Anneler neden arkadaş bulamıyor?

Psikolojide üzerinde çok tartışılan bir konudur; aktif sosyal yaşam (dışa dönük kişilik) ve kendine zaman ayırabilmek (içe dönük yaşam) dengesi. Malum artık "sağlıklı yaşam" tanımı sadece sağlıklı beslenme, spor, rutin sağlık kontrolleriyle sınırlı değil; işin fiziksel yanı kadar bilişsel anlamda aktif olmak, sosyal ve ruh sağlığına dikkat etmek de gerekiyor. Hep bahsettiğim gibi; sağlıklı olmak için fiziksel, bilişsel, sosyal ve psikolojik dört kolu dengede tutacaksın.

Kendine zaman ayırabilmek özellikle çocuklu yaşamda çok zor ama çok önemli bir kol, içsel denge ve kendinle ilişkin kadar dış ilişkilerde aktif ve dengeli bir rutin tutturmak da önemli. Özellikle çocuktan sonra, bir çoğumuz kendi kabuğumuza kapanıyoruz. Artık "annelik rolü" klasik anlamından sıyrıldı, çoğumuz onca sene eğitimini aldığımız, emek verdiğimiz ve severek yaptığımız kariyerimize de çocuğumuz gibi önem veriyoruz. Malum şehir hayatının ulaşım, erişim, zaman sorunları da var. Kendimize kalan azıcık zamanı da sadece çocuklara ve "en iyi arkadaşımız"a dönüşen eşimize ayırmamız normal aslında.. Dolayısıyla hayatımız "iş ve aile" odağında geçebiliyor. Sosyal çevremiz iş, eş, aile ve çocukla sınırlı kalıyor. Biraz "gönüllü tembellik" de ediyoruz, sınırlı ve değerli özel zamanımızı "ay şimdi kim süslenip giyinip bu saatte (20.00!) dışarı çıkacak, giyeyim yumuşacık pijamamı, alayım bir kadeh şarabımı / kitabımı / dizimi, geçeyim koltuğuma miiiiis" diyoruz. Demeyelim. Zorlayalım kendimizi. Bu konu çok önemli ve malesef ucu bir defa kaçtı mı, çok zor oluyor toparlamak..

Kadınlar üzerinde yapılan bir araştırmaya göre, kadınlar kendilerini en çok "anne" rolünde yalnız hissediyorlar. "Dost"lukları bırak, "arkadaş" edinmek ya da "tanış" bulmak, en çok bu dönemde zorluyor, olan dostluklar yitiriliyor, yalnızlık ve sosyal izolasyon sorunları yaşanıyor. Halbuki gerçek anlamda dosta da en çok ihtiyacımızın olduğu dönem bu. Çocuk yetiştirirken hepimiz bocalıyoruz, yaptığımız herşeyi sorguluyoruz, güvenimiz yerlerde sürünüyor, üstelik öyle "mükemmeli oynayan anne modelleri" ile dolu ki sosyal medya, onları gerçek sanıyoruz!

Kadınlar malesef kadınların en büyük düşmanı olabiliyor bu çocuk yetiştirme konusunda çünkü çok azımız gerçekleri konuşabiliyor, yazabiliyoruz. Nedense "ay bana kötü anne derler, ay beni eleştirirler, ay çocuklarımı sevmediğimi, ihmal ettiğimi sanarlar" diye kendimizi "ideal" göstermeye, çocuğumuzla ilişkimizi olduğu haliyle değil "olması gerektiğini düşündüğümüz haliyle" yazıyor, anlatıyoruz. Aynen bunun ne kadar hastalıklı olduğunu göz ardı edip, sıfır beden mankenlere özenmek gibi! Gerçek "kadın"ın ne olduğunu unuttuğumuz gibi, gerçek "anne"nin de ne olduğunu hızla unutuyoruz..

Unutmakla da kalmıyoruz, bu "ulaşılamayan ideal"i birbirimize dayatmaya kalkıyoruz. "Aaa seninki uyumuyor mu, bak ben Ferber uyguladım inanılmaz rahat uyuttum" diye "akıl verirken" aslında karşımızdaki kişiye "ben yaptım, sen yapamadın" dediğimizin farkına bile varamıyoruz.. Ama bu apayrı bir başka konu tabii. Demek istediğim, herkes birşeyleri gizlediği için, dostluklar da samimiyetini yitiriyor, karşılıklı "başarı gösterisi"ne dönüşüyor. Güç savaşları başlayınca da, dostluk kurulamıyor..


