19 Mayıs 2018 Cumartesi

Kin tutmamak, temiz tartışmak

Geçenlerde bizim 8. evlilik yıl dönümümüzdü. "Beyim" beni pizza yemeĞe götürdü. E 8 yıldan sonra anca pizza, ona bile şükür.. Arabamızın plakası ve ajandalardaki kırmızı kalemle çizilmiş yıldızlı notlar olmasa valla unutacağız günü. Dinozor döneminden beri berabermişiz gibi hissediyoruz (özellikle 2. çocuktan sonra). Ama kutladık anasını satiim. Biraz da 7 benim çok uğursuz sayım olduğu için, 7. yılı boşanmadan atlatmayı kutlayalım bari diye de düşündük :) Ama bu vesileyle, evliliğin "güller açtıran gübresi" mahiyetinde bir huyumuzu yazmak, buraları şenlendirmek istedim.

Bir huyum var; karışık hisler içindeyim: Kin tutmamak. Birine çok kızdıysam, öfkem saman alevi gibidir, yakar kavurur ama geride bir şey bırakmaz. Gurur duyduğum; öfkemi uzatmam, o an orada duygumu yaşar, tepkimi verir, sonraya bırakmam. Yani 10 seneyi bırak, bir önceki günden bile "sen de bana şunu şunu dediydin, şöyle yaptıydın" gibi eski dosyaları açma huyum hiç yoktur. Kara kaplı defterler tutmam. Bu da bana kafamı yastığa koyduğumda o tip dosyaları düşünmeme rahatlığı sağlar. İlişkilerimde de karşı taraf tarafından sevilen huylarımdan biridir çünkü dargınlıklar uzamaz, orada çözülür biter. Küslük asla (iddialıyım evet asla) yapmam.

Fakat düşününce, kin tutAmamak konusu biraz karışık aslında. Çünkü; "gerçekten zararsız mı?" dersek, o anda verdiğim tepki bazen çok acımasız olabiliyor. Canım yandığı ölçüde ben de can yakmak isteyebiliyorum ve "anında cevap" huyum nedeniyle, bazen geri dönülemez adımlar atılmış olabiliyor. Daha önce yazmıştım, ağzımdan kaba söz çıkmaz, küfür asla ama entelektüel anlamda çok iyi saldırıyorum ha. Psikolojik anlamda iş bitiriyorum, e yılların eğitimi var, bir de karşımdakini iyi tanıyorsam en acıtan noktasına vurmak kolay tabii. Ama sonrası çok kötü ya.. Çünkü karşındaki de senin kadar zeki, sen seçmişsin adamı yani.. Karısı, anası psikolog. Hayatındaki en önemli 10 kişinin tamamı balık burcu. Adam bizi nasıl idare edeceğinin doktorasını yapmış hayat boyu. Dolayısıyla aynen bel altı psikolojik vuruş yapabiliyor, tek lafla işi bitirebiliyor. Birkaç defa ağlattı beni; sinirden değil, tam noktasına vurduğu ve tek taşla tüm hayat travmalarımı açtığı için.. Ama kendi de ağlar yani, kova sonuçta.. Kıyamaz.

Birden parladığım için bazen "Akdenizli kadının cazibesi" oluyorum ama bazen de işte "düşünmeden konuşuyorsun bak kırıcı oluyorsun" oluyorum. Bu işi çözelim dedik. %100 olmasa da %90 çözdük, bak nasıl:

Eşim beni bu konuda hakikaten çok eğitti. Yonttu resmen. Onunla "asla yatağa kızgın girmemek" diye bir evlilik kuralımız var (bazen sırf bu kural nedeniyle gece yarılarına kadar konu tartıştığımız ve işi tatlıya bağlamadan o yatağa giremediğimiz oluyor). Ama şimdilerde yeni bir kuralımız daha var "birbirimizi çok sinirlendiriyorsak, o an "kırmızı patates" gibi bir kod kullanıyoruz" (özellikle böyle saçma bir sıfat tamlaması seçtik ki o anki gerilimi de azaltsın ve bize saçmaladığımızı hatırlatsın). Biri "kırmızı patates" dediyse duruyoruz ve ufak bir ara veriyoruz. Genelde bu aradan sonra tartışmanın rengi değişiyor, konuşmaya değil dinlemeye odaklanıyoruz, o zaman da zaten konu çözüm yoluna girmiş oluyor.

