14 Ocak 2018 Pazar

Türkiye'de playdate hatırası

Aynen şu yandaki fotoğrafla özetleyebileceğim 10 günlük Türkiye tatilimiz, hiç anlamadan rüzgar gibi geçti ve bitti. Malesef ilk günlerde annem bir sağlık sorunu geçirdi ve bu nedenle tadımız yoktu ama ben yine de öküz gibi yemeyi ihmal etmedim. Sanırım en çok da işsiz güçsüzlükten yedim. Çocuklara bakan olunca kendimi saldım, gelsin simitler gitsin mercimekli köfteler, bir de her yemekten sonra tatlı yedim - doğruymuş, tatlı yedikçe daha da yemek istediğin doğruymuş.. Neyse yuvarlana yuvarlana döndüğüm Almanya'da çılgın bir rejim ve spor "açılımı" beni bekliyor. Her güzel şeyin bir acı sonu var..

Nette ve brütte "hiç bir şey" yapmadığım 10 gün hakkında yazacağım hiç bir şey yok ama benim tersime Maya eğlencenin dibine vurdu. Başta BFF'ı dedesi ile evde coştu, parklarda koştu, tiyatrolara falan gitti. 5dk oturduğuna (bu sefer annemle babama 5 yıldızlı pekiyi veriyorum, sıfır ekran!) şahit olmadım, devamlı bir ekşın halindeydi. Tabii annem yazık rahatsızlığı nedeniyle çok etkin olamadı, daha çok sakin ve sanatsal oyunlarda boy gösterdi ama babam "hem ana hem baba hem anane hem dede" olma konusunda bir altın madalyayı kaptı. Ama tabii ikisi de 67 yaşında insanlar, perişan oldular.

İşte bu noktada, ben şuna karar verdim: her zaman dediğim gibi, çocuğa çocuk lazım! Malesef benim çok fazla kız çocuklu yakın arkadaşım yok. Maya'nın oğlanlarla oynadığı oyunlar genelde kovalamaca, saklambaç, top oluyor ve bunları yazın bahçemizde çok güzel idare ediyoruz ama kışın annemler ve gelen misafirler çocukları bahçeye çıkartmak istemiyorlar (halbuki burdan 10 derece daha soğuk olan Almanya'da bizim kız her gün mutlaka 2 saat bahçede oynuyor) ve benim gözlemim evin içinde kızlarla oğlanlar beraber oynayamıyor (siz nasıl oynatıyorsunuz, yorumlara yazın lütfen). O nedenle ben harıl harıl kız çocuk arayışına girdim ve Maya'ya annemin yakın arkadaşlarından birinin torunu olan şipşirin bir kız arkadaş buldum.


O da elbisesinin aynısından Maya'ya hediye getirmiş! Zaten araları 2 aymış, elbiseleri de giyince oldular bunlar ikiz :) Bir de güzel anlaştılar.. Tabii ki klasik sakin kız çocuk oyunları oynamadılar, kocaman evde bol bol koştular, yatakların yastıklarını yorganlarını atıp defalarca zıpladılar, çadırlar kurdular, boyamalar hamurlar yaptılar. Bir kez de tiyatroda buluştular. Yani çok eğlendiler. "Sen gitmeeee"ler, "ben burda kalcammm"lar havalarda uçuştu, çok güzel oldu.

Ha şimdi ben bundan çok zevk aldım çünkü Maya artık Türkçe anlaşabiliyor ama Alamancı Türkçesi'nin ilerlemesi için böyle arkadaşlar bulmam lazım, onu anladım. Dolayısıyla Bursa ve İzmir'de oturan ve de ayrıca Münih'te yaşayan ve Türkçe konuşan arkadaşlara da sesleniyorum: Kim bizimle playdate yapmak ister? Buradan, facebook grubumuzdan ya da email adresime özelden yazabilirsiniz, çok mutlu oluruz!