Halbuki şööööyle kafamızın dengi bir anne-dost ile bir araya gelip çocukların dedikodusunu yapamadıktan, davranışlarıyla ve tepkileriyle dalgamızı geçip rahatlayamadıktan sonra çocuk yapmanın bile ne anlamı var yahu.. Süslü püslü hayatlarımızı değil, olduğumuz şeklimizi gösterebilsek; "kim ne der" diye düşünmeden, kendimizi başkalarıyla karşılaştırmadan, başkalarını da "sadece insan" olarak görmeyi başararak, kusurları görmezden gelip, güzellikleri gururla abartmadan normalleştirerek.. Akıl vermek yerine sırt sıvazlayarak, öneride bulunmak yerine kendi hayatımızdan benzer bir sorunu ve çözebildiysek çözümünü anlatarak, daha az emir kipli ve öneri içeren cümlelerle konuşarak.. 




Göz göre göre kendini sosyal çevrelerden uzaklaştıran, zorlandığını dile getiremese de hissettiren bir anne varsa, bir günaydın, bir nasılsın, bir hadi bana gel çocuğu da getir dağıtsın etrafı sorun değil, bir yarım saat olsun kahve içelim diyerek.. Bir telefon ederek, hep çocuğu değil onun hal hatırını sorarak.. Hepimiz geçtik zor dönemlerden ve bir sıcak gülümseme bile ilaç olabilir bazen..
Bu yazıyı "doğum sonrası ruhsal sağlık farkındalık projesi" amaçlı, The Mummy Social'ın "There for her" kampanyasına Türkçe destek olarak yazdım. Umarım kalplerinize ulaşır..


Ayrıntılı bilgi:

SHOW OF HANDS
We have been overwhelmed by the number of comments and messages we’ve received since posting about our involvement with The No Filter Mum’s #thereforher campaign to mark Maternal Mental Health Awareness Week. We have learned 3 key things so far:
1. It is incredibly common to feel lonely as a mum (and that goes for mums of children of ALL ages - we’re not just talking about newborns).
2. Feeling left out at baby groups or at the school gates ‘where everyone else knows each other’ is one of the most commented-on experiences of loneliness. A smile goes a LONG way. A chat and an invitation to join in goes even further.
3. People who go out of their way to support others are often in need of support themselves but perhaps get overlooked because they seem to have their s**t together. Appearances can be deceptive. If there’s a mum you know who is always there for everyone else, ask yourself whether anyone is #thereforher.
Here’s Mummy Social’s founder Josie Barron showing her support for this campaign with the backup of ambassadors The Unmumsy Mum andHelen Skelton-Myler - all 3 of whom have been open about finding motherhood lonely. We’d love for you to join in with the show of hands using the hashtag #thereforher. And thank you so much for all your responses so far ❤️
Anneler neden arkadaş bulamıyor? Anneler neden arkadaş bulamıyor? Reviewed by Ogrenen Anne on 13:43 Rating: 5

18 yorum:

  1. Ben o tembel dediğin kısıma giriyorum:) Şimdi hazırlan, ayarlama yap, trafik git gel falan yapana kadar en iyisi yeni bir kitaba başlayayım deyip uzanıyorum boş zamanımda.Haklısın aslında biraz zorlamak lazım ama işte tam da yazdığın sebeplerden fazla insanla görüşmek istemiyorum.Ama çocuğun hatta bazen eşinin bile dedikodusunu rahatça yapabildiğin ve full destek hiç yargılama olmadan konuşabildiğim iki arkadaşım var annemden komşularımız onlar bana yetiyor. Çocuklar etrafı talan ederken hatta bazen birbirlerini yerken bile rahatız çünkü bir şekilde kendi aralarında hallediyorlar bizde oturup rahatça kahve içiyoruz.Bu durumda başkaları için fazladan enerji harcamak istemiyorum ne bileyim böyle iyi.Ev de sessizlik de kendine vakit ayırma bana göre tabi.Bazısının ihtiyaçıda insan olabiliyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ;) Bende de çok oluyor ama bazen de zorlayıp gittiğimde aşırı zevk aldığım (eve dönmek istemediğim) zamanlar da oluyor :D
      Ya bu komşu mevzuu şahane birşey, ben de bu evde deneyimliyorum, devamlı çocuklar bir kapıdan diğerine dolaşıyorlar, bazen kapılarımız ardına kadar açık, keyiflerine göre geziniyorlar, çok güzel gerçekten, büyük şans..

