Herkes kendi işine baksa ya!

Fenalık geldi.. Türkçeyi kullanmaya kullanmaya, bizim dilde ne kadar olumsuzlama olduğunu unutmuş, mutlu koyunlar gibi yaşamaya bağlamışım. Türkiye'de 2 haftada ne kadar olumsuzlama varsa hepsi üstüme üstüme geldi, bana da fenalıklar geldi.

Sadece annem babam değil, herkesten; sokakta tanımadığım yaşlı adamlardan bile "onu öyle yapma böyle yap" ya da "şimdi düşecek, şimdi yanardağ alevlerinin altında kalacak, şimdi kurt kapacak" senaryoları duymaktan ve devamlı sağdan soldan gelebilecek kader tokatlarını bekleme halinden gına geldi. Lukas emekliyor ama henüz merdiven çıkamıyor, ananemin evinde kapı eşiği denen şeylerden var (bizim evlerde yok bu eşikler, bu memlekette her odada nedense eşik var, neden hakikaten? daha evlerimiz bile ilerlemeye ket vurmaya programlı tasarlanmış sanki!). Lukas onlara kafayı taktı çünkü adam büyümek ve şu an yapamadığı şeyleri deneyerek yapmak, gelişmek derdinde. Annem tepesinde bekliyor, ne zaman eşiğe yaklaşsa hop kucağa alınıyor ya geri odaya ya gitmek istediği yere bırakılıyor. Neden? Aman mermere dizi batar acır, aman atlayacağım derken düşerse kafası yarılır, dişi dudağını patlatır.. Ya senaryolar da hep kanlı, kırıklı çıkıklı ay fenalık geldi. Dedim "anne bırak ya çocuk nasıl öğrenecek eşikten geçmeyi? bırak acısın düşsün ya bi'şey olmaaaz". İçi gide gide bıraktı, çocuk iki dakika sonra eşik atlamaya başladı..

Gittik kasabanın merkezinde (kaza deriz biz eskiler) rüzgar var diye çay bahçesinde oturduk gazoz içiyoruz (Allahım cümlenin nostaljisine geeel), çocuğu masaya koydum daha 5sn olmadı işletmeci koşa koşa (koca göbeğini masalar arası hoplata savura) geldi "aman benim içim gidiyor o çocuğu ordan indir". Hayır bir de bu cümleler hep emir kipi "öyle yapma, ordan indir, burdan kaç".. Ben de sosyal psikoloji okumuş adamım, öyle koyun gibi her denene "ok" demem, "niye?" dedim. Hayır adam "masalar kirleniyor çocuğundan" dese (Almanya'da derler) vallahi "hay hay" der hemen indiririm ama adam "kayacak düşecek" der demez zaten dolmuşum, diklendim "bişey olmaz ya" dedim. Annem de kaş göz ediyor "ayıp olacak" diye.. Yahu nerden kayacak düşecek, zaten kolum beline dolanık vaziyette çocuk kıpırdamadan uslu uslu oyuncağıyla oynuyor.. Adam "kayar düşer valla beyin sarsıntısı geçirir şimdi, ay çok fena oldum" diye diye gitti. Ben de "ay herkes kendi önüne baksın, başkasına karışmasın" diye söylendim arkasından. Annem de "ay çok ayıp oldu ay ne olurdu alıverseydin kucağına, ay adam iyi niyetliydi, düşebilir" falan diye dövündü bi 5dk.. Gazoz da zehir oldu, kalktık gittik.

