Annelikten hayata dönüş programı nedir, kimler faydalanabilir?

Annelikten sonra bazi konularda hamladiginizi, geri kaldiginizi, modanizin gectigini hissettiginiz oldu mu? Ay benim oldu, oluyor.. Mesela müzik, teknoloji ve güncel politika konusunda baya hamladim ben. Ama baska konular da oluyor, "ah" diyorum, "ne oldu bana ya, ben eskiden boyle degildim!?".

Mesela guncel sohbetler.. Yarida biraktigim bi suru hobim ve maymun istahiyla saldirdigim ilgi alanlarimin genis yelpazesi sayesinde sosyal ortamlarda "small talk" uzmani olsam da, soyle agzimi doldura doldura guncel politikadan, tarihten, teknolojideki gelismelerden konus(a)mayali o kadar uzun zaman oldu ki.. Konusmaya calistigimi cocuklar boldu, ben onlari birakip sadece yetiskinlerle olamadim ya da oldugum zaman o kadar benim gibilerle birlikteydim ki, konu zaten hep cocuklar, aile, evsel konular ya da dar alanda kisa entelektuel sohbetlerle gecti gitti. Konusamaya konusamaya zamanla hamladim.. Konusmaya bile cekinir oldum. Hatta Ceren'in Gunlugu'nu bile bu nedenle kapattim diyebilirim, konusamiyordum, yazamiyordum!

Aslinda kendime kizamiyorum. 2 cocukla 7/24 tekbasima annelik yaptim, 2+2:4 sene. Daha oglan krese baslayali anca 3 ay oldu, sadece 2,5 saatim var kendimle (onu da ev isi ve sporla doldurmazsam tabii), anca kendime geliyorum. Ama buna asla pisman degilim, bunu ben tercih ettim, istedim, cunku bu kendi yasamimda, cocuklugumda eksikligini duydugum bir seydi ve ben kendi cocuklarimi kres yasina dek kendim buyutmek istedim. Ama zormus yani, insan hayatina 4 sene ara verince, resmen kisiligin, yasama bakisin ve verdigin anlam degisiyormus.. Gecen yazida demistim, artik ben eski ben olmayacagimi biliyorum ama annelik sürecinden kendime kattiklatimla, yeni bir ben olarak, eski kaldigim noktadan devam etmek istiyorum..

Bunun icin simdi bir programim var: Annelikten Hayata Dönüş Programı (kısaca AHD).

Mesela nasıl çocuk dışında konularda da konuşabilirim, teknolojik yenilikler ve değişimleri nasıl takip eder ve kendimi kısa zamanda nasıl güncelleyebilirim ya da hem işime hem özel hayatıma hem de aileme ve evime nasıl yetebilirim, kendimi tüketmeden, kendime zaman ayırarak, mutlu ve doyumlu, dengeli bir yaşam nasıl sürebilirim? Bir çoğumuz bu ve benzeri soru(n)larla boğuştuğumuz için, tek başıma debeleneceğime blogda paylaşayım, beraberce kafa yoralım, interaktif, hem kişiye özel hem de genele uygulanabilir bir programı beraber tasarlayalım istedim.

Buyrun programın "5N 1K"sı:

1.K (Kim, yani hedef kitle): Çocuktan sonra dört kollu yaşam terazisinde (kaçıranlar için kısa özeti aşağıda) bahsettiğim herhangi bir konuda kendini "hamlamış", "çaptan düşmüş" hisseden herkes!

2.N (Ne, yani nedir bu AHD): Programın temel aldığı teori, sıklıkla bahsettiğim 4 kollu yaşam dengesi terazisi. Kısaca tekrar edecek olursam, insanın "mutlu ve doyumlu" bir yaşam sürebilmesi için 4 kollu bir denge terazisine ihtiyacı vardır ve bunlar psikolojik, sosyal, bilişsel ve fiziksel kollardır. Bu kolların herhangi birine verilen fazladan ağırlık ya da eksik ilgi, genel yaşam dengemizi bozacağı için, bizi yorar, yaşam kalitemizi ve doyumumuzu düşürür. "Sağlıklı bir birey" tanımında bile artık sadece fiziksel ya da psikolojik sağlıktan değil, bilişsel potansiyelimizi kullanabilmek ve sosyal anlamda dengeli bir birey olabilmekten de söz edilmektedir. Bu nedenle, AHD, bize bu dört kollu terazinin dengeyi bozan ya da havada kalan kollarını tekrar ele alıp, yaşamımızı yeniden dengeli bir hale getirme gücü ve yöntemleri verecek. Ufak bir örnek: mesela işinize ve çocuğunuza ayırdığınız zaman ve ilgiden yana bir sıkıntınız yok ama bir türlü bitmeyen ev işleri ya da eşinizle eskisi kadar candan bir ilişkiniz yok ve bu sizi mutsuz ediyor. Ya da bir türlü spora başlayamıyorsunuz, sağlıklı beslenemiyorsunuz ve neden bunları başaramadığınız sizi rahatsız ediyor. Ya da çalışıyorsunuz, herşeye yetiyorsunuz ama eskisi gibi esnek düşünemediğinizi, aklınızın devamlı bir noktaya takılıp kaldığını, unutkanlaştığınızı hissediyorsunuz. Çünkü terazi dengede çalışmıyor ve bu genel yaşam doyumunuzu etkiliyor.

