11. Hafta: Normalleşme başlıyor mu?

Evde 11. hafta bitti. Yani neredeyse 3 aydır evdeyiz. İlk haftalar bir sürü aktiviteyle, "aman boşa zaman geçirmeyelim, yararlı ve güzel geçirelim bu dönemi" diye geçerken, son haftalar artık tamamen alışma / duyarsızlaşma hali hakim oldu. Yani kim ne isterse onu yapıyor.. Aslında Corona bana iyi geldi sanırım :) Gayet yayan, kasmayan, "olduğu kadar, olmadığı kader" diyen bir tiplemeye dönüştüm ben. Hatta bloga bile girmiyorum haftalardır, çünkü "amaaaağn, yazdıklarım kimin neyine iyi gelecek, neyi değiştirecek" psikolojisi içindeyim.

Peki şimdi neden birden yazasım tuttu derseniz. Ay biz normalleşmeye başladık sanki be dostlar!? Yani şimdi aman nazarlar değmesin, popomuzu kaşıyalım, dilimizi ısıralım, tahtalara üçer defa tıklatalım falan ama; galiba biraz gevşedik biz. Hoş biz (ehem, itiraf geliyor) zaten Corona geçirdikten sonra gevşemiştik ama yani bu seferki gevşeme büyük amcalardan, devlet babadan geldi. "Çok salmayın ama artık yavaştan az az salın" dedi Devlet Baba.

Saldım doğaya..

Üstelik tam da 10. evlilik yıldönümümüzde bize verdiği hediyelere bakın:

1). O sabah 1. sınıflar için okullar açıldı ve evdeki çocuk nüfusunun %50'si okula kış kış!
2). O sabah tam 12 haftanın ardından evime ilk defa temizliğe yardımcı geldi.
3). O akşam Münih'te yaşamanın en güzel noktalarından biri olan Bira Bahçeleri açıldı ve biz yer bulduk!

E daha ne olsun? BAP koca bira bahçesini bana açtı resmen :D Çocuklar kır çiçekleri toplamış, kim verecek kavgasından sonra yarısı yolunmuş halde verdiler elime buketi. Buna da şükür.. Nice 10 yıllara, haydi şimdi dağılabiliriz..

Dirndl ve Lederhose giymeden Bira Bahçesi'ne gidilir mi?!

Normalleşme konusuna bakışım biraz yanlı, kabul ediyorum. Sonuçta Corona'yı yaşamış ve geride bırakmış biri ile, Corona'dan uzak durmaya özen gösteren birinin bu konuya bakışı 180 derece farklı olacaktır. Bizim gibi binlerce insan "en azından bizim gibilerin normal hayata dönmesi gerektiğini" savunurken, tabii ki haklı endişeleri olan kesim "hayır, henüz çok erken, yeni bir dalgaya neden olacaksınız" diye düşünüyor. Kim haklı, inanın bilmiyorum.. Fakat ben artık normal hayatıma dönmek, çocuklarımı okullarına yollamak, kendim işime gitmek, haftasonları ailemle doğada ve çocuk bahçelerinde zaman geçirmek, arkadaşlarımla buluşabilmek ve restaurant'larda yemek yiyebilmek istiyorum. Tabii ki yeniden Corona'ya yakalanma riski söz konusu olabilir diyorlar, biliyorum. Fakat; içimden bir ses bas bas yeter artık diye bağırıyor.

Bizim evdeki laboratuvarda aşı çalışmaları

Normalleşmeye başlamamızın şart olduğunu düşünen kesimdenim. Fakat bunu başkasının endişesini hafife alarak yapmak yanlış diye düşünüyorum. Yani insanların kendilerine bırakılmalı, endişesi olan da haklı sonuçta, az bir risk değil, ucunda ölüm var.. Dolayısıyla, endişeli olmayan ve normalleşmeye dönmek isteyenlerin (Corona geçirmiş ya da kanında bir şekilde antikor olan, immün kesimden bahsediyorum) dönmesine izin verilmeli. Endişeli kesim ise, bence kararını kendi vermeli. Sonuçta yaşı genç olan, evinde yaşlısı ya da hastası bulunmayan ve "düşük riskli işgücü" sayılan insanlar var. Bu grubun da yavaş yavaş normalleşmesi taraftarıyım. Ama normalleşme derken tabii ki Almanya'da anladığımız türden bir normalleşmeden bahsediyorum: sosyal mesafenin korunduğu, kapalı ve kalabalığa meyilli ortamlarda maskenin kullanıldığı, kendin kadar karşındakinin sağlığını da düşündüğün bir normalleşme tabii ki. Yoksa AVM'lerde gezme, dipdibe sosyalleşmeler falan değil demek istediğim. Ama yavaş yavaş artık işimize gidebilmeli, çocuklarımızı eğer güveniyor ve rahat ediyorsak okula gönderebilmeli, deniz kenarında ve açık havada yürüyüşler, spor ve piknikler yapabilmeliyiz..

