22 Mayıs 2018 Salı

Çocuklu evlere şipşak ve sağlıklı 15 yemek

Evdeki biri aşırı yemek seçen, diğeri ne olsa yiyen ama aşırı hareketliliği nedeniyle hemen eriten iki yavrunun da, en az bizim kadar çok severek yediği yemeklerden birkaç örnek paylaşmak istedim. Yapıp da yediren olursa, daha da paylaşırım.


1. İçine birsürü sebze saklanmış domates soslu kıymalı makarna:
Sarmısak, soğan, ve 2-4mm çapında zencefili incecik kıyıp 1 kaşık zeytinyağında kavuruyorum. Sonra havuç, kereviz, kabak, patlıcan (ve daha aklınıza uygun gelen ne kadar sebze varsa ekleyebilirsiniz tabii, bezelye mesela, neden olmasın?) minik minik doğruyor ve üstüne ekliyorum. Bol domates (gerekiyorsa ekstra salça), kekik, tatlı kırmızı biber ile harmanlayıp, üstüne de 500gr kadar dana kıymasını ekliyorum. Pişirme zamanı: 30dk. İstediğiniz tarz bir makarnanın üstüne sos olarak hazırladığımız bu yemeği bolca yaparsam, porsiyonlara bölüp dondurucuya atıyor ve birkaç yemeklik kullanıyorum. Alternatifi: soğan sarmısak zencefil üstüne domates, haşlanmış mısır, barbunya, baharatlar ve kıyma, (biraz da tarçın eklersen oldu sana chili'siz con carne) ve pilav üstüne sos oluveriyor. İpucu: ne kadar uzun kaynarsa, o kadar lezzetli oluyor ama en az 30dk pişsin..


2. Bulgur pilavlı somon fırında:
Bulguru, incecik doğranmış yeşil soğanı ve havucu kekik, tatlı kırmızı biber ve domates ile kısır yapar gibi hafif haşlıyorum (kısırlık bulgursa diri kalsın). Pişirme kağıdı içine 3 porsiyon olacak şekilde dörder yemek kaşığı koyuyorum. Üstüne derisi alınmış toplam 400 gr somonu 3 parçaya bölüyorum ve kısırlı karşımın üstüne koyuyorum. En üste çok minik limon (çok olursa acılaştırıyor) biraz tuz ve yiyorlarsa karabiber ekleyip (sıfır yağ çünkü balığın yağı var) kağıdı tamamen kapatarak 200 derecede 30dk (ya da somon pişene dek, arada kontrol edin iyice pişsin ama sertleşmesin) pişiriyorum. (Alternatifi, somonu kızartabilirsiniz, tadı daha güzel oluyor ama bana çok sağlıklı gelmiyor kızartma). İlk ve pişmiş son foto pinterestten - Bir türlü yiyip bitirmeden fotosunu çekmeyi akıl edemediğim yemeklerden biri ;)


3. Kremalı, pırasalı, domatesli balık (tencere yemeği):
Soğan, sarmısak, zencefil, tuz ve baharatları minicik zeytinyağla kavuruyorum, üstüne pırasayı ince ince halka keserek ekliyorum, (üstüne isterseniz kabak da ekleyebilirsiniz), üstüne bol domates ve gerekiyorsa salça ekliyor ve son olarak şekersiz krema ya da kaymak ya da badem sütü ya da hindistan cevizi sütü ekliyorum. Toplamda 500-600gr kılçıksız ve derisiz balığı (somon ya da beyaz etli büyük balıklar, ya da balık ve karides karışık yapılabiliyor) bu karışıma atıyorum (sos balıkların biraz üstüne gelecek şekilde bol olsun, gerekiyorsa domates suyu ya da sulandırılmış kaymak ekleyebilirsiniz). Pişme zamanı: 30dk (arada karıştırın, suyu çekip dibe yapışmasın). Yanında pirinç pilavı ile servis. Üstteki pişmiş son halinin fotosu pinterest'ten, benimkiler fotojenik olmadı ama tadı harika ;)


4. Bol sebzeli top köfte:
Soğan sarmısak kavruluyor. Kabak, yeşil fasülye, brokoli dalları, bebek mısır, havuç ufak parçalara bölünüp ekleniyor. Domates ve gerekirse suyu ekleniyor, sevdikleri baharatlar ekleniyor ve tam öldürülmeden ama sert de bırakılmadan, renklerini koruyacak şekilde pişiriliyor. Üstüne önceden hazırladığım (ya da ikea'dan hazır aldığım) top top köfteler eklenip sosu iyice yedirerek çekecek şekilde (bizim ocakta 20dk sürüyor) pişiriliyor. Yanına şehriyeli pirinç pilavıyla servis ediliyor.