3.N (Ne zaman, yani hangi sıklıkta ve ne zaman uygulanabilir): AHD tamamen kişisel hedef ve ihtiyaçlardan besleneceği için, ben bu blogda 1-2 haftada bir bu konuda düzenli yazılar yazacak ve üst menüdeki bölüme link vereceğim. İsteyen beni eş zamanlı takip edebilir ve her bölüm sonundaki ödevleri (Bilişsel davranışçı teori odaklı ödevler olacak bunlar) benimle beraber yapabilir. Program kişinin ihtiyacına göre uzatılabilir ya da amaca ulaşıldığında kesilebilir.

4.N (Nerede, yani çalışma hangi ortamda sürecek): Blog ortamında interaktif (yorum ve sorularla) ve özel alanlarımızda ödevlerle çalışacağız ama bana her zaman özelden email ile ulaşılabilir, danışılabilir.

5.N (Nasıl, yani metod ve yöntem nedir): Terapistlik eğitim ve deneyimim bu yönde olduğu için Bilişsel Davranışlı Terapi yöntemleri ve Holistik ve Humanistik yaklaşım ağır basacak ama eklektik teorilerin katkılarına da sırt dönmeyeceğim. Yöntem bana ait ve çalışma üzerinde geliştirmeye açık olmasını özellikle tercih ediyorum, eğer katılırsanız size sadece uygulama ve pratik kısım kalacak.

6.N (Neden, yani neden katılabilirsiniz): Çünkü açıkcası tek amacım "kendime gelmek" ve size de yaşam dengenizi bulma yolunda destek olmak değil, yani bu programı sadece kendi üzerimde kullanmak değil, interaktif olarak sizlerden gelen yorum ve sorularla da şekillendirmek ve daha özelden genele yaymak amacındayım. En nihai gayem de bana başvuran danışanlara uygulanabilir, genellenebilir ve geçerli bir çalışma programı olarak sunabilmek tabii, saklayacak değilim. Bu ufak çalışmayı geliştirip güzel bir "tailor made" programa dönüştürebilmeyi ve genel terapi hizmetlerim içinde bir renk olarak kullanmayı da umuyorum.

Kitaplardaki o son derece sıkıcı ama bir o kadar da gerekli giriş ve method kısmını açıklığa kavuşturduğumuza göre başlayabiliriz artık..

Bu haftanın ödevi; "Kağıda görsel bir 4 kollu terazi çizin ve her bir kola (fiziksel, psikolojik, sosyal ve bilişsel) aklınıza gelen kelimeleri yazın (örn. Fiziksel kol: spor yapıyorum, haftada 1 yürüyüşe çıkıyorum vs, Bilişsel kol: satranç oynuyorum, doktora tezimi yazıyorum, japonca öğreniyorum vs, Psikolojik kol: kendime zaman ayırıyorum, hayat amacımı belirledim, beni mutlu eden şeyleri biliyorum vs, Sosyal kol: yeterli sayıda arkadaşım var, eşime zaman ayırıyorum, yeterli düzeyde kültürel aktivitelere gidiyorum vs olabilir). Ve şimdi başka renk bir kalemle, bu listeye sizce neler eksikse, hangi kolun hamladığını hissediyorsanız, yaşamınıza neler katmak istiyorsanız, onları yazın. Dikkat ettiyseniz, listede olumsuz cümleler olmadı, sadece yaptıklarınız ve yapmayı istedikleriniz oldu. Şimdi bu listeyi birkaç gün düşünmemeye çalışın ve 3-4 gün sonra tekrar ele alıp, isteklerinizi bir daha gözden geçirin ve size bu isteklerden en önemli / gerekli gelen 3 maddeyi renkli bir kalemle daire içine alın. Hangi kolda yığılmalar olmuş, hangi kol havada kalmış, hangi kolu rahatça doldururken, hangi koklu iteleyerek zorlayarak doldurmuşsunuz, bir bakın bakalım". Bu üç maddeden sadece biriyle çalışacağız. Fakat bunu seçmenizi şimdilik istemiyorum. Bu hafta sadece "neymiş" onu göreceğiz, düşüneceğiz. Görevimiz bu: Kişisel 4 kollu terazimizi oluşturmak, görsele dökmek ve incelemek. Bol şans! Haftaya görüşmek üzere!
Annelikten hayata dönüş programı nedir, kimler faydalanabilir? Annelikten hayata dönüş programı nedir, kimler faydalanabilir? Reviewed by Ogrenen Anne on Ocak 10, 2019 Rating: 5

