Yemeyen çocuk mu, uyumayan çocuk mu istersiniz?

Dolunay nedeniyle mi yoksa bir çeşit uyumama yememe virüsü kaptıkları için mi bilinmez, benim çocuklar bu sıra yemiyor ve uyumuyor! Güzel güzel yemekler hazırlıyorum, tabaklar aynen geri geliyor, sinirden oturup kendim yiyorum.. Ya da yatırıyorum, birinin çenesi düşüyor, öbürünün kıpırdanma hali bitmiyor, uyuya geçme ritüeli çocuk başına 1'er saatten tam 2 saat sürüyor ve sonra gece boyu "anneeeaaağ" ya da "iiih - ih ih"lerle sabahı bulduruyorum!

Aslında çok hoş bir yazı yazmıştım, bizim evde her ikisinden de birer adet bulunduğu için, yemeyen çocuk ile uyumayan çocuğu karşılaştırmıştım. Ama yazıyı daha bitirip de yollayamadan, ikisi birden hem uyumamaya hem de yememeye başladılar! O nedenle, şimdi okuyun ve gülün ama, ikisi de zor, ikisi bir arada çok daha zor, bunu da bilin ve teki için halinize dua edin.. Eliniz değmişken bir de bizdeki bu uyumama ve yememe durumunun da kısa sürede düzelmesi için iki hayır duanızı da kendime rica edeceğim (perişanım dostlar).

Bizim kızla oğlan, çok benzer hamilelik gelişimininden sonra neredeyse aynı kiloda (2,5kg) doğdular. Fakat daha ilk geceden ikisi de kendilerine has karakterlerini belli ettiler. Maya iki emer bırakırdı ama fosur fosur uyurdu. Lukas ise memeden inmek istemezdi ama tam bir uykusuz baykuştu. Maya iki dirhem bir çekirdek nazlı nazlı büyüdü, ufak tefek, narin bir kız oldu. Lukas ise tam bir sumo güreşçisi gibi boğum boğumdu, aile arasındaki adı Pehlivan'a çıktı, çocuğun tek hobisi yemek yemek falan diye dalga geçtik. Fakat adam uykusuzdu, gündüz uykuları da gece uykuları da kesik kesikti.

Fakat karakter kadar, benim ebeveynliğimin de çok etkisi var. Bakın yemeyen çocukla yiyen çocuk arasındaki ebeveynlik farklarıma:

1. M.'da ilk ebeveynlik korkuları vardı: süt yetiyor mu, bu hafta kaç gr aldı, normal büyüyor mu diye takip ediyordum. L.'da bunların hiçbirini umursamadım çünkü çocuk günde 6-7 bez çiş yapıyordu ve en az bir defa kaka yapıyordu (ki yapmasa da sorun değildi çünkü emen küçük bebeklerin 4-5 günde bir bile kaka yapmasının normal olduğunu biliyordum). Ayrıca her bebeğin kendi büyüme eğrisini takip edeceğini öğrenmiştim ve 5.ayda bebeğin doğum kilosunun iki katına, yaşında ise 3 katına erişmesinin yeterli büyüme olduğunu biliyordum. Süt konusunda ise, geçirdiğim ve hastanelik olduğum mastite rağmen asla tedirginlik yaşamadım çünkü 18 ay emzirdiğim ilk çocuğumdan sonra, şunu öğrenmiştim: anne sütü herşey demek değil ama rahat anne herşey demek!

