Maya'dan anaokulunda popüler olma tüyoları

Bu sıra anaokulunda yeni bir moda var: Maya'lara gitmek modası. Haftanın 1-2 günü mutlaka anaokulu çıkışında bir kız bize oynamaya geliyor ve yemek saatine dek kalıyor. Çocuklar kendi başlarına oynadıkları için özellikle vakit ve enerji fakiri anneler için inanılmaz hayat kurtaran, üstüne de çocuğunuzun okulda popüler bir çocuk olmasını sağlayan şahane bir "çocuk yetiştirme püf noktası" olduğunu fark ettiğim için, "zihni sinir projeleri" altında paylaşmaya karar verdim. Uygulayın, memnun kalacaksınız, sonra iki hayır duanızı alırım.

Maya çok gözlemci ve denemek yerine izleyerek öğrenen bir çocuk. Sosyal ortamlarda "donup kalıyor" diye üzülüyordum, meğerse videoya alır gibi inceliyor ve o şekilde öğreniyormuş, ki bu da bende hiç olmayan bir zeka türü olduğu için, "vay beee" demedim değil.. Neyse gözlemci dedektif Maya, okulda popüler olmanın bir yolunu bulmuş: çocukların ilgisini çekecek bir nesne ile gitmek. Bu sene her sabah Maya farklı bir atraksiyon yaratır oldu, bir sabah simli boncuklarla gidiyor, avucunun içindekini görmek için tüm sınıf çevresine toplanıyor, başka bir sabah (çok moda olan) ufak unicorn'lardan birini götürüyor, bir başka gün tutuyor süslü bir saç bandını koluna takıyor. Zaten elbisesiz eteksiz (3 derece toto donduran Alman sonbaharında!) hayatta okula gitmiyor (her gün 1 saat bahçede oynuyorlar, Allahtan bu memlekette bahçeye çıkarken bizim kayak pantolonu diyeceğimiz türde içi polarlı su geçirmeyen tulum pantolonları giyme zorunluluğu var) yani 3-5 yaş grubu kızı olan herkesin bildiği yürek hoplatan durumlar işte.. Ama hepsinin bir "nedeni" varmış, "popüler olmak, sevilmek, kabul görmek" için kendini süslemek, olduğundan ilginç göstermek! Helal olsun 4 yaşındaki çocuk her gün ayrı bir atraksiyonla popülerliği resmen "satın aldı". Maneviyat eğitiminden de bana "sıfır, otur!" tabii. Neyse.

Bir ikinci tüyo da "yıllarıııın psikoloğu ben"den :) Malum biz Greta ve annesi ile baya yakınlaştık (bu arada son yazıdan sonra merak edenler için 3. oğlan geliyoooor) ve rutin halde çocukları buluşturmaya, kendimiz de sohbet / keyif yapmaya başladık. Hava güzel olduğunda ev yerine parklarda da buluşuyoruz tabii ama evin farkı, sınırlı ortam ve oyuncaklarla çocukların daha birbirlerine odaklı oynamaları ve dolayısıyla daha yakın ilişkiler geliştirmeleri. Baktım kızlar yakınlaşmaya başladı, aklıma şöyle bir zihni sinir projesi geldi: "Maya'nın arasının HİÇ iyi olmadığı, grubun hırçın ve dominant kızını (hahaha Maya değil valla daha dominant ve daha hırçını varmış!) eve davet et". Çünkü "ters psikoloji rocks bebek!". Yani kaçındığın şeye özellikle saldırmak, korkunu yenmek vs.. Kullan işte psikoloji eğitimini!

Maya, dominant cadı L.'nın bize oynamaya geleceğini duyunca pek memnun olmadı aslında. Hatta baya baya rahatsız oldu, "bazı oyuncaklarımı saklayalım" falan dedi. Ama L. gelip de odasını görünce (oda da oda hani) birden buzlar eriyiverdi. 2 saat odaya kapanıp deliler gibi oynadılar, arada gidip kontrol ettim, meyve vs verdim diye beni odadan çığlık çığlığa attılar. Annesi gelince de L. "gitmiycem" diye tutturdu ve 10dk'lık mücadelenin sonunda ciyak ciyak ağlayarak kucakta zorla götürüldü (yaw başkasının çocuğu bizim evde kalmak istedi, akıl almaz ama çok da kıvançlı bir andı o an hehehe). 

