4 Eylül 2017 Pazartesi

Çocuklarla 5 yıldızlı otele gitmek

5 yıldızlı herşey dahil konseptli otellerden hiç hoşlanmadığımı daha önce defalarca yazmıştım. “Madem sevmiyorsun, niye gidiyorsun?” derseniz, genellikle Türkiye’deki tatillerimiz annemle babam için yorucu geçiyor; 7/24 çocuklarla ilgileniyorlar, üstüne ev işleri ve yemek de oluyor. Onun yerine gidelim hep birlikte ayaklarımızı uzatalım havuz başında keyif yapalım, yediğimiz önümüzde yemediğimiz arkamızda olsun, hiçbir işe karışmayalım diye düşündüm. Onlara da bir jest olsun, yorulmasınlar istedim açıkçası.. Uzun zamandır (ergenlikten beri) annemlerle böyle bir otel tatili de yapmamıştık, ev işleri ve yemek hazırlığı olmazsa hepimiz birbirimize daha çok zaman ayırabiliriz, iyi olur diye düşündük. Sonuç: ilginç bir deneyim oldu. İlginç derken, valla hem acaip sevdim, hem aşırı nefret ettim. Bu 5 yıldızlı HD konsepti benim bünyede şaşkalozluk yaptı.

Niye sevmedim?

Ya ben yıllar içinde fazla sırtçantalı, butik, sessiz sakin tatile alışmışım, kafam havuz başında çocuk cangırtısı kaldıramadı.. Hani iki çocuğum var, bari biraz anlayışlı olmam beklenir, bir de buraya sevgilinle ya da emekli emekli geldiğini düşün.. Benimkiler sessiz kaldılar, heryer çocuk ve hepsi zangır zungur, kimi şap diye havuza atlıyor, kimi anasını kaybetmiş son perdeden ağlıyor, kimi denize girmem diye kimi çıkmam diye ağlıyor.. Kimi yorgunluktan, kimi açlıktan, kimi aşırı yedirilmekten ağlıyor.. Ağlıyorlar babam ağlıyorlar.. 

Sonra bir de yemek saatleri mahşer yeri gibi, bir tane omlet yaptırmaya kalkarsan en az yarım saat sırada bekliyorsun, köfteler önce kapışılıyor sonra hep yenmemiş yarısı dolu tabaklarda çöpe. Benim en nefret ettiğim, israftır yapmayın yazıktır diye mahvolduğum görüntüler..

Sabahın köründe uyanıyorum bebekle, o saatler en güzeli. Sakin, sessiz, havada hafif bir serinlik ama o da ne, benden de erken kalkmış herkes akın akın havuz başına havlu atma yarışında. Havuz kenarında koca koca şişme simitler, yataklar; yahu yüzme bilmiyorsan deniz tatiline ne gelirsin?

Niye sevdim?

Seçtiğimiz otel benzerleriyle kıyaslayınca gerçekten güzeldi, Belek’te beyaz kum, şahane deniz, tesis temiz, yemyeşil, ormanlık alanları, golf sahası nedeniyle şahane çimenlikleri, çocuklar ve büyükler için yeterli, eğlenceli tertemiz kocaman havuzları, kaydırakları, su sporları, havuz başı barları ve diğer otellere kıyasla çok daha zengin menüsü olan genel ve a la carte restoranları olan çok güzel bir tesisti. Yani seçim doğruydu. Animasyon da tam ayarındaydı aslında, hele miniclub aktiviteleri böyle bir deneyimi ilk defa yaşayan Maya’yı bir hafta oyaladı. 

Bebek için de çok özenli, çok yeterli hizmeti aldım. Özellikle açık büfede özel bebek büfesi çok çeşitli ve çok kullanışlıydı, hele çimenlik alanlara ve gölgeli oyun alanlarına iki çocuğum da bayıldılar. Hani yurtdışında fahiş ücretlerde "çocuk dostu oteller" diye geçen konsepte baya yakındı yani. İlk birkaç günden sonra rutin saatleri de oturtunca, havuza dal, salata barına dal, kaydıraktan defalarca kay falan şahane eğlendim ve dinlendim. 