2. M.'da kitabi takıldım. 6. ayda püreden başladım, 3 gün dene sonra yeni gıda ekle kuralına uydum, 1,5 yaşına dek şekerli tat bilmedi (doğum gününde ev yapımı aşırı meyveli jöleli pastadan bile 1 kaşık verdim, koca yazı dondurmanın ucunu bile yalatmadan geçirdim vs.), tuz desen aslaaaa koymadım, her öğünü dengeli ve besleyiciydi. Ayrıca bizimle masada oturacak, biz sohbet ederken o da yanımızda ne yerse kendi yiyecekti, minicik elleriyle iki lokma anca yiyip doydu mu, olsundu, demek ki bu kadar yemek istiyordu. Aferin. L. ise 4. ayda "bu çocuk bizim yemeklere bakıyo ağız şaplatıyo, git bi hazır mama al bi deneyelim ya" diye markete gönderdiğim eşimin "spagetti bolonez" ile dönmesi sonucu, paldır küldür kadı gıdaya geçti ve geçişinin ikinci haftasında sanırım tatmadığı yemek kalmamıştı. Fakat yemekler ona özel pişmiyordu, biz ne yersek ona da aynısından koyuyor, eline de kaşığı veriveriyordum. Yaşgününde L. kendi çatal bıçağıyla pastasını kesip lömbür lömbür götürdü. İki çocuğum da asla gezerek yemedi, kendi kendini besledi ama L.'in doğumundan sonra M. "beni siz yedirin (siz giydirin, siz uyutun, siz yıkayın vs)" diye tutturduğu bir dönem yaşadı, hala ara sıra sinirleri gerildiğinde yaşıyor ve yaşatıyor..

3. M.'e "hadi kızım bir çatal daha, bak kocaman kocaman ye iç ki arkadaşların gibi sen de büyüyesin" (yemezsen büyüyemezsin'in gizli tehdit içeren versiyonu) ile "yemeğini bitirirsen üstüne dondurma / meyveli tatlı vs. yiyebilirsin (rüşvet) diye diye psikolojik baskı yaptım. Türk tipi çalışan aklım patates kızartması ya da pasta börek sevmeyen bir çocuk alamadığı gibi, yine genlerimize kazınmış olduğunu düşündüğüm "çalı süpürgesi gibi bacaklar, kemikleri sayılan çocuk, sağlıksızdır, sık hastalanır, (ve en derinden: yemediği için zayıf kaldığı için hastalanan çocuk ölür)" korkum nedeniyle yesin ki güçlensin istedim. Ama uzun vadede hiç bir yararı olmadığı gibi, sırf bana karşıt tepki olsun diye yemedi. L. ise M.'ya o kadar odaklanmıştık ki, o ne yedi, ne kadar yedi hiç farkına varmadığımız için, kendi kendini besledi, doyduğunu da önündeki yemeği mıncıklamak ya da aşağı atmakla belli etti. M'deki gibi 3 ana 2 ara öğün saçmalığına hiç girmedim, kahvaltı, öğle ve akşam yemeğinde bizimle sofrada oturarak yedi, aralarda acıktığını belli ederse çok ufak meyve, kuruyemiş ya da yoğurt veriyorum - ilk başlarda ağız şaplatıyordu, yaşından bu yana acıkınca gelip "hammm" diyor ya da gidiyor masanın üstünden bir elma alıyor ve kendi kuşluk öğününü hazırlayıp yiyor işte..

4. M.'e asla abur cubur vermiyordum. Şu an şekerleme, çikolata ve özellikle dondurma için ruhunu bile satar halde. L.'a da abur cubur vermiyorum (daha çok küçük ya!) ve o da öyle olacak sanırım.. Ama bunu da normal buluyorum, M. her gün 1-2 ufak çikolata, mümkünse tam tahıllı 1-2 kurabiye, meyveli yoğurt ya da dondurma mutlaka yiyor, kısıtlamıyorum ama bunlardan çok yerse dişlerinin çürüyeceğini, karnının ağrıyacağını ve sık hastalanacağını biliyor ve ta taaaam: anaokulunda da arkadaşlarını uyarıyor! Mesela bir veli çocuğunu almaya geldiğinde hep çikolata şeker veriyormuş çocuğa, öğretmenler kaç defa uyardığı halde bir işe yaramamış, bizim ispici hemen ellerini debeline koyarak çocuğun annesine bir ayar çekmiş ve çocuk artık çikolata alamıyormuş! Öğretmeni anlattı vallahi gurur duymadım desem yalan ama tipik herşeye karışan titiz anası olması da korkutmadı değil.. Of! Dengeeeee!

