11 Şubat 2018 Pazar

Anneliğin 5. yılı servis ve bakımı

5 yıl mı? Yani hamilelikle birlikte evet! Hamileliği neden saymayayım ki, en zor kısmı belki de.. Ya da doğum mu daha zor? Ya da en zoru çocuğu alıp eve gelmek, herkesin işine gücüne dağılması ve senin çocukla baş başa alman mı? Ya da bunu yıllar boyu yapacak olmanın, artık ömür boyu bir ya da daha fazla canın sorumluluğunu üzerinde taşıyacak, asla eski gamsız baykuş günlerine geri dönmeyecek olduğunu anlaman mı?

Hangisi bilmiyorum ama, 5 yıldır farklı bir ben var içimde, benden gayrı.. Maya'ya hamileliğimi öğrendiğim anda birden değişmedim, aslında düşünüyorum da Maya doğduğunda hatta ilk aylarında bile biz eşimle hala kendimiz çocuktuk! Çoğu Türk arkadaşımdan daha geç, çoğu Alman arkadaşımdan daha erken anne olmuştum ama kendim hala çocuktum, evet.. Sanırım beni büyüten Maya ile yaşadıklarımız oldu.. Özellikle o ilk aylarımız, ilk 8 ayımızın her dakikası..

Ne çok ağlıyordu.. Ne çok ağlıyordum.. "Allahım ne var bu çocukta, hasta mı, bende mi bir sorun var.." düşüne düşüne delirecektim. Her duyguyu yaşadım o ilk 8 ayda, korku, çaresizlik, öfke.. Evet öfke ya, korkunun hemen ardından doğan ikiz kardeşi, öfke.. "Maya'dan nefret ediyorum!" diye bağırdığımı hatırlıyorum BAP'a, hızımı da alamayıp "benim suçum ne, neden böyle cezalandırılıyorum?" diye bağırmaya ve ağlamaya devam etmiştim. Koca mavi gözleriyle bakıyordu oysa babasının kucağından bana.. Çok tecrübesizdim, çok sabırsızdım, çok toydum.. Ah şimdi o günler geri gelse (gelmesin aman, lafın gelişi canım.. Allah düşmanıma bile vermesin o günleri) yine çok daralırım eminim ama şimdi iki çocuk ve 4 senelik annelikten sonra, sanırım kendimi kucaklar "geceçek ceren'im, geçecek.." derim en azından. Sende değil sorun, bazı çocuklar böyle, şanssızlık ama bir bilsen o cartlak bebek olacak sana 4 yaşında (hala biraz cartlak ve çatlak) ama şahane bir kız evlat diyebilirim.. Bir de hemen bir psikoloğa koşarım, hemen bir anne destek grubuna koşarım, hemen bir yardımcı ararım, çünkü artık yardım istemeden kendi ayaklarında durmaya çalışmanın bir "başarı" ya da "gurur" olmadığını öğrendim.. Yardım isterim hemen, hem de alabildiğim maddi manevi her türlü yardımı isterim.. Annelik 4 senenin ardından çekinmeden söylüyorum: ÇOK ZOR.

Sonra Lukas geldi.. Arada bir bebek kaybettik, sürpriz bir hamilelikti ve aynı hızda da elimizden aktı gitti. Bazen düşünüyorum, olsaydı büyük ihtimal Lukas olmayacaktı, ilk zamanlar düşünemiyor insan ama her işte bir hayır var dedikleri, doğru.. Lukas ondan 1 sene sonra, isteyerek geldi, düşük sonrası gelen her bebek gibi "Rainbow Baby"idi yani gök kuşağı bebeği.. Yağmurdan sonra açan güneşle gelen.. Allahıma şükürler olsun... Şükürler olsun her iki çocuğum da sağlıklı, yüzümü gülümseten minik insanlar. İnşallah onların sağlıkla ve mutlulukla büyüdüklerini, kendi ayakları üstünde dimdik duran etik bilincine sahip ve canlıya doğaya saygılı yetişkinler olduklarını da görmeyi nasib eder Allah bana ve eşime. Allah onları iyilerle karşılaştırsın, yollarına hep ışık tutsun.. Tek duam bu onlar için.. Hepimizin çocukları için..