27 yorum:

  1. Çocuk sonrası seçtiğim öğretmenlik mesleğimi sorguladığım günlerde çocuk sonrası hayata adaptasyon konusu beynimi yakacak galiba :(

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bence sen harika bir ogretmensin cunku mutis genc bir kafan var.. Ama ogretmen olmanin ne kadar zor oldugunu ben Maya okula baslayinca anladim, Allah guc versin :)

      Sil
  2. Merhaba,
    Harika bir bölüm olmuş. Uzun zamandır bu bilişsel -davranışsal terapi ile bir yola girmeye çalışıyorum kendi çapımda. Bu konuda önerilen kitapları okuyor ve sürdürebildiğim ölçüde içindeki tabloları kullanarak uygulamaya çalışıyorum. Benim uygulamalarım istikrarsız bir diyet uygulayarak zayıflamaya çalışan insanlara benziyor biraz. Pes ettikleri an ,verdikleri kiloyu misliyle alan insanlardan bahsediyorum. Çok depresif ve yenik hissettiğim bir dönemde tekrar David Burns -İyi Hissetmek okuyorum ve biraz toparlıyorum. Birkaç hafta sonra bu işin peşini bırakıyorum ve en ufak bir terslik beni yine neredeyim , ne yapıyorum , neden , nasıl gibi cevapsız sorular çukuruna geri dönüyorum. Düşünmek değil düşünceleri eyleme dökmek gerek. Bunu çok iyi biliyorum ama sanırım en kolayı sadece veri toplamak. Elimdeki binlerce veri altında kaldığım için yol göstericiliğinize katılacağım. Teşekkürler / Şebnem

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet benim de amacim o kisa sureli ise yaramalari genele yayabilmek ve surdurulebilir ve insana kendini yeterli ve mutlu hissettiren bir yasam doyum aliskanligi gelistirebilmek :)

      Sil
  3. 5 n 1 k anlatım tekniğini harika buldum

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tesekkurler, aslinda daha kisa cumlelerle ifade edebilseydim daha iyi olacakti ama uzattikca uzatmak gibi bir huyum var

      Sil
  4. Hadi bakalım başlayalım varım ben de.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Depolarda birbirimize tam ihtiyac duyulan anda verdigimiz motivasyonu bu yeni adimda da verelim evet :)