Gece iskeleye indik, mantar gibi bitmiş lokantalardan birinde balık yiyoruz, arkamızda bir kadın ve "kuzu" diye hitap ettiği 1,5 yaşlarında torunu. "Ay arı var, ay çocuğun ağzına girecek, ay dilini sokacak, ay ay vay vay" başladı ve hemen kahve yaktırdı. Arı da belki 1 tane garibim (arı mı kaldı, doğa mı kaldı?) kahvenin dumanı sırf bize geliyor ve artık oğlum öksürmeye başladı ama yok o kahve orda kalacak çünkü "kuzu"nun ağzına arı kaçabilir.. Tabii ki kuzu dünyanın en değerli varlığı, geriye kalanlar boğulsun ölsün ne olacak, yeter ki kuzu balık yesin.. Kuzuya dürterken bir yandan da bizim oğlanın kedilerin başını okşaya okşaya kendi kendine ekmek artığı, salatalık köşesi falan yemesini izleyerek bir yandan da bizi ayıplıyor tabii. Ya kadın, kuzu'ya bak sen ağzına arı kaçtı, yuttu valla, midesini arı sokan ilk insan yavrusu olarak tarihe geçti kuzu..

Ya ne kadar olumsuza kodluyoruz hayatı. Çocuk sevmemiz bile "Ay Allah kötü gününü göstermesin" ya da "ay nazar değmesin".. Neden tam tersi kullanamıyoruz bu cümleleri, "iyi günlerini görün inşallah", "Allah sağlıkla afiyetle büyütsün" gibi?

Bizde her an, her ortama uyacak şekilde önceden hazırlıklı, yedekli medekli 281726 adet felaket senaryosu hazır bulundurmak gibi bir adet var. Çocuk düşecek, arı sokacak, ayağına kum batacak, su yutacak, ay hiç yemiyor ölecek, yapma, tırmanma, abi kızıyor, kız abisi! (vallahi balık yemeyen ve yerinde oturmayan kuzuya, garson abi özel rica edilerek kızdırtıldı!)

Tatillerde asosyal ve sinirli bir insan oluyorum. Şimdi Maya Türkçe de anlamaya başladı ve "neden öyle dediler, neden annesi tırmanma dedi, ananeme söyle ben hep böyle yapıyorum, düşmem ki" falan gibi cümleler kuruyor. Hayır benim çocuk alışkın değil bu olumsuzlamaları çok ciddiye alıp korkabiliyor, burdaki çocuklar artık duya duya "boşveeeeer"e bağlamışlar hiçbiri sallamıyor, kudurup duruyorlar ama benimki "dur!" deyince zınk diye duruyor, "düşersin" deyince kaçıp sessizce oturuyor, her türlü olumsuzlamayı aşırı dikkate alıyor ve inanıyor. Hadi kızım yaparsın, başarırsın, sen bakma onlara, (onlar kendileri tüm hayattan, gelecekten, ülkenin içinde bulunduğu dandik halden korkuyorlar da, endişelerini anca böyle dışa vuruyorlar) demekten fenalık geldi..

Bir de daha komiği "DÜŞME!" var :) Kızım dur, düşme! Nasıl bir cümledir bu ya? Sanki çocuk özellikle düşmek için yaşıyor, hayatının anlamı düşmek ve sen "düşme!" diyince, "haa ulan hakkaten ya, düşmiyim ben" diyor ve düşmüyor! Te Allahım..

Hayır bu tip olumsuzlamalar neye neden oluyor biliyor musunuz? Çocuklar bunları duya duya öyle bir alışıyorlar ve duyarsızlaşıyorlar ki, gerçek bir tehdit olduğunda, mesela "araba geliyor, dur!" dendiğinde de duymuyorlar.. Aynen içinde bulunduğumuz (politik) duruma verdiğimiz psikososyal tepkiler gibi.. Boşver yeaaaa.. Bi'şi olmaaaaz.

