3 dilli çocuk yetiştirmek - 7

Özelden en sık aldığım sorulardan biri, iki ve daha çok dille çocuk büyütmek üzerine deneyim ve öneriler oluyor ve blogda daha önce de "çift dil" başlığı altında bulabileceğiniz 6 yazımda bizim evdeki 3 dilli durumun gidişatını anlatmıştım. Fakat nedense bu yazılarıma 2,5 yaşında ara vermişim! Bilinçli bir ara değil, resmen yazmayı unutmuşum.. Şimdi bu konuyu 4 yıllık deneyimle bir daha ele almaya karar verdim ve bir arkadaşımın özellikle bu konuda yazdığı bloğa şu linkte ulaşabileceğiniz bir yazı yazdım. Çok ilgi gördü ve yaklaşık 11.000 defa tıklanarak okundu. Bir çok yorum ve özel mesaj aldık, oldukça sevindirici bizim için çünkü aslında "ay bizim çocuk şakır şakır 5 dil konuşuyor canıııım, ne var ki bunda" diyen anne babalara kapak babında, neşeli bir yazıydı ve sanırım birçok anne babayı "rahatlattı".


Yazı baya uzun ve ayrıntılı ama İngilizce olduğu için, özetle; "anlıyor da konuşamıyor" ya da "bakıcısı Çince konuştu diye öğreniverdi" ya da "biz İngilizce tv izliyoruz ordakileri anlıyor hep" falan gibi anlamsızlıklar içindeki annelere inat, çocuğunuzun çift ya da çok dilli olması ancak bu dillerde grameri düzgün, kelime dağarcığı geniş akıcı ve anlaşılır konuşabilmesine ve dili yerinde ve esnek şekillerde kullanabiliyor olmasına bağlıdır diyorum, diyeceğim.. Yoksa ben de okul yıllarımda öğrendiğim İtalyanca ve Fransızca'yı da gayet güzel anlayabiliyorum, hele sadece 2 sene yaşadığımda öğrendiğim Hollanda'cam "bu dil bebeklerin kullandığı Almanca gibi, ben sadece 1 günde öğrenmiştim" diyen kendini beğenmiş Almanlara göre "großartig" :P Ama her aklı başında insan gibi, bu dilleri gerek kaptığım kelimeleri birleştirerek, gerek "iletişimin %70'inin beden dili olması" kuralı gereği anlasam bile, hiç birini konuştuğumu iddia ederek "böbürlenemem", çünkü bu dillerde rahat ya da kıvrak değilim, gün içinde bu dillerde düşünmüyorum, rüya görmüyorum, ağzımdan bu dillere ait kelimeler çıkıvermiyor.

Gelelim Maya'ya.. "2,5 ile 4 yaş arasında Maya 3 dili adabıyla konuşmaya başladı" diyebilirim. Şimdi anadili anasının dili olmayan Almanca, ikinci anadili İngilizce ve bunlardan biraz daha geride güdük halde Türkçe. Ben güdük diyorum ama o kendini iyi Türkçe konuşuyor sanıyor çünkü gayet iyi anlaşıyor, özellikle son seferde kendi yaşıtı arkadaşlarla zaman geçirince resmen ivme yaptı Türkçe'si. Ama yine de Almanca düşündüğü ve grameri Almanca kurduğu için "ben seni yok oynamak" gibi Alamancı'lıklar yapmıyor değil. Yani evet artık gönül rahatlığı içinde 3 dilli diyebiliriz kendisine ama hala işin başındayız, önümüzde uzuuuun bir yol var; bu üç dilde iyice kıvrak hale gelebilmesini, sonra 3 dilde de okumayı yazmayı öğrenmesini ve dillerin kendi edebiyatından zevk almasını diliyorum. 4 yaşında geldiğimiz durum, 3 dilli oluşundan utanmak yerine (geçen sene böyle bir dönem yani  selective mutism yaşadık) bunu bir yetenek olarak anlamaya ve bununla gurur duymaya başladı, şimdilerde dillerin müziğini yakalamaya ve kıvraklaşmaya çalışma döneminde. Bana düşen görev şimdi dominant Almanca'nın baskısında İngilizce ve Türkçe'ye de eşit zamanlar ayırabilmek. Bunun için özellikle dominant olmayan dillerde Maya'ya arkadaş ve oyun grubu bulmaya, kitap okumaya ve günlük 30dk olan ekran zamanını orjinal dilinde çizgi film izlemeyle geçirmeye çalışıyorum. Bir de aynı ortamda birden çok dil kullanmamaya, yani "belli zaman ve mekanda belli dili kullanma" teorisini kullanmaya özen gösteriyorum (bu sayede tek cümle içinde karman çorman diller sorunu daha azaldı). Başka da ne yapılabilir, bilemiyorum, buldukça yazacağım.
3 dilli çocuk yetiştirmek - 7 3 dilli çocuk yetiştirmek - 7 Reviewed by Ogrenen Anne on 08:17 Rating: 5