5. Ekşili nohutlu patatesli terbiyeli köfte:
Köfteleri minik minik hazırlıyorum ve önceden az yağda kızartıyorum (içine maydonoz harika gidiyor), haşlanmış nohutu, minik doğranmış patatesi, (isterseniz havuç ve bezelyeyi de) ekleyip önceden eritilmiş tereyağında kavrulmuş unun üstüne yavaş yavaş soğuk su ekleyerek hazırladığım "çorba" suyuna ekliyorum ve 15dk kaynatıyorum. Piştikten sonra, servis etmeden önce 1 yumurta sarısı ile limon suyunu çırpıp "terbiye" olarak çorbaya ekliyorum (terbiyeye çorbadan birkaç kaşık ekleyip karıştırırsanız, sonra çorbaya dökerseniz, yumurta sarıları çorbada üste çıkmaz). Aynı yemeği bazen kuşbaşı tavuk etiyle de yapıyorum. Görsel Mutlu Chef'ten (tarifi orada da var), kıştan beri pişirmedim bu yemeği, yazın ağır geliyor, dolayısıyla foto çekemedim.


6. Patatesli rezene (tencere yemeği):
Soğan, sarmısak, üstüne patates ve büyük büyük böldüğüm rezeneyi ekliyorum, az zeytinyağı, biraz limon suyu sıkarak biraz kavuruyorum, üstünü anca kapatacak kadar mümkünse sebze parçalı çorba suyuyla (knorr'un sebze bulyon (vejeteryan)ını kullanıyorum, organik katkısız diyorlar) patatesin sertliği geçene dek pişiriyorum (rezene mevsiminde çok çabuk pişebiliyor, sonradan ekleyebiliyorum). Altına sade bir bulgur pilavıyla (rezenenin kıl kıl aynen dereotuna benzeyen yapraklarını ekleyebiliyorum bazen) servis ediyorum.


7. Bol bakliyatlı bulgur pilavlı döner:
Malum dönerciden geçilmiyor Almanya'da, arada sossuz ve sadece et olarak alıyorum. Evde kendim içinde bezelye, nohut, fasülye çeşitleri olan domatesli bulgur pilavı hazırlıyor, üstüne döneri ekliyor, yanına da yoğurt koyup "Modifiye edilmiş Anne Döneri" olarak ev ahalisine sunuyorum. Döner genelde bol baharatlarla ve tuzla hazırlandığı için baharat konusunda cimri davranıyorum.


8. İçinden sağlık fışkıran pizza(lar):
Pizza hamurunu hazır alıyorum (ama tarifi internette mutlaka vardır), üstüne domates sosu (o da paketle geliyor ama bildiğimiz salçalı domatesli, yeşil baharatlı ve biraz balzamik sirkeli sos evde yapılabilir). Üstüne çocuklarla beraber Allah ne verdiyse (ne hikmetse devamlı kabak, yeşil zeytin, mısır, domates veriyor!) ekliyorum, azıcık sarmısağı minicik doğruyorum, isterseniz en alta jambon da eklenebilir. En üste de doğranmış kaşarı ve yeşil baharatlarımızı ekliyoruz ve 20dk (bizde fırın hep 200 derecede çalışıyor) pişiriyoruz. Kabakları çok ince keserseniz iyi olur, yoksa pişmiyorlar. Aynı pizzayı domates sosu yerine krema (ya da kaymak) kullanarak, üstüne gorgonzola ve armut dilimleriyle ya da yine beyaz sosla, ton ya da somon balığı,mısır ve capri ile de pişiriyoruz.