Ha bunu eşimle ilişkime uyguluyorum ama onun dışındaki ilişkilerimde farklı tekniklerim var: mesela dostlarımla asla kavgayı bırak tartışma bile yaşamam! Ters gelen huyu olursa direkt "neden?" diye sorarım, konuşuruz, ha iş tartışmaya ya da yaralayıcı noktaya varıyorsa o zaten dostum değildir, tak sepeti koluna, herkes kendi yoluna.. Malesef insan eliyorum, çok fazla, ama buna ihtiyacım var, yanımda sadece güvendiğim dağlar olsun istiyorum. Az sayıda güvenilir insan, çok sayıda güvenemediğim insandan iyidir.. Arkadaşlıktan dostluğa geçme aşaması benim için çok önemlidir, çok ince elerim ve beni sinirlendiren durum ve davranışlarla karşılaşınca 2-3 şans daha veririm. Ama hala hayat felsefemiz uyuşmuyorsa, karşılıklı saygılı fikir alışverişi düzeyinde tartışmaları beceremiyorsak, uğraşmam pek, kafama da hiç takmam, arkadaş ya da hatta tanış düzeyindeki insanlarla psikososyal alışverişlerim rahattır çünkü duygularımı etkileyecek düzeyde yakın değildir.

Çocuklarla ilişkimde ise çok bahsettiğim "kişisel almama", "çocukla çocuk gibi değil, yetişkin gibi tartışma" ve "çok sinirlendiğim anda onu değil, kendimi ondan uzaklaştırma" tekniklerim var ve olayın alevi söndüğünde mutlaka bedensel temas ve olan biteni tekrar anlatmak ve verdiğimiz tepkileri ve nedenlerini konuşmak, bir dahaki sefere dair sözler almak benim için çok önemli ve çok yararını gördüm.

En zorlandığım ilişki ise, malesef kendi annemle ilişkim.. 40 yaşıma geldim hala annemle ilişkimde çözülemeyen noktalarımız var. İkimiz çok farklıyız. Ben telaşlı ama esneğimdir (su gibi). O çok sakin ama çok güçlü ve katıdır (aslan gibi). Bir de eşimde de aynı (bazen kendisiyle "ay kadınlar hep babalarını andıran erkeklerle evlenirmiş, ben annemi andıran erkekle evlendim" diye dalga geçerim), en sevmediğim huy: kendini "zavallı hakkı yenen mağdur" rolüne çok rahat koyar, hemen o dudak titrer, hemen bir "kurbanlık koyun" sakinliği. Ay hiç gelemem işte o an, hele hele 1-2 damla gözyaşı da varsa işin içinde, benim "koptuğum" andır. İnanılmaz sinirlenirim, yakar kavururum, mağduru hakikaten mağdur ederim yani.. Sonunda da mağdur hakikaten üzülmüş, ben de sinirimi kontrol edemediğim için en çok kendime sinirlenmiş halde kalırım. Ben öyle anlarımda çok kırıcıyım, çok düşüncesizim biliyorum, gerçekten çok üzülüyorum sonradan. Anne ya, nasılsa kızmaz güveni var tabii. Ama o da geldi 70 yaşına. Kişiliği de değişmeyecek artık. Bu konu çok canımı sıkıyor. Kontrol edemediğim tek ilişkim de bu, itiraf edeyim.. Annemle "temiz" tartışmayı bir becerebilsem, vallahi dünya barışını falan sağlayabilirim, nobele aday olabilirim..

Neyse. Yani temiz tartışmak önemli. Yaşam hedeflerimden biri.. (bir de çok korkuyorum ya, kızımla ilişkim annemle ilişkim gibi olacak diye çünkü karakterlerimiz aşşşşşırı çakışıyor ayyy, derler ya, istediğin kadar aksine uğraş sonunda aynen annen olursun, kendi kızınla ilişkin de aynen annenle olduğu gibi olur diye, ayyyy vurucu son cümle).. Etraf yumuşasın diye bu alternatif yaşam hedefi görselini eklemek farz oldu (böyle ana-kızlar da var bir başka evrende..):


21 yorum:

  1. o son fotodaki anne kızlar da hep öyle değil bence. o bebek büyüyecek ve o kalıba girmek istemeyecek. bence sen gerçekten de çok başarılıymışsın bu tartışma konusunda. okuyunca yöntemlerine bayıldım. dur ben de deneyeyim dedim bir an ama sonra hemen fark ettim ki ben kindarım. değil düne, 12 yıl önceye dönerim. en son söylenecek lafı en önce söyleyip tartışmayı iyice büyütürüm. keşke herkes senin gibi sağduyulu davranabilse de kalp kırıklıkları hiç olmasa. ben annemi erken kaybettim ama biz de sürekli çatışır, kavga ederdik. şimdi de eşimin annesi ile öyleyiz, kendi annem olsa anca bu kadar tartışırız sanırım :D kızımla olan geleceğim ise epey korkutucu. ama bir umut bu konu üzerine düşüne düşüne okuya okuya kendimi az da olsa değiştirmeyi başarırsam bir şansımız olur belki.

    bu arada Ceren son zamanlarda ne hakkında yazarsan yaz ben de bir noktaya değiyor ve farkındalık yaratıyor. kendimi sorgulatıp değişmeye yöneltiyor. iyi ki varsın, iyi ki yazıyor, paylaşıyorsun.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. <3 kızlar ve anneleri... bazen hep bir döngüymüş gibi geliyor hayat, hepimiz biriz sanki..

      Sil
  2. Ben kin tutmuyorum, duygusal hafızam zayıf ama keşke ders gibi not tutsam ilişkilerimden. Aynı hatalar, aynı yerlerde patlamalar olmazdı böylece. Kin tutanlar aynı hataları yapmama konusunda iyiler mi acaba, merak ettim. Kin tutmanın bi ödülü olsaydı bari.

    Bizim kırmızı patates geyiğimiz yok. Çok sinirleniyosak, çok sinirlenmiş halimizle kalıyoz. Benim son zamanlarda kendisini çok sinirlendiğimde ortadan kaldırma isteğim oluyor, odadan çık diyorum 🤩 o da çıkıyor. Sakinleşince buluşup, bu kez olayı değil nasıl hissettiğimi anlatıyorum. Beni anca öyle anlayabiliyor. Fakat fark ettim de o hiç duygusal etkilenmiyor benim gibi. Hep çözülen benim. O da çözen mi yoksa? Çok gıcıkmış.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben ders alma konusunda iyiyimdir bak, onu hiç düşünmemiştim. Aynı hatayı çok nadir ikinciye yaptığım olur, o kadar çok hata var ki hayatta, tek tek hepsini denemek daha zevkli :D
      Ahahaha kocaya time-out mu veriyorsun ya yerim sizi...

      Sil
  3. Hellö.

    How i met your mother da lilly ve marshall kullanirdi bunu. Tartisma aninda stop. Bunun gercekten birbirini seven insanlar tarafindan yapilacagini dusunmustum. Cunku bu stop ya da red potato soruna odaklaniyor, iliskiye ve kisilige degil. Bence cok guzel uygulama.

    Ben de kin tutamam. Tartisma aninda lafi gedigine de oturtamam. Bunun da benim ebeveynlerimle olan iliskimde bir yeri varmis, kocamla konusurken bulduk.

    Tartisma aninda bazen sukunet iyi oluyor. Cunku bazen insan cok yaralaniyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tartışmaların %90'ının fikir ayrılığından değil karşındakinin fikrini dinlememek ve anlayamamaktan kaynaklandığını düşünüyorum. Zira biraz empati yeteneği olan ve çok yüzlü düşünebilen herkes dinlediği konunun iki(ve fazlası) farklı bakış açısı olduğunu görebilir, onu fark edince zaten çözülüyor..
      İçine attıkça daha çok yaralanıyorsun, en güzeli tartışmak; çözülsün, çözülemesin, tartışmak iyidir.. Ama tartışmanın da adabı var tabii..

      Sil
  4. Her şeyin dönüp dolaşıp anneye baglanmasi korkutucu degil mi yahu... Bu olay beni aşırı geriyor. Cunku evet cocuk yetistirirken hep anneme benzemeye ya da benzememeye calismama neden olan bazi konular, bazi anilarla bogusurken buluyorum kendimi...
    Ben de bir balik oldugumdan mi bilmiyorum yazdigin durumlar cok tanidik geldi...

