22 Mart 2018 Perşembe

2 çocukla delirmeden evden çıkabilmek

Bu işi başaran annelerden biri olarak, öneri vermeyeceğim, sadece ne yaptığımı ve nasıl yaptığımı yazacağım, belki işinize yarayan bir iki nokta olur..

Çocuklardan 1 saat önce uyanıyorum. Erken kalkmak yıllar içinde benim için bir alışkanlık oldu ve bunun çok ama çok yararını gördüm. Gerçekten erken kalkan yol alıyor. Günüm 6-6.30 gibi başlar ve çocuklar 7-7.30'da kalkıncaya dek işlerimin büyük kısmını bitiririm. Bu işler; ilk olarak elimi yüzümü yıkayıp yeni bir gün için şükretmek, vaktim olduğunu düşünüyorsam hızlı bir kaç yoga asanası yapmak, Maya'nın anaokulu için kahvaltısını ve öğle yemeğini hazırlamak ve sonra mutlaka duş almak (suyla başlayan gün gerçekten tüm enerjinizi değiştiriyor), günlük kıyafetimi giymek, makyajımı yapmak (kimseye değil, kendime saygım), BAP'ı öperek ve camdan el sallayarak işe uğurlamak (klişe ama bu da ilişkimize saygım). 

Ve tüm bunlardan sonra hala uyanmadıysa (nadiren, genelde ben duştayken uyanıyor ve babasıyla yatakta oynuyor) önce Lukas'ı uyandırmak. Bezini değiştirip, dişini fırçalayıp, günlük kıyafetini giydirip, D vitaminini ve hazır paketlenmiş meyve püresini verip (kendim hazırlamıyorum, organik yazısına ve benim alamayacağım kadar çok çeşitli meyve ve sebze içermesine güveniyorum) oyuna salmak ve hemen Maya'yı uyandırmak.

Bu noktada yeni bir paragraf başlıyor çünkü Maya çok nadiren "neşeli" uyanan bir çocuk. Kendi kendine uyanmasını beklersem tabii ki neşeli uyanıyor ama ona bıraksak 9'dan önce kalkmayacak ve gece de 9'dan önce yatmayacak, o nedenle bu yaşlarda uyku düzeni alışkanlığı kazanmayı ona bırakmıyoruz, direkt müdahale ediyoruz. Tabii ki doğala her türlü müdahalede olduğu gibi bu da Maya'yı sinirlendiriyor. Aslında gece 8 yerine Alman çocukları gibi 7'de uyumayı başarsa, kendi kendine erken kalkacak ama o zaman da babasını hafta içi hiç göremeyecek. O nedenle, sabah yaşadığım 15dk'lık homurtu ve sinir halini tercih ediyorum.

Maya kalkar kalkmaz "tuvalete gitmiycem" kavgası veriyor - 2 senedir her sabah. Dolayısıyla, onu yakalayıp tuvalete oturtmak, kapının arkasında gizlice kulak kesilip gerçekten yapıp yapmadığını dinlemek gibi neşeli hallerden sonra, dişler de fırçalandıysa, sabahın stresli kısmı bitmiş oluyor çünkü, o gün giyeceği kıyafeti bir önceki geceden beraberce seçip (yoksa sabahları 30dk bu işe harcanabiliyor) masasına koymuş oluyoruz ve Maya'ya kalan pijamalardan kurtulup bu kıyafeti giymek oluyor (tabii ki hala anne yardımıyla ve hadi kızım x 173637 ile) Sonra "saçını nasıl istersin?" kısmı başlıyor..

Bu sınavı da alnımın akıyla verdikten sonra, "haydi tüm kızlar ve erkekler dışarııııı" diye çınlıyorum ve 08.00'da evden çıkmaya meylediyoruz (evet tüm hazırlıklar 30dk sürüyor sanırım her sabah tamamen aynı rutini yaptığım için otomatikleşmenin verdiği hız var). Son zamanlarda Lukas 2 yaşa yaklaşmanın verdiği bağımsızlık denemelerine başladığı için, kapı önünde bir ceket ve ayakkabı savaşı yaşanıyor ama "kim 1. olacak?" diye gaz verdiğim Maya çoktan hazırlanmış olduğu için, tek çocukla mücadeleyi rahat kazanıyorum ve çıkıyoruz.