İtiraf edeyim; oğlumla başbaşa içtiğimiz 
sabah kahvelerimizi biraz özleyeceğim..

Almanya'da şu an "deney" yapıyoruz aslında, çocukların okula başlaması, iş gücünün yavaş yavaş evden ofise taşınması bunlar hep "deney". Sonuçlarını en erken 3-4 haftada alacağız. Eğer hastalık yüzdelerinde sağlık sistemini "yoracak" bir artış olursa, tabii geri evlere döneceğiz. Ama bilmiyorum ya, içimden bir ses: olmayacak diyor. Çünkü hem geçiren fazla, hem yavaş yavaş toplumsal immünite oranı yükselmeye başladı hem de insanlar saygılı, kurallara uyuyor, dipdibe yakınlıklar yaşanmıyor. Bence bu deneyden "başarılı" çıkacağız ve en azından Eylül'e dek kurallar biraz daha gevşetilecek diye düşünüyorum. Ama tabii Eylül ile birlikte genel hastalıklar da binince kış nasıl geçer, bilmiyorum (ve de düşünmek istemiyorum...) Anı yaşamaya başladık biz birkaç haftadır :)) Gevşek ve anlık yaşıyoruz. Benim gibi planlı programlı hatundan hiç beklenmeyecek işler.. İtiraf edeyim: Keyifliymiş!
11. Hafta: Normalleşme başlıyor mu? 11. Hafta: Normalleşme başlıyor mu? Reviewed by Ogrenen Anne on Mayıs 22, 2020 Rating: 5

18 yorum:

  1. Ben de tam senin gibi normalleşmek istiyorum artık. Risk olan yerler, risk grubundaki kişiler endişelenmekte haklı tabi ki ama bizim yaşadığımız yerde hiç vaka yok ve ben artık sosyal mesafe, karantina, maske, evde kal gibi konularda sınıra ulaştığımı hissediyorum. Önümüzdeki bayram kaynaklı 4 günlük ev hapsinden sonra işlerin yavaş yavaş normalleşeceğini umuyorum. Özellikle denize girme yasağının acilen kaldırılmasını istiyorum. Tabi ki kimseyi normalleşmeye zorlamak gibi bir şey söz konusu olamaz. İsteyen istediği tedbirleri almakta, isterse evinde kalmakta serbest olmalı.

    10. Yılınızı Kutluyorum. Nice 10 yıllarınız olsun neşeyle, sağlıkla <3 <3 <3 Bira bahçelerinizi her zamanki gibi bir kez daha kıskandım :P

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Haklısın ne diyeyim :( Umarım bayramdan sonra biraz daha gevşer ve sayılar da artmaz...

      Sil
  2. Bizde başlamış sanırsam. Market siparişim aynı gün gelebiliyor, üstelik arayıp eksikleri haber verecek kadar da boşalmışlar.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Okudum Handan, iyi mi kötü mü bilemedim ama en azından taze taze geldiyse evine sevindim :)

      Sil
  3. Ben de hayatın normale dönmesini ve kendime vakit ayırdığım günlerin günlerin gelmesini bekliyorum. Burada da 15 Haziran'da kreşler açılıyor. Evdeyim ama 15 Haziran'ı gözle bekliyorum. Korona falan umrumda değil, direkt okula postalayacağım. :)) Kendimle başbaşa kalmaya ihtiyacım var. Rumuz: Evde deliren anne.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Evde deliren anne, haklısın vallahi ben de "ben öğretmen olmadıııım, özellikle olmadıııım, çünkü belli nedenlerim vardıııı şimdi zorla öğretmen olmak istemiyoruuuum" diye bağrındım vallahi son hafta evde. Şimdi bu hafta okul vardı (8-11 arası) ama sadece sınıfın yarısına. Önümüzdeki hafta diğer yarısı gidecek (Maya evde) ve sonra 2 hafta tatil :D Yani önümüzdeki 3 hfta yine evdeyiz.. 15 Haziran'dan sonra ne olacak hiç bilmiyorum, kreşler açılacak mıymış (amin!) Sanırım bu önümüzdeki 2-3 hafta deneyin sonuçlarını alınca karar verecekler, öyle dediler en azından Bavyera için... Bol şans <3