    YanıtlaSil
  5. Ceren, yazini okurken iki kere ruhumu teslim etmis olabilirim:))anlayabilmek icin kac kere okudum Allah bilir:)Sabah gozumu acar acmaz (tabii sizin orda ikindi vakti olabilir) derinlere inmek vurgun yediriyor be gulum:)iliskiler,baglar benim cuvalladigim bir konu..Merhemim yok be gulum:)iliskilerimin cogu da al gulum ver gulumculuk:)
    gozlemledigim bir sey var o da kisinin kendisiyle iliskisinin,baskalariyla iliskisini belirledigi..iliskilerimde sorun yasiyorsam yaram nerde acaba diye kendime bir bakarim..baglanma turumu gozden geciririm..kendimi bir yoklar bazen ipleri koparir,bazen sadece gevsetirim..ama bazen ipleri sıkılastirmak gerek be gulum..annem benden hangi eksik duygusunu tamamlamayi istiyor,bende o duygu tam mi, karsilayabilir miyim bunu bir sorgulardim..
    Kizlarimiza gelince:)) farkindalik onemli be gulum..canimizin yandigi yer belli:) istedigimiz gibi davranamasak da basta, konusarak birbirimizi anladigimizi ama davranisa dokmemizin zaman alacagini ifade ederek en azindan konusabildigimizi gayret ettigimizi gosterebilirsek annemiz gibi bile olsak:) birbirimizi anlayacagimizi,saygi gosterebilecegimizi dusunuyorum..umut fakirin ekmegi be gulum:)
    Kendi adima cozumlemelerim bunlar..ama ruhumda oyle derin bosluklar var ki once onlari nasil dolduracagimi bulmam lazim..dolmadan akmiyor be gulum..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sadece kendine bakarsan, mutlaka kendini suçlu bulursun. Ama seni sen yapan aslında çevrendeki insanlarla olan ilişkilerin, yani başkalarıyla sosyal bir ortamda olmasan, seni nasıl "tanımlayabilirsin"? hani kimsenin bilmediği ormandaki ağacın varlık felsefesi misali..
      Boşluklar.. Dolarsa, katılaşırsın. Bırak biraz boşluk kalsın, esnek kalmanı sağlar.. İçi delikli kaşar diyeceğim ama hoş kaçmadı :D :P

      Sil
  6. süper gurme/hipster bi pizzacıya gitmişsinizdir bence dkjfdkj
    kin tutma benim için çok önemli bir konu aslında... çok içime atıyorum, kafamda kuruyorum ve o kişi hatasını telafi etmemişse bir kenara yazıyorum sonra kullanmak üzere, arkadaşlarıma ve bana önemli gelen diğer insanlara karşı bu huyumun farkında olarak daha açıkça (expressive) yaklaşmaya çalışıyorum...
    ileride çocuk yetiştirirken annemin örnek almak istediğim yönleri de var, asla ona benzemeyeceğimi düşündüğüm yönleri de, çünkü annem beni çok zor bir ortamda büyüttü ve bazen çok yıpratıcı hatalar yaptı, bunlarla barışabilmek ve kaçmamak da kolay olmayacak... of hiç mutlu olacak mıyım acaba

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ahahaha hipster pizzacı, bol sakallı kıllı, yok.. Bizimki mahalle pizzacısı, yanından nehir akıyor, sevimli klasik "Buona Seeeera" diye karşılandığın cins.
      Kurma, kurdukça sıra sana gelecek. Valla bak, kurdukça kendine yöneliyor olumsuz enerjin, yıpratıyor, gerek yok. Hayattaki uyumsuz sen değilsin hep, karşındaki de suçlu yani "sorun bende değil yavrum, sende" diyebilmeli arada..
      Mutluluk ne biliyo musun, bazen duşa girersin, iki çocuk da ağlamıyordur, suyu ılık açarsın, bi saçma şarkı dolanır diline, söylemekle kalmazsın dans edersin ve o an aklına şu gelir "işte bu yaaa, bu an için bile değer yaşamak!" O anlarda şükrediyorum Allah'a.. Mutluluk bu. geçmişe, geleceğe değil, O ana odaklanmak.