23 yorum:

  1. Göçmen anneler diye bir grup var fb da duymuşsundur. Yazın orada paylaşıldı ve hakkında konuşuldu. Ben de okudum çok beğendim, malum göçmen olan herkesin konusu bu. Maya’ya Maşsllah diyorum. Ama sanırım 3 dille de sınırlı kalmayacaktır çünkü böyle çok dilliliğe maruz kalınca özel bir yetenek geliştiriyorlar gibime geliyor.

    Ben aslında Lukas’ta nasıl bir yol çizdiğini merak ediyorum. Maya gibi mi yaptın yoksa daha önce bir yazında belirttiğin gibi günde 1-2 saat özel bir bölüm içinde Türkçe de verdin mi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Lukas'ta şu an Maya'yla da yaptığımı yapıyorum: İkimiz yalnızken (haftaiçi sabah 9-14 arası) Türkçe, ailecek beraberken hepimiz (artık baba da dahil) İngilizce, babayla yalnızlarken Almanca. Bu sayede aynı ortamda birden çok dil sorunu azaldı.. Fakat çocuk dut yemiş bülbül :D

      Sil
  2. Yanıtlar
    1. Bu yaşlarda zorlanıyor ama ilerde sanırım faydasını görecek.. İnşallah..

      Sil
  3. Bu yazıyı geçenlerde denk gelip okumuştum. İnsanların algısı ne kadar farklı her konuda diye düşündüm o esnada. Başarı ve başarısızlık algımız, hayata baküs açımızı şekillendiriyor resmen. Üç dili hatasız konuşmayı bekleyen anne ile kem küm eden çocuğu dil biliyor sanan anne arasındaki devasa fark da bu. Az ve öz beklenti, gelsin başarı öyküsü:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. heheheh evet, ben biraz mükemmelliyetçiyim, ya beyaz ya siyah, çok çalışıyorum bu huyumu yenebilmek için ama karakter kısmında takılıyor hep.. Ama hırslı mükemmelliyetçi değilim en azından yani ille olacak diye asılmıyorum, hatta bazen çabuk vazgeçiyorum, olmuyor ya bırak diye.. O zaman da başarı pek gelmiyor tabii :) Aman iç huzuru olsun da...

      Sil
  4. Merhabalar,
    ben azicik panik oldum: kizim 4 yasinda, esim alman ve baskin dil almanca :) ben dogustan beri türkce konusuyorum kizimla.. yanliz cevaplar heeeeeep almanca ����‍♀️ Türk arkadasimiz ne yazik ki yok.. anneanne dede de sirf türkce konusuyorlar haftada iki aksamüstü, bazen de haftasonunda 1 gün görüsüyorlar.. Netflixden cizgifilmleri türkce seciyorum.. nolcak simdi???? Özel ders mi alsak napsak?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Panik olmayın (geç cevap için özür dilerim zaman bulamadım) bence normal ve en doğrusunu yapıyorsunuz Türkçeyi bırakmamakla.. Çok güzel bir söz duydum geçen gün: "Çocuğunuzla en kıvrak kullandığınız dilde konuşun çünkü bir gün gelecek ve bir konuda onunla işin içine duygularınızı katarak konuşmak zorunda kalacaksınız, o nedenle anadilinizde konuşun çünkü insan duygularını ancak anadilinde ifade edebilir" diyordu ve çok katılıyorum..
      keşke yakın olsaydık, Türkçe konuşmak için buluşurduk benim de neredeyse hiç Türk arkadaşım yok (1-2 tane var ama onları da 3-4 ayda bir görebiliyorum!)
      Özel ders için küçükler bence ilkokul döneminde olabilir iyi fikir..