Bu arada evet, Maya kahvaltısını saat 09.00'da anaokulunda yapıyor, öncesinde evde bir şey vermiyorum, burada önerilen bu. Maya'nın örnek kahvaltı beslenme kutuları mesela:


Ben sabah meyve, sebze ve protein ağırlıklı karbonhidratsız veriyorum, işime gelirse ortadaki gibi süslüyorum, mesela dün sabah nohutlu breze krakerlerle peyniri kolye şeklinde hazırlamıştım. Bazen de süt ya da yoğurt ile musli ya da kaşarlı tost ve meyve oluyor. Annem geçen sene ziyarete geldiğinde özenip yumurtalı ekmek falan hazırlıyordu ama ben üşeniyorum ve bu üç menüyü döndürüp duruyorum. Öğle yemeği beslenmesi için de bir önceki gece ne yendiyse ondan bir porsiyon ayırmış oluyorum ve sabah hemen ısıtıp termal beslenme kutusuna koyuyorum, öğlen 13'te sıcacık yiyor. Yani kendime iş çıkarmıyorum arkadaşlar, nasılsa beslenmeler %80 olduğu gibi yenmeden geri geliyor (Maya ve Lukas 4 öğün besleniyorlar, kahvaltı, öğle yemeği, saat 15'te kuşluk (musli ya da peynirli sandviç, meyve ve kuruyemiş) ve akşam 18.30 yemek).

Anaokuluna 4dk uzakta olduğumuz için genelde yürüyoruz, sonrasında uzakta işim varsa arabayla gidiyoruz. Maya'yı, beslenme çantasını ve suluğunu okula bırakıp, kocaman öpüp, iyi eğlenceler dileyip hızla çıkıyorum. Bebekliğinden beri bu bırakma kısmını çok hızlı yapmaya özen gösteriyorum çünkü kişisel ve mesleki gözlemim, bırakılma süreci uzadıkça çocuk huzursuzlanıyor. Kısa ve kesin. Tak tak.

Eğer rutini belirleme konusunda zorlanıyorsanız; şu alttaki gibi bir çizelge hazırlayıp, çocuk için bu işi oyuna çevirebilirsiniz.

Gördüğünüz gibi; şu noktalar benim için önemli ve can kurtarıcı:

1. Çocuktan en az 30dk, mümkünse 1 saat önce kalk.
2. Güne mutlaka su ile başla, enerjini kazan.
3. Önce küçüğü hazırla, mutlaka kahvaltısını ver (kan şekeri düşerse canavara bağlamasın)
4. Büyüğü hazırlarken "oyuncu ve şakacı" ol (tansiyonun baştan yükselmesine izin verme), her sabah aynı rutini uygula, çocuklar devamlılığı seviyor. 
5. Hazırsan, oyalanma; evli evine, işli işine, okullu da okuluna, yallah.

Sorularınız varsa ya da zorlandığınız durumu yazarsanız, nasıl kolaylaştırabileceğiniz konusunda beraber akıl yürütebiliriz. 

15 yorum:

  1. harika özet!

    sabah erkenden kalkmak müthiş el kazandırıyor. ben de uygulayabildiğim zaman meyvesini yiyorum epey. kahvaltıları sevdim, nedense biz peynirsiz, yumurtasız kahvaltı üretmiyoruz. deneyebilirim aslında.

    kuşluk vakti menüleri çok iyi, malum bizde full hamur işi, çok canımı sıkıyor. (okul veriyor)

    benim ritmimi bozan, hastalıklar. çocuk hastaysa, olduğu gibi rutinler aksıyor ve hastalık sonrası da hemen toparlanamıyor. derken yine bi hastalık olursa işimiz iş. neyse ki bu ara pek hasta olmadı.

    geçen yazamadım, şimdi söyliyim. bu yoğun anneler konseptinde yazman çok iyi geliyor bana da.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Peynir yumurta bizde sadece haftasonu yenir, oğlumda da öyle.. Aslında yumurta önemli diyorlar ama ben sevmiyorum, çocuklar da bana çekmiş :)
      Hamur işi sadece ekmek, onu da tam tahıllı seçiyorum. Türkiye'de hamurişleri önemli, psikolojik ve sosyal anlamı var, burda yok, benimkiler de bilmiyor. Ha ama arada ıspanaklı kaşarlı börek yaparım, içinde soğan sarmısak ve havuç rende de olur, tabii yumurtası yoğurdu da olur. Bildiğin tavada yapıyorum, önce bir tarafını pişir sonra öbür tarafını sistemi, parmaklarını yalarsın, basit ve sağlıklı :D

