Hakkımda

3 Mart 1979 Ankara doğumluyum ama "memleket nere?" dersen, bir durup düşünürüm..

Ananemin koynunda, dedemin kucağında ilk 4 senemi geçirdiğim Ankara mı, yoksa anaokulundan lise sona dek anne babam ve Semo'mla yaşadığım Bursa mı, yoksa tek tercihim olan Psikoloji'yi okumaya taşındığım İstanbul mu, yoksa ilk yüksek lisansım (Gelişim Psikolojisi) için geri ananemin koynuna döndüğüm ve 2 sene "denizi olmayan kent" diye burun kıvırdığım ama günbatımının rengine de hayran olduğum Ankara mı, yoksa "Ankara'nın en güzel tarafı haftasonları İstanbul'a dönmek"le geçen, arada Bursa'nın da işin içine geri karıştığı yıllar mı?

Dur dur, yoksa ilk yüksek lisans biter bitmez başımı alıp, tasımı tarağımı bir sırt çantasına doldurup "ben dünyayı gezicem" diye tek başıma, kız başıma yollara düştüğüm o ara yılda gördüğüm ülkeler mi? Yoksa tam da paralar suyunu çekerken ve yollarda ayaklarıma kara sular inecekken, ikinci yüksek lisansım (Nöropsikoloji ve Klinik Psikopatoloji) için gidip 2 sene yaşadığım Hollanda ya da CBT üzerine klinik stajımı tamamlayarak terapist ünvanımı almaya gittiğim Amerika mı? Yoksa bir dönem çalıştığım İsrail'i (sırf kaldığım hostelin duşunun düğmesini ters tarafa çevirdiğim için, kendisini sırılsıklam ıslatıp kendime de sırılsıklam aşık ettiğim bir Almanla (buralarda kendisine Beyaz Atlı Prens (BAP) da deniyor) yıllar sonra Fiji'de evlenmeyi?) ya da sonra Bursa'da ve tekrar İstanbul'da klinik psikolog ve araştırma asistanı olarak dolu dolu ve hızla geçirdiğim yılları mı saymalıyım?

Yoksa sevdiğim adamın aşkına herşeyi terk edip, ta dünyanın bir diğer ucunda yeni ve beraber bir yaşam kurmak için gittiğimiz Avusturalya'da bir okulda danışmanlık yaptığım o iki seneyi mi? Ya da "uzaklar"dan bunalıp, "biz kültür, tarih, sanat istiyoruz" diye Avrupa'ya dönme kararı verip, dönerken de sırt çantalarıyla birkaç ay Afrika'da seyahat ettiğimiz ve yılbaşına Malawi gölü kıyısında patates kabuğu (!) ve ikiye böldüğümüz bir tek kurabiyeyi yiyerek girdiğimiz dönemi mi saymalıyım?

6 senedir "yerleşik düzene" geçebildim sanki. Münih'te yaşıyorum ve aşığım bu şehre. Bursa'yı çok hatırlatıyor; havası, suyu ve lodosu.. İki de çocuk yaptık peşpeşe, bu bloğun tüm malzemesi onlardan çıkıyor taze taze. Annelik rutininden kalan zamanda; seyahat, yavaş ve hissederek yaşamak, mesnevilik, hayatı ve insan olmayı anlamaya çalışmak temel ilgilerim. Bir de kitap yazma işine bulaştım son zamanlarda ama demlene demlene, yavaş yavaş.

Bu blog; öğretmeyi değil, beraber öğrenmeyi amaçlayan bir annelik serüveni. Çok kişisel, çok genel, çok bi battı bi çıktı, genelde komik, bazen korkutucu, bazen hüzünlü, bazen de "klinik psikolog geldi haaaaanım".. Interaktif bir maceraya dönüştü sayenizde, yorumlarla, kurulan arkadaşlıklarla. Kendi kendime yazıyorum diye yola çıktım, binler takip ediyor, şaşırıyorum ama çok hoşuma gidiyor.

Memleket; içimde yani, benimle yollarda, bazen sessiz bir kütüphanenin en kuytu köşesinde, bazen "Denize Bakan Ev"imde, bazen bahçemde çıplak ayak bastığım çimlerde, bazen uyuyan kızımın sıcacık yanaklarında, bazen oğlumun kavun kafasının kokusunda, bazen eşimin Ege denizi gözlerinde, bazen elimdeki taze kahvede, bazen Malaga dondurmamda, bazen çalışma odamda, bazen de bu bloğun satırları arasında..
Hakkımda Hakkımda Reviewed by GeCe on Kasım 13, 2018 Rating: 5

Hiç yorum yok:

Anonim yani isimsiz ya da rumuzsuz yorumlara, hakaret, belirli bir gruba karşı ayrımcılık ya da ırkçılık içeren yorumlara, en önemlisi de yanlış bilgi ya da yönlendirici (melisiniz, malısınız'lı) yanlışlar içeren yorumlara BU BLOGDA YER YOKTUR. Bu davranışları yapan kişiler, genel huzurumuz için engellenecektir. Teşekkürler!

Blogger tarafından desteklenmektedir.