1 Aralık 2017 Cuma

Dünyanın en fiyasko playdate'i hatırası

Vıt vıt ötmek bana iyi gelmiyor. Ne zaman boyumu aşıp bu blogda çocuklarımdan azıcık bir övünesim tutsa, daha yazının mürekkebi kurumadan o övünç kaynağım elimde patlıyor. Bakınız: Maya baleye çok severek gidiyor dedim, hop Maya o haftadan itibaren baleden soğudu. Bakınız: Oy bu ikinci çocuk ne kolaymış dedim, hop oğlumu uzaylılar kaçırdı, yerine huysuz baykuş'u bıraktı. Bakınız: Maya okulda popüler dedim, playdate'lerin dibine vuruyoruz dedim, buyrun işte okuyun şimdi:

Dün, ana-kız dünyanın gelmiş geçmiş en berbat playdate'ine imzamızı attık. Hem de anaokulunun en şipşirin, en bukliş bukliş sarı saçlı mavi gözlü tontiş, en herşeye gülen herkese sarılan sevgi yumağı kızının önünde gerçekleştirdik bu eylemimizi. Bir yıldızlı pekiyinizi alırım..

İki kızla oğlancağızımı aldım anaokulundan geldim eve, ilk 1 saat şahane oynadılar, sonra Maya bir şekilde elini kapıya sıkıştırdı ve sinirleri bozuldu. Her ne kadar kucağıma alıp bol bol öpüp okşasam ve "bak yavrum E. isteyerek yapmadı ki, kazayla kapıyı kapatırken senin parmakların arada kaldı" desem de, Maya E.'den bir özür bekledi, beklediğiyle de kaldı. Ben de üstelemedim çünkü başkasının çocuğuna zorla özür diletmek benim kitabımda yazmıyor. Bu size tuhaf gelmiş olabilir ama çocukların özellikle isteyerek ya da amaçlayarak birbirine zarar vermeleri söz konusu değilse, ben annelerin oyuna ya da anlaşmazlıklara karışmamaları taraftarıyım. Çocuklar kendi aralarında çözmeliler, bu şekilde sosyalleşmeyi ve "hayatın kurallarını" öğrenirler diyorum. Mesela oyuncak kavgalarında da ben araya girmem ama iş şiddete dönmeye meylederse, hemen müdahale edip saldırganı engellemeye, mazlumu korumaya çalışırım ve olayın alevli anı geçince de ikisine de bir "iyi davranış nutuğu" çeker, birbirlerine sarılmalarını, hiç değilse el sıkışmalarını sağlarım. Fakat bu sefer E. kısaca pardon dedi ama abartılı bir özür dilemek istemedi, ben de Maya'ya "üsteleme Maya, kaza oldu, isteyerek yapmadı işte, gel oyuna devam et" dedim, geçtim.

Ama Maya geçmedi. Takıldı orda. Resmen Türk tipi küstü! Burda çocuklar küsmedikleri için (böyle bir kelime bile yok lügatta) E.'de "Maya benimle oynamak istemiyor, ben Lukas'la oynayayım" dedi ve çevirdi totosunu gitti. Maya Türk tipi koltukta oturuyor sinirli sinirli, işte bildiğiniz davranışlar, nerden öğrendi bilmiyorum (kesinlikle benden ya da aileden değil), genetik midir nedir bu küsme bizim kültürde? "Hadi Maya E. ile playmobil oynayın" diyorum"nçık", "hadi beraber playdough'dan dondurmalar yapalım" diyorum, "nçık", "hadi legolarda prenses şatosu yapalım" "nçık".. Eeeeeh. "Ne bilirsen onu yap, biz o zaman beraber oynarız, sen de küsmen bitince gel bize katıl" dedim, dememle de Maya ciyak ciyak bağırmaya, tepinmeye, resmen sinir krizi geçirmeye başladı. Hoşgeldin yaş 2! Uzun zamandır böyle çıldırmamıştı, Türkiye'de yapıyor böyle küsmeli ağlamalı davranışlar ama Almanya'da bitirmişti 1 senedir falan nedensiz ağlama krizlerini. Ne oldu anlamadım..