      Sil
  2. Ceren merhaba, kadınların kendilerini yalnız hissettikleri araştırmanın detaylarını çok merak ettim. Paylaşabilir misin? Teşekkürler, sevgiler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İşte bu ya, çok teşekkür ederim, ne kadar kaliteli bir kitleye yazıyorum, hemen referans istediniz, buyrun birkaç tane ekliyorum:

      - Dennis CL, Hodnett E. Psychosocial and psychological interventions for treating postpartum depression. Cochrane Database Syst Rev2007;(4):CD006116.
      - Dennis CL, Letourneau N. Global and relationship-specific perceptions of support and the development of postpartum depressive symptomatology. Soc Psychiatry Psychiatr Epidemiol2007;42:389-95.
      - Brugha TS, Sharp HM, Cooper SA, Weisender C, Britto D, Shinkwin R, et al. The Leicester 500 Project. Social support and the development of postnatal depressive symptoms, a prospective cohort survey. Psychol Med1998;28:63-79.
      - https://onlinelibrary.wiley.com/doi/full/10.1111/j.0197-6664.2005.00007.x
      - Cummings EM, Davies PT. Maternal depression and child development. J Child Psychol Psychiatry1994;35:73-112.

      Bir tane de rahat okunan popüler yayın:
      - https://www.psychologytoday.com/us/blog/the-squeaky-wheel/201703/the-unexpected-loneliness-new-mothers

      Sil
    2. Çok teşekkürler. Sevgiler.

      Sil
  3. Ne zaman birşeye yoğun ihtiyaç hissetsem ya da bir konunun muzdaribi olsam,o konudan dem vuruyorsun Ceren:)))
    Ben o kadar zorluyorum ki kendimi bu konuda,sanırım bu yüzden kimsecikler yok etrafımda:/
    Sözümona davet edenler de o kadar samimiyetsizce “canın sıkılınca bana gel” diyorlar ki canımı çıkartıp bööööö dedirtesim geliyor.
    Yalnızlıktan geçen gün 400 sayfalık kitabı bebeğim sırtımda gezerek bir günde okudum. Bu da iyi tarafı oldu tabi ama halden anlayan,kusur aramayan bir dost olsa ne güzel olurdu..
    yazı için de araştırmalar için de teşekkürler,sevgiler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Canın sıkılınca gel diyenler Alman mı Türk Mü? :) Hiç Almanların diyeceği bir cümle gibi gelmedi de :D 2 hafta öncesinden yapılan randevular vs..
      Gezerek kitap okumak???? Nasıl başardın ben ille koltuğa yayılacağım, yanımda kahvem, mümkünse bisküvim tabii mümkün olmuyor anca onlar uyuyunca..
      Yeni ortamda arkadaş bulmak için expat gruplarını, yeni anneler gruplarını ve bebek oyun gruplarını öneririm, bebekten çok senin işine yarıyor :D

      Sil
    2. Tabi ki Türkler:p Alman komşum şu gün şu saatlerde müsaitim sen ne zaman müsaitsin,ne zaman görüşebiliriz diye soruyor. 2 hafta sonra babasının ziyaretine geleceğini için müsait olamayacığını falan belirtiyor:)
      Kitap okumaya aç kalmıştım,nasıl iyi geldi.
      Bahsettiğin gruplarla iletişime geçmiştim geldiğim zamanlarda,önümüzdeki yıla kadar doluymuş. Seneye belki.

      Sil
    3. Nasıl olur? Internette gruplar yok mu, bizim burada tüm Münihte ya da sadece bizim mahallede falan gibi seçenekler var. Bebekle spor, bebekle "offene babygruppen" "krabbel gruppe" ve şehir/mahalle ismi falan diye aratsana google'a, binlerce var yahu.. Hastanelerin bile var Eltern Schule, Baby treffen diye olanlar.. Şaşırdım!

      Sil
    4. Ya bu arada ben de kitap grubuna üye oldum 3 ay önce :D Ama o kadar salak saçma kitaplar okuyorlar ki, daral geldi.. Kokteyl ve sohbet için gidiyorum ama.

      Sil
    5. Burası çok küçük bir yer ve bebek doğum oranları da Almanya ortalamasının çok çok üstündeymiş Ceren. Bahsettiğin diğer grupları da bir araştırayım.
      Kitap grubu da mı varmış:) Buna ayrıca sevindim. Almanca’ya sırf kitap okuyabilmek için daha da hız verdim. Seneye belki ben de katılırım o gruplara.

      Sil
  4. Sanırım ben bu konuda şanslı kesimdenim. Arya'ya hamile kaldığım dönemde İstanbul'daydık ve düzenli gittiğim kuaförüm de aynı dönemde hamile kaldı. Zaten muhabbetimiz vardı, hamilelikte iyice arttı. Aynı dönemde aynı şeyleri yaşayıp paylaştık. Sonra anne-bebek blogu yazmaya başlayınca, diğer bloglara bakarken seni buldum ve daha ilk yazını okuduğumda hiç tanışmadan, görüşmeden sen benim arkadaşım oluverdin. Hopa'ya taşındıktan sonra da Özlem'le tanışdım ki ikimiz bir araya gelince bırakıyoruz çocuklar oynasın; biz hem onları hem eşlerimizi, hem işimizi çekiştiriyoruz :D Dünya yansa bize ne :D Annelik zor, annelik keyifli, annelik deli işi... Paylaşmadan geçmeyen bir tatlı bir kaşıntı annelik :D