      Sil
    2. Ya da Türkçe Logopedi uzmanı varsa, araştırmak lazım..

      Sil
  5. Büyüdüler ama yaaa... :(

    Daha dün değil miydi, türkçe konuşulunca her insanın kendi dili olduğunu düşünüp çorba yapan Maya. Ayrıca Maya'yla dalga geçen covcuk acaba ingilizcesini ne kadar ilerletti. Hıhh. :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ayrıca maşallah dedim. :)

      Sil
    2. hahahaha evet ya nasıl hatırladın.. şimdi de anlamadığı her dil için "anne bu fransızca mı" diyor!

      Sil
  6. Merhabalar,bende Almanya da yaşıyorum. Oğlumda da bahsettiklerinden var .
    Sevgiler

    YanıtlaSil
  7. Bırak 3 dili, bilingualizmde bile öyle sular seller gibi konuşamıyor çocuklar. Bizde de sıkıntılar devam ediyor. Edonun grameri baya düzeldi. Konuşması da oldukça akıcı (Almanca daha iyi olmak üzere, her iki dilde de) ama gel gör ki kelime hazinesi yaşıtlarının yarısı kadar! (Her iki dilde de)

    Hemen bir örnekle açıklayayım. Mesela edo şöyle cümleler kurabilir.

    “Kindergarten’da bişey oldu. Çok komikti. Ben güldüm, felix güldü. Hatta maya bile güldü. Başka çocuklar da güldü.” -görüldüğü gibi derdini tam olarak anlatıyor, gramer kullanımı hatasız. Ama oldukça basit ve sade.

    aynı olayı clara olsa şöyle anlatırdı: “bu sabah beslenme saatimizden sonra, kreşte inanılmaz komik ve enteresan bi olay yaşandı. Herkes gülmekten katıldı!” -zaman zarfı, sıfat tamlaması, edilgen çatı ve deyim kullanımı var! Bahsettiğim fark bu.

    Ha bu örnekte clara dile ekstra yeteneği olan, konuşmayı çok seven ve aşırı dışa dönük, tek dilli bi kız çocuğu. İkisini karşılaştırmıyorum zaten asla. İki ayrı uç örnek oldu bunlar. Ama Edonun kelime seçimi ve kompleks yapılı gramer kullanımı yaş ortalamasının altında. (Tamlamalar, edilgen çatı, bileşik zaman kipleri, bağlaçlar, edatlar o kadar sınırlı ki... ayrıca basit gramerde hatasız olsa da, bileşik ve karmaşık yapılarda hata oranı artıyor)

    Aynı şekilde isimlerde de kelime hazinesi sınırlı. Mesela Edo çiftlik hayvanları, safari hayvanları vs belli başlı kategorileri bilirken; yaşıtı tek dilli çocuk böcek ve kuş türlerini çeşitlendirip, hayvanların dişi-erkek/yavru-yetişkin farkını da bilebiliyor (örn, öküz, koç, beygir, tay, dana gibi)

    Yani demem o ki dile hakim olmak, çocuk konuştuğu vakit kulağa akıcı gelmesi demek değil.. yaşından beklenen kompleks gramer yapıları kullanımı ve kelime hazinesiyle ölçülüyor aslında. Çocuğum 5 dili şakır şakır konuşuyor diyen annelere bakma sen. Bir logopedist görse ortaya çıkacak zaten şakır şakır mıymış, patır patır mıymış :P

    Ya zaten Ceren şöyle düşün mesela yaşından beklenen kelime sayısı 3000 ise 3 dilde bu 9000 yapar... matematiksel olarak bu mümkün değil ki... zekayla yetenekle alakası da yok. 1 litre kapasiteli bi sürahiye sen 3 litre su dolduramazsın ki... bu 3000lik Kotayı maya şimdilik anca şu şekilde doldurabilecektir. Atıyorum: 1500 kelime Almanca dağarcık, 1000 kelime ingilizce, 500 Türkçe.. anca böyle yani. Hadi 500 kelime de ben özel yetenek bonusu vereyim: Almanca yine 2000 kelimede kalır :) sonuç= yine tek dilli yaşıtlarından şu an geride. Çünkü onların hazine 3000.