      Sil
  5. Merhabalar, sessiz takipçilerden biriyim, uzun zamandır takip ediyorum sizi, ve annelik yolculuğumda yazılarınızdan ciddi anlamda yararlandım, bunun için çok teşekkür ederim. 4,5 yaşında ve 7 aylık iki erkek evladım var ve ilk bebeğimin doğumundan itibaren tam zamanlı anneyim. Bazılarının değimiyle 4,5 senedir kariyerimi yakmakla meşgulum. Bütün üniversite hayatı yurtdışında geçmiş bir yüksek mimarım ama hayatımın şu evresine çocuklarımla olmayı tercih ettim. Bu seçim zaman zaman çok güzel bazen hatta çoğunlukla çok sancılı oldu/oluyor. Ama dönüp baktığımda yine aynı şeyi tercih ederdim diyebiliyorum. Evet çocuk sahibi olmak istedim, evet kardeşi (hatta kardeşleri) olsun istedim ve çocuk sahibi olmak için en uygun zamanın o an olduğunu düşündüm (yaş, sağlık vs konularını düşünerek-31 yaşımdayım) Sorun o anın mesleğime profesyönel olarak başlama eşiğime denk gelmesiydi. Buna zihnen hazır olduğumu düşündüğümü hatırlıyorum ama umduklarım daha farklıymış beni bekleyen gerçeklikten. Velhasıl hepimiz gibi ben de içimdeki tam olarak ismini koyamadığım sıkıntıların yansımalarını az çok yaşıyorum; artık sorgulamak istmediğime karar vermiş olmama rağmen sorguluyorum, acabalar sürekli enerjimi emiyor. Ama buyum ben evet; kariyerini bir süreliğine askıya alan bir anneyim ve çocuklarımı annelerinden mahrum etmek istemiyorum. Sonrasında o kariyerim ne durumda olacak bilmiyorum ama çalışma ve emeğin karşılığının her zaman alınabileceğini de biliyorum. Her seçimin avantajı ve dezavantajı var ve seçme şansı olmayan çocuklarıma öncelik tanıyorum. Çocuklarım ve ev hayatım konusunda bu kararımın meyvelerini yiyor olsam da tam bir tatmine ulaşabildiğimi söyleyemem.
    Ben de madem şimdiye kadarki durumdan tatmin olmuyorum o zaman yeni hedefler koymalıyım diyerek doktoraya başlamaya niyet ettim ( başka bir şey yapamıyorlarsa doktora yapsınlar ��) ama ciddi ciddi ettim, inşallah. Bunun yanında bahsettiğiniz gibi fiziksel durumumu iyileştirmek (sağlıksız beslenmiyorum belki ama spor konusunda sınıfta kalırım), ekran detoksunu aktif uygulamak, manevi anlamda kendime ve yaradana daha çok dönmek ve kültürel anlamda gelişimime daha çok ağırlık vermek istiyorum. Bunları uygulayabildiğim durumda birlikte gelecek olan mutlulukla birlikte kocamla ve çocuklarımla olan ilişkimin level atlaması gibi şeyleri ümit ediyorum. İnşallah başarabilirim. Bu kararlarımın somutlaşmasına önayak olduğunuz için sevgilerimi yolluyorum ��

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bende size aslinda eksik kaldigini yazdiktan sonra fark ettigim bir noktayi hatirlattiginiz icin tesekkur ederim. Maneviyat konusu gercekten cok onemli, bu sadece inanc degil tanri inanci olmadan etik inanc da olabilir ama gercekten bu onemli bir nokta. Ben maneviyat konusunu psikolojik eksende ele alacagim diye dusundum ama bazi holistik yaklasimlarda bu terazinin 5. kolu olarak ayri da ele alinabiliyor. Bunu da bu vesileyle kisaca belirtmis olayim.

      Sil
    2. Etik inanc yazim hatasi tabii etik degerler olacak o :) Dun gece sadece 2,5 saat uyudum, aklim biraz doluydu da, ifade edemedim.

      Sil
  6. Bende katılmak istiyorum çool ihtiyacım var kendime çeki düzen vermeye

    YanıtlaSil
  7. Ben de varım Ceren, az biraz kafamı toparlamam lazım... :)

    YanıtlaSil
  8. Odev miii? Cok severiiiiimm ahahhahah:) ben de varim Ceren

    YanıtlaSil
  9. ilgiyle bekliyorum bu yazıları ben. çok severim. ne güzel fikirler. kesinlikle çok kişinin ihtiyacı var.

    YanıtlaSil
  10. hocam?? :)) Ben bu terazilere bakıp duruyorum, şu an koyabileceğim hemen hiç bir şey yok fiziksel, sosyal, bilişsel anlamda dondurmuş gibiyim her şeyi. Psikolojik olarak da olumsuz yazmak istemiyorum, o da boş kalsın:)) belki yukarıda bahsettiğin 5. Kol çok ağır bu aralar, yaradan, inanç, varoluş, evren, soyunu devam ettirme iç güdüsü, tarihsel süreçler boyunca insan gibi konularda inanılmaz kafa patlatıyorum (emzirirken zaman çok:)) aslında hiç bir şey okumamama rağmen kendi içimde ilerlediğimi hissediyorum, müthiş bir kabulleniş ve akışa bırakmanın rahatlığını hissediyorum bu konularda. Diğer kollarla ilgili çalışmalara başlamak için hiç hazır hissetmiyorum :/

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. E zaman ver tabii ki kendine, arkandan kovalayan yok ya, bebekle opusmeler koklasmalar tam gaz :) keske ben donebilsem o gunlere (ay yok yok daha agzimdan cikarken sukrettim gectigine, buyudukce guzellesiyorlar..) her donemin ayri guzellikleri, ayri kisisel hedefleri calismalari oluyor, bence acele etme..

