2 küçük çocukla Karayipler tatili

Bu seneki "dayanamıyorum artık kara kışa, kap beni götür tropiklere" konulu tatil maceramız, Karayipler'deki sevimli adacıklardan Martinique ve Guadeloupe'ta yaşandı.

Tatile hazırlık aşamasında olmazsa olmazlar: bodrumun küflü köşelerinden yazlık kıyafetleri çıkarıp "ooo nasıl da küçülmüşler" nostaljisi yapmak, "anam giydirecek elbise kalmamış, nerden bulucam kış ortasında yazlık?" paranoyası yaşamak ve sonunda "sığar buna yaa" ermişliğine ermek.. Yine de bir iki parça kıyafeti amazon'dan ucuz ötesi ısmarladım, bir de şu yandaki zillileri aldım. Bu zilliler, Maya'nın "uçak içi eğlence paketi" oluyor. Malum Paris aktarmalı 14 saate varan bir yolculuktan bahsediyoruz, çocukları oyalamak çelik gibi sinirler ve tam bir uzmanlık gerektiriyor. Özellikle gece yolculuğu yapamıyor ve çocukları babalarına kitleyip first-class'ta şampanyanızı yudumlayamıyorsanız (hadi itiraf edelim, en anaç sütlaç ananın bile en vahhhhşi fantazisi bu bence), hazırlık aşaması çok elzem bir konu.

Çocukları kıtalar arası uçuşta gündüz yolculuğunda oyalamak, işin püf noktasını biliyorsanız kolay aslında. 10 saatin 2 saati yeme içme, 1 saati uyku, 2 saati de ekranla geçse (ekransızlığı 10 saatlik gündüz uçuşunda dötüm yemedi afedersiniz), "yarısı bitti bile, hohoyt" derken ne oldu bilin bakalım. Koca uçakta bir tek bizim ekranlar bozuk çıkmasın! Mörfiiii.. 3 defa sistemi başlattılar, olmadı, uçuş mühendisi bizzat teşrif edip, bizden özür dileyip, kişi başı 60 euro'muzu iade edeceklerini söylese ve anlayışımız için teşekkür etse de vallahi hiç hoş olmadı o iş. Ama yine de hayatta kaldık ve bunu büyük ölçüde bu yukarıda gördüğünüz minnoşlara ve yanımıza aldığımız diğer oyuncaklara borçluyuz.

Boyama, kesme yapıştırma, hamur işleri üstüne ek olarak yeni tutkumuz: moda kitapları. Hani kağıttan kızların üstüne yapıştırma elbiseler, çanta ve aksesuarlar oluyor ya.. İşte onlar. Tabii bir de tabletten sevdiği çizgi filmler ve oyunlar (malesef bu konuda çok geriyim, yavru hala boyama ve lego oyunlara talim ediyor, lütfen bana yorumlarda çizgi film ve özellikle oyun önerebilir misiniz?!)

Bebek efendi de 2 saat kadar uyuduktan sonra, gezme, çevre koltuklardakilerle sosyalleşme, devamlı birşeyler kemirme, Maya'ya saldırma ve kendi oyuncaklarıyla oyalandı ve bir şekilde 10 saat geçti. Dönüş geceye geldiği için kısmen daha kolaydı.


Tatil tabii kış ortasında yaz tatili olduğu için çok güzeldi, ayrıntıları seyahat bloğumda yazdım, tekrar olmasın. Martinique ve Guadeloupe çocuklu aileler için çok güzel, çok tavsiye ederim. 3 hafta kadar cennette sefa halindeydik ama dönüşümüz -12 (gündüz) dereceye ve 5 saat farkına oldu. 3 gün çocukları evde tuttum, çocuklardan büyük olanı jetlage yenik düştüğü halde anaokulunu çok aşırı özlediği için "anne ne olur beni zorla uyandır" diyerek okuluna koştu, küçük olanı 3 haftalık çıplaklıktan sonra lahana gibi giydirilmeyi protesto etmek adına, adeta kendini üstündekileri parçalamaya adadı, üstüne de zort diye 5.hastalık geçirdi. Eve dönüş.. Ama alıştık.