9. Sebzeli kiş:
En uzun zamanı alan ama bir çırpıda yenilen yemek! Bunun hamurunu kocam yapıyor, kiş hamuru diye tarifi ararsanız bulunur, çok ince açarsanız çok daha lezzetli oluyor. Yuvarlak kek kalıbına seriyor. Ben içini hazırlıyorum. Kabak, pırasa, krema (yine süt ve kaymak karıştırılabilir) ve domates parçalarını karıştırıyorum, yine knorr sebze bulyonumu biraz ekleyip hepsini yoğuruyorum (isterseniz içine somon ve dereotu da katabilirsiniz, çok yakışıyor) ve kalıba döküyorum. Kabak çok su verdiği için kabağı mutlaka iyice sıka sıka kurutmak ve sosu baya koyu hazırlamak gerekiyor. Baharatlar yine isteğe bağlı ama ben genelde hep kekik, fesleğen, majoran gibi yeşilleri, tatlı kırmızı biber ve tuzu tercih ediyorum. Fırında 180 derecede üstü kızarmayacak ama içi pişecek şekilde (ortasına bıçak sokun, ıslak gelmiyorsa, yapışmıyorsa, sulu değilse pişmiştir) pişiriyoruz.


Bu kişin mevsiminde rubarb otlusu da (hemen üstte) şahane oluyor.


10. Yeşil spagetti bolonez:
Şu sebzeleri spagetti gibi kesen aletten aldık, evimiz şenlendi. 2-3 iri kabağı bu aletle kabuklu şekilde kesiyorum. 2-3dk haşlıyorum (sert kalsın, kopmasın). Üstüne 1. maddedeki sosu yapıyor, içine bu sefer bir de beyaz peynir ve kavrulmuş çam fıstığı ekliyorum. Haşladığım spagettiyi en alta, spagetti şeklindeki kabağı onun üstüne, sosu da en üste koyup yeşil spagetti diye yediriyorum.


11. Karnıbahar bolonez:
Karnıbaharı diri kalacak şekilde ama yenecek şekilde biraz haşlıyorum. Derin bir tepsiye alıp, üstüne yine aynı, önceden dondurduğum bolonez sosunu döküyor, en üste de kaşar rendeleyip fırına veriyorum. Hazırlama zamanı rekor 10dk olan yemeklerden biri. Yanına pirinç pilavı da çok güzel yakışıyor.


12. Sakar hamburger:
Hamburger ekmeklerini fırında azıcık ısıtıyorum. Hazır aldığım ya da üşenmediysem kendim hazırladığım hamburger köftesini üstüne ekliyorum. Çeşitli sebzeleri sote hazırlıyor, üstlerine kaşar eritiyor, köftenin üzerine koyuyorum (üstü açık olacak şekilde servis ediyorum, az ekmek, bol gıda, çatal bıçakla yenen açık hamburger oluyor, iki ekmek arasında servis ederseniz sosu sağa sola döküldüğü için adı sakar hamburger).


13. Avokadolu, hardallı, mandalinalı, balzamik sirkeli karidesli ve ısırgan otlu makarna:
Yuh artık bunu da yemezler diye düşündüğüm ama severek yedikleri bir yemek! Isırgan otlu makarnayı haşlıyorum (ya da normal makarnaya ısırgan otu ekleyerek beraber haşlayabilirsiniz, en azından tadını verir). Karidesleri yeşil soğan, sarmısak, tuz ve zeytin yağıyla kavuruyorum. Ayrı bir kaba alıp üzerine çiğ avokado, limon, hardal ve balzamik sirke karışımını döküyorum (limon yerine mandalina da olabilir, biraz bal da katabilirsiniz), iyice karıştırıyor, makarnanın üzerine ilave edip servis ediyorum. Neden yiyorlar bilmiyorum ama içindeki balzamik sirkeden şüpheleniyorum, zira sadece zeytinyağla sirkeye ekmek banmayı da seviyorlar! (Görsel ve görsele ait başka bir tarif şuradan, bizimki avokadoların gazabıyla çok estetik gözükmüyor ama tadı harika, denemenizi öneririm).

14. Krep gecesi:
İki haftada bir yaptığımız bir gecedir. Yumurta, un, süt, bir tutam tuz ve bir tutam şekeri göz kararı miktarlarda iyice çırparak hazırlar, tavada krep haline getiririm (incecik olsun, daha lezzetli olur). "Önce tuzlu sonra tatlı" kuralımız gereği, önce yarım ıspanaklı krep yiyen çocuklar, sonra da yarım elma ve armut püreli krep yemeye hak kazanırlar :) Ispanaklı krep için; donmuş yaprak ıspanağı ya da mevsiminde gerçeğini tabii, kıyılmış soğan sarmısak ve yine miniminnacık zencefil ve baharatlar ile iyice kavururum, isterseniz içine havuç da rendeleyebilirsiniz çok yakışıyor, üstüne yine kaşar rendeler, kreplerin içine dürerim. Elma armut püresi de burda hazır satılıyor ama evde de yapılabilir, biraz tarçın da çok yakışıyor. Tabii krep çok şahane bir şey, içine istediğiniz sebzeyi, eti, çikolatayı da dürebilirsiniz :) Krep görseli koymaya gerek görmedim, bildiğimiz krep işte..