      Sil
    2. Ya bu arada bugun bana hocam diye hitab eden ikinci kisisin, ilki de tam 6 saatimi gecirdigim kuafor (hic sormaaaaa, onu hic karistirma, resmen yoruldum ya kuaforde hayat gecti, hayatimda bir ilk ve son galiba, duymasin, eline saglik cok ugrasti ama 6 saat ne ya). Ama ozlemisim ben bu hocam hitabini, ogreten anne olmayayim diye kasiyorum ama ozlemisim meslegimi yaaa hocam lafini duymak bile motive edici oluyor dusun yani.. Iste zamanlama bundan onemli, dogru zaman bu, hissediyorum..

      Sil
    3. 6 saat miiiii!!!! Sıkı giriş yaptın bu programa :))) sen dönme o günlere, ben geleyim sizin günlere :p

      Sil
  11. Hacer, Bitli, Mizmiz, Kahve :) Ayyy yasasin yine bir aradayiz!

    YanıtlaSil
  12. Ben de varım. En kısa zamanda terazimi çizeceğim.

    YanıtlaSil
  13. AHTyi okuduğumda işte bu dedim. Ama devamını okuduğumda çok daha farklı bir durumda olduğumu farkettim. Benim bütün kollar boş, bomboş... sosyal hayatımda annem, kızkardeşim 1-2 dostum dışında görüştüğüm kimse yok. Çoğunlukla whatsappdan yazışmak süretiyle oluyor görüşmelerimiz. Sosyal aktivitem çocukları dışarı çıkarmak dışında hiç yok. En son eşimle başbaşa ne zaman birşey yaptık bilmiyorum. Fiziksel aktivitem haftanın 5günü evde geçiyor çoğunlukla yani o da yok . Elimde fazladan 18kg var. XL bedenle ne gezmeye ne de alışverişe merakım var. Bilişsel demişsin. Bir zamanlar Mimardım mobilya tasarlardım. Endüstriyel tasarım masterım vardı üstüne... ödüllerim vardı. İşimde çok başarılıydım. Ama mutsuzdum. Kariyerim iki çocuk anneliğini iş ortamlarından kaçmayı tercih edişimle sona erdi. Normal günlük rutinde WC’ye gitmeye vakit bulamazken ne bir kitap ne bir film için vaktim oluyor. Bilişsel kol içinde koca bir 0 edebiliriz. Bütün kollar böyleyken psikolojim hakkında yazıp çizmeye lüzum yok sanırım.
    Yani çok isterdim. Bunun bana bir yararı olsun. Ama benim durumum çok uçlu bir değnek...
    imza: a tipi, mükemmeliyetçi, anksiyeteli mimardan okbli herşeyi erteleyen, hareket aksiyon özürlülüğe talim olan anne. Artık eski benden eser yok:( bakıyorumda resmen kendimi silmişim yeryüzünden...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sevgili Özlem, aslında bir alttaki yorumla ne kadar benziyor yazdıkların ama bir o kadar da farklı. Tükendiğini, imdat sinyalini bile vermeye halin kalmadığını sadece yazı tonundan bile anladım. Fakat sana şunu söylemek istiyorum; sen hala eski sensin, sadece biraz hamladın, üstün toz tuttu.. Bak benim uzun bir süre çalıştığım bir grup kadın vardı, bunlarla "mutluluk okulu" adını verdiğimiz bir grup terapi çalışması yapıyorduk. Hepsi aşağı yukarı senin dediklerini söyleyerek geldiler ve mutluluğun hayatlarındaki bazı şartlara bağlı olarak geleceğini düşünüyorlardı. Yani çocuklar bir okula başlasa, kendime zaman ayırırım ve bu beni mutlu eder ya da evimi değiştirsem mutlu olacağım ya da en sık rastladığım işime dönersem ya da iş değiştirirsem mutlu olacağım.. Ama bu çalışmanın sonunda çoğu artık mutluluğu hedefe ya da duruma bağlı değil, tamamen ayrı bir değişken olarak almayı öğrendiler. Çalışmanın içeriği, tamamen kendi içine ve duygusal yapına odaklanmak ve beklentilerini (gerek hayattan gerek insanlardan) tekrar ele alıp daha gerçekçi ve ulaşılabilir kavramlar üzerinden tanımlamayı öğrenmek idi. Çoğu başardı sanırım %90 falan 8-10 seans sonunda bu beceriyi edindi ve uzun süredir hiç bir terapiden almadıkları yararı gördüklerini dile getirdiler.
      O nedenle sana önerim, kendini zorlama. Ben sana spora başla, işe dön ya da çocuklarınla zaman geçir demiyorum, hiçbiri önemli değil bunların. Ama benim yapmaya çalıştığım, sahip olduklarını listele, yaz çünkü söz veya düşüncedense yazı daha önemli, görmeni sağlıyor..
      Bence dediğin kadar boş değildir o kollar ama bazen insan derin bir umutsuzluk ve mutsuzluk duyduğunda herşey anlamsız ve boş, eksik gelebiliyor. Oysa en eksik yaşamda bile anlamlı çok fazla varlık var. Bak mesela annen, kız kardeşin var, 1-2 yakın arkadaşın var, bunlar da olmayabilirdi ve böyle insanlar biliyorum ben, nasıl ıssız hissediyorlar.. Sonra anne kardeş değil ailen var, iki çocuğun, onların büyüdüğünü görmek ve onlarla zaman geçirebilmek lüksü var, ki bu birçok kişiye kısmet olmuyor. Bak sana birşey daha anlatacağım şimdi, geçenlerde Lukas ile aramızda bir sürtüşme oldu ve ben onu kırdım, sonra nasıl üzüldüysem gece boyu uyuyamadım ve sabah uyandığımda ikisine de sarılıp "ben böyle olmak istemiyorum, sizi üzmek ve kırmak istemiyorum, çok üzüldüm ve uyuyamadım, özür dilerim, bundan sonra daha dikkatli olacağım ve daha mutlu olacağım" dedim ve Maya 5 yaşındaki çocuk bana "ama anne sen kızsan da, üzülsek de ben seni çok seviyorum, hep seviyorum" demesin.. Yani çocuklar parçadan bütüne varmıyor, onlar bütüncül, tek parçalara takılmıyorlar. Biz de hayatın tümüne odaklanmayı öğrenmeliyiz (biz derken mükemmelliyetçiler olarak dedim).
      Şimdi sana önerim, katıl bize ve listeni hazırla. Olumsuzları değil sadece olumlu 1 madde bile olsa yaz ve sonra hyatına daha olumlu neler katmak istiyorsun onları da yaz ve yazıda dediğim gibi bir incele bakalım.. Neler çıkacak. Sevgiler