İşte bu yaptıklarım yemeyen bir, yiyen bir çocuğa neden oldu. Siz de istediğinizi yapın, yaratın..
Şimdi gelelim uyumayan ve uyuyan çocuğa:

1. M. de L. de ilk 6 ay bizim yatağımızda, ikimizin ortasında koynumda uyudular hatta L. direkt üstümde uyudu. 6-10 ay arası ikisi de yatağımızın yanına bitişik tek tarafı açık beşikte uyudular. 10. aydan itibaren ikisi de odalarına terfi ettiler ama yine odalarında benim için bir çekyat vardı ve daha büyük bebek yataklarının tek tarafı yine bu çekyata dayalıydı. Doğduklarından itibaren ikisi de kepenkleri indirilmiş karanlık ve gece lambasız odada, 22 derecede, sessizlikte uyudular. Anneleri uyuyana dek yanlarında yattı, sonra parmak uçlarında sıvıştı. İkisinin de odasında bebek telsizi var, ikisi de yorgan ya da örtü asla kullandırtmıyor. M. hala uyumadan önce kitap okutur ya da hikaye anlattırır. 1,5 yaşında memeyi bıraktığı andan beri, kesintisiz uyur. Tabii hastaysa, susadıysa ya da kötü rüya gördüyse anne / baba diye bağırır, gider öper rahatlatırız, yine uyur. Sabah kalkınca ya da gece yanımıza gelme huyu yoktur, uyanınca seslenir ve biz gider onun yatağına girer biraz öpüşür koklaşır sonra kalkarız. L. ise tam bir uykusuz baykuş.. Neredeyse saat başı uyanır, vik vik öter, sabahın köründe kalkar, gece yatmak bilmez, devamlı su ister, devamlı işer, bez ister, ister de ister. Neden M.'den farklı, bilmiyorum, sadece karakter diyebilirim çünkü gece ritüelimiz birebir aynı.

2. M. 2 yaşından beri öğle uykusu uyumuyor, çok nadir uzun yolculuklarda arabada sızıyor o zaman da gece uyumak bilmiyor. L. ise her tıkırtıya uyandığı için normalde 2 saat uyuması gereken uykuyu çoğu zaman kısa kesip kalkıyor ya da akşam 5 gibi yeniden uyumaya çalışıyor ve izin vermediğimde de aşırı huysuzlaşıyor. Ama yemezler cicim, öğle uykusu uyuyan çocuğun gece 9-10'dan önce uyumadığını öğrendim ben! Bizim yatak ritüelleri 7'de başlar, 7.30'da L. 8'de M. yatağa girer ve 8.30'da çocuklar fosurdarken biz de sevgilimle biraz kendimize zaman ayırabilir, insan olduğumuzu hissedebiliriz.. Yoksa.. Şalter atıyor. Tecrübeyle sabit.

Gelelim şimdiki probleme.. L. yemiyor bu sıra ama problem o değil, yemeyen çocuk aslında çok canımı sıkan bir durum olmaktan çıktı yıllar içinde. Maya'ya bile laf etmez, "demek ki aç değil, amaağn acıkınca yer" der oldum. Yani problem o değil.. Problem, iki yemeyen çocuk yanında iki de uyumayan çocuk edinmiş olmam! Delirmek üzereyim dostlar.. Yemeyen çocuk(lar) değil, uyumayan çocuk(lar) zormuş zor! Çünkü yemeyen çocuk anne için psikolojik sıkıntı ama uyumayan çocuk anneyi de uyutmadığı için resmen fiziksel sıkıntı..!