O günden sonra ben sırayla tüm kızları çağırmaya başladım. Valla ne yalan söyleyeyim erkekleri çağırmadım çünkü hem bu yaştaki erkekler açık alanda daha mutlu oynuyorlar sanki hem de bu sıra "kızlar buraya erkekler oraya, kızlar erkeklere karşı" falan var malesef. Maya'nın beraber oynadığı 3 yakın erkek biri doğum odasından beri beşik kertmesi Kaspar, diğerleri anaokulundan Miki (yavrunun adı Niki aslında ama bizim şaşkın aşık adını bile doğru öğrenememiş ilk aşkının) ve Ferdinand (Avusturya arşidükü hehehe ama arabesk adı da var; Ferdi - yaw erkek çocuk adı bulmak zor hakikaten) ama ne bileyim, cesaret edip çağıramadım. Bunu başaranınız varsa ya da erkek çocuk anneleri bu konuda tüyolarınız varsa, alayım.. Kız erkek arkadaşlığı çok güzeldir yaaaa..

Neyse kızlar gelip gidiyor, ertesi gün okulda bahsediyorlar birbirlerine ve diğerleri de gelmek istiyor. Beni köşeye sıkıştırıp "ben bugün size geleyim miiii" diyenler, "annem izin verdi bugün geleyim" diyenler.. Neyse böyle celebrity gibi bişey oldu bizim kız. Tabii bunda benim "istediğiniz gibi oynayın, dağıtın, istediğinizi yapın" felsefemin de etkisi büyük. Valla iddialıyım, ortamın en cool annesi benim, sağlığı bozmayacak herşeye izin, tam teslimiyet :D Sonra olursun tabii: Maya'nın annesi "süper-cool". Hatun bitmiş, tamamen vazgeçmiş yeeeevrum, diyemiyorum ki..

Aslında ben de durumdan çok memnunum, hem anaokuluna daha severek gidiyor çünkü "arkadaş"ları, tüm sosyal hayatı orda, hem de bize geldiklerinde odalarına kapanıyorlar, en az 2 saat kesintisiz oynuyorlar. Lukas'ı asla almıyorlar, onu da kakalayabilsem ne zaman kalır bana düşünsene sevgili blog! Ama "oğlanlar giremez!" diyorlar.. Oğlan da kapıda oturup içli içli ağlıyor ya da kapıyı yumrukluyor ya da sinirinden kapının sürgüsünü dişliyor falan, Maya ve kızlar dururken anneyle oynamak istemiyor.. Zavallı ikinci çocuk..

Neyse kısaca, çocuğunuzun anaokulunda arkadaş bulması ve anaokuluna adaptasyon konusunda sıkıntınız varsa, bu yöntemi deneyin derim. İlk başta sorun öğretmenine, "en çok kiminle oynuyor" diye, onu çağırın. Sonra düşmanı varsa onu çağırın, iddialıyım, düşmandan dost yapma sanatı bu işte.. Keşke büyükken de uygulayabilsek. Çağırın babam çağırın. Kesin önlerine meyve, verin birer sulandırılmış meyve suyu, bırakın oynamaktan sarhoş olsunlar. Oyun çocuğu bunlar artık.. Sizi kimse çağırmıyorsa bile siz çağırın, sizi tanırlarsa daha çok aralarına alırlar, anaokulu dostlukları anneler için de iyi aslında. Yani iki tarafı da kazançlı bir zihni sinir projesi işte, uygulayın, yararını görün derim.

Not. Bu konuda bir yazı daha yazdığımı, yazıyı bitirince fark ettim. Bunama belirtileri.. Olsun. Orda taktikler de vermişim, buyrun bir daha okuyun isterseniz.
Maya'dan anaokulunda popüler olma tüyoları Maya'dan anaokulunda popüler olma tüyoları Reviewed by Ogrenen Anne on Kasım 23, 2017 Rating: 5

12 yorum:

  1. Bizim en yakın aile dostumuzgilin (hani şu tatillere gittiğimiz) edoyla yaşıt kızları var. Eşimin kuzeninin de kızı var (yine yaşıt) hal böyle olunca edonun bebekliğinden beri sıkça bir araya geldiği, en sağlam oyun ekürilerinden 2si kız.
    Kız-erkek kankiliğine aşina analar el atsın demişsin yazmadan geçmeyeyim ;P

    Mayayı erkek kankiyle oynatmak için en uygun adım size çağırmak değil; sizin “erkek çocuk odası” na misafir olmanız olur :)) bol bol araba, itfaiye-polis-şovalye, süper kahraman, alet edevatlı “bob the builder” cılık oyunları hem gızların ufkunu açıyor hem de çok eğleniyorlar :))) Eminim mayaya çok ilginç gelecektir. Mesela benim oğlan kız evine misafirliğe gidince kız oyuncaklarından aşırı darlanıyo askdkkfkfk ama kızlar bize gelince bizim arabalara katlı otoparklara bayılıyorlar, saatlerce oynuyorlar ;)

    En son benim mayanın doğumgününde 5 kız vardı bizde. Edonun oyuncakları talan ettiler. İkisinin elinde oyuncak matkap çekiç, biri korsan kostümü giymiş, biri Malkoçoğlu kostümü giymiş komediydi tam :))) velhasıl oğlan kanki candır. Eğlendirir, hareketlendirir, prensesliğe darbedir :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Maya'nın da anaokuluna kadar en yakın kankileri 3 tane erkekti Başakçım ama anaokulunda işin rengi değişti. Şimdi o tip oyuncaklarla hayatta oynamıyor yoksa ben tabii ki alıp denedim, denemez miyim, bence sağlıklı gelişim için cinsiyetsiz oyuncaklar lazım ama olay "bence" değil artık, onun bir karakteri var, içinde olduğu sosyal çevreden etkileniyor.. Maya biraz büyüsün, sen de göreceksin, erkek oyuncaklarına pek rağbet etmeyecek ;) Tütüye hazır ol derim.. Az kaldı..

      Sil
  2. Bugün iğrenç bir moddaydım hatta bu yazıyı okumadan önce ağlıyordum filan hayatın üstüme üstüme geldiği sıradan bir gün kfhdkjf sonra Maya reyizin taktiklerini okudum gülmeye başladım ne güzel hem kendi tarzından ödün vermiyor hem de ilgi çekmeyi başarıyor, bi de cool mom diyince aklıma ne geldi bak skdhjkd: https://youtu.be/yEQV2OJVBx4?t=31s

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :) Olur öyle günler.. Bak mesela ben bu yazıyı dün yazdım hani Maya popülerdi falan ya, eve bu ağlamaklı geldi "kimse benimle oynamak istemedi bugün hüaaaağ" diye. Sabah da bırakırken hakikaten kimse merhaba demedi ayol, içim acıdı.. Zavallı, sosyal rejeksiyonla karşı karşıya.. Bu vesileyle belki maneviyata değer vermeye başlar, insanın en yakın dostu kendidir, kendiyle barışık olup sevmedikten sonra isterse 372628274647 arkadaşı olsun bi işe yaramaz.. O nedenle, sen kendini sev, en önce kendine cool görün derim :D

      Sil
    2. yavrum yaa, zamanla görecek ki insanlar vefasız, insanlar iğrenç... of aşırı haklısın kendini sevmek en güzeli ama aynı zamanda en zoru.

      Sil
    3. Sen yine iyilere inancını yitirme bence..

      Sil
  3. Dört yasindaki kizimin en iyi arkadaslari erkek. Cildirmak üzereyim - eve oyun oynamaya geldiklerinde canavarlarin istilasina ugramis gibi oluyorum. Benimki canavarlasmiyor gerci ama oglanlar kuduruyor.. cok sevdigi oynadigi kiz arkadaslari var ama erkek olan en sevdicegi, en en iyi arkadasi. Aciyin bana hemsireler sinirlerim oynuyor..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hiç de acımıyorum, nasıl imrendim :)

      Sil
    2. Gercekten mi? Gecen hafta hastaneye tasindik - oglanlardan biri kulagina incik boncuk sokmus anaokulunda; bizimkine de sen de yap diye akil vermis. Birsey cikmadi cok sükür ama al sana macera 🤗🤗 saka saka! Oglanlar daha bir „maceraperest“ mis gibi geliyor bana..
      Iyi yani: bizim kiz noelde itfaye arabasi istiyor. Arabalarla da oynuyor Elsa elbisesini giyip. O acidan gercekten süper

      Sil
    3. :D Geçen gün Lukas da kulağına doğru yeşil fasülye dürtüyordu, ordan da yenebiliyor mu merak ettin galiba dedim, çok alemler yaa

      Sil
  4. Benim kızla oğlanın yaşları baya yakın. Bi ara oğlan uzun saçlı bebek istemeye başlamıştı benden saçlarını toplamayı öğrenmek için. Kız oyuncaklarını paylaşmıyo bu arada. Biraz oynuyolar koşturmacalı atlamalı zıplamalı ekşınlı kız zorlanıyo sonra bi kavga, gürültü herkes köşesine çekiliyo.:))

    YanıtlaSil

Anonim yani isimsiz ya da rumuzsuz yorumlara, hakaret, belirli bir gruba karşı ayrımcılık ya da ırkçılık içeren yorumlara, en önemlisi de yanlış bilgi ya da yönlendirici (melisiniz, malısınız'lı) yanlışlar içeren yorumlara BU BLOGDA YER YOKTUR. Bu davranışları yapan kişiler, genel huzurumuz için engellenecektir. Teşekkürler!

Blogger tarafından desteklenmektedir.