27 Kasım 2017 Pazartesi

Hangi tür kuş beyinlisiniz?


Şu üstteki deyimi (Çev. kartallar tavuklardan uçma dersi almazlar) görünce, aklıma bir arkadaşım geldi. Bu arkadaş yaz ortasında ilk bebeklerini dünyaya getirdi ve o günden bu güne bebek konusunda ne kadar ahkam varsa hepsini kıtır kıtır keserek sinirlerimi(zi) germekte. Bir şey de denilmiyor çünkü ilk anne olduğumuzda hepimiz biraz kartal görünümlü tavuk kesiliyoruz, ilk panik dalgası geçtikten sonra "her şeyi en iyi ben bilirim, kimse bana karışmasın" moduna giriyoruz. Bir annelik özgüveni dalgası. Neyse o da geçiyor, en geç 2 yaş krizinde, olmadı ikinci çocukla birlikte o kartallıktan da bilmişlikten de eser kalmıyor (düzeltiyorum: kalan var malesef, az sayıda da olsa böyleleri de gerekli toplumun düzenli işleyebilmesi için, en azından onlara bakıp "nasıl anne olmamalı" diye öğrenebiliyoruz!)

Fakat insan bu kartallıktan bozma annelikten sıyrılır sıyrılmaz şunu fark ediyor: çevrendekiler için ne çetin bir sınavmışsın.. Nasıl dayanmışlar sana.. Onlar bam telime basıyor, beni inanılmaz geriyor falan derken aslında sen kendin nasıl bir gerginlik topuymuşsun da görememişsin.. Yüzünü al basıyorsa, biraz bu konuda düşünebildiysen, tamam, ananemin değimiyle: "sen olmuşsun". Annelik bu çünkü; ahkam kesmemek, aslında her sorunun en az iki doğru çözümü olabildiğini bilmek, sürekli ucu sonu olmayan eğitim görmekte olduğunu anlamak, herkesin doğrusunun ve öğrenme yolunun kendine olduğunu görmek.. Annelik tek bir yol değil; herkesin çocuğu, herkesin yolu ayrı. Anneliğin bana öğrettiği ile sana öğrettiği bir değil. O nedenle kimseye öneri vermiyorum; versem versem kendi deneyimimin ne sonuç yarattığını söylüyorum. Neden A; Sonuç B, C, D.. Z çünkü..

Fakat bu arkadaştan biraz bıktım ben, belki bıktırdıklarımın hislerini anlamam için yolladı hayat bunu bana. Yani bu dünyada hesapları kapatma anlayışı gereği, ne yaşattıysan onu yaşamadan o defter kapanmıyor ya.. Neyse, o nedenle kızamıyorum da. Fakat nasıl sabit fikirli, nasıl ben en doğrusunu bilirim, ay herkesin fikri kendine karışmayı bana'cı.. Burnunun dikine gidecek ille. Gitsin de.. Öyle öğrenecek ama gerildim dostlar.. Gerilme noktam şu: bana karışılmasın diyen bu kız, bana karışmaya cüret ediyor! Daha 4 aylık bebesiyle gelmiş bana "o sorunun çözümü bence şöyle olmalı, şunu da dene" diyor! Fikir vermek değil, "bu böyledir, bunu dene" tonuyla. O noktada dur bakalım, daha senin deneyimin ne, önerin ne, bir dur.. Daha dün "ay kayınvalidem sütüm az diye bana nerdeyse saman yedirecek" diye öterken, bugün bana "oğlun büyüdü artık bence hemen kreşe başlat yoksa hiç dönemezsin işe sen" demek?! Kartallar tavuklardan uçma dersi almazlar yavvvvrum.

Neyse iğneyi batırdık, çuvaldıza geldi sıra. Ben kendimi sanki kartal gibi görüyormuşum sanılmasın diye, şu tespitimi de yazmak istiyorum; "Hangi tür kuş beyinlisiniz, sevgili anneler?"

Kesinlikle kartal değilim ve doğrusu yakın çevremde hiç kartal anne de görmedim. Birkaç tanesi yakınlaşır gibi oluyor "vay hatuna bak hem anneliği hem kariyeri nasıl götürüyor, evi de tertemiz, nasıl planlı programlı helal yaaa" diyorum, hop çocuğu en olmadık yerde ciyk ciyk ötüyor ve kartal anne hemen "höt" diye susturuyor çocuğu. E oldu mu şimdi, kartal oldu akbaba..