      Sil
  2. ah okurken çok güzel geliyor ama ben bu sabah erken kalkma işini kendim bile beceremiyorum mümkünse. Hani her sabah işe gitmek için kalkmak benim için işkence, uyumak istiyorum. Akşamları çok erken yatmayı denedim bu sefer de akşama kadar işte, akşamı da yatakta geçirince eş, çocuk yada hobi vs gibi hiçbir şey paylaşamıyor ve bundan da huzursuz oluyorum. Öyle ihtiyacım var ki halbuki hepsini yapabileceğim ama güne de erken başlayabileceğim bir plana, keşke önerin olsa... Sevgilerle teşekkürler...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. <3 herkesin biyolojik ritmi farklı. Ben gece 11'de yatıyorum (10'da yataktayım, kitap okurum 1 saat) sabah da işte 6.30-7 gibi uykumu fazlasıyla almış uyanıyorum (tabii oğlan gece boyu zırt pırt kaldırınca keçiler kaçmış olarak güne başlamak çok korkunç oluyor).
      Şöyle diyeyim 8 saat uyku çok büyük lüks. 6-7 saat arası yetiyor bizim yaşımızda ama 5 saatten azsa, dayanılmaz bir kısır döngü oluyor. Buna göre zamanlarını düzenlemeye çalışırsan ve tabii yorgunluk hissinin çok çeşitli nedenleri var (vitamin mineral eksiği, hormonal denge sorunları, iş stresi vs) onları elimine edersen, sanırım düzenlemek daha kolay olur.

      Sil
    2. Aynen dediğiniz gibi hormon düzensizlikleri sanırım pay sahibi. TSH göklerde cirit atıyor çünkü ilaç kullanımım maalesef düzensizdi, 3 aydır da düzen için çabalıyorum, umarım işe yarar... Öyle ki şu anda hani uyanmam gerekmese ve sırtım ağrımasa 24 saat hiç kalkmadan yatasım var... Cevapladığınız için çok teşekkürler, özenerek takip ediyorum sizi.... Sevgiler...

      Sil
  3. ne güzel anlatmissin. cok tesekkürler paylasimin icin. bizde de sabahlari benzer durumlar var- ne yazik ki senin gibi hep erkenden kalkmayi beceremiyorum. beraber kalkinca da stres hizla yayiliyor! Benim merak ettigim konu, cocuklar babalarini ne kadar / ne zamn görüyorlar? Esimin isi biraz uzakta oldugu icin sabahlari görüsemiyor ufaklik, aksam yemeginde beraberiz sonra da hop yataga (ve bu nedenle bizde de uyku fasli uzuyor ve sabahlari sinirler hafiften gerilebiliyor ;-)
    sevgiler!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. tekrar ben: yahu bir de cok felaket merakt ettigim konu: calisiyor musun? Eger calisiyorsan: iki cocuk ve calisma hayati üzerine - verebilecegin tavsiyeler var mi?
      Sevgiler

      Sil
    2. Eşim sabah 7'de evden çıkmış oluyor, bazen ufaklık 15dk falan görebiliyor, kızım çok nadir görüyor. Akşam 18'de eve geliyor, yemek ve oyun sonrası çocuklar 19.30'da yatağa gidiyorlar yani haftaiçi toplam 1,5 saat görüşebiliyorlar. Haftasonları açığı kapatıyoruz :)
      Şu an çalışmıyorum ama iki çocuk arasında çalışıyordum ve tabii ki çalışan anne olmak, hele de iki çocukla çok daha zor. Eylülden itibaren oğlum kreşe başlayacak, yazabilirim bu konuda (umarım), ama tek çocukla çalışmak konusunda şunu söyleyebilirim: ben işten eve gelmeden mutlaka 1 saat spor salonuna gidiyordum çünklü kafamı boşaltmam gereken bir işim var (klinik psikoloğum ben, terapistim yani, kafam çok doluyor gün içinde ve o yoğunluğu çocuklara getirmeyi istemem, çocukları da o yoğunluktan sonra çekemem açık söyleyeyim) ve mutlaka spor olsun bir arkadaşla buluşma olsun bir 30dk yürüme olsun, eve gelmeden insan kendini boşaltmalı diye düşünüyorum ama işte aşırı yoğun çalışıyorsan, işi işte bırakma şansın yoksa, birinden birini kurban etmek zorunda kalacaksın, ya kariyerini ya çocuk(lar)ını.. Bence aşırı yoğun bir kariyer ile çocuklar mümkün değil.. Yani deneyenleri görüyorum ama çok büyük sıkıntılar yaşanıyor malesef. Tabii ki işi kurban et demiyorum ama öncelikleri belirle, seni gerçekten hayatta ne mutlu ediyor düşün, en azından vicdan azabı yaşamamış olursun "bu benim hayatım" diyebilmek çok önemli diye düşünüyorum..

