraz fazla yaramaz oluyor. Evde kırılmadık oyuncak, yırtılmadık kitap, kafa atılmadık saksı, çizilmedik duvar kalmadı :( bir de ceza, kızmak, vs işlemiyor hiç umrunda değil dünya... bilemiyorum napıcaz 3 yaşına giriyor yakında yara-bere olmadan atlattığımız gün olmadı.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ya çocuk Frankenstein'a döndü :( Geçen gün bebek arabasından düştü (bağlıydı tabii ki), tam da mağazada Maya'ya kışlık mont bakıyorum, hop kaldırdım biraz öptüm kucakladım geri oturttum, mağazadaki kadın geldi "ay çok kötü düştü acaba doktora gitseniz mi?" falan diyor "ayol bu her gün böyle düşüyor" dedim, ne diyeyim ya, aptal kalmayaydı offff

      Sil

Anonim yani isimsiz ya da rumuzsuz yorumlara, hakaret, belirli bir gruba karşı ayrımcılık ya da ırkçılık içeren yorumlara, en önemlisi de yanlış bilgi ya da yönlendirici (melisiniz, malısınız'lı) yanlışlar içeren yorumlara BU BLOGDA YER YOKTUR. Bu davranışları yapan kişiler, genel huzurumuz için engellenecektir. Teşekkürler!