Normalde yazdığım gibi M. 8'de yatar 8.30'da fosurdardı ama bu sıra 9-10'u buluyor ve karanlık odada el tutarak bekleyen benim keçiler kaçıyor. L.'i 7.30'da yatırıyorum (aslında biraz geç ama yoksa sabah 5'te tepemde) ve onun da uyuması (memeyi bırakmaya çalıştığımız için) memesiz, bol dönmeli, yuvarlanmalı, üstüme çıkmalı inmeli vs. 1 saati buluyor. M. bu arada kitap okuyarak ya da babasıyla sohbet ederek beni bekliyor ve ben gelmeyince sanırım üzülüyor.. Sonra ben gelip uyku ritüelini devr alınca (aslında genelde onu öpüyor, iyi geceler diyordum ve babasıyla uyuyakalıyordu) çok heyecanlanıp seviniyor. O nedenle de uykusu kaçıyor. Buraya kadar çok sevimli, ama bundan sonrası bir tuhaf.. Maya çok seviniyor, öpüşüyoruz, koklaşıyoruz, bir hikaye de ben anlatıyorum, bir su da ben içiriyorum derken birden "ben babamı istiyorum, babam nerde?" diyor. "Ben babamı özledim bir öpücük de ondan almak istiyorum" diyor. Ya tamam çok sevimli ama bu sefer babası gelince aynı numarayı "annem gelsin" diye yapıyor yani bu iş uzayıp gidiyor. Eeeh yeter noktasına artık kim gelirse..

Dün gece piyango yine bana patlayınca ve ben de öğlen 10dk uyuyup ayağa dikilen hacıyatmaz efendiyle aşırı yorgun bir günden çıktığım için, gerildim. "Baban uyudu Maya, gelemez artık. Uyumayacaksan ben de yatıyorum sen istemiyorsan otur kitabını oku" gibi asla işe yaramayan tehditlerden sonra, çok yanlış yolda olduğumu fark edip (ama napıyım ya insan psikolog da olsa psikolojisi bozuluyor! Yemeyen çocuk ile uyumayan çocuk anneleri bilir, o anı nasıl kurtarırsan kardır diye düşünüyor bazen insan. "Ah şu çocuk bi uyusa bi yarım saatçik kendime ayırabilsem" ya da "ah şu bi tanecik köfteyi yese bari.." Bildiniz mi..?) anı kurtarmak yerine daha "amağn uyumazsa uyumasın, sarılır sohbet ederiz, yarın da biraz daha erken kaldırır, gün içinde çok yorar, gece de erken yatırırım" moduna geri dönmeye karar verdim. Dur bakalım bu "respectful parenting" atağım nasıl sonuç verecek, Maya uyumaya devam edecek mi, Lukas buzağısı memeden kesilebilecek mi, ne olacak.. Arkası yarın modunda bizi izlemeye devam edin anacığm..
Yemeyen çocuk mu, uyumayan çocuk mu istersiniz? Yemeyen çocuk mu, uyumayan çocuk mu istersiniz? Reviewed by Ogrenen Anne on 16:00 Rating: 5

27 yorum:

  1. Kolaylıklar diliyorum Ceren, aslında hangisi daha zor anneyi göre değişir. Mesela yemeği takıntı yapan anne için yememesi zordur fakat uyumasa bile belki anne çocuğu bırakıp dinlenecek zaman buluyordur. Senle ben benzer durumda olduğumuz ve seni çok iyi anladığım için ben de uyku ve kendimize vakit ayırma diyorum. İşte iki haftalık hastalıkta kendime hiç vakit ayıramadığım için neredeyse kafayı yiyecektim. Sanıyorum sizinkilerin de bir geçiş dönemi, bakalım altından neler çıkacak. Sonradan anlıyoruz ya aaa demek bundanmış diye :/

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet genellikle de hastalık çıkıyor, ah derdi buymuş diye üzülüyoruz.. İnşallah hastalanmazlar ya da kolayca atlatırlar. Sağlık olsun da gerisi dert değil, dediğin gibi insan alışıyor her koşula.