AMA; genel anlamda ben, 5 yıldızlı HD otel tatili insanı değilim, sorun tam olarak buydu..

Peki "biz yine gelecek?"

Valla annemler bizden bıkmadılarsa, evet isterim yeniden onlarla böyle bir tatil yapmayı. Fakat, bu ilk deneyimden şunları öğrendim:

1. Anane dede ve çocuklarla gidince, daha önce tek başımıza gittiğimizde ya da ben annemlerle tek gittiğimde yaşamadığımız bazı yeni sıkıntılar ortaya çıktı: aynı anda aynı mekanda bulunabilme sıkıntısı.. Yani düşünün, bebek dahil 6 kişiyiz ve bu ister havuz başında, ister restaurantlarda yer ararken ciddi sorun oluyor. İlk günler iyice acemiliğimize geldiği için, hep beraber oturup iki laf edemedik, biri yemeğini yerken diğeri yemek sırasında bekliyor, tam herkes masaya oturabilmişken bebeğin uykusu geliyor falan. Yemeğe biraz erken gidip sakin yemek bir çözüm tabii ama Luki’nin uyku saatleri ve Maya’nın Türk tipine uyan uyanma saati nedeniyle bu biraz zor oldu, genellikle hızlı yiyip çocuk uyutmak için odaya kapanmam gerekti. 

2. Koca tatil sabahın köründe uyanıp havuz başına havlu koymak, sonra açık büfeden çocuklara yedirdiklerimden kalan artıklarla beslenmek, sonra en güzel saatleri otel odasında bebek yatağı yerine 3 tarafı açık koca yatakta uyumayı tercih eden "tehlike benim göbek adım" Luki’yi gözlemekle geçirmek, sonra becerebilirsem 4’ten sonra 7’den önce çılgınlar gibi yüzmek, görmemişler gibi 5-10 defa hebele hübele aydıraktan kaymak (güzelim kaydırakta bi "anne kişisi" ben vardım yahu, ne iş?), 7’de restaurant açılır açılmaz içeri dalıp akşam yemeğini yedirmek, yine artıkları yemek ve hemen akabinde koştura koştura Luki’yi uyutmaya götürmekle geçti..

Annenlere verseydin, keyfine baksaydın dediniz duydum. O iş öyle olmuyormuş, onlar da insan, azıcık yüzsünler, keyif yapsınlar, Maya’ya zaten çok zaman ve enerji harcıyorlar bir de Luki’ye bakmasınlar, biraz nefes alsınlar istedim.. Seviyorum ya ben ailemi, kıyamıyorum, zaten 3 haftadır her işimize koştular, biraz keyif yapsınlar istedim.. Yine zaten yapamadılar; 5 çocuk gücündeki Maya tek başına yetiyor malum.

Özetle; annem ve babamla güzel zaman geçirmiş olduk, çocuklardan fırsat kaldıkça birbirimizle 2-3 cümle kadar konuşabildiğimiz bile oldu. Çocuklar için şahane bir tatil oldu (son 2 günü saymıyorum, Luki el-ayak-ağız hastalığı geçirdiği için son iki gün topluca cortladık), hele Maya sabahtan çıkıp havuz ve denize, ordan miniclub'a oyuna, el işine, pizza ya da kurabiye pişirmeye, ordan yine havuza denize, Lukas'ın uyuduğu sıcak saatlerde anane ve dedenin odasında kudurmaya, açık büfeden tamamen kendi seçtiklerini yemeye, günde 2 defa dondurma yemeye, geceleri çocuk tiyartosuna ve hatta Lukas uyuyor diye büyüklerinkine ya da babasıyla barda alkolsüz mojito içmeye bayıldı! O kesin "biz yine gelecek!" yani..  

Fakat yine de, ben mümkünse alayım sırt çantamı, sakin kimsesiz koylara, kimsenin adını bile duymadığı ülkelere gideyim. O iş daha benlik, bunu anladım..