      Sil
    3. Bu arada, çalışsam da "sabah rutini" bununla tamamen aynı olurdu çünkü evden çıkarken zaten güne hazır gibi çıkıyorum, ha işe gitmişim ha kendi özel işlerimi yapmışım pek fark etmezdi sanırım.. Yani çalışmak kriter değil bence.

      Sil
  4. "Kendime iş cikarmiyorum arkadaslar" demene bayildim... Bence bu yuzden zaman zaman herkes gibi daraliyor olsan da neseni koruyorsun Ceren! Mantikli düşünmek ve kendine iyi davranmak bu... Ben olsam illa ki evden cikmadan yumurta ceviz vs yedirmeye calisirdim dinlemezdim okulun onerisini falan. Sonra, kahvaltiya kirk cesit sey koymaya ve yemiyor diye kendimi yerlere vurmaya devam ederdim... Inanilmaz imrendim sana! Harikasin

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ya bana doktorumuz şunu demişti: düzenli yemek saatleri, arada abur cubur sağlıklı bile olsa kesinlikle yok. Bazı diyetisyenler az az sık sık yiyin diyorlar ama bazıları da iki öğün arasında en az 3-4 saat olsun ki mide öğütme işlemini yapabilsin, kendini boşaltabilsin diyorlar. Yani bilemiyorum :) Maya çok cılız ve az yiyen bir çocuk, ye dedikçe iyice iş inada binebiliyor bu tip çocuklarda. Bana 3 yaş civarı bi "eeeeh yeter be" hali geldi bu yeme konusunda ve saldım çocuğu. Daha hiç "anne acıktım" demişliği yok :D İlginç bir tür..

      Sil
  5. Çocukla delirmeden çıkıyorum ama bin kere hadiliyorum ve anneannesine bıraktığım için yemek sorununa delirmeyerek.

    Okul diye direten çocuk, normalde daha erken uyanan çocuk pazartesi salı uyanmıyor arkadaş. Gerçekten bu kodu çok merak ediyorum. :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Haftasonu sabahın köründe kalk, haftaiçi uyanma bilme.. Klasik. Ergenlikte daha da beter oluyorlarmış diyolla :D
      "3'e kadar sayıyorum" taktiğini uyguladın mı hiç? Mucize gibi! 3'te ne olacak hiç söylemedim, kendim bile bilmiyorum ama 2 ile 3 arası bir yerde çılgınca hızlanması çok komik.. 3 e kadar sayıyorum mayaaa, tamam geliyoruuuum :D

      Sil
  6. ha ha koptum Ceren üce kadra sayma bende de var ve ben de her defasinda nasil ise yaradigina sasiriyorum :)))) dedigimi yapmaysa ben de ne yaparim hicbir fikrim yok :)))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :D bu sabah başıma geldi, yazdım ya, patladı hemen.. 3 dedim oralı olmuyor, tamam dedim bitti, gitmiyorsun anaokuluna. haftasonundan çıkmışız aşırı özlemiş tabii başladı ağlamaya anne noooolur lütfen bidaha yapmıycaaaaağm. Biraz direndim 5dk kadar koltuktan kımıldamadım :D Sonra peki dedim bi seferlik affediyorum hazırlanalım çıkalım :D Ama düşünsene "ok, gitmem" deseydi ya!? :D

      Sil

Anonim yani isimsiz ya da rumuzsuz yorumlara, hakaret, belirli bir gruba karşı ayrımcılık ya da ırkçılık içeren yorumlara, en önemlisi de yanlış bilgi ya da yönlendirici (melisiniz, malısınız'lı) yanlışlar içeren yorumlara BU BLOGDA YER YOKTUR. Bu davranışları yapan kişiler, genel huzurumuz için engellenecektir. Teşekkürler!