Foto: (1) Almanya'daki evimizin yakınlarındaki çocuk parkının kaydırağı ve boyutlarıyla karşılaştırın diye yan tarafında tırmanmakta olan Maya. Bizim dışımızda bir tane bile Türk görmeyeceğimiz tek yer olduğuna eminim :P (2) "Çocuğumuzu streç filmlerle kapladık koruduk"isimli instagram pastalarından biri (çok gerçek yaaa, ürperdim ben de).
Herkes kendi işine baksa ya! Herkes kendi işine baksa ya! Reviewed by Ogrenen Anne on Ağustos 14, 2017 Rating: 5

33 yorum:

  1. Ah Cereeen, ah!
    Ben bu ara "Allah kurtarsın"larla uğraşıyorum, karnımın büyüdüğünü gören herkes, inan bak istisnasız bunu söylüyor. Kurtarılmayı bekleyen bir halim mi var bilmiyorum, birisi bana dayatmadı gebeliği, bilakis ben seçtim, e neyi kimden kurtarıyorum o zaman?!

    Kimse alınmasın gücenmesin ama çok sinir bozucu bir kültürümüz var, sevmiyorum, ayak uyduramıyorum, mor inek gibi kalıveriyorum ortalıkta. Kimse birbirine, "Ha, tamam o zaman bu senin seçimin, saygı duydum." demiyor, demeyecek de. Ya bir ısrar gerekiyor, ya yemin billah etmen gerekiyor, "ölümü gör"ler havada uçuşuyor; dinlemiyorlar, senin talebini dikkate almıyorlar.

    Berbat bir örnek ama seninkiyle denk gelecek; kayınvalidem kocamı çocukken tertemiz giydirdi ve o da üstünü kirletti diye hırpaladığını-bak, yumuşatıyorum!- hala salak gibi övünerek anlatır. Bir de der ki" Ben ona düşme demiştim!" Ulen çocuk daha bebe, sen neden bahsediyorsun? Kendi çocukluğumu anımsıyorum hasta olduğumda ya da bir yerimi yaraladığımda kendi acımı yaşamanın yanında bir de babamın çenesi ile uğraşmak zorunda kalırdım. Hasta olmaktan daha beterdi onun suratsızlığı, argümanı da "Ben sana dikkat et demiştim!" Oldu canım.

    Şimdi biliyorum ki bu kafalar değişmedi ve bu insanlar benim çocuğumla da temasa geçecek. En doğal hakları. Ama ben tam paçayı kurtarmış, bağımsızlığı ilan ettiğim sırada yeniden ilişkiler açısından dengelerin değişecek olması canımı çok sıkıyor. Ne kocamın ailesiyle ne kendi ailemle uğraşmak istemiyorum tam da senin şu yukarıda anlattığın olumsuzlamalar yüzünden.

    Bak bir hikaye daha. Bundan yedi sene önce, kuzenin bebeği bir yaşı biraz geçmiş, sahildeyiz, velet de kumla çakıl karışımı deniz kıyısında yürüyor, denize taş atıyor, kendince denizle temasa geçmeye çalışıyor. Babası yani kuzenim de peşinde. Tıpır tıpır yürürken velet bir anda denize doğru poposunun üstüne oturdu. Saniyelik bir olay; hafif poposu ıslandı, başını kaldırıp babasına baktı, babasının "Hiieaaaaaa!" şeklinde verdiği dehşet dolu ifadeyi gördü ve yüzünün buruşmasıyla birlikte zırıl zırıl ağlamaya başladı. Ve bütün yaz denizden nefret eden bir çocuk olarak ailesine de denize girmeyi zehir etti. Babanın geri bildirimi ile davranışın şekillendiği o kadar net bir gözlemdi ki!

    Eminim ki, bebeğimi büyütmekten çok ailemi büyütmekle uğraşacağım. Hangisi daha zor, tahmin edelim bakalım...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :) Kayınvalideyle çok eğleneceksin bence sen, sırf onun için blog açmak lazım aslında (benimkinden bahsediyorum gelinim sen anla hahahah)
      Aslında o Allah kurtarsın'ın doğuma yakınkenki versiyonu da "Allah bir avazda kurtarsın" var, ki bence benim 30dk'da doğurmama neden oldu bu dualar :D İyi mi kötü mü bilemedim, Allah razı olsun dedim geçtim boşver, gül eğlen yoksa bu hayat çekilmioooor.