      Sil
  2. Ayyy daha yazıyı okumadan koptum!! Karatay’ın bu caps i benimdi Ceren ya, ben kullanacam onu daha dönüp durup!!! Bi ara bak bakalım neler olmuş neler:)))))

    YanıtlaSil
  3. Ah çok iyi anlıyorum çünkü ikisi de bizim evde... kız yiyor uyuyor derken ssbah 5:45’te uyanır akşam 9’dan önce uyumaz oldu... oğlan doğuştan beri hem yemez hem uyumaz. O yüzden ben seni çok iyi anlarım 😘😘😘

    YanıtlaSil
  4. Bende de hastalık sonrası uykuya akşam oturması arası veren bir S var:)
    Biz çareyi topluca kudurmakta bulduk,zorlamadık şansımızı.
    Arada atak dönemleri oluyormuş galiba böyle,geçicidir umarım herkes için.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok da kuduruyoruz ama yahu.. :) Evet hastalık sonrası değil aslında daimi bir burun hönkürme, öksürme hali var hepimizde..

      Sil
  5. Saat 00:52 ve şimdi uyudu oğlum, her gece 12-1 arasında uyuyor ve sabah en en geç 7 de ayakta(yız) uyuduğu 6 saatin tamamında ben de uyusam bile uykumu alamıyorum , ki kendime zaman ayırma , onsuz yapmam gereken evişlerir de olunca anca. 4 saat uyuyabiliyorum. Yani 4,5 yıldır uykusuz olduğum İçin tabiki uyutmayan çocuk zor yemeyene üzülür yeni tarifler denersin doktora götürürsün bs ama fiziksel olarak etkilenmezsin. Ben bir ara uykusuzluktan gün içinde küt diye bayılır gibi uuumaya başladım, halüsinasyon görmeye başladım, herşeyi unutmaya başladım hangi yılda olduğumuzu bile yani sadece ayılamamak değil fiziki ekisi çok daha ağır.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :(((( Ay mışıl mışıl uyusunlar, güzel güzel büyüsünler inşallah..

      Sil
  6. Allah yardımcın olsun Cerencim. uyku bende yemekten daha takıntılı bir halde.hala uyuduğu/gün içinde uyanık kaldığı saati hesaplıyorum yaa yuh 4 yaşında bu kız.ama o gün azcık az uyusa hemen hastalanacak korkum var ya da odasına bi yerden bir ışık sızsa amaaan sanki o büyüme hormonu gidecek daha da gelmeyecek endişesi var :))) valla yemek işini Derin küçükken pek takmazdım o da kendikene az ama öz beslenirdi,avokado delisidir mesela markette bulamazsak hüngür hüngür ağlar o derece :) eskiden gün içinde bir avokado yese veciz fındık ya da yumurtanın sarısını yese o gün iyi beslenmişten sayardım.ama gecen yıl o kadar çok hasta oldu ki uyku ile birlikte bir de yemek takıntısı başladı bende.o kendikendine beslenen çocuğun yerinde yeller esiyor şuan.bildiğin tıkıyorum ağzına yiyecekleri ve evet annaaaem yedirsin diyor artık.vitamine falan karşıydım ben,şimdi her sabah çinko ardından d vitli bir omega3 kaptırıyorum :) ama ne yapayım gecen yıl bir ay içinde 3 kez bronşit olduğunu biliyorum.bir de geçirdiği soğuk havalenin faturasını kendime kesiyorum besleyemedim uyutamadım vs. gibi.sanki o gün az uyusa ya da atıyorum yumurta yemese sanki bilşey olcak gibi geliyor hunim nerde modundayım.
    Derin de çikolata,şekerleme dondurma için ruhunu satangillerden.ben kendimde çok seviyorum yaa dayanamıyorum o yüzden veriyorum :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Avokado olayınızı hatırlıyorum yaaa :D Hatta kızın kafa avrupai diye dalga geçmiştik.. Burda malum sudan ucuz domates gibi bişi bu avokado.
      Bu annem yedirsin bi dönem aslında, fazla tepki vermezsen geçiyor ama ters tepki verirsen (büyüdün müyüdün) ya da aslında çocuğu beslemekten gizli bir zevk alıyorsan (yedikçe insan bi hoş oluyor ayol) kalıcı olabiliyor :)
      Çinko konusunu doktora danış derim, d vit kararında veriliyor zaten günlük hap ama çinko sanırım biraz fazla kaçarsa yarardan çok zararı olabiliyor. kreşe başlayınca çocuklar zaten ilk 1-2 sene devamlı hasta ve sanırım son 1-2 senedir virüsler de güçlendi mi nedir, bi vurdu mu deviriyor ya (şu an yazarken burnum kanadı mesela, uzun zamandır olmamıştı, 2 haftadır boğazım ağrıyor şaka gibi) Ya bu arada ikimize de lafım ama, şekerleme yiyen çocuk daha çok hasta oluyor bu da bir gerçek :D Ama mutlu hastalar hahahaha