Bu tatilde de "sırtçantalı"ydık, bu sefer gerçekten kendimle gurur duydum çünkü minimalizmin dibine vurmuştuk. Her zamanki gibi araba ve 3 hafta için 3 ayrı stüdyo daire kiraladık ve kesinlikle bu sistemi tavsiye edeceğim. Otel tatillerinden çok daha fazla şey görüyor ve yaşıyorsunuz ve gittiğiniz ülkenin gerçekten tadına varıyor, kültürünü anlayabiliyorsunuz. Stüdyolarda mutfak ve çamaşır makinesi de olduğu için ev konforunda tatil oluyor. Özellikle çamaşır makinesi (ya da yıkama hizmetleri) minimalist seyahatin kilit noktası çünkü bu sayede kişi başı sadece 4 kıyafet taşıdım! Yıka yıka mis gibi giy işte! Kirli torbası taşıma derdi de yok.. En çok yük Lukas'ın bebek arabası ve araba koltuğu oldu. Bebek arabası çok hafif bir sistem olan MacLaren baston ve araba koltuğu da aslında gidilen yerden kiralanıyor ama çok tuzluydu, taşıyalım gitsin dedik.


Maya zaten artık portatif minik koltuğa geçti, o çok rahat oldu, her yere sığıyor onunki. İki sırt çantası, bir araba koltuğu, bir bebek arabası, iki de el çantası (içi sırf oyuncak ve uçak için ikişer yedek kıyafet dolu) olarak seyahat ettik, çok gururluyum :) Uçak içi oyuncaklar elzem ama tatil için ekstra oyuncak götürmedik çünkü yer gök oyuncak dolu, özellikle deniz oyuncakları gidilen yerden alınabilir. Ya da işte altta, doğanın kendisi en güzel oyuncak (ve de babayı gömmek tabii, olmaz sa olmaz..)


Ha tek önemli nokta: güneş kremleri (nedense tatil bölgelerinde ve Türkiye'de Almanya'nın 5 katı!) ve çocuk cildi için hassas sinek kovucular. İsteyene yıllardır kullandığım "hazırlık liste"mi yollayabilirim..

Jetlag için de önlem olarak, gidilecek yerin ya da en azından uçağın saat dilimini kullanmanızı yani karanlıksa uyumanızı, aydınlıksa uyumamaya çalışmanızı, yemek saatlerini de uyku saati gibi düzenlemenizi, kahve ve şekeri mümkünse hiç tüketmemenizi önereceğim. Gidiş daha kolay oluyor çünkü etrafta bir sürü ilginç şey olunca çocukları oyalamak, olmadı biraz geç uyutmak, biraz erken uyandırmak ve güneşin onarıcı etkisinden faydalanmak (jetlagin en büyük düşmanı gün ışığı ve zencefil tüketmek) işe yarıyor. Dönüş biraz daha zor çünkü dönüş psikolojisi, tatil yorgunluğu, karanlık ve kışa dönmek gibi etmenler var. Ben 2 gün çok kasmadım, kendim erken uyandım, kahve içtim (uçakta asla ama dönüşte zorlandığımda mutlaka), çocukların geç uyanıp geç yatmasını çok önemsemeden önce kendimi ayarladım. İlk gün öğlene kadar uyudular sonra aldım açık havaya çıkardım ve günün saatlerine uygun yedirdim, birer zencefilli süt içirdim ve gece 10'a dek uyutmadım koşturup yordum açıkcası. 2. gün saat 9'da uyandırdım, acaip zor oldu, mızmızlandılar ve şansımıza hava aşırı soğuktu (-12 yani neredeyse 40 derecelik fark) en sevdikleri iç mekan oyun parkına götürdüm ve yine öğle uykusu uyutmadım, ılık süt ve banyo sonrası gece 9'da devrildiler. Ertesi sabah normal Almanya saatine uygun davrandım, zaten Maya evde aşırı sıkılmış ve "anne beni zorla uyandır" diyerek okula dönmek istemişti. Lukas daha zor oldu çünkü zaten uyku problemi olan bir çocuk ve tatilde 1 ay boyunca her gün öğle uykusunu sabah 10'da ve akşam 5'te arabada yarımşar saat uyuduğu için, tek ve gün ortası öğle uykusu saatini geri kazandırmak baya zorladı. Ama bu sırada meme bitmişti (çok şükür) ve malum meme bitince uyku düzeni değişiyor ve daha deliksiz ve derin çocuk uykusu olma yoluna giriyor. Yaşasın memesiz uyku, yaşasın oğlum artık memelerime değil bana sarılıyor! <3