      Sil
  14. Günaydın.
    Öncelikle nerdeyse her ihtiyaç duyduğumda bana rehber olup yol gösterdiğiniz için; motive edici yazılarınız için ve başka bir anneliğin mümkün olduğunu gösterdiğiniz için teşekkür ederim.
    5 yaşında bir kızım ve 2 yaşında ikizlerim var. Her iki doğumumda da 2 şer yıl izin kullandım. Geçen ay işe başladım.
    AHD yine tam ihtiyacım olan bir zamanda karşıma çıktı. Ödevimi yaptım ancak terazinin kolları neredeyse bomboş. Belki birini çözmek terazinin diğer kollarının da dengeye gelmesini sağlayacak. Bakalım benim gibi oldukça geleneksel (modern gibi görünse de) bir eş, aile ve iş çevresinde varolmaya çalışan bir kadın da AHD işe yarayacak mı? Ben üstüme düşen gayreti göstereceğime söz veriyorum Hocam.
    Sevgilerimle...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Gülcan teşekkür ederim, olumlu tonun için. Çok sevinirim bize katılırsan. Gerçekten birçok şey eksik olabilir ama birçok şeye de farkında olmadan sahibiz :) Mesela 3 çocukla senden daha iyi zaman planlama yeteneği olan biri yoktur heralde :D Bu arada işe dönüşe de hayırlı olsun diyorum, kolaylıklar dilerim

      Sil

Anonim yani isimsiz ya da rumuzsuz yorumlara, hakaret, belirli bir gruba karşı ayrımcılık ya da ırkçılık içeren yorumlara, en önemlisi de yanlış bilgi ya da yönlendirici (melisiniz, malısınız'lı) yanlışlar içeren yorumlara BU BLOGDA YER YOKTUR. Bu davranışları yapan kişiler, genel huzurumuz için engellenecektir. Teşekkürler!

Blogger tarafından desteklenmektedir.