      Sil
    2. Burda hala pahalı avokado, yetiştiricem suda köklendiriyorum şuan bi tanıdık yapmış valla Karadenizde avokado :)) yukarıdaki yorumu yaptıktan sonra anneme gitmiştik ağır yaşamlar diye bi program izliyodu D onların yediklerini öğrenince ağzına aburcubur sürmez okdu hahahaha.
      Çinkoyu dr verdiydi zaten,evet kreş bizi resmen salladı gecen yıl hastalıktan kırıldık.a bak ritüellerimde eve gelirgelmez elinizi yüzünü yıkadıktan sonra burnunu deniz suyu sıkıyorum.tabii bu yıl okulda ikinci yılı olduğu için daha bi rahat hatta ben daha çok hastalanıyorum :)) şekerli gıdalar özellikle alerjik bünyeli çocuklarda reflüyü tetikliyomuş ve hasta olması kaçınılmaz diyordu bi dr.bakalım derinin şekerleme orucu be kadar sürecek :) rota olduğunda çikolata diye yalvardıydı vermemiştik sonra pasta almış eşim remen çatalı bırakıp on parmak atladıydı pastaya :))
      ve evet yedikçe bi hoş oluyorummmmm
      Çok öptümmmm

      Sil
    3. Ayyy kıyamam ya 10 parmak <3
      Bu arada çocuklar hasta olmasın ama anneler de hiç olmasın :D Yoksa hayat resmen duruyor..

      Sil
  7. Ay Ceren çocuklar sadece bir taneyken puff benimki de hep böyle diyordum da, şimdi sen de iki tane olunca insan şikayet edemiyor. :D

    Çocuk uyumayıp, devamlı uykusuz kalmak ve derin uykuya geçememek insan vücudu için ne kadar zararlı öğrendim.

    Yemek mevzusunda dünyanın en kötü şeyi olan! oynatarak yedirmeye çalıştım. Hem uyumayıp hem de yemeyen bir çocuğun huysuzluk seviyesi gerginliği çok yükseltiyor. :)

    Neşen, enerjin yüksek olsun Ceren, yavrular da hasta olmasınlar, zamanın da uyuyup, doyana kadar yesinler! :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. hahahaha et et çekinme, bazen 1 çocuk 5 çocuk gücünde oluyor :D uykusuzluk korkunç... resmen toplaşıp fight club kurma ayarına geldim ben. gel aramıza.