      Sil
  2. Gülmekten yazamıycam bişey.. Anavatana hoş geldin. Çünkü burda herkes ana :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :D Alıştım ayol şimdi Almanya'da düşerim ben kimse uyarmayınca! Korkuyorum..

      Sil
  3. Valla benimki gibi önüne bakmayıp sürekli düşen çocuğun varsa sakın düşme düşersen kızacağım diyorsun tecrübeyle sabit :) bak engel var diyorum bakmayıp yine inadına düşüyor, sanırım ben de içime sirayet etmiş olan ya daha kötü düşerse korkusundan (mesela kaydıraktan yürüyerek inmeye çalıştığı için kafa üstü cakilmaktan son anda kurtuldugu oldu) sürekli dikkat et diye arkasında geziyoruz . Burada yaşayınca klasik Türk anası oluyorsun kaçınılmaz .

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ahahahah işte seninki yalama olmuş bacım :D Allah düşürmesin..

      Sil
  4. Bir de şu var bilmem kimin çocuğu parayı ağzına sokmuş/ şunu yapmış/ bunu yapmış ölmüş aman kızım dikkat et ... 😬

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Komşunun kuzeninin oğlu değil mi yaa, ne yaramaz çocuk, ölmüş mü sonunda :P Ay töbe töbe..

      Sil
  5. Aman çocuk hayatta, kaşı gözü eli kolu sağlam olsun da boşver psikolojiyi, öğrenmeyi!!!😠

    YanıtlaSil
  6. Benim kayınvalidem de ne zaman kreş haberleri seyretse ki bu aralar çok çıkıyor aman çocukları kreşe göndermeyelim böyle düşmüş böyle ölmüş böyle tacize uğramış bana fenalıklar getiriyo. Allahtan yanından taşındım da ben de çocuklar da kurtulduk ama etkisinden kurtulamıyorum bana da bulaştı galiba :)))

    YanıtlaSil
  7. Vallahi okurken içim şişti Allah sabır versin sana yavrum mayacımda ne olduğunu şaşırmış kapa kızım kulaklarını anandan başkasını dinleme Türkiyede :D

    YanıtlaSil
  8. Düşme :)

    Saçları biraz uzun oğluma bunalır, büyüyemez, büyüyünce kız olur gibi ne yorumlar geliyor. Parktaki teyzeler sırf bunun için var. "Aaa suya girdi kızım baksana getti ayaklar." Gitsin eve gidince değiştiririz. Çocuk, çocukluğunu yaşayamıyor hep gözler üzerimizde.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ahahaha benim 1 sene sonraki halimsin desene.. Bayılıyorum oğlunun saçlarına.. Maşallah.

      Sil
  9. Aynen... Katılıyorum... Ben de yazdım hatta :D

    Sevgiler...

    YanıtlaSil
  10. yaa uff ceren ama onlar kaç tane büyütmüş sen onlardan iyi mi bilecen? üşür o çocuk ayrıca düşer ayrıca her an zafiyet geçirebilir yemediği için :S

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. üçü aynı anda olunabiliyo mu peki? zafiyetteyken üşüyerek düşen var mı mesela işte asıl soru o.

      Sil
  11. Valla tüm yaz tatilini aynı şekilde geçirdim. Arya normalde tüm gün evin içinde serbest dolaşmaya alışık, odadan odaya geziyor, kendi kendine takılıyor ama gel gör ki babaanne-dede ve dedoş(benim babam)evinde huzur yok. Sürekli çocuk nerde, bir baksana, yalnız bırakma, ay bişey olur, ay ordan atlar, ay burdan düşer, ay bu çocuk bişey yemiyor, kuru kuru kahvaltı olur mu, aaa bu hiç yerinde durmuyor, ay hiç söz dinlemiyor... ay ay ay.... Arkadaş bulsa aman evlerine gitmesin, aman onun oyuncağını almasın, aman kendi oyuncağını götürmesin, kaybetmesin, kırmasın... Denize girse ay boğulmasın, dalga gelir düşürüverir, ay gözden kaybolmasın... AYYYYYY İMDAAAAT!!! En son babama bağırdım sahilde "Ya karışma artık, çocuk benim çocuğum, boğulursa boğulur!(?!) diye. Evimize geldik çocuk rahatladı, ne hırçınlık kaldı ne tedirginlik :) Geniş aile güzel de keşke sürekli akıl verme çabaları olmasa :D Hepimize geçmiş olsun, darısı bir dahaki tatillere :))))