12 yorum:

  1. Merhabalar,
    Öncelikle annene cok gecmis olsun!
    Benim kizim bebekliginden beri oglanlarla oynuyor. Daha yeni yeni anaokulunda kizlarla oyunlara basladi- oglanlarla oynamasi sanirim tesadüf. Cevremde anlastigim analar hep oglan anasi oldugundan genellikle su oyunlar oynaniyor: itfaye, atcilik- ata binme, oyun hamuru, oyun bakkalinda alisveris, grup oyunlari (lotti karotti, quips falan) ...
    biz de almanyadayiz ve benim esim de alman, hic türk arkadasimiz Yok. Size Iyi sanslar- insallah güzel bir playdate bulabilirsiniz.
    Darisi basimiza 🤗

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkürler..
      Anaokuluna dek Maya'nın hiç kız arkadaşı yoktu! Hatta yazmıştım bloga "kız arkadaş arıyorum" diye :D Şimdi tam tersi hahaha
      Malesef işler anaokulunda değişiyor, yaş nedeniyle oğlanlar oraya kızlar buraya durumu oluyor, yine de bebeklikten oğlanlar var neyse ki oynadığı, anaokulunda da 1-2 oğlanın adı geçiyor sık sık ama yakın arkadaşları hep kızlar.
      Almanya'da benim Türk arkadaşımın olmaması biraz benim aşırı seçicilik yapmamdan oldu, bu yaştan sonra bana kafamın tam uyacağı insan lazım falan derken 1-2 Türkle tanıştıysam da çeşitli nedenlerden arkadaş olamadım ama şimdi bir atılım yapmam lazım galiba çünkü anadili Almanca ve İngilizce, Türkçesi "ben oynamak istiyooooĞ ama arkadaş yok oynuyooooĞ" şeklinde bildiğin bizim Alman kocaların Türkçesi :D Bir bakıcam bakalım, umarım buluruz anneli kızlı birer arkadaş.

      Sil
  2. Ceren merhaba, Türkiye tatili için geçmişler olsun:) oraya gidince ister istemez yeme-içme olayı abartılıyor galiba:/
    Türkçe için bikaç bişey önermek istedim; burdaki kütüphanelerde Almanca-Türkçe hikaye kitapları var,onlardan alıp okuyabilirsin belki. Ayıca sizin orda da Türkçe öğretmeni vardır muhtemelen, Maya ne zaman okula başlayacak bilmiyorum ama o seçeneği de düşünebilirsin sanki.
    Sevgiler:)
    Not: uzuun süre önce sana bi mail atıvermiştim:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yemeiçme işi korkunç, 14 gün kaldım her gün en az 2 simit yedim hesapla yani durumu :D
      Evet kütüphaneye her hafta gidiyoruz, dediğin gibi yapıyorum. Bir grup var orada Türkçe öğretmeni 4-5 yaş grubuna ders veriyor çok isterdim katılmasını ama Maya çok çekingen, annesiz katılması söz konusu bile değil malesef 4 yaştan sonra da artık anneli katılması mümkün değil.. Bu baya ciddi sorun oluyor bu sıra, ancak işte playdate bulabilirsem belki.. Evde ben Türkçe konuşmaya çalışıyorum ama o "anne ingilizce konuş" diyor, Türkçesi çok iyi olmadığı için. Lukasla baştan beri sadece Türkçe konuşuyorum yalnızken o hiç konuşmuyor 15 aylık daha anne bile demiyor :D Sanırım 4 yaşından önce konuşmayacak o.. Ben bu işte baya çuvalladım ama çocuklarım da süper yeteneksiz dil konusunda :D

      Sil
    2. Çuvallamak değildir ki onun adı;) çok dilli büyümenin getirisidir. Benim yeğenim de 2 yaşından sonra “anne” demişti annesine. Vardır vakti zamanı.
      4 yaştan sonra anneli neden katılmasın ki? Öğretmenle görüşsen belki bir çözüm bulabilirsiniz.
      Türkiye’de yediğin içtiğin herşey için afiyet bal şeker olsun:)

      Sil
    3. ;) Burda 4 yaş bizim Türkiye'nin 14 yaşı gibi, sorumluluklar vs..