Bana gelirsek.. Her zamanki gibi, en son "bana" gelirsek.. Anneliğimin 5. yılında kendimi 5 yıl değil en az 15 yıl yaşlanmış hissediyorum. Lukas uykusuz bir çocuk ve ben 7-8 saat uyumayı seven bir insandım eskiden. İnsan 4 saat uykuya da alışıyor ama zorluyor. Mesela tahammül eşiğin düşüyor, eskiden gülüp geçeceklerine sinirlenebiliyorsun. Ben yine çok gülen ve güldüren biri olmaya çalışıyorum ama bazen kendimi herşeyi çok aşırı ciddiye alır halde buluyorum ve bu beni korkutuyor.. Kendimi tanıyamıyorum bazen.. Mesela aynada kendimle gözgöze gelince, tamam kendimi hala sevimli ve kendi çapımda güzel buluyorum ama bazen de "ne kadar hızlı çöktüm" diyorum, 5 sene önce orda olmayan kırışıklıklar, kaşlarım bazen gergin bir şekilde havada asılı ve dişçim çok kızıyor: "sen hiç böyle dişlerini sıkmazdın, baksana şurda aşınmalar başlamış, damak mı versem ne yapsam?" diyor. Gerçekten de özellikle yoga sırasında farkındalığımı arttırıp rahatlamaya çalışırken en çok çenemi sıktığımı, dudaklarımı gerdiğimi fark ediyorum. 5 sene önce olmayan bir mimik bu.. "Ya havle" çekmekten mi ne..

Ayrıca 5 sene önceye göre 3 kilo ağırım ve daha sarkığım. Dik durmuyorum ve özellikle sırt ve bel bölgemde duruşa ve çocuk taşımaya bağlı ağrılar var. Bir de ellerim çok kuru! Bu kuruluğu nasıl gidereceğim bilmiyorum, krem falan işe yaramıyor. Bezden önce yıka, bezden sonra yıka, yemek verirken yıka, verdikten sonra yıka, eller devamlı suda.. Hele saçlarım.. Açsam bi türlü, topuz yapsam bi türlü.. Sözümona kestirdim açık kullanırım diye ama kısa saç uzundan çok daha kullanışsızmış meğerse! Buyrun banyodan sonra bir kaniş köpek olarak ben:


Amaaaaa. Psikolojim 5 sene önceye oranla daha sağlam. 5 sene öncesinin gel-git halleri, uçarı halleri kalmadı. Zamanım yok yani yoktan arıza çıkartmaya. Günler o kadar yoğun geçiyor ki, kendimi fazla didiklemeye zamanım da mecalim de yok. Buna kabullenme mi deniyor emin de değilim ama eskiden kafamı taktığım bir çok şeye gülüp geçiveriyorum artık. Hele benim ve ailemin dışındaki konulara hiç takılmıyorum, başkasının ne yaptığı, ne beklediği hiç önemli gelmiyor bana artık.. Eskiden ne çok önem verirdim fikir dinlemeye ve fikir almaya.. Dünyayı kurtarmak için boşa kürek çekmektense kendi çevreme odaklanmayı öğrendim sanırım.. Çocuklar öğretti sanırım..

Ha bir de olduğu kadarı yeterli diyorum. Daha çok şükrediyorum. Sanırım daha inançlı ve daha umutlu biriyim çocuklardan sonra. Tamam hala "entelektüel insanın mutlu olması mümkün değildir" diye düşünsem ve bir çok şey beni çok rahatsız etse ve bunları değiştirmek için uğraş versem de, artık gücümün değiştirmeye yetmediği şeyleri kabullenmeyi öğrendim. "Bu neden böyle?" lafını daha az kullanır oldum, "uyum becerisi" daha önemli hale geldi. Hele iki çocuktan sonra, planlama ve öncelik belirleme konusunda sanırım uzman düzeye yaklaştım. Biraz daha rutin oldum ama esnekliğimi çok fazla yitirmemeye özen gösterdim, rutin içinde sıradanlığın sıkıcılığını elimden geldiğince mizah kullanarak ve anlık fikirlerin peşinden gitmeye çalışarak biraz renklendirmeye çalışır oldum.

Ah bu mizah.. Benim için bir zeka göstergesidir. Olmazsa olmazım'dır. En zor anımda elimi tutan beni kaldıran en önemli gücümdür.. "Maya'nın annesi çok eğlenceli" dedikleri zaman, dünyalar benim oldu, "15 senelik sevgilimsin hala çok gülüyorum, hayranım sana" dediğinde en baştan aşık oldum, "ay çok pozitifsin, ne olur sık sık buluşalım" dediklerinde motive oldum ve hala sevdiklerimle birlikte kendime ve hayatın bokluklarına ağız dolusu kahkahalarla gülmekten çok zevk aldım.

Sen çocuğu büyütüyorum sanıyorsun ama asıl çocuk insanı nasıl da büyütüyor..

(Ya da, sen büyüdüm sanıyorsun ama daha oooo hooo, yolun başındasın be çekirge..)

16 yorum:

  1. Çocuk beni büyütüyor net!