15. Salata gecesi:
Haftanın bir günü bizde mutlaka salata gecesi olur. Bazen sadece ıspanağa sirke zeytinyağı, beyaz peynir, çam fıstığı ve çilek ekler, zeytin yağ, balzamik, tuz ile servis ederim. Bazen domates, avokado, yeşil soğan, limon suyu, tuz, kırmızı biber ve kekik ile guacamole yaparım, bazen bu guacamolenin üstüne yeşil aspargus ve rendelenmiş peynir eklerim. Bazen de söğüş salata üstüne kızarmış hellim ve bal eklerim. Bazen de "doğu salatası" yapar, kuruüzüm ve baklagille zenginleştiririm. Yanında Alman ekmeğiyle servis ederim. Çocuklar yemez :D O tip gecelerde onlara "fish and chips" gecesi düzenlenir, hazır dondurulmuş "fish fingers"ı ve yanlarına da hazır patates, kırmızı patates ve havuç jülyenleri alır, direkt fırına atarım 20dk 200 derece, salatalar hazırlanıncaya kadar şipşak pişer. Mutlaka kekikli kırmızı biberli naneli fesleğenli yoğurt hazırlarım yanına, ikisi de bandırmayı çok sever :) Bir de ufak "rezil annelik" uygulamam vardır, salatadan 3 kaşık yiyen sadece salata gecesine özgü tatlıyı da yemeye hak kazanır (mevsime göre dondurma, alttaki haşhaşlı kek, puding gibi..)


Son olarak, tabii ki bizde 3 kural var:

1. Sofra adabı en az beslenme kadar önemlidir. Yemek zamanlarında tüm aile bir araya gelir, ekransız, sohbet ederek sofrada otururuz ve herkes "annenin belirlediği" yemeği yer. "Bööö yemiycem, başka bişi hazırla" kesinlikle yasaktır. Nimete saygı duyulur, sofraya ne gelmişse 1 kaşık denenir, istenmiyorsa yenmez ama alternatif de hazırlanmaz (her gece yatak ritüelinden 15dk önce 1 küçük kase yoğurt, kuruyemiş ve meyve veriyorum nasılsa, içim rahat..).

2. Çocuklar 6. aylarından itibaren katı gıdaya geçer ve kendi kendilerini besler. Anne ilk 2,5 sene biraz yardımcı olur (bir çatal çocukta bir çatal annede olur, anne ara sıra tıkıştırır yoksa yemekler 45dk'nın da üstüne uzar yahu) ama "tabak bitecek" diye kesinlikle zorlamaz. Ne yeneceğine anne, ne kadar yiyeceğine çocuk karar verir.

3. Anne bir sebzeye kafayı taktıysa, çocuk da yemiyorsa, o sebzenin farklı tariflerini denemek annenin boynunun borcudur. Yani kabak mesela, her çocuk sevmez ama illa ki sevdiği bir şekli vardır, ben buna inanıyorum. O şekli bulana dek yeni yeni tarifler denemek hem beni geliştiriyor, hem de "hep aynı yemekler yaaa bıktık" serzenişlerinin önünü kırıyor ;) Mesela; kırk yıllık karnıyarık değişe değişe sonunda oldu sana içi peynirli, kıyılmış yer fıstıklı etli, domates karışımlı kabak-kayığı.. :D Biraz abartılı bir değişim oldu ama hadi neyse.. Yiyorlar mı, yiyorlar.. Hem de "halis muhlis geleneksel Türk yemeği" diye sunuyorum, ne bilecekler, boşveeeer.

Umarım tarifler hoşunuza gider.. Afiyet olsun!
Bu da bonus olsun: yemeğin hazırlanma şekli tabii bizde de her evdeki gibi; bir elde çocuk, bir elde kepçe şeklinde.. Onun eli girdiği için yemekler böyle tatlı oluyor galiba :D

16 yorum:

  1. Favorim: 13 Deniz urunlerini inanilmaz sever, buldugumda kitliktan cikmiscasina tuketirim. Karides alir almaz bu haliyle deneyecegim.