11 yorum:

  1. Merhaba Ceren,
    En son yorumumu ne zaman yazdım, en son ne zaman okudum seni, hatırlamıyorum.
    Önce ikinci anneliğin için kutluyorum seni. Maya'dan sonra cesaret edebileceğini düşünmemiştim :)
    5 yıldızlı otel konseptini ben de sevmiyorum. Yukarıda çok da güzel anlattığın sebeplerden ötürü tabi ki. Ama çocuklu insanlar için sanırım en kolay ve rahatı bu şekilde oluyor.
    Demin Cerenin Günlüğü'ne uğradım. Kapatmışsın sanırım. Cerenin günlüğüne son, öğrenen anne'ye devam :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben de şimdi seni okudum, 1 aydır ben de yoktum harika bir sürpriz oldu seni görmek. Evet bir deli cesareti yaptım ben.. Evet o bloğu kapattım ben, burayı da kapatmıştım ama çok özledim geri açtım.
      Bana ozelden mail yazsana ;) Anlatacaklarım var.

      Sil
  2. Maya'nın bu tatili beğeneceğini tahmin etmiştim, o da piremses benim gibi :D herşey dahil konsepti bana da ters geliyor ama aileyle tatile gidilecekse en iyi alternatif, hatta annemle bir 5 yıldızlı herşey dahil oteli tatili yapmayı çok isterim, belli bir yaşı geçkin insanlarla çok daha rahat oluyor diğer konseptlerden, öbür türlü bulaşık çamaşır vb. yine anneye kalıyor (analar çeker yükü), insan annesini sırt çantasıyla gezdirmek de istemiyor, ondan anladım seni.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. seninki genç daha, bence gezer :) sever de..

      Sil
    2. seneye 50 olacak, genç evet ama işi çok yorucu. yoksa hala mısır'a gitmeyi çok istiyor, piramitlerin sırrını çözecek :)

      Sil
  3. ceren bu yaz çocukla hem her şey dahil hem de butik otelli tatil deneyimledim, dur bir fırsat bulup yazayım..

    kaydıraktan tek kayan anne bendim bizim otelde, ya çok zevkli niye kaymıyor ki insanlar? :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ay hadi yaz lütfen, çok merak ediyorum gözlemlerini..
      bilmiyorum, biz zorla babamı da kaydırdık 67 yaşında kendisi :D

      Sil
  4. Arada boylede lazım ama dimi? Herşey dahil sistemi sevmem ama bu sene gittiğimde acaip rahat ettim çocuk dostu bir oteldi, biz birde mayısta gittik pek türk aile yoktu daha agırlıklı ztn rusların tercıh ettıgı bır otel ama kıds clup olayını aşmışlar(bızımkı durmadı gercı ama guzeldı).Açık bufede klasık sorun hemen bıtıyor ama bazıları ıyı ıdare edıyor o sırkulasyonu.Yazın ortasında gıtsem muhtemelen sevmezdım gbı gelıyor.Onun dısında yazın hep özdere,ürkmez,teos,karaburun,dikili,assos fln yaptık dha sakin yerler ya inanılmaz rahat ettik.Bu arada kaydıraktan kayan hatta ozellıkle aquaprklı yer arayan bır tıpimdir:) Kuşadası Adaland favorim her yaz oraya bırkere gıderım:p

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ay ben de gitmiştim oraya! Ama gittiğim gibi 1 saat sonra regl olmuş ve içimde kala kala çıkmak zorunda kalmıştım, şansıma bak! Bir daha gitmem lazım :D

      Sil
  5. Merhabalar. Yazılarınızı çok beyenerk okudum. Emeğinize sağlık. Rica etsem çocuklarımıza iyi anne babalar olmak için, kendimize güzel bilgiler katmak adına önerebileceğiniz kitaplar var mıdır? paylaşır mısınız?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim motivasyonunuz için. Sağ tarafta "kitap önerisi" linki altında bulabilirsiniz.

      Sil

Anonim yani isimsiz ya da rumuzsuz yorumlara, hakaret, belirli bir gruba karşı ayrımcılık ya da ırkçılık içeren yorumlara, en önemlisi de yanlış bilgi ya da yönlendirici (melisiniz, malısınız'lı) yanlışlar içeren yorumlara BU BLOGDA YER YOKTUR. Bu davranışları yapan kişiler, genel huzurumuz için engellenecektir. Teşekkürler!