      Sil
    2. Çok şükür akıl sağlığımı kaybetmeden Türkiye'de özel kreşler açılıyor. Bizim kreşle görüştük en azından onlar başlayacak. Valla 5 tam gün(sabah 8 akşam 6) göndereceğim. Hava sıcak, günler uzuyor, evdeyiz; yakamda paçamda hep, yemeği bile zar zor yapıyorum. 1.5 yaşından beri kreşte yani çok alıştı aktiviye, oyuna. Kendi kendine oyalanmayı bilmiyor. Huyu suyu da bozuldu. Çok düşündüm yani serbest olursa parka bahçeye de götürsem çocuklarla temas içinde olacak; zaten baba eve gidip geliyor. Olacağı varsa olur yani bir yerde normalleşmek lazım gerçekten. Sonsuza kadar eve kapanamayız. Rumuz: Evde deliren anne.

      Sil
    3. Valla haklısın. Mutlu anne: mutlu çocuk <3

      Sil
  4. Hastalığı geçirmedik ve geçirmesini hiç istemediğim bağışıklık baskılayıcı ilaç kullanan bir annem var. Ama 2 aydır evdeyiz ve çok fena bunalmış daralmış haldeyiz. Geçen günlerde 11-15 saatleri arası çocuklara izin vardı ve ananeye koştuk ama bahçede mesafeli olarak görüştük. Çook özlemişiz hergün dışarı gezmeye okula vs. Giderken evde kalmak çok kastı bizi . Umarım bir an önce biter gider. 2. Dalga da gelmez tek dileğim bu

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. AMİİİN. Eskiden normal olduğunu düşündüğümüz şeyler lüks geliyor değil mi :(

      Sil
    2. Gerçekten öyle. Market pazar okul gezmeye gitmek lüksümüz oldu resmen

      Sil
  5. almanya'da gayet kontrollü ve halkın ihtiyaçları göz önüne alınarak gidilen normalleşme yolu, türkiye'de yarı kontrollü, kodamanların ihtiyaçları göz önüne alınarak (avmler açıldı, günde en az 1000 vaka olmasına rağmen haziranın ortasında da oteller açılacak), zaten rahat bir halka rehavet mesajı verilerek açıldı. açılmasa daha da kötü çünkü herkes borçlarla ayakta duruyor, onlar da 3 ay sonra ödenecek. çok kötümser konuştum, özür dilerim, çok bunalmış bir ruh halindeyim şu an.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. haklısın.. Oteller değil de uçuşlar açılsın istiyorum bencilce çünkü aklım annemlerde :(

      Sil
  6. Selamlar, biz NRW'deyiz, hani diyorum böyle turkiyede 3 tl olan ucuz gebelik testleri gibi bisey çıksa, antikor ürettik mi üretmedik mi hepimiz alıp öğrenip rahat rahat gevşesek..böyle gevşerken hafiften bir vicdan azabı duyuyorum:) Ve artık kreşler açılsın ki liste ilerlesin ve 22 aylık minik canavara bir an önce kreş sırası gelsin :) Sevgiler,
    Fatoş

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Var! Münih'te gidip doktorda olabiliyorsun kanda antibody bakılıyor. Belki sizde de vardır, bir araştırsan? Pts mesela benim kayınvalide olacak testi (3 aydan fazladır görüşmüyoruz)
      Kreş konusunda çoooook bol şans dilerim!

      Sil
  7. gecmis olsun öncelikle. belki de hicbir şey eskisi gibi olamayacak. kim bilir..
    Harari 'nın yazılarını tavsiye ederim bu konuda..
    https://www.ft.com/content/19d90308-6858-11ea-a3c9-1fe6fedcca75

    inşallah herşey düzelir

    YanıtlayınSil
  8. İnşallah bu günleri de atlatacağız.

    YanıtlayınSil

Blogger tarafından desteklenmektedir.