      Sil
    2. Heh işte senin on çocuğu düşününce çekiniyor insan. :D

      Sil
  8. Helö, ben geldim. Lidik'in uykular ayina gore sahaneYDI. Ta ki iki gun oncesine kadar. Fosur fosur uyuyan cocugun uykulari saatte bire falan dustu. Zaten uzun bir kismi da dalana kadar kucagimda olunca yatirdiktan yarim saat sonra yatakta yuzustu donmus ve kolunu kurtaramamis, sinir harbi geciren bir bebe oldu. Allahim nasil uzuluyorum, tabi bir de nasil sinirleniyorum. Dun dayanamadim, yatagimiza aldim. Yazik kocam ve kedi salona gittiler.
    Dolunay mi, 4. Ay atagi mi, ben nezle oldum, hastalik haberleri mi bilmiyorum... Ama seni cok cok cok iyi anliyorum. Tek avuntum, gececek insallah...
    Yemek... Bilmiyorum ama benim oyum uykudan yana. Uyusun da buyusun, yesin de buyuaun degil. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. kediyle kocanın göçü :P bir nevi "bey"in göçü..

      Sil
  9. Uyumayan cocuk zor.
    Sen beni anladin, sevgiler selamlar :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :D Pışşşş pışşşş pışşşş

      Sil
  10. ben 32 aydır bir fiil uykusuz bir anneyim. yemek mevzuna girmiyorum bile oturma odama ,halıma,kanepeme dökülmeyen yemek, salça lekesi olmayan kıyafetimiz kalmadı. anı kurtarmak nedir daha iyi kimse bilemez ;)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İkisi birden tek çocukta mı!? Allah kolaylık versin.. Fakat ben bir yerlerde okumuştum, uykusunu alamayan çocuk iştahsız olur diyordu, mantıklı gelmişti. Öğle uykusunu uyutmamayı denemediyseniz, bizde resmen can simidi olmuştu (ama mesela bizim ikinci çok küçük henüz uykusuzluğa dayanamaz, 2 yaştan itibaren demek istiyorum)

      Sil
  11. İkisi bir arada ustelık ıkı cocukta oldu mu hıc dusunemıyorum. Uyku dedıgın gıbı en gec 8:30 da sart hem anne baba hem cocuk ıcın. Yemek konusunda tavrımı zaten bılıyorsun,napayım artık kabul ettım yemıyorsa savas yok.Uyku konusu acaıptı tabı.6 aylıktan berı kendı yatagında uyuyan cocuk bırkac aydır her gece kendı basına odasında uyuyup, gece 3-4 gibi (saatide hiç aksatmaz) yanımıza gelıyor ama o karıkuturlerde kı gıbı anneye degıl babaya dayanıyor :)))) Adammın ya sırtına ya boynuna konuslanıyor,tekmelıyor falan bakıyorum bazen yorgunluktan tepkı vermıyor bıle adamcagız yoksa salona kacıyor. Berkay emmeyı bırakırken zor olan uyku duzenıydı cunku gecede emıyordu ama yerıne su vs bır sey vermeyınce bı sure sonra boşa uyanmamaya basladı bakalım sizin nasıl olucak.Her cocukta ınsan yenı bastan bır seyler oğrenıyor ıste.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Alman çocukları 6.30'da uyuyor okul öncesi, sonra da 7-7.30 en geç teenage'liğe kadar.. Ama 6'da da uyanıyorlar anacım :D Edebiyle 8'de uyusun 8'de uyansın di mi :D
      Babayı özlüyordur, babanın tshirt'ünü falan koysana yatağına, belki uykusemesi işe yarar? Bebeklerde işe yarıyor ama umut işte..

      Sil
  12. İkisinin de yememe ve uyumama hali geçicidir diye düşünüyorum, malum hastalık mevsimi, hem kışlar da bir garip şu aralar... Umarım bu moddan çabucacık kurtulurlar, bu da geçer :)

    YanıtlaSil

Anonim yani isimsiz ya da rumuzsuz yorumlara, hakaret, belirli bir gruba karşı ayrımcılık ya da ırkçılık içeren yorumlara, en önemlisi de yanlış bilgi ya da yönlendirici (melisiniz, malısınız'lı) yanlışlar içeren yorumlara BU BLOGDA YER YOKTUR. Bu davranışları yapan kişiler, genel huzurumuz için engellenecektir. Teşekkürler!

Blogger tarafından desteklenmektedir.