Her zamanki gibi Hint ineğine bağlamışım, asla sinirlenmeden sakin sakin konuşuyorum, baktım arttırıyor "eğer bu davranışı devam ettirirsen odana gideceksin" dedim, daha da celallenince de hop kalırdım tekmeler çığlıklar eşliğinde odasına götürdüm. Halısına oturttum. Kapısını kapatmadan önce "Maya biz içerdeyiz, sen de krizin bitince kapını aç ve gel" dedim. Buraya kadar normal, yanlış davranışının sonucunu öğrenecek elbette, ayrıca sakin kalmayı başaran, kendi 4 yaş seviyesine inmeyen, tutarlı bir anneden öğrenecek. Maya'yı 4 yaşında olduğu için 4 dakika odasında tutma kuralıyla kendi halinde bıraktım. Olayı hafif korkulu gözlerle izlemekte olan E. ve Maya'dan korktuğu için ağlamakta olan L.'yi alıp salonda oynamaya başladım.

Maya odasında tepiniyor, ciyak ciyak bağırıyor. Aynen bir ergen gibi kapıyı açıp açıp çarparak geri kapıyor (bunu da nerden öğrendi bilemiyorum ama tek başına katıldığı playdate'lerden şüphelenmiyor değilim), resmen kükreyerek ağlıyor, hatta sanırım eline geçen birşeyleri de duvara yere falan fırlattı. Sonra o efsanevi cümle geldi, arka arkaya 3 kez: "Anne senden nefret ediyorum, sen berbat bir annesin". Owwwww. 10 sene erken duydum sanki ama neyse, hiç bozulmadım çünkü biz psikologlar biliriz ki "çocuğunuz büyürken size bu cümleyi kurmadıysa korkun, o zaman anneliğinizi sorgulayın". Neyse ben ilkini (üçü bir arada olarak hemde) duymuş bulunuyorum, demek ki ben iyi bir anneyim :D Burada şahane bir yazı var (Almanca) bu "Blöte Mama! Du bist gemein" hakkında. Hele o bitiş cümlesi: "Beni en az hakettiğimde, en çok sev, çünkü sevgine en ihtiyaç duyduğum an o!". Bu çocuğun bana öğretmeye çalıştığı tam olarak bu.

Ama o kriz anında insan buna odaklanıp sevgi yumağı olarak kalamıyor - ki kalmamalı da zaten, çünkü kontrolü yitiren ve davranmaması gerektiği şekilde davranan çocuğa "ah canııım, gel sarılalım" demek iyilikten çok kötülük, "demek ki ben nasıl davranırsam davranayım, kabul görüyorum"e neden olacaktır. O nedenle tam bir yetişkin gibi davranmalıyız. Yani ne 4 yaşındaymışız gibi bağırıp çağırmalı, ne de soğuk ve tepkisiz kalmalı, tam orta noktada "bu davranışı kabul etmiyorum ama bittiğinde, sakinleştiğinde sana sevgi göstereceğim" diyebilmeliyiz. Zor ama çok da zor değil. İşin sırrı: kendimizi kontrol etmeyi öğrenmek..

Fakat o cümleyi duyunca, odasına bir hışımla gittim. "Maya bu söylediğin çok yanlıştı, ben sana asla aptal, kötü demiyorum, sen de bana dememelisin, bunu dediğinde karşındaki çok üzülür" dedim ama yine iki defa daha diyince, sert bir sesle "Bu kadar. Yeter. Cezalısın. Şimdi E.nin annesini arıyorum, gelip onu alıyor ve oyununuz sona erdi. Yarınki oyun toplantınuı da iptal ettim." dedim ve kapısını kapatıp geri çıktım. Tabi çığlıkların aldığı noktayı siz düşünün artık..

E.'nin annesi de zaten kahveye gelecekti, tam o sırada geldi, kadına durumu açıkladım, "aaaa hiç önemli değil şekerim, bizde de sık sık olan durum vallahi aynısı, bir dahaki sefere içeriz kahvemizi" dedi (vay be, o devamlı sarılan sarı bukleli kız mı yapıyor bunları?!) ve kızını alıp gitti. Ben de Maya'yı sakinleştirdim, sakinleşince sarıldık, neden böyle davranamayacağını anlattım vs vs. Her şey normale döndü..

Bir eksikle tabii.

Bukleli şirin E. ile içerde oynarken, E. koca mavi gözlerini koca koca açıp "popom acıyor" dedi. Ben de "aa niye ki?" dedim. O da "çünkü popomda küçük solucanlar var. doktora gittik bana ilaç verdi" demesin!!!!! Amanın. Kıl kurdu! Ay başımdan aşağı kaynar sular döküldü.. Hem de kız şapır şupur Lukas'ı öptü durdu, Maya'nın yatağında sarmaş dolaş kitap okudular falan..

Kader ben seni neyleyim.. Dünyanın en fiyasko play-date hatırası.. Demek ki neymiş, "Maya pöpülerliğin kitabını yazıyor, playdate'lerin dibine vurduk" derken, kaderin bana madalyonun diğer yüzünü de göstereceğini düşünmeliymişim...

İnternet nazarı dediğimiz şey aslında gereksiz yere övünmemiz ve bu kibirimizin karma tarafından bize aynen geri iade edilmesi, övünç duyduğumuz şeyin elimizden alınması olmasın?

10 yorum:

  1. internet nazarina inanmiyorum ben yaa. öyle bisey olsa seyma subasinin kafasina örs düsmesi lazimdi asdjdjhdkj

    cocuklarla ilgii olumlu durumlari, seni mutlu eden ya da iyi gittigini düsündügün konulari paylasman övünmek degil ki…

    oluyor ya böyle seyler.. en kuzu görünen cocugun bile zivanadan ciktigi oluyor ben de kac kez sahit oldum (kendi cocuklarim zaten drama queen de baskalarinda da cok görüyorum, bosver hepimiz anayiz surda hepimizi yasiyoruz ayni seyleri)

    cocuklara (hele ki baskasinin cocuguna) isin icinde kasitli siddet yoksa müdahale etmeme taraftariyim ben de senin gibi. ilk baslarda alman analarinin da asla müdahale etmediklerini gözlemliyordum toddler yaslarinda. ancak su an farkettim ki , su yaslardaki cocuklara müdahale ediyorlar! bizdeki gibi ‘aman evladim, yapmayin, kosmayin, bagirmayin, terlersiniz, düsersiniz’ olarak herseye atlama degil de cocuklardan biri hataliysa ve mevzu aglamayla sonuclandiysa gayet azarliyorlar :))

    karsi tarafin cocuguna da (ilk önce ortamda cocugun annesi varsa ilk müdahale hakki ona taninir. anadan ses cikmiyorsa, ve ya cocuk yalnizsa) nutuk cekiyorlar. “cok hizli kapattigin icin mayanin eli sikisti. dikkat etmelisin, mayadan özür dilemelisin, böyle olmaz, bu yaptigin hos degil, birbirinize karsi nazik olun” falan gibi cümleler kuruyorlar yani… (bu arada bizim dilimizde ve kültürümüzde biraz sert gibi geldi bu cümleler cevirince ama “das geht nicht, das is nicht schön. lieb sein” falan diyince korkunc gelmiyo, almancaya yakisiyo sanki eheheh)

    valla pedogijik olarak dogru mudur bilmiyorum ama deneyimimle söyleyebilirim ki cocuk milleti, haksizliga ugradiysa (ve ya ufak bir kazaya kurban gittiyse hehe) karsi tarafin bir otorite tarafindan azarlanmasini istiyor :)))) bu onu cok rahatlatiyor :)

    -sonucta istemeden yapti falan gibi gerekceler onlar icin önemlli degil. eli acidi mi? acidi. kimin yüzünden? E. yüzünden :))) o zaman bu E.nin yanina kar kalmamali. bir sekilde E’de farkindalik olusturulmali- azarlamak derken tabi ki öbür cocugu rencide edelim anlaminda söylemiyorum ama olaya otorite olarak müdahale etmek nötr tonda ama yapici bir nutuk cekmek hem mazlum tarafi sakinlestiriyor, hem de hatali taraf icin stres, utanma, üzülme falan da yaratmiyor. sorun bu sekilde cözülünce 5 dk icinde oyuna dönüyorlar. tamamen benim gözlemim.

    gerci senin örnekte kiz yarim agiz özür diledi demissin. onu tam bilemedim mevzuyu uzatmak mi olurdu, kiza “hizli kapatmamak lazim” nutugu cekmek..

    bu arada kil kurdu mu :O cocukken kardesimde de olmustu ama ondan bana bulasmadi. icini rahatlatsin diye bu bilgiyi vereyim dedim eheheh. sen yine de arastirirsin tabi durumu. CSi münih :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Valla Prof.Dr.Google donları kaynatın, yatak çarşafını yakın, aşırı bulaşıcıdır, yandınız, kesin tüm aile totonuzdan kurtlar fışkıracak falan dedi, sinirlerim bozuldu, kaşınıp duruyorum..

      Sil
  2. Bizim evin halleri canlandi gözümde. ..sanırım bunlarda dış çıkarma yürüme konuşma gibi yaşayacağımiz aşamalar ...nazar duası da ise yarar tabi...gel seni bi ufliyim. ..ama bunu almancaya nasıl cevircez onu bilemedim. 😜

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. En güzeli de başka birisinden aldığın dualar yahu, ben de bir çocuğun iyi taraflarını saydıysam mutlaka bir maşallah eklerim ama Türk çocuklarına :D Buralılara nazar değmiyor sanırım..

      Sil
  3. blog nazarına inanıyorum hsgahdg
    bende de oluyor.

    çok ilginç, doğu da ona kızgın olduğumda beni cezalandırmak için anneliğime sataşıyor. geçen söylediği cümle aynen şuydu:

    'artık senin yavrun değilim'
    defalarca defalarca defalarca bunu tekrarladı. bu laf çok ağır laf ya ciddiyim. seçtiği kelimeler harbi acıtmak maksatlı..

    genelde ben de doğu hatalıyken sinir krizi geçiriyorsa, ses çıkarmıyorum. sakinleştiğinde 'konuşalım mı' diyip öyle iletişime geçiyorum.

    gerçekten zor bir gün olmuş. kahveler de iptal olmuş, tüh.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Allah allah nerden öğrenmiş yahu bu lafı! Bence ters psikoloji bu, yani bana daha çok yavrunmuşum gibi davran daha çok öp sıkıştır :D Hoş sen fazlasını yapıyorsun, oyun oynarken burun kıran anne.. tekrar geçmiş olsun..

      Sil
  4. fiyasko diyince korktum yav bi fiziksel incinme mi oldu o merdivenli prenses yatağına tırmanırken düşmeler filan, 6. yaşgünümde babamın aldığı ranzayla oynarken ayak başparmağım ranzanın altında kaldıydı da shdgsjdh allahtan kanadı sadece, bir şey olmadı... keşke playdate'in annesini daha önce çağırsaydın, küçük bi nutuk da çekebilirdin başak'ın dediği gibi yani ben maya'ya bu krizinde hak verdim bir drama queen olarak, kazara da olsa E. yüzünden eli acıdı ama anne gidip E.yle oynuyor, hoş değil yani... Bu arada bende de kıl kurdu vardı ve doktor hem hap verdi hem de evdeki tüm çarşafları, iç çamaşırlarını, yorganları filan iyice yıkayın dedi (bursa'daydım o zaman, ailemleydim yani) söyleyeyim, umarım bir şey çıkmaz sizde, 10 sene ergen gelen ergenliğe de bozuldum ama şaşırmadım :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ay yok Allah korusun :D
      E anne ne yapsın, öptü sarıldı bolca, daha da abartmasına izin mi versin, sence Drama Queen böyle böyle yetişmez mi, bir düşün istersen? Öbür kıza da yazık değil mi oyuna gelmiş çığlıklar, delirmeler :D

      Sil
  5. “Ben artık senin çocuğun olmıycağmm” duydum ben! Hayır bi suçum olsa o arada neyse istediği oyuncağı almadım diye:( Yine iyi atlatmışsınız daha büyük krizler çıkmamış şükür ama kurt olayı fena bi gozukmek lazım dr sonuçta bulaşıcıymıs bilemedim.. “ama ben böyle olsun istiyorummm” diye ağlarken diyorum her zaman istediklerimiz olmaz diye içimden de “valla bnde etraftaki sessiz sakin bebelerden istiyorum ama olmuyor canım birbirmize katlanıciiz işte” diye geçiriyorum.Umarım bir gün sesli söylemem

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. 4 senelik ağlama krizleri sonrasında sevmedim sevemedim kardeşim, ben diyorum direkt "maya ağladığında çok sinir bozucu oluyorsun, lütfen git odanda ağla" diye. Yani anlamsız ağlamalarda tabii :D ağlanacak yerde ağladığında çok kucaklar öperim ama ağlanmayacak yerde de acımam ya yeter yani mızmızmız

      Sil

Anonim yani isimsiz ya da rumuzsuz yorumlara, hakaret, belirli bir gruba karşı ayrımcılık ya da ırkçılık içeren yorumlara, en önemlisi de yanlış bilgi ya da yönlendirici (melisiniz, malısınız'lı) yanlışlar içeren yorumlara BU BLOGDA YER YOKTUR. Bu davranışları yapan kişiler, genel huzurumuz için engellenecektir. Teşekkürler!