    Yorumu uzun tuttum ama seninle yaklaşımımız aynı sanırım. Link verdiğin trilingualism yazında aynı şeyi yakalamıştım çünkü. Yeri gelmişken görüşümü paylaşayım dedim. Genelde aileler çocuğum 2-3 dili gayet etkin “konuşuyor” deme eğilimindeyken, ve eksiklikleri minimize ederken ben ortadaki bu farkı yadsıyamıyorum.... çocuğum iki (üç) dilde de “yaşıtları kadar iyi” diyemiyorum.

    Evet ileride fark kapanacak... yaşıtlarının Almanca seviyesini yakalayacaklar 3-4 seneye... (hatta belki de ortalamayı kat be kat geçecekler heheh) ama Türkçeleri 30 yaşına da gelseler Türkiye’de yaşayıp, akademik dilde Türkçe kullanmadıkları müddetçe kısır kalacak... Türkçe hiç bir zaman “ana dil” sayılmayacak, “etnik dil” olarak kalacak. (Ya da benim çıta çok yüksek bilemedim askdkfkkfkf)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Başak’çım sanırım benim kız edo’dan biraz daha büyük ama ben kıyaslama yapamıyorum elbette ancak öğretmeni çok iyi buluyor Hollandacasını diğer çocuklarla aynı seviyedeymiş. Senede iki kez çocukların seviyesini ölçen sınavlar yapılıyor (tüm çocuklara Hollandalılar da dahil) orada hep en yüksek sonuçları aldı. Üstelik Türkçeyi de hiç yalın konuşmadı Eda’yla zarflar sıfatlar gayet zengindi hala da öyle. Söylediklerin çok mantıklı geliyor ama acaba her dildeki aynı sözcükler tek şekilde mi kayıt oluyor kafasında. Şimdi İngilizceyi de konuşmaya başladı. Hayretler içindeyim. Ben de merakla takip ediyorum dil gelişimlerini çocukların.

      Sil
    2. Eda’yla —-> edatlar

      Sil
    3. Başak'ın yorumu bu: teknik bir nedenle ben tekrar yolluyorum. Pardon.
      Gece’cim sizde iki ebeveyn de Türkçe konuşuyor. Bunun etkisi büyüktür. Doğumdan itibaren ebeveynlerden farklı diller duyduklarında karışıyor işler :)))

      Ama gerçi şimdi düşündüm de helonun Türkçesi gerçekten baya iyiydi. Geçen sene bir iki videosuna denk gelmiştim, dikkatimi çekmişti gramer yapılarını çok düzgün kullandığı...

      Senin kız şu an kapasite teorimi çökertmiş olabilir hahahaha zaten kendi uydurduğum bir teoriydi askskskdkkffk

      Çok çektim şu bilingualizmden gece yaaa ne uydurucağımı şaşırdım yeminle :((

      Sil
    4. Her iki ebeveynin de aynı dili konuşması çok fark ettiriyor gerçekten! Katılıyorum.

      Sil
    5. Evet muhtemelen fark yaratıyordur bu durum. Kolaylıklar diliyorum kızlar 😘😘

      Sil
  8. Dillere ilgisi olan biri olarak çok ilgimi çeken bir konu, Maya'nın gelişimini heyecanla izliyorum ve Lukas nasıl olacak acaba diye bekliyorum :) Maya zamanla, gide gele Türkçe ve İngilizce arasındaki farkı kapatacaktır ama Almancası, yaşadığı yerden de dolayı ana dili olacakmış gibi geliyor bana, bir de daha kendi istediği dili öğrenecek ya bu yaşta trilingual mı olunur el kadar kızı kıskanıyorum :/

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bence Lukas 4 yaşından önce konuşamayacak :D Ketum bir çocuk ağlaması bile sessiz kedi gibi iki miyk tamam.. Maya onun yaşındayken bıcır bıcır konuşuyordu (anlaşılmaz bir şekilde ama neyse hahahaha)

      Sil

Anonim yani isimsiz ya da rumuzsuz yorumlara, hakaret, belirli bir gruba karşı ayrımcılık ya da ırkçılık içeren yorumlara, en önemlisi de yanlış bilgi ya da yönlendirici (melisiniz, malısınız'lı) yanlışlar içeren yorumlara BU BLOGDA YER YOKTUR. Bu davranışları yapan kişiler, genel huzurumuz için engellenecektir. Teşekkürler!

Blogger tarafından desteklenmektedir.