    Ev yemegi yapmak degil de, 7 aylik bebek yemegi yapmak zormus cidden. Su bir yas gecse de normal yemek yeme merasimi baslasa diye bekliyorum. Yok alerjendi, yok zamani gelmesiydi, yok bilmem nesiydi derken cesit yapmaya calismak zormus.

    Bence seri super. Devami gelsin. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben de çok severim denizden çıkan her şeyi :)

      Sil
  2. Hızlıca okudum hepsi çok “sağlıklı” ama daha önemlisi lezzetli duruyor. Ve ne kadar kötü bir aşçı olduğumu bir kez daha anladım hep aynı şeyleri aynı şekilde yapıyorum hızlı yaptığım ve yediği birkaç yemek var ben de hep onları döndürüyorum ki beş altı yemek hepi topu. Bunları denemek için sabırsızlanıyorum ve ellerine sağlık diyorum

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İyi ya da kötü değil, bence alışkanlık biraz da. Birkaç yemek var mesela, hep aynı şekilde yapılır severek yenir, öyle mükemmelleştirirsin ki zamanla, değiştirmek aklına gelmez. Eşim çok sorar mesela "neden köfte hep aynı şekilde yapılıyor, içine mesela beyaz peynir neden katılmıyor, bi denesene" der, Ayyyy aklım almaz baştan, sonra dur ya bi deneyeyim derim, çok farklı bir tat çıkar (bazen rezalet önerileri de oluyor, köfteye tarçın ve kuru üzüm eklemek gibi) yani arada risk almak iyi oluyor..

      Sil
  3. kabak makarnada epeydir gözüm var. alayım artık şu aleti. hepsi çok nefis görünüyor. benim de sadık bir listem var, dışına pek çıkmıyorum. değişiklik için cesaret bana işalağ.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İşinde uzmanlaşmayı tercih edenlerdensin yani :) Al al, ben de çok komik bulmuştum ama salatalar falan şenlendi!

      Sil
  4. ayyy ceren beni de evlat edin nooolur çok nefis gözüküyor yemekler ve çok besleyici.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. hadi hadi sen bana 10 basarsin mutfakta, hic alcak gonulluluk etme!

      Sil
  5. Merhabalar,
    Herşeyi seçen ve karışık yemeklerden hoşlanmayan iki evlatla malesef bu güzel yemeklerden hiç tercih edemiyorum :( Ama ağzımın suyu da akmadı değil (diyette olunca herşey güzel geliyor)

    YanıtlaSil
  6. 3 numarayı yaptım bugün, balık yerine hindi olarak ben çok beğendim eşim ve oğlum yemedi daha ama onlar da beğenir bence. Bu liste iyi oldu yoksa yine domates biber soğan hindi koyup sote yapıcaktım daha önce binnnn kere yaptığım gibi.

    YanıtlaSil
  7. Aaaaa, hayran kaldım listeye.
    Ne tembelmişim ayol, güya tencere yemeği yapıyorum diye içim rahattı, mutluydum. Bir kaç makarna çeşidi, bir kaç sebze yemeği, köfte falan, meğer ne vizyonsuzmuşum.
    terbiyeli köfteyi hedefledim, bakalım yerler mi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ya kesinlikle degilsin, sonucta farkli listeler ama hepimiz ayni 15-20 yemegi ceviriyoruz, sonucta birbirimizden yeni fikirler edinmek iyi oluyor :) afiyet olsun, terbiyeli kofte benim cocukluk yemegimdir ananem cok yapardi..

      Sil
  8. bir konusmaktan bir de mutfaktan hic haz etmem:) hazir yemege de ilk ben otururum:D bu annemin gozlemi:D cocuklarim yari ac yari tok yasiyorlar:) cefakar anadolu analigim burda islemiyor maalesef:D salata her zaman favorimdir:) yiyen cocugu cok severim bu arada:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hangi cocugunuzu daha cok seviyorsunuz? Hepsini esit seviyorum ama yiyeni bi tik daha fazla :)))))

      Sil

Anonim yani isimsiz ya da rumuzsuz yorumlara, hakaret, belirli bir gruba karşı ayrımcılık ya da ırkçılık içeren yorumlara, en önemlisi de yanlış bilgi ya da yönlendirici (melisiniz, malısınız'lı) yanlışlar içeren yorumlara BU BLOGDA YER YOKTUR. Bu davranışları yapan kişiler, genel huzurumuz için engellenecektir. Teşekkürler!