    Bu yazıdan sonra etrafıma daha dikkatli bakıp bizim kadar şanslı olmayan, yalnız kalmış annelere destek olmaya çalışacağım. Farkındalık yarattığın için teşekkürler Ceren!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. <3 Bazıları çok ciddiye alıyor ama işi deliliğe vurup gülebiliyorsan annelik şahane bir iş :D
      Yazının amacı oydu, ben de algılarım daha açık davranmaya, en azından anaokulunda tanımadıklarımla da daha çok göz teması kurmaya ve gülümsemeye çalışıyorum.

      Sil
  5. Ceren insan iliskileri oyle garip ki..bazen gercekten samimi bir sekilde davraniyorsun ama beklemedigin bir tepki alinca sen de daha seviyeli olmayi ogrenip ne hali varsa gorsun diyebiliyorsun:).karsindakini iyi olcup tartmak gerekiyor galiba..
    Benim cozumum devlet veya ozel destekli sosyal gruplar oldu..genellikle seviyeli samimiyetlerin oldugu,kimsenin tekelinde olmayan,kurallari herkese esit olan,egitici ve yardimci gruplar..mesela kutuphanelerin muhakkak baby timelari,story timelari oluyor,sing language ogretenler bile var ve bunlar uzman esliginde oluyor..sonrasi serbet oyun ile devam ediyor..mesela her bolgenin bir recreation center i var ve open gymleri,oyun gruplari ve etkinlikleri var..veya yerel anne gruplari..ama tabiki Turklerin kendi icinde henuz boyle bir aktiviteleri yok..ve belki ilginc gelecek ama burda bu gruplara katilanlar genellikle grandparent/buyukebeveynler ve torunlari oluyor..nasil ozeniyorum bir bilsen..esimden baska akrabam olmayan bir ulkede oyle bir ukde oluyor bende de..
    benim ebeveynligimde olmadi ama insallah torunlarimin olur:)..
    umarim yardimci olabilmisimdir arayis icinde olan varsa..
    sevgiler..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. O noktada "insan elemek" üzerine çok yazmıştım zamanında ama burada değil sanırım kişisel özel bloğumda (şimdi kapalı o blog), kesinlikle lazım insan elemek..
      Kütüphaneler candır zaten, mutlaka düzenli gidiyoruz biz de.
      Münih'te Türklerin grupları da baya aktif ama ben katılamıyorum, biraz kafama uymuyor (aşırı çocuk ve kıyaslama odaklı sohbetlere gelemiyorum pek ve malesef biz Türkler bu konuda biraz takıntılıyız galiba) biraz da zaman kalmıyor..
      Büyükanne çok kanayan yara bizde de :( Üstelik bizimki 5dk uzakta oturuyor ama çocuklarla ilişkisi tamamen zorlama ve çok acil çaresiz kaldığım durumlarda mümkün oluyor :( Eşimle biz söz verdik inşallah sağlığımız elverirse çok klasik büyükanne ve dede olucaz biz :) Yapsın yapsın bana bıraksınlar diye büyük büyük konuşuyorum işte.. :D

      Sil
    2. umarim esinin senin planlarindan haberi vardir:))cocuklarin evden gitmesini dort gozle beklerken,yuregine inmesin zavallinin:))
      Ceren,bahsettigin yazini bulup paylasabilirsen cok sevinirim..
      Belki,insanlarin beni neden eledigini anlayabilirim o zaman:))saka saka, sosyal iliskiler karsiliklidir sadece,biliyorum..sevgiler,

      Sil
  6. Ceren bu hafta yazılacak muhteşem bir yazı. :D

    Arkadaşım ve yaşıt çocukları geldi dün bize. Bil bakalım noldu? Birbirleriyle oynamadılar. Ki onlara gittiğimizde muhteşem oynamışlardı. Resmen ay azıcık oynarlar kafamız rahat eder derken çocuklar daha fazla ve dolayısıyla daha çok ses vardı. Yazık be bize! :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :D Çok kötü olmuş.. "Yıldızları" mı uyuşmadı ne oldu???

      Sil

Anonim yani isimsiz ya da rumuzsuz yorumlara, hakaret, belirli bir gruba karşı ayrımcılık ya da ırkçılık içeren yorumlara, en önemlisi de yanlış bilgi ya da yönlendirici (melisiniz, malısınız'lı) yanlışlar içeren yorumlara BU BLOGDA YER YOKTUR. Bu davranışları yapan kişiler, genel huzurumuz için engellenecektir. Teşekkürler!

Blogger tarafından desteklenmektedir.