      Sil
  7. ay Ceren ne guzel fikir, kac gundur bende kendi kendime cocuklara bagirma asamasina gelmeden onlarla aramda boyle "kilit bir kelime" bulsam diyordum. Onu soyledigimde hemen cok kizdigimi, sinir noktama geldigimi, bagirmaya baslayacagimi anlasinlar diye...Kirmizi papates gibi yani...oh valla bayildim. cok opuldunuz sekerim. Aklinla bin yasa!!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :D Çocuklarla hiç işe yaramıyor o çünkü çift taraflı farkındalık için çoooooooook erken.. Direkt: "Şu an sinirlenmeye başlıyorum, lütfen birbirimize nazik davranalım!" diyorum, kraliyet ailesi misali.. İşe yaramıyor ama en azından kendi dikkatim dağılıyor :D

      Sil
  8. ceren hanım tartışma tarzımız acayip benziyor. öyle anlarda kendimi dili zehirli bir yılana benzetiyorum.ve bunu etrafıma söylüyorum.yapmayın bunu bana diyorum. çok acıtırım sizi.öyle ki en sonunda kendimi tutmadığım ve karşımdakini acıttığım için kendime kızıyorum. ve çok istesem de(?) kin tutamıyorum bende.bence bu tamamen anında deşarj olmakla ilgili.o anda kızarım,sayar,söverim.bir süre sonra normal davranırım :P
    ve evet maalesef gün geçtikçe istemeye istemeye anneme benziyorum. hem kendi annemle ilişkim ve ona davranışlarım açısından,hem de kendi çocuğuma yaklaşımım açısından. yani otur sıfır :(

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Eşimin tepkisi: sen deşarj oluyorsun ve unutuyorsun ama karşındaki unutmayabiliyor.. ;) O da benim problemim değil desem? Amaaaağn.. Vicdan.

      Sil
  9. Mommy issues icin seans almak ister misin? :)))
    Benim donusumumde en yakin sahitlerdensin, o yuzden teklif ettim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sen önce tam olarak ne yaptığını bize bir açıklasana :D Ne tarz bir seans bu, psikolojik tarapi seansı mı (öyle değildir heralde, yoksa ben ve bizim tayfa bu işin eğitimini stajını bilmemnesini 10 sene neden aldık?), kişisel gelişim seansı mı, şaman tedavi ya da arınma seansı mı, nedir benim aklım çok karıştı be J... :D Korkuyorum yani, ne olacak bana, annesel sorunları çözeceğiz derken başka yerden açılmayalım.. Hayır benim açılmam önemli değil de, şimdi biz terapistler "kendimizi koruma teknikleri"ni de eğitimimizde alıyoruz, sen tüm o enerjiyi kendinden nasıl boşaltıyorsun, sonra birden sana yük olmasın tüm o insanlar, onu falan merak ediyorum, yaz yahu bu konuyu Allasen...

      Sil
    2. Bu arada ben seni kelebek olmazdan önceki kurtçuk halinle de seviyordum, haberin olsun ;)

      Sil
  10. Bizimde bu hafta 8.evlilik yıl dönümümüz hiçte dışarı çıkasım yok:) Bu aralar çok yoğunduk pelte gibiyim o da bana "nereye götüreyim seni?" dedi onu bile kendi araştırmıyor yahu bak yine sinirlendim:) Ama artık kavga için bile kendimi yormuyorum susup geçmesini bekliyorum.Adam bakıyor cevap veren yok oda susuyor.Çocuktan önce böyle değildim hemen paldır küldür kavga ederdim birde maalesef pis bir huyum var eğer damarıma basılırsa en kırıcı olabilecek karşılığı veririm:( Sonradan pişman da olsam bu huydan vazgeçemiyorum.Anne sorunlarım benimde var çözebilen varsa tavsiye alırım:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Cocuk evliligimi guzellestirdi diyen varsa ben de ondan tavsiye aliyim hahahaha bence cocuk en buyuk evlilik darbesi ama iste cocuktan sonra bile seviyorsan o zaman gercek asktir o :))))

      Sil

Anonim yani isimsiz ya da rumuzsuz yorumlara, hakaret, belirli bir gruba karşı ayrımcılık ya da ırkçılık içeren yorumlara, en önemlisi de yanlış bilgi ya da yönlendirici (melisiniz, malısınız'lı) yanlışlar içeren yorumlara BU BLOGDA YER YOKTUR. Bu davranışları yapan kişiler, genel huzurumuz için engellenecektir. Teşekkürler!