Mesela ben muhabbet kuşu da değilim. Bu tür anneler çok insan canlısı, şirinlik ve muhabbet peşinde koşan canayakın anneler. Çocuklarını da her zaman güzel giydirmek, güzel yetiştirmek için can atarlar. Herkesin anneliğini merak ederler, kendileri de uygulamak için soruşturur araştırırlar. Tek sorunları, kendilerinden gereksiz bir performans beklentisi oluşur (sizin kuş konuşmuyor mu? durumu) ve malesef bu beklenti, gerçekleştirdikleri bazı diğer başarıların önüne geçebilir. Sürekli "iyi anne olma beklentisi" onları yorabilir, tüylerini (çocuklarını) cansızlaştırabilir. Gereken: kendileri gibi iyi yakın bir dost ve samimi içten muhabbettir..

Penguen (kuşsa eğer - o konu biraz karışık) anne de değilim şükür.. Çocuklarımı kanatlarım altında büyütüp, buz zemin üstünde bebek adımlarıyla sakına sakına yürümüyorum. Sanırım anneyi penguen eden aslında çevresel şartların güvensizliği, her an biryerden bir felaket gelecek hissi. Yani baştan anksiyete, gizli depresyon, hayatı devamlı Güney Kutbu gibi algılama. Çok şükür ben çevreye daha güvenle bakan bir insanım, ananemin "endişe etme, Allah'a bırak, dua ve umut et" sözünü uygulayarak çocukları da - özellikle ikinciyi - doğaya salmış vaziyetteyim. İnşallah bu nedenle çocukların sonu "dodo" olmaz..

Karga anne de değilim. Yani zekası kendine fazla gelen, çevreye sevimsiz görünen, çocuğuna ağzını açınca "onu yapma, bunu böyle yap" türü emir kipleri dökülen bir anne değilim. Kargalar çok akıllıdır, yüksek bir yerden sert zemine cevizleri atıp kırılmasını sağlayıp sonra içini yiyebilirler mesela ama bu zeka onlara korkulu ve mesafeli bir saygı dışında gerçek samimi sevgi getirememiştir. Bir karga anne asla cevizini (bilgi ve deneyimini) paylaşmaz mesela, çok güzel yaptığı bir yemeğin tarifini mutlaka bir iki malzemeyi "unutarak" verenler misali.. Sevimsizdirler, mevkilerinden ötürü tolere edilen ama asla yakınlaşılmayan insanlar gibi.

Martı anne de değilim, aslında ona biraz özeniyorum. Yani böyle özgürce, başıboş dolaşmayı. Tasasız olmayı, biraz özgür ruhlu biraz serseri olabilmeyi. Boşvermeyi yani. Ama biraz da korkuyorum çünkü martı anneleri biraz özensiz ve ilkesiz de buluyorum, ya onların yetiştirdiği çocuklar da ilerde hiç bir şeye değer vermeyen, sadece kendini düşünen çocuklar olursa diye endişeleniyorum da..

Ben kendimi çok "serçe" buluyorum. Çocukla ilgili bir sıkıntım olduğunda ben hemen çok tedirgin oluyorum, hemen yelkenleri indirip suya atlamaya hazır haldeyim. Tez canlıyım, hop bir yerde, hop öbür yerde ufak bir bilgi kırıntısına açım. Fazla konuşmam ama ağzımdan çıkan tek tük laf da ses getirir hani. Yer değiştirmeyi, hava almayı seviyorum, insanlara çok yakın değilim ama ilgi duyuyorum. Evet ben serçeyim.. Siz?

24 yorum:

  1. Her telefonu Ele alisimda direk blogunuza bakıyorum ve her yeni yazıda uzaklardan gelen Bir dosttan mektup almış gibi seviniyorum. ..okadar iyi geldiniz ki bana ...5 yaşında Bur abi 6 aylık yeni bır bebek. ..sanırım bende sercelerdenim..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :D teşekkürler, motivasyonum da şahane geldi!

      Sil
  2. Ne güzel bir yazıydı bu Ceren, öğlen okudum düşüneyim sonra yorum yazarım dedim. Düşünüyorum düşünüyorum karar veremiyorum. Galiba her kuş tipinden biraz biraz oluyor dönemsel olarak, en son buna karar verdim 😄

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Şahin görünümlü doğan :D geldi aklıma bir an!

      Sil
    2. Sana değil ayol kendime yani :D Süt dökmüş kedi modeli

      Sil
  3. Ben bilemedim hangi kuş olduğumu yav :)

    YanıtlaSil
  4. annem ilk annelik zamanlarında penguenmiş anlattığına göre, sonradan martı oldu, ben de genç bir baykuşum, kartal olmak da istemem, yırtıcı kuş olacaksam baykuş olayım

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sende var biraz Baykuş tipi, gecelerin insanı..

      Sil
  5. Ne güzel bir “kuş” muşsun sen:) kuşlar ve tanımlamalar süper:)
    Ben perişan kuşum:d

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :D Nasılsın ya yazsana bir ara, ne ara bilemedim ama..