Yani dostlar, yine bir kış ortası yaz hissi veren cennet tatilinden sonra evimize döndük. Bu tip tatilleri yılda bir yapabiliyoruz, hem madden hem manen ancak ama tüm yıl bunun hayalini kurmakla geçiyor. Şubat tatili için özellikle ekim ortası ayarlamaları yaparsanız hem daha ucuz, hem daha konforlu, planlı oluyor. Karayipler çocuklarla rahat, eğlenceli ve çiftler için de çok romantik özellikle çocuklarınız kendini tekneden denize atmayacak yaşa geldiğinde karadan değil denizden dolaşmanızı tavsiye ederim. Umarım bu yazı sizi de tası tarağı bir sırt çantasına atıp "çocuklarla da gitme"nin aslında zor olmadığı hissiyle doldurmuştur.. Haydi yollara!
2 küçük çocukla Karayipler tatili 2 küçük çocukla Karayipler tatili Reviewed by Ogrenen Anne on 16:24 Rating: 5

8 yorum:

  1. 10 saat yolculuk mu? Düşüncesi bile panik atak sebebi benim için! Büyük gecmis olsun ve cesaret için tebrikler. Bunun dışında kiskandım mi? Evet, hem de çılgınca :P

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kıskanma, harekete geç :D Spor ayakkabısı mottosu gibi oldu.. Ama gerçekten, bazı endişelerimiz "olasılık" endişesi, bunları yenmenin en güzel yolu üstüne üstüne gitmek. Kısa yolculuklarla başla, yaz geliyor bak, çeşitli araçları dene mesela yurtiçi uçakla başla, araba, tren, otobüsle devam et. Ya da çocuğu bırak sen gez tabii en güzeli ama benim öyle bir şansım yok işte :D :P

      Sil
    2. Önce Istanbul'a gidip Arya'yi bırakmayı sonra da eşimle Kusadasi'nda buluşup Yunan adaları turuna çıkmayı planladık. Inşallah bir aksilik olmazsa 7 gün gemide ve adalarda olacağız bu yaz 😆 çok heveslenmemeye çalışıyorum ama şimdiden heyecan dorukta 🙆

      Sil
  2. Bu kış bize de öyle zor geçti ki okulların ilk mayıs tatilinde nolur sıcak bir yere gidelim diye yalvarıyorum eşime. Karayipler olmaz ama buradan daha sıcak bşrbyer olsun nolur.

    Tatilinize çok imrendiğimiz belirtmeden geçemeyeceğim. Ne iyi yapıyorsunuz gerçekten. Ve çocuklar da seyahat sever olunca işler her geçen gün daha kolaylaşıyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Mayıs'ta Mallorca'yı çok önereceğim, ama az turistik bölgelerine.. Ya da sardinia, corsica! Muhteşem bir turkuaz! Uçuş kısa, fiyatlar uygun ;)

      Sil
  3. Tatile imrendim, 10 saat yolculuk cesaretine bir kez daha hayran kaldim ama en çok da sirt cantasi olayina bittim! Insallah bir gün, amin!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu yaz mesela ;) Karayipler olmaz, Karadağ olur falan filan ;)

      Sil

Anonim yani isimsiz ya da rumuzsuz yorumlara, hakaret, belirli bir gruba karşı ayrımcılık ya da ırkçılık içeren yorumlara, en önemlisi de yanlış bilgi ya da yönlendirici (melisiniz, malısınız'lı) yanlışlar içeren yorumlara BU BLOGDA YER YOKTUR. Bu davranışları yapan kişiler, genel huzurumuz için engellenecektir. Teşekkürler!

Blogger tarafından desteklenmektedir.