    YanıtlaSil
  2. Copy paste ile alıntı yapamadım ama 3. paragrafta hislerime birebir tercüman olmuşsun yine Ceren! Destek konusuna kesinlikle katılıyorum. Bir de lütfen öyle zamanlarda kimse o haldeki bir anneye akıl vermesin, "Bak çocuğun sağlıklı, şükret!" demesin! Sadece "Haklısın, çok zor ama geçecek! Sabır!" desin. "Sana nasıl yardımcı olabilirim?" desin ya da sadece sussun ama n'olur akıl ya da öğüt vermesin! İyi ki internet var, iyi ki bloglar var, iyi ki paylaşıp yalnız olmadığımızı bilip kendi kendimizi yiyip bitirmiyoruz.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet yaaa evet :( Ne çok akıl var millette 5 senedir ver ver bitmedi.. Bi ben aptalım bunların arasında sanki.

      Sil
  3. Çocuklarımla büyüdüm. Torunlarımla dev oldum... Kooosskoocamaaanım:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :) ay yzımı okuyan bir babanne! Çok mutlu oldum, hoşgeldiniz!

      Sil
  4. Zor dostum zor://// çok güzel bir rehbersin Ceren..

    YanıtlaSil
  5. Bugün bu yazınızı okumak bana çok iyi geldi tıpkı diğerlerinde olduğu gibi ama en çok bugün. İyi ki varsınız ve yazıyorsunuz ♡

    YanıtlaSil
  6. hof buna çok güzel bir yorum yazmıştım ama yurt interneti tam kopacak zamanı buldu... genelde genç anne olan kadınlar "beraber büyüdük" derler ama ben insan kaç yaşında çocuk sahibi olursa olsun beraber büyüdüklerini düşünüyorum çünkü çocuk sahibi olmak olmayanın (bakınız: BENİM) anlayamayacağı, eşsiz bir tecrübe. Aslında inanılmaz zor ama kimse pes etmiyor ve bu uğursuz çağda, aslında dünyanın ve doğanın aleyhine olacak raddeye gelmesine rağmen bu durumun farkında olan insanlar bile hala kendi çocuklarını büyütmek istiyorlar, çocuk doğumu ve yetiştirmesi hala bir mucize, hala en beklenmedik olan şeylerden biri. Yazıdaki diğer detaylarla alakalı şunu söylemem lazım, ellerin için Neutrogena krem ya da düz vazelin dene, kışın benim ellerim de çok kuruyor. Kıvırcık saçlılar için ise uzun saç daha kullanışlı çünkü toplayabiliyorsun, kısa saçı zaptetmesi daha zor, ama kozmetiğin diyarındasın yav şekillendirici wax/jöle gibi bir ürün yardımcı olabilir :D
    Bir diğer gökkuşağı bebek olarak başta kader ortağım Luki olmak üzere hepinizi öperim :3 iyi ki anne olmuşsun iyi ki yazmaya karar vermişsin iyi ki tanışmışız, herşeyin bundan sonra iyiye gitmesi dileğiyle...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Neutrogena aldım ama bi işe yaramadı, hatta ben onu norveç markası sanıyordum, eşim kıs kıs güldü saflığıma, hiçalakası yokmuş norveçle, amerikan malıymış düz.. şaşırdım. Vazelin deneyeceğim evet ayaklarda çok iyi sonuç veriyordu, unutmuşum bak..
      Ya krem ya da kolay tarama için öneri istiyorum senden!

      Sil
    2. Saçını kuruttuktan sonra ortasından ucuna kadar krem vb. sürüp öyle taramanı öneririm, krem olarak da en son isana'nın 13 in 1 haarkur intensiv ürününü kullanıyordum ama saçlarım çok kepeklendiği için herhangi bir ürün kullanmamaya karar verdim, sende kepek yapacağını sanmam ama shdjcb

      Sil
    3. Isana Rossmann'ın kendi markası, sanki adı olmayınca kalitesine güvenemiyorum ama büyük ihtimal iyi markanın Rossmann için sadece adını vermeden ürettiği yan ürünüdür. Morfose "BB" diye bi krem aldım saç için, kutusu hoşuma gitti :D Dur bakalım nolcak.. Aslında en iyisi doğal yağ karışımları ama burda bulamıyorum!

      Sil

Anonim yani isimsiz ya da rumuzsuz yorumlara, hakaret, belirli bir gruba karşı ayrımcılık ya da ırkçılık içeren yorumlara, en önemlisi de yanlış bilgi ya da yönlendirici (melisiniz, malısınız'lı) yanlışlar içeren yorumlara BU BLOGDA YER YOKTUR. Bu davranışları yapan kişiler, genel huzurumuz için engellenecektir. Teşekkürler!