    YanıtlaSil
  12. aaaa bir de "Kızın saçlarını kestirme, uzasın var" ki beni benden alıyor. bugün gidip kestirdik mi? kestirdik. mutlu muyuz? Çoooooook :D o saçları yıkamak aytı dert, tarayıp toplamak ayrı! oh kurtulduk yav :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ahahah güle güle uzatsın diyeyim mi? güle güle kullansın! bana nedensen kısa saçın bakımı zor geliyor bi topla çık falan diye düşünüyorum ama yıkamak evet, taramak evet.. dert.

      Sil
  13. Ahahaha ah Ceren yaaa:) Ben bıktım göz devirmekten onlara işin kötü tarafı oğlanda benim gibi göz deviriyor artık:p Yaptığım ve kendi kendime sinir olduğum ama çocuğumunda inatla dinlemediği "önüne baaaakkk!" "yav bi kafanı kaldırr çocum çarpcan la" yok cıks dinlemiyo başını eğip pedallara bakarak son sürat bisiklet biniyo ve heryeri yara inatla öyle devam ediyor..püf neyse bunlar fena ama böyleler değişmiyorşar:( bide babamla iki saat geçir kendini balkondan atarsın böyle bir olumsuzluk fantazisi olamaz son durak filmi senaryosu gibi ıyhh.Dönünce orda kendinizi atın parklara fln ohhhh bi rahatlarsın sessiz sessiz

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. hahahah göz mü deviriyor? ay yerim ben onu..
      kask kullandır fazla bakmamaya çalış :D
      ay babalar yaşlandıkça huysuz ihtiyar olmasa da endişeli ihtiyar oldular yaaa..

      Sil
  14. Böyle şeyler en olmayacak kişinin başına gelmez mi bi de yoğunlukla:/ memlekete gelsen bi dert gelmesen bi dert:( ben uçaktan indiğim anda başlamıştı "mama ver buna,şuna bak küçücük,sütün yaramıyor,doymuyor...vır vır vır vır vır vır vır:///

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kenny gibi :D
      Ay bana da uçakta "aman memeni ört" dedi biri emzirirken komiği kadın amerikalı! 25 senedir türkiyede yaşıyormuş..

      Sil
  15. Milletimizin nasil sindirildigini ozetlemissin.

    YanıtlaSil
  16. oof okurken ben bile bayildim kadindan. yalniz bu arada siz de bir sonraki yazinizda lakaplardan bahsetmisken, ananenin "kuzu" demesiyle inceden dalganizi gecmissiniz. belki onlar da hep lakap takiyorlardir :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. hahah olabilir,bu durumda bizim de lakabımız "gözdeviren arka masa" kalmıştır onlarda. fakat kadının torununa "kuzum" demesine birşey demezdim de kadın direkt "kuzu" diyordu toruna, "kuzu gel" "kuzu ye" "kuzu dur" şeklinde.. çok matraktı yaaa, ilahi kuzu.

      Sil

Anonim yani isimsiz ya da rumuzsuz yorumlara, hakaret, belirli bir gruba karşı ayrımcılık ya da ırkçılık içeren yorumlara, en önemlisi de yanlış bilgi ya da yönlendirici (melisiniz, malısınız'lı) yanlışlar içeren yorumlara BU BLOGDA YER YOKTUR. Bu davranışları yapan kişiler, genel huzurumuz için engellenecektir. Teşekkürler!

Blogger tarafından desteklenmektedir.