      Sil
  3. Tatlişler💕 büyüyünce ne güzel hatırlayacak bu günlerinin güzelliğini Hatta evin kokusunu bile. Yaşasın anneanneler dedeler! Benim oğlum ilkokul boyunca kız-erkek ayrım yapmadı, kızların oyunlarına da uyum sağladı, onları kendi oyunlarına da uydurdu:) arts&crafts hep işe yarardı.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ah o kokular.. Gerçekten, çocukluğum hep güldürür yüzümü, inşallah onlar da öyle hatırlarlar.
      Art and Crafts zaten unisex ;) <3

      Sil
  4. ağustosta hep İzmirdeyim hatta belki Eylülde bile Seferihisarda eğer o tarihlerde oralarda olursan kesin görüşelim.Benim ki çay partisi falan vermeye bayılıyor bu aralar,erkek arkadaşları sevmiyor çocum yalnız kaldı yahu.Bu arada iki yeğenimde üç dilli büyüdükleri için geç konuştu.Almancaları çok iyi ama Turkçe sadece anlıyor bırı hıc konusamıyor diğer cadı hepimizden iyi konusuyor:P Almanyadaki Turkler hep kalabalık o yuzden onların cocukları ıcın iki dille konusmak daha kolay tabi. Dil konustukça geliştiği için bir tek seninle olmaz o iş, üzülme sen zamanla gelişecektir eminim. Benim kardeşim 1,5 yaşından önce hiç konuşmamış annemle dalga geçiyorlarmş üzülme eja seninki direk fransızca konuşcak diye,stres olmuş kadın ama kardeşim hala aynı,ailenin geri kalanın aksine o pek konuşmaz

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok isterim zaten B.'ın fanıyım ben biliyorsun! Aaa benim oğlan da çaycı çıktı, devamlı bir çay koyma ikram halleri :D Ama almazsan direkt kafana fırlatıyor, o huyu çok fena.
      Bu arada Fransızca işi komik, Maya bir iki şarkı biliyor Fransızca, kendini Fransızca konuşuyor sanıyor :D Soranlara ben 4 dil konuşuyorum diyor, özgüven şahane :D

      Sil
  5. Offf ben de tatil için Bursa'dayım ve sürekli yiyorum durduramıyoruz :/ verdiğim kiloları da alıcam
    Maya'nın Türkçesi giderek gelişiyor ne güzel, Türkçe çizgi film izleyebilir arada, o da çok yardımcı olur günlük dili kapmasına, trt çocuk'un toksik yeni türkiye işleri değil de disney channel'ın youtube kanalında prenseslerin videolarını filan Türkçe izletebilirsin, playdate'e de bayıldım ayrıca çok şirinler! Maya'nın da Lukas'ın da çok dilli büyümek çok işlerine yarayacak ileride...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ya Bursa zaten sırf boğaz yeri yaaa :( Herşeyimi güzel olur bi şehrin..
      Niloya hayranı Maya :D Karadenizli Heidi gibi bişey bu Niloya, çok toksik değil ya sevdim ben, biraz aşırı politik doğrucu ama olsun o kadar..
      Lukas konuşmuyor, suskun bir yavru, ağır ağbi. Ama ben tam tersi için uğraşıyorum tabii, geçenlerde lahmacun ikram ettim yemedi, ahüüüüdudu tercih etti (sevindim)

      Sil

Anonim yani isimsiz ya da rumuzsuz yorumlara, hakaret, belirli bir gruba karşı ayrımcılık ya da ırkçılık içeren yorumlara, en önemlisi de yanlış bilgi ya da yönlendirici (melisiniz, malısınız'lı) yanlışlar içeren yorumlara BU BLOGDA YER YOKTUR. Bu davranışları yapan kişiler, genel huzurumuz için engellenecektir. Teşekkürler!