      Sil
  6. oyff çok utanıyorum anneliğimin ilk aylarından :D sjgfhjsgf : ))
    nasıl bilmiş nasıl uyuzdum ahahaha.
    dünyadaki yanlış anneliklere öfkelenirdim filan.

    çok şükür yeniden iddiasız halime döndüm.
    ilk kez bunun herkeste olduğunu okudum. iyi geldi.

    ve ek olarak ben de serçe olabilirim aslında.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :) hangimiz değiliz ki.. O dönemde bazı anneler de iyi gelirdi bana, hiç öneri vermeden başından geçeni samimiyetle anlatan..

      Sil
  7. Ay ben uyuzun dibiydim muhtemelen :)))) hala uyuzluk yaptigim oluyordur kesin ama daha cok bir serceyim ben de. Keske bilge baykus seviyesine erissem. Sessiz sakin ama onunu arkasini bir bakista goren, gerekli olunca yirtici gerekmedikce oturaklı... Ay kısmet, belki cocugum 40 yasina falan gelince olurum hahahha:))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. 40 yaşındaki yavrumla.. O zamana dek yazdığımı düşünsene hahahaha ay bayıldım kendimden

      Sil
  8. Zaman zaman hepsinden bir kuple sanırım zaman zaman da hiçbiri. Eminim gelecekte de hepsinden de hiçbirinden de olacaktır. En çok muahbbet kuşuna yakınım ama sanırım sevmesem de kendimi tanımlamalara sokmayı kısmen ona daha yakınım. Kartala yaklaşanla acaba beni mi kasettin diye düşündüm ama yani tek çocuk ve 4 yaşına geldi artık biraz götümü toplamış olmak kartallıkla itham edilmek için fazla acımasız :) sürüm sürüm sürünelim mi hep biz de insanız bir noktada toparlanıyoruz işte. Hayatımda ilk defa böyle düzenli disiplinliyim. Görece tabi, sana göre değildir belki ama kendime göre öyle o yüzden ben gurur duyuyorum kendimle.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hahahaha deli! Yok ayol, ben de senin gibiydim 2 sene önce :D Sonra bak alaşağı oluyor her düzen. Fazla güvenme ama az güvenmek kendine biraz aferin diyebilmek de iyidir bence de.

      Sil
  9. taklaci güvercin olurum ben :) güvercin gibi siradan, özelliksiz, her iklime uyumlu, insanlarla bir arada olabilen, kimseyi umursamadan kalabaliklar arasinda ürkmeden yürüyebilen, yemini suyunu yolunu her türlü bulan :D

    ama bazen de kendinden beklenmeyen taklalar atip kah eglendiren, kah sasirtan ;)

    YanıtlaSil
  10. Ne guzel bir yazi olmus bu.
    Kendime baktigimda hamilelikte karga, dogumdan sonra penguen, yavas yavas simdi ve gelecek icin de kumru gibi goruyorum. Hep domestik, sinirlari ve cevresi belirli.

    Insanin kendisini bu metaforlarla degerlendirmesi ne guzel. Farkinda olmak duzeltmek adina iyi gelebilir

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kumru ile güvercini hep karıştırmışımdır..

      Sil
    2. Guvercin daha bagimsiz ve ozgur bir hayvan. Daha agresif kumruya gore. Sanki boyle "Amaaan bana ne, benim basim agrimasin da." diye dusunecekmis gibi. Kumru naif, hatta azicik saf salak, yuva yapar guvercine kaptirir mesela. Es degistirmez. Daha cok "Aman tatsizlik olmasin da basimiz agrimasin." diyebilecek bir kus.

      Kendime de nasil gommusum nasil bir bilincdisi bu ya! Kuslar uzerinden neler neler yazdim, algiya baksana.:)

      Sil
  11. Baykuş ve Serçe arasında bir yerlerde gidip geliyorum galiba... hem ürkek hem de bilge bir ruh hali... bilip de bazen yapamamak... sonunda da kendini beceriksiz hissetmek ama yeniden denemek...

    benim annelikle ilgili en güzel sözüm şu... yenil bir daha yenil, daha iyi yenil :)
    sevgiler :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yenile yenile insanda bazen mücadele motivasyonu kalmıyor ama ;)

      Sil

Anonim yani isimsiz ya da rumuzsuz yorumlara, hakaret, belirli bir gruba karşı ayrımcılık ya da ırkçılık içeren yorumlara, en önemlisi de yanlış bilgi ya da yönlendirici (melisiniz, malısınız'lı) yanlışlar içeren yorumlara BU BLOGDA YER YOKTUR. Bu davranışları yapan kişiler, genel huzurumuz için